
Ticari Sözleşmede Cezai Şart ile Tazminat Birlikte Talep Edilebilir mi? 2026 Güncel Rehber
24 Ağustos 2026
Uzun Süreli Ticari Sözleşme Haklı Sebeple Nasıl Feshedilir? 2026 Güncel Rehber
24 Ağustos 2026Ticari sözleşmenin tek taraflı feshi; distribütörlük, bayilik, tedarik, hizmet, üretim, lojistik, yazılım, franchise, danışmanlık, acentelik ve uzun süreli ticari iş birliği sözleşmelerinde en sık uyuşmazlık yaratan konulardan biridir. Özellikle sözleşmenin ekonomik değeri yüksek olduğunda “Karşı taraf sözleşmeyi tek taraflı feshedebilir mi?”, “Haklı sebep olmadan fesih geçerli olur mu?”, “Fesih bildirimi e-posta veya WhatsApp ile yapılabilir mi?”, “Haksız fesih halinde tazminat ve cezai şart birlikte istenebilir mi?” soruları doğrudan şirketin ekonomik geleceğini etkileyebilir.
Kısa cevap şudur: Bir ticari sözleşme, sözleşmede taraflardan birine tanınan fesih hakkının şartları gerçekleşmişse veya kanundan kaynaklanan bir fesih sebebi bulunuyorsa tek taraflı olarak sona erdirilebilir. Ancak her sözleşme tek taraflı irade açıklamasıyla, istenilen zamanda ve hiçbir sonuç doğurmaksızın sona erdirilemez. Sözleşmenin belirli veya belirsiz süreli olması, fesih maddesinin kapsamı, haklı sebebin bulunup bulunmadığı, bildirim süresi, şekil şartları, karşı tarafa ihlali giderme süresi tanınıp tanınmadığı ve dürüstlük kuralı birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle şirketlerin “Sözleşmeyi feshettik, konu kapanmıştır.” yaklaşımı ciddi risk taşır. Fesih sözleşmeyi sona erdirse bile haksız fesih nedeniyle tazminat, cezai şart, mahrum kalınan kâr veya başka parasal talepler doğabilir.
Ticari Sözleşmenin Feshi Nedir?
Fesih, taraflardan birinin tek taraflı irade açıklamasıyla sürekli borç ilişkisini ileriye etkili biçimde sona erdirmesine yönelik bozucu yenilik doğuran bir haktır.
Örneğin taraflar beş yıllık distribütörlük sözleşmesi yapmış olabilir. Distribütör sözleşmenin ikinci yılında ciddi sözleşme ihlalleri gerçekleştirirse üreticinin haklı nedenle fesih hakkı gündeme gelebilir.
Benzer şekilde belirsiz süreli hizmet sözleşmesinde taraflara belirli bir bildirim süresine uymak kaydıyla olağan fesih hakkı tanınmış olabilir.
Dolayısıyla fesih bakımından ilk soru:
“Sözleşme tek taraflı feshedilebilir mi?”
değil,
“Bu sözleşmede bu tarafın, bu tarihte ve bu gerekçeyle fesih hakkı var mı?”
olmalıdır.
Tek Taraflı Fesih İçin Karşı Tarafın Kabulü Gerekir mi?
Kural olarak hayır.
Geçerli bir fesih hakkı mevcutsa fesih, karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. Fesih bildiriminin muhataba ulaşmasıyla sözleşmenin sona ermesine yönelik hukuki sonuçlar doğabilir.
Karşı taraf:
“Feshi kabul etmiyorum.”
dese bile fesih hakkı hukuken mevcut ve usulüne uygun kullanılmışsa sırf kabul edilmemesi feshi etkisiz hale getirmez.
Ancak karşı taraf feshin haksız, sözleşmeye aykırı veya geçersiz olduğunu ileri sürerek tazminat ve diğer hukuki taleplerde bulunabilir.
Her Ticari Sözleşme Tek Taraflı Feshedilebilir mi?
Hayır.
Sözleşmenin türü ve süresi belirleyicidir.
Örneğin belirsiz süreli sürekli borç ilişkilerinde olağan fesih imkânı daha geniş olabilir. Buna karşılık beş yıllık belirli süreli bir distribütörlük sözleşmesinin taraflarından biri:
“Artık sizinle çalışmak istemiyoruz.”
diyerek ikinci yılın sonunda hiçbir hukuki dayanak olmadan sözleşmeyi sona erdirmeye çalışırsa haksız fesih ve buna bağlı tazminat sorumluluğu gündeme gelebilir.
Bu nedenle öncelikle sözleşmenin belirli mi yoksa belirsiz süreli mi olduğu belirlenmelidir.
Belirli Süreli Ticari Sözleşme Tek Taraflı Feshedilebilir mi?
Belirli süreli sözleşmeler kural olarak kararlaştırılan süre boyunca tarafları bağlar.
Örneğin:
“Bu distribütörlük sözleşmesi 1 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe girer ve 31 Aralık 2030 tarihine kadar geçerlidir.”
hükmü bulunan bir sözleşme belirli süreli olabilir.
Taraflardan birinin bu sözleşmeyi 2027 yılında sona erdirmek istemesi halinde sözleşmedeki erken fesih hükümleri ve kanundan kaynaklanan haklı fesih imkânları incelenmelidir.
Sözleşmede:
“Taraflardan her biri 90 gün önceden bildirim yapmak suretiyle sözleşmeyi herhangi bir sebep göstermeksizin feshedebilir.”
hükmü bulunuyorsa sözleşmesel fesih hakkı gündeme gelebilir.
Böyle bir hüküm yoksa belirli süreli sözleşmenin sebepsiz şekilde erken sona erdirilmesi ciddi tazminat riski doğurabilir.
Belirsiz Süreli Ticari Sözleşme Tek Taraflı Feshedilebilir mi?
Belirsiz süreli sürekli borç ilişkilerinin taraflardan birini sonsuza kadar bağlaması kural olarak beklenmez.
Sözleşmenin türüne ilişkin özel hükümler ve sözleşmede belirlenen bildirim süreleri saklı kalmak üzere olağan fesih gündeme gelebilir.
Ancak belirsiz süreli olması:
“Bugün feshettim, yarın sözleşme bitti.”
anlamına gelmez.
Makul veya kanuni/sözleşmesel ihbar süresinin uygulanması gerekebilir.
Özellikle taraflardan birinin ekonomik faaliyetini büyük ölçüde sözleşmeye göre yapılandırdığı uzun süreli ticari ilişkilerde dürüstlük kuralı ve sözleşmenin somut özellikleri önem taşır.
Olağan Fesih ile Haklı Nedenle Fesih Arasındaki Fark Nedir?
Olağan fesih, tarafın haklı sebep göstermek zorunda olmaksızın sözleşmeyi belirli bildirim sürelerine uyarak sona erdirmesidir.
Haklı nedenle fesih ise sözleşme ilişkisinin devamının fesheden taraftan makul olarak beklenemeyeceği ciddi bir durum nedeniyle sözleşmenin sona erdirilmesidir.
Örneğin belirsiz süreli distribütörlük sözleşmesinde:
“Taraflardan her biri altı ay önceden bildirim yapmak suretiyle sözleşmeyi feshedebilir.”
hükmü varsa olağan fesih söz konusu olabilir.
Buna karşılık distribütörün sahte ürün satması, ticari sırları rakiplere vermesi veya ağır rekabet yasağı ihlali gerçekleştirmesi haklı fesih sebebi oluşturabilir.
Haklı Fesih Sebebi Nedir?
Haklı sebebin bütün ticari sözleşmeler bakımından geçerli tek ve kapalı bir listesi yoktur.
Sözleşmenin türü, tarafların yükümlülükleri ve ihlalin ağırlığı değerlendirilir.
Haklı sebep oluşturabilecek durumlar arasında ciddi ve sürekli ödeme ihlalleri, esaslı teslim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi, gizlilik ihlali, rekabet yasağı ihlali, sahte belge kullanılması, ticari güveni ciddi biçimde zedeleyen davranışlar, sözleşmenin temel amacını ortadan kaldıran ihlaller veya karşı tarafın sözleşmeye devam etmesinin objektif olarak beklenemeyeceği diğer ağır durumlar bulunabilir.
Ancak her küçük sözleşme ihlali haklı fesih sebebi değildir.
Bir Faturanın Geç Ödenmesi Sözleşmenin Feshi İçin Yeterli midir?
Her zaman değil.
Örneğin beş yıldır devam eden ticari ilişkide bir faturanın birkaç gün gecikmesi doğrudan sözleşmenin derhal feshedilmesini haklı göstermeyebilir.
Buna karşılık borçlu aylardır ödeme yapmıyor, yüksek tutarlı faturalar birikiyor ve ihtarlara rağmen borçlarını yerine getirmiyorsa sözleşmenin devamının alacaklı açısından çekilmez hale geldiği ileri sürülebilir.
Sözleşmede ayrıca:
“Ödemenin vadesinden itibaren 30 gün içerisinde yapılmaması haklı fesih sebebidir.”
hükmü bulunabilir.
Bu nedenle ödeme gecikmesinin süresi, miktarı, tekrarı ve sözleşmedeki düzenleme birlikte değerlendirilmelidir.
Sözleşmede Yazmayan Bir Sebeple Fesih Yapılabilir mi?
Bazı durumlarda evet.
Sözleşmede haklı fesih sebeplerinin sayılmış olması her zaman bunların mutlak anlamda sınırlı olduğu sonucunu doğurmaz. Sözleşme metninde “özellikle”, “bunlarla sınırlı olmamak üzere” gibi ifadeler bulunabilir.
Ayrıca sürekli borç ilişkilerinde sözleşmeye devamı objektif olarak çekilmez hale getiren olağanüstü ve ağır durumların ortaya çıkması halinde genel hukuk ilkeleri ve sözleşme türüne ilişkin özel hükümler kapsamında haklı nedenle fesih gündeme gelebilir.
Ancak sözleşmede açıkça düzenlenmeyen bir nedenle yapılan fesih daha yüksek uyuşmazlık riski taşır.
Fesihten Önce İhtar Göndermek Zorunlu mudur?
Her durumda değil.
Ancak birçok ticari sözleşmede fesihten önce ihtar veya ihlalin giderilmesi için süre verilmesi zorunlu tutulmaktadır.
Örneğin sözleşmede:
“Taraflardan biri sözleşmeye aykırılığı yazılı bildirimin alınmasından itibaren 15 gün içerisinde gidermezse diğer taraf sözleşmeyi feshedebilir.”
hükmü bulunabilir.
Bu durumda doğrudan fesih bildirimi gönderilmesi sözleşmeye aykırı olabilir.
Önce ihlal bildirilmeli, 15 günlük süre verilmeli ve ihlal giderilmezse fesih hakkı kullanılmalıdır.
Cure Period Nedir?
Uluslararası ve kurumsal ticari sözleşmelerde sıkça kullanılan cure period, sözleşme ihlalini gerçekleştiren tarafa ihlali düzeltmesi için tanınan süredir.
Örneğin:
“Material breach halinde ihlal eden taraf 30 gün içerisinde ihlali gidermezse diğer taraf sözleşmeyi feshedebilir.”
hükmü bulunabilir.
Bu durumda ihlal ne kadar açık görünürse görünsün, sözleşmede öngörülen 30 günlük sürenin uygulanmadan fesih yapılması feshin haksız olduğu iddiasına yol açabilir.
Ancak sözleşme bazı ağır ihlaller için derhal fesih hakkı tanımış olabilir.
Hangi Durumlarda Derhal Fesih Yapılabilir?
Derhal fesih, ihbar süresi beklenmeden sözleşmenin sona erdirilmesidir.
Özellikle sözleşmenin temelini ortadan kaldıran ağır ihlallerde gündeme gelebilir.
Örneğin gizli ticari bilgilerin rakibe aktarılması, ciddi dolandırıcılık, sözleşmenin temel yükümlülüklerinin bilinçli biçimde ihlal edilmesi veya sözleşmede açıkça derhal fesih sebebi olarak düzenlenen ağır ihlaller söz konusu olabilir.
Ancak:
“Karşı taraf hata yaptı, o halde derhal feshederim.”
yaklaşımı doğru değildir.
İhlalin esaslı ve sözleşme ilişkisinin devamını çekilmez hale getirecek ağırlıkta olup olmadığı değerlendirilmelidir.
Fesih Bildirimi Nasıl Yapılmalıdır?
Fesih bildiriminin şekli son derece önemlidir.
TTK m.18/3, tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe ve sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbar veya ihtarların noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemiyle yapılmasını düzenlemektedir.
Ticari sözleşmenin feshi planlanırken hem TTK m.18/3 hem de sözleşmenin özel bildirim maddesi birlikte incelenmelidir.
Özellikle yüksek değerli sözleşmelerde noter veya KEP üzerinden bildirim yapılması ispat güvenliği açısından önem taşır.
Türk Ticaret Kanunu’nun güncel mevzuatına ilişkin resmî bilgilere Ticaret Bakanlığı Mevzuat Sayfası üzerinden ulaşılabilir.
E-Posta ile Yapılan Fesih Geçerli midir?
Bu konuda otomatik olarak “evet” veya “hayır” denilmemelidir.
Sözleşmede bildirimlerin belirli e-posta adreslerine yapılabileceği kararlaştırılmış olabilir. Bunun yanında TTK m.18/3’ün tacirler arasındaki fesih bildirimleri bakımından öngördüğü usul dikkate alınmalıdır.
Sıradan e-posta ile güvenli elektronik imzalı KEP aynı hukuki altyapıya sahip değildir.
Bu nedenle milyonlarca liralık sözleşmenin yalnızca:
“Contract terminated.”
şeklinde bir e-postayla sona erdirilmeye çalışılması gereksiz ispat ve geçerlilik tartışmaları yaratabilir.
WhatsApp’tan “Sözleşmeyi Feshettim” Yazmak Yeterli midir?
Özellikle tacirler arasındaki sözleşmelerde yalnızca WhatsApp mesajına güvenmek son derece risklidir.
WhatsApp yazışması somut olayda delil değeri taşıyabilir; ancak bunun TTK m.18/3 ve sözleşmedeki bildirim prosedürlerinin yerine otomatik olarak geçtiği varsayılmamalıdır.
Fesih gibi ekonomik sonucu ağır bir hukuki işlemde bildirim yöntemi sözleşme ve mevzuata uygun seçilmelidir.
Fesih Bildiriminde Sebep Yazılmalı mıdır?
Feshin türüne bağlıdır.
Sebepsiz olağan fesih hakkı kullanılıyorsa sözleşmenin izin verdiği ölçüde ayrıntılı bir gerekçe gerekmeyebilir.
Ancak haklı nedenle fesih yapılıyorsa fesih sebeplerinin açık ve somut biçimde belirtilmesi önemlidir.
Örneğin:
“Sözleşmeye aykırı davrandığınız için feshediyoruz.”
yerine hangi yükümlülüğün hangi olayla ihlal edildiğinin açıklanması çok daha güvenlidir.
Çünkü uyuşmazlık mahkemeye taşındığında ilk sorulardan biri:
“Fesih tarihinde gerçekten hangi haklı sebep mevcuttu?”
olacaktır.
Fesih Sebebi Sonradan Değiştirilebilir mi?
Fesih bildirimi hazırlanırken bu konu özellikle önemlidir.
Fesih anında mevcut olmayan olayların daha sonra geriye dönük olarak feshi haklı hale getirmesi kural olarak mümkün değildir.
Fesih tarihindeki somut koşullar ve bildirilen sebepler uyuşmazlığın değerlendirilmesinde belirleyici olabilir.
Bu nedenle şirketlerin önce sözleşmeyi feshedip ardından:
“Avukatlar daha güçlü bir sebep bulsun.”
yaklaşımıyla hareket etmesi risklidir.
Önce hukuki inceleme, sonra fesih bildirimi çok daha güvenli bir yöntemdir.
Haksız Fesih Nedir?
Haksız fesih, tarafın sözleşmeyi sona erdirme hakkı bulunmadığı halde fesih iradesini kullanması veya mevcut fesih hakkını sözleşmedeki ya da kanundaki şartlara aykırı biçimde kullanmasıdır.
Örneğin beş yıllık sözleşmenin ikinci yılında hiçbir haklı sebep bulunmadan sona erdirilmesi haksız fesih oluşturabilir.
Benzer şekilde sözleşmede fesihten önce 30 günlük cure period öngörülmesine rağmen karşı tarafa süre verilmeden yapılan fesih de uyuşmazlık yaratabilir.
Haksız Fesih Geçersiz mi, Yoksa Tazminat mı Doğurur?
Bu sorunun cevabı sözleşmenin türüne ve fesih hakkının niteliğine göre değişebilir.
Sürekli borç ilişkilerinde bazı haksız fesihler fiilen sözleşme ilişkisini sona erdirirken fesheden tarafın tazminat sorumluluğunu doğurabilir. Bazı durumlarda ise feshin hukuki sonuç doğurup doğurmadığı ayrıca tartışılabilir.
Bu nedenle “Haksız fesih hiçbir zaman sözleşmeyi sona erdirmez.” şeklinde genel bir kural kurulması doğru değildir.
Somut sözleşmenin niteliği mutlaka incelenmelidir.
Haksız Fesih Halinde Hangi Tazminatlar Talep Edilebilir?
Haksız fesih nedeniyle zarar gören taraf şartları mevcutsa müspet zarar, mahrum kalınan kâr, yapılan yatırımlar, boşa çıkan sözleşme giderleri ve diğer doğrudan zararlarını ileri sürebilir.
Ancak her zarar kaleminin otomatik olarak karşı taraftan tahsil edileceği düşünülmemelidir.
Zararın varlığı, miktarı, sözleşme ihlaliyle arasındaki uygun nedensellik bağı ve sorumluluğun diğer şartları ispatlanmalıdır.
Özellikle uzun süreli distribütörlük ve bayilik sözleşmelerinde gelecekte elde edilecek kârın hesaplanması önemli bilirkişi uyuşmazlıklarına yol açabilir.
Haksız Fesih Nedeniyle Gelecekteki Kâr İstenebilir mi?
Şartları varsa mahrum kalınan kâr talep edilebilir.
Örneğin beş yıllık distribütörlük sözleşmesi ikinci yılın sonunda haksız şekilde feshedilmiş olabilir.
Distribütör kalan üç yıl boyunca belirli miktarda gelir elde edeceğini ileri sürebilir.
Ancak hesap:
“Geçen yıl 10 milyon TL kazandım, üç yıl daha vardı, bana 30 milyon TL ödeyin.”
şeklinde basit yapılamaz.
Gelir ile kâr birbirinden ayrılmalı; giderler, piyasa koşulları, satış trendleri, alternatif faaliyet imkânları ve zararı azaltma yükümlülüğü değerlendirilmelidir.
Fesih Halinde Cezai Şart Talep Edilebilir mi?
Sözleşmede haksız veya erken feshe bağlı cezai şart varsa gündeme gelebilir.
Örneğin:
“Taraflardan biri sözleşmeyi haklı neden olmaksızın süresinden önce feshederse 5.000.000 TL cezai şart öder.”
hükmü bulunabilir.
Bu durumda feshin haksız olduğu belirlenirse cezai şart talep edilebilir.
Cezai şartın yanında gerçek zarar daha yüksekse TBK m.180 kapsamında cezai şartı aşan zarar bakımından ayrıca tazminat talebi değerlendirilebilir.
Cezai Şart ile Tazminat Birlikte İstenebilir mi?
Belirli şartlarla evet.
Örneğin haksız fesih için sözleşmede 3 milyon TL cezai şart kararlaştırılmış ancak fesih nedeniyle ispatlanabilir toplam zarar 8 milyon TL olmuş olabilir.
Bu durumda cezai şartın yanında TBK m.180 kapsamında cezayı aşan zarar bakımından talep gündeme gelebilir.
Ancak aynı zararın iki kez tahsil edilmesine yol açacak şekilde:
3 milyon TL cezai şart + 8 milyon TL aynı zarar
şeklinde otomatik bir toplam yapılamaz.
Sözleşme Feshedilince Ödenmemiş Faturalar Ne Olur?
Fesih, daha önce doğmuş alacakları kural olarak ortadan kaldırmaz.
Örneğin sözleşme 1 Ağustos 2026 tarihinde feshedilmiş ancak fesih tarihinden önce teslim edilmiş ürünlere ilişkin 4 milyon TL ödenmemiş fatura bulunuyor olabilir.
Sözleşmenin sona ermesi bu borcun kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Muaccel alacaklar için ana para, şartları varsa temerrüt faizi ve diğer feriler talep edilebilir.
Sözleşme Feshedilince Gizlilik Yükümlülüğü Sona Erer mi?
Her zaman hayır.
Ticari sözleşmelerde bazı yükümlülüklerin sözleşmenin sona ermesinden sonra da devam edeceği açıkça düzenlenebilir.
Özellikle:
gizlilik,
fikri mülkiyet,
müşteri verilerinin korunması,
rekabet yasağı,
iade yükümlülükleri,
uyuşmazlık çözüm maddeleri
sözleşmenin sona ermesinden sonra belirli sürelerle varlığını sürdürebilir.
Bu nedenle sözleşmenin feshi:
“Artık hiçbir yükümlülüğümüz yok.”
anlamına gelmez.
Tahkim Maddesi Fesihten Sonra Geçerliliğini Korur mu?
Kural olarak sözleşmedeki tahkim veya yetki şartının sözleşmenin sona ermesiyle otomatik olarak ortadan kalktığı kabul edilmez.
Fesih nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlık zaten sözleşmenin kendisinden kaynaklanmaktadır.
Bu nedenle sözleşmede ICC, ISTAC veya başka bir tahkim kurumu öngörülmüşse haksız fesih tazminatı uyuşmazlığı da tahkim şartının kapsamına girebilir.
Bu husus özellikle yabancı şirketlerle yapılan yüksek değerli sözleşmeler bakımından önemlidir.
Distribütörlük Sözleşmesi Tek Taraflı Feshedilebilir mi?
Evet, ancak sözleşmenin süresi ve fesih hükümleri belirleyicidir.
Belirsiz süreli distribütörlük sözleşmelerinde uygun bildirim süresiyle olağan fesih gündeme gelebilir.
Belirli süreli distribütörlük sözleşmesinde ise süresinden önce fesih için sözleşmesel veya hukuki dayanak aranmalıdır.
Ayrıca fesih sonrasında distribütörün stokları, müşteri ağı, yatırımları, rekabet yasağı ve varsa cezai şart hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Bayilik Sözleşmesi Tek Taraflı Feshedilebilir mi?
Bayilik sözleşmeleri bakımından da benzer ilkeler uygulanır.
Örneğin bayi sürekli ödeme yapmıyor, markaya ciddi zarar veriyor veya sözleşmedeki bölge dışı satış yasağını ağır biçimde ihlal ediyorsa haklı fesih gündeme gelebilir.
Buna karşılık üreticinin daha yüksek teklif veren başka bir bayi bulduğu için mevcut belirli süreli sözleşmeyi sebepsiz sona erdirmesi haksız fesih tartışması yaratabilir.
Tedarik Sözleşmesi Tek Taraflı Feshedilebilir mi?
Tedarik sözleşmesinde sürekli ve ciddi teslimat ihlalleri, kalite standartlarının ağır şekilde ihlal edilmesi veya ödeme borçlarının yerine getirilmemesi fesih sebebi oluşturabilir.
Ancak tek bir küçük teslimat gecikmesinin yıllardır devam eden sözleşmenin derhal feshi için yeterli olup olmadığı somut olayda ayrıca değerlendirilmelidir.
Sözleşmede ihlal toleransları, service level hükümleri, teslimat takvimi ve cure period varsa bunlara özellikle bakılmalıdır.
Ekonomik Şartların Değişmesi Tek Başına Fesih Sebebi midir?
Her zaman değil.
Kur artışı, enflasyon, maliyet artışı veya piyasanın değişmesi taraflardan birine otomatik olarak sözleşmeyi tek taraflı feshetme hakkı vermez.
Ancak TBK m.138 kapsamındaki aşırı ifa güçlüğü şartları mevcutsa sözleşmenin uyarlanması ve bunun mümkün olmadığı durumlarda sözleşmeden dönme veya sürekli edimli sözleşmelerde fesih gündeme gelebilir.
Burada yalnızca sözleşmenin daha az kârlı hale gelmesi yeterli değildir.
Mücbir Sebep Sözleşmenin Feshine İmkân Verir mi?
Sözleşmedeki force majeure hükmüne ve olayın niteliğine bağlıdır.
Deprem, savaş, ihracat yasağı, uzun süreli kamu otoritesi kararı veya başka olağanüstü olaylar sözleşmenin ifasını geçici ya da kalıcı şekilde engelleyebilir.
Birçok ticari sözleşmede:
“Mücbir sebebin 90 günden fazla devam etmesi halinde taraflardan her biri sözleşmeyi feshedebilir.”
hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda 90 günlük sürenin dolması ve sözleşmedeki bildirim prosedürünün uygulanması gerekebilir.
Şirket Sözleşmeyi Feshettikten Sonra Fikrini Değiştirebilir mi?
Fesih bozucu yenilik doğuran bir hak olduğundan usulüne uygun ve karşı tarafa ulaşmış fesih beyanının tek taraflı biçimde geri alınması kural olarak mümkün değildir.
Bu nedenle:
“Bugün fesih gönderelim, yarın bakarız.”
yaklaşımı risklidir.
Fesih bildirimi gönderilmeden önce sözleşmenin hukuki ve ekonomik sonuçları hesaplanmalıdır.
Fesih Hakkı Çok Geç Kullanılırsa Ne Olur?
Haklı fesih sebebini bilen tarafın uzun süre sözleşmeye devam etmesi bazı durumlarda fesih hakkının kullanımı bakımından tartışma yaratabilir.
Örneğin şirket ağır ihlali Ocak ayında öğrenmiş ancak hiçbir çekince koymadan sekiz ay boyunca sözleşmeyi aynen uygulamış ve Eylül ayında aynı eski olaya dayanarak derhal fesih yapmış olabilir.
Somut olayda dürüstlük kuralı ve tarafın davranışları değerlendirilerek fesih hakkının kullanılmasının hukuki sonuçları tartışılabilir.
Bu nedenle ağır ihlal tespit edildiğinde şirketin makul sürede pozisyonunu belirlemesi önemlidir.
Fesih Bildirimi Geldiğinde İlk Ne Yapılmalıdır?
Öncelikle fesih yazısındaki gerekçeler ve sözleşmenin fesih maddeleri karşılaştırılmalıdır.
Ardından:
fesih hakkının bulunup bulunmadığı,
bildirim süresine uyulup uyulmadığı,
cure period uygulanıp uygulanmadığı,
ileri sürülen ihlalin gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediği,
fesih nedeniyle doğacak zararlar,
cezai şart ve tazminat hakları
değerlendirilmelidir.
Özellikle feshe itiraz edilecekse sessiz kalmak yerine hukuki pozisyonun zamanında ortaya konulması önemlidir.
Haksız Fesih Nedeniyle İhtiyati Haciz İstenebilir mi?
Haksız fesih nedeniyle doğmuş ve para alacağı niteliği kazanmış bir talep bakımından İcra ve İflas Kanunu’ndaki şartların bulunması halinde ihtiyati haciz değerlendirilebilir.
Ancak henüz miktarı belirlenmemiş gelecekteki kâr kaybı iddiası ile muaccel ve belirli bir cezai şart alacağı aynı şekilde değerlendirilmez.
İhtiyati haciz için alacağın niteliği, muacceliyet ve yaklaşık ispat özellikle önemlidir.
Fesih Uyuşmazlığında Dava Açmadan Önce Arabuluculuk Zorunlu mu?
Fesih nedeniyle ileri sürülen talep bir miktar para ödenmesine ilişkin ticari alacak veya tazminat talebiyse TTK m.5/A kapsamında dava şartı arabuluculuk gündeme gelir.
Örneğin haksız fesih nedeniyle 10 milyon TL tazminat ve 5 milyon TL cezai şart talep edilecekse arabuluculuk şartının değerlendirilmesi gerekir.
Arabuluculuk hakkında güncel resmî bilgilere Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı üzerinden ulaşılabilir.
Ticari Sözleşmenin Haksız Feshinde Hangi Mahkeme Görevlidir?
Uyuşmazlık ticari dava niteliğindeyse kural olarak asliye ticaret mahkemesi görevli olabilir.
Ancak sözleşmede geçerli tahkim şartı bulunması halinde uyuşmazlığın devlet mahkemeleri yerine tahkimde görülmesi gerekebilir.
Ayrıca tarafların yetki sözleşmesi yapıp yapmadığı da kontrol edilmelidir.
Bu nedenle fesih bildirimi geldiğinde yalnızca “Dava açalım.” denilmeden önce uyuşmazlık çözüm maddesi mutlaka incelenmelidir.
2026 Yılında Ticari Sözleşmelerin Feshinde Güncel Hukuki Durum
2026 itibarıyla ticari sözleşmelerin tek taraflı feshine ilişkin değerlendirmelerde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun temel hükümleri uygulanmaya devam etmektedir. Sözleşmenin türüne göre acentelik, kira, eser, hizmet, vekâlet veya başka özel sözleşme hükümleri de ayrıca uygulanabilir.
2026 yılında özellikle şirketlerin elektronik sözleşme ve bildirim sistemlerini daha yoğun kullanması nedeniyle KEP, güvenli elektronik imza, elektronik sözleşmeler ve dijital deliller fesih uyuşmazlıklarında giderek daha fazla önem taşımaktadır.
Tacirlerin fesih bildirimlerinde TTK m.18/3’teki usulü ve kendi sözleşmelerindeki notice hükümlerini birlikte dikkate almaları gerekir.
Mevzuat ve ticari şirket düzenlemelerine ilişkin güncel resmî kaynaklara Ticaret Bakanlığı üzerinden ulaşılabilir.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’da Ticari Sözleşme Fesih Uyuşmazlıkları
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere ticari faaliyetlerin yoğun olduğu şehirlerde sözleşmenin tek taraflı feshi nedeniyle yüksek tutarlı uyuşmazlıklar ortaya çıkabilmektedir.
Ankara’da teknoloji, savunma sanayii ve hizmet sözleşmeleri; İstanbul’da distribütörlük, franchise ve uluslararası ticaret sözleşmeleri; Bursa’da otomotiv ve üretim sözleşmeleri; İzmir’de ihracat ve tedarik ilişkileri; Mersin’de lojistik, taşıma ve dış ticaret sözleşmeleri bakımından fesih hükümlerinin ekonomik etkisi oldukça yüksek olabilir.
Sektör değişse bile temel soru aynıdır:
Fesih hakkı gerçekten doğmuş mudur ve sözleşmedeki fesih prosedürüne uyulmuş mudur?
Ticari Sözleşmeyi Feshetmeden Önce Yapılması Gereken Hukuki Kontrol
Yüksek değerli bir ticari sözleşmenin feshi planlanıyorsa sözleşmenin yalnızca fesih maddesi değil tamamı incelenmelidir. Süre, yenileme, temerrüt, cure period, mücbir sebep, cezai şart, sorumluluk sınırı, bildirim, gizlilik, rekabet yasağı ve uyuşmazlık çözüm hükümleri birbirleriyle bağlantılı olabilir.
Ardından feshe gerekçe gösterilecek olayların belgeleri toplanmalıdır. Faturalar, teslim tutanakları, kalite raporları, e-postalar, KEP kayıtları, ihtarnameler, toplantı tutanakları ve diğer deliller korunmalıdır.
Son olarak feshin ekonomik sonucu hesaplanmalıdır.
Çünkü hukuken mümkün görünen bir fesih bile yanlış yöntemle kullanıldığında yüksek miktarlı tazminat, cezai şart ve uzun süreli ticari dava doğurabilir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK Açısından Ticari Sözleşmenin Feshi
Ticari sözleşmenin tek taraflı feshi yalnızca “fesih ihtarnamesi hazırlama” işlemi olarak değerlendirilmemelidir. FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK tarafından bu tür uyuşmazlıklarda sözleşmenin süresi, fesih maddesi, haklı neden, ihlal bildirimi, cure period, cezai şart, mahrum kalınan kâr ve uyuşmazlık çözüm hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
Özellikle milyonlarca liralık distribütörlük, bayilik, üretim, tedarik, lojistik, yazılım ve uzun süreli hizmet sözleşmelerinde yanlış fesih işlemi, sözleşmeden çıkmak isteyen şirket açısından sözleşmenin devamından çok daha yüksek bir maliyet yaratabilir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından da ticari sözleşmeler bakımından fesih bildiriminin gönderilmesinden önce fesih hakkının gerçekten doğup doğmadığının ve feshin muhtemel tazminat sonuçlarının analiz edilmesinin uyuşmazlık riskini önemli ölçüde azaltabileceği değerlendirilmektedir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Ticari sözleşme tek taraflı feshedilebilir mi?
Evet. Sözleşmede tek taraflı fesih hakkı tanınmışsa veya kanundan kaynaklanan bir fesih sebebi bulunuyorsa gerekli şartlara uyularak sözleşme tek taraflı sona erdirilebilir.
2. Belirli süreli ticari sözleşme süresi dolmadan feshedilebilir mi?
Sözleşmede erken fesih hakkı bulunması veya haklı fesih sebebinin ortaya çıkması halinde mümkün olabilir. Hukuki dayanak bulunmadan yapılan erken fesih tazminat sorumluluğu doğurabilir.
3. Haklı sebep olmadan sözleşme feshedilirse ne olur?
Somut sözleşmeye göre haksız fesih nedeniyle mahrum kalınan kâr, diğer zararlar ve varsa cezai şart talep edilebilir.
4. Ticari sözleşmenin feshi için noter ihtarı zorunlu mudur?
Tacirler arasındaki fesih bildirimlerinde TTK m.18/3 ve sözleşmenin bildirim hükümleri birlikte değerlendirilmelidir. Noter, taahhütlü mektup, telgraf veya güvenli elektronik imzalı KEP kanunda düzenlenen yöntemler arasındadır.
5. WhatsApp ile sözleşme feshedilebilir mi?
Yalnızca WhatsApp mesajına dayanılması özellikle tacirler arasındaki yüksek değerli sözleşmelerde ciddi hukuki risk yaratır. TTK m.18/3 ve sözleşmedeki bildirim prosedürü dikkate alınmalıdır.
6. Fesihten önce karşı tarafa süre vermek zorunlu mudur?
Her durumda değil. Ancak sözleşmede cure period veya ihlalin giderilmesi için süre verilmesi öngörülmüşse bu prosedüre uyulması gerekebilir.
7. Haksız fesih halinde hem cezai şart hem tazminat istenebilir mi?
Şartları varsa evet. Gerçek zarar cezai şartı aşıyorsa TBK m.180 kapsamında cezai şartın yanında aşan zararın talep edilmesi gündeme gelebilir.
8. Haksız fesih nedeniyle gelecekteki kâr kaybı istenebilir mi?
Şartları oluşmuş ve ispatlanabilir olması halinde mahrum kalınan kâr tazminat kapsamında değerlendirilebilir. Ancak gelecekteki cironun tamamı doğrudan zarar olarak kabul edilmez.
9. Sözleşme feshedilince eski faturalar silinir mi?
Hayır. Fesih tarihinden önce doğmuş ve ödenmemiş alacaklar kural olarak varlığını sürdürür. Şartları varsa faiz ve diğer feriler de talep edilebilir.
10. Ticari sözleşmenin haksız feshi davası hangi mahkemede açılır?
Uyuşmazlık ticari dava niteliğindeyse kural olarak asliye ticaret mahkemesi görevli olabilir. Ancak geçerli tahkim veya yetki şartının bulunup bulunmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.
Uzman Hukuki Destek
Ticari sözleşmeniz tek taraflı feshedildiyse, sözleşmeyi haklı nedenle sona erdirmek istiyorsanız, karşı taraf fesih tehdidinde bulunuyorsa, distribütörlük veya bayilik ilişkiniz erken sona erdirilmişse, haksız fesih nedeniyle gelir ve müşteri kaybına uğradıysanız ya da cezai şart ve tazminat talep etmek istiyorsanız fesih bildirimi yapılmadan veya feshe cevap verilmeden önce sözleşmenin ayrıntılı olarak incelenmesi önemlidir.
Hak kaybı yaşamamak için uzman desteği şarttır. Ankara, İstanbul ve İzmir başta olmak üzere Türkiye genelinde hizmet veren ticaret ve sözleşmeler hukuku alanında uzman avukat ile çalışarak haklarınızı güvence altına alabilirsiniz. Ticari sözleşmelerin tek taraflı feshi, haklı fesih, haksız fesih, fesih ihtarnamesi, distribütörlük ve bayilik sözleşmeleri, cezai şart, mahrum kalınan kâr ve ticari tazminat uyuşmazlıklarında FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK olarak profesyonel hukuki destek sunuyoruz.
Hemen Ara: 0312 434 22 22
WhatsApp: 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Ticari sözleşmelere ilişkin güncel mevzuat ve resmî düzenlemeler için Ticaret Bakanlığı ile arabuluculuk süreçleri bakımından Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı kaynakları incelenebilir.
Bu makale genel bilgilendirme amaçlı olup, herhangi bir hak kaybına uğramamak adına kendi özel durumunuz için avukatınıza danışmanızı tavsiye ederiz.




