
Boşanma Davasında Eşin Alacaklı Olduğu İcra Dosyaları Araştırılabilir mi? 2026 Güncel Rehber
16 Ekim 2026
Boşanma Davasında Senet ve Çek Alacakları Mal Paylaşımına Girer mi? 2026 Güncel Rehber
16 Ekim 2026Eşin arkadaşına, akrabasına, kardeşine veya üçüncü kişilere verdiği borç paralar boşanmada mal paylaşımına dahil edilir mi? Boşanmadan önce başkasına para gönderilmesi, göstermelik borç, alacak hakkı, mal kaçırma, banka transferleri ve TMK m.229 kapsamında eklenecek değer uygulamasını 2026 güncel aile hukuku çerçevesinde açıklıyoruz.
Boşanma sürecinde mal paylaşımı yapılırken uyuşmazlık yalnızca eşlerin üzerine kayıtlı ev, arsa, araç veya banka hesaplarından kaynaklanmaz. Eşlerden birinin evlilik devam ederken önemli miktarda parayı arkadaşına, kardeşine, anne veya babasına, başka bir akrabasına ya da üçüncü bir kişiye “borç” adı altında vermesi de ciddi bir mal rejimi uyuşmazlığına dönüşebilir.
Örneğin eş, boşanma davasından kısa süre önce banka hesabındaki 2.000.000 TL’yi kardeşine göndererek açıklamaya “borç” yazmış olabilir. Başka bir olayda eş, yıllardır arkadaşına verdiğini söylediği yüksek tutarlı bir alacağının bulunduğunu ileri sürebilir. Bir diğer durumda para gerçekten borç verilmiş ancak boşanma sırasında bu alacak malvarlığı hesabında hiç gösterilmemiş olabilir.
Bu durumlarda yalnızca paranın hesaptan çıkmış olması yeterli değildir. Paranın gerçekten borç olarak verilip verilmediği, alacağın mevcut olup olmadığı, paranın kaynağı, işlemin tarihi, geri ödeme yapılıp yapılmadığı ve işlemin diğer eşin katılma alacağını azaltma amacı taşıyıp taşımadığı birlikte değerlendirilmelidir.
Eşin Başkasına Verdiği Borç Para Mal Paylaşımına Girer mi?
Girebilir.
Çünkü mal paylaşımında yalnızca eşin elindeki nakit para değil, üçüncü kişilerden olan alacak hakları da ekonomik değer taşıyabilir.
Evlilik sırasında edinilmiş mal niteliğindeki paranın üçüncü kişiye gerçek bir borç olarak verilmesi hâlinde para artık banka hesabında bulunmasa bile bunun karşılığında bir alacak hakkı doğmuş olabilir.
Dolayısıyla “para artık hesabımda değil” denilmesi tek başına o ekonomik değerin mal rejimi hesabının dışında kalmasını sağlamaz.
Önemli olan paranın hukuki ve ekonomik olarak neye dönüştüğüdür.
Arkadaşa Verilen Borç Para Nasıl Değerlendirilir?
Örneğin eşlerden biri evlilik sırasında çalışarak biriktirdiği 1.000.000 TL’yi arkadaşına borç vermiş olsun. Para gerçekten borç olarak verilmiş ve geri ödeme yükümlülüğü devam ediyorsa, borçlu kişiden olan alacağın mal rejimi tasfiyesinde dikkate alınması gerekebilir.
Bu nedenle sadece banka hesabının boşalmış olup olmadığına bakılmaz. Eşin üçüncü kişiden tahsil edebileceği bir alacağının bulunup bulunmadığı da araştırılabilir.
Kardeşe Verilen Para “Borç” Denilerek Mal Paylaşımından Kaçırılabilir mi?
Sadece banka transferinin açıklamasına “borç” yazılması, işlemin gerçekten borç olduğunu kesin olarak kanıtlamaz.
Mahkeme somut olayın özelliklerine göre transferin gerçek niteliğini değerlendirebilir.
Örneğin boşanma süreci başlamadan hemen önce eşin hesabındaki önemli miktardaki paranın kardeşine aktarılması, herhangi bir yazılı borç belgesinin bulunmaması, yıllarca hiçbir geri ödeme yapılmaması ve paranın daha sonra dolaylı şekilde tekrar aynı eşin kontrolüne dönmesi işlemin gerçek niteliği konusunda ciddi soru işaretleri yaratabilir.
Buna karşılık yıllar önce yapılmış, geri ödeme planı bulunan ve düzenli ödemeleri gerçekleştirilen gerçek bir borç ilişkisi farklı değerlendirilebilir.
Eşin Anne veya Babasına Verdiği Para Mal Paylaşımında Dikkate Alınır mı?
Evet, koşullara göre dikkate alınabilir.
Paranın anneye, babaya veya başka bir yakın akrabaya gönderilmiş olması işlemi otomatik olarak mal paylaşımının dışında bırakmaz.
Öncelikle transferin hukuki niteliği belirlenmelidir. Para gerçekten borç olarak mı verilmiştir, karşılıksız olarak mı aktarılmıştır, geçmişteki gerçek bir borç mu ödenmiştir, yoksa boşanma nedeniyle malvarlığını azaltmak amacıyla mı transfer edilmiştir?
Bu soruların cevapları mal rejimi hesabını doğrudan etkileyebilir.
Eşin Başkasına Borç Vermesi İçin Diğer Eşin İzni Gerekir mi?
Evlilik, eşlerin her mali işlem için birbirlerinden izin almak zorunda oldukları anlamına gelmez. Kural olarak eşlerden her biri kanuni sınırlar içinde kendi malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunabilir.
Bu nedenle eşin diğer eşten izin almadan arkadaşına para vermesi, tek başına işlemi geçersiz hâle getirmez.
Ancak mal rejiminin tasfiyesi sırasında yapılan tasarrufun katılma alacağını azaltmak amacı taşıyıp taşımadığı ayrıca değerlendirilebilir.
Dolayısıyla “benden izin almadı” ile “mal kaçırmak amacıyla para aktardı” aynı hukuki iddia değildir.
Boşanmadan Hemen Önce Başkasına Borç Para Verilmesi Şüpheli midir?
İşlemin zamanlaması önemli bir göstergedir ancak tek başına yeterli değildir.
Örneğin eşler arasında boşanma konuşmaları başladıktan sonra bir eşin banka hesabındaki yüksek miktardaki parayı yakın arkadaşına veya kardeşine aktarması ve daha sonra bu para için “borç verdim” demesi ayrıntılı şekilde incelenebilir.
Mahkeme yalnızca tarihe değil, paranın miktarına, tarafların önceki ekonomik ilişkilerine, borç belgesinin bulunup bulunmadığına, geri ödeme davranışlarına ve paranın daha sonraki hareketlerine de bakabilir.
Boşanma Davası Açıldıktan Sonra Verilen Borç Para Mal Paylaşımını Etkiler mi?
Edinilmiş mallara katılma rejiminin sona erme tarihi bakımından boşanma davasının açıldığı tarih özel önem taşır. TMK m.225 kapsamında boşanma hâlinde mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer.
Bu nedenle dava tarihinden önce ve sonra yapılan işlemler aynı şekilde değerlendirilmez.
Mal rejiminin sona erdiği tarihte mevcut olan malvarlığı ve alacakların belirlenmesi, sonradan yapılan tahsilat ve tasarrufların hangi ekonomik değere ilişkin olduğunun araştırılması gerekebilir.
Borç Verilen Para Evlilikten Önceki Birikimden Çıkmışsa Ne Olur?
Paranın kaynağı önemlidir.
Eşin evlilikten önce sahip olduğu para kural olarak kişisel mal niteliğinde olabilir. Buna karşılık evlilik sırasında çalışma karşılığı elde edilen gelirler kural olarak edinilmiş mal kapsamında değerlendirilir.
Dolayısıyla üçüncü kişiye verilen 1.000.000 TL’nin hangi kaynaktan geldiği belirlenmeden doğru mal rejimi hesabı yapılamaz.
Sadece transfer tarihi değil, paranın edinilme kaynağı araştırılmalıdır.
Miras Parası Başkasına Borç Verilmişse Diğer Eş Pay Alabilir mi?
Miras yoluyla elde edilen değerler kural olarak kişisel maldır.
Örneğin eş, kendisine miras kalan 2.000.000 TL’yi üçüncü kişiye borç vermişse borcun geri ödenmesini isteme hakkının da kişisel mal niteliğiyle bağlantısı değerlendirilir.
Bu nedenle her üçüncü kişiden alacak otomatik olarak edinilmiş mal kabul edilmez.
Malın kaynağının izlenebilmesi önemlidir.
“Borç Verdim” Diyen Eş Bunu İspatlamak Zorunda mı?
Mal rejimi davalarında iddia edilen malvarlığı değerlerinin varlığı ve niteliği bakımından ispat kuralları önemlidir.
Banka hesabından üçüncü kişiye yüksek tutarlı transfer görülmesi, işlemin varlığını gösterebilir ancak hukuki sebebini her zaman tek başına açıklamaz.
Transferin gerçekten borç olduğunu ileri süren eş bakımından borç ilişkisini destekleyen sözleşme, yazışma, ödeme planı, geri ödeme hareketleri ve taraflar arasındaki diğer kayıtlar önem taşıyabilir.
Banka Havalesine “Borç” Yazılması Yeterli midir?
Hayır, tek başına kesin sonuç doğurmaz.
Banka açıklaması önemli bir delildir ancak diğer delillerle birlikte değerlendirilir.
Örneğin 3.000.000 TL transferin açıklamasında “borç” yazması borç iddiasını destekleyebilir. Fakat transfer yapılan kişinin eşin kardeşi olması, hiçbir geri ödeme yapılmaması, borcun vadesinin bulunmaması ve boşanma sürecinden hemen önce aktarılması hâlinde işlemin gerçek niteliği yine tartışılabilir.
Yazılı Borç Sözleşmesi Varsa Para Kesinlikle Borç Sayılır mı?
Yazılı sözleşme güçlü bir delil olabilir ancak her durumda tartışmayı tamamen bitirmez.
Özellikle eşler arasında mal kaçırma iddiası varsa sözleşmenin ne zaman düzenlendiği, paranın gerçekten aktarılıp aktarılmadığı, geri ödeme koşulları ve tarafların fiili davranışları incelenebilir.
Sonradan düzenlenmiş göstermelik bir belge bulunduğu iddia ediliyorsa belgenin gerçekliği ve işlemin ekonomik içeriği ayrıca değerlendirilir.
Senet Düzenlenmişse Durum Değişir mi?
Senet veya başka bir borç belgesinin bulunması alacak iddiasını destekleyebilir.
Fakat burada önemli nokta şudur: Gerçek bir alacak varsa senet zaten ekonomik bir değerin varlığını gösterebilir.
Dolayısıyla eş:
“Para artık bende değil, karşılığında senet aldım.”
dediğinde ekonomik değerin tamamen ortadan kalktığı söylenemez. Eşin üçüncü kişiden tahsil edebileceği alacağın tasfiyedeki niteliği ve değeri araştırılabilir.
Borç Para Geri Ödenmemişse Ne Olur?
Alacağın henüz tahsil edilmemiş olması, alacağın hiç bulunmadığı anlamına gelmez.
Örneğin eş 1.500.000 TL’yi arkadaşına gerçek bir borç olarak vermiş ve borcun vadesi henüz gelmemiş olabilir. Bu durumda üçüncü kişiden olan alacağın mal rejimi tasfiyesinde ekonomik değer olarak değerlendirilmesi gündeme gelebilir.
Alacağın tahsil kabiliyeti de değerleme bakımından önem taşıyabilir.
Borçlu Kişi Parayı Ödeyemeyecek Durumdaysa Ne Olur?
Her alacağın nominal tutarı ile gerçek ekonomik değeri aynı olmayabilir.
Borçlu kişinin iflas etmiş olması, ödeme gücünün bulunmaması veya alacağın ciddi biçimde tartışmalı olması değerleme açısından dikkate alınabilecek hususlardır.
Ancak eşin kendi davranışlarıyla alacağı tahsil edilemez hâle getirmesi ayrıca değerlendirilmelidir.
Eş Borcu Bilerek Tahsil Etmiyorsa Ne Olur?
Bu durum özellikle boşanma sürecinde önem kazanabilir.
Eşin üçüncü kişiden tahsil edebileceği yüksek tutarlı bir alacağı sırf mal paylaşımına girmesin diye tahsil etmemesi ekonomik değeri kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Tasfiyede yalnızca banka hesabındaki nakit değil, mevcut alacak hakları da dikkate alınabilir.
Eş Borcu Affederse Mal Paylaşımından Kurtulur mu?
Her durumda hayır.
Örneğin eş edinilmiş mal niteliğindeki yüksek miktarlı alacağını diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla üçüncü kişiye karşılıksız şekilde bağışlar veya borcu ibra ederse TMK m.229 kapsamında eklenecek değer hükümleri gündeme gelebilir.
İşlemin zamanı ve amacı burada belirleyicidir.
TMK m.229 Eklenecek Değer Nedir?
Türk Medeni Kanunu bazı tasarrufların edinilmiş mallara değer olarak eklenmesini öngörmektedir.
Özellikle mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yapılan karşılıksız kazandırmalar ile mal rejimi devam ederken diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler tasfiye hesabında önem taşıyabilir.
Bu düzenlemenin amacı, eşin malvarlığını üçüncü kişilere aktararak diğer eşin katılma alacağını etkisiz hâle getirmesini önlemektir.
Bir Yıldan Eski Para Transferleri Hiç Dikkate Alınmaz mı?
Hayır.
Bu konuda sık yapılan hata, TMK m.229’daki bütün işlemlerin yalnızca son bir yıl içinde yapılmış olması gerektiğini düşünmektir.
Kanunda farklı durumlar düzenlenmiştir.
Belirli karşılıksız kazandırmalar bakımından bir yıllık dönem önem taşırken, diğer eşin katılma alacağını azaltma kastıyla yapılan devirler bakımından değerlendirme yalnızca bu bir yıllık dönemle sınırlı değildir.
Bu nedenle üç yıl önce yapılmış bir işlem sırf bir yıldan eski olduğu için otomatik olarak inceleme dışı bırakılamaz.
Eş Parasını Kardeşine “Emanet” Ederse Ne Olur?
Bu durumda paranın mülkiyetinin gerçekten devredilip devredilmediği araştırılmalıdır.
Eğer eş parayı yalnızca görünüşte kardeşinin hesabına aktarmış ve fiilen kontrol etmeye devam etmişse, gerçek ekonomik durumun ortaya çıkarılması önemlidir.
Örneğin kardeşin hesabına gönderilen para birkaç ay sonra eşin kontrolündeki başka hesaba aktarılmışsa bu hareketler birlikte değerlendirilebilir.
Para Önce Arkadaşa, Sonra Başka Hesaba Gönderilmişse Ne Olur?
Banka hareketlerinin yalnızca ilk transferine bakmak yanıltıcı olabilir.
Mal kaçırma iddiası bulunan uyuşmazlıklarda paranın sonraki hareketleri de önem taşıyabilir.
Örneğin para önce arkadaş hesabına, oradan başka bir şirkete, daha sonra eşin kontrolündeki hesaba geçmiş olabilir.
Bu durumda işlemlerin ekonomik amacı ve hesaplar arasındaki bağlantı araştırılabilir.
Eş Başkasına Faizsiz Borç Verebilir mi?
Evet. Her borcun faizli olması zorunlu değildir.
Dolayısıyla yalnızca borcun faizsiz olması işlemin muvazaalı olduğunu kanıtlamaz.
Ancak milyonlarca liralık paranın belgesiz, vadesiz, faizsiz ve hiçbir geri ödeme yapılmadan yakın akrabaya verilmesi diğer koşullarla birlikte değerlendirildiğinde işlemin gerçekliği konusunda önem taşıyabilir.
Arkadaşa Verilen Para Aslında Bağışsa Ne Olur?
Borç ve bağış farklıdır.
Borç verilmişse geri isteme hakkı doğabilir. Bağışta ise karşılıksız kazandırma söz konusudur.
Eşin edinilmiş mal niteliğindeki değeri üçüncü kişiye karşılıksız devretmesi hâlinde TMK m.229 kapsamında eklenecek değer hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı incelenebilir.
Özellikle mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıllık dönem bu açıdan önemlidir.
Diğer Eşin Rızası Varsa Sonuç Değişir mi?
Değişebilir.
Özellikle karşılıksız kazandırmalar bakımından diğer eşin rızasının bulunup bulunmadığı önem taşır.
Ancak rızanın varlığı somut delillerle değerlendirilmelidir.
Eşin transferden haberdar olması ile hukuki anlamda yapılan tasarrufa rıza göstermesi her zaman aynı şey değildir.
“Eşim Biliyordu” Demek Yeterli midir?
Tek başına yeterli olmayabilir.
Örneğin eş banka hesabından para çıktığını biliyor olabilir ancak bunun geri ödenmeyecek bir bağış olduğunu bilmiyor olabilir.
Bu nedenle bilginin kapsamı ve rızanın hangi işleme yönelik olduğu önemlidir.
Boşanma Davasından Önce Yapılan Büyük Para Transferleri Araştırılabilir mi?
Evet.
Özellikle mal rejimi tasfiyesinde banka kayıtları önemli deliller arasındadır.
Ancak amaç eşin bütün hayatı boyunca yaptığı her transferi araştırmak değil, uyuşmazlıkla ilgili malvarlığı hareketlerini belirlemektir.
Yüksek tutarlı ve olağan dışı transferlerin tarihi, alıcısı ve hukuki sebebi özellikle önem taşıyabilir.
Banka Kayıtları Mahkemeden İstenebilir mi?
Somut uyuşmazlığın ve ispat ihtiyacının gerektirdiği ölçüde banka kayıtlarının celbi talep edilebilir.
Talebin hangi banka, hesap, dönem veya işlemle ilgili olduğunun mümkün olduğunca somutlaştırılması önemlidir.
Sınırsız ve belirsiz bir mali araştırma talebi yerine uyuşmazlıkla bağlantılı kayıtların gösterilmesi daha sağlıklı olacaktır.
Dekont Mal Kaçırmayı Tek Başına İspatlar mı?
Hayır.
Dekont para hareketini gösterir.
Ancak transferin neden yapıldığını her zaman tek başına göstermez.
Örneğin 500.000 TL’lik transfer gerçek bir borcun geri ödemesi de olabilir, yeni bir borç da olabilir, bağış da olabilir veya görünüşte üçüncü kişiye aktarılmış malvarlığı da olabilir.
Bu nedenle dekont diğer delillerle birlikte değerlendirilir.
WhatsApp Mesajları Delil Olabilir mi?
Hukuka uygun şekilde elde edilmiş mesajlar, işlemin niteliğini açıklamak bakımından önem taşıyabilir.
Örneğin üçüncü kişinin eşe:
“Boşanma bitince parayı sana geri yollarım.”
şeklinde mesaj gönderdiği iddia ediliyorsa bu içerik mal kaçırma iddiası bakımından önemli olabilir.
Ancak mesajın kim tarafından gönderildiği, bütün konuşma bağlamı, doğruluğu ve hukuka uygun şekilde elde edilip edilmediği değerlendirilmelidir.
Tanıkla Borç İlişkisi İspatlanabilir mi?
İspat hukuku bakımından hukuki işlemin miktarı, niteliği ve yazılı delil kuralları önemlidir.
Bu nedenle yüksek miktarlı bir borç ilişkisinde yalnızca:
“Arkadaşım da parayı borç verdiğimi biliyor.”
şeklindeki tanık anlatımına güvenilmemelidir.
Banka kayıtları, yazılı belgeler, mesajlar ve geri ödeme hareketleri çok daha önemli olabilir.
Eşin Şirketine Verdiği Borç Para Nasıl Değerlendirilir?
Eş, ortağı olduğu şirkete para aktarmış olabilir.
Bu durumda şirket ile eş ayrı hukuki kişiler olduğu için transferin niteliği araştırılmalıdır.
Bu ödeme sermaye taahhüdü, sermaye avansı, ortak cari hesabı veya şirketten alacak niteliğinde olabilir.
Eşin şirketten gerçek bir alacağı bulunuyorsa bu alacağın mal rejimi tasfiyesindeki niteliği ve değeri ayrıca incelenebilir.
Şirket Cari Hesabındaki Alacak Mal Paylaşımına Girer mi?
Girebilir.
Eşin şirketten olan cari hesap alacağı ekonomik bir değerdir.
Bu nedenle sadece şirket hissesinin değerine değil, eşin şirketten ayrı bir alacağı bulunup bulunmadığına da bakılması gerekebilir.
Ancak aynı ekonomik değerin hem şirket payı değerinde hem ayrıca alacak olarak iki kez hesaba katılmamasına dikkat edilmelidir.
Eş Kendi Şirketine Para Aktarıp Sonra “Şirketin Parası” Derse Ne Olur?
Limited veya anonim şirket ayrı tüzel kişidir. Şirkete aktarılan para belirli bir hukuki ilişkiye dayanır.
Paranın şirkete aktarılmış olması ekonomik ilişkinin araştırılmasını engellemez.
Eşin şirketteki payının değeri, şirketten alacağı ve transferin hukuki niteliği ayrı ayrı incelenebilir.
Üçüncü Kişiye Karşı Dava Açılabilir mi?
TMK m.241 kapsamında tasfiye sırasında borçlu eşin malvarlığı veya terekesi katılma alacağını karşılamadığı takdirde, belirli koşullarda eklenecek değeri oluşturan karşılıksız kazandırmalardan yararlanan üçüncü kişilere karşı da talep gündeme gelebilir.
Ancak üçüncü kişiye yöneltilecek talebin şartları, kapsamı ve süresi ayrıca değerlendirilmelidir.
Her para transferi nedeniyle doğrudan üçüncü kişiye dava açılamaz.
Parayı Alan Kişi “Ben Borç Aldım” Derse Ne Olur?
Üçüncü kişinin beyanı önemlidir ancak tek başına belirleyici olmak zorunda değildir.
Gerçek bir borç ilişkisi varsa borcun miktarı, tarihi, vadesi ve geri ödeme hareketleri araştırılabilir.
Özellikle parayı alan kişinin eşin yakın akrabası olması durumunda diğer objektif kayıtların incelenmesi önem kazanabilir.
Borç Sonradan Geri Ödenirse Ne Olur?
Geri ödeme malvarlığı değerinin izlenmesi açısından önemlidir.
Örneğin üçüncü kişi borcu boşanma davasından sonra eşe geri ödemiş olabilir.
Bu durumda paranın hangi hesaba döndüğü ve mal rejiminin sona erdiği tarihte mevcut alacağın niteliği değerlendirilmelidir.
Paranın dava tarihinden sonra tahsil edilmiş olması, dava tarihinde mevcut alacak hakkını kendiliğinden yok etmez.
Eş Borç Alacağını Başkasına Devrederse Ne Olur?
Alacak hakkının üçüncü kişiye devredilmesi de bir malvarlığı işlemidir.
Devrin gerçek bir bedel karşılığında yapılıp yapılmadığı, bedelin nereye gittiği ve işlemin diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacı taşıyıp taşımadığı araştırılabilir.
Eş “Borç Tahsil Edilemez” Diyerek Alacağı Yok Gösterebilir mi?
Sadece böyle bir beyanda bulunmak yeterli değildir.
Alacağın gerçekten tahsil edilemez olup olmadığı somut olayda incelenebilir.
Borçlunun ekonomik durumu, yapılan takipler, ödeme geçmişi ve alacağın hukuki durumu önem taşıyabilir.
Özellikle hiçbir tahsil girişimi yapılmadan yüksek tutarlı alacağın değersiz olduğu ileri sürülüyorsa bu iddia ayrıca değerlendirilmelidir.
Mal Paylaşımında Borç Verilen Paranın Hangi Tarihteki Değeri Esas Alınır?
Bu konuda alacağın niteliği ve uygulanacak mal rejimi hükümleri önemlidir. Edinilmiş malların tasfiyesinde mal rejiminin sona erme tarihi ile tasfiye anındaki değerleme kuralları birbirinden ayrılmalıdır.
Bu nedenle yalnızca yıllar önce gönderilen nominal para miktarını esas alarak hesaplama yapmak her durumda doğru olmayabilir.
Somut alacağın hukuki niteliğine göre değerleme yapılmalıdır.
Eşin Başkalarına Verdiği Borç Paralar Mal Paylaşımında Dikkate Alınır mı?
Evet, şartlarına göre dikkate alınabilir.
Gerçek bir borç verilmiş ve eşin üçüncü kişiden alacağı devam ediyorsa bu alacak ekonomik bir malvarlığı değeri olarak mal rejimi tasfiyesinde gündeme gelebilir.
Para gerçekte bağışlanmışsa TMK m.229 kapsamındaki eklenecek değer hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı incelenebilir.
Transfer diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla yapılmışsa, paranın üçüncü kişinin hesabına gönderilmiş olması değerin mutlaka tasfiye dışında kalacağı anlamına gelmez.
Bu nedenle mal paylaşımında yalnızca “eşin banka hesabında bugün ne kadar para var?” sorusu sorulmamalıdır. Paranın mal rejiminin sona ermesine kadar nasıl hareket ettiği, üçüncü kişilerden mevcut alacaklar ve şüpheli tasarruflar birlikte araştırılmalıdır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, özellikle boşanma öncesindeki yüksek tutarlı para transferlerinde banka dekontunun tek başına yeterli görülmemesi; paranın kaynağı, transferin hukuki sebebi, alıcıyla ilişki, geri ödeme hareketleri ve işlemin zamanlamasının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK ile Mal Kaçırma ve Borç Para Uyuşmazlıkları
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere Türkiye genelinde boşanma ve mal rejimi tasfiyesi uyuşmazlıklarında eşlerin üçüncü kişilere yaptığı yüksek tutarlı para transferleri önemli dava konularından biri hâline gelmektedir.
Özellikle boşanmadan kısa süre önce kardeşe, anne-babaya, arkadaşa veya başka bir kişiye gönderilen paralar bakımından işlemin gerçek borç mu, bağış mı, borç ödemesi mi yoksa katılma alacağını azaltmayı amaçlayan bir tasarruf mu olduğu ayrıntılı şekilde incelenmelidir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, eklenecek değer, üçüncü kişilere yapılan kazandırmalar, banka transferlerinin incelenmesi, şirketten ve üçüncü kişilerden alacakların tespiti ve mal kaçırma iddialarına ilişkin uyuşmazlıklarda profesyonel hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Eşimin arkadaşına verdiği borç para mal paylaşımına girer mi?
Gerçek bir borç ilişkisi varsa eşin arkadaşından olan alacağı ekonomik değer olarak tasfiyede dikkate alınabilir. Paranın kaynağının edinilmiş mal mı kişisel mal mı olduğu da araştırılır.
2. Eşim boşanmadan önce kardeşine para gönderirse mal kaçırma sayılır mı?
Her transfer otomatik olarak mal kaçırma değildir. Ancak işlemin zamanı, tutarı, hukuki sebebi, geri ödeme olup olmadığı ve katılma alacağını azaltma amacı birlikte değerlendirilir.
3. Havale açıklamasında “borç” yazması yeterli midir?
Hayır. Açıklama önemli bir delildir ancak borç ilişkisinin gerçekliği diğer delillerle birlikte değerlendirilir.
4. Borç para henüz geri ödenmemişse paylaşım dışında mı kalır?
Hayır. Tahsil edilmemiş gerçek bir alacak da ekonomik değer taşıyabilir.
5. Eşim alacağını arkadaşına bağışlarsa ne olur?
Koşullarına göre TMK m.229 kapsamında eklenecek değer hükümleri gündeme gelebilir.
6. Bir yıldan eski para transferleri araştırılamaz mı?
Hayır. TMK m.229’daki bütün durumlar bir yıllık süreyle sınırlı değildir. Katılma alacağını azaltma kastıyla yapılan devirler ayrıca değerlendirilir.
7. Eşim miras parasını başkasına borç verdiyse ben pay alabilir miyim?
Miras kural olarak kişisel maldır. Alacağın da bu kişisel mal kaynağıyla bağlantısı değerlendirilmelidir.
8. Eşimin şirketten olan alacağı mal paylaşımında dikkate alınabilir mi?
Evet. Şirketten gerçek bir cari hesap veya başka bir alacak mevcutsa bunun mal rejimindeki niteliği ve değeri araştırılabilir.
9. Parayı alan üçüncü kişiye dava açılabilir mi?
Her durumda değil. TMK m.241’de öngörülen koşulların bulunması hâlinde üçüncü kişiye yönelik talep gündeme gelebilir.
10. Eşimin boşanma öncesinde para kaçırdığından şüpheleniyorum; hangi deliller önemlidir?
Banka hareketleri, dekont açıklamaları, borç belgeleri, hukuka uygun elde edilmiş yazışmalar, geri ödeme hareketleri ve üçüncü kişiyle ekonomik ilişkinin niteliğini gösteren kayıtlar önem taşıyabilir.
Uzman Hukuki Destek
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa ve Türkiye genelinde hizmet veren FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, boşanmada mal paylaşımı ve üçüncü kişilere aktarılan malvarlığı değerlerine ilişkin uyuşmazlıklarda profesyonel hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, özellikle boşanma öncesinde üçüncü kişilere gönderilen yüksek tutarlı paralar, göstermelik borç işlemleri, eklenecek değer, banka kayıtlarının incelenmesi, eşin şirketten veya üçüncü kişilerden alacaklarının tespiti ve katılma alacağının hesaplanmasına ilişkin süreçlerde hukuki destek sunmaktadır.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Kule Plaza, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr




