
Eşin Miras Payı Boşanma Davasında Mal Varlığı Araştırmasına Dahil Edilir mi? 2026 Güncel Rehber
16 Ekim 2026
Eşin Başkalarına Verdiği Borç Paralar Mal Paylaşımında Dikkate Alınır mı? 2026 Güncel Rehber
16 Ekim 2026Boşanma davasında eşin alacaklı olduğu icra dosyaları araştırılabilir mi? Eşin başkalarından olan alacakları, icra takipleri, gerçek ekonomik durumu, nafaka ve tazminat talepleri ile mal rejimi bakımından icra dosyalarının önemini 2026 güncel uygulaması kapsamında açıklıyoruz.
Boşanma davalarında tarafların ekonomik durumunun belirlenmesi yalnızca maaş bordrosunun veya tapu kayıtlarının incelenmesinden ibaret değildir. Eşin üçüncü kişilerden önemli miktarda alacağı bulunması ve bu alacakların icra takibine konu edilmiş olması da somut uyuşmazlığın niteliğine göre ekonomik durumun değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Örneğin eş mahkemeye aylık gelirinin çok düşük olduğunu bildirirken başka bir kişiden milyonlarca liralık alacağını tahsil etmek amacıyla icra takibi yürütüyor olabilir. Bir şirketten olan alacağı için takip başlatmış, kambiyo senedine dayalı yüksek tutarlı bir icra dosyasında alacaklı konumunda bulunmuş veya birden fazla kişiden para tahsil etmeye çalışıyor olabilir.
Bu durumda diğer eşin, “Eşimin alacaklı olduğu icra dosyaları araştırılsın” şeklinde talepte bulunması gündeme gelebilir.
Ancak burada önemli bir ayrım yapılmalıdır. Bir kişinin icra dosyasında alacaklı görünmesi, takipte yazılı tutarın tamamının kesin olarak tahsil edildiği veya kişinin kullanılabilir malvarlığına dönüştüğü anlamına gelmez. İcra dosyasının niteliği, alacağın dayanağı, takibin kesinleşip kesinleşmediği ve gerçekten tahsilat yapılıp yapılmadığı birlikte değerlendirilmelidir.
Boşanma Davasında Eşin İcra Dosyaları Araştırılabilir mi?
Somut uyuşmazlık bakımından gerekli ve ilgili olması hâlinde tarafların ekonomik durumunun ortaya çıkarılmasına yönelik deliller mahkemeden talep edilebilir.
Bu kapsamda eşin borçlu olduğu icra dosyaları kadar, alacaklı olduğu icra takipleri de bazı boşanma uyuşmazlıklarında önem taşıyabilir.
Özellikle nafaka, maddi ve manevi tazminat veya tarafların ekonomik ve sosyal durumunun önem taşıdığı başka talepler söz konusuysa, yüksek tutarlı ve gerçek ekonomik kapasiteyi etkileyebilecek alacakların araştırılması talep edilebilir.
Bununla birlikte boşanma davası, tarafların geçmişte taraf olduğu bütün icra dosyalarının amaçsız şekilde araştırıldığı sınırsız bir malvarlığı incelemesi değildir. Talep edilen delilin uyuşmazlıkla bağlantısının açıklanması önemlidir.
Eşin Alacaklı Olduğu İcra Dosyası Neden Önemlidir?
Çünkü kişinin ekonomik gücü yalnızca aylık maaşından oluşmayabilir.
Örneğin aylık 40.000 TL gelir beyan eden bir kişinin üçüncü kişiden yüksek miktarda kesinleşmiş ve tahsil edilmekte olan alacağı bulunabilir. Başka bir olayda eşin çeşitli şirketlerden ticari alacakları olabilir. Bir diğer olayda ise boşanma davasından kısa süre önce borçlularından önemli tahsilatlar gerçekleştirdiği görülebilir.
Bu bilgiler özellikle tarafların gerçek ekonomik durumunun belirlenmesinde dikkate alınabilir.
Ancak icra dosyasındaki nominal alacak miktarı ile fiilen elde edilen ekonomik değer birbirine karıştırılmamalıdır.
İcra Dosyasında Alacaklı Görünmek Zengin Olduğunu Gösterir mi?
Tek başına hayır.
Bu nokta boşanma davalarında özellikle önemlidir.
Bir kişinin 5 milyon TL tutarlı icra takibi başlatmış olması, elinde 5 milyon TL bulunduğunu göstermez. Borçlunun ödeme gücü olmayabilir, takibe itiraz edilmiş olabilir, alacak uyuşmazlık konusu olabilir veya yıllardır hiçbir tahsilat yapılamamış olabilir.
Dolayısıyla mahkemenin yalnızca takip talebindeki rakama bakarak:
“Bu kişinin 5 milyon TL malvarlığı vardır.”
sonucuna ulaşması sağlıklı olmayacaktır.
İcra dosyasının güncel durumu ve tahsilat bilgileri önemlidir.
Kesinleşmiş İcra Takibi Daha Güçlü Bir Ekonomik Gösterge midir?
Takibin kesinleşmiş olması değerlendirmede önemli olabilir ancak yine de fiili tahsilatla aynı değildir.
Kesinleşmiş bir takipte dahi borçlunun hiçbir malvarlığı bulunmayabilir.
Bu nedenle ekonomik durum araştırılırken takibin kesinleşmesi yanında tahsilat yapılıp yapılmadığı ve alacağın fiilen tahsil edilebilirliği de somut olay bakımından önem taşıyabilir.
Eşin İcra Dosyasından Para Tahsil Edip Etmediği Araştırılabilir mi?
Uyuşmazlık bakımından önem taşıyorsa icra dosyasındaki tahsilat hareketleri özellikle değerli olabilir.
Çünkü eşin yalnızca alacaklı olması ile alacağını fiilen tahsil etmiş olması farklıdır.
Örneğin boşanma davasında eş gelirinin bulunmadığını ileri sürerken aynı dönemde icra dosyasından önemli miktarda para tahsil etmiş olabilir. Böyle bir tahsilatın varlığı, özellikle ekonomik durum değerlendirmesinde dikkate alınabilecek somut bir veri hâline gelebilir.
İcra Dosyasından Yapılan Kısmi Tahsilatlar da Önemli midir?
Evet.
Alacağın tamamının tahsil edilmesi şart değildir.
Örneğin 3 milyon TL tutarlı takipte her ay düzenli şekilde haciz kesintileri veya başka tahsilatlar gerçekleşiyor olabilir. Bu durumda yalnızca toplam takip miktarı değil, eşin fiilen elde ettiği tutarlar değerlendirilmelidir.
Düzenli tahsilatlar kişinin ekonomik durumunun belirlenmesinde tek seferlik ve henüz tahsil edilmemiş bir alacaktan daha farklı bir anlam taşıyabilir.
Nafaka Belirlenirken Eşin Alacaklı Olduğu İcra Dosyaları Dikkate Alınabilir mi?
Somut olayın özelliklerine göre evet.
Nafaka değerlendirmesinde tarafların ekonomik ve sosyal durumları önem taşır. Bu nedenle eşin gerçek gelir ve malvarlığı durumunun belirlenmesine katkı sağlayan icra dosyaları da dikkate alınabilir.
Ancak nafaka miktarı hiçbir zaman yalnızca:
“Eşin yüksek tutarlı icra alacağı var.”
gerekçesiyle belirlenmemelidir.
Alacağın niteliği, tahsil edilebilirliği, yapılan tahsilatlar, kişinin diğer gelirleri, giderleri ve tarafların somut ekonomik koşulları birlikte değerlendirilmelidir.
Yoksulluk Nafakası Talep Eden Eşin Yüksek Tutarlı İcra Alacağı Varsa Ne Olur?
Bu durum önem taşıyabilir.
Yoksulluk nafakası bakımından boşanma nedeniyle yoksulluğa düşme koşulu değerlendirilirken kişinin gerçek ekonomik imkânları araştırılır.
Örneğin nafaka talep eden eşin düzenli gelirinin bulunmadığı görülse bile, aynı kişinin fiilen tahsil edilebilir ve önemli ekonomik değer taşıyan alacakları varsa bunların tamamen görmezden gelinmesi doğru olmayabilir.
Bununla birlikte henüz tahsil edilmemiş, ciddi biçimde ihtilaflı veya tahsili mümkün görünmeyen bir alacağın doğrudan gelir gibi kabul edilmesi de doğru değildir.
Nafaka Ödeyecek Eşin İcra Alacakları da Araştırılabilir mi?
Evet, somut olayda ödeme gücünün belirlenmesi bakımından ilgiliyse değerlendirilebilir.
Nafaka yükümlüsü yalnızca maaşlı çalışan olmayabilir. Ticari alacakları, kira gelirleri, şirket kazançları, menkul kıymetleri veya üçüncü kişilerden önemli miktarda alacakları bulunabilir.
Dolayısıyla bordroda düşük ücret görünmesi gerçek ekonomik kapasitenin tek göstergesi değildir.
Eş “Gelirim Yok” Dediği Hâlde Çok Sayıda İcra Dosyasında Alacaklıysa Ne Olur?
Bu durum araştırılmaya değer olabilir ancak tek başına gelir gizlendiğini kanıtlamaz.
Öncelikle bu alacakların nereden doğduğu incelenmelidir. Eski ticari faaliyetlerden, verilen borçlardan, kira ilişkisinden, senetten veya başka hukuki ilişkilerden kaynaklanıyor olabilir.
Daha sonra fiili tahsilat bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.
Çok sayıda tahsil edilemeyen dosyanın bulunması ile her ay düzenli tahsilat yapılan dosyaların bulunması aynı ekonomik sonucu doğurmaz.
Eşin Senede Dayalı İcra Alacağı Araştırılabilir mi?
Evet, somut uyuşmazlıkla bağlantılı olması hâlinde senede veya kambiyo senedine dayalı alacak da önem taşıyabilir.
Ancak senedin nominal değeri otomatik olarak kişinin nakit malvarlığı olarak kabul edilmemelidir.
Senedin gerçek bir hukuki ilişkiye dayanıp dayanmadığı, takip durumu ve tahsilat imkânı önemlidir.
Eşin Şirketten Olan Alacağı İcra Takibine Konulmuşsa Ne Olur?
Eşin ortağı olduğu veya üçüncü kişiye ait bir şirketten alacağı bulunabilir.
Örneğin ortaklar cari hesabından, borç ilişkisinden veya başka bir ticari ilişkiden doğan alacak için takip yapılmış olabilir.
Bu durumda şirketin cirosu ile eşin kişisel alacağı birbirine karıştırılmamalıdır.
Şirket ayrı bir tüzel kişidir. Eşin şirkete karşı gerçekten kişisel bir alacağı bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmelidir.
Eşin Kendi Şirketine Karşı İcra Takibi Başlatması Şüpheli Sayılır mı?
Tek başına hayır.
Ortak veya yönetici ile şirket arasında gerçek bir alacak ilişkisi bulunabilir.
Ancak boşanma davasına yakın dönemde oluşturulan yüksek tutarlı alacaklar, şirketten kişiye para aktarılması veya mal rejimi taleplerini etkileyebilecek olağan dışı işlemler söz konusuysa işlemlerin gerçek ekonomik sebebi ayrıca tartışılabilir.
Yalnızca tarafların ilişkili olması işlemin muvazaalı olduğunu göstermeye yetmez.
Boşanmadan Önce Başlatılan İcra Takipleri Mal Kaçırma Göstergesi Olabilir mi?
Her zaman değil.
Bir kişinin alacağını icra yoluyla takip etmesi normal bir hukuki işlemdir.
Ancak boşanma sürecine yakın dönemde eşin malvarlığını azaltmak veya diğer eşin olası mal rejimi alacağını etkisizleştirmek amacıyla gerçeğe aykırı borç-alacak ilişkileri oluşturulduğu ileri sürülüyorsa bu iddianın somut delillerle değerlendirilmesi gerekir.
Eş Yakın Akrabasına Karşı İcra Takibi Başlatmışsa Ne Olur?
Anne, baba, kardeş veya başka bir yakına karşı icra takibi başlatılmış olması tek başına muvazaa kanıtı değildir.
Gerçekten borç verilmiş olabilir.
Buna karşılık takip zamanlaması, alacağın kaynağı, para hareketleri, ödeme belgeleri ve tarafların ekonomik ilişkileri somut iddia bakımından önem taşıyabilir.
Mahkeme yalnızca akrabalık ilişkisine dayanarak işlemin sahte olduğunu kabul etmemelidir.
Eşin Alacaklı Olduğu İcra Dosyaları Mal Rejimi Davasında Önemli midir?
Evet, bazı durumlarda çok daha önemli hâle gelebilir.
Ancak boşanma davası ile mal rejiminin tasfiyesi davasının hukuki amaçları birbirinden ayrılmalıdır.
Mal rejimi bakımından alacağın ne zaman ve hangi kaynaktan doğduğu özellikle önemlidir.
Örneğin evlilik içinde çalışma karşılığı elde edilen bir ekonomik değerin üçüncü kişide alacak olarak bulunması ile evlilik öncesinden gelen kişisel bir alacağın bulunması aynı şekilde değerlendirilmeyebilir.
İcra Alacağı Edinilmiş Mal Sayılır mı?
Her alacak otomatik olarak edinilmiş mal değildir.
Mal rejiminin tasfiyesinde alacağın kaynağı ve edinilme zamanı incelenmelidir.
Türk Medeni Kanunu kapsamında çalışma karşılığı edinimler ve kanunda belirtilen diğer ekonomik değerler edinilmiş mal niteliğinde olabilirken, kişisel malların yerine geçen değerler veya kanunda kişisel mal sayılan kaynaklardan doğan alacaklar farklı değerlendirilir.
Bu nedenle icra dosyasındaki alacağın yalnızca miktarına değil kaynağına bakılmalıdır.
Boşanma Davası Açılmadan Önce Doğan Alacaklar Araştırılabilir mi?
Somut talebin niteliğine göre evet.
Özellikle mal rejiminin sona erme tarihi bakımından boşanma davasının açıldığı tarih önem taşır.
Ancak alacağın bu tarihten önce doğmuş olması tek başına sonuca yetmez. Alacağın hangi hukuki ilişkiden kaynaklandığı ve mal rejimi bakımından niteliği belirlenmelidir.
Boşanma Davasından Sonra Doğan Alacaklar da Araştırılır mı?
Nafaka ve ekonomik durum değerlendirmesinde güncel ekonomik koşullar önem taşıyabileceğinden dava sırasında sonradan ortaya çıkan gelir ve alacaklar da somut uyuşmazlık bakımından önem kazanabilir.
Mal rejimi tasfiyesinde ise değerlendirme farklıdır ve mal rejiminin sona erdiği tarih dikkate alınır.
Bu iki konu birbirine karıştırılmamalıdır.
Eşin Alacaklı Olduğu Dosyanın Numarası Bilinmiyorsa Ne Yapılabilir?
Tarafın elinde somut bilgi varsa bunu mahkemeye sunması delilin belirlenmesini kolaylaştırır.
Örneğin alacağın borçlusunun kim olduğu, yaklaşık takip tarihi, icra dairesi veya alacağın dayanağı biliniyorsa talep daha belirli hâle getirilebilir.
Mahkemeden sınırsız şekilde tarafın bütün hayatı boyunca taraf olduğu her icra dosyasının araştırılmasını istemek yerine uyuşmazlık bakımından ilgili kayıtların somutlaştırılması daha uygun olacaktır.
UYAP’taki İcra Dosyaları Mahkeme Tarafından İncelenebilir mi?
Mahkemeler yargısal faaliyet kapsamında gerekli kayıt ve belgelerin getirtilmesine karar verebilir.
Ancak tarafın başka dosyalardaki bütün bilgilerinin herhangi bir gerekçe olmaksızın boşanma dosyasına aktarılması gerektiği söylenemez.
Delilin uyuşmazlıkla ilgili olması, ispat edilmek istenen vakıanın açıklanması ve talebin ölçülü olması önemlidir.
Eşin Borçlu Olduğu İcra Dosyaları ile Alacaklı Olduğu Dosyalar Arasında Fark Var mı?
Evet.
Borçlu olduğu dosyalar kişinin mali yükümlülükleri hakkında bilgi sağlayabilirken, alacaklı olduğu dosyalar üçüncü kişilerden talep ettiği ekonomik değerleri gösterebilir.
Gerçek ekonomik durum belirlenirken her iki taraf da önem taşıyabilir.
Örneğin kişinin 2 milyon TL alacağı bulunurken aynı zamanda 3 milyon TL gerçek ve güncel borcu bulunabilir.
Bu nedenle yalnızca varlıklar veya yalnızca borçlar üzerinden ekonomik değerlendirme yapmak yanıltıcı olabilir.
İcra Dosyasındaki Faiz de Ekonomik Durum Değerlendirmesinde Dikkate Alınabilir mi?
Takip alacağına faiz işlemesi alacağın dosya üzerindeki miktarını artırabilir.
Ancak dosyada görünen faizli toplam miktarın tamamının tahsil edileceği varsayılamaz.
Fiilen yapılan tahsilatlar ve alacağın gerçek ekonomik değeri daha sağlıklı değerlendirilmelidir.
İcra Dosyası Kapanmışsa Araştırılması Anlamsız mı?
Hayır.
Dosyanın kapanma sebebi önemlidir.
Alacak tamamen tahsil edilmiş olabilir, haricen tahsil gerçekleşmiş olabilir veya başka bir nedenle takip sona ermiş olabilir.
Özellikle boşanma davasına yakın tarihte yüksek tutarlı tahsilat yapılmışsa bunun ekonomik durum bakımından önemi bulunabilir.
Haricen Tahsil Edilen Alacak Nasıl Değerlendirilir?
Borçlu icra dosyasına değil doğrudan alacaklıya ödeme yapmış olabilir.
Bu durumda icra dosyasında tahsilat hareketi görülmemesi, hiçbir ödeme yapılmadığını mutlaka göstermez.
Somut iddia varsa banka hareketleri ve diğer ödeme belgeleriyle birlikte değerlendirme yapılabilir.
Eşin Alacağını Başkasına Devretmesi Araştırılabilir mi?
Alacağın devri gerçek bir hukuki işlem olabilir.
Ancak özellikle boşanma veya mal rejimi uyuşmazlığının başladığı dönemde yüksek tutarlı bir alacağın yakına veya ilişkili kişiye devredildiği iddia ediliyorsa işlemin hukuki ve ekonomik niteliği önem kazanabilir.
Devir yapılmış olması tek başına mal kaçırıldığını göstermez.
Bedel ödenip ödenmediği ve işlemin gerçekliği somut deliller üzerinden incelenmelidir.
Eş İcra Dosyasındaki Alacağını Düşük Bedelle Devrederse Ne Olur?
Gerçek bir ticari gerekçeyle tahsili güç bir alacak düşük bedelle devredilebilir.
Buna karşılık ekonomik değeri yüksek ve tahsili mümkün bir alacağın boşanma sürecinde olağan dışı biçimde düşük bedelle yakına devredilmesi, mal rejimi uyuşmazlığında ayrıca incelenebilecek bir işlem olabilir.
Eş İcra Dosyasını Gizlerse Ne Olur?
Tarafların mahkemeye gerçeğe aykırı beyanda bulunması veya önemli ekonomik olguları gizlediğinin ortaya çıkması delillerin değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Ancak kişinin bir icra dosyasından kendiliğinden söz etmemesi ile mahkemenin açık sorusuna gerçeğe aykırı cevap vermesi aynı durum değildir.
Her olay kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir.
İcra Dosyası Tek Başına Nafakanın Artırılmasına Yeter mi?
Genellikle tek bir veri üzerinden otomatik sonuç çıkarılmamalıdır.
Nafakanın belirlenmesi veya değiştirilmesinde tarafların güncel ekonomik ve sosyal durumları bütün olarak değerlendirilir.
Yüksek tutarlı ve düzenli tahsilat sağlayan bir alacak önemli olabilir; fakat tahsil edilemeyen tartışmalı bir takip aynı ağırlığa sahip olmayabilir.
Eşin Gerçek Ekonomik Durumu Nasıl Ortaya Çıkarılabilir?
Boşanma davasında ekonomik durum yalnızca maaş bordrosuyla sınırlı değerlendirilmemelidir. Somut uyuşmazlığa göre banka hareketleri, taşınmazlar, araçlar, şirket ortaklıkları, düzenli gelirler, kira gelirleri, finansal varlıklar, borçlar ve üçüncü kişilerden olan alacaklar birlikte önem taşıyabilir.
Burada amaç tarafın bütün özel hayatını araştırmak değil, dava konusu talebin doğru değerlendirilebilmesi için gerçek ekonomik kapasitesini ortaya çıkarmaktır.
İcra Dosyasındaki Alacak Banka Hareketleriyle Karşılaştırılabilir mi?
Somut uyuşmazlık bakımından gerekli olduğunda bu iki delilin birlikte değerlendirilmesi oldukça önemlidir.
Örneğin eş icra dosyasından hiçbir tahsilat yapmadığını ileri sürerken borçludan aynı dönemde hesabına yüksek tutarlı transferler gelmiş olabilir.
Bu durumda transferlerin hukuki sebebi araştırılabilir.
Ancak hesaba para gelmiş olması da tek başına icra alacağının tahsil edildiğini kanıtlamaz. Para hareketinin açıklaması ve taraflar arasındaki hukuki ilişki incelenmelidir.
Şirket Ortağı Olan Eşin İcra Dosyaları Özellikle Önemli midir?
Şirket ortaklarının ekonomik durumunun belirlenmesi ücretli çalışanlara göre daha karmaşık olabilir.
Şirket cirosu eşin kişisel geliri değildir. Şirket banka hesabındaki bütün para da ortağın kişisel malvarlığı olarak kabul edilemez.
Buna karşılık ortağın şirketten olan gerçek alacakları, kendisine yapılan ödemeler, kâr payları ve üçüncü kişilerden kişisel olarak takip ettiği ticari alacaklar somut uyuşmazlıkta önem taşıyabilir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, özellikle şirket ortağı eşlerin ekonomik durumunun incelendiği boşanma dosyalarında şirket cirosu, kişisel gelir, ortaklar cari hesabı ve kişisel icra alacaklarının birbirine karıştırılmaması gerektiğini vurgulamaktadır.
Boşanma Davasında Eşin Alacaklı Olduğu İcra Dosyaları Araştırılabilir mi?
Evet, eşin alacaklı olduğu icra dosyaları boşanma davasındaki uyuşmazlık ve talepler bakımından önem taşıyorsa araştırılması ve ilgili kayıtların dosyaya getirtilmesi talep edilebilir.
Ancak yalnızca bir icra takibinin bulunması, takipte yazılı tutarın tamamının eşin mevcut serveti veya düzenli geliri olduğu anlamına gelmez.
Sağlıklı değerlendirmede alacağın kaynağı, takip tarihi, kesinleşme durumu, borçlunun ödeme durumu, gerçekleştirilen tahsilatlar ve varsa haricen yapılan ödemeler dikkate alınmalıdır.
Özellikle nafaka ve tazminat taleplerinde tarafın gerçek ekonomik gücü araştırılırken yüksek tutarlı icra alacakları önemli olabilir. Mal rejiminin tasfiyesinde ise alacağın ne zaman ve hangi kaynaktan doğduğu ayrıca belirleyici hâle gelebilir.
Bu nedenle FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’da yürütülen boşanma ve mal rejimi uyuşmazlıklarında yalnızca tarafların görünen maaşlarının değil, uyuşmazlıkla ilgili gerçek ekonomik verilerin birlikte değerlendirilmesinin önemine dikkat çekmektedir.
İcra Dosyalarının Araştırılmasında En Sık Yapılan Hata Nedir?
En sık yapılan hatalardan biri, icra dosyasındaki takip tutarını doğrudan nakit malvarlığı kabul etmektir.
İkinci önemli hata ise yalnızca alacaklı olunan dosyalara bakıp kişinin gerçek borçlarını görmezden gelmektir.
Boşanma yargılamasında amaç tarafı olduğundan zengin veya fakir göstermek değil, mahkemenin dava konusu talepler bakımından mümkün olduğunca gerçek ekonomik tabloya ulaşmasını sağlamaktır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Boşanma davasında eşimin alacaklı olduğu icra dosyaları araştırılabilir mi?
Somut uyuşmazlıkla ilgili olması hâlinde bu dosyaların araştırılması ve gerekli kayıtların getirtilmesi talep edilebilir.
2. Eşimin 5 milyon TL’lik icra takibi varsa 5 milyon TL malvarlığı olduğu kabul edilir mi?
Hayır. Takip tutarı ile fiilen tahsil edilmiş veya tahsil edilebilir ekonomik değer aynı değildir.
3. İcra dosyasındaki tahsilatlar nafaka hesabında dikkate alınabilir mi?
Eşin gerçek ekonomik durumunu etkileyen fiili tahsilatlar somut olayda dikkate alınabilir.
4. Nafaka isteyen eşin yüksek tutarlı icra alacağı varsa nafaka reddedilir mi?
Otomatik olarak hayır. Alacağın gerçek değeri, tahsil edilebilirliği ve kişinin bütün ekonomik koşulları birlikte değerlendirilmelidir.
5. Eşimin icra dosyasından ne kadar para tahsil ettiğinin araştırılmasını isteyebilir miyim?
Dava konusu taleple bağlantılıysa dosyadaki tahsilat bilgilerinin incelenmesi talep edilebilir.
6. Eşin kapatılmış icra dosyaları önemli olabilir mi?
Evet. Özellikle dosyanın yüksek tutarlı tahsilat nedeniyle kapanmış olması ekonomik durum bakımından önem taşıyabilir.
7. Eş alacağını kardeşine devretmişse bu mal kaçırma sayılır mı?
Tek başına hayır. Devrin gerçekliği, bedeli, zamanlaması ve ekonomik amacı somut olay kapsamında incelenmelidir.
8. İcra alacağı mal paylaşımında dikkate alınabilir mi?
Alacağın edinilme tarihi ve kaynağına göre mal rejiminin tasfiyesinde dikkate alınması mümkün olabilir.
9. Şirketin alacakları şirket ortağı eşin kişisel alacağı sayılır mı?
Hayır. Şirket ayrı tüzel kişidir. Şirket alacağı ile ortağın kişisel alacağı birbirine karıştırılmamalıdır.
10. Eşim gelirini gizliyorsa sadece icra dosyalarına bakılması yeterli midir?
Hayır. Somut olayda icra dosyalarının yanı sıra diğer ilgili ekonomik verilerin de birlikte değerlendirilmesi gerekebilir.
Uzman Hukuki Destek
Boşanma davalarında tarafların gerçek ekonomik durumunun ortaya çıkarılması, özellikle nafaka, maddi ve manevi tazminat ile mal rejiminden kaynaklanan talepler bakımından önemli sonuçlar doğurabilir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa ve Türkiye genelinde boşanma, nafaka, mal rejiminin tasfiyesi ve eşlerin malvarlığının araştırılması uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, eşin alacaklı olduğu icra dosyalarının araştırılması, gerçek ekonomik durumun belirlenmesi, gizlenen gelir ve alacakların tespiti, nafaka uyuşmazlıkları ve mal rejiminden kaynaklanan alacak taleplerine ilişkin süreçlerde hukuki destek sunmaktadır.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Kule Plaza, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr




