
Borçlu Şirketin Mal Varlığını Başka Şirkete Devretmesi Halinde Ne Yapılabilir? 2026 Güncel Rehber
18 Ağustos 2026
Şirketler Arası Organik Bağ İcra Takibinde Ne İşe Yarar? 2026 Güncel Rehber
18 Ağustos 2026Borçlu eski şirketi borçlu bırakıp yeni şirket kurarsa alacak nasıl tahsil edilir? Aynı ortaklarla yeni şirket kurulması, ticari işletme devri, mal kaçırma, muvazaa, tasarrufun iptali ve yeni şirketin sorumluluğunu inceleyin.
Borçlu şirketin borçlarını ödemeden faaliyetlerini azaltması veya durdurması, ardından aynı ortaklar ya da yöneticiler tarafından yeni bir şirket kurulması uygulamada alacaklıların karşılaşabildiği önemli tahsilat sorunlarından biridir. Özellikle eski şirketin haczedilebilir malvarlığı bulunmazken yeni şirketin aynı işyerinde, aynı makinelerle, aynı çalışanlarla, aynı müşterilere hizmet vererek faaliyet göstermeye başlaması, ekonomik faaliyetin eski şirketten yeni şirkete aktarılıp aktarılmadığı sorusunu gündeme getirir.
Ancak burada önemli bir hukuki ayrım vardır: Borçlunun veya borçlu şirket ortaklarının yeni şirket kurması tek başına hukuka aykırı değildir ve yeni şirket eski şirketin borçlarından otomatik olarak sorumlu olmaz. Alacaklının yeni şirketin malvarlığına doğrudan haciz uygulayabilmesi için somut bir hukuki dayanak bulunması gerekir. Ticari işletmenin aktif ve pasifleriyle devredilmesi, borçlu şirketin mallarının yeni şirkete kaçırılması, muvazaalı işlemler yapılması veya İcra ve İflas Kanunu kapsamında iptale tabi tasarrufların bulunması hâlinde ise farklı hukuki yollar kullanılabilir.
Borçlu Yeni Şirket Kurarsa Eski Borç Ortadan Kalkar mı?
Hayır.
Yeni bir şirket kurulması eski şirketin borçlarını ortadan kaldırmaz.
Borç hangi şirket tarafından üstlenilmiş veya doğmuşsa kural olarak borçlu o tüzel kişidir.
Eski şirketin faaliyetini bırakması da mevcut borçlarını kendiliğinden sona erdirmez.
Yeni Şirket Eski Şirketin Borcundan Otomatik Olarak Sorumlu mudur?
Hayır.
İki şirketin ortaklarının aynı olması, aynı yöneticilere sahip olması veya aynı sektörde faaliyet göstermesi tek başına borcun yeni şirkete geçmesini sağlamaz.
Sermaye şirketlerinin ayrı tüzel kişilikleri bulunmaktadır.
Bu nedenle “ortaklar aynı, o hâlde yeni şirketin hesabına haciz koyalım” şeklindeki yaklaşım kural olarak yeterli değildir.
Aynı Kişi Eski Şirketi Kapatıp Yeni Şirket Kurabilir mi?
Kural olarak yeni şirket kurulmasını engelleyen genel bir yasak bulunmamaktadır.
Ancak yeni şirket kurulması, eski şirketin alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla gerçekleştirilen malvarlığı aktarımlarıyla birlikte yürütülüyorsa durum farklı değerlendirilir.
Önemli olan yeni şirketin kurulması değil, eski şirketin ekonomik değerlerinin yeni şirkete nasıl aktarıldığıdır.
Aynı Ortaklarla Yeni Şirket Kurulması Mal Kaçırma Sayılır mı?
Tek başına sayılmaz.
Ancak aşağıdaki durumların birlikte bulunması alacaklı açısından önemli olabilir:
Eski ve yeni şirketin ortaklarının aynı olması, yöneticilerin aynı kişiler olması, faaliyet adresinin değişmemesi, makinelerin yeni şirkete geçirilmesi, çalışanların topluca yeni şirkete aktarılması, müşterilerin yeni şirkete yönlendirilmesi, stokların devredilmesi, marka ve internet sitesinin kullanılmaya devam edilmesi ve eski şirkette haczedilebilir hiçbir değer bırakılmaması.
Bunların hiçbiri tek başına kesin sonuç doğurmaz. Ancak işlemlerin bütünü ekonomik devamlılığın araştırılmasını gerektirebilir.
Yeni Şirket Aynı Adreste Faaliyete Devam Ediyorsa Ne Olur?
Aynı adres önemli bir gösterge olabilir fakat tek başına yeterli değildir.
Eski şirketin fabrikasında veya mağazasında yeni şirket faaliyet gösteriyor olabilir.
Bu durumda işyerinin mülkiyeti, kira sözleşmesi, makinelerin kime ait olduğu, stokların faturaları, çalışanların hangi şirkete bağlı olduğu ve ticari faaliyetlerin ne zaman devredildiği araştırılmalıdır.
Aynı Makineler Kullanılıyorsa Haciz Yapılabilir mi?
Makinelerin mülkiyeti belirlenmelidir.
Makine hâlen borçlu şirkete aitse haciz gündeme gelebilir.
Ancak makine yeni şirkete gerçekten satılmışsa doğrudan eski şirketin malı gibi haczedilmesi istihkak uyuşmazlığı yaratabilir.
Bu durumda satış işleminin tasarrufun iptaline tabi olup olmadığı veya muvazaalı olup olmadığı ayrıca araştırılmalıdır.
Yeni Şirket İstihkak İddiasında Bulunursa Ne Olur?
Haciz sırasında yeni şirket malların kendisine ait olduğunu ileri sürebilir.
Bu durumda İcra ve İflas Kanunu’nun istihkak hükümleri gündeme gelir.
Faturalar, ticari defterler, banka ödemeleri, malların teslim tarihleri, şirketler arasındaki bağlantı ve fiili kullanım gibi deliller önem kazanabilir.
Sırf haciz adresinin eski borçluya ait olması bütün malların borçluya ait olduğunu kesin olarak göstermez.
Ticari İşletme Yeni Şirkete Devredilmişse Ne Olur?
Buradaki en önemli hukuki ihtimallerden biri budur.
Eski şirket yalnızca birkaç malını satmamış, ticari işletmesini ekonomik bütünlük içerisinde yeni şirkete devretmiş olabilir.
Makineler, stoklar, ticari ilişkiler, işletme organizasyonu ve diğer unsurlar birlikte yeni şirkete aktarılmışsa Türk Borçlar Kanunu m.202 kapsamında malvarlığı veya işletmenin devri gündeme gelebilir.
TBK 202 Neden Önemlidir?
TBK m.202, bir malvarlığının veya işletmenin aktif ve pasifleriyle birlikte devralınmasına ilişkin özel bir sorumluluk rejimi öngörmektedir.
Şartların oluşması hâlinde devralan işletmenin borçlardan sorumluluğu gündeme gelebilir.
Bu nedenle borçlu şirketin bütün ekonomik faaliyetinin yeni şirkete aktarılmış olduğu dosyalarda yalnızca tasarrufun iptali değil, işletme devri hükümleri de mutlaka değerlendirilmelidir.
Sadece Müşteri Portföyünün Geçmesi Yeterli midir?
Tek başına her zaman yeterli değildir.
Ancak müşterilerle birlikte makineler, çalışanlar, stoklar, işyeri, ticari sözleşmeler ve gelir kaynakları da yeni şirkete geçmişse ekonomik bütünlüğün devri iddiası güçlenebilir.
İşletmenin fiilen aynı şekilde devam edip etmediği önem taşır.
Eski Şirketin Çalışanları Yeni Şirkete Geçmişse Ne Olur?
Çalışanların tamamının veya büyük bölümünün yeni şirkete geçmesi ekonomik devamlılığın göstergelerinden biri olabilir.
Ancak yalnızca çalışanların geçişi yeni şirketi eski şirketin bütün ticari borçlarından otomatik olarak sorumlu yapmaz.
İşyeri devrine ilişkin iş hukuku hükümleri ile ticari işletmenin devrine ilişkin borçlar hukuku hükümleri birbirinden ayrılmalıdır.
Eski Şirketin Telefonu ve İnternet Sitesi Yeni Şirket Tarafından Kullanılıyorsa Ne Olur?
Bu tür unsurlar tek başına kesin delil değildir ancak diğer bulgularla birlikte önem kazanabilir.
Aynı telefon numarası, aynı alan adı, aynı sosyal medya hesapları, aynı e-posta altyapısı ve aynı müşteri iletişim kanallarının kullanılması ticari faaliyetin kesintisiz devam ettiğine ilişkin deliller arasında değerlendirilebilir.
Marka Yeni Şirkete Devredilmişse Ne Olur?
Marka şirketin önemli ekonomik değerlerinden biri olabilir.
Borçlu şirketin markasını icra tehdidi ortaya çıktıktan sonra yeni şirkete devretmesi hâlinde marka devrinin tarihi, bedeli ve gerçek ödeme durumu incelenmelidir.
Şartları varsa bu işlem de tasarrufun iptali veya başka hukuki uyuşmazlıkların konusu olabilir.
Borçlu Şirket Mallarını Yeni Şirkete Satmışsa Ne Yapılabilir?
Öncelikle satışların gerçek olup olmadığı araştırılmalıdır.
Örneğin eski şirket 15 milyon TL değerindeki makinelerini yeni şirkete 15 milyon TL karşılığında gerçekten satmış ve bedel banka hesabına ödenmiş olabilir.
Bu durumda yalnızca şirketlerin ilişkili olması işlemi kendiliğinden geçersiz yapmaz.
Ancak aynı makineler 1 milyon TL’ye devredilmiş veya hiçbir ödeme yapılmamışsa farklı bir değerlendirme gerekebilir.
Satış Bedeli Ödenmemişse Ne Olur?
Bu durum işlemin gerçekliğinin sorgulanmasına neden olabilir.
Fatura düzenlenmiş olması tek başına ödemenin gerçekleştiğini göstermez.
Banka kayıtları, cari hesaplar, ticari defterler ve ödeme belgeleri incelenebilir.
Özellikle eski ve yeni şirket aynı kişiler tarafından kontrol ediliyorsa bedelin gerçekten ödenip ödenmediğinin tespiti önemlidir.
Mallar Gerçek Değerinin Çok Altında Devredilmişse Ne Olur?
Gerçek değer ile satış bedeli arasındaki ciddi fark tasarrufun iptali bakımından önem taşıyabilir.
Örneğin 20 milyon TL değerindeki fabrika binasının ilişkili yeni şirkete 3 milyon TL bedelle devredilmesi hâlinde taşınmazın gerçek değeri ve ödemenin gerçekliği araştırılmalıdır.
Ancak değer farkının bulunması tek başına her dosyada otomatik iptal sonucu doğurmaz.
Tasarrufun İptali Davası Açılabilir mi?
İİK m.277 ve devamındaki koşullar bulunuyorsa evet.
Tasarrufun iptali davası borçlunun alacaklıların tahsil imkânını azaltan belirli işlemlerine karşı kullanılabilir.
Özellikle eski şirketin haczedilebilir mallarını yeni kurulan ilişkili şirkete aktardığı dosyalarda bu dava önemli bir tahsilat aracı olabilir.
Tasarrufun İptali Davası Yeni Şirketi Borçlu mu Yapar?
Hayır.
Tasarrufun iptali davasının amacı yeni şirketi genel anlamda eski şirketin bütün borçlarının borçlusu hâline getirmek değildir.
Amaç, iptale tabi tasarrufa konu mal veya değer üzerinde alacaklıya cebri icra yoluyla tahsilat imkânı sağlamaktır.
Bu ayrım önemlidir.
Tasarrufun İptali İçin Aciz Belgesi Gerekir mi?
Tasarrufun iptali davalarında borçlunun aciz durumunun ortaya konulması önem taşır.
İcra dosyasında yapılan haciz ve malvarlığı araştırmaları bu nedenle yalnızca tahsilat için değil, daha sonra açılabilecek iptal davası açısından da önemlidir.
Somut dosyada kesin veya geçici aciz belgesi niteliğindeki belgelerin yeterliliği ayrıca değerlendirilmelidir.
Tasarrufun İptali Davasında Süre Ne Kadardır?
İİK m.284 kapsamında iptal davası hakkı, iptale tabi tasarrufun tarihinden itibaren beş yıl geçmekle düşer.
Bunun yanında farklı iptal sebepleri bakımından İİK’da ayrıca zaman koşulları bulunmaktadır.
Bu nedenle şirketler arasındaki şüpheli devirler tespit edildiğinde beklenmemelidir.
Muvazaalı Devir Varsa Ne Yapılabilir?
Borçlu şirket mallarını gerçekte devretmediği hâlde kâğıt üzerinde yeni şirkete satmış gibi gösterebilir.
Örneğin satış bedeli hiç ödenmemiş, makineler aynı yerde eski şirket tarafından kullanılmaya devam edilmiş ve tarafların gerçek amacı yalnızca malları hacizden korumak olmuş olabilir.
Bu durumda muvazaa hükümleri gündeme gelebilir.
Muvazaa ile Tasarrufun İptali Aynı Şey midir?
Hayır.
Muvazaada görünürdeki işlemin tarafların gerçek iradesini yansıtmadığı ileri sürülür.
Tasarrufun iptalinde ise işlem gerçekten yapılmış ve hukuken geçerli olabilir; ancak kanunda belirtilen koşullar nedeniyle alacaklı bakımından etkisiz hâle getirilmesi talep edilir.
Bu nedenle dava türünün doğru belirlenmesi kritik önemdedir.
Yeni Şirketin Banka Hesaplarına Doğrudan Haciz Konulabilir mi?
Sırf ortaklarının aynı olması nedeniyle hayır.
Yeni şirket ayrı tüzel kişidir.
Yeni şirketin banka hesabına doğrudan haciz uygulanabilmesi için yeni şirketin alacaktan hukuken sorumlu olduğunu gösteren bir hukuki sebep bulunmalıdır.
Aksi durumda haciz işlemi ciddi uyuşmazlık yaratabilir.
Yeni Şirket Eski Şirkete Borçluysa Haciz Yapılabilir mi?
Bu farklı bir durumdur.
Yeni şirketin borçlu eski şirkete gerçekten borcu bulunuyorsa eski şirketin bu alacağı haczedilebilir.
Şartları oluştuğunda İİK m.89 kapsamında yeni şirkete haciz ihbarnamesi gönderilmesi değerlendirilebilir.
Dolayısıyla yeni şirket eski borcun borçlusu olmasa bile borçlu şirkete olan kendi borcu haczin konusu olabilir.
Eski Şirket Yeni Şirkete Fatura Kesmişse Bu Alacak Haczedilebilir mi?
Borçlu şirketin yeni şirketten doğmuş gerçek bir ticari alacağı bulunuyorsa bu alacak haczedilebilir.
Örneğin makineler 5 milyon TL’ye satılmış ancak yeni şirket satış bedelini henüz ödememiş olabilir.
Bu durumda alacaklının doğrudan makineye yönelmesinden önce borçlu şirketin 5 milyon TL’lik satış alacağına haciz uygulanması gündeme gelebilir.
Yeni Şirket Müşterilerden Tahsilat Yapmaya Başladıysa Ne Olur?
Bu durum ekonomik faaliyetin aktarılması açısından önemlidir.
Eski şirketin sözleşmeleri, siparişleri veya hakedişleri fiilen yeni şirket tarafından tahsil edilmeye başlanmışsa bunun hukuki dayanağı araştırılmalıdır.
Alacak temliki yapılmış olabilir, sözleşmeler devredilmiş olabilir veya ticari işletme devri gerçekleşmiş olabilir.
Özellikle bedelsiz alacak devirleri tasarrufun iptali açısından incelenmelidir.
POS ve Sanal POS Yeni Şirkete Aktarılmışsa Ne Olur?
Borçlu eski şirketin mağazası veya internet sitesi faaliyet göstermeye devam ederken ödemelerin artık yeni şirketin POS veya sanal POS hesabına yapılması önemli bir göstergedir.
Bu durum tek başına yeni şirketi eski borçlardan sorumlu yapmaz.
Ancak ekonomik faaliyetin bütün olarak yeni şirkete geçirildiği iddiasını destekleyebilir.
E-Ticaret Mağazası Yeni Şirket Üzerinden Devam Ediyorsa Ne Olur?
Online pazaryerlerinde eski şirketin satışlarının sonlandırılıp aynı ürünlerin yeni şirket üzerinden satılmaya başlanması da araştırılabilir.
Marka, stok, depo, çalışanlar ve müşteri ağı birlikte yeni şirkete aktarılmışsa ticari işletme devri ihtimali güçlenebilir.
Ayrıca eski şirketin yeni şirketten doğmuş alacakları bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Yeni Şirket Üzerine Geçirilen Taşınmaza Ne Yapılabilir?
Taşınmaz gerçekten satılmışsa tapuda artık yeni şirket adına kayıtlı olacaktır.
Bu nedenle eski şirketin borcu gerekçe gösterilerek doğrudan haciz uygulanması kural olarak mümkün değildir.
Ancak tasarrufun iptali veya muvazaa şartları bulunuyorsa taşınmaz üzerinde alacaklının cebri icra gerçekleştirebilmesine yönelik hukuki yollar kullanılabilir.
Taşınmaz Tekrar Başkasına Satılırsa Ne Olur?
Devir zinciri karmaşıklaşır.
Sonraki kişilerin hukuki durumu ve iyiniyet meselesi ayrıca değerlendirilir.
Bu nedenle şüpheli taşınmaz devri öğrenildiğinde geçici hukuki koruma tedbirlerinin hızla değerlendirilmesi önemlidir.
İhtiyati Haciz İstenebilir mi?
İİK’daki şartlar mevcutsa ihtiyati haciz gündeme gelebilir.
Özellikle alacağın tahsilinin tehlikeye girdiğini gösteren gelişmeler varsa ihtiyati haciz önemli bir araç olabilir.
Ancak borçlunun yeni şirket kurması tek başına ihtiyati haciz sebebi olarak kabul edilemez; kanuni koşulların somut olarak ortaya konulması gerekir.
İhtiyati Tedbir İstenebilir mi?
Açılacak davanın niteliğine göre ihtiyati tedbir veya başka geçici hukuki koruma talepleri değerlendirilebilir.
Özellikle devredilen malın üçüncü kişilere tekrar aktarılması riski varsa hızlı hareket edilmesi gerekir.
Hangi korumanın talep edileceği davanın hukuki niteliğine göre belirlenmelidir.
Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Mümkün mü?
Türk hukukunda tüzel kişilik perdesinin kaldırılması istisnai durumlarda gündeme gelebilen bir yaklaşımdır.
Şirket tüzel kişiliğinin alacaklılardan kaçmak amacıyla dürüstlük kuralına aykırı şekilde kötüye kullanılması hâlinde somut olayın özelliklerine göre tartışılabilir.
Ancak yalnızca şirket ortaklarının aynı olması yeterli değildir.
Bu yol istisnai nitelikte değerlendirilmelidir.
Şirket Yöneticileri Şahsen Sorumlu Tutulabilir mi?
Sırf eski şirketin yöneticisi veya ortağı olmak şirket borcundan kişisel sorumluluk yaratmaz.
Ancak yöneticilerin kendi hukuka aykırı ve kusurlu işlemleriyle şirketi veya alacaklıları zarara uğratması hâlinde Türk Ticaret Kanunu kapsamındaki sorumluluk hükümleri ayrıca değerlendirilebilir.
Şahsi kefalet veya garanti bulunması hâlinde ise ayrıca kişisel borç ilişkisi doğabilir.
Ceza Sorumluluğu Doğabilir mi?
Bazı malvarlığı kaçırma davranışlarının ceza veya icra ceza hukuku bakımından sonuçları olabilir.
Ancak eski şirketin kapanıp yeni şirket kurulması tek başına suç oluşturmaz.
Ceza sorumluluğu bakımından ilgili suç tipinin bütün kanuni unsurlarının somut olayda gerçekleşmesi gerekir.
Bu nedenle ceza şikâyeti tahsilat aracı olarak otomatik biçimde kullanılmamalıdır.
Alacaklı Hangi Delilleri Toplamalıdır?
Alacaklı açısından eski ve yeni şirket arasındaki ekonomik bağlantının belgelenmesi önemlidir. Ticaret sicili kayıtları, ortak ve yönetici değişiklikleri, faaliyet adresleri, makine ve araç devirleri, tapu hareketleri, faturalar, banka ödemeleri, ticari defterler, marka devirleri, internet sitesi değişiklikleri, müşterilerden yapılan tahsilatlar ve şirketler arasındaki sözleşmeler önem taşıyabilir.
Özellikle kronoloji hazırlanmalıdır: Alacak ne zaman doğdu, yeni şirket ne zaman kuruldu, mallar ne zaman devredildi, icra takibi ne zaman başladı ve eski şirket ne zaman faaliyetsiz bırakıldı?
Örnek: Borçlu Şirket Kapanıyor, Ertesi Ay Aynı Faaliyet Yeni Şirketle Devam Ediyor
A şirketinin tedarikçisine 12 milyon TL borcu bulunduğunu düşünelim. Alacağın vadesinden sonra A şirketinin ortakları B şirketini kurmuş olsun. Bir ay içerisinde A şirketinin makineleri, çalışanları, stokları ve müşterileri B şirketine aktarılmış; B şirketi aynı fabrikada aynı ürünleri üretmeye devam etmiş olsun. A şirketinde ise haczedilebilir hiçbir mal bırakılmamış olsun.
Bu durumda B şirketine sırf ortakları aynı olduğu gerekçesiyle doğrudan haciz uygulanması yerine şirketler arasındaki işlemlerin hukuki niteliği araştırılmalıdır.
TBK m.202 kapsamında işletme devri, İİK m.277 ve devamı kapsamında tasarrufun iptali, muvazaa ve geçici hukuki koruma seçenekleri birlikte değerlendirilmelidir.
Örnek: Yeni Şirket Kuruluyor ve Bütün Araçlar Bu Şirkete Satılıyor
Borçlu şirketin 10 ticari aracının bulunduğunu ve icra takibinden kısa süre önce araçların tamamının yeni kurulan ilişkili şirkete devredildiğini varsayalım.
Araçların piyasa değeri toplam 15 milyon TL iken satış bedeli 3 milyon TL gösterilmiş ve banka üzerinden gerçek ödeme yapılmamışsa işlemler ayrıntılı şekilde incelenmelidir.
Alacaklının devir tarihlerini, piyasa değerlerini, satış bedellerini ve banka hareketlerini ortaya çıkarması tasarrufun iptali veya muvazaa iddiası bakımından önemli olabilir.
Yeni Şirket Kurulduğunda Alacaklının Kontrol Etmesi Gereken 25 Nokta
- Yeni şirketin kuruluş tarihi belirlenmelidir.
- Eski ve yeni şirket ortakları karşılaştırılmalıdır.
- Yöneticiler araştırılmalıdır.
- Faaliyet adresleri karşılaştırılmalıdır.
- Alacağın doğum tarihi belirlenmelidir.
- İcra takibinin tarihi tespit edilmelidir.
- Taşınmaz devirleri araştırılmalıdır.
- Araç devirleri incelenmelidir.
- Makine ve ekipman devirleri kontrol edilmelidir.
- Stok hareketleri araştırılmalıdır.
- Satış bedelleri incelenmelidir.
- Gerçek ödeme yapılıp yapılmadığı kontrol edilmelidir.
- Banka hareketleri araştırılmalıdır.
- Çalışanların yeni şirkete geçişi incelenmelidir.
- Müşterilerin hangi şirkete ödeme yaptığı araştırılmalıdır.
- Hakedişlerin kime aktarıldığı belirlenmelidir.
- Alacak temlikleri araştırılmalıdır.
- POS ve sanal POS hesapları incelenmelidir.
- Marka ve diğer fikrî hak devirleri kontrol edilmelidir.
- İnternet sitesi ve satış kanallarındaki değişiklikler araştırılmalıdır.
- TBK m.202 kapsamında işletme devri değerlendirilmelidir.
- İİK m.277 ve devamı kapsamında tasarrufun iptali değerlendirilmelidir.
- Muvazaa ihtimali incelenmelidir.
- İhtiyati haciz ve tedbir seçenekleri değerlendirilmelidir.
- Hak düşürücü süreler ve zamanaşımı süreleri korunmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Borçlu yeni şirket kurarsa eski borç silinir mi?
Hayır. Yeni şirket kurulması eski şirketin borcunu ortadan kaldırmaz.
Yeni şirket eski şirketin borcundan otomatik sorumlu mudur?
Hayır. Bunun için işletme devri, borcun üstlenilmesi veya başka bir hukuki sorumluluk sebebi bulunmalıdır.
Aynı ortakların yeni şirket kurması mal kaçırma sayılır mı?
Tek başına hayır. Ancak eski şirketin bütün malvarlığının yeni şirkete aktarılması ayrıca araştırılmalıdır.
Yeni şirket aynı adreste çalışıyorsa mallar haczedilebilir mi?
Malların mülkiyeti belirlenmelidir. Yeni şirketin istihkak iddiası gündeme gelebilir.
Eski şirketin bütün işletmesi yeni şirkete geçtiyse ne olur?
Şartları bulunuyorsa TBK m.202 kapsamında devralanın sorumluluğu gündeme gelebilir.
Borçlu mallarını yeni şirkete devrettiyse tasarrufun iptali davası açılabilir mi?
İİK m.277 ve devamındaki koşullar mevcutsa evet.
Yeni şirketin banka hesabına doğrudan haciz konulabilir mi?
Sırf ortaklarının aynı olması yeterli değildir. Yeni şirketin borçtan sorumluluğunu sağlayan hukuki dayanak bulunmalıdır.
Yeni şirket eski şirkete borçluysa ne yapılabilir?
Eski şirketin yeni şirketten olan alacağı şartları varsa İİK m.89 kapsamında haczedilebilir.
Muvazaalı şirket devri nasıl ispatlanır?
Devir bedelleri, banka hareketleri, ticari defterler, şirketlerin ortaklık yapısı, fiili kullanım ve ekonomik devamlılığı gösteren diğer deliller birlikte değerlendirilebilir.
Yeni şirket kurulması ceza şikâyeti yapılması için yeterli midir?
Hayır. Ceza sorumluluğu için ilgili suçun kanuni unsurlarının ayrıca gerçekleşmesi gerekir.
Sonuç: Yeni Şirketin Kurulmasına Değil, Ekonomik Faaliyetin Nasıl Aktarıldığına Bakılmalıdır
Borçlu şirketin ortaklarının yeni bir şirket kurması tek başına yeni şirketi eski borçlardan sorumlu hâle getirmez. Alacaklının asıl araştırması gereken konu, eski şirketin malvarlığının, ticari işletmesinin ve gelir kaynaklarının yeni şirkete aktarılıp aktarılmadığıdır.
Eski şirket borçlarla bırakılmış; makineler, araçlar, stoklar, çalışanlar, müşteriler, marka, internet sitesi ve tahsilat kanalları yeni şirkete geçirilmişse ekonomik faaliyetin devamlılığı ayrıntılı şekilde incelenmelidir. Gerçek anlamda bir ticari işletme devri varsa TBK m.202, alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik devirler varsa İİK m.277 ve devamındaki tasarrufun iptali hükümleri, görünürdeki işlemler gerçeği yansıtmıyorsa muvazaa hükümleri gündeme gelebilir.
Alacaklı açısından en önemli noktalardan biri de kronolojidir. Alacağın doğum tarihi, yeni şirketin kuruluş tarihi, malların devir tarihleri ve icra takibinin başlangıcı yan yana getirildiğinde işlemlerin amacı konusunda çok daha güçlü bir hukuki değerlendirme yapılabilir.
Özellikle yüksek tutarlı ticari alacaklarda yalnızca borçlu eski şirketin banka hesaplarında para bulunmadığını tespit ederek takipten vazgeçilmemelidir. Şirketin ekonomik değerinin nereye taşındığı, yeni şirketle arasındaki para ve mal hareketleri ve üçüncü kişilerden doğan alacakları birlikte araştırılmalıdır.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık – Yeni Şirket Kurularak Devam Ettirilen Faaliyetlerde Alacak Tahsili
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık; borçlu şirketlerin faaliyetlerini yeni veya ilişkili şirketlere aktarması, şirket malvarlığının araştırılması, ticari işletme devri, tasarrufun iptali, muvazaalı malvarlığı devirleri, ihtiyati haciz, üçüncü kişilerdeki alacakların haczi ve yüksek tutarlı ticari alacakların tahsilinde hukuki destek sunmaktadır.
Telefon: 0312 434 22 22 / 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara




