
Borçlunun Marka ve Patent Hakları Haczedilebilir mi? 2026 Güncel Rehber
25 Ağustos 2026
Borçlunun Lisans ve Royalty Gelirlerine Haciz Konulabilir mi? 2026 Güncel Rehber
25 Ağustos 2026Dijital ekonominin büyümesiyle birlikte borçluların ekonomik değeri artık yalnızca banka hesapları, araçlar, taşınmazlar veya şirket paylarından oluşmamaktadır. Yüksek ziyaretçi trafiğine sahip bir alan adı (domain), internet sitesi, mobil uygulama, dijital platformdan doğan gelirler, reklam alacakları veya çevrim içi mağazadan doğmuş hak ve alacaklar ciddi ekonomik değer taşıyabilir.
Bu nedenle icra takibinde borçlunun klasik malvarlığında yeterli değer bulunamadığında “Borçlunun alan adı haczedilebilir mi?”, “İnternet sitesi haczedilebilir mi?”, “Dijital varlıklar icra yoluyla satılabilir mi?” ve “Platform gelirlerine haciz konulabilir mi?” soruları giderek daha önemli hâle gelmektedir.
Kısa cevap şudur: Dijital varlıkların tamamı için tek ve aynı haciz yöntemi bulunmamaktadır. Öncelikle dijital varlığın hukuki niteliğinin belirlenmesi gerekir. Alan adı üzerindeki hak, internet sitesinin yazılımı, marka hakkı, içerik üzerindeki fikrî haklar ve platformdan doğmuş para alacakları birbirinden farklı hukuki varlıklardır. Haczedilebilirlik ve paraya çevirme yöntemi de buna göre değerlendirilmelidir.
Alan Adı Bir Malvarlığı Değeri midir?
Alan adları günümüzde önemli ekonomik değer taşıyabilir.
Örneğin kısa, jenerik veya yüksek ticari trafik oluşturan bir alan adı yüz binlerce hatta bazı durumlarda milyonlarca liralık ekonomik değere ulaşabilir.
Ancak alan adı, taşınmaz veya araç gibi klasik anlamda fiziksel bir eşya değildir. Alan adı üzerindeki kullanım ve tahsis hakkının niteliği, kayıt kuruluşuyla kurulan sözleşme ve ilgili alan adı sistemine göre değerlendirilmelidir.
Bu nedenle alan adı haczinde ilk soru:
“Bu alan adının ekonomik değeri var mı?”
değil,
“Borçlunun bu alan adı üzerinde hukuken hangi hakkı bulunuyor?”
olmalıdır.
.tr Uzantılı Alan Adlarında Durum Nedir?
Türkiye’deki .tr uzantılı alan adları bakımından TRABİS sistemi önemlidir.
TRABİS, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından işletilen .tr Ağ Bilgi Sistemi’dir.
.tr alan adlarının tahsisi ve yönetimi ilgili mevzuat ve TRABİS sistemi kapsamında yürütülmektedir.
Dolayısıyla örneğin borçlu adına kayıtlı:
ornek.com.tr
alan adının haczi değerlendirilirken alan adının tahsis durumu, kayıt kuruluşu ve borçlunun alan adı üzerindeki hakkının kapsamı araştırılmalıdır.
.com Alan Adları Haczedilebilir mi?
.com, .net veya .org gibi uluslararası alan adlarında durum daha karmaşıktır.
Bu alan adlarının kayıt sistemi ICANN tarafından koordine edilen uluslararası alan adı altyapısıyla bağlantılıdır.
ICANN – Internet Corporation for Assigned Names and Numbers
Alan adının hangi registrar üzerinden kayıt edildiği, registrarın hangi ülkede bulunduğu ve alan adı sahibinin sözleşmesel hakları önemlidir.
Türkiye’deki bir icra işleminin yabancı kayıt kuruluşu nezdinde otomatik olarak uygulanabileceği varsayılmamalıdır.
Bu nedenle uluslararası alan adlarında sınır ötesi icra ve uygulanabilirlik ayrıca değerlendirilmelidir.
Alan Adı ile İnternet Sitesi Aynı Şey midir?
Hayır. Uygulamada en sık yapılan hatalardan biridir.
Örneğin:
alan adı: ornek.com
internet sitesi yazılımı: WordPress veya özel yazılım
sunucu: başka bir şirkete ait
marka: TÜRKPATENT’te tescilli
fotoğraf ve içerikler: ayrı fikrî haklara tabi
müşteri veri tabanı: KVKK kapsamında kişisel veri içerebilir
Bunların tamamı farklı hukuki unsurlardır.
Dolayısıyla “internet sitesine haciz” ifadesi kullanılmadan önce hangi ekonomik hakkın haczedilmek istendiği belirlenmelidir.
İnternet Sitesi Haczedilebilir mi?
İnternet sitesinin kendisini tek bir hukuki malvarlığı değeri olarak görmek her zaman doğru değildir.
Site içerisinde:
yazılım,
kaynak kod,
grafik tasarım,
fotoğraf,
video,
metin,
veri tabanı,
marka,
alan adı
gibi farklı haklar bulunabilir.
Bunların bir kısmı borçluya ait olabilirken bir kısmı üçüncü kişilerden lisanslanmış olabilir.
Bu nedenle hacizden önce hak sahipliği araştırılmalıdır.
İnternet Sitesinin Yazılımı Haczedilebilir mi?
Yazılımın ekonomik değeri ve fikrî hakların borçluya ait olması hâlinde haczedilebilirlik değerlendirmesi yapılabilir.
Ancak şirketin kullandığı her yazılım şirketin mülkiyetinde değildir.
Örneğin borçlu şirket aylık abonelikle bir SaaS yazılımı kullanıyorsa şirket yalnızca kullanım hakkına sahip olabilir.
Buna karşılık kendi çalışanları veya yüklenicileri tarafından geliştirilen özel bir yazılımın mali hakları şirkete ait olabilir.
Bu nedenle kaynak kodun bulunması tek başına mülkiyet hakkının borçluya ait olduğunu göstermez.
Yazılım Üzerindeki Haklar Nasıl Belirlenir?
Bilgisayar programları Türk hukukunda Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunabilir.
5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu – Mevzuat Bilgi Sistemi
Bu nedenle yazılımın kim tarafından geliştirildiği, çalışan veya freelancer sözleşmeleri, mali hak devirleri ve lisans sözleşmeleri incelenmelidir.
Borçlu yalnızca kullanım lisansına sahipse üçüncü kişiye ait yazılımın kendisinin borçlunun borcu nedeniyle haczedilmesi mümkün değildir.
Mobil Uygulama Haczedilebilir mi?
Mobil uygulama da tek başına homojen bir varlık değildir.
Uygulamanın:
kaynak kodu,
tasarımı,
markası,
kullanıcı tabanı,
lisans hakları,
uygulama mağazasından doğan gelirleri
farklı hukuki değerlendirmelere tabi olabilir.
Örneğin uygulamanın fikrî haklarının borçlu şirkete ait olması ile şirketin yalnızca başka bir yazılımı lisanslaması aynı değildir.
App Store veya Google Play Gelirlerine Haciz Konulabilir mi?
Borçlunun platformdan doğmuş para alacağı bulunuyorsa üçüncü kişideki alacağın haczi gündeme gelebilir.
Burada hedef mobil uygulamanın kendisi değil, uygulamanın satış veya abonelik gelirlerinden doğan alacaktır.
Örneğin borçlu şirketin uygulaması aylık 1 milyon TL gelir üretiyor ancak para henüz platform tarafından şirkete aktarılmamış olabilir.
Borçlunun platformdan olan alacağı hukuken belirlenebiliyorsa haciz olanakları değerlendirilebilir.
Uluslararası platformlarda ise şirketin Türkiye’deki veya yabancı ülkedeki hangi tüzel kişiyle sözleşme yaptığı ayrıca belirlenmelidir.
Google Reklam Gelirleri Haczedilebilir mi?
Borçlunun reklam platformundan doğmuş para alacağı bulunması hâlinde bu alacağın haczedilebilirliği değerlendirilebilir.
Burada kritik konu borçlunun karşı tarafının kim olduğunun belirlenmesidir.
Sözleşmenin yabancı bir şirketle kurulmuş olması hâlinde Türkiye’deki İİK m.89 haciz mekanizmasının uygulanabilirliği ayrıca değerlendirilmelidir.
Dolayısıyla platformun Türkiye’de faaliyet göstermesi, borçlunun mutlaka Türkiye’deki şirketten alacaklı olduğu anlamına gelmez.
YouTube Gelirlerine Haciz Konulabilir mi?
Benzer şekilde YouTube veya bağlantılı reklam sistemlerinden doğmuş ve borçluya ait para alacakları bakımından haciz değerlendirilebilir.
Ancak kanalın kendisi ile kanalın oluşturduğu gelir birbirinden ayrılmalıdır.
Örneğin:
YouTube kanalı → dijital hesap / sözleşmesel ilişki
Reklam geliri → para alacağı
şeklinde iki ayrı hukuki mesele bulunmaktadır.
Alacaklı açısından çoğu zaman doğmuş ve düzenli platform gelirlerine yönelmek, hesabın kendisini haczetmeye çalışmaktan daha uygulanabilir olabilir.
Instagram veya TikTok Hesabı Haczedilebilir mi?
Sosyal medya hesapları bakımından daha ihtiyatlı değerlendirme gerekir.
Hesabın platform kullanım şartları, devredilebilirliği, kişiye bağlı unsurları ve hesabın ticari niteliği önemlidir.
Örneğin kişisel sosyal medya hesabı ile milyonlarca takipçisi bulunan ve şirket tarafından işletilen ticari hesap aynı şekilde değerlendirilemez.
Ayrıca platformların kullanım şartları hesapların satışı veya devrine sınırlamalar getirebilir.
Bu nedenle “sosyal medya hesabı kesin olarak haczedilir ve icradan satılır” şeklinde genel bir sonuca varılması doğru değildir.
Influencer Gelirlerine Haciz Konulabilir mi?
Influencer veya içerik üreticisinin reklam ajanslarından, markalardan veya platformlardan doğmuş para alacakları haczedilebilirlik açısından daha klasik bir alacak niteliği taşıyabilir.
Örneğin borçlu içerik üreticisinin bir şirketle yaptığı reklam sözleşmesinden 500.000 TL alacağı varsa bu alacağa yönelik haciz gündeme gelebilir.
Bu durumda İİK m.89 haciz ihbarnamesi önemli bir araç olabilir.
E-Ticaret Pazaryeri Alacakları Haczedilebilir mi?
Evet, borçlunun pazaryerinden doğmuş para alacakları bulunuyorsa haciz değerlendirilebilir.
Örneğin borçlu şirket:
ürünleri satmış,
müşteriler ödemeyi yapmış,
ancak pazaryeri henüz satış bedelini satıcıya aktarmamış
olabilir.
Bu durumda borçlunun pazaryerinden doğan alacağı önemli bir tahsilat kaynağıdır.
Özellikle yüksek hacimli e-ticaret şirketlerinde banka hesaplarından önce veya banka hacizleriyle birlikte pazaryeri alacaklarının haczi ciddi sonuç sağlayabilir.
İİK 89 Dijital Platformlara Gönderilebilir mi?
Borçlunun üçüncü kişiden doğmuş para alacağı bulunuyorsa İcra ve İflas Kanunu m.89 kapsamında haciz ihbarnamesi değerlendirilir.
Örneğin:
Borçlu: E-ticaret şirketi
Üçüncü kişi: Pazaryeri işletmecisi
Borçlunun hakedişi: 2.500.000 TL
ise üçüncü kişide bulunan alacağın haczi gündeme gelebilir.
Ancak platformun yabancı şirket olması durumunda yetki, tebligat ve haczin yabancı ülkedeki etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.
Gelecekteki Dijital Gelirler Haczedilebilir mi?
Devam eden hukuki ilişkiden doğacak alacaklarda daha teknik bir inceleme gerekir.
Örneğin borçlunun pazaryeriyle sürekli satıcı sözleşmesi veya platformla düzenli reklam gelir ilişkisi bulunabilir.
Gelecekte doğacak alacakların haczinde alacağın hukuki ilişkisinin ve kaynağının belirlenebilir olması önemlidir.
Her ihtimalî gelecekteki kazancın süresiz şekilde haczedildiği kabul edilemez.
Domain Satışından Doğan Alacak Haczedilebilir mi?
Evet.
Borçlu alan adını üçüncü kişiye satmış ancak satış bedelini henüz tahsil etmemiş olabilir.
Bu durumda alan adının kendisinden ayrı olarak domain satışından doğan para alacağı haczedilebilirlik bakımından değerlendirilebilir.
Alıcıya İİK m.89 kapsamında haciz ihbarnamesi gönderilmesi şartları varsa gündeme gelebilir.
Borçlu Alan Adını Hacizden Önce Devrederse Ne Olur?
Borçlunun değerli alan adını icra takibinden hemen önce eşine, yakınına veya ilişkili şirkete devretmesi durumunda işlemin gerçek niteliği araştırılmalıdır.
Örneğin 5 milyon TL piyasa değeri olduğu ileri sürülen alan adı 10.000 TL bedelle borçlunun kardeşine devredilmiş olabilir.
Bu durumda:
devir tarihi,
gerçek piyasa değeri,
ödenen bedel,
taraflar arasındaki ilişki,
devrin ticari gerekçesi
incelenebilir.
Şartları gerçekleşmişse tasarrufun iptali veya muvazaa iddiaları gündeme gelebilir.
Alan Adı Başka Şirketin Üzerindeyse Ne Olur?
Bir şirket tarafından kullanılan alan adının mutlaka şirket adına kayıtlı olduğu varsayılmamalıdır.
Örneğin şirketin kurucusu alan adını yıllar önce kendi adına kaydetmiş olabilir.
Tersi de mümkündür: borçlu kişi internet sitesini yönetiyor olabilir ancak alan adı başka şirkete ait olabilir.
Bu nedenle hacizden önce hak sahibinin belirlenmesi şarttır.
Alan Adı Marka Olarak da Tescilliyse Ne Olur?
Burada iki farklı hak ortaya çıkar.
Örneğin:
ornek.com → alan adı
ÖRNEK → tescilli marka
olabilir.
Alan adının devri markayı otomatik olarak devretmez; markanın devri de alan adını otomatik olarak devretmez.
Marka hakkının haczi bakımından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ayrıca uygulanır.
6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu – Mevzuat Bilgi Sistemi
Bu nedenle yüksek değerli internet işletmelerinde marka + domain + yazılım + platform gelirleri birlikte araştırılmalıdır.
Dijital Varlığın Değeri Nasıl Belirlenir?
Alan adı ve dijital işletme değerlemesi klasik araç veya taşınmaz değerlemesinden farklıdır.
Değerleme yapılırken alan adının uzunluğu, jenerik niteliği, marka değeri, organik trafik, reklam gelirleri, abonelik gelirleri, müşteri kitlesi ve geçmiş satış performansı gibi kriterler kullanılabilir.
Örneğin aylık 3 milyon ziyaretçisi bulunan bir web sitesi ile hiç trafik almayan bir alan adının ekonomik değeri aynı değildir.
Ancak ziyaretçi veya kullanıcı verisinin ekonomik değer taşıması, kişisel verilerin serbestçe satılabileceği anlamına gelmez.
Müşteri Veri Tabanı Haczedilebilir mi?
Bu konu özellikle dikkat gerektirir.
Müşteri veri tabanı ticari değer taşıyabilir ancak kişisel veriler 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında korunmaktadır.
Kişisel Verileri Koruma Kurumu
Bir işletmenin “100.000 müşterilik veri tabanı var” denilerek kişisel verilerin bağımsız bir mal gibi serbestçe icradan satılması ciddi KVKK sorunları doğurabilir.
Bu nedenle dijital işletmenin değerlemesi ile kişisel verilerin hukuka uygun işlenmesi ve aktarılması birbirinden ayrılmalıdır.
E-Posta Listesi Haczedilebilir mi?
Aynı hassasiyet burada da geçerlidir.
Bir şirketin pazarlama e-posta listesi ekonomik değer taşıyabilir ancak listedeki gerçek kişilere ilişkin veriler kişisel veri niteliğinde olabilir.
KVKK ve elektronik ticari ileti mevzuatı dikkate alınmadan veri listesinin bağımsız bir ticari mal gibi satılması hukuken sorunlu olabilir.
Kripto Varlıklar Dijital Varlık Sayılır mı?
Geniş anlamda evet; ancak kripto varlıkların haczi alan adı veya internet sitesinden farklı hukuki ve teknik sorunlar doğurur.
Merkezi kripto varlık hizmet sağlayıcısında bulunan varlıklarla borçlunun kendi özel cüzdanında tuttuğu kripto varlıklar arasında önemli fark vardır.
Bu nedenle kripto varlık haczi ayrı bir icra stratejisi gerektirir.
NFT Haczedilebilir mi?
NFT’nin ekonomik değer taşıması hâlinde haczedilebilirliği teorik ve pratik açıdan gündeme gelebilir.
Ancak NFT’nin kendisi ile temsil ettiği eser veya fikrî hakkın aynı olmadığı unutulmamalıdır.
Bir NFT’nin sahibi olmak, NFT ile bağlantılı görselin bütün telif haklarına otomatik olarak sahip olmak anlamına gelmeyebilir.
Bu nedenle NFT’nin hukuki içeriği ve cüzdan üzerindeki kontrol ayrıca incelenmelidir.
Dijital Cüzdanlardaki Para Haczedilebilir mi?
Elektronik para kuruluşları ve ödeme hizmeti sağlayıcılarında borçlu adına bulunan para veya alacaklar bakımından ilgili kuruluş nezdindeki hakların haczi gündeme gelebilir.
Bu noktada klasik banka hesabından farklı bir teknik altyapı bulunmasına rağmen borçlunun üçüncü kişide bulunan para alacağının haczi mantığı önem taşır.
Ödeme ve elektronik para kuruluşlarının hukuki statüsü bakımından Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası düzenlemeleri dikkate alınmalıdır.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası – Ödeme Hizmetleri
Dijital Varlık Yurt Dışında Tutuluyorsa Ne Olur?
En büyük sorunlardan biri budur.
Domain registrar, hosting şirketi, uygulama mağazası veya dijital platform yabancı ülkede bulunabilir.
Türkiye’deki haciz kararının yabancı ülkedeki kuruluş üzerinde doğrudan sonuç doğuracağı varsayılamaz.
Yabancı hukukun tanıma, tenfiz veya cebri icra kuralları ile platformun sözleşme yapısı ayrıca incelenmelidir.
Alan Adı Haczedildikten Sonra Satılabilir mi?
Hakkın hukuki niteliği, devredilebilirliği ve ilgili kayıt sisteminin kuralları izin veriyorsa paraya çevirme gündeme gelebilir.
Ancak klasik taşınır satışındaki yöntemlerin alan adına aynen uygulanabileceği düşünülmemelidir.
Özellikle alan adının devri için registrar veya kayıt kuruluşu nezdinde teknik işlemler gerekebilir.
Domain Değerlemesi Nasıl Yapılır?
Alan adı değerlemesinde özellikle:
alan adının uzunluğu,
kelimenin ticari değeri,
uzantısı,
SEO geçmişi,
organik trafik,
backlink profili,
marka bağlantısı,
reklam geliri,
ticari kullanım potansiyeli
dikkate alınabilir.
Örneğin jenerik ve yoğun ticari arama alan bir .com alan adı ile rastgele karakterlerden oluşan kullanılmayan alan adının değeri aynı değildir.
Borçlu Domaini Sürekli Başka Kişilere Aktarıyorsa Ne Yapılabilir?
Transfer geçmişinin incelenmesi önemlidir.
Özellikle icra takibinin başlamasından sonra:
borçlu → eşi → kardeşi → ilişkili şirket
şeklinde kısa süreli domain transferleri gerçekleştirilmişse işlemlerin gerçekliği araştırılabilir.
Şartları varsa tasarrufun iptali ve muvazaa hükümleri gündeme gelebilir.
İhtiyati Haciz Dijital Varlıklara Uygulanabilir mi?
İİK’daki ihtiyati haciz şartlarının gerçekleşmesi hâlinde borçlunun haczedilebilir malvarlığı haklarının korunmasına yönelik talepler değerlendirilebilir.
Özellikle borçlunun yüksek değerli alan adını satışa çıkardığı veya önemli platform alacağını kısa süre içinde tahsil edeceği biliniyorsa hızlı hareket edilmesi gerekebilir.
Ancak ihtiyati haczin kapsamı somut dijital hakkın hukuki niteliğine göre belirlenmelidir.
Dijital Varlıklarda En Etkili Tahsilat Yöntemi Hangisidir?
Her zaman dijital varlığın kendisini sattırmak en iyi seçenek değildir.
Örneğin borçlunun:
10 milyon TL değerinde olduğu düşünülen web sitesi,
aylık 750.000 TL pazaryeri alacağı,
aylık 300.000 TL reklam geliri
bulunabilir.
Bu durumda web sitesini satmaya çalışmak yerine düzenli platform alacaklarına haciz uygulamak daha hızlı ve öngörülebilir tahsilat sağlayabilir.
Bu nedenle dijital varlık araştırmasında yalnızca “neye sahip?” değil, “nereden düzenli para kazanıyor?” sorusu da sorulmalıdır.
2026’da Dijital Varlık Haczinde Nasıl Bir Yol Haritası İzlenmeli?
İlk aşamada borçlunun dijital ekosistemi çıkarılmalıdır. Alan adları, mobil uygulamalar, internet siteleri, markalar ve platform hesapları belirlenmelidir.
İkinci aşamada hak sahipliği araştırılmalıdır. Borçlu gerçekten domainin, yazılımın veya fikrî hakkın sahibi midir?
Üçüncü aşamada gelir akışları tespit edilmelidir. Pazaryeri, reklam, abonelik, lisans, uygulama ve influencer gelirlerinin hangi üçüncü kişilerden geldiği belirlenmelidir.
Son olarak alan adının veya fikrî hakkın doğrudan haczi ile İİK m.89 kapsamında gelir akışının haczi karşılaştırılmalıdır.
Çoğu dosyada ikinci yöntem daha hızlı sonuç verebilir.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’da Dijital Varlık Haczi
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere teknoloji, e-ticaret, medya ve dijital hizmet şirketlerinin borçlu olduğu icra dosyalarında klasik malvarlığı araştırması artık tek başına yeterli olmayabilir.
Borçlunun banka hesabında para bulunmamasına rağmen milyonlarca lira değerinde domain, marka, yazılım veya düzenli platform geliri bulunabilir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK tarafından bu tür dosyalarda alan adı ve fikrî hakların yanında pazaryeri hakedişleri, reklam gelirleri, lisans alacakları ve diğer üçüncü kişi alacaklarının birlikte değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından özellikle dijital ekonomide faaliyet gösteren borçlular bakımından dijital varlığın kendisinin haczi ile dijital varlıktan doğan düzenli gelirlerin haczi arasında doğru tahsilat yönteminin seçilmesi, icra sürecinin etkinliği bakımından önemlidir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Borçlunun domaini haczedilebilir mi?
Alan adı üzerindeki hakkın niteliği, devredilebilirliği ve ilgili kayıt sistemi dikkate alınarak haciz imkânı değerlendirilebilir.
2. .com.tr alan adına haciz konulabilir mi?.tr alan adlarında TRABİS düzenlemeleri ve borçlunun alan adı üzerindeki hakkının niteliği birlikte değerlendirilmelidir.
3. .com alan adı Türkiye’den haczedilebilir mi?
Registrarın bulunduğu ülke ve sözleşme yapısı nedeniyle sınır ötesi icra sorunları ortaya çıkabilir.
4. İnternet sitesi haczedilebilir mi?
Sitenin domain, yazılım, marka, içerik ve veri tabanı gibi unsurları ayrı hukuki haklar oluşturabileceğinden her unsur ayrıca değerlendirilmelidir.
5. E-ticaret pazaryeri gelirlerine haciz konulabilir mi?
Borçlunun pazaryerinden doğmuş para alacağı bulunuyorsa İİK hükümleri kapsamında haciz değerlendirilebilir.
6. YouTube ve reklam gelirleri haczedilebilir mi?
Borçlunun platformdan doğmuş belirlenebilir para alacağı varsa haciz imkânı değerlendirilebilir.
7. Instagram hesabı icradan satılabilir mi?
Hesabın hukuki niteliği ve platformun kullanım şartları nedeniyle doğrudan ve genel bir “evet” cevabı verilemez.
8. Müşteri veri tabanı haczedilip satılabilir mi?
Kişisel verilerin korunması mevzuatı nedeniyle veri tabanının sıradan bir mal gibi satılması ciddi hukuki sorunlar doğurabilir.
9. Borçlu domainini eşine devrederse ne olur?
Devrin zamanı, bedeli ve amacı incelenir. Şartları varsa tasarrufun iptali veya muvazaa gündeme gelebilir.
10. Dijital varlık mı yoksa gelirleri mi haczedilmelidir?
Somut dosyaya göre değişir. Düzenli platform veya reklam gelirlerinin bulunduğu dosyalarda üçüncü kişideki alacakların haczi daha hızlı sonuç verebilir.
Uzman Hukuki Destek
Dijital ekonomide faaliyet gösteren borçluların yalnızca banka hesaplarının, araçlarının ve taşınmazlarının araştırılması tahsilat bakımından yetersiz kalabilir. Alan adları, yazılım ve fikrî haklar ile e-ticaret, reklam, lisans ve platform gelirlerinin birlikte incelenmesi gerekir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK olarak dijital varlıkların haczi, üçüncü kişilerdeki dijital platform alacaklarının tespiti, İİK m.89 haciz ihbarnameleri, ihtiyati haciz, tasarrufun iptali ve yüksek tutarlı ticari alacakların tahsili süreçlerinde hukuki destek sunuyoruz.
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır. Dijital varlığın türü, hak sahipliği, platform sözleşmesi ve varlığın Türkiye’de veya yurt dışında tutulması uygulanacak haciz yöntemini değiştirebilir.




