
Borçlunun Son 5 Yıldaki Mal Devirleri Araştırılabilir mi? 2026 Güncel Rehber
25 Ağustos 2026
Borçlunun Aracını Piyasa Değerinin Altında Satması Halinde Ne Yapılabilir? 2026 Güncel Rehber
25 Ağustos 2026Borçlunun icra takibinden hemen önce evini, arsasını, iş yerini veya başka değerli bir taşınmazını satması, alacaklı açısından ciddi bir mal kaçırma şüphesi oluşturabilir. Ancak yalnızca satışın icra takibinden kısa süre önce yapılmış olması, işlemin otomatik olarak geçersiz veya muvazaalı olduğu anlamına gelmez.
Asıl değerlendirilmesi gereken; borcun ne zaman doğduğu, taşınmazın kime satıldığı, gerçek satış bedeli, bedelin gerçekten ödenip ödenmediği, alıcının borçlunun mali durumunu bilip bilmediği ve satıştan sonra paranın nereye gittiğidir.
Kanuni şartların bulunması hâlinde borçlunun yaptığı taşınmaz devrine karşı tasarrufun iptali davası açılması ve taşınmaz üçüncü kişinin adına kayıtlı olsa bile alacaklının o taşınmaz üzerinde haciz ve satış yoluyla alacağını tahsil edebilmesi gündeme gelebilir.
İcra Takibinden Bir Gün Önce Ev Satılırsa Satış Geçersiz midir?
Hayır. Böyle otomatik bir kural bulunmamaktadır.
Örneğin borçlu gerçekten piyasa değerinden evini satmış, satış bedelini tahsil etmiş ve bu satışın alacaklıdan mal kaçırmakla ilgisi bulunmamış olabilir.
Buna karşılık şu tablo çok farklı değerlendirilir:
Borçlu hakkında 8 milyon TL’lik borç mevcut,
alacaklı ödeme talep ediyor,
borçlu evini kardeşine devrediyor,
tapuda çok düşük satış bedeli gösteriliyor,
gerçekte para ödenmiyor,
borçlu evde yaşamaya devam ediyor
ve birkaç gün sonra icra takibi başlıyor.
Böyle bir olayda tasarrufun iptali ve koşullarına göre muvazaa iddiaları ciddi biçimde gündeme gelebilir.
Mal Kaçırma Nasıl İspatlanır?
“Mal kaçırma” günlük dilde kullanılan geniş bir kavramdır. İcra hukukunda ise hangi hukuki sebebe dayanıldığı belirlenmelidir.
Özellikle İcra ve İflas Kanunu’nun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davası önem taşır.
2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu – Mevzuat Bilgi Sistemi
İşlemin muvazaalı olduğu ileri sürülüyorsa Türk Borçlar Kanunu m.19 kapsamında ayrıca değerlendirme yapılabilir.
Dolayısıyla her dosyada aynı dava türüne başvurulması doğru değildir.
Borcun Doğum Tarihi Neden Önemlidir?
Tasarrufun iptali davalarında en kritik tarihlerden biri borcun doğum tarihidir.
Örneğin:
1 Ocak: Borç doğdu.
1 Haziran: Borçlu ödeme ihtarı aldı.
10 Haziran: Ev eşe devredildi.
20 Haziran: İcra takibi başladı.
Bu kronoloji dikkat çekicidir.
Buna karşılık borçlu taşınmazını yıllar önce satmış ve borç çok daha sonra doğmuşsa tasarrufun iptali bakımından farklı bir hukuki değerlendirme yapılması gerekir.
Bu nedenle yalnızca “satış takipten önce mi?” sorusuna değil, “satış borcun doğumundan önce mi sonra mı?” sorusuna da bakılmalıdır.
Ev İcra Takibinden 1 Hafta Önce Satılmışsa Ne Olur?
Satış ile takip arasındaki sürenin çok kısa olması önemli bir emare olabilir ancak tek başına yeterli değildir.
Özellikle borçlunun takip yapılacağını bildiği veya öngörebildiği dönemde haczedilebilir en önemli malını elden çıkarması araştırılmalıdır.
Satışın gerçek olup olmadığı ve satış bedelinin ne olduğu belirlenmelidir.
Ev İcra Takibinden 1 Ay Önce Satılmışsa Tasarrufun İptali Açılabilir mi?
Bir aylık süre bulunması davaya engel değildir.
Tasarrufun iptalinde yalnızca icra takibiyle satış arasındaki gün sayısına bakılmaz.
İİK m.278, m.279, m.280 ve m.284 kapsamında farklı süreler ve şartlar bulunmaktadır.
Özellikle İİK m.280 kapsamında alacaklılara zarar verme kastıyla gerçekleştirilen işlemler bakımından ayrıca değerlendirme yapılmalıdır.
Ev Eşe Satılmışsa Ne Olur?
Borçlunun taşınmazını eşine devretmesi özellikle dikkatle incelenmesi gereken işlemlerden biridir.
Örneğin 10 milyon TL değerindeki evin borcun ödenmemeye başlanmasından hemen sonra eşe devredildiği ve gerçek satış bedelinin ödenmediği belirlenirse tasarrufun iptali bakımından önemli bir durum ortaya çıkabilir.
Ancak eşe yapılan her taşınmaz devri otomatik olarak mal kaçırma değildir.
İşlemin zamanı, bedeli ve gerçek ekonomik niteliği belirlenmelidir.
Boşanmadan Önce Eşe Ev Devredilirse Ne Olur?
Borçlu önce taşınmazını eşine devredip kısa süre sonra boşanmış olabilir.
Bu durumda boşanmanın varlığı tek başına önceki taşınmaz devrini tasarrufun iptali incelemesinden çıkarmaz.
Özellikle 2025 sonunda İİK m.278’de yapılan değişiklikler nedeniyle güncel düzenlemenin uygulanması gerekir.
Dolayısıyla eski tarihli internet makalelerinde yer alan süre ve yakınlık bilgileri 2026 dosyalarında doğrudan kullanılmamalıdır.
Ev Kardeşe Satılırsa Mal Kaçırma Sayılır mı?
Otomatik olarak sayılmaz.
Ancak kardeşe yapılan satışta özellikle:
satış tarihi,
gerçek piyasa değeri,
tapu satış bedeli,
ödeme yöntemi,
alıcının ödeme gücü,
borçlunun taşınmazı kullanmaya devam edip etmediği
araştırılmalıdır.
Örneğin hiçbir düzenli geliri bulunmayan kişinin 15 milyon TL değerindeki taşınmazı satın aldığı ileri sürülüyorsa satış bedelinin kaynağı önemli hâle gelir.
Arkadaşa Satılan Ev İçin Tasarrufun İptali Açılabilir mi?
Evet, üçüncü kişinin akraba olmaması tek başına davayı engellemez.
Özellikle İİK m.280 kapsamında üçüncü kişinin borçlunun alacaklılara zarar verme kastını bildiği veya bilmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu ileri sürülebilir.
Borçlu ile alıcı arasındaki ticari ve kişisel ilişkinin niteliği bu nedenle önemlidir.
Ev Gerçek Değerinin Çok Altında Satılmışsa Ne Olur?
Bu, tasarrufun iptali bakımından en önemli göstergelerden biri olabilir.
Örneğin:
Gerçek piyasa değeri: 12.000.000 TL
Gösterilen satış bedeli: 2.000.000 TL
ise ciddi değer farkının nedeni araştırılır.
İİK m.278’de borçlunun verdiği şeye göre pek aşağı bir fiyat kabul ettiği sözleşmeler bakımından özel düzenleme bulunmaktadır.
Bu nedenle taşınmazın devir tarihindeki gerçek piyasa değerinin bilirkişi marifetiyle belirlenmesi önemli olabilir.
Tapuda Düşük Bedel Gösterilmesi Tek Başına Yeterli midir?
Hayır.
Tapudaki bedel ile gerçek satış bedeli farklı olabilir.
Bu nedenle yalnızca tapu senedindeki rakama bakılarak karar verilmemelidir.
Banka hareketleri, ödeme belgeleri, tarafların ekonomik durumu ve diğer deliller birlikte değerlendirilmelidir.
Satış Bedelinin Bankadan Ödenmesi İşlemi Kesin Olarak Kurtarır mı?
Hayır.
Banka üzerinden ödeme yapılması gerçek satış iddiasını destekleyebilir ancak tek başına işlemin tasarrufun iptaline tabi olamayacağını göstermez.
Örneğin alıcı 10 milyon TL’yi borçluya göndermiş, borçlu da aynı gün parayı alıcıya veya ilişkili başka kişiye geri göndermiş olabilir.
Bu nedenle yalnızca ilk para transferine değil, gerektiğinde işlemin bütün ekonomik akışına bakılmalıdır.
Satış Bedeli Nakit Ödendi Deniyorsa Ne Olur?
Yüksek tutarlı taşınmaz işlemlerinde “bedeli elden nakit ödedim” savunmasının somut delillerle değerlendirilmesi gerekir.
Alıcının o tarihte bu miktarda nakit paraya sahip olup olmadığı, paranın kaynağı ve ödeme iddiasını destekleyen belgeler incelenebilir.
Özellikle milyonlarca liralık taşınmaz satışında hiçbir finansal kayıt bulunmaması diğer olgularla birlikte önem taşıyabilir.
Borçlu Evi Sattıktan Sonra İçinde Oturmaya Devam Ediyorsa Ne Olur?
Bu önemli bir emare olabilir.
Borçlu taşınmazını üçüncü kişiye sattığını ileri sürmesine rağmen:
kira ödemeden evde yaşamaya devam ediyor,
faturaları ödemeye devam ediyor,
taşınmazı fiilen yönetiyor,
alıcı hiçbir zaman taşınmazı kullanmıyor
ise satışın gerçek ekonomik niteliği araştırılmalıdır.
Ancak borçlunun evde yaşamaya devam etmesi tek başına muvazaayı kesin olarak kanıtlamaz.
Borçlu Evini Satıp Parasını Saklarsa Ne Olur?
Taşınmaz gerçek piyasa değerinden gerçekten satılmış olsa bile satış bedelinin daha sonra ne yapıldığı önem taşıyabilir.
Örneğin borçlu satıştan aldığı 15 milyon TL’yi aynı gün:
eşine,
kardeşine,
başka şirketine
veya üçüncü kişinin hesabına
aktarmış olabilir.
Bu durumda taşınmaz satışından ayrı olarak para transferleri de hukuki incelemeye konu olabilir.
Borçlu Evi Satıp Borçlarını Öderse Mal Kaçırma Olur mu?
Her durumda hayır.
Borçlunun taşınmazını satıp gerçek borçlarını ödemesi farklı bir hukuki durumdur.
Ancak belirli alacaklıların kayrılması, vadesi gelmemiş borçların ödenmesi veya olağan ödeme araçları dışında gerçekleştirilen işlemler bakımından İİK m.279 hükümleri gündeme gelebilir.
Dolayısıyla “başka borçlarımı ödedim” açıklaması da somut belgelerle incelenmelidir.
Tasarrufun İptali Davası Açmak İçin İcra Takibi Gerekir mi?
Tasarrufun iptali davası İcra ve İflas Kanunu’nda düzenlenmiş özel bir dava olduğundan kanunda öngörülen dava şartlarının bulunması gerekir.
Alacağın niteliği, takibin durumu ve aciz belgesi veya aciz belgesi niteliğindeki haciz tutanağı gibi hususlar dosya özelinde değerlendirilmelidir.
Bu nedenle yalnızca şüpheli satışın tespit edilmesi davanın bütün şartlarının gerçekleştiği anlamına gelmez.
Aciz Belgesi Neden Önemlidir?
Tasarrufun iptali davasının amacı borçlunun malvarlığından çıkarılmış değer üzerinden alacaklıya cebri icra imkânı sağlamaktır.
Borçlunun mevcut malvarlığının alacağı karşılamadığının ortaya konulması bu nedenle önemlidir.
Kesin veya geçici aciz belgesi ile aciz belgesi niteliği taşıyabilecek haciz tutanakları somut olayın koşullarına göre değerlendirilmelidir.
Tasarrufun İptali Davasında 5 Yıllık Süre Var mı?
Evet. İİK m.284 uyarınca iptal davası hakkı, iptale tabi tasarruf tarihinden itibaren beş yıl geçmekle düşer.
Bu nedenle şüpheli taşınmaz devrinin öğrenilmesinden sonra uzun süre beklenmemesi önemlidir.
Ancak İİK m.284’teki beş yıllık hak düşürücü süre ile İİK m.278 ve m.280 kapsamındaki özel dönemler birbirine karıştırılmamalıdır.
Ev 5 Yıldan Daha Önce Satılmışsa Ne Olur?
İİK m.284 bakımından beş yıllık süre önemli bir engel oluşturabilir.
Ancak somut olayda Türk Borçlar Kanunu m.19 kapsamında muvazaa iddiasının bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Tasarrufun iptali davası ile muvazaa davası aynı hukuki kurum değildir.
Bu nedenle “beş yıl geçti, kesinlikle hiçbir hukuki yol kalmadı” şeklinde otomatik değerlendirme yapılmamalıdır.
Tasarrufun İptali Davası Kazanılırsa Ev Borçluya Geri Döner mi?
Kural olarak tasarrufun iptali davasının amacı tapuyu tekrar borçlu adına geçirmek değildir.
Davanın kabulü hâlinde alacaklıya, alacak ve ferileriyle sınırlı olarak dava konusu taşınmaz üzerinde haciz ve satış yoluyla cebri icra yapabilme imkânı sağlanabilir.
Bu nedenle tasarrufun iptali davası klasik tapu iptal ve tescil davasından ayrılır.
Evi Alan Kişi Başkasına Satarsa Ne Olur?
Bu durumda devir zinciri araştırılmalıdır.
Örneğin:
Borçlu → kardeş → arkadaş → şirket
şeklinde ardışık satışlar yapılmış olabilir.
Sonraki devralanların iyi veya kötü niyetli olup olmadığı önem kazanabilir.
Taşınmazın kötü niyetli olmayan üçüncü kişinin elinden çıkması gibi durumlarda tazminat sonuçları da gündeme gelebilir.
Tapuya İhtiyati Tedbir Konulabilir mi?
Tasarrufun iptali davası sırasında taşınmazın yeniden devredilmesini engellemek amacıyla koruyucu hukuki tedbirler talep edilmesi gündeme gelebilir.
Somut dosyada ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir kurumlarından hangisinin uygulanabileceği talebin niteliğine göre belirlenmelidir.
Özellikle taşınmazın sürekli el değiştirdiği dosyalarda dava açıldıktan sonra koruma talep edilmesi büyük önem taşıyabilir.
Ev Üzerinde Banka İpoteği Varsa Ne Olur?
Taşınmazın üçüncü kişiye devredilmiş olması yanında üzerinde daha önce kurulmuş banka ipoteği bulunabilir.
Tasarrufun iptali davasının kabulü önceki geçerli ayni hakları kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Dolayısıyla taşınmazın gerçek ekonomik değeri hesaplanırken mevcut ipotekler ve diğer takyidatlar dikkate alınmalıdır.
Borçlu Tek Evini Satmışsa Durum Değişir mi?
Borçlunun tek konutunu satması da tek başına mal kaçırma değildir.
Ancak satışın alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği ayrı konudur.
Ayrıca taşınmazın borçlunun hâline münasip evi olması nedeniyle haczedilmezlik iddiasına konu olabilecek durumda bulunması da farklı bir hukuki meseledir.
Satış ve tasarrufun iptali değerlendirmesinde bütün bu unsurlar birlikte incelenmelidir.
Mal Kaçırma Şüphesinde Hangi Deliller Toplanmalıdır?
Özellikle şu deliller önem taşıyabilir:
- Tapu kayıtları ve devir tarihçesi
- Devir tarihindeki taşınmaz piyasa değeri
- Banka ödeme kayıtları
- Alıcının ekonomik durumu
- Borcun doğum tarihini gösteren belgeler
- Ödeme ihtarları ve icra takip tarihleri
- Borçlu ile alıcı arasındaki akrabalık veya ticari ilişki
- Borçlunun satıştan sonra taşınmazı kullanmaya devam edip etmediğine ilişkin deliller
- Satış bedelinin daha sonra nereye aktarıldığını gösteren hukuka uygun şekilde elde edilmiş kayıtlar
- Borçlunun satış sonrasında kalan malvarlığı
Bu delillerin tamamının her dosyada bulunması gerekmez. Önemli olan somut olayın bütününün ortaya konulmasıdır.
2026’da Şüpheli Ev Satışında Nasıl Hareket Edilmeli?
Öncelikle borcun doğum tarihi, taşınmazın satış tarihi ve icra takip tarihi yan yana konulmalıdır.
Ardından taşınmazın kime devredildiği araştırılmalıdır. Alıcı eş, yakın akraba, çalışan, ortak veya ilişkili şirketse ilişkinin niteliği belirlenmelidir.
Sonrasında taşınmazın satış tarihindeki gerçek piyasa değeri ile gösterilen ve gerçekten ödenen satış bedeli karşılaştırılmalıdır.
Borçlunun satıştan sonra taşınmazı kullanmaya devam edip etmediği ve satış bedelinin nereye gittiği de araştırılmalıdır.
Son olarak İİK m.278, m.279, m.280 ve m.284 ile gerektiğinde TBK m.19 bakımından hukuki değerlendirme yapılmalıdır.
Bu yöntem, yalnızca “takipten hemen önce satış yapılmış” argümanına dayanmaktan çok daha güçlü bir dava stratejisi oluşturur.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’da İcra Öncesi Taşınmaz Satışları
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere yüksek tutarlı icra dosyalarında borçlunun icra takibinden hemen önce taşınmazlarını devrettiğinin tespit edilmesi hâlinde hızlı hareket edilmesi önemlidir.
Özellikle taşınmazın eşe, yakın akrabaya veya ilişkili kişiye devredilmesi; gerçek bedelin ödenmemesi ve borçlunun taşınmazı kullanmaya devam etmesi hâlinde tasarrufun iptali ve muvazaa seçeneklerinin birlikte değerlendirilmesi gerekebilir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK tarafından bu tür dosyalarda yalnızca tapu devrinin tarihi değil; borcun doğumu, satış bedelinin gerçekliği, para hareketleri, üçüncü kişinin hukuki konumu ve sonraki devirler birlikte değerlendirilmektedir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından özellikle yüksek tutarlı icra dosyalarında şüpheli taşınmaz devrinin mümkün olan en erken aşamada tespit edilmesi ve İİK m.284’teki süre geçirilmeden hukuki sürecin değerlendirilmesi, tahsilat imkânının korunması bakımından önemlidir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Borçlu icra takibinden bir gün önce evini satabilir mi?
Satış kendiliğinden geçersiz olmaz. Ancak işlemin gerçekliği ve tasarrufun iptaline tabi olup olmadığı araştırılabilir.
2. Takipten bir hafta önce eşe ev devri mal kaçırma mıdır?
Otomatik olarak değil; ancak zamanlama, taraf ilişkisi ve gerçek satış bedeli nedeniyle ciddi inceleme gerektirebilir.
3. Ev kardeşe satılırsa tasarrufun iptali davası açılabilir mi?
Kanuni şartlar mevcutsa evet.
4. Tapuda düşük bedel gösterilmişse satış iptal edilir mi?
Tek başına yeterli değildir. Gerçek piyasa değeri ve fiilen ödenen bedel araştırılır.
5. Alıcı satış bedelini bankadan gönderdiyse dava açılamaz mı?
Hayır. Banka ödemesi önemli bir delildir ancak işlemin bütün ekonomik yapısı değerlendirilir.
6. Borçlu evi sattıktan sonra içinde oturmaya devam ediyorsa önemli midir?
Evet. Tek başına yeterli olmamakla birlikte işlemin gerçekliğinin değerlendirilmesinde önemli bir emare olabilir.
7. Tasarrufun iptali davasında ev borçluya geri döner mi?
Kural olarak amaç tapuyu borçluya döndürmek değil, alacaklıya taşınmaz üzerinde haciz ve satış yetkisi sağlamaktır.
8. Evi alan kişi başka birine satarsa ne olur?
Sonraki devralanın hukuki durumu ve iyi veya kötü niyeti araştırılır.
9. Tasarrufun iptali davası kaç yıl içinde açılmalıdır?
İİK m.284 uyarınca iptale tabi tasarruf tarihinden itibaren beş yıllık hak düşürücü süre bulunmaktadır.
10. Beş yıldan eski satışlarda hiçbir dava açılamaz mı?
Tasarrufun iptali bakımından İİK m.284 önemlidir; ancak somut olayda TBK m.19 kapsamında muvazaa gibi başka hukuki yolların bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık – İletişim
Borçlunun icra takibinden hemen önce evini veya başka değerli taşınmazlarını eşine, yakınlarına ya da ilişkili kişilere devretmesi hâlinde, devirlerin hızlı şekilde araştırılması ve dava sürelerinin kaçırılmaması önemlidir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, tasarrufun iptali davaları, muvazaalı taşınmaz devirleri, ihtiyati haciz, malvarlığı araştırması ve yüksek tutarlı alacakların tahsili alanlarında hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya
Tel: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara
Bu makale genel hukuki bilgilendirme amacı taşımaktadır. Her taşınmaz devrinin tarihi, tarafları, bedeli ve borcun doğum zamanı farklı olduğundan somut dosya ayrıca değerlendirilmelidir.




