
Şirket Sahibi Eş Kâr Dağıtmayarak Gelirini Gizleyebilir mi? 2026 Güncel Rehber
16 Ekim 2026
Şirketin Eşe Sağladığı Araç, Konut ve Diğer Menfaatler Nafaka Hesabına Girer mi? 2026 Güncel Rehber
16 Ekim 2026Boşanma davasında eşin sahibi veya ortağı olduğu şirketin gerçek cirosu araştırılabilir mi? Şirket banka hesapları, vergi kayıtları, faturalar, POS hareketleri, şirket payları, kâr dağıtımı, nafaka ve mal paylaşımı açısından 2026 güncel uygulamasını açıklıyoruz.
Boşanma davalarında taraflardan birinin şirket sahibi, şirket ortağı veya şirket yöneticisi olması hâlinde en önemli uyuşmazlıklardan biri gerçek ekonomik gücün belirlenmesidir. Özellikle şirket sahibi eşin kendisini düşük gelirli göstermesi, şirket üzerinden yaptığı kişisel harcamaların gelir hesabına yansımaması veya yüksek cirolu bir şirket bulunmasına rağmen mahkemeye çok düşük kişisel gelir bildirilmesi diğer eş bakımından ciddi önem taşıyabilir.
Ancak burada temel bir ayrım yapılmalıdır. Şirketin cirosu, şirketin kârı ve şirket ortağının kişisel geliri aynı şey değildir.
Örneğin yıllık 100 milyon TL ciro yapan bir şirketin 100 milyon TL kâr ettiği söylenemeyeceği gibi, şirketin %50 ortağının da 50 milyon TL kişisel gelir elde ettiği sonucuna varılamaz. Buna karşılık eşin şirket yapısını kullanarak gerçek ekonomik gücünü olduğundan düşük göstermesi hâlinde şirketle bağlantılı mali verilerin araştırılması boşanma davasında önem kazanabilir.
Boşanma Davasında Eşin Şirketi Araştırılabilir mi?
Evet, uyuşmazlığın çözümü bakımından gerekli ve hukuken ilgili olduğu ölçüde eşin şirket ortaklığı, yöneticilik durumu ve şirketten elde ettiği ekonomik menfaatler araştırılabilir.
Özellikle nafaka, maddi ve manevi tazminat, mal rejiminin tasfiyesi veya mal kaçırıldığı iddiası bulunan uyuşmazlıklarda şirketle ilgili mali bilgiler önem kazanabilir.
Ancak boşanma davası açılması mahkemeye şirketin bütün ticari kayıtlarını sınırsız biçimde araştırma yetkisi verildiği anlamına gelmez. İstenen kayıtların uyuşmazlıkla bağlantısı ve araştırmanın amacı somutlaştırılmalıdır.
Şirketin Gerçek Cirosu Neden Önemlidir?
Şirketin cirosu tek başına eşin gelirini göstermese de şirketin ekonomik büyüklüğünün anlaşılması bakımından önemli bir göstergedir.
Örneğin eş mahkemeye aylık gelirinin 30.000 TL olduğunu bildirirken şirketin milyonlarca liralık aylık satış yaptığı, eşin şirket üzerinden yüksek tutarlı kişisel harcamalar gerçekleştirdiği, şirket aracını ve taşınmazlarını kişisel yaşamında kullandığı veya şirketten düzenli para çektiği görülüyorsa beyan edilen gelir ile fiili yaşam standardı arasında önemli bir farklılık bulunabilir.
Mahkeme böyle bir durumda yalnızca eşin kendi gelir beyanıyla bağlı kalmak zorunda değildir. Somut uyuşmazlığın gerektirdiği ekonomik ve sosyal durum araştırması yapılabilir.
Şirket Cirosu Eşin Kişisel Geliri Sayılır mı?
Hayır.
Bu ayrım özellikle önemlidir.
Ciro, şirketin belirli dönemde gerçekleştirdiği satış veya faaliyet hacmini gösterir. Şirketin bu geliri elde etmek için personel, kira, hammadde, vergi, finansman, lojistik ve başka birçok gideri bulunabilir.
Dolayısıyla şirketin yıllık 50 milyon TL ciro yapması, şirket ortağının 50 milyon TL kişisel gelire sahip olduğu anlamına gelmez.
Aynı şekilde şirketin yüksek cirosu bulunmasına rağmen düşük kârlılıkla çalışması mümkündür.
Boşanma davasında yapılması gereken, şirket cirosunu doğrudan kişisel gelir kabul etmek değil, eşin şirketten gerçekte ne kadar ekonomik menfaat elde ettiğini araştırmaktır.
Şirketin Kârı ile Ortağın Geliri Aynı Şey midir?
Hayır.
Şirketin elde ettiği kâr ile şirket ortağına fiilen dağıtılan kâr payı birbirinden farklıdır.
Örneğin limited şirket 10 milyon TL dönem kârı elde etmiş ancak kâr şirket bünyesinde bırakılmış olabilir. Bu durumda ortağın kişisel hesabına otomatik olarak pay oranında para geçtiği varsayılamaz.
Bununla birlikte kârın şirket bünyesinde tutulmasının gerçek ticari bir gerekçeye dayanıp dayanmadığı ve eşin buna rağmen şirket kaynaklarını kişisel yaşamında kullanıp kullanmadığı somut olay bakımından önem taşıyabilir.
Yüzde 50 Şirket Ortağı Şirket Cirosunun Yarısını Kazanmış Sayılır mı?
Hayır.
Bu, boşanma ve nafaka uyuşmazlıklarında yapılabilecek en önemli hesaplama hatalarından biridir.
Bir eşin şirketin %50 ortağı olması, şirket cirosunun %50’sinin o eşin kişisel geliri olduğu anlamına gelmez.
Pay oranı, şirket payının ekonomik değerinin belirlenmesinde önemli olabilir ancak ciro üzerinden doğrudan kişisel gelir hesabı yapılamaz.
Şirketin Banka Hesapları İncelenebilir mi?
Somut uyuşmazlığın çözümü bakımından gerekli olması hâlinde şirketin banka hareketleri önemli bir delil kaynağı olabilir.
Özellikle eşin şirketten kendi kişisel hesabına düzenli para aktardığı, şirket hesabından kişisel kredi kartlarını ödediği veya kişisel yaşam giderlerini şirket üzerinden karşıladığı ileri sürülüyorsa banka hareketlerinin incelenmesi önem kazanabilir.
Ancak şirket ayrı bir tüzel kişidir. Bu nedenle şirket hesabındaki bütün paranın eşe ait olduğu varsayılmamalıdır.
Şirket Hesabından Eşin Kişisel Hesabına Para Aktarılıyorsa Ne Olur?
Transferin hukuki sebebi araştırılmalıdır.
Para;
müdürlük ücreti, maaş, kâr payı, masraf iadesi, ortak cari hesabı işlemi, borç geri ödemesi veya başka bir hukuki ilişki nedeniyle aktarılmış olabilir.
Bu nedenle banka dekontunda şirketten eşe para gönderildiğinin görülmesi tek başına yeterli değildir. Transferlerin sıklığı, tutarı, açıklaması ve şirket muhasebesindeki karşılığı birlikte değerlendirilmelidir.
Şirketin POS Hareketleri Araştırılabilir mi?
Şirketin gerçek satış hacminin tartışmalı olduğu durumlarda POS kayıtları somut olay bakımından önemli olabilir.
Örneğin şirketin resmi kayıtlarda düşük satış yaptığı ileri sürülürken banka POS hareketlerinde çok daha yüksek tahsilatlar bulunması, şirketin ekonomik faaliyeti bakımından araştırılması gereken bir farklılık yaratabilir.
Ancak POS’tan geçen toplam tutarın da doğrudan şirket ortağının kişisel geliri olduğu kabul edilemez.
Şirketin Faturaları İncelenebilir mi?
Gerekli olması hâlinde satış ve alış faturaları şirketin gerçek faaliyet hacminin anlaşılmasına yardımcı olabilir.
Özellikle şirket cirosunun düşük gösterildiği iddiasında faturalar, banka hareketleri, POS kayıtları ve finansal tabloların birbirleriyle uyumu önem taşıyabilir.
Tek bir veri üzerinden sonuç çıkarmak yerine mali kayıtların birbiriyle karşılaştırılması daha sağlıklı sonuç verir.
E-Fatura ve E-Arşiv Kayıtları Önemli midir?
Evet. Şirketin gerçekleştirdiği satışların araştırılmasında e-fatura ve e-arşiv kayıtları önemli olabilir.
Ancak bu kayıtların boşanma davasına getirtilmesi için uyuşmazlıkla bağlantının açıklanması gerekir. Mahkemenin taraflardan birinin talebi üzerine şirketin bütün ticari geçmişini sınırsız biçimde araştırması beklenmemelidir.
Vergi Beyannameleri Araştırılabilir mi?
Tarafın gerçek ekonomik durumunun belirlenmesi gereken uyuşmazlıklarda vergi kayıtları önem taşıyabilir.
Şirketin beyan edilen gelirleri, dönem kârı ve mali tabloları ekonomik durum araştırmasında kullanılabilecek veriler arasında olabilir.
Ancak vergi beyannamesindeki rakamların da tek başına eşin kişisel geliri olarak kabul edilmesi doğru değildir.
Şirket Bilançosu Boşanma Davasında Önemli midir?
Evet.
Bilanço şirketin belirli tarihteki varlıkları, borçları ve öz kaynakları hakkında önemli bilgiler verebilir. Özellikle şirket payının ekonomik değerinin tartışıldığı mal rejiminin tasfiyesi davalarında finansal tablolar önem kazanabilir.
Ancak şirket bilançosundaki aktif toplamı ile şirket payının gerçek piyasa değeri aynı şey değildir.
Şirketin Gerçek Değeri ile Cirosu Aynı Şey midir?
Hayır.
Şirket değerlemesinde yalnızca ciroya bakılmaz. Şirketin faaliyet alanı, kârlılığı, borçları, varlıkları, nakit üretme kapasitesi, müşteri yapısı ve başka ekonomik unsurlar önem taşıyabilir.
Bu nedenle:
“Şirket yılda 100 milyon TL ciro yapıyor, o hâlde şirket 100 milyon TL değerindedir.”
şeklinde bir hesaplama doğru değildir.
Boşanmada Şirket Payı Mal Paylaşımına Girer mi?
Şirket payının mal rejiminin tasfiyesinde nasıl değerlendirileceği, payın ne zaman ve hangi kaynakla edinildiğine göre belirlenir.
Evlilik sırasında edinilmiş şirket payları bakımından edinilmiş mallara katılma rejimi hükümleri gündeme gelebilir. Ancak şirket payının evlilikten önce edinilmiş olması veya kişisel mal kaynağıyla elde edilmiş olması değerlendirmeyi değiştirebilir.
Bu nedenle şirketin varlığı tek başına diğer eşe şirketin yarısını alma hakkı vermez.
Eş Şirketin Yüzde 100 Sahibi İse Diğer Eş Şirketin Yarısını Alabilir mi?
Otomatik olarak hayır.
Mal rejiminin tasfiyesinde şirketin ortaklık yapısı ile eşlerin mal rejiminden kaynaklanan alacak hakları birbirinden ayrılmalıdır.
Diğer eşin katılma alacağı bulunması, kendiliğinden şirket paylarının %50’sinin adına geçirilmesi anlamına gelmez.
Evlilikten Önce Kurulan Şirket Mal Paylaşımına Girer mi?
Şirket payı evlilikten önce edinilmişse kişisel mal niteliği gündeme gelebilir.
Ancak mesele bununla bitmeyebilir.
Evlilik süresince şirket payının değerindeki değişiklikler, şirketten elde edilen gelirler, şirkete yapılan katkılar ve mal rejimi hükümleri ayrıca incelenebilir.
Bu nedenle “şirket evlilikten önce kuruldu, boşanmada hiçbir şekilde dikkate alınmaz” şeklindeki genel yaklaşım doğru değildir.
Şirketten Elde Edilen Kâr Payı Mal Paylaşımında Önemli midir?
Edinilmiş mallara katılma rejiminde kişisel malların gelirleri de kural olarak edinilmiş mal kapsamında değerlendirilebilir. Ancak eşler mal rejimi sözleşmesiyle kanunun izin verdiği çerçevede farklı düzenlemeler yapmış olabilir.
Bu nedenle şirket payının kişisel mal olması, şirketten elde edilen bütün ekonomik değerlerin otomatik olarak tasfiye dışında kalacağı anlamına gelmez.
Şirket Kârı Dağıtılmayarak Mal Paylaşımından Kaçırılabilir mi?
Bu konu oldukça dikkatli değerlendirilmelidir.
Şirketin elde ettiği her kârın ortaklara dağıtılması zorunlu değildir. Şirket yatırım yapmak, borç ödemek, işletme sermayesini güçlendirmek veya ticari faaliyetini sürdürmek amacıyla kârı bünyesinde tutabilir.
Dolayısıyla dağıtılmamış şirket kârını otomatik olarak eşin kişisel malvarlığı kabul etmek doğru değildir.
Buna karşılık boşanma sürecinde ekonomik değerlerin bilinçli şekilde şirket bünyesinde tutulduğu veya eşin mal rejiminden kaynaklanan haklarını azaltmaya yönelik işlemler yapıldığı ileri sürülüyorsa somut işlemler ayrıntılı şekilde incelenebilir.
Şirket Payı Değerlenirken Dağıtılmamış Kârlar Dikkate Alınabilir mi?
Şirket bünyesinde kalan değerler şirket payının ekonomik değerine yansıyabilir.
Bu nedenle aynı ekonomik değerin hem şirket payının değerinde hem de ayrıca bağımsız bir alacak kalemi olarak iki kez hesaba katılmamasına dikkat edilmelidir.
Şirket değerlemesinde mükerrer hesaplama ciddi hatalara neden olabilir.
Eş Şirket Üzerinden Kişisel Harcamalarını Yapıyorsa Ne Olur?
Bu durum gerçek ekonomik gücün belirlenmesinde önemli olabilir.
Örneğin eşin konut, araç, seyahat veya başka kişisel yaşam giderlerinin şirket tarafından karşılandığı ileri sürülüyorsa bunların gerçekten ticari gider mi yoksa eşin kişisel ekonomik menfaati mi olduğu araştırılabilir.
Şirketin yaptığı her ödeme otomatik olarak kişisel gelir sayılamaz. Ödemenin niteliği belirlenmelidir.
Şirket Aracı Eşin Gelirinin Belirlenmesinde Dikkate Alınabilir mi?
Şirket aracının yalnızca iş amacıyla mı yoksa eşin özel hayatında da sürekli olarak mı kullanıldığı önemlidir.
Şirket tarafından sağlanan araç, konut veya başka ekonomik imkânlar nafaka değerlendirmesinde tarafın fiili yaşam standardının anlaşılmasına yardımcı olabilir.
Ancak bunların tamamını doğrudan nakit maaşa dönüştürerek gelir kabul etmek her olayda doğru değildir.
Şirket Kredi Kartıyla Kişisel Harcama Yapılıyorsa Ne Olur?
Şirket kredi kartının düzenli biçimde kişisel yaşam giderlerinde kullanıldığı ortaya konulabiliyorsa bu durum eşin şirketten sağladığı ekonomik menfaatin değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Özellikle resmi maaşı düşük gösterilen şirket sahibinin lüks yaşam giderlerinin şirket üzerinden karşılandığı iddiasında kredi kartı ve muhasebe kayıtları birlikte incelenebilir.
Nafaka Davasında Şirket Cirosu Araştırılabilir mi?
Tarafların ekonomik ve sosyal durumları nafakanın belirlenmesinde önemlidir.
Şirket sahibi eşin gerçek ekonomik gücünün tespiti için şirketten elde ettiği ücret, kâr payı ve diğer ekonomik menfaatler araştırılabilir.
Şirket cirosu da ekonomik yapının anlaşılmasında yardımcı bir veri olabilir.
Ancak nafaka miktarı yalnızca şirket cirosunun belirli bir yüzdesi üzerinden hesaplanmaz.
Şirket Sahibi Eş Kendini Asgari Ücretli Gösterebilir mi?
Bir kişinin bordrosunda düşük ücret bulunması mahkemenin ekonomik durum araştırmasını yalnızca bu rakamla sınırlandırmasını zorunlu kılmaz.
Örneğin şirketin tek ortağı ve müdürü olan kişi kendisine düşük ücret ödüyor fakat yüksek yaşam standardını şirket kaynaklarıyla sürdürüyor olabilir.
Bu durumda mahkeme somut deliller çerçevesinde kişinin gerçek ekonomik gücünü araştırabilir.
“Şirket Zarar Ediyor” Savunması Yeterli midir?
Tek başına yeterli kabul edilmemelidir.
Şirketin gerçekten zarar edip etmediği finansal kayıtlarla değerlendirilebilir.
Ayrıca şirket zarar ediyor olsa bile eşin şirketten ücret, cari hesap ödemesi veya başka ekonomik menfaatler elde edip etmediği ayrıca araştırılmalıdır.
Bunun tersine yüksek ciro bulunması da şirketin mutlaka yüksek kâr ettiği anlamına gelmez.
Eş Şirketten Maaş Almıyorsa Gelirsiz Sayılır mı?
Hayır.
Maaş almamak kişinin hiçbir ekonomik güce sahip olmadığı anlamına gelmez.
Şirket ortağı;
kâr payı,
müdürlük ücreti,
ortak cari hesabından ödemeler,
şirket tarafından karşılanan giderler
gibi farklı ekonomik menfaatlerden yararlanıyor olabilir.
Bu nedenle ekonomik durum bütün olarak değerlendirilmelidir.
Şirket Ortağı Eşin Cari Hesabı Araştırılabilir mi?
Somut uyuşmazlık açısından önemliyse ortaklar cari hesabı dikkatle incelenebilir.
Şirket ortağının şirkete borçlu veya şirketten alacaklı görünmesi, şirket ile ortak arasındaki para hareketlerinin anlaşılmasında önemlidir.
Özellikle düzenli ve yüksek tutarlı para çıkışları varsa bunların hukuki sebebi araştırılmalıdır.
Şirketten Düzenli Para Çekilmesi Gelir Sayılabilir mi?
Her para çekimi gelir değildir.
Örneğin ortağın daha önce şirkete verdiği borcun geri ödenmesi gelir niteliğinde olmayabilir. Masraf iadesi de aynı şekilde farklı değerlendirilir.
Buna karşılık düzenli şekilde şirketten para çekiliyor ve bu paralar kişinin yaşam giderlerinde kullanılıyorsa gerçek ekonomik durum bakımından önemli bir veri oluşturabilir.
Eş Şirket Gelirlerini Başka Bir Şirkete Aktarırsa Ne Olur?
Boşanma sürecinde eşin yeni bir şirket kurarak müşterileri, sözleşmeleri veya gelir kaynaklarını bu şirkete yönlendirdiği ileri sürülebilir.
Bu durumda yalnızca eski şirketin cirosuna bakmak yeterli olmayabilir.
Şirketler arasındaki ticari ilişkinin gerçekliği, ortaklık yapısı, faturalar, müşteri geçişleri ve para hareketleri somut olay bakımından incelenebilir.
Şirket Yakın Akraba Üzerine Devredilirse Ne Olur?
Eşin şirket paylarını anne, baba, kardeş veya başka bir yakınına devretmesi işlemin otomatik olarak muvazaalı olduğu anlamına gelmez.
Ancak boşanma öncesinde yapılan devirlerde satış bedelinin gerçekten ödenip ödenmediği, payın gerçek değeri, devralanın ekonomik durumu ve taraflar arasındaki ilişki önem kazanabilir.
Mal rejiminin tasfiyesinde karşılıksız kazandırmalar veya diğer eşin katılma alacağını azaltma kastıyla gerçekleştirilen işlemler bakımından TMK m.229 hükümleri de somut olayda gündeme gelebilir.
Şirket Payının Düşük Bedelle Devredilmesi Araştırılabilir mi?
Evet.
Örneğin ekonomik değeri çok yüksek olduğu iddia edilen şirket payı boşanma davasından kısa süre önce sembolik bedelle başka bir kişiye devredilmişse devir bedelinin gerçekliği araştırılabilir.
Ancak düşük bedel iddiası yalnızca şirket cirosuna bakılarak kanıtlanamaz. Şirketin borçları, kârlılığı ve payın gerçek ekonomik değeri de belirlenmelidir.
Boşanma Davası Açılmadan Önce Yapılan Şirket Devirleri Önemli midir?
Önemli olabilir.
Mal rejimi kural olarak boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer. Bu nedenle dava tarihinden önceki şirket payı ve malvarlığı işlemlerinin zamanı önem taşır.
Ancak dava açılmadan önce yapılan her devir otomatik olarak geçersiz veya mal kaçırma sayılmaz.
İşlemin hukuki ve ekonomik gerçekliği incelenmelidir.
Boşanma Davası Açıldıktan Sonra Şirketin Cirosunun Düşmesi Ne Anlama Gelir?
Tek başına mal kaçırıldığını göstermez.
Ekonomik kriz, müşteri kaybı, sektör koşulları veya işletmenin doğal performansı nedeniyle ciro düşebilir.
Ancak boşanma davasının hemen ardından satışların başka bir şirkete yönlendirilmesi, müşterilerin ilişkili şirkete aktarılması veya şirket faaliyetinin görünürde azaltılması gibi somut olgular varsa daha ayrıntılı inceleme gerekebilir.
Şirketin Gerçek Cirosu Bilirkişi Tarafından Belirlenebilir mi?
Uyuşmazlığın teknik muhasebe ve şirket değerleme yönleri bilirkişi incelemesine konu olabilir.
Bilirkişinin görevi hukuki karar vermek değil, uzmanlık gerektiren mali ve teknik konularda mahkemeye yardımcı olmaktır.
Bilirkişi somut olayda şirketin mali tablolarını, banka kayıtlarını, ticari defterlerini ve diğer finansal verileri inceleyebilir.
Bilirkişi Şirket Sahibinin Gerçek Gelirini Tespit Edebilir mi?
Bilirkişi mali veriler üzerinden teknik hesaplamalar yapabilir ancak kişinin hukuken hangi tutarda gelire sahip kabul edileceğine ilişkin nihai değerlendirme mahkemeye aittir.
Özellikle şirket cirosunun doğrudan kişisel gelir olarak kabul edilmesi yerine şirketten ortağa sağlanan gerçek ekonomik menfaatlerin ayrıştırılması gerekir.
Şirket Değerlemesi İçin Sadece Bilanço Yeterli midir?
Her zaman değil.
Şirketin faaliyet alanına ve uyuşmazlığın niteliğine göre farklı değerleme yöntemleri kullanılabilir.
Bilanço önemli bir kaynak olmakla birlikte şirketin gerçek ekonomik değeri yalnızca kayıtlı sermayesine veya bilanço aktif toplamına eşit değildir.
Şirketin Kayıtlı Sermayesi Gerçek Değeri midir?
Hayır.
Örneğin şirketin kayıtlı sermayesi 1 milyon TL olabilir ancak şirketin gerçek ekonomik değeri bundan çok daha yüksek veya düşük olabilir.
Bu nedenle:
kayıtlı sermaye, ciro, kâr ve şirket değeri
birbirinden farklı kavramlardır.
Eşin Şirket Payı Üzerine Tedbir Konulabilir mi?
Mal rejimi veya alacak uyuşmazlığında somut koşullar ve ihtiyati tedbir şartları bulunuyorsa şirket paylarının devrini önlemeye yönelik tedbir talepleri değerlendirilebilir.
Ancak tedbir otomatik değildir. Talep edilen korumanın dava konusu hakla bağlantısı ve gecikme nedeniyle doğabilecek risk ortaya konulmalıdır.
Şirketin Banka Hesaplarına Tedbir Konulabilir mi?
Burada özellikle dikkatli olunmalıdır.
Şirket ayrı bir tüzel kişidir. Eşin şirket ortağı olması, şirketin bütün malvarlığının eşe ait olduğu anlamına gelmez.
Bu nedenle yalnızca boşanma davasının taraflarından birinin şirket ortağı olması gerekçesiyle şirketin tüm banka hesaplarının otomatik olarak bloke edilmesi gerektiği söylenemez.
Şirket tüzel kişiliği ile eşin kişisel malvarlığı ayrılmalıdır.
Şirket Malları Eşin Malı Sayılır mı?
Hayır.
Limited veya anonim şirketin malvarlığı şirkete aittir.
Şirket ortağı şirketin taşınmazının, aracının veya banka hesabındaki paranın doğrudan maliki değildir. Ortağın sahip olduğu ekonomik değer esas olarak şirket payıdır ve şirketten doğan diğer haklarıdır.
Bu ayrım boşanma davalarında son derece önemlidir.
Şirketin Taşınmazları Mal Paylaşımında Doğrudan Paylaştırılır mı?
Kural olarak şirket tüzel kişiliğine ait taşınmazlar eşlerin kişisel malvarlığı gibi doğrudan paylaştırılmaz.
Şirket payının ekonomik değeri ve mal rejimi bakımından niteliği değerlendirilir.
Şirket malvarlığı ile şirket ortağının malvarlığını birbirine karıştırmak yanlış hesaplamalara yol açabilir.
Şirket Cirosu Gizleniyorsa Hangi Veriler Birlikte İncelenebilir?
Gerçek ekonomik faaliyetin tartışmalı olduğu durumlarda tek bir kayıt yerine şirketin farklı mali verileri karşılaştırılabilir.
Örneğin satış faturaları ile banka tahsilatları, POS hareketleri ile muhasebe kayıtları, cari hesaplarla finansal tablolar veya şirketin beyan ettiği faaliyet hacmi ile fiili ticari faaliyet arasında uyum bulunup bulunmadığı değerlendirilebilir.
Bu yöntem, yalnızca tek bir yüksek banka hareketinden veya tek bir faturadan hareketle sonuç çıkarmaktan daha güvenilir olabilir.
Eşin Lüks Yaşam Standardı Delil Olabilir mi?
Yaşam standardı kişinin ekonomik durumunun değerlendirilmesinde yardımcı olabilir.
Örneğin resmi geliri çok düşük görünen kişinin yüksek değerli araçlar kullanması, yüksek kira ödemesi, sık yurt dışı seyahati yapması veya önemli harcamalarının şirket tarafından karşılanması araştırmayı gerektirebilir.
Ancak yaşam tarzı tek başına belirli bir aylık geliri matematiksel olarak kanıtlamaz.
Sosyal Medya Paylaşımları Geliri Kanıtlar mı?
Tek başına kesin gelir tespiti sağlamaz.
Sosyal medya paylaşımları ekonomik yaşam standardı hakkında yardımcı veri oluşturabilir ancak fotoğrafta görülen araç, otel veya başka bir malın kişiye ait olduğu varsayılamaz.
Mali kayıtlarla desteklenmesi daha önemlidir.
Şirket Sahibi Eş Gelirini Gizliyorsa Nasıl Bir Yol İzlenmeli?
Savunma veya talep yalnızca:
“Eşimin şirketi var, çok zengin.”
şeklinde kurulmamalıdır.
Hangi şirketin bulunduğu, eşin pay oranı, müdür olup olmadığı, şirketten hangi ekonomik menfaatleri elde ettiği, hangi kayıtların neden incelenmesi gerektiği ve mevcut gelir beyanıyla yaşam standardı arasındaki somut çelişkiler açıklanmalıdır.
Bu yaklaşım hem nafaka hem tazminat hem de mal rejimi uyuşmazlıklarında daha sağlıklı bir inceleme sağlar.
Boşanma Davasında Şirketin Gerçek Cirosu Araştırılabilir mi?
Evet, şirketin gerçek ekonomik faaliyetinin ve eşin gerçek mali gücünün belirlenmesi bakımından gerekli olduğu ölçüde şirketle ilgili finansal verilerin araştırılması mümkün olabilir. Ancak şirket cirosunun doğrudan eşin kişisel geliri kabul edilmesi doğru değildir.
Mahkeme açısından asıl önemli olan, somut uyuşmazlığa göre eşin şirketten elde ettiği gerçek ekonomik menfaatlerin ortaya çıkarılmasıdır.
Şirketin cirosu, kârı, banka hareketleri, ortağa yapılan ödemeler, kâr dağıtımları, ortak cari hesapları ve şirket tarafından karşılanan kişisel giderler farklı kavramlardır ve birbirinden ayrılmalıdır.
Mal paylaşımı söz konusu olduğunda ise şirketin kendisi ile eşin sahip olduğu şirket payı arasındaki ayrım ayrıca korunmalıdır. Şirketin malvarlığı doğrudan ortağın malvarlığı değildir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, şirket sahibi eşlerin bulunduğu boşanma uyuşmazlıklarında yalnızca şirket cirosuna odaklanmak yerine şirketin gerçek kârlılığı, ortağın pay oranı, şirkete giriş-çıkış yapan paralar, ortağa yapılan ödemeler, şirket tarafından karşılanan kişisel giderler ve şirket payının ekonomik değerinin birlikte incelenmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK ile Şirket Sahibi Eşlerin Boşanma ve Mal Paylaşımı Davaları
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere şirket sahibi veya şirket ortağı eşlerin bulunduğu boşanma davalarında gerçek ekonomik durumun belirlenmesi nafaka, tazminat ve mal rejiminin tasfiyesi bakımından önemli sonuçlar doğurabilir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, şirket sahibi eşin gerçek gelirinin araştırılması, şirket paylarının mal rejimindeki durumu, şirket değerlemesi, şirket payı devri, yakınlara yapılan devirler, şirket üzerinden karşılanan kişisel giderler ve mal kaçırma iddialarına ilişkin uyuşmazlıklarda hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Boşanma davasında eşimin şirketinin cirosu araştırılabilir mi?
Uyuşmazlığın çözümü bakımından gerekli ve ilgili olması hâlinde şirketin mali verilerinin araştırılması gündeme gelebilir.
2. Şirket cirosunun yarısı eşimin geliri sayılır mı?
Hayır. Ciro şirketin faaliyet hacmini gösterir; ortağın kişisel geliri değildir.
3. Eşim şirketin %50 ortağıysa şirketin yarısı benim olur mu?
Hayır. Mal rejiminden doğan alacak hakları ile şirket ortaklığı birbirinden farklıdır.
4. Şirketin banka hesapları incelenebilir mi?
Somut uyuşmazlıkla bağlantılı olması hâlinde şirketten eşe yapılan para hareketlerinin ve ilgili finansal kayıtların incelenmesi önem kazanabilir.
5. Eşim kendisini düşük maaşlı gösteriyorsa ne yapılabilir?
Maaş dışında şirketten elde edilen kâr payı, müdürlük ücreti, cari hesap ödemeleri ve şirket tarafından karşılanan kişisel giderler araştırılabilir.
6. Şirket zarar gösteriyorsa nafaka ödenmez mi?
Otomatik olarak böyle bir sonuç çıkmaz. Eşin bütün ekonomik durumu ve şirketten fiilen elde ettiği menfaatler değerlendirilir.
7. Evlilikten önce kurulan şirket boşanmada dikkate alınır mı?
Şirket payının edinilme tarihi ve kaynağı önemlidir. Ayrıca evlilik dönemindeki gelirler ve değer değişiklikleri bakımından ayrı değerlendirmeler gerekebilir.
8. Boşanmadan önce şirket payı kardeşe devredilmişse ne olur?
Devir otomatik olarak geçersiz sayılmaz. Ancak işlemin gerçekliği, bedeli, zamanı ve mal rejiminden kaynaklanan hakları azaltma amacı bulunup bulunmadığı incelenebilir.
9. Şirketin malvarlığı eşimin kişisel malvarlığı sayılır mı?
Hayır. Şirket ayrı tüzel kişidir ve şirket malvarlığı şirkete aittir.
10. Şirketin gerçek değerini bilirkişi hesaplayabilir mi?
Gerekli hâllerde mali ve teknik uzmanlık gerektiren şirket değerlemesi bilirkişi incelemesine konu olabilir.
Uzman Hukuki Destek
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa ve Türkiye genelinde hizmet veren FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, şirket sahibi veya şirket ortağı eşlerin bulunduğu boşanma ve mal rejimi uyuşmazlıklarında profesyonel hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, şirketin gerçek ekonomik durumunun araştırılması, şirket paylarının değerlemesi, şirket üzerinden gelir gizleme iddiaları, nafaka hesabında gerçek ekonomik gücün belirlenmesi, şirket paylarının üçüncü kişilere devri ve mal rejiminin tasfiyesine ilişkin süreçlerde hukuki destek sunmaktadır.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Kule Plaza, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr




