
Boşanmak İsteyen Eşi Tehdit Etmenin Hukuki Sonuçları Nelerdir? 2026 Güncel Rehber
19 Ekim 2026
Eski Eş Kapıya Gelip Rahatsız Ediyorsa Uzaklaştırma Kararı Alınabilir mi? 2026 Güncel Rehber
19 Ekim 2026Boşanma sürecinde eşin sürekli telefonla araması, WhatsApp mesajı göndermesi, tehdit etmesi veya iletişim kurmakta ısrar etmesi halinde ne yapılabilir? 6284 sayılı Kanun kapsamında iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme tedbiri, uzaklaştırma kararı, deliller ve ceza hukuku sonuçlarını 2026 güncel uygulamasıyla açıklıyoruz.
Boşanma davasının açılmasıyla eşler arasındaki bütün iletişimin kesilmesi zorunlu değildir. Tarafların ortak çocukları, müşterek konut, kişisel eşyalar, nafaka, okul giderleri veya başka hukuki ve fiilî meseleler nedeniyle iletişim kurması gerekebilir. Ancak eşlerden birinin diğerini gün içerisinde defalarca araması, cevap verilmemesine rağmen sürekli WhatsApp mesajları göndermesi, farklı telefon numaralarından iletişime geçmeye çalışması veya iletişimi baskı ve korkutma aracına dönüştürmesi farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.
Bu nedenle yalnızca “eşim bana mesaj gönderiyor” denilmesi yeterli değildir. Mesajların sayısı, sıklığı, içeriği, hangi saatlerde gönderildiği, iletişimin sürdürülmesinde meşru bir ihtiyaç bulunup bulunmadığı, karşı tarafın iletişim istemediğini açıkça belirtip belirtmediği ve mesajlarda tehdit, hakaret veya baskı bulunup bulunmadığı birlikte değerlendirilmelidir.
Boşanma Davası Açıldıktan Sonra Eşin Mesaj Atması Yasak mıdır?
Hayır. Boşanma davasının açılması eşlerin birbirleriyle iletişim kurmasını kendiliğinden yasaklamaz.
Örneğin eşlerden birinin “Çocuğu okuldan bugün sen mi alacaksın?” şeklinde mesaj göndermesi ile cevap verilmemesine rağmen birkaç saat içerisinde onlarca kez arayıp sürekli mesaj göndermesi aynı şekilde değerlendirilemez.
Hukuki değerlendirmede iletişimin varlığından çok niteliği ve yoğunluğu önem taşır.
Sürekli Telefonla Aramak Hukuka Aykırı Hale Gelebilir mi?
Evet. Israrlı telefon aramaları somut olayın özelliklerine göre hukuki ve cezai sonuç doğurabilir.
Özellikle kişinin açıkça iletişim kurulmasını istemediğini bildirmesine rağmen aramaların devam etmesi, engellenen numaranın yerine başka numaralardan aranması veya gece saatlerinde tekrar tekrar telefon edilmesi rahatsız edici davranışın ağırlığını artırabilir.
Bir veya iki telefon aramasıyla günler veya haftalar boyunca devam eden yoğun arama trafiği aynı değildir.
WhatsApp’tan Sürekli Mesaj Atılması Halinde Ne Yapılabilir?
Öncelikle mesajların silinmemesi önemlidir. Mesajların yalnızca tek tek ekran görüntülerinin değil, mümkün olduğunca konuşmanın tarih ve saatlerini gösterecek bütünlüğünün korunması yararlı olabilir.
Mesajlarda açık tehdit veya hakaret bulunmasa bile yüzlerce mesaj gönderilmesi, cevap verilmediğinde yeni hesaplardan iletişime geçilmesi veya kişinin bulunduğu yerlere ilişkin mesajlar gönderilmesi olayın hukuki değerlendirmesini değiştirebilir.
Bununla birlikte yalnızca mesaj sayısına bakılarak otomatik olarak suç oluştuğu sonucuna varılmamalıdır.
“Benimle Bir Daha İletişime Geçme” Denilmesine Rağmen Mesaj Atılması Önemli midir?
Evet. Kişinin iletişim istemediğini açıkça bildirmiş olması sonraki davranışların değerlendirilmesinde önemli olabilir.
Örneğin eş açıkça artık yalnızca avukatlar aracılığıyla veya çocukla ilgili zorunlu konularda iletişim kurulmasını istediğini bildirmiş ancak diğer eş kişisel tartışmayı devam ettirmek amacıyla sürekli mesaj göndermiş olabilir.
Bu durum iletişimin istenmediğinin gösterilmesi açısından önem taşır.
6284 Sayılı Kanun Kapsamında Tedbir İstenebilir mi?
Somut olayın koşulları bulunuyorsa 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu veya önleyici tedbirler gündeme gelebilir.
Hakim tarafından şiddet uygulayan kişinin korunan kişiyi iletişim araçlarıyla veya başka yollarla rahatsız etmemesine yönelik tedbir kararı verilebilir.
Dolayısıyla olay yalnızca fiziksel olarak eve yaklaşma meselesinden ibaret değildir. Telefon, mesaj ve diğer iletişim araçları üzerinden devam eden davranışlar da tedbir kararının kapsamına girebilir.
Uzaklaştırma Kararı İçin Fiziksel Şiddet Şart mıdır?
Her durumda fiziksel saldırının gerçekleşmesini beklemek gerekmez. 6284 sayılı Kanun yalnızca fiziksel şiddet olayları bakımından uygulanmaz.
Somut olayın niteliğine göre psikolojik, sözlü veya tehdit içeren davranışlar da değerlendirmeye alınabilir.
Bu nedenle “Bana vurmadı, uzaklaştırma kararı alamam” şeklindeki düşünce doğru değildir.
Sadece Telefon ve Mesaj Nedeniyle Tedbir Kararı Verilebilir mi?
Somut olayın özelliklerine göre mümkündür. Özellikle iletişim davranışı yoğun, sürekli, tehditkâr veya baskı oluşturacak nitelikteyse iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme yönünde tedbir gündeme gelebilir.
Mahkeme olayın özelliklerini değerlendirerek uygun tedbirin kapsamını belirler.
Tedbir Kararı Varken Mesaj Gönderilirse Ne Olur?
Tedbir kararının içeriği dikkatle incelenmelidir. Eğer kararda kişinin iletişim araçlarıyla rahatsız etmemesine ilişkin açık bir yükümlülük bulunuyorsa bu yükümlülüğe aykırı davranılması 6284 sayılı Kanun kapsamında zorlama hapsi sürecini gündeme getirebilir.
Bu nedenle tedbir kararından sonra gelen aramalar ve mesajlar ayrıca saklanmalıdır.
Farklı Telefon Numarasından Aramak Tedbir İhlali Sayılabilir mi?
Kararın kapsamına göre değerlendirilebilir. Kişinin kendi numarası engellendikten sonra başka numaralar kullanarak aynı iletişimi sürdürmesi, davranışın bilinçli biçimde devam ettirildiğini gösterebilir.
Tedbir yalnızca belirli bir telefon numarasına değil, kararın içeriğine göre kişinin iletişim araçlarıyla rahatsız etmesine yönelik olabilir.
Arkadaş veya Akraba Üzerinden Mesaj Göndermek Sorun Yaratır mı?
Somut olay bakımından değerlendirilmelidir. Eşin kendisinin iletişim kurması yasaklandıktan sonra arkadaşını, kardeşini veya başka bir kişiyi sürekli mesaj iletmek amacıyla kullanması tedbirin amacı bakımından önem taşıyabilir.
Bununla birlikte çocuk teslimi veya gerçekten zorunlu bir konunun üçüncü kişi aracılığıyla bildirilmesi ile sistematik baskının üçüncü kişiler üzerinden sürdürülmesi aynı değildir.
Sürekli Arama ve Mesaj Israrlı Takip Suçunu Oluşturabilir mi?
Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen ısrarlı takip suçu somut olay bakımından gündeme gelebilir. Ancak her ısrarlı mesaj veya telefon araması otomatik olarak bu suçu oluşturmaz.
Davranışların kanundaki unsurları karşılaması gerekir. Israrın yoğunluğu, davranışların mağdur üzerindeki etkisi ve kanunda aranan diğer koşullar somut olay üzerinden değerlendirilmelidir.
Özellikle boşanma veya ayrılık sürecindeki eski eş veya eşe karşı gerçekleştirilen davranışlarda olayın ceza hukuku boyutu ayrıca incelenmelidir.
Tehdit İçeren Mesaj Gönderilirse Ne Yapılabilir?
“Çocukları bir daha göremeyeceksin”, “Sana göstereceğim”, “Seni yaşatmayacağım” veya benzeri ifadelerin hukuki niteliği mesajın tamamı ve olayın koşulları dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
Bir mesajın tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığı yalnızca tek bir kelime üzerinden belirlenmez. İfadenin yöneldiği hukuki değer, içeriği, bağlamı ve diğer koşullar önemlidir.
Tehdit içerdiği düşünülen mesajlar silinmemeli ve mümkün olduğunca orijinal halleri korunmalıdır.
Hakaret İçeren WhatsApp Mesajları Delil Olabilir mi?
WhatsApp yazışmaları somut uyuşmazlıkta delil olarak ileri sürülebilir. Ancak ekran görüntüsünün bulunması her zaman içeriğin tartışmasız şekilde doğru ve belirli kişiye ait olduğu anlamına gelmez.
Karşı taraf mesajı gönderdiğini inkâr ederse telefon numarası, konuşmanın bütünü, mesajların bulunduğu cihaz, diğer yazışmalar ve gerektiğinde teknik inceleme önem kazanabilir.
Bu nedenle yalnızca kırpılmış tek bir ekran görüntüsünü saklamak yerine konuşmanın bağlamını korumak daha sağlıklıdır.
Mesajların Ekran Görüntüsünü Almak Yeterli midir?
Ekran görüntüsü önemli olabilir ancak tek başına her uyuşmazlığı çözmeyebilir.
Mesajların tarih ve saatleri, gönderici bilgileri ve önceki-sonraki konuşmalar mümkün olduğunca korunmalıdır. Mesajların bulunduğu orijinal telefonun da muhafaza edilmesi teknik uyuşmazlık çıkması halinde yararlı olabilir.
Karşı taraf “Bu ekran görüntüsü montajdır” derse bu iddianın somutlaştırılması ve gerektiğinde teknik inceleme yapılması gündeme gelebilir.
Mesajları Silmek Doğru mudur?
Özellikle ileride delil olarak kullanılabilecek mesajların aceleyle silinmesi uygun değildir.
Kişi psikolojik olarak mesajları görmek istemiyorsa bildirimleri kapatabilir veya gerekli güvenlik tedbirlerini alabilir. Ancak hukuki süreç bakımından önemli olabilecek kayıtların korunması yararlı olabilir.
Eş Engellendikten Sonra Yeni Hesaplardan Yazıyorsa Ne Yapılabilir?
Yeni telefon numarası, sosyal medya hesabı veya e-posta adresi kullanılarak iletişimin sistematik şekilde sürdürülmesi ısrarın değerlendirilmesi bakımından önemli olabilir.
Örneğin kişi WhatsApp’ta engellendikten sonra Instagram, e-posta ve farklı telefon numaraları üzerinden aynı gün içinde iletişime devam ediyorsa olay yalnızca tek bir mesaj üzerinden değerlendirilmemelidir.
Sosyal Medyadan Sürekli Mesaj Göndermek de Dikkate Alınır mı?
Evet. İletişimin WhatsApp, SMS, Instagram, Facebook, Telegram, e-posta veya başka bir platform üzerinden gerçekleştirilmesi olayın niteliğine göre değerlendirilebilir.
Önemli olan kullanılan uygulamadan ziyade davranışın içeriği ve sürekliliğidir.
Gece Saatlerinde Sürekli Aramak Daha Ağır Değerlendirilebilir mi?
İletişimin zamanı olayın değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Örneğin eşin gece 03.00’te defalarca araması, cevap verilmediğinde mesaj göndermesi ve ertesi gün aynı davranışı sürdürmesi ile gündüz saatinde çocuk hakkında tek bir mesaj göndermesi aynı değildir.
Davranışın kişide oluşturduğu baskı ve günlük yaşam üzerindeki etkisi de önemlidir.
İşyerini Sürekli Aramak Hukuki Sorun Yaratabilir mi?
Evet. Eşin kişinin cep telefonuyla yetinmeyip işyerini, iş arkadaşlarını veya yöneticilerini sürekli araması olayın ağırlığını artırabilir.
Özellikle amaç diğer eşi iş çevresinde küçük düşürmek, baskı altına almak veya çalışma hayatını bozmaksa farklı hukuki sonuçlar gündeme gelebilir.
Eşin Aile Bireylerini Sürekli Araması Ne Anlama Gelir?
Anne, baba, kardeş veya yakınların sürekli aranması da olayın bütünlüğü içinde değerlendirilebilir.
Örneğin doğrudan iletişim engellendikten sonra aile üyelerinin gün boyunca aranması, kişinin dolaylı şekilde baskı altında tutulduğunu gösterebilir.
Ancak her aile bireyiyle kurulan iletişimin hukuka aykırı olduğu söylenemez. Amaç, içerik ve yoğunluk önemlidir.
Eş Eve veya İşyerine Gelmeye Başlarsa Ne Yapılabilir?
Telefon ve mesajlarla başlayan davranışın konuta, işyerine veya kişinin bulunduğu yerlere gelme şeklinde devam etmesi daha ciddi bir güvenlik değerlendirmesi gerektirebilir.
Somut koşullara göre kişinin konuta, okula veya işyerine yaklaşmamasına ilişkin tedbirler gündeme gelebilir.
Acil tehlike bulunuyorsa güvenlik makamlarına başvurulması geciktirilmemelidir.
“Çocuk İçin Arıyorum” Denilmesi Her Aramayı Haklı Hale Getirir mi?
Hayır.
Ortak çocuk nedeniyle tarafların iletişim kurması gerekebilir. Ancak çocuk gerekçe gösterilerek kişisel tartışmanın sürdürülmesi veya gün boyunca onlarca arama yapılması ayrıca değerlendirilir.
Örneğin “Çocuğu saat kaçta alacağım?” şeklindeki kısa iletişim ile ardından saatler boyunca hakaret içeren mesajlar gönderilmesi birbirinden ayrılmalıdır.
Tedbir Kararı Çocukla İletişimi Otomatik Olarak Keser mi?
Hayır. Eşler arasındaki iletişim tedbirleri ile çocukla kişisel ilişki düzenlemeleri aynı şey değildir.
Çocuğun üstün yararı esas alınarak kişisel ilişki konusunda ayrıca değerlendirme yapılır. Tedbir kararının içeriği de önemlidir.
Bu nedenle eşler arasındaki iletişim sorunu çocuk üzerinden kişisel ilişkiyi keyfî biçimde engellemek için kullanılmamalıdır.
Sürekli Mesaj Atılması Boşanma Davasında Kusur Olarak Değerlendirilebilir mi?
Somut olayın özelliklerine göre evet.
Boşanma davasında tarafların evlilik birliğinin sarsılmasına yol açan davranışları değerlendirilirken yoğun baskı, tehdit, hakaret veya rahatsız edici iletişim davranışları da dikkate alınabilir.
Ancak her mesajlaşma otomatik olarak kusur oluşturmaz. Mesajların içeriği, zamanı ve olayların bütünü değerlendirilmelidir.
Boşanma Davası Açıldıktan Sonraki Mesajlar da Önemli midir?
Evet. Dava açıldıktan sonra gerçekleşen davranışların hukuki etkisi, hangi talep ve hangi süreç bakımından değerlendirildiğine göre değişebilir.
Özellikle koruma tedbirleri, velayet, kişisel ilişki ve ceza soruşturması bakımından dava sonrasındaki davranışlar önem taşıyabilir.
Bu nedenle “Boşanma davası açıldı, artık sonraki mesajların hiçbir önemi yok” şeklinde düşünülmemelidir.
Sürekli Aramalar Velayeti Etkiler mi?
Tek başına telefon araması nedeniyle velayet otomatik olarak değiştirilmez.
Ancak davranışlar çocuğun huzurunu etkiliyor, çocuk diğer ebeveyne karşı baskı aracı olarak kullanılıyor veya ebeveynler arasındaki çatışma çocuğa sistematik biçimde yansıtılıyorsa velayet değerlendirmesinde olayın bütünü önem kazanabilir.
Velayette temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır.
Eş Çocuğu Kullanarak Sürekli Mesaj Gönderiyorsa Ne Yapılabilir?
Çocuğun ebeveynler arasındaki çatışmada mesaj taşıyıcısı olarak kullanılmaması gerekir.
Özellikle çocuğa diğer ebeveyne baskı kuracak mesajların ilettirilmesi veya çocuğun taraf seçmeye zorlanması aile hukuku açısından olumsuz değerlendirilebilir.
Çocukla ilgili zorunlu iletişim mümkün olduğunca doğrudan, ölçülü ve çatışmadan uzak tutulmalıdır.
Karşı Tarafa Cevap Vermek Delil Değerini Ortadan Kaldırır mı?
Hayır. Mesajlara cevap verilmiş olması karşı tarafın bütün davranışlarını otomatik olarak hukuka uygun hale getirmez.
Ancak yazışmalar değerlendirilirken konuşmanın tamamına bakılır.
Bu nedenle yalnızca karşı tarafın ağır ifadelerini gösterip kendi mesajlarını gizlemek ileride delilin güvenilirliği bakımından sorun yaratabilir.
Karşı Tarafı Kışkırtmak İçin Mesaj Atmak Riskli midir?
Evet.
Boşanma sürecinde “Bana tehdit yazsın, delil elde edeyim” düşüncesiyle karşı tarafı sistematik biçimde kışkırtmak doğru değildir.
Mahkeme önüne yazışmanın bütünü geldiğinde tarafların karşılıklı davranışları görülebilir.
Delil elde etmek amacıyla hukuka aykırı veya manipülatif yöntemlerden kaçınılmalıdır.
Gizlice Ses Kaydı Alınabilir mi?
Ses kaydının hukuka uygunluğu somut koşullara göre değerlendirilmelidir.
Her telefon görüşmesini gizlice kaydetmenin hukuka uygun olduğu söylenemez.
Özellikle planlı ve sistematik kayıtlar bakımından özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerle ilgili sorunlar ortaya çıkabilir.
Bu nedenle WhatsApp mesajı gibi zaten kişinin kendisine gönderilmiş kayıtlarla gizlice elde edilen ses kaydı aynı şekilde değerlendirilmemelidir.
Telefon Görüşme Kayıtları İstenebilir mi?
Operatör kayıtları genellikle iletişimin içeriğini göstermez.
HTS benzeri trafik kayıtları belirli koşullarda aramanın gerçekleştiği, zamanı ve ilgili numaralar hakkında bilgi sağlayabilir; ancak telefon görüşmesinde ne konuşulduğunu göstermez.
Bu nedenle “HTS kayıtları çıkarılırsa bütün konuşmalar dinlenebilir” şeklindeki düşünce doğru değildir.
Arama Geçmişinin Ekran Görüntüsü Delil Olabilir mi?
Arama geçmişi yoğun iletişim iddiasını destekleyebilir.
Örneğin aynı numaradan kısa süre içerisinde onlarca cevapsız aramanın bulunması olayın değerlendirilmesinde önemli olabilir.
Ancak ekran görüntüsünün hangi cihaza ve hangi numaraya ait olduğu konusunda uyuşmazlık çıkarsa başka delillerle desteklenmesi gerekebilir.
Noter Tespiti Yaptırmak Zorunlu mudur?
Hayır. WhatsApp veya diğer elektronik mesajların kullanılabilmesi için her durumda noter tespiti zorunlu değildir.
Ancak belirli durumlarda mevcut içeriğin belirli tarihte bulunduğunu belgelemek amacıyla ek ispat araçları değerlendirilebilir.
Noter tespiti yapılması da mesajın içeriğinin ve gönderen kişinin her durumda kesin olarak ispatlandığı anlamına gelmez.
Savcılığa Şikâyet Edilebilir mi?
Davranışların ceza kanununda düzenlenen bir suçun unsurlarını oluşturduğu düşünülüyorsa savcılığa veya yetkili kolluk birimlerine başvuru gündeme gelebilir.
Özellikle tehdit, hakaret, ısrarlı takip veya başka bir suç iddiası varsa olayın niteliğine göre ceza soruşturması yürütülebilir.
Ancak aile hukuku uyuşmazlığının bulunması tek başına her mesajı suç haline getirmez.
Uzaklaştırma Kararı Nereden İstenebilir?
6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbirler bakımından olayın niteliğine göre aile mahkemesi, kolluk veya ilgili makamların yetkileri gündeme gelebilir.
Acil güvenlik riski bulunan olaylarda kişinin yalnızca boşanma dosyasındaki bir sonraki duruşmayı beklemesi doğru olmayabilir.
Tedbir İçin Mutlaka Polis Tutanağı Gerekir mi?
Her tedbir talebinde önceden düzenlenmiş polis tutanağının bulunması zorunlu değildir.
6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruyucu tedbirlerde delil veya belge aranmasına ilişkin özel düzenlemeler bulunmaktadır.
Bununla birlikte mevcut mesajların, arama kayıtlarının veya başka belgelerin korunması olayın anlaşılması bakımından yararlı olabilir.
Uzaklaştırma Kararı Ne Kadar Süreyle Verilir?
Tedbirin süresi ve kapsamı somut olayın özelliklerine göre belirlenir. Riskin devam etmesi halinde kanundaki koşullar çerçevesinde tedbirin devamı veya değiştirilmesi gündeme gelebilir.
Bu nedenle bütün olaylar için sabit bir süre bulunduğu varsayılmamalıdır.
Tedbir Kararına Rağmen Aramalar Devam Ediyorsa Ne Yapılmalı?
Yeni aramalar ve mesajlar saklanmalı, tarih ve saatleri korunmalı ve tedbir kararının ihlal edildiği yetkili makamlara bildirilmelidir.
Burada en önemli husus, ihlal edildiği ileri sürülen tedbirin içeriğinin ne olduğudur.
Örneğin kararda “iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme” yükümlülüğü varsa gelen mesajların bu yükümlülük kapsamında değerlendirilmesi gündeme gelebilir.
Karşı Taraf Mesajları Sonradan Silerse Ne Olur?
Mesajın karşı tarafça silinmesi daha önce hukuka uygun şekilde elde edilmiş ve korunmuş kayıtların otomatik olarak yok sayılması anlamına gelmez.
Bu nedenle önemli mesajlar görüldüğünde kayıtların bütünlüğü korunarak muhafaza edilmesi yararlıdır.
Eş Sürekli Özür Mesajı Gönderiyorsa Bu da Rahatsız Etme Sayılabilir mi?
Mesajın nazik veya özür içerikli olması tek başına bütün hukuki değerlendirmeyi belirlemez.
Kişi açıkça iletişim istemediğini belirtmesine rağmen haftalar boyunca yüzlerce mesaj gönderiliyorsa mesajların sayısı, ısrarın niteliği ve kişide oluşturduğu etki ayrıca değerlendirilir.
Bununla birlikte her tekrarlanan özür mesajının otomatik olarak suç oluşturduğu da söylenemez.
Boşanma Sürecinde Eş Sürekli Arıyor ve Mesaj Atıyorsa İlk Olarak Ne Yapılmalı?
Öncelikle olayın niteliği belirlenmelidir. Sadece boşanma konularında zaman zaman iletişim mi kuruluyor, yoksa sistematik bir rahatsız etme davranışı mı bulunuyor sorusu cevaplandırılmalıdır.
İstenmeyen iletişimin açıkça belirtilmesi uygun olabilir. Mesajlar, arama kayıtları ve ilgili elektronik veriler silinmeden korunmalıdır. Fiziksel güvenlik riski varsa güvenlik öncelikli hareket edilmelidir.
Davranışların niteliğine göre 6284 sayılı Kanun kapsamında iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme veya başka koruyucu ve önleyici tedbirler, boşanma davasındaki hukuki sonuçlar ve gerekli durumlarda ceza hukuku yolları birlikte değerlendirilebilir.
Boşanma Sürecinde Eş Sürekli Arıyor ve Mesaj Atıyorsa Ne Yapılabilir?
Boşanma sürecinde eşlerin iletişim kurması tek başına hukuka aykırı değildir. Ancak iletişimin ısrarlı, yoğun, tehditkâr veya kişinin günlük hayatını ve güvenlik duygusunu ciddi biçimde etkileyen bir hale gelmesi durumunda hukuki müdahale gündeme gelebilir.
Özellikle kişinin iletişim istemediğini açıkça belirtmesine rağmen farklı numaralardan aranması, sosyal medya hesaplarından sürekli mesaj gönderilmesi, işyerinin ve aile üyelerinin aranması veya tedbir kararına rağmen iletişimin devam ettirilmesi olayın ağırlığını artırabilir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, bu tür uyuşmazlıklarda tek bir ekran görüntüsüne odaklanmak yerine iletişimin bütününün, tarih ve saatlerin, arama sıklığının, mesajların bağlamının, varsa tehdit veya hakaretlerin ve daha önce verilmiş tedbir kararlarının birlikte değerlendirilmesinin önemli olduğunu belirtmektedir.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa gibi büyük şehirlerde boşanma sürecinde WhatsApp, sosyal medya ve telefon üzerinden gerçekleştirilen davranışlar aile hukuku dosyalarında giderek daha fazla önem kazanmaktadır. FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, boşanma davaları, 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbirler, dijital deliller, velayet ve boşanma sürecinde ortaya çıkan ceza hukuku uyuşmazlıklarının birlikte değerlendirilmesi konusunda hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Boşanma aşamasındaki eşimin sürekli WhatsApp mesajı göndermesi suç mudur?
Her mesajlaşma suç değildir. Mesajların yoğunluğu, ısrarın niteliği, kişinin iletişim istemediğini belirtmesi ve davranışların kanundaki suç unsurlarını karşılayıp karşılamadığı değerlendirilmelidir.
2. Eşimi engelledim ancak başka numaralardan arıyor. Ne yapabilirim?
Farklı numaralar üzerinden ısrarlı iletişimin sürdürülmesi olayın hukuki değerlendirmesinde önem taşıyabilir. Mesaj ve arama kayıtları korunmalı, şartları varsa koruma tedbirleri ve ceza hukuku yolları değerlendirilmelidir.
3. Fiziksel şiddet olmadan uzaklaştırma kararı alınabilir mi?
Somut olayın koşullarına göre evet. 6284 sayılı Kanun’un uygulanması yalnızca gerçekleşmiş fiziksel saldırılarla sınırlı değildir.
4. Mahkeme eşimin bana mesaj göndermesini yasaklayabilir mi?
Şartları varsa iletişim araçlarıyla veya başka yollarla rahatsız etmeme yönünde önleyici tedbir kararı verilebilir.
5. Tedbir kararına rağmen mesaj gönderirse ne olur?
Kararın kapsamındaki yükümlülüğün ihlali halinde 6284 sayılı Kanun’daki zorlama hapsi mekanizması gündeme gelebilir.
6. WhatsApp ekran görüntüleri boşanma davasında kullanılabilir mi?
Hukuka uygun elde edilmiş yazışmalar somut olayda delil olarak ileri sürülebilir. Ancak gönderici, içerik veya bütünlük tartışmalıysa ek inceleme gerekebilir.
7. Çocuk hakkında mesaj göndermesi tedbir kararını ihlal eder mi?
Bu sorunun cevabı tedbir kararının içeriğine ve mesajın niteliğine bağlıdır. Çocukla ilgili zorunlu iletişim ile rahatsız etme amacı taşıyan iletişim aynı değildir.
8. Sürekli aramalar boşanma davasında kusur sayılabilir mi?
Davranışların niteliğine göre boşanma davasındaki kusur değerlendirmesinde dikkate alınabilir.
9. Telefon görüşmelerinin içeriği operatörden alınabilir mi?
Normal trafik kayıtları telefon görüşmesinin içeriğini göstermez. Arama trafiği ile konuşma içeriği birbirinden ayrılmalıdır.
10. Mesajları silmeli miyim?
Hukuki süreçte delil olarak kullanılabilecek mesajların silinmemesi ve mümkün olduğunca orijinal bağlamıyla korunması daha uygun olabilir.
Uzman Hukuki Destek
Boşanma sürecinde sürekli arama, WhatsApp mesajları, sosyal medya üzerinden rahatsız etme, tehdit, hakaret, ısrarlı takip ve 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma tedbirleri birbirinden farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa ve Türkiye genelinde boşanma sürecindeki iletişim uyuşmazlıkları, dijital deliller, uzaklaştırma ve koruma tedbirleri, velayet ve aile hukukuyla bağlantılı ceza soruşturmalarında hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, özellikle dijital yazışmaların delil olarak korunması, 6284 sayılı Kanun kapsamında gerekli tedbirlerin değerlendirilmesi ve boşanma davasıyla ceza soruşturmasının birlikte yürüdüğü uyuşmazlıklarda sürecin bütüncül olarak ele alınması gerektiğini vurgulamaktadır.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Kule Plaza, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr




