
Çocuğun Anne veya Babadan Korktuğunu Söylemesi Velayeti Nasıl Etkiler? 2026 Güncel Rehber
19 Ekim 2026
Çocukta Şiddet İzi Varsa Acil Velayet Değişikliği Nasıl Talep Edilir? 2026 Güncel Rehber
19 Ekim 2026Çocuğun anneden veya babadan korktuğunu söylemesi velayeti değiştirir mi? Çocuğun beyanının değerlendirilmesi, pedagog ve uzman incelemesi, şiddet iddiası, kişisel ilişkinin sınırlandırılması, velayet değişikliği ve çocuğun üstün yararı 2026 güncel uygulamasıyla açıklanmaktadır.
Boşanma ve velayet davalarında çocuğun “annemden korkuyorum” veya “babamdan korkuyorum” şeklindeki beyanı son derece önemli olabilir. Ancak bu beyanın bulunması, velayetin otomatik olarak diğer ebeveyne verileceği anlamına gelmez.
Mahkeme açısından temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Bu nedenle çocuğun korkusunun gerçek bir tehlikeye mi dayandığı, geçici bir tepki mi olduğu, ebeveynler arasındaki çatışmadan mı kaynaklandığı veya çocuğun diğer ebeveyn tarafından etkilenip etkilenmediği araştırılmalıdır.
Özellikle çocuk fiziksel şiddetten, tehditten, ağır baskıdan, alkol veya madde kullanımına bağlı davranışlardan ya da kendisini güvensiz hissettiren belirli olaylardan söz ediyorsa mahkemenin bu iddiaları ayrıntılı biçimde değerlendirmesi gerekir.
Çocuğun “Anneden veya Babadan Korkuyorum” Demesi Tek Başına Velayeti Değiştirir mi?
Tek başına her durumda yeterli değildir.
Çocuğun beyanı önemli bir delil ve değerlendirme unsurudur ancak velayet yalnızca tek bir cümle üzerinden belirlenmez.
Mahkeme çocuğun yaşını, gelişim düzeyini, beyanının içeriğini, korkunun nedenini, beyanın sürekliliğini, ebeveynlerin davranışlarını ve diğer delilleri birlikte değerlendirir.
Örneğin on üç yaşındaki bir çocuğun uzun süredir yaşadığı belirli şiddet olaylarını ayrıntılı ve tutarlı biçimde anlatması ile dört yaşındaki bir çocuğun tartışma sonrasında “babamdan korkuyorum” demesi aynı ağırlıkta değerlendirilmeyebilir.
Çocuğun Beyanı Velayet Davasında Önemli midir?
Evet.
Özellikle yaşı ve olgunluk düzeyi görüş oluşturmasına elverişli olan çocuğun düşüncesinin değerlendirilmesi gerekir.
Ancak çocuğun görüşünün alınması ile velayet kararını çocuğa bırakmak birbirinden farklıdır.
Mahkeme:
“Çocuk babayı istemedi, o hâlde velayet anneye verilir.”
şeklinde otomatik bir değerlendirme yapmaz.
Çocuğun neden böyle düşündüğü ve bu tercihin üstün yararıyla uyumlu olup olmadığı araştırılır.
Çocuk “Babamdan Korkuyorum” Derse Ne Olur?
Çocuğun babadan korktuğunu söylemesi hâlinde öncelikle korkunun sebebi araştırılır.
Çocuk babasının kendisine vurduğunu, sürekli bağırdığını, tehdit ettiğini veya yanında kendisini güvende hissetmediğini anlatıyorsa bu iddialar velayet ve kişisel ilişki bakımından ciddi önem taşıyabilir.
Bununla birlikte babanın disiplin koyması veya çocuğun istediği bir davranışa izin vermemesi tek başına velayetin değiştirilmesini gerektirmez.
Mahkeme korkunun kaynağını belirlemeye çalışır.
Çocuk “Annemden Korkuyorum” Derse Velayet Babaya Verilir mi?
Otomatik olarak verilmez.
Anne hakkında ileri sürülen iddialar da aynı şekilde araştırılmalıdır.
Annenin çocuğa fiziksel veya psikolojik şiddet uyguladığı, ağır şekilde ihmal ettiği ya da çocuğun güvenliğini tehlikeye soktuğu ortaya çıkarsa velayet bakımından önemli sonuçlar doğabilir.
Ancak yalnızca ebeveynler arasındaki uyuşmazlık sırasında ortaya çıkan soyut bir korku beyanı, başka hiçbir inceleme yapılmaksızın velayetin değiştirilmesi için yeterli kabul edilmemelidir.
Çocuğun Korkusunun Nedeni Nasıl Araştırılır?
Mahkeme dosyanın özelliklerine göre sosyal inceleme ve uzman değerlendirmelerinden yararlanabilir.
Çocuğun anlatımı mümkün olduğunca ebeveynler arasındaki çatışmadan uzak bir ortamda değerlendirilmelidir.
Çocuğun yalnızca:
“Korkuyorum.”
demesiyle yetinmek yerine neden korktuğu önemlidir.
Örneğin çocuk, “Babam kızdığında bana vuruyor ve eve gitmek istemiyorum.” diyorsa somut bir davranıştan söz etmektedir.
Buna karşılık “Annemi daha çok seviyorum, babama gitmek istemiyorum.” şeklindeki açıklamanın içeriği farklıdır.
Çocuğun Yaşı Beyanın Değerini Etkiler mi?
Evet.
Çocuğun yaşı ve olgunluk seviyesi değerlendirmede önemlidir.
Yaşı ilerledikçe kendi yaşantısını, korkularını ve tercihlerini açıklama kapasitesi genellikle artar.
Ancak belirli bir yaşa ulaşılması çocuğun söylediği her şeyin mahkeme açısından bağlayıcı hâle geldiği anlamına gelmez.
Mahkeme her durumda çocuğun üstün yararını esas alır.
Çocuk Mahkemede Dinlenebilir mi?
Çocuğun yaşı ve olgunluk düzeyi uygunsa görüşünün alınması gündeme gelebilir.
Bu süreç çocuğun ebeveynlerden birini seçmeye zorlandığı bir sorgulamaya dönüştürülmemelidir.
Amaç çocuğun yaşam koşullarını, ebeveynleriyle ilişkisini ve varsa korkularını anlamaktır.
Çocuğun velayet uyuşmazlığının tarafı hâline getirilmesi psikolojik açıdan da sakıncalı olabilir.
Pedagog veya Uzman Raporu Velayeti Etkiler mi?
Uzman değerlendirmeleri velayet davalarında önemli olabilir.
Uzman çocuğun ebeveynleriyle ilişkisini, yaşam koşullarını, korkularını ve gelişimsel ihtiyaçlarını değerlendirebilir.
Ancak uzman raporu mahkemenin yerine geçerek nihai velayet kararını vermez.
Son karar mahkemeye aittir ve dosyadaki bütün deliller birlikte değerlendirilir.
Çocuk Fiziksel Şiddetten Korktuğunu Söylüyorsa Ne Olur?
Bu iddia ciddiyetle araştırılmalıdır.
Çocuğun anlattığı olayların tarihleri, olayların nasıl gerçekleştiği, varsa sağlık kayıtları, okul kayıtları, tanık anlatımları ve diğer deliller önem kazanabilir.
Şiddetin çocuğun fiziksel veya psikolojik güvenliğini tehdit ettiği ortaya çıkarsa bu durum velayetin belirlenmesinde veya mevcut velayetin değiştirilmesinde güçlü bir unsur olabilir.
Ayrıca çocuğun diğer ebeveynle kişisel ilişkisinin nasıl kurulacağı bakımından da koruyucu önlemler gündeme gelebilir.
Psikolojik Şiddet de Velayeti Etkileyebilir mi?
Evet.
Çocuğa yönelik sürekli aşağılama, tehdit, ağır baskı veya korkutucu davranışların bulunması çocuğun psikolojik gelişimini etkileyebilir.
Velayet değerlendirmesi yalnızca çocuğun fiziksel ihtiyaçlarının karşılanıp karşılanmadığıyla sınırlı değildir.
Çocuğun duygusal güvenliği ve sağlıklı gelişimi de önemlidir.
Ebeveynin Çocuğa Bağırması Velayetin Kaybedilmesine Neden Olur mu?
Her bağırma olayı otomatik olarak velayet kaybına neden olmaz.
Olayın sıklığı, yoğunluğu, çocuğun üzerindeki etkisi ve aile içindeki genel davranış biçimi değerlendirilmelidir.
Tek bir tartışma ile çocuğun sistematik olarak korku altında yaşamasına neden olan davranışlar aynı şekilde değerlendirilmez.
Çocuk Diğer Ebeveyn Tarafından Etkilenmiş Olabilir mi?
Olabilir ve bu ihtimal velayet davalarında dikkatle değerlendirilmelidir.
Örneğin çocuk uzun süre boyunca diğer ebeveyn hakkında olumsuz ifadeler duymuş olabilir.
Çocuğa:
“Baban seni sevmiyor.”
veya
“Annen seni benden alacak.”
gibi ifadelerin sürekli söylenmesi çocuğun algısını etkileyebilir.
Ancak çocuğun her korku veya reddetme beyanını otomatik olarak “diğer ebeveyn çocuğu doldurmuş” şeklinde açıklamak da doğru değildir.
Gerçek bir şiddet veya korku ihtimali mutlaka araştırılmalıdır.
Çocuğu Diğer Ebeveyne Karşı Doldurmak Velayeti Etkiler mi?
Evet, sistematik davranışlar velayet değerlendirmesinde önem kazanabilir.
Velayet hakkına sahip ebeveynin çocuğun diğer ebeveynle sağlıklı ilişki kurmasını desteklemesi beklenir.
Çocuğun diğer ebeveynden sebepsiz yere uzaklaştırılması, sürekli kötülenmesi veya kişisel ilişkinin sistematik şekilde engellenmesi çocuğun üstün yararı bakımından olumsuz değerlendirilebilir.
Ancak her olay kendi delilleriyle incelenmelidir.
Çocuğun Korktuğunu Söylemesi Kişisel İlişkiyi Etkiler mi?
Evet.
Velayet bir ebeveynde kalmaya devam ederken diğer ebeveynle kurulan kişisel ilişkinin şartları değiştirilebilir.
Örneğin çocuğun güvenliği açısından ciddi bir risk varsa görüşmelerin şekli, süresi veya koşulları yeniden düzenlenebilir.
Somut olayın ağırlığına göre kişisel ilişkinin sınırlandırılması veya gerekli koruyucu önlemlerin alınması gündeme gelebilir.
Çocuk “Babamla Görüşmek İstemiyorum” Derse Görüşme Tamamen Biter mi?
Hayır.
Çocuğun görüşmek istememesi önemlidir ancak bunun nedeni araştırılmalıdır.
Çocuk gerçek bir korku nedeniyle görüşmek istemiyor olabilir.
Bunun yanında ebeveynler arasındaki çatışmadan etkilenmiş, diğer ebeveyni üzmek istemiyor veya geçici bir tepki gösteriyor da olabilir.
Mahkemenin amacı çocuğun üstün yararına uygun bir kişisel ilişki düzeni oluşturmaktır.
Çocuğun Görüşme Gününde Ağlaması Önemli midir?
Önemli olabilir ancak tek başına belirleyici değildir.
Çocuğun her görüşme öncesinde yoğun korku yaşaması, fiziksel belirtiler göstermesi veya sürekli olarak belirli olayları anlatması daha ayrıntılı inceleme gerektirebilir.
Bir defalık ağlama veya ayrılmak istememe ise çocuğun yaşı ve koşulları çerçevesinde farklı anlamlara gelebilir.
Çocuğun Gece Korkuları veya Alt Islatması Delil Olur mu?
Bu tür davranış değişiklikleri tek başına belirli bir ebeveynin kusurlu olduğunu kanıtlamaz.
Ancak çocuğun belirli görüşmelerden sonra sürekli olarak ciddi davranışsal veya psikolojik değişiklikler gösterdiği iddia ediliyorsa uzman değerlendirmesinde dikkate alınabilir.
Nedensellik konusunda uzman incelemesi önemlidir.
Çocuk Psikoloğunun Raporu Velayet Davasında Kullanılabilir mi?
Çocuğu takip eden psikolog veya diğer uzmanların değerlendirmeleri dosya bakımından önem taşıyabilir.
Ancak özel uzman raporu tek başına mahkemeyi bağlamaz.
Mahkeme gerektiğinde kendi uzman incelemesini yaptırabilir ve diğer delillerle birlikte değerlendirme yapabilir.
Öğretmenin Gözlemleri Önemli Olabilir mi?
Evet.
Öğretmen veya okul rehberlik birimi çocuğun davranışlarındaki değişiklikleri gözlemlemiş olabilir.
Örneğin çocuğun belirli görüşmelerden sonra içine kapandığı, korku yaşadığı veya okul performansında ciddi değişiklik oluştuğu iddia ediliyorsa okul kayıtları ve ilgili kişilerin bilgileri somut olayda önem kazanabilir.
Çocuk Şiddeti Öğretmenine Anlatmışsa Ne Olur?
Bu anlatım değerlendirme bakımından önemli olabilir.
Özellikle çocuğun dava başlamadan veya ebeveynler arasında velayet tartışması çıkmadan önce üçüncü bir kişiye benzer olayları anlatmış olması beyanın değerlendirilmesinde dikkate alınabilir.
Ancak yine de tek bir anlatımdan otomatik sonuç çıkarılmamalıdır.
Sağlık Raporu Varsa Velayet Değişir mi?
Sağlık raporu fiziksel şiddet iddiasını destekleyebilir.
Ancak raporun neyi gösterdiği önemlidir.
Bir yaralanmanın varlığı ile yaralanmayı hangi ebeveynin gerçekleştirdiğinin ispatı farklı meselelerdir.
Bu nedenle sağlık kayıtları diğer delillerle birlikte değerlendirilmelidir.
Polis veya Savcılık Dosyası Velayet Davasını Etkiler mi?
Etkileyebilir.
Çocuğa veya diğer ebeveyne yönelik şiddet iddiası nedeniyle soruşturma bulunması aile mahkemesinin değerlendirmesinde önemli olabilir.
Ancak yalnızca suç duyurusunun yapılmış olması suçun kesin olarak gerçekleştiği anlamına gelmez.
Soruşturmanın içeriği ve mevcut deliller değerlendirilmelidir.
Koruma Kararı Varsa Velayet Etkilenir mi?
Aile içi şiddet nedeniyle alınmış koruyucu veya önleyici tedbir kararları velayet ve kişisel ilişki düzenlemesinde dikkate alınabilir.
Ancak tedbir kararının içeriği, dayandığı olaylar ve sonrasındaki gelişmeler birlikte değerlendirilmelidir.
Çocuğun Anne veya Babadan Korkması Geçici Velayet Kararını Etkileyebilir mi?
Evet.
Dava devam ederken çocuğun güvenliği açısından acil bir risk bulunduğu ileri sürülüyorsa geçici tedbirlerin değerlendirilmesi gündeme gelebilir.
Mahkeme dava sonuna kadar çocuğun hangi ebeveyn yanında kalacağı ve diğer ebeveynle kişisel ilişkinin nasıl kurulacağı konusunda geçici düzenleme yapabilir.
Çocuğun güvenliği açısından ciddi bir risk varsa nihai karar beklenmeden uygun tedbirlerin değerlendirilmesi önemlidir.
Mevcut Velayetin Değiştirilmesi İstenebilir mi?
Evet.
Boşanma kararı kesinleştikten sonra ortaya çıkan yeni durumlar çocuğun üstün yararını ciddi biçimde etkiliyorsa velayetin değiştirilmesi gündeme gelebilir.
Örneğin velayet sahibi ebeveynin çocuğa sistematik şiddet uyguladığı veya çocuğun güvenliğini ciddi biçimde tehlikeye soktuğu sonradan ortaya çıkmış olabilir.
Ancak velayet değişikliği her yeni tartışmada başvurulabilecek bir yaptırım değildir.
Çocuğun üstün yararında önemli ve kalıcı bir değişiklik bulunması gerekir.
Çocuğun Korktuğunu Söylediği Ses Kaydı Delil Olur mu?
Ses kaydının varlığı tek başına içeriğin kesin doğru olduğunu göstermez.
Kaydın hangi koşullarda oluşturulduğu, çocuğa soru sorulup sorulmadığı, yönlendirme yapılıp yapılmadığı, kaydın bütünlüğü ve hukuka uygunluğu ayrıca değerlendirilmelidir.
Örneğin çocuğa tekrar tekrar:
“Baban sana vurdu değil mi?”
şeklinde yönlendirici sorular sorularak alınan kayıt ile çocuğun kendiliğinden yaptığı anlatım aynı şekilde değerlendirilmemelidir.
Çocuğun Videosunu Çekerek Mahkemeye Sunmak Doğru mudur?
Çocuğun sürekli olarak kamera karşısına geçirilip diğer ebeveyn hakkında konuşturulması doğru bir yöntem değildir.
Bu durum çocuğun ebeveynler arasındaki uyuşmazlığın içine daha fazla çekilmesine neden olabilir.
Mahkemenin ve uzmanların çocuğun görüşünü uygun yöntemlerle değerlendirmesi daha sağlıklıdır.
WhatsApp Mesajları Korku İddiasını Destekleyebilir mi?
Somut olaya göre destekleyebilir.
Örneğin ebeveynin çocuğa veya diğer ebeveyne yönelik tehdit içeren mesajları bulunabilir.
Ancak ekran görüntüsünün gerçekliği, mesajın kime ait olduğu, konuşmanın bütünü ve hukuka uygun şekilde elde edilip edilmediği ayrıca değerlendirilmelidir.
Çocuk Diğer Ebeveyne Gitmek İstemediğinde Zorla Gönderilebilir mi?
Çocuğun üstün yararı ve mevcut mahkeme kararı birlikte dikkate alınmalıdır.
Ebeveynlerin çocuğu fiziksel güç kullanarak çekiştirmesi veya uyuşmazlığı çocuk üzerinden yürütmesi doğru değildir.
Kişisel ilişki kararlarının uygulanmasında güncel sistem kapsamında adli destek ve mağdur hizmetleri mekanizması bulunmaktadır.
Çocuğun güvenliği bakımından yeni ve ciddi bir risk ortaya çıkmışsa uygun hukuki başvuru yapılmalıdır.
Ebeveyn Çocuğun Korktuğunu Bahane Ederek Görüşmeyi Sürekli Engelleyebilir mi?
Hayır.
Gerçek bir güvenlik riski bulunuyorsa bunun hukuki yollarla ortaya konulması ve gerekli tedbirlerin talep edilmesi gerekir.
Velayet sahibi ebeveynin herhangi bir mahkeme değerlendirmesi olmadan sürekli:
“Çocuk senden korkuyor.”
diyerek kişisel ilişkiyi engellemesi de velayet yükümlülükleri bakımından sorun oluşturabilir.
Çocuğun Korkusu Gerçekse Diğer Ebeveynle Görüşme Tamamen Yasaklanabilir mi?
Çok ağır koşullarda kişisel ilişkinin ciddi şekilde sınırlandırılması veya kaldırılması gündeme gelebilir.
Ancak bu istisnai bir durumdur.
Mahkeme mümkün olduğunca çocuğun güvenliği ile ebeveynleriyle ilişki kurma hakkı arasında çocuğun üstün yararına uygun bir denge kurmaya çalışır.
Gözetimli Görüşme Kararı Verilebilir mi?
Somut olayda çocuğun güvenliği bakımından gerekli görülüyorsa kişisel ilişkinin belirli koşullarla yürütülmesi değerlendirilebilir.
Örneğin doğrudan ve uzun süreli kişisel ilişkinin çocuk açısından risk oluşturduğu ancak ilişkinin tamamen kesilmesinin de uygun olmadığı durumlarda daha kontrollü çözümler gündeme gelebilir.
Çocuğun Tercihi Kaç Yaşından Sonra Kesin Olarak Geçerlidir?
Velayet konusunda “çocuk şu yaşa geldiğinde kimi seçerse velayet ona verilir” şeklinde kesin bir yaş kuralı yoktur.
Çocuğun yaşı ve olgunluğu arttıkça görüşüne verilen önem artabilir.
Ancak nihai ölçüt yine çocuğun üstün yararıdır.
Kardeşlerden Biri Babadan Korkuyor, Diğeri Korkmuyorsa Ne Olur?
Her çocuğun durumu ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Kardeşlerin aynı ebeveynle farklı ilişkileri bulunabilir.
Bununla birlikte kardeşlerin birbirinden ayrılmasının yaratacağı sonuçlar da çocuğun üstün yararı kapsamında dikkate alınmalıdır.
Mahkeme yalnızca tek bir faktöre dayanarak karar vermemelidir.
Çocuğun Korktuğunu Söylemesi Ebeveynin Velayet Hakkını Tamamen Kaybetmesine Neden Olur mu?
Her durumda hayır.
Mahkemenin amacı ebeveyni cezalandırmak değildir.
Velayet bir ödül veya yaptırım sistemi olarak değerlendirilmez.
Asıl mesele çocuğun fiziksel, psikolojik ve sosyal gelişiminin hangi düzen içinde daha iyi korunacağıdır.
Bu nedenle korkunun kaynağı, ağırlığı ve devamlılığı belirleyicidir.
Velayet Davasında Korku İddiası Nasıl İspatlanabilir?
Tek bir “mükemmel delil” bulunması şart değildir.
Çocuğun tutarlı anlatımı, uzman değerlendirmeleri, sağlık kayıtları, okul kayıtları, tanık anlatımları, mesajlar, önceki şiddet olayları ve diğer somut veriler birbirleriyle birlikte değerlendirilebilir.
Ancak delil toplamak amacıyla çocuğun sürekli sorgulanması veya ebeveynler arasındaki çatışmaya çekilmesi çocuğun yararına değildir.
Çocuğun Anne veya Babadan Korktuğunu Söylemesi Velayeti Nasıl Etkiler?
Çocuğun anneden veya babadan korktuğunu söylemesi velayet açısından önemli bir uyarı işaretidir ancak tek başına otomatik velayet değişikliği sebebi değildir.
Mahkeme öncelikle korkunun gerçek nedenini araştırmalıdır.
Çocuğun belirli ve tutarlı şekilde fiziksel şiddet, psikolojik şiddet, tehdit, ağır ihmal veya güvenliğini tehlikeye sokan davranışlar anlatması durumunda bu beyan velayet ve kişisel ilişki açısından ciddi ağırlık kazanabilir.
Buna karşılık çocuğun diğer ebeveyn tarafından yönlendirilmesi, geçici öfke veya ebeveynler arasındaki çatışmadan etkilenmesi ihtimali de değerlendirilmelidir.
Bu nedenle doğru yaklaşım çocuğu:
“Anneni mi babanı mı seçiyorsun?”
sorusuyla karşı karşıya bırakmak değildir.
Mahkemenin görevi çocuğun görüşünü, diğer delilleri ve uzman değerlendirmelerini birlikte ele alarak çocuğun üstün yararına en uygun düzeni belirlemektir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, bu tür velayet uyuşmazlıklarında çocuğun beyanının küçümsenmemesi gerektiği gibi tek başına mutlak delil olarak da değerlendirilmemesi gerektiğini; korkunun kaynağının ve çocuğun güvenliği üzerindeki gerçek etkisinin araştırılmasının belirleyici olduğunu vurgulamaktadır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK ile Velayet ve Çocuğun Güvenliği Uyuşmazlıkları
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere Türkiye genelinde velayet uyuşmazlıklarında çocuğun ebeveynlerden birinden korktuğunu söylemesi, görüşmeye gitmek istememesi, şiddet iddiasında bulunması veya ebeveynler arasındaki çatışmadan etkilenmesi önemli hukuki sorunlara yol açabilmektedir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, velayetin değiştirilmesi, kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi, çocuğa yönelik şiddet iddiaları, sosyal inceleme ve uzman raporlarının değerlendirilmesi ile acil koruyucu tedbirlerin talep edilmesi konularında hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Çocuğum “babamdan korkuyorum” derse velayet otomatik olarak anneye verilir mi?
Hayır. Korkunun sebebi, çocuğun yaşı ve olgunluğu, diğer deliller ve çocuğun üstün yararı birlikte değerlendirilir.
2. Çocuk annesinden korktuğunu söylerse velayet babaya geçebilir mi?
Şartları oluşmuşsa velayetin değiştirilmesi gündeme gelebilir. Ancak tek bir beyan otomatik olarak velayet değişikliği doğurmaz.
3. Çocuğun mahkemede söylediği sözler önemli midir?
Evet. Özellikle görüş oluşturabilecek yaş ve olgunluktaki çocuğun düşüncesi önemlidir; fakat mahkeme bununla tek başına bağlı değildir.
4. Çocuk fiziksel şiddetten söz ediyorsa ne yapılmalıdır?
İddia ciddiyetle araştırılmalı ve çocuğun güvenliği bakımından gerekiyorsa uygun koruyucu tedbirler talep edilmelidir.
5. Çocuk diğer ebeveyn tarafından doldurulmuş olabilir mi?
Olabilir. Ancak bu ihtimal varsayımla kabul edilmemeli; uzman değerlendirmesi ve diğer delillerle araştırılmalıdır.
6. Çocuk görüşme günlerinde sürekli ağlıyorsa kişisel ilişki değiştirilebilir mi?
Ağlamanın ve korkunun nedeni araştırılarak şartları varsa kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi talep edilebilir.
7. Psikolog raporu velayetin değiştirilmesi için yeterli midir?
Önemli olabilir ancak tek başına mahkemeyi bağlamaz. Diğer delillerle birlikte değerlendirilir.
8. Çocuğun korktuğunu söylediği video mahkemeye sunulabilir mi?
Videonun nasıl oluşturulduğu, yönlendirme bulunup bulunmadığı, bütünlüğü ve hukuka uygunluğu değerlendirilmelidir. Çocuğu sürekli kamera karşısında konuşturmak uygun bir delil toplama yöntemi değildir.
9. Şiddet iddiası varsa dava bitene kadar beklemek gerekir mi?
Hayır. Çocuğun güvenliği bakımından acil risk bulunuyorsa dava devam ederken uygun geçici tedbirler talep edilebilir.
10. Çocuğun diğer ebeveynle görüşmesi tamamen kaldırılabilir mi?
Çocuğun üstün yararının ciddi biçimde gerektirdiği istisnai durumlarda kişisel ilişkinin sınırlandırılması veya kaldırılması gündeme gelebilir.
Uzman Hukuki Destek
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa ve Türkiye genelinde hizmet veren FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, çocuğun anne veya babadan korkması nedeniyle ortaya çıkan velayet ve kişisel ilişki uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, velayetin değiştirilmesi, çocuğun görüşünün değerlendirilmesi, fiziksel ve psikolojik şiddet iddiaları, uzman incelemeleri, kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi ve çocuğun güvenliğinin korunmasına yönelik tedbir süreçlerinde hukuki destek sunmaktadır.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Kule Plaza, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr




