
Velayet Sahibi Ebeveyn Çocuğu Psikoloğa Götürebilir mi? 2026 Güncel Rehber
19 Ekim 2026
Çocuğun Anne veya Babadan Korktuğunu Söylemesi Velayeti Nasıl Etkiler? 2026 Güncel Rehber
19 Ekim 2026Çocuğun psikolog görüşmeleri velayet davasında delil olabilir mi? Psikolog raporu, çocuğun beyanı, pedagog ve uzman incelemesi, özel psikolog kayıtları, gizlilik, sosyal inceleme raporu ve velayet değişikliği bakımından 2026 güncel uygulamayı açıklıyoruz.
Boşanma ve velayet davalarında anne ile baba arasındaki uyuşmazlık ağırlaştığında çocuğun psikolojik durumu, ebeveynlerle ilişkisi ve çocuğun görüşmeler sırasında yaptığı açıklamalar davanın önemli unsurlarından biri hâline gelebilir. Özellikle çocuk uzun süredir bir psikologdan destek alıyorsa psikolog görüşmelerinin mahkemeye sunulup sunulamayacağı, psikoloğun tanık olarak dinlenip dinlenemeyeceği ve çocuğun psikoloğa söylediği sözlerin velayetin değiştirilmesi için yeterli olup olmayacağı sıklıkla tartışılmaktadır.
Bu noktada temel ölçüt anne veya babanın iddiaları değil, çocuğun üstün yararıdır. Çocuğun psikolojik durumu velayet değerlendirmesinde önemli olmakla birlikte özel psikolog görüşmeleri, mahkeme tarafından yaptırılan uzman incelemesi, sosyal inceleme raporu ve çocuğun doğrudan dinlenmesi aynı hukuki değere sahip değildir.
Dolayısıyla “Çocuk psikoloğa benimle yaşamak istediğini söyledi, velayet kesin bana verilir” veya “Psikolog diğer ebeveynin çocuğa zarar verdiğini yazdı, dava artık kesin kazanılır” şeklinde sonuçlara ulaşmak doğru değildir.
Çocuğun Psikolog Görüşmeleri Velayet Davasında Delil Olabilir mi?
Çocuğun psikolojik durumu ve uzman değerlendirmeleri somut olayın özelliklerine göre velayet dosyasında dikkate alınabilir. Ancak psikolog görüşmesinin varlığı tek başına velayetin belirli bir ebeveyne verilmesini zorunlu kılmaz.
Mahkeme çocuğun üstün yararını belirlerken psikolog değerlendirmesini dosyadaki diğer delillerle birlikte ele alabilir. Çocuğun yaşı, gelişim düzeyi, mevcut yaşam düzeni, anne ve babayla ilişkisi, eğitim hayatı, sağlık durumu, bakım koşulları, kardeşleriyle ilişkisi ve ebeveynlerin çocuğun ihtiyaçlarını karşılayabilme durumları birlikte değerlendirilir.
Bu nedenle psikolog görüşmesi velayet dosyasının önemli bir parçası olabilir ancak velayet kararının yerine geçen bir belge değildir.
Özel Psikolog Tarafından Hazırlanan Rapor Mahkemeye Sunulabilir mi?
Özel bir psikolog tarafından düzenlenen değerlendirme veya rapor somut olayın özelliklerine göre dosyaya sunulabilir. Bununla birlikte taraflardan birinin kendi seçtiği uzmanın hazırladığı belge ile mahkemenin görevlendirdiği uzman tarafından yapılan inceleme aynı şekilde değerlendirilmez.
Mahkeme özel psikolog raporunun nasıl hazırlandığını, psikoloğun çocukla kaç kez görüştüğünü, anne ve babayla görüşüp görüşmediğini, değerlendirmede hangi yöntemlerin kullanıldığını ve raporun objektif verilere dayanıp dayanmadığını inceleyebilir.
Örneğin çocuk yalnızca bir kez görülmüş ve ebeveynlerden sadece birinin anlattıkları esas alınarak diğer ebeveyn hakkında kesin kanaat belirtilmişse raporun ağırlığı tartışmalı olabilir.
Psikoloğun “Velayet Babaya Verilmelidir” veya “Velayet Anneye Verilmelidir” Demesi Mahkemeyi Bağlar mı?
Hayır. Velayetin kime bırakılacağına karar verme yetkisi mahkemeye aittir.
Psikolog çocuğun psikolojik durumu, davranışları, kaygıları ve ebeveynleriyle ilişkileri hakkında mesleki değerlendirme yapabilir. Ancak velayetin hukuken hangi ebeveyne verilmesi gerektiği konusundaki nihai değerlendirme hâkime aittir.
Bu nedenle raporda “velayet anneye verilmelidir” şeklinde bir görüş bulunması, hâkimin mutlaka bu yönde karar vermesi gerektiği anlamına gelmez.
Çocuğun Psikoloğa Söyledikleri Velayet Davasında Kullanılabilir mi?
Çocuğun psikoloğa yaptığı açıklamalar bazı uyuşmazlıklarda önemli olabilir. Ancak çocuğun söylediği sözlerin hangi koşullarda ortaya çıktığı son derece önemlidir.
Örneğin çocuk psikoloğa diğer ebeveynden korktuğunu, evde sürekli şiddet gördüğünü, ebeveynler arasındaki kavgaya maruz kaldığını veya belirli bir ebeveynin yanında kendisini güvende hissetmediğini söylemiş olabilir.
Bu tür açıklamalar göz ardı edilmemelidir. Bununla birlikte çocuğun tek bir cümlesinin bağlamından çıkarılarak velayet davasında kesin delil gibi kullanılması da doğru değildir.
Çocuğun anlatımının sürekliliği, yaşı, gelişim düzeyi, yönlendirilip yönlendirilmediği ve anlatımın başka verilerle desteklenip desteklenmediği önemlidir.
Çocuğun “Annemle Yaşamak İstiyorum” Demesi Velayeti Belirler mi?
Tek başına belirlemez.
Çocuğun yaşı ve olgunluk düzeyi görüşüne verilecek ağırlığı etkiler. Kendisini ifade edebilecek olgunluğa ulaşmış çocuğun görüşünün dikkate alınması önemlidir ancak çocuk velayeti hukuken tek başına seçmez.
Örneğin çocuk bir ebeveyni daha az kural koyduğu, daha fazla hediye aldığı veya okul konusunda daha serbest bırakıldığı için tercih ediyor olabilir. Buna karşılık daha büyük ve olgun bir çocuğun uzun süredir istikrarlı şekilde belirttiği, makul nedenlere dayanan tercihi daha güçlü şekilde dikkate alınabilir.
Mahkeme çocuğun isteği ile çocuğun üstün yararını birlikte değerlendirir.
Çocuğun “Babamla Yaşamak İstemiyorum” Demesi Yeterli midir?
Her durumda yeterli değildir. Bu sözün neden söylendiğinin anlaşılması gerekir.
Çocuk gerçekten korku, ihmal veya olumsuz davranış nedeniyle babasıyla yaşamak istemiyor olabilir. Ancak ebeveynler arasındaki ağır çatışmanın etkisi altında da kalmış olabilir.
Aynı değerlendirme anne bakımından da geçerlidir.
Mahkemenin amacı çocuğun söylediği tek bir cümleyi esas almak değil, bu tercihin arkasındaki gerçek nedeni belirlemektir.
Çocuğun Psikolog Görüşmelerinde Şiddetten Bahsetmesi Önemli midir?
Evet. Çocuğun fiziksel veya psikolojik şiddete ilişkin anlatımları ciddi şekilde değerlendirilmelidir.
Ancak mahkeme yalnızca bir ifadeden hareket etmek yerine mümkün olduğunca diğer delilleri de değerlendirebilir. Sağlık kayıtları, okul kayıtları, tanık anlatımları, uzman incelemeleri, kolluk veya savcılık kayıtları ve dosyadaki diğer bilgiler önem kazanabilir.
Çocuğun güvenliği bakımından acil risk bulunduğu durumlarda velayet davasının nihai sonucunu beklemeden geçici önlemlerin değerlendirilmesi de gerekebilir.
Psikoloğun Çocukta Travma Belirtileri Tespit Etmesi Velayeti Etkiler mi?
Etkileyebilir ancak travmanın kaynağının doğru belirlenmesi gerekir.
Çocuğun kaygı, korku, uyku problemi veya davranış değişikliği göstermesi önemli bir bulgudur. Bununla birlikte bu durumun doğrudan anne veya babanın davranışından kaynaklandığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Çocuk ebeveynlerin çatışmasından, boşanma sürecinden, okul problemlerinden veya başka yaşam olaylarından da etkilenmiş olabilir.
Bu nedenle psikolojik belirti ile belirli ebeveyn arasında otomatik nedensellik kurulması doğru değildir.
Psikolog Görüşmesi ile Sosyal İnceleme Raporu Aynı Şey midir?
Hayır. Bunların hazırlanma amacı ve hukuki konumu farklı olabilir.
Özel psikolog görüşmesi çoğunlukla çocuğun psikolojik destek veya değerlendirme ihtiyacına yönelik gerçekleştirilirken mahkeme sürecindeki uzman incelemeleri doğrudan uyuşmazlığın değerlendirilmesine yönelik olabilir.
Bu nedenle özel psikolog raporunun bulunması mahkemenin ayrıca uzman incelemesi yaptırmasına engel değildir.
Mahkeme Çocuk İçin Uzman İncelemesi Yaptırabilir mi?
Evet. Velayet uyuşmazlıklarında mahkeme gerekli gördüğünde uzmanlardan yararlanabilir.
Uzman incelemesinde yalnızca çocuğun hangi ebeveyni tercih ettiği değil, aile içindeki ilişkiler ve çocuğun gelişimsel ihtiyaçları daha geniş şekilde değerlendirilebilir.
Bu nedenle velayet davasında tarafların yalnızca kendi hazırlattıkları özel raporlara dayanması yerine mahkemenin dosya kapsamında yapacağı değerlendirme önem taşır.
Psikolog ile Pedagog Aynı Şey midir?
Uygulamada “pedagog raporu” ifadesi yaygın biçimde kullanılmakla birlikte aile mahkemelerinde sosyal inceleme ve çocuk değerlendirmeleri farklı meslek gruplarından uzmanların görev alanına girebilir.
Bu nedenle dosyada hangi uzmanın hangi sıfatla görevlendirildiğine bakılmalıdır. Raporun içeriği, inceleme yöntemi ve uzmanlık alanı belgenin değerlendirilmesinde önemlidir.
Çocuk Mahkemede Dinlenebilir mi?
Çocuğun yaşı ve olgunluk düzeyi uygun olduğunda görüşünün alınması gündeme gelebilir. Çocuğun kendisini ilgilendiren velayet ve kişisel ilişki meselelerinde görüşünün dikkate alınması, çocuğun üstün yararının belirlenmesinin önemli parçalarından biridir.
Ancak çocuğun ebeveynler arasındaki uyuşmazlığın içine çekilmemesi gerekir. Çocuğun anne ile baba arasında tercih yapmaya zorlanması psikolojik açıdan ayrıca zarar verici olabilir.
Çocuğun Mahkemede Söyledikleri ile Psikoloğa Söyledikleri Farklıysa Ne Olur?
Bu farklılık otomatik olarak çocuğun yalan söylediğini göstermez.
Çocuk bulunduğu ortama, yanında bulunan kişilere, korkularına veya ebeveyn çatışmasına bağlı olarak farklı ifadeler kullanabilir.
Örneğin psikoloğa rahatlıkla anlattığı bir olayı mahkeme ortamında anlatmak istemeyebilir. Bunun tersi de mümkündür.
Bu nedenle farklılığın nedeni uzmanlık bilgisi ve dosyanın bütünlüğü içinde değerlendirilmelidir.
Anne veya Baba Çocuğu Psikoloğa Gitmeden Önce Yönlendirmişse Ne Olur?
Velayet davalarında en hassas meselelerden biri budur.
Bir ebeveyn çocuğa sürekli diğer ebeveyn hakkında olumsuz şeyler söylüyor, ne anlatması gerektiğini öğretiyor veya çocuğu dava için hazırlıyorsa çocuğun ifadelerinin güvenilirliği etkilenebilir.
Örneğin çocuğa defalarca:
“Psikoloğa babandan korktuğunu söyle.”
veya
“Mahkemede annenle yaşamak istemediğini söyle.”
şeklinde telkinde bulunulması çocuğun gerçek görüşünün belirlenmesini güçleştirir.
Ayrıca çocuğu diğer ebeveyne karşı sistematik biçimde yönlendiren davranışların kendisi de velayet değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
Ebeveyn Yabancılaşması İddiası Varsa Psikolog Görüşmeleri Önemli midir?
Çocuğun diğer ebeveynden sistematik biçimde uzaklaştırıldığı ileri sürülüyorsa uzman değerlendirmeleri önemli olabilir. Ancak yalnızca çocuğun diğer ebeveynle görüşmek istememesi, otomatik olarak bir ebeveynin çocuğu manipüle ettiğini kanıtlamaz.
Çocuğun görüşmeyi reddetmesinin gerçek bir korku, geçmişte yaşanan olaylar veya başka nedenlerden kaynaklanıp kaynaklanmadığı araştırılmalıdır.
Bu nedenle “çocuk beni görmek istemiyor, kesin diğer ebeveyn manipüle ediyor” şeklindeki yaklaşım yeterli değildir.
Psikoloğun Sadece Anne ile Görüşmesi Raporu Geçersiz Yapar mı?
Otomatik olarak geçersiz yapmaz ancak raporun kapsamının değerlendirilmesinde önemlidir.
Örneğin psikolog çocuk ve anneyle görüşmüş ancak baba hakkında yalnızca annenin anlatımlarından hareketle kesin sonuçlara ulaşmışsa bunun objektiflik açısından tartışılması mümkündür.
Raporun hangi bilgi kaynaklarına dayandığı açıkça incelenmelidir.
Psikoloğun Sadece Çocukla Görüşmesi Yeterli midir?
Psikolojik destek bakımından çocuğun bireysel görüşmeleri doğal olabilir. Ancak velayet konusunda kapsamlı bir aile değerlendirmesi yapılacaksa yalnızca çocuğun tek bir görüşmedeki anlatımından hareket edilmesi her durumda yeterli olmayabilir.
Velayet çok boyutlu bir değerlendirmedir.
Tek Seanslık Psikolog Görüşmesi Velayeti Değiştirir mi?
Tek başına bir seansın velayeti otomatik olarak değiştireceği söylenemez.
Bununla birlikte tek görüşmede ortaya çıkan çok ciddi bir güvenlik riski varsa bu bilgi elbette önemsenmelidir.
Dolayısıyla görüşme sayısından çok tespit edilen olgunun niteliği ve güvenilirliği önem taşır.
Uzun Süredir Çocuğu Takip Eden Psikoloğun Görüşü Daha Önemli Olabilir mi?
Çocuğu uzun süre düzenli olarak takip eden uzman, çocuğun davranışlarındaki değişiklikleri zaman içerisinde gözlemleme imkânına sahip olabilir.
Bu durum değerlendirmeye katkı sağlayabilir. Ancak uzun süreli takip de psikoloğun görüşünü mahkeme açısından bağlayıcı hâle getirmez.
Psikolog Tanık Olarak Dinlenebilir mi?
Bu konu mesleki sır, gizlilik, tanıklıktan çekinme hükümleri ve somut uyuşmazlığın özellikleriyle birlikte değerlendirilmelidir.
Psikoloğun mesleki ilişki kapsamında öğrendiği bilgilerin tamamının herhangi bir sınırlama olmaksızın açıklanabileceği varsayılmamalıdır.
Özellikle çocuk söz konusu olduğunda mahremiyet ve çocuğun üstün yararı ayrıca gözetilmelidir.
Psikolog Seanslarının Ses Kaydı Mahkemeye Sunulabilir mi?
Bu konuda çok dikkatli olunmalıdır.
Bir psikolog görüşmesinin gizlice kaydedilmesi ve kayıtların dava dosyasına sunulması; özel hayat, kişisel veriler, haberleşme ve delilin hukuka uygun elde edilip edilmediği bakımından ciddi sorunlar doğurabilir.
Velayet davasında delil elde etmek amacıyla çocuğun terapi seanslarını gizlice kaydetmek normal ve risksiz bir delil toplama yöntemi değildir.
Hukuka aykırı şekilde elde edilen delillerin hukuk yargılamasında kullanılması mümkün değildir.
Psikoloğun WhatsApp Mesajları Delil Olabilir mi?
Psikoloğun ebeveyne gönderdiği mesajlar somut olayda değerlendirmeye konu olabilir. Ancak mesajın kim tarafından gönderildiği, bütünlüğü, bağlamı ve hangi amaçla yazıldığı önemlidir.
Örneğin psikoloğun “Çocuk bugün çok kaygılıydı” şeklindeki mesajı ile kapsamlı bir psikolojik değerlendirme raporu aynı nitelikte değildir.
Ekran görüntüsünün de otomatik olarak bütün içeriği kesin biçimde ispatladığı kabul edilmemelidir.
Psikolog Raporuna İtiraz Edilebilir mi?
Evet. Dosyaya sunulan uzman değerlendirmesinin yöntemine, dayandığı verilere ve ulaşılan sonuçlara karşı somut itirazlar ileri sürülebilir.
Ancak yalnızca:
“Raporu kabul etmiyoruz.”
demek yerine rapordaki hangi tespitin neden eksik veya hatalı olduğu açıklanmalıdır.
Örneğin çocuğun yalnızca bir ebeveyn yanında değerlendirilmesi, diğer ebeveyn hakkında doğrulanmamış anlatımların esas alınması veya önemli dosya kayıtlarının değerlendirilmemesi somut şekilde tartışılabilir.
Mahkemenin Aldığı Uzman Raporuna İtiraz Edilebilir mi?
Evet. Taraflar mahkeme dosyasındaki uzman raporlarına karşı görüş ve itirazlarını sunabilirler.
Raporda çelişki veya önemli eksiklik bulunuyorsa bunun giderilmesi talep edilebilir. Ancak her olumsuz rapor yeni bir rapor alınmasını zorunlu kılmaz.
Çocuğun Psikolojik Tedavi Görmesi Anne veya Babanın Velayeti Kaybetmesine Neden Olur mu?
Hayır.
Bir çocuğun psikolojik destek alması tek başına mevcut velayet sahibinin yetersiz olduğunu göstermez.
Aksine çocuğun ihtiyacını fark ederek profesyonel destek sağlamak ebeveynin çocuğun ihtiyaçlarına duyarlı davrandığını da gösterebilir.
Önemli olan çocuğun psikolojik sorunlarının kaynağı ve ebeveynlerin bu sorunlara yaklaşımıdır.
Çocuğu Psikoloğa Götürmemek Velayeti Etkileyebilir mi?
Çocuğun ciddi ve açık bir psikolojik destek ihtiyacı bulunduğu hâlde bunun sürekli olarak ihmal edilmesi, somut olayın diğer koşullarıyla birlikte ebeveynin bakım yükümlülüğünün değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Ancak her psikolog önerisinin yerine getirilmemesi otomatik olarak velayetin değiştirilmesine neden olmaz.
Psikolog Görüşmeleri Velayetin Değiştirilmesi Davasında Kullanılabilir mi?
Evet, somut olayda önem taşıyabilir.
Velayet kararı verildikten sonra çocuğun koşullarında veya ebeveynlerin durumunda önemli değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Çocuğun psikolojik durumunun ciddi şekilde bozulduğu ve bunun mevcut yaşam koşullarıyla bağlantılı olduğu ileri sürülüyorsa uzman değerlendirmeleri velayetin değiştirilmesi talebinde önem kazanabilir.
Ancak yine tek başına rapor değil, çocuğun üstün yararını etkileyen bütün koşullar değerlendirilir.
Psikolog Çocukta Diğer Ebeveynden Korku Tespit Ederse Ne Olur?
Korkunun sebebi araştırılmalıdır.
Gerçek şiddet veya ihmal bulunabilir. Bunun yanında çocuğun başka bir kişinin anlatımlarından etkilenmiş olması da mümkündür.
Dolayısıyla “çocuk korkuyor” tespitinden doğrudan “diğer ebeveyn tehlikelidir” sonucuna geçilmemelidir.
Çocuk Psikoloğa Evde Yalnız Bırakıldığını Söylerse Ne Olur?
Çocuğun yaşı, ne kadar süre yalnız bırakıldığı, olayın sıklığı ve güvenlik riski önemlidir.
Küçük bir çocuğun sürekli ve uzun süre yalnız bırakılması bakım ihmali açısından ciddi olabilir.
Bu anlatım başka delillerle destekleniyorsa velayet değerlendirmesinde önem kazanabilir.
Çocuk Psikoloğa Anne veya Babanın Alkol ya da Madde Kullandığını Söylerse Ne Olur?
Bu tür iddialar ciddi olmakla birlikte mümkün olduğunca objektif delillerle araştırılmalıdır.
Çocuğun anlatımı başlangıç noktası olabilir ancak tek başına ağır bir sonuca ulaşmak yerine sağlık kayıtları, kolluk kayıtları, tanıklar ve diğer somut deliller de değerlendirilmelidir.
Çocuğun Okuldaki Psikolojik Durumu da Velayet Davasında Önemli midir?
Evet. Çocuğun okul başarısında ani düşüş, devamsızlık, davranış sorunları veya rehberlik servisi kayıtları çocuğun genel durumunun değerlendirilmesine katkı sağlayabilir.
Ancak okul başarısındaki her düşüşün velayet sahibinin kusurundan kaynaklandığı kabul edilmemelidir.
Okul Rehber Öğretmeninin Görüşü Kullanılabilir mi?
Somut uyuşmazlıkta okul kayıtları ve çocuğu düzenli gözlemleyen eğitim personelinin bilgileri önemli olabilir.
Özellikle çocuğun ebeveynler arasındaki uyuşmazlıktan nasıl etkilendiğini gösteren uzun dönemli gözlemler, tek bir olaydan daha kapsamlı bir görünüm sağlayabilir.
Psikolog Raporu ile Sağlık Raporu Birlikte Kullanılabilir mi?
Evet. Somut olaya göre farklı deliller birbirini destekleyebilir.
Örneğin çocuk psikoloğa fiziksel şiddet gördüğünü anlatmış ve aynı dönemde buna ilişkin sağlık kaydı oluşmuşsa bu belgeler birlikte değerlendirilebilir.
Ancak her belgenin kendi ispat gücü ayrıca belirlenmelidir.
Çocuğun Psikolog Görüşmelerini Velayet Davası İçin Özellikle Yaptırmak Doğru mu?
Çocuğun psikolojik desteğe ihtiyacı varsa uzman yardımından yararlanılması doğaldır. Ancak çocuğu yalnızca dava için “delil üretme aracı” hâline getirmekten kaçınılmalıdır.
Çocuğa sürekli dava hakkında soru sormak, diğer ebeveyn hakkında ne söylemesi gerektiğini öğretmek veya seansları yalnızca karşı taraf aleyhine rapor almak amacıyla kullanmak çocuğun psikolojik sağlığına zarar verebilir.
Mahkeme açısından da çocuğun yönlendirilip yönlendirilmediği tartışmasını doğurabilir.
Velayet Davasında Psikolog Raporunun Yanında Hangi Deliller Önemlidir?
Velayet dosyası mümkün olduğunca çocuğun gerçek yaşam koşullarını gösterecek şekilde hazırlanmalıdır.
Örneğin çocuğun okul ve sağlık kayıtları, bakım düzeni, yaşam koşulları, ebeveynlerle kişisel ilişkisi, tanık anlatımları, uzman incelemeleri ve uyuşmazlığın özelliğine göre diğer hukuka uygun deliller birlikte değerlendirilebilir.
Burada amaç diğer ebeveyn hakkında mümkün olduğunca fazla olumsuz iddia ileri sürmek değil, çocuğun hangi koşullarda daha güvenli, sağlıklı ve istikrarlı şekilde gelişebileceğini ortaya koymaktır.
Psikolog Görüşmeleri Velayet Davasında Tek Başına Yeterli Delil midir?
Genellikle tek bir delile dayanarak velayet konusunda kesin sonuç çıkarılması doğru değildir.
Velayet davaları çocuk merkezli ve çok yönlü değerlendirme gerektirir. Psikolog görüşmeleri önemli olabilir ancak mahkeme çocuğun bütün yaşam koşullarını değerlendirmelidir.
Özellikle psikolog görüşmesinin başka objektif verilerle desteklenmesi delilin ağırlığını artırabilir.
Çocuğun Psikolog Görüşmeleri Velayet Davasında Nasıl Kullanılmalı?
Psikolog görüşmeleri çocuğun üstün yararını korumaya yönelik biçimde ele alınmalıdır. Çocuğun mahremiyeti gereksiz şekilde ihlal edilmemeli ve terapi içeriğinin tamamı anne ile baba arasındaki çekişmenin malzemesi hâline getirilmemelidir.
Dosyada psikolojik değerlendirmeye dayanılacaksa raporun hangi konuda önem taşıdığı açıkça ortaya konulmalıdır. Çocuğun davranışındaki değişiklik, korku, kaygı, ebeveynle ilişki veya güvenlik riski gibi somut meseleler açıklanmalıdır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, velayet davalarında özel psikolog raporunun tek başına “velayeti kazandıran belge” şeklinde görülmemesi gerektiğini; çocuğun psikolojik durumu, uzman değerlendirmeleri, yaşam koşulları ve diğer hukuka uygun delillerin çocuğun üstün yararı merkezinde birlikte ele alınması gerektiğini vurgulamaktadır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK ile Velayet Davaları
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere Türkiye genelinde görülen velayet uyuşmazlıklarında çocuğun psikolojik durumu davanın sonucunu etkileyen önemli unsurlardan biri olabilmektedir. Özellikle çocuğun diğer ebeveynden korktuğu, psikolojik baskıya uğradığı, ebeveynler arasındaki çatışmanın içine çekildiği veya bir ebeveyne karşı yönlendirildiği iddialarında uzman değerlendirmelerinin diğer delillerle birlikte incelenmesi önem taşır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, boşanma, velayet, velayetin değiştirilmesi, kişisel ilişki kurulması, çocukla görüşmenin engellenmesi ve çocuğun üstün yararına ilişkin aile hukuku uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Özel psikolog raporu velayet davasında kullanılabilir mi?
Somut olayda dosyaya sunulabilir ve değerlendirmeye konu olabilir. Ancak özel psikolog raporu mahkemeyi bağlamaz ve diğer delillerle birlikte değerlendirilir.
2. Çocuğun psikoloğa “annemle yaşamak istiyorum” demesi yeterli midir?
Hayır. Çocuğun yaşı, olgunluğu, bu isteğinin nedenleri ve üstün yararı birlikte değerlendirilir.
3. Çocuk psikoloğa babasından korktuğunu söylerse velayet değiştirilir mi?
Bu anlatım önemlidir ancak korkunun nedeni ve diğer deliller araştırılmalıdır. Tek bir ifade otomatik velayet değişikliği yaratmaz.
4. Psikolog velayetin hangi ebeveyne verilmesi gerektiğine karar verebilir mi?
Hayır. Nihai velayet kararı mahkemeye aittir.
5. Çocuğun terapi seansını gizlice kaydedip mahkemeye sunabilir miyim?
Gizli kayıt ciddi hukuka uygunluk, mahremiyet ve kişisel veri sorunları doğurabilir. Çocuğun terapi görüşmesini gizlice kaydetmek normal bir delil toplama yöntemi olarak görülmemelidir.
6. Çocuğun psikoloğa söyledikleri ile mahkemede söyledikleri farklıysa ne olur?
Farklılığın nedeni araştırılır. Bu durum tek başına çocuğun anlatımının değersiz olduğu anlamına gelmez.
7. Psikolog raporuna itiraz edilebilir mi?
Evet. Raporun yöntemi, veri kaynakları, eksiklikleri ve sonuçları bakımından somut itirazlar ileri sürülebilir.
8. Çocuğun psikolojik destek alması velayet sahibinin aleyhine midir?
Tek başına hayır. Çocuğun ihtiyaç duyduğu psikolojik desteğin sağlanması aksine olumlu bir ebeveyn davranışı olarak da değerlendirilebilir.
9. Çocuğun diğer ebeveyne karşı yönlendirildiği psikolog incelemesiyle anlaşılabilir mi?
Uzman değerlendirmeleri bu konuda önemli olabilir ancak yalnızca çocuğun diğer ebeveyni görmek istememesi yönlendirme bulunduğunu tek başına kanıtlamaz.
10. Psikolog raporu tek başına velayetin değiştirilmesi için yeterli midir?
Her olay kendi koşullarında değerlendirilir. Velayetin değiştirilmesinde temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır ve psikolog raporu diğer delillerle birlikte değerlendirilir.
Uzman Hukuki Destek
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa ve Türkiye genelindeki velayet ve velayetin değiştirilmesi uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, çocuğun psikolog ve uzman görüşmelerinin değerlendirilmesi, sosyal inceleme raporlarına itiraz, çocuğun görüşünün alınması, ebeveynler arasındaki yönlendirme iddiaları, kişisel ilişkinin engellenmesi ve velayetin değiştirilmesi davalarında hukuki süreçlerin yürütülmesi konusunda destek sunmaktadır.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Kule Plaza, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr




