
Depolamalı GES ve RES Projelerinde Kapasite Düşürülürse Ne Yapılabilir? 2026 Güncel Rehber
25 Ağustos 2026
Elektrik Depolama Tesislerinde Kabul Süreci Nasıl İşler? 2026 Hukuki Rehber
25 Ağustos 2026Depolamalı elektrik üretim projelerinde bağlantı kapasitesi, yatırımın ekonomik ve hukuki değerini belirleyen temel unsurlardan biridir. Özellikle depolamalı GES ve RES projelerinde ön lisans, üretim kapasitesi, elektrik depolama ünitesinin gücü ve şebekeye bağlantı hakkı birbirinden bağımsız düşünülemez. Bu nedenle TEİAŞ, dağıtım şirketi veya EPDK süreci sonucunda bağlantı kapasitesinin azaltılması, bağlantı noktasının değiştirilmesi ya da yatırımcının başlangıçta öngördüğünden farklı bağlantı şartlarının belirlenmesi ciddi hukuki sonuçlar doğurabilir.
EPDK’nın güncel lisanslama sisteminde bağlantı kapasitesi bakımından TEİAŞ veya ilgili dağıtım şirketinin görüşü kritik önemdedir. EPDK’nın resmi açıklamasına göre TEİAŞ ve/veya dağıtım şirketi, üretim tesisinin bağlanmasının talep edildiği trafo merkezi ve bağlantı kapasitesine ilişkin görüşünü 45 gün içinde oluşturarak Kuruma sunmaktadır. Bu görüş başvuru sahibine bildirildiğinde yatırımcının bağlantı ve sistem kullanımı hakkındaki görüşe karşı 10 iş günü içerisinde gerekçeli itirazda bulunması gerekir; aksi takdirde yatırımcı görüşü kabul ve taahhüt etmiş sayılabilir. (EPDK)
Bu nedenle bağlantı kapasitesinin değiştirilmesi hâlinde yatırımcının kullanabileceği hukuki yol, öncelikle değişikliğin hangi aşamada, hangi kurum tarafından ve hangi hukuki işlemle yapıldığına göre belirlenmelidir.
Depolamalı Enerji Projesinde Bağlantı Kapasitesi Neden Bu Kadar Önemlidir?
Depolamalı enerji projesinde bağlantı kapasitesi yalnızca şebekeye bağlanılabilecek teknik MW miktarından ibaret değildir. Projenin gelir modeli, üretim kapasitesi, depolama ünitesinin boyutlandırılması, EPC maliyetleri, finansman miktarı ve şirket değerlemesi büyük ölçüde bağlantı hakkına göre şekillenir.
Örneğin yatırımcı 100 MWe depolamalı RES veya GES projesi için finansal model hazırlamış olabilir. Bağlantı kapasitesinin daha sonra 70 MWe seviyesine çekilmesi durumunda üretim tahmini, batarya tasarımı, enerji satış geliri ve borç servis kapasitesi tamamen değişebilir.
Dolayısıyla bağlantı kapasitesindeki bir değişiklik yalnızca teknik bir TEİAŞ kararı olarak görülmemelidir.
Bağlantı Kapasitesini Kim Belirler?
EPDK’nın güncel lisanslama açıklamasına göre üretim tesisinin bağlantı noktası ve gerilim seviyesi TEİAŞ ve/veya ilgili dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi tarafından belirlenmektedir. Aynı sistem kapsamında bağlantı kapasitesine ilişkin teknik görüş de TEİAŞ veya ilgili dağıtım şirketi tarafından oluşturularak EPDK’ya bildirilmektedir. (EPDK)
Ancak nihai lisanslama sürecinde EPDK’nın da rolü bulunmaktadır.
Bu nedenle uyuşmazlık ortaya çıktığında önce şu ayrım yapılmalıdır:
Kapasiteyi etkileyen işlem TEİAŞ teknik görüşü mü, dağıtım şirketi görüşü mü, EPDK Kurul kararı mı, ön lisans tadili mi yoksa bağlantı anlaşmasının uygulanmasından kaynaklanan bir işlem mi?
Doğru hukuki yol bu ayrımdan sonra belirlenebilir.
Bağlantı Görüşü Düşük Kapasite Verirse Yatırımcı İtiraz Edebilir mi?
Evet. EPDK’nın güncel prosedürü bu konuda önemli bir hak tanımaktadır.
TEİAŞ veya dağıtım şirketinin bağlantı ve sistem kullanımına ilişkin görüşü EPDK tarafından başvuru sahibine bildirildiğinde yatırımcı, görüşü kabul etmiyorsa gerekçeleriyle birlikte 10 iş günü içerisinde Kuruma itiraz etmek zorundadır.
Aksi hâlde bağlantı ve sistem kullanımına ilişkin görüşü kabul ve taahhüt etmiş sayılması söz konusu olabilir. (EPDK)
Bu süre özellikle önemlidir.
Yatırımcı 100 MW talep etmiş ancak 60 MW bağlantı kapasitesi verilmişse aylar sonra:
“Bu kapasiteyi kabul etmiyoruz.”
demesi yerine bildirimin ardından derhâl teknik ve hukuki itiraz hazırlamalıdır.
10 İş Günlük İtiraz Süresi Nasıl Kullanılmalı?
İtiraz yalnızca:
“Talep ettiğimiz kapasitenin verilmesini istiyoruz.”
şeklinde genel bir dilekçeden ibaret olmamalıdır.
Öncelikle TEİAŞ veya dağıtım şirketinin teknik gerekçesi analiz edilmelidir. Trafo kapasitesi, kısa devre gücü, hat yüklenmesi, sistem güvenliği, bağlantı noktası, gerilim seviyesi veya gelecekte planlanan şebeke yatırımlarına ilişkin gerekçeler bulunabilir.
Ardından yatırımcı kendi teknik analizini sunmalıdır.
Bağımsız mühendislik raporu, yük akışı çalışması, şebeke analizi, alternatif bağlantı modeli veya farklı bağlantı noktasının kullanılabilirliğini gösteren teknik çalışma itirazı önemli ölçüde güçlendirebilir.
Bağlantı Kapasitesinin Sonradan Düşürülmesi Mümkün mü?
Burada işlemin hangi aşamada olduğu önemlidir.
Henüz ön lisans başvurusu değerlendirilirken verilen bağlantı görüşündeki kapasitenin değiştirilmesi ile yatırımcıya ön lisans verilmiş, önemli harcamalar yapılmış ve proje ilerlemişken bağlantı hakkının azaltılması aynı hukuki durumda değildir.
Ön lisans verilmiş bir projede yatırımcı bağlantı kapasitesine güvenerek arazi edinmiş, EPC sözleşmesi yapmış, sermaye harcamış veya finansman sağlamış olabilir.
Bu nedenle sonradan yapılan kapasite değişikliğinde hukuki güvenlik, belirlilik, ölçülülük, kazanılmış hukuki durum ve idari işlemlerin gerekçeli olması gibi idare hukuku ilkeleri önem kazanabilir.
Ancak yatırımcının her durumda bağlantı kapasitesinin hiçbir şekilde değiştirilemeyeceği yönünde mutlak bir hakkı bulunduğu da varsayılmamalıdır. Sistem güvenliği ve mevzuatta öngörülen teknik gereklilikler somut olay bakımından ayrıca incelenmelidir.
EPDK veya TEİAŞ Kapasiteyi Neden Düşürebilir?
Teknik nedenler farklı olabilir.
Şebekede yeni bağlantıların ortaya çıkması, trafo kapasitesi, sistem güvenliği, kısa devre seviyeleri, enerji nakil hattının taşıma sınırı, sistem kullanımına ilişkin yeni teknik değerlendirmeler veya projenin başlangıçta öngörülenden farklı şekilde geliştirilmesi kapasite sorununa yol açabilir.
Ancak gerekçe ne olursa olsun yatırımcının haklarını ciddi biçimde etkileyen kararın somut ve teknik olarak açıklanabilir olması gerekir.
“Teknik açıdan uygun görülmemiştir” şeklindeki çok genel bir gerekçe, özellikle yüksek yatırım yapılmış projelerde etkili hukuki denetim bakımından sorun yaratabilir.
Bağlantı Kapasitesi Değişikliğinin Gerekçesi İstenebilir mi?
Evet. Yatırımcı açısından kararın dayandığı teknik gerekçenin anlaşılması son derece önemlidir.
Çünkü etkili itiraz ancak hangi teknik hesabın veya şebeke kısıtının kapasite değişikliğine yol açtığı bilindiğinde hazırlanabilir.
Yatırımcı ilgili idari dosyadaki bağlantı görüşünü, teknik değerlendirmeleri ve kendisini ilgilendiren diğer belgeleri inceleme imkânlarını değerlendirmelidir.
Özellikle sonradan açılabilecek iptal davasında teknik gerekçenin ortaya çıkarılması belirleyici olabilir.
Alternatif Bağlantı Noktası Talep Edilebilir mi?
Somut projeye göre değerlendirilebilir.
Mevcut trafo merkezinde istenen kapasite sağlanamıyorsa başka bir bağlantı noktası, farklı gerilim seviyesi veya alternatif teknik çözüm mümkün olabilir.
Ancak EPDK’nın güncel açıklamasına göre rüzgâr ve güneş projelerinde başvuru sahibi belirlenen bağlantı noktası veya bölgesi sistemi içerisinde değerlendirilmekte ve üretim tesisinin bağlantı noktası ile gerilim seviyesi TEİAŞ veya dağıtım şirketi tarafından belirlenmektedir. (EPDK)
Bu nedenle yatırımcının tek taraflı olarak yeni bağlantı noktası seçmesi mümkün değildir; ilgili düzenleyici ve teknik süreç yeniden yürütülmelidir.
Şebeke Yatırımı Yapılarak Kapasite Korunabilir mi?
Bazı durumlarda teknik altyapı yatırımıyla bağlantı talebinin karşılanması mümkün olabilir.
Dağıtım sistemi bakımından EPDK’nın güncel açıklamalarında, bağlantı talebinin mevcut dağıtım şebekesinde kapasite artışıyla karşılanabilir olması durumunda kullanıcının gerekli kapasite artışı yatırımının maliyetini üstlenmesi hâlinde bağlantının gerçekleştirilebileceği düzenlemeler bulunmaktadır. (EPDK)
Ancak bunun depolamalı üretim projesine doğrudan uygulanabilirliği bağlantı seviyesine ve somut proje yapısına göre değerlendirilmelidir.
Yatırımcı açısından önemli nokta, kapasiteyi doğrudan kaybetmeden önce şebeke güçlendirme veya alternatif bağlantı yatırımlarının hukuken ve teknik olarak mümkün olup olmadığını araştırmaktır.
Ön Lisans Verildikten Sonra Kapasite Değişirse Ön Lisans Tadil Edilebilir mi?
Bağlantı kapasitesindeki değişiklik ön lisansın teknik bilgilerini etkiliyorsa ön lisans tadili gündeme gelebilir.
Ancak depolamalı elektrik üretim projelerinde bu işlem sıradan bir kapasite azaltımı gibi değerlendirilmemelidir.
Çünkü depolamalı projelerde üretim kapasitesi, depolama ünitesi ve bağlantı hakkı arasında sıkı bir ilişki bulunmaktadır.
Bu nedenle tadil başvurusundan önce üretim gücü + depolama gücü + bağlantı kapasitesi + santral sahası birlikte incelenmelidir.
Kapasite Düşerse Depolama Ünitesi de Küçültülmek Zorunda mı?
Her durumda otomatik bir sonuç çıkarılmamalıdır.
Ancak ön lisansın depolamalı üretim projesine hangi üretim ve depolama kapasitesi üzerinden verildiği kritik önemdedir.
Bağlantı kapasitesinin 100 MWe’den 70 MWe’ye düşürülmesi hâlinde depolama ünitesinin aynı boyutta bırakılmasının güncel mevzuat ve teknik tasarım bakımından mümkün olup olmadığı ayrıca incelenmelidir.
Bu nedenle yatırımcı yalnızca türbin veya panel sayısını azaltarak sorunun çözüldüğünü varsaymamalıdır.
Kapasite Artırımı Yeniden Talep Edilebilir mi?
Teknik koşulların sonradan değişmesi hâlinde yeniden değerlendirme imkânı gündeme gelebilir.
Örneğin TEİAŞ’ın yeni trafo yatırımı tamamlanmış, sistem kapasitesi artmış veya başlangıçtaki kısıt ortadan kalkmış olabilir.
Ancak eski kapasitenin kendiliğinden geri geleceği varsayılmamalıdır.
Mevzuatın izin verdiği ölçüde yeni başvuru, tadil veya yeniden değerlendirme mekanizmalarının kullanılması gerekebilir.
Kapasite Düşüşü Ön Lisans Süresini Uzatır mı?
Hayır. Bağlantı kapasitesi konusunda uyuşmazlık bulunması, ön lisans süresinin otomatik olarak durduğu veya uzadığı anlamına gelmez.
EPDK’nın güncel düzenlemesine göre ön lisans mücbir sebep hâlleri hariç kural olarak 24 ayı geçemez; kaynak türü ve kurulu güce bağlı olarak Kurul tarafından belirlenen esaslarla 36 aya kadar çıkabilir. (EPDK)
Dolayısıyla bağlantı uyuşmazlığı devam ederken arazi, imar, ÇED, teknik proje ve üretim lisansına geçiş süreleri de takip edilmelidir.
Bu konu yatırımcıların en fazla hak kaybı yaşayabileceği noktalardan biridir.
Kapasite Düşürülmesine Karşı İdari Dava Açılabilir mi?
Kesin ve yürütülmesi zorunlu bir idari işlem yatırımcının bağlantı veya lisans hakkını hukuka aykırı şekilde sınırlıyorsa iptal davası değerlendirilebilir.
Ancak dava açılmadan önce hangi işlemin dava konusu yapılacağı doğru belirlenmelidir.
TEİAŞ’ın teknik görüşü, EPDK’nın bu görüşü esas alan Kurul kararı, ön lisans tadili veya başka bir işlem söz konusu olabilir.
Her teknik yazının doğrudan dava edilebilir nihai işlem olduğu varsayılmamalıdır.
Bu nedenle işlem zinciri incelenerek yatırımcı bakımından kesin hukuki sonuç doğuran karar belirlenmelidir.
Yürütmenin Durdurulması Talep Edilebilir mi?
Şartları varsa evet.
Kapasite azaltımı nedeniyle yatırım duracak, finansman sözleşmesi ihlal edilecek veya ön lisansın ekonomik değeri ciddi biçimde azalacaksa iptal davasıyla birlikte yürütmenin durdurulması talebi gündeme gelebilir.
Ancak yürütmenin durdurulması için açık hukuka aykırılık ile telafisi güç veya imkânsız zarar koşullarının birlikte bulunması gerekir.
Bu nedenle mahkemeye yalnızca “kapasite düşürüldü ve zarar edeceğiz” denilmemelidir.
Zararın EPC sözleşmesi, finansman belgeleri, proje değerlemesi, yapılan harcamalar ve gelir projeksiyonlarıyla somutlaştırılması gerekir.
Bağlantı Kapasitesi Düşüşü Nedeniyle Tazminat İstenebilir mi?
Kapasite düşüşünün hukuka aykırı idari işlemden kaynaklandığı ve yatırımcı açısından doğrudan, somut ve ispatlanabilir zarar meydana geldiği durumlarda tam yargı davası ihtimali değerlendirilmelidir.
Ancak her kapasite düşüşü otomatik tazminat hakkı doğurmaz.
İşlemin hukuka aykırılığı, zararın gerçekliği ve idari işlem ile zarar arasındaki nedensellik bağı ispatlanmalıdır.
Örneğin ekipmanların geri dönülemez şekilde sipariş edilmiş olması, arazi bedelleri veya finansman maliyetleri açısından somut zarar ortaya çıkmış olabilir.
EPC Sözleşmesi Bağlantı Kapasitesi Düşerse Ne Olur?
Yatırımcı açısından en büyük özel hukuk risklerinden biri budur.
100 MW bağlantı kapasitesi üzerinden EPC sözleşmesi imzalanmışken kapasitenin 70 MW’a düşmesi durumunda kullanılmayacak ekipman, fiyat azaltımı ve proje kapsamı sorunları ortaya çıkabilir.
EPC sözleşmesindeki change in law, change order, variation, permit risk, grid connection risk, suspension ve termination hükümleri incelenmelidir.
Özellikle kapasite değişikliğinin idari makamdan kaynaklanması hâlinde bu riskin işveren mi yoksa yüklenici mi tarafından taşınacağı sözleşmede açık değilse ciddi uyuşmazlık çıkabilir.
Ekipman Siparişleri İptal Edilebilir mi?
Bu tamamen tedarik sözleşmesine bağlıdır.
Panel, inverter, rüzgâr türbini veya batarya sistemleri özel üretime geçmişse siparişin iptali yüksek cancellation fee veya tazminat doğurabilir.
Bu nedenle bağlantı kapasitesi kesinleşmeden geri dönülemez ekipman siparişlerinin verilmesi önemli risk taşır.
Özellikle depolamalı projelerde batarya kapasitesinin bağlantı kapasitesine göre yeniden boyutlandırılması gerekebileceğinden tedarik sözleşmelerinde esneklik sağlanmalıdır.
Proje Finansmanı Nasıl Etkilenir?
Bağlantı kapasitesinin düşürülmesi projenin krediye uygunluğunu doğrudan etkileyebilir.
Finansal modelde yıllık üretim azalacağı için gelir, EBITDA ve borç servis kapasitesi düşebilir.
Banka kredi miktarını azaltabilir, daha fazla özkaynak talep edebilir veya finansmandan tamamen çekilebilir.
Bu nedenle bağlantı kapasitesi değiştiğinde finansman belgelerindeki material adverse effect, project change, lender consent ve financial covenant hükümleri derhâl kontrol edilmelidir.
Yatırımcı Şirket Satın Almışsa Satıcıya Başvurabilir mi?
Bağlantı kapasitesi belirli bir seviyede olduğu beyan edilerek enerji şirketi satın alınmışsa kapasitenin sonradan farklı olduğu ortaya çıkabilir.
Bu durumda SPA’daki beyan ve garantiler önem kazanır.
Örneğin satıcının:
“Şirket 100 MWe kesin bağlantı hakkına sahiptir.”
şeklinde bir garanti vermiş olmasına rağmen gerçekte hakkın koşullu veya daha düşük kapasitede olması, sözleşmesel tazminat talebine yol açabilir.
Bu nedenle enerji şirketi satın almalarında bağlantı görüşü ve kapasitenin hukuki niteliği due diligence kapsamında mutlaka doğrulanmalıdır.
2026’da Bağlantı Kapasitesi Uyuşmazlıklarında En Kritik Süre Hangisidir?
Başvuru aşamasındaki en önemli sürelerden biri 10 iş günlük itiraz süresidir.
EPDK’nın güncel açıklamasına göre TEİAŞ veya dağıtım şirketinin bağlantı ve sistem kullanımı hakkındaki görüşü yatırımcıya bildirildiğinde, kabul etmeyen başvuru sahibi gerekçeli itirazını 10 iş günü içinde EPDK’ya sunmalıdır. Aksi hâlde görüşü kabul ve taahhüt etmiş sayılır. (EPDK)
Bu nedenle bağlantı görüşü şirkete ulaştığında yazının şirket içinde haftalarca bekletilmesi ciddi hak kaybına yol açabilir.
2026 Güncel Mevzuat Açısından Nelere Dikkat Edilmeli?
EPDK’nın güncel lisanslama sayfasında elektrik üretim projelerinin bağlantı görüşlerinin oluşturulması, itiraz süresi ve ön lisans yükümlülükleri ayrıntılı biçimde açıklanmaktadır. Ayrıca 18 Aralık 2025 tarihli ve 14051 sayılı Kurul Kararıyla 2026 yılında uygulanacak ön lisans, lisans ve tadil bedelleri belirlenmiştir. (EPDK)
Dolayısıyla 2026 yılında bağlantı kapasitesi değişikliği yaşayan yatırımcıların geçmiş yıllardaki prosedürlerle hareket etmek yerine işlem tarihindeki güncel EPDK ve bağlantı mevzuatını kontrol etmesi gerekir.
EPDK Elektrik Piyasası Lisans İşlemleri ve Başvuru Prosedürleri
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’daki Depolamalı Enerji Yatırımları
Depolamalı elektrik üretim tesisinin Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin veya Bursa’da kurulması bağlantı kapasitesine ilişkin temel EPDK ve TEİAŞ rejimini değiştirmez. Ancak tesisin bağlanacağı trafo merkezi, bölgesel şebeke kapasitesi ve bağlantı altyapısı yatırımın gerçekleştirilebilir kapasitesini doğrudan etkiler.
Özellikle İstanbul ve Ankara merkezli enerji şirketlerinin Türkiye genelindeki depolamalı projelerinde, İzmir’deki depolamalı RES yatırımlarında, Mersin’deki depolamalı GES projelerinde ve Bursa’daki enerji yatırımlarında bağlantı görüşü geldiği anda ön lisans, bağlantı kapasitesi, depolama ünitesi ve proje finansmanı birlikte değerlendirilmelidir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK tarafından depolamalı enerji projelerindeki bağlantı kapasitesi uyuşmazlıkları değerlendirilirken EPDK ön lisansı, TEİAŞ veya dağıtım şirketi bağlantı görüşü, üretim ve depolama kapasitesi, teknik raporlar, EPC ve finansman sözleşmeleri birlikte incelenmelidir. Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından enerji hukuku kapsamında özellikle 10 iş günlük bağlantı görüşü itiraz süresinin kaçırılmaması ve hukuka aykırı kapasite sınırlamalarının teknik delillerle birlikte değerlendirilmesi yatırım haklarının korunması açısından önem taşımaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. TEİAŞ talep ettiğimden düşük bağlantı kapasitesi verirse itiraz edebilir miyim?
Evet. EPDK’nın güncel prosedürüne göre bağlantı ve sistem kullanım görüşüne karşı, görüşün bildirilmesinden sonra 10 iş günü içinde gerekçeli itiraz EPDK’ya sunulabilir. (EPDK)
2. 10 iş günü içinde itiraz etmezsem ne olur?
EPDK’nın resmi açıklamasına göre bağlantı ve sistem kullanımına ilişkin görüş veya görüşleri kabul ve taahhüt etmiş sayılabilirsiniz. (EPDK)
3. Ön lisans verildikten sonra bağlantı kapasitesi azaltılabilir mi?
Somut işlemin hukuki dayanağı ve teknik gerekçesi ayrıca değerlendirilmelidir. Ön lisans sonrası kapasite değişikliğinin yatırımcının mevcut hukuki konumuna etkisi, başvuru aşamasındaki kapasite değerlendirmesinden farklı olabilir.
4. Kapasite düşerse ön lisans otomatik olarak iptal olur mu?
Hayır. Ancak ön lisansın teknik parametreleri ile yeni bağlantı kapasitesinin uyumu değerlendirilerek gerekiyorsa tadil süreci yürütülmelidir.
5. Kapasite düşerse batarya kapasitesini de azaltmak gerekir mi?
Her durumda otomatik olarak değil. Depolamalı üretim projesine ilişkin güncel teknik ve lisanslama koşulları birlikte değerlendirilmelidir.
6. Başka bir trafo merkezinden bağlantı istenebilir mi?
Alternatif bağlantı çözümü teknik ve mevzuat açısından değerlendirilebilir; ancak yatırımcı bağlantı noktasını tek taraflı değiştiremez. TEİAŞ/dağıtım şirketi ve EPDK süreçleri gerekir.
7. Kapasite azaltma kararına karşı dava açılabilir mi?
Kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte hukuka aykırı bir idari işlem söz konusuysa iptal davası değerlendirilebilir. Öncelikle dava konusu yapılacak nihai işlemin doğru belirlenmesi gerekir.
8. Kapasite düşürülmesine karşı yürütmenin durdurulması istenebilir mi?
Açık hukuka aykırılık ve telafisi güç veya imkânsız zarar şartlarının birlikte bulunması hâlinde iptal davasıyla beraber yürütmenin durdurulması talebi gündeme gelebilir.
9. Kapasite düşüşü nedeniyle zarar için tazminat talep edilebilir mi?
Hukuka aykırı idari işlem nedeniyle doğrudan ve ispatlanabilir zarar doğmuşsa şartlarına göre tam yargı ve tazminat seçenekleri değerlendirilebilir.
10. Bağlantı kapasitesi değiştirildiğinde ilk yapılması gereken nedir?
Kararın veya bağlantı görüşünün tebliğ tarihi kaydedilmeli, özellikle 10 iş günlük itiraz süresi kontrol edilmeli ve teknik gerekçe bağımsız mühendislik değerlendirmesiyle birlikte incelenmelidir.
Uzman Hukuki Destek
Hak kaybı yaşamamak için uzman desteği şarttır. Ankara, İstanbul ve İzmir başta olmak üzere Türkiye genelinde hizmet veren enerji hukuku, EPDK ve depolamalı enerji bağlantı kapasitesi uyuşmazlıkları alanında uzman avukat ile çalışarak yatırım ve bağlantı haklarınızı güvence altına alabilirsiniz. Depolamalı GES ve RES projelerinde bağlantı kapasitesinin azaltılması, TEİAŞ bağlantı görüşlerine itiraz, EPDK ön lisans ve lisans tadilleri, alternatif bağlantı çözümleri, bağlantı kapasitesi nedeniyle proje küçültülmesi, iptal davası ve yürütmenin durdurulması uyuşmazlıklarında FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK olarak profesyonel hukuki destek sunuyoruz.
Bağlantı görüşünün ve teknik gerekçelerinin incelenmesi, 10 iş günlük EPDK itiraz süresinin yönetilmesi, bağımsız teknik raporlarla hukuki itiraz hazırlanması, ön lisans ve bağlantı kapasitesinin birlikte değerlendirilmesi, kapasite değişikliğinin depolama ünitesi, EPC ve finansman sözleşmelerine etkisinin belirlenmesi ve hukuka aykırı idari işlemlere karşı dava süreçlerinin yürütülmesi konusunda profesyonel hukuki destek alınabilir.
Hemen Ara: 0312 434 22 22
WhatsApp: 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Bu makale genel bilgilendirme amaçlı olup, herhangi bir hak kaybına uğramamak adına kendi özel durumunuz için avukatınıza danışmanızı tavsiye ederiz.




