
Depolamalı Elektrik Üretim Ön Lisansı Alan Şirket Hangi Süreleri Kaçırmamalı? 2026 Güncel Rehber
25 Ağustos 2026
Depolamalı Enerji Projesinde Bağlantı Kapasitesi Değiştirilirse Yatırımcının Hakları Nelerdir? 2026 Güncel Rehber
25 Ağustos 2026Depolamalı GES ve RES projelerinde yatırımcıların en önemli hukuki sorunlarından biri, EPDK tarafından verilen ön lisans veya planlanan proje kapasitesinin daha sonra düşürülmesi ya da yatırımın lisansa derç edilen kapasitede gerçekleştirilememesidir. Bağlantı kısıtları, TEİAŞ teknik değerlendirmeleri, santral sahasının küçülmesi, ÇED ve imar sorunları, türbin veya panel yerleşimindeki değişiklikler, arazi kullanım hakkının elde edilememesi ve teknik proje revizyonları kapasite düşüşüne neden olabilir.
Ancak kapasitenin düşmesi, her durumda depolamalı GES veya RES yatırımının tamamen kaybedileceği anlamına gelmez. Sorunun kaynağına göre EPDK ön lisans/lisans tadili, proje revizyonu, santral sahası tadili, teknik itiraz veya hukuka aykırı bir idari işlem bulunması hâlinde idari yargı yolları değerlendirilebilir. EPDK’nın güncel sisteminde depolamalı projeler bakımından ön lisans tadillerinin fiilen devam ettiği; örneğin 2026 Ağustos ayında Ağustos Tuluntaş Depolama GES ve Censtorage-11 Cengiz GES gibi depolamalı projelerin tesis koordinat tadillerinin ilan edildiği görülmektedir. (Lisans EPDK)
Bu nedenle kapasite sorunu ortaya çıktığında şirketin ilk yapması gereken yatırım kararını tamamen durdurmak değil, kapasite kaybının hangi hukuki veya teknik nedenden kaynaklandığını tespit etmektir.
Depolamalı GES ve RES Projelerinde Kapasite Neden Düşürülebilir?
Depolamalı enerji yatırımlarında başlangıçta öngörülen kapasite ile projenin ilerleyen aşamalarında gerçekleştirilebilir hâle gelen kapasite farklılaşabilir.
Örneğin 100 MWe depolamalı GES projesi için ön lisans alınmış olmasına rağmen arazi çalışmalarında santral sahasının tamamının kullanılamadığı ortaya çıkabilir. Benzer şekilde depolamalı RES projesinde bazı türbin koordinatları çevresel, teknik veya mülkiyet kaynaklı nedenlerle kullanılamayabilir.
Kapasite düşüşünün başlıca nedenleri; bağlantı kapasitesi sorunları, TEİAŞ değerlendirmeleri, santral sahasının küçülmesi, ÇED süreci, imar sorunları, arazi kullanım hakkının elde edilememesi, teknik proje değişiklikleri, türbin koordinatlarının değiştirilmesi, depolama ünitesinin teknik özelliklerinin revize edilmesi ve yatırımcının kendi ticari kararı olabilir.
Her neden farklı hukuki sonuç doğurabilir.
Ön Lisans Kapasitesi Sonradan Düşürülebilir mi?
Depolamalı elektrik üretim projesinde ön lisansa işlenmiş teknik bilgilerin değiştirilmesi gerektiğinde ön lisans tadili mekanizmasının değerlendirilmesi gerekir.
EPDK’nın güncel uygulaması, depolamalı projelerin ön lisans döneminde de tadile konu olabildiğini açık biçimde göstermektedir. Örneğin 2026 yılı EPDK kayıtlarında depolamalı GES projelerinin tesis koordinatlarının değiştirilmesine ilişkin ön lisans tadil başvuruları bulunmaktadır. (Lisans EPDK)
Dolayısıyla proje ilk hâliyle gerçekleştirilemiyorsa ön lisans ile fiili yatırım planı arasında uyumsuzluk bırakılması yerine gerekli tadilin mümkün olup olmadığı incelenmelidir.
Ancak kapasite düşürme talebinin kabul edilebilirliği, depolamalı üretim tesislerine özgü mevzuat şartları ve bağlantı hakkının dayanağı nedeniyle klasik bir üretim tesisi kapasite tadilinden ayrı değerlendirilmelidir.
Depolamalı Projelerde Üretim Kapasitesi ile Depolama Kapasitesi Birlikte Değerlendirilmelidir
Depolamalı GES ve RES projelerinde en önemli noktalardan biri budur.
Bu projelerde yalnızca güneş panellerinin veya rüzgâr türbinlerinin MW değeri bulunmaz. Projenin elektrik depolama ünitesi de hukuki ve teknik yapının parçasıdır.
Bu nedenle üretim tesisinin kapasitesi değiştirilirken depolama ünitesinin gücü ve kapasitesi üzerindeki etkisi ayrıca incelenmelidir.
Örneğin 100 MWe olarak yapılandırılmış bir depolamalı GES projesinin üretim kapasitesinin 80 MWe’ye indirilmek istenmesi hâlinde yalnızca panel kapasitesinin azaltılması üzerinden işlem yapılmamalıdır. Depolama ünitesinin yeni kapasiteyle mevzuata uygunluğu ve ön lisansa esas bağlantı hakkının korunup korunamayacağı da değerlendirilmelidir.
Kapasite Düşürülmesi Bağlantı Hakkını Etkiler mi?
Etkileyebilir ve depolamalı projelerde en kritik hukuki sorunlardan biri budur.
Depolamalı elektrik üretim projelerinin bağlantı hakkı, yatırımın ekonomik değerinin önemli bir bölümünü oluşturur. Bu nedenle kapasite azaltılırken yatırımcının bağlantı hakkının nasıl etkileneceği mutlaka analiz edilmelidir.
Şirketin kendi talebiyle kapasite azaltması ile TEİAŞ veya başka bir idari/teknik süreç nedeniyle kapasitenin düşürülmesinin sonuçları aynı olmayabilir.
Bu nedenle EPDK’ya tadil başvurusu yapılmadan önce ön lisans + bağlantı görüşü + teknik proje + depolama kapasitesi birlikte incelenmelidir.
TEİAŞ Kapasiteyi Düşürürse Ne Yapılabilir?
TEİAŞ kaynaklı teknik değerlendirme nedeniyle yatırımcının planladığı kapasitenin tamamının gerçekleştirilemeyeceği belirtilmişse, öncelikle teknik gerekçenin ne olduğu belirlenmelidir.
Şebekenin kısa devre gücü, bağlantı noktasındaki kapasite, trafo altyapısı, enerji nakil hattı, sistem güvenliği veya başka teknik gerekçeler ileri sürülebilir.
Bu durumda şirketin bağımsız teknik uzmanlardan destek alarak TEİAŞ değerlendirmesinin dayanaklarını incelemesi önemlidir.
Teknik değerlendirmenin hatalı olduğu düşünülüyorsa ilgili kurum nezdinde itiraz ve yeniden değerlendirme yolları araştırılabilir.
Hukuka aykırı ve kesin nitelikte bir idari işlem ortaya çıkmışsa idari yargı yolu ayrıca değerlendirilebilir.
Kapasite Düşürülmesine Karşı EPDK’ya İtiraz Edilebilir mi?
EPDK tarafından yatırımcının kapasitesini doğrudan etkileyen bir işlem tesis edilmişse kararın gerekçesine göre idari başvuru yolları değerlendirilebilir.
Ancak burada önemli olan, kapasite düşüşünün gerçekten EPDK kararından mı yoksa bağlantı, ÇED, arazi veya teknik proje sürecinden mi kaynaklandığını belirlemektir.
Yanlış idari işleme karşı başvuru yapılması yatırımcıya zaman kaybettirebilir.
Örneğin asıl sorun santral sahasının küçülmesiyse EPDK kapasite kararına itiraz etmek yerine saha sorununu çözmek daha etkili olabilir.
EPDK Kararına Karşı Dava Açılabilir mi?
Kapasite düşürülmesine ilişkin kesin ve yürütülmesi zorunlu bir idari işlemin hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa idari yargıda iptal davası gündeme gelebilir.
Dava açılmadan önce işlemin tebliğ tarihi ve dava açma süresi mutlaka kontrol edilmelidir.
Ayrıca kapasite kaybının yatırım üzerinde yaratacağı mali etkilerin belgelenmesi önemlidir. EPC sözleşmeleri, finansman anlaşmaları, ekipman siparişleri, arazi yatırımları ve bağlantı hakkının ekonomik değeri bu kapsamda önem kazanabilir.
Yürütmenin Durdurulması İstenebilir mi?
Şartların gerçekleşmesi hâlinde iptal davasıyla birlikte yürütmenin durdurulması talep edilebilir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu kapsamında yürütmenin durdurulması bakımından işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların ortaya çıkması koşulları önem taşır.
Özellikle kapasite düşürme işlemi nedeniyle ön lisansın ekonomik değerinin önemli ölçüde azalması, finansmanın çekilmesi veya EPC yatırımının gerçekleştirilemez hâle gelmesi gibi sonuçlar somut belgelerle ortaya konulmalıdır.
Santral Sahası Küçüldüğü İçin Kapasite Düşüyorsa Ne Yapılabilir?
Bu durumda kapasite sorunundan önce santral sahası problemi çözülmeye çalışılmalıdır.
EPDK uygulamasında depolamalı GES projelerinde santral sahası tadilinin mümkün olabildiğine ilişkin somut örnekler bulunmaktadır. Temmuz Ovacık Depolamalı GES projesinde Ankara’nın Keçiören ilçesinde planlanan proje sahasının Yenimahalle ilçesine değiştirilmesi tadile konu edilmiştir. (EPDK)
Benzer şekilde Akseki 2 Depolamalı GES projesinin ön lisansında santral sahası değişikliği için tadil süreci yürütülmüştür. (EPDK)
Dolayısıyla mevcut arazi yetersiz kaldığı için kapasite düşürülmeden önce alternatif saha veya koordinat tadilinin mümkün olup olmadığı araştırılmalıdır.
Santral Sahası Değişikliği Üçüncü Kişilerin İtirazına Açık Olabilir mi?
Evet.
EPDK’nın depolamalı GES projelerine ilişkin santral sahası değişikliği uygulamalarında üçüncü kişilerin kişisel hak ihlali açısından itirazına imkân verildiği görülmektedir.
Örneğin Temmuz Ovacık Depolamalı GES santral sahası değişikliği, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliğinin 18’inci maddesinin yedinci fıkrası kapsamında üçüncü kişilerin kişisel hak ihlali açısından itiraz edebilmeleri amacıyla 10 iş günü yayımlanmıştır. (EPDK)
Bu nedenle yeni saha bulunması kapasite sorununu otomatik olarak çözmez. Yeni sahanın mülkiyet ve kullanım haklarının da hukuken uygun olması gerekir.
Arazi Sorunu Nedeniyle Kapasite Düşürülmeli mi?
Hemen kapasite düşürülmesi doğru olmayabilir.
Öncelikle sorunlu parseller belirlenmeli, alternatif yerleşim planı hazırlanmalı ve mevcut santral sahasında aynı kapasitenin farklı panel veya türbin yerleşimiyle korunup korunamayacağı araştırılmalıdır.
Alternatif saha eklenebiliyorsa santral sahası tadili değerlendirilebilir.
Ancak arazi probleminin çözülememesi nedeniyle projenin lisans kapasitesinde gerçekleştirilmesi mümkün değilse kapasite tadili gündeme gelebilir.
Depolamalı RES’te Türbin Sayısı Azalırsa Ne Olur?
Depolamalı RES projelerinde kapasite düşüşü çoğunlukla türbin koordinatları veya türbin sayısıyla bağlantılıdır.
ÇED, teknik etkileşim, arazi, orman izinleri veya başka nedenlerle belirli türbinlerin kurulamayacağı anlaşılabilir.
Bu durumda ilk olarak aynı toplam kapasitenin farklı türbin teknolojisi veya alternatif koordinatlarla korunup korunamayacağı teknik olarak değerlendirilmelidir.
Mümkün değilse ön lisans bilgilerinin yeni teknik projeye uygun hâle getirilmesi için gerekli EPDK tadil süreci araştırılmalıdır.
Depolamalı GES’te Panel Kapasitesi Azalırsa Ne Olur?
GES projelerinde MWm ve MWe ayrımı önemlidir.
Panel yerleşiminin değişmesi veya santral sahasının küçülmesi nedeniyle MWm kapasitesinde değişiklik ortaya çıkabilir. Bunun MWe kapasitesine etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle panel sayısının azalması doğrudan bağlantı hakkının aynı oranda azalacağı şeklinde yorumlanmamalıdır.
Ancak üretim tesisinin ön lisansa derç edilen kapasitesiyle yeni teknik tasarım arasında uyumsuzluk varsa gerekli tadil işlemleri tamamlanmalıdır.
Kapasite Düşürülmesi ÇED Kararını Etkiler mi?
Etkileyebilir.
Kapasite düşürülmesi çoğu zaman çevresel etkinin azalması anlamına gelse de mevcut ÇED kararının hiçbir işlem yapılmaksızın yeni projeye uygulanacağı varsayılmamalıdır.
Özellikle kapasite düşüşüyle birlikte türbin koordinatları, santral sahası, depolama ünitesi veya enerji nakil hattı değişiyorsa çevre mevzuatı bakımından yeni durum değerlendirilmelidir.
Bu nedenle EPDK tadili ile ÇED süreci paralel yönetilmelidir.
Kapasite Düşürülmesi İmar Planını Etkiler mi?
Santral sahası veya yerleşim planı değişiyorsa mevcut imar planının yeni projeyi karşılayıp karşılamadığı kontrol edilmelidir.
Özellikle alternatif saha bulunarak kapasitenin korunmaya çalışıldığı projelerde yeni alanın mevcut imar planı dışında kalması mümkündür.
Bu durumda EPDK tadili yapılırken imar sürecinin de yeniden ele alınması gerekebilir.
Kapasite Düşürülmesi Ön Lisans Süresini Otomatik Uzatır mı?
Hayır. Kapasite veya proje tadili yapılıyor olması ön lisans süresinin kendiliğinden uzadığı anlamına gelmez.
Bu nedenle kapasite sorunu yaşayan şirketlerin en büyük hatalarından biri, tadil başvurusunun ön lisans süresini otomatik olarak durdurduğunu veya uzattığını varsaymaktır.
Ön lisansın sona erme tarihi ayrıca takip edilmeli ve tadil süreciyle birlikte kalan süre hesaplanmalıdır.
Kapasite Düşüşü Üretim Lisansına Geçişi Etkiler mi?
Etkileyebilir.
Ön lisans dönemindeki yükümlülükler tamamlandıktan sonra üretim lisansına geçilirken üretim tesisinin teknik özelliklerinin güncel ön lisans ve diğer izinlerle uyumlu olması gerekir.
Ön lisans 100 MWe gösterirken şirketin fiilen 70 MWe’lik bir proje üzerinden üretim lisansı almaya çalışması hâlinde aradaki farkın hukuken açıklığa kavuşturulması gerekir.
Bu nedenle kapasite değişikliği üretim lisansı başvurusundan önce çözülmelidir.
Depolama Ünitesinin Kapasitesi de Düşürülebilir mi?
Bu konu depolamalı projelerde özellikle dikkatli ele alınmalıdır.
Üretim tesisi ile elektrik depolama ünitesinin teknik ve hukuki ilişkisi nedeniyle yalnızca batarya kapasitesinin ticari gerekçelerle azaltılması her durumda serbest bir proje değişikliği olarak kabul edilmemelidir.
Ön lisansın hangi kapasite ve depolama özelliklerine dayanılarak verildiği incelenmelidir.
Aksi hâlde şirket üretim tesisini kurmasına rağmen depolamalı üretim tesisi için öngörülen mevzuat şartlarını karşılamayan bir yapı ortaya çıkarabilir.
Kapasite Düşürülürse Banka Teminat Mektubu Ne Olur?
Bu konu proje bazında ayrıca kontrol edilmelidir.
Ön lisans veya üretim lisansı başvurularında kapasite üzerinden hesaplanan mali yükümlülükler ve teminatlar bulunabileceğinden kapasite değişikliğinin mevcut teminat yapısına etkisi incelenmelidir.
Şirket kapasiteyi düşürdüğü için teminatın otomatik olarak aynı oranda azalacağını varsaymamalıdır.
EPDK’nın güncel başvuru prosedürlerinde ön lisans ve lisans işlemlerinde sunulacak banka teminatları ve tadil belgeleri ayrıca düzenlenmektedir. (EPDK)
EPC Sözleşmesi 100 MW, Yeni Kapasite 70 MW Olursa Ne Olur?
Kapasite düşüşünün en ağır sonuçlarından biri EPC sözleşmelerinde ortaya çıkabilir.
Şirket EPDK ön lisansına güvenerek 100 MW’lık panel, inverter, türbin, batarya veya diğer ekipmanlar için sözleşme imzalamış olabilir. Daha sonra kapasitenin 70 MW’a düşmesi hâlinde 30 MW’lık ekipman kullanılamayabilir.
Bu durumda EPC sözleşmesindeki variation, change order, permit risk, regulatory change, suspension, termination, price adjustment ve capacity adjustment hükümleri incelenmelidir.
Sözleşmede kapasite revizyonu düzenlenmemişse yatırımcı ile EPC yüklenicisi arasında ciddi tazminat uyuşmazlıkları ortaya çıkabilir.
Kapasite Düşüşü Proje Finansmanını Etkiler mi?
Evet. Hatta projenin finansal kapanışını tamamen değiştirebilir.
100 MWe üzerinden hazırlanan üretim tahmini ve gelir modeli kapasitenin 70 MWe’ye düşmesi hâlinde geçerliliğini kaybedebilir.
Bankanın debt service coverage ratio, gelir tahmini, teminat paketi ve özkaynak katkısı yeniden hesaplanabilir.
Bu nedenle kapasite düşüşü kesinleşmeden önce finansman sağlayıcılara karşı sözleşmesel bildirim veya onay yükümlülükleri kontrol edilmelidir.
Kapasite Düşürülürse Proje Şirketinin Değeri Düşer mi?
Çoğu durumda ekonomik değer etkilenir.
Depolamalı GES ve RES projelerinde şirket değerinin önemli bölümü bağlantı hakkı, lisans kapasitesi, santral sahası ve projenin üretim potansiyelinden kaynaklanmaktadır.
Bu nedenle kapasite düşüşü şirket satın alma veya hisse devri işlemlerinde değerleme sorununa yol açabilir.
SPA imzalanmış ancak kapanış gerçekleşmemişse kapasite düşüşünün material adverse change, purchase price adjustment veya termination right oluşturup oluşturmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Kapasite Düşürülmesine Kim Neden Olduysa Tazminat İstenebilir mi?
Her kapasite kaybı otomatik olarak tazminat hakkı doğurmaz.
Ancak kapasite düşüşünün bir EPC yüklenicisinin kusuru, proje geliştiricisinin hatalı teknik verileri, arazi sağlayıcısının sözleşmeye aykırılığı veya başka bir özel hukuk ihlali nedeniyle ortaya çıkması hâlinde zararların tazmini gündeme gelebilir.
Kamu idaresinin hukuka aykırı işlemi nedeniyle zarar ortaya çıkmışsa idari işlemin iptali ve şartlarına göre zararların giderilmesine yönelik hukuki yollar ayrıca değerlendirilebilir.
Burada nedensellik bağı ve zararın belgelenmesi kritik önemdedir.
Kapasite Düşürülmeden Önce Yapılması Gereken Hukuki Kontrol
Şirketin kapasite azaltımını EPDK’ya bildirmeden veya tadil başvurusu yapmadan önce mevcut ön lisansı, bağlantı görüşünü, depolama ünitesi kapasitesini, santral sahasını, ÇED kararını, imar belgelerini, arazi kullanım haklarını, teknik projeyi, EPC sözleşmesini ve finansman belgelerini birlikte incelemesi gerekir.
Özellikle şu soru cevaplandırılmalıdır:
Kapasite gerçekten düşürülmek zorunda mı, yoksa santral sahası veya teknik proje tadiliyle mevcut kapasite korunabilir mi?
Bu sorunun cevabı yatırımın milyonlarca liralık değerini doğrudan etkileyebilir.
Kapasite Düşürüldükten Sonra Lisans ile Fiili Tesis Uyumlu Olmalıdır
Üretim lisansı aşamasına geçilmiş projelerde lisansa derç edilen tesisin belirlenen inşaat süresi içerisinde tamamlanarak işletmeye alınması gerekir. EPDK, üretim tesisinin geçici kabul tarihinde tamamlanmış sayıldığını belirtmektedir. (EPDK)
Ayrıca lisans sahibi şirketlerin tesis tamamlanana kadar Ocak ve Temmuz dönemlerinde ilerleme raporlarını EPDK’ya sunma yükümlülüğü bulunmaktadır. (EPDK)
Dolayısıyla kapasite revizyonu yapıldıktan sonra teknik proje, lisans, termin programı ve fiili tesis arasında yeni bir uyumsuzluk bırakılmamalıdır.
2026’da Kapasite Düşüşünde En Doğru Strateji Nedir?
2026 yılında depolamalı GES ve RES yatırımcıları açısından en doğru yaklaşım kapasiteyi doğrudan düşürmek yerine önce kapasite koruma analizi yapmaktır.
Örneğin arazi sorunu varsa alternatif santral sahası, türbin sorunu varsa koordinat değişikliği, GES yerleşim sorunu varsa yeni panel konfigürasyonu, bağlantı sorunu varsa teknik bağlantı alternatifi değerlendirilmelidir.
EPDK’nın 2026 yılında da depolamalı elektrik üretim projelerinin tesis koordinat tadillerini işlemeye devam ettiği görülmektedir. 25 Ağustos 2026 itibarıyla EPDK’nın sisteminde depolamalı GES ön lisanslarına ilişkin güncel koordinat tadil başvuruları bulunmaktadır. (Lisans EPDK)
Bu durum, proje geliştirme aşamasında ortaya çıkan her sorunun doğrudan kapasite kaybıyla sonuçlanmasının zorunlu olmadığını göstermektedir.
EPDK Elektrik Piyasası Lisans İşlemleri
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’daki Depolamalı Enerji Projeleri
Depolamalı GES veya RES yatırımının Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ya da Bursa’da bulunması temel EPDK lisans rejimini değiştirmez. Bununla birlikte santral sahası, arazi statüsü, bağlantı altyapısı, çevresel izinler ve imar süreçleri kapasite kaybının ortaya çıkmasında belirleyici olabilir.
Nitekim EPDK uygulamasında Ankara’daki depolamalı GES projelerinde santral sahası ve tesis koordinat tadillerinin gerçekleştirildiğine ilişkin somut örnekler bulunmaktadır. (Lisans EPDK)
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK tarafından depolamalı GES ve RES projelerindeki kapasite düşüşleri değerlendirilirken ön lisans, bağlantı hakkı, üretim ve depolama kapasitesi, santral sahası, ÇED ve imar belgeleri, EPC sözleşmeleri ve proje finansmanı belgelerinin birlikte incelenmesi önem taşımaktadır. Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından enerji hukuku kapsamında kapasite düşürülmeden önce alternatif tadil seçeneklerinin değerlendirilmesi, yatırım ve bağlantı haklarının mümkün olan ölçüde korunması açısından önemlidir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Depolamalı GES projesinin kapasitesi sonradan düşürülebilir mi?
Projenin hukuki ve teknik durumuna göre ön lisans veya lisans tadili gündeme gelebilir. Ancak depolamalı projelerde üretim kapasitesi ile depolama ünitesinin ve bağlantı hakkının ilişkisi birlikte değerlendirilmelidir.
2. Kapasite düşürülürse bağlantı hakkı tamamen kaybedilir mi?
Her durumda böyle bir sonuç çıkarılamaz. Kapasite değişikliğinin mevcut bağlantı görüşüne ve ön lisansın hukuki dayanağına etkisi proje özelinde incelenmelidir.
3. TEİAŞ kapasiteyi düşürürse itiraz edilebilir mi?
Teknik değerlendirmenin ve buna dayalı işlemin niteliğine göre yeniden değerlendirme veya hukuki başvuru yolları gündeme gelebilir. Öncelikle kapasite düşüşünün teknik gerekçesi incelenmelidir.
4. Kapasite düşürmek yerine santral sahası değiştirilebilir mi?
Şartların bulunması hâlinde değerlendirilebilir. EPDK uygulamasında depolamalı GES projelerine ilişkin santral sahası ve koordinat tadili örnekleri bulunmaktadır. (Lisans EPDK)
5. Depolamalı RES’te türbin sayısı azalırsa ön lisans tadili gerekir mi?
Türbin sayısı, koordinatları veya kurulu güçte ön lisans bilgilerini etkileyen değişiklikler varsa gerekli tadil işlemlerinin değerlendirilmesi gerekir.
6. Kapasite düşürülmesi ön lisans süresini uzatır mı?
Kapasite tadili yapılması tek başına ön lisans süresinin otomatik olarak uzadığı anlamına gelmez. Ön lisansın sona erme tarihi ayrıca takip edilmelidir.
7. Kapasite düşürülmesine karşı dava açılabilir mi?
Kapasite kaybına neden olan kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlemin hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa işlemin niteliğine ve dava süresine göre idari yargı yolu değerlendirilebilir.
8. Kapasite düşürülürse EPC sözleşmesi ne olur?
EPC sözleşmesindeki kapasite değişikliği, variation, regulatory change, termination ve fiyat uyarlama hükümleri incelenmelidir. Kullanılamayan ekipmanlar bakımından ayrıca uyuşmazlık doğabilir.
9. Depolama kapasitesi üretim kapasitesinden bağımsız azaltılabilir mi?
Bunun otomatik olarak mümkün olduğu kabul edilmemelidir. Depolamalı üretim projesinin ön lisansına esas teknik ve hukuki koşullar birlikte değerlendirilmelidir.
10. Kapasite kaybını önlemek için ilk yapılması gereken nedir?
Ön lisans, bağlantı görüşü, santral sahası, teknik proje ve arazi hakları birlikte incelenerek kapasite düşürmek yerine tadil yoluyla mevcut kapasitenin korunup korunamayacağı belirlenmelidir.
Uzman Hukuki Destek
Hak kaybı yaşamamak için uzman desteği şarttır. Ankara, İstanbul ve İzmir başta olmak üzere Türkiye genelinde hizmet veren enerji hukuku, EPDK ön lisans ve depolamalı GES-RES projeleri alanında uzman avukat ile çalışarak yatırım ve bağlantı haklarınızı güvence altına alabilirsiniz. Depolamalı GES ve RES projelerinde kapasite düşürülmesi, ön lisans ve lisans tadili, bağlantı kapasitesinin korunması, santral sahası değişiklikleri, TEİAŞ kaynaklı kapasite uyuşmazlıkları, EPDK kararlarına itiraz ve enerji yatırımlarına ilişkin idari davalarda FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK olarak profesyonel hukuki destek sunuyoruz.
Depolamalı enerji projesinin mevcut kapasitesinin korunması için hukuki durum analizi yapılması, EPDK ön lisans ve lisans tadil başvurularının hazırlanması, bağlantı hakkının kapasite değişikliğinden etkilenip etkilenmeyeceğinin değerlendirilmesi, santral sahası alternatiflerinin hukuki açıdan incelenmesi, EPC ve finansman sözleşmelerinin kapasite düşüşüne göre revize edilmesi ve hukuka aykırı idari işlemlere karşı iptal davası ile yürütmenin durdurulması süreçlerinin yürütülmesi konusunda profesyonel hukuki destek alınabilir.
Hemen Ara: 0312 434 22 22
WhatsApp: 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Bu makale genel bilgilendirme amaçlı olup, herhangi bir hak kaybına uğramamak adına kendi özel durumunuz için avukatınıza danışmanızı tavsiye ederiz.




