
Elektrik Tedarik Sözleşmelerinde Otomatik Yenileme Maddesi Geçerli midir? 2026 Güncel Hukuki Rehber
18 Ağustos 2026
Enerji Sözleşmelerinde Fiyat Uyarlama Davası Açılabilir mi? 2026 Güncel Hukuki Rehber
18 Ağustos 2026Fabrikalar için ikili elektrik anlaşması hazırlanırken nelere dikkat edilmelidir? Elektrik fiyatı, PTF, YEKDEM, tüketim taahhüdü, teminat, erken fesih, cezai şart, otomatik yenileme ve tedarikçi riskleri hakkında 2026 güncel rehber.
Fabrikalar ve yüksek elektrik tüketimine sahip sanayi işletmeleri açısından elektrik tedarik sözleşmesi sıradan bir abonelik sözleşmesi değildir. Üretim hacmi yüksek bir tesiste elektrik birim fiyatındaki küçük bir fark dahi yıllık enerji maliyetinde milyonlarca liralık değişiklik yaratabilir. Bunun yanında yanlış hazırlanmış bir ikili anlaşma; beklenmeyen fiyat artışları, yüksek erken fesih cezaları, tüketim taahhüdü cezaları, ek teminat talepleri, otomatik yenileme ve tedarikçiyle uzun süreli ticari uyuşmazlıklar doğurabilir.
Bu nedenle fabrikaların elektrik tedarikçisi seçerken yalnızca “kWh fiyatı kaç TL?” sorusuna odaklanması yeterli değildir. Fiyat formülü, sözleşme süresi, tüketim toleransı, PTF ve YEKDEM maliyetlerinin yansıtılması, teminatlar, ödeme koşulları, mevzuat değişikliği, mücbir sebep, erken fesih, cezai şart, otomatik yenileme ve uyuşmazlık çözümü birlikte değerlendirilmelidir.
İkili Elektrik Anlaşması Nedir?
Serbest tüketici niteliğine sahip fabrika ve sanayi işletmeleri, elektrik enerjisini lisanslı bir tedarikçiden ikili anlaşma kapsamında satın alabilir. Bu sözleşmeler elektrik enerjisi veya kapasitenin alım satımına ilişkin özel hukuk sözleşmeleridir.
EPDK’nın serbest tüketici düzenlemeleri ve elektrik piyasası mevzuatı çerçevesinde ikili anlaşmaların ticari hükümleri büyük ölçüde tarafların sözleşmesine bırakılmıştır.
Bu durum fabrikalara pazarlık imkânı sağladığı kadar önemli sözleşmesel riskler de yaratmaktadır.
Fabrika Standart Tedarikçi Sözleşmesini Doğrudan İmzalamalı mı?
Özellikle yüksek tüketimli tesisler açısından tavsiye edilmez.
Tedarikçinin standart sözleşmesi doğal olarak kendi ticari risklerini azaltacak şekilde hazırlanmış olabilir. Tedarikçiye geniş fiyat değiştirme hakkı verilirken fabrikanın çıkış hakkının yüksek cezai şartlara bağlanması mümkündür.
Bu nedenle teklif formu ile nihai sözleşme mutlaka karşılaştırılmalıdır.
Satış görüşmesinde verilen avantajların sözleşmeye yansıtılmadığı durumlarla uygulamada karşılaşılabilir.
1. Elektrik Fiyatının Nasıl Hesaplanacağı Açıkça Yazılmalıdır
İkili anlaşmanın ekonomik açıdan en önemli hükmü fiyat maddesidir.
Ancak yalnızca “elektrik fiyatı 2,50 TL/kWh’dir” yazılması her durumda yeterli değildir.
Bu fiyatın hangi maliyetleri içerdiği, hangi maliyetlerin ayrıca faturaya yansıtılacağı ve hangi koşullarda değişebileceği açıkça belirlenmelidir.
Aksi hâlde başlangıçta avantajlı görünen teklif birkaç ay içerisinde beklenenden çok daha pahalı hâle gelebilir.
2. Sabit Fiyat mı, Endeksli Fiyat mı Olduğu Belirlenmelidir
Fabrika sabit fiyat üzerinden elektrik satın alabileceği gibi PTF veya başka piyasa göstergelerine endeksli fiyat modeli de kullanabilir.
Sabit fiyat modeli bütçe öngörülebilirliği sağlayabilir. Endeksli model ise piyasa fiyatlarının düşmesi hâlinde avantaj sağlayabilir ancak yükseliş riskini de fabrikaya bırakabilir.
Sözleşmede fiyat modelinin tartışmaya yer bırakmayacak şekilde tanımlanması gerekir.
3. PTF Formülü Açıkça Yazılmalıdır
PTF’ye endeksli sözleşmelerde yalnızca “PTF üzerinden fiyatlandırılır” ifadesi yeterli olmayabilir.
Hangi PTF verisinin kullanılacağı, ağırlıklı ortalama yönteminin nasıl hesaplanacağı, üzerine hangi marjın ekleneceği ve hesaplamanın hangi tüketim verilerine göre yapılacağı belirtilmelidir.
Formül ne kadar açık olursa fatura uyuşmazlığı riski o kadar azalır.
4. YEKDEM Maliyetinin Kime Ait Olduğu Belirlenmelidir
YEKDEM kaynaklı maliyetlerin sözleşme fiyatına dahil olup olmadığı açıkça yazılmalıdır.
Tedarikçinin YEKDEM maliyetini sonradan ayrıca faturaya ekleyebilmesi, fabrikanın öngördüğü enerji bütçesini önemli ölçüde değiştirebilir.
Bu nedenle “fiyata dahildir” veya “ayrıca yansıtılır” ayrımı açık olmalıdır.
5. Diğer Piyasa Maliyetleri Tek Tek Belirlenmelidir
Elektrik faturasında yalnızca enerji bedeli bulunmaz. İlgili mevzuat kapsamında farklı bedel ve maliyetler gündeme gelebilir.
Sözleşmede hangi bedellerin teklif fiyatına dahil olduğu, hangilerinin doğrudan tüketiciye aktarılacağı ve mevzuat değişikliğinde nasıl hareket edileceği düzenlenmelidir.
“Diğer bütün maliyetler tüketiciye aittir” şeklindeki son derece geniş hükümler özellikle dikkatle incelenmelidir.
6. Tüketim Tahmini Gerçekçi Hazırlanmalıdır
Fabrikaların önemli hatalarından biri geçmiş tüketim verileri incelenmeden yüksek tüketim taahhüdünde bulunmaktır.
Üretim hacmi, vardiya sistemi, yeni makine yatırımları, bakım dönemleri, sipariş yoğunluğu ve sezon etkisi elektrik tüketimini değiştirebilir.
Bu nedenle sözleşme yapılmadan önce mümkünse son 12–24 aylık tüketim verileri analiz edilmelidir.
7. Asgari Tüketim Taahhüdüne Dikkat Edilmelidir
Tedarikçi yıllık veya aylık minimum tüketim taahhüdü isteyebilir.
Örneğin fabrika yıllık 20 milyon kWh tüketim taahhüdünde bulunmuş ancak ekonomik daralma nedeniyle 12 milyon kWh tüketmiş olabilir.
Aradaki fark için sözleşmede “eksik tüketim bedeli” veya cezai şart bulunabilir.
Bu nedenle minimum tüketim taahhüdü fabrikanın gerçek üretim kapasitesine uygun belirlenmelidir.
8. Tüketim Tolerans Aralığı Bulunmalıdır
Sanayi üretiminde elektrik tüketiminin tam olarak tahmin edilmesi her zaman mümkün değildir.
Bu nedenle sözleşmede belirli tolerans aralığı bulunması fabrika açısından önemli koruma sağlar.
Örneğin tahmini tüketimin yüzde 10 veya yüzde 15 altında veya üzerinde gerçekleşmesi hâlinde ceza uygulanmayacağı kararlaştırılabilir.
9. Fazla Tüketim Durumunda Uygulanacak Fiyat Belirlenmelidir
Yalnızca eksik tüketim değil fazla tüketim de sözleşmede düzenlenmelidir.
Fabrika beklenenden daha fazla üretim yaptığında ilave elektrik tüketiminin hangi fiyat üzerinden hesaplanacağı açık olmalıdır.
Aksi hâlde fazla tüketim için çok daha yüksek bir fiyat uygulanması uyuşmazlık yaratabilir.
10. Erken Fesih Cezası Açıkça Hesaplanabilir Olmalıdır
Fabrika sözleşmeyi süresinden önce sona erdirmek zorunda kalabilir.
Bu nedenle “erken fesih hâlinde tedarikçinin uğrayacağı bütün zararlar tüketici tarafından karşılanır” gibi belirsiz hükümler önemli risk taşır.
Erken fesih bedelinin objektif bir formüle bağlanması gerekir.
11. Kalan Dönemin Bütün Elektrik Bedeli Ceza Olarak Yazılmamalıdır
Bazı sözleşmelerde kalan sözleşme süresindeki tahmini tüketimin tamamı üzerinden yüksek fesih bedelleri öngörülebilir.
Örneğin fabrika 36 aylık sözleşmenin 12. ayında çıkmak istediğinde kalan 24 ay için milyonlarca liralık bedelle karşılaşabilir.
Bu nedenle erken fesih mekanizması sözleşme imzalanmadan önce finansal olarak modellenmelidir.
12. Tedarikçinin Erken Fesih Hakkı da Sınırlandırılmalıdır
Sözleşmede yalnızca fabrikanın fesih hakkına sınırlamalar getirilmemelidir.
Tedarikçinin hangi durumlarda sözleşmeyi sona erdirebileceği de açıkça düzenlenmelidir.
Özellikle piyasa fiyatının yükselmesi tedarikçiye sınırsız fesih hakkı vermemelidir.
13. Sabit Fiyatlı Sözleşmede Tedarikçinin Fiyat Riskini Fabrikaya Aktarması Önlenmelidir
Sabit fiyatlı sözleşmenin temel amacı belirli ölçüde fiyat öngörülebilirliği sağlamaktır.
Tedarikçiye “piyasa şartlarının değişmesi hâlinde fiyatı istediği şekilde güncelleme” yetkisi verilmesi sabit fiyatın ekonomik anlamını ortadan kaldırabilir.
Fiyat revizyon sebepleri objektif ve sınırlı şekilde belirlenmelidir.
14. Tek Taraflı Fiyat Değişikliği Maddeleri Sınırlandırılmalıdır
Tedarikçinin tek taraflı fiyat artırma yetkisi bulunacaksa hangi koşullarda kullanılabileceği açıkça belirlenmelidir.
Yeni vergi, düzenleyici maliyet veya mevzuat değişikliği gibi objektif olaylar ayrı ayrı düzenlenebilir.
Tedarikçinin kendi operasyonel maliyetindeki her artışı müşteriye aktarabileceği geniş hükümler fabrika açısından risklidir.
15. Mevzuat Değişikliği Maddesi Ayrıntılı Hazırlanmalıdır
Elektrik piyasası yoğun şekilde düzenlenen bir piyasadır.
Yeni bir düzenleme sözleşmenin ekonomik dengesini değiştirebilir.
Bu nedenle “mevzuat değişikliği” hâlinde hangi maliyetlerin kime ait olacağı, fiyatın nasıl uyarlanacağı ve tarafların anlaşamaması hâlinde sözleşmenin feshedilip feshedilemeyeceği düzenlenmelidir.
16. Teminat Mektubunun Tutarı ve Süresi Belirlenmelidir
Tedarikçi fabrikadan banka teminat mektubu isteyebilir.
Teminat tutarının nasıl hesaplanacağı, hangi durumlarda artırılabileceği, ne zaman iade edileceği ve hangi şartlarda nakde çevrilebileceği sözleşmede açıkça yazılmalıdır.
“Tedarikçi gerekli gördüğü her zaman ek teminat isteyebilir” şeklindeki hükümler işletmenin finansman planlamasını bozabilir.
17. Teminatın Nakde Çevrilme Şartları Sınırlandırılmalıdır
Teminat mektubunun hangi borçlar için kullanılabileceği önemlidir.
Tedarikçinin tartışmalı bir erken fesih cezasını ileri sürerek yüksek tutarlı banka teminatını doğrudan nakde çevirmesi fabrika açısından ciddi likidite riski yaratabilir.
Bu nedenle teminat mekanizması sözleşmenin en dikkatli hazırlanması gereken bölümlerindendir.
18. Ödeme Süreleri Açık Olmalıdır
Faturanın düzenlenme tarihi, ödeme vadesi ve ödeme yöntemleri açıkça belirlenmelidir.
Ayrıca faturaya itiraz edilmesinin ödeme yükümlülüğünü durdurup durdurmadığı düzenlenmelidir.
Özellikle yüksek tüketimli tesislerde tek bir aylık fatura milyonlarca liraya ulaşabileceğinden ödeme ve itiraz prosedürü kritik önemdedir.
19. Fatura İtiraz Mekanizması Bulunmalıdır
Fabrika faturada yanlış PTF, yanlış tüketim, yanlış katsayı veya sözleşmede bulunmayan ek maliyet tespit edebilir.
Sözleşmede faturaya kaç gün içinde ve hangi yöntemle itiraz edileceği belirlenmelidir.
Tedarikçinin itirazı hangi sürede cevaplayacağı da düzenlenebilir.
20. Tartışmalı Fatura Nedeniyle Sözleşmenin Hemen Feshedilmesi Önlenmelidir
Fabrikanın faturanın belirli bölümüne itiraz etmesi ödeme temerrüdü olarak değerlendirilip sözleşmenin derhal feshedilmesine yol açmamalıdır.
Uyuşmazlık konusu olmayan tutarın ödenmesi ve tartışmalı kısmın ayrı şekilde çözülmesi gibi mekanizmalar kararlaştırılabilir.
Bu durum özellikle yüksek tutarlı faturalar açısından önemlidir.
21. Otomatik Yenileme Maddesine Dikkat Edilmelidir
Sözleşmenin 12 ay sonunda kendiliğinden sona erdiği düşünülmemelidir.
“Bitiş tarihinden 60 gün önce bildirim yapılmazsa sözleşme 12 ay daha uzar” şeklinde hükümler bulunabilir.
Fabrika süreyi kaçırırsa istemediği bir yıl daha sözleşmeye bağlı kalabilir.
22. Yenilememe Bildirim Süresi Makul Olmalıdır
30, 60 veya 90 günlük bildirim süreleriyle karşılaşılabilir.
Fabrika açısından mümkün olduğunca yönetilebilir bir süre belirlenmeli ve sözleşme bitiş tarihleri kurumsal takvim sistemine kaydedilmelidir.
Özellikle enerji satın alma departmanının sözleşme bitişinden birkaç ay önce yeni teklifler toplamaya başlaması faydalıdır.
23. Fesih Bildiriminin Şekli Açıkça Belirlenmelidir
KEP, noter veya başka ispatlanabilir yöntemler kullanılabilir.
Satış temsilcisine gönderilen WhatsApp mesajının veya sıradan e-postanın geçerli fesih bildirimi sayılıp sayılmayacağı konusunda sonradan uyuşmazlık yaşanmamalıdır.
Bildirim maddesi açık hazırlanmalıdır.
24. Mücbir Sebep Maddesi Fabrika Açısından da Koruma Sağlamalıdır
Mücbir sebep yalnızca tedarikçiyi koruyan bir hüküm olmamalıdır.
Deprem, büyük yangın, kamu otoritesi kararı veya fabrikanın üretimini uzun süre imkânsız hâle getiren başka olaylarda tüketim taahhüdünün ne olacağı düzenlenmelidir.
Aksi hâlde üretim yapamayan fabrika bir de eksik tüketim cezasıyla karşılaşabilir.
25. Üretimin Durması veya Fabrikanın Kapanması Düzenlenmelidir
Fabrikanın geçici veya kalıcı olarak üretimi durdurması mümkündür.
Bu durumda sözleşmenin otomatik olarak sona ereceği varsayılmamalıdır.
Üretimin belirli süre durması, tesisin kapanması veya kullanım yerinin tahliye edilmesi için özel fesih mekanizması hazırlanmalıdır.
26. Fabrikanın Satılması Durumunda Sözleşmenin Akıbeti Belirlenmelidir
Tesis veya şirket ileride satılabilir.
Hisse devri, işletme devri veya varlık satışı hâlinde elektrik tedarik sözleşmesinin devam edip etmeyeceği açıkça belirlenmelidir.
Özellikle “kontrol değişikliği” maddeleri şirket satın alma işlemlerinde beklenmeyen fesih hakkı yaratabilir.
27. Birden Fazla Tüketim Noktası Ayrı Ayrı Düzenlenmelidir
Şirketin farklı fabrikaları veya tesisleri aynı sözleşme kapsamında olabilir.
Bir tüketim noktasındaki ihlalin bütün tesisleri etkileyip etkilemeyeceği açıkça yazılmalıdır.
Tek bir fabrikanın ödeme uyuşmazlığının şirketin bütün tüketim noktalarının tedarik sözleşmesini sona erdirmesi ciddi risk yaratabilir.
28. Tedarikçinin Lisans Durumu Kontrol Edilmelidir
Sözleşme imzalanmadan önce tedarikçinin gerekli piyasa lisanslarına sahip olduğu doğrulanmalıdır.
Güncel lisans bilgileri ve elektrik piyasasına ilişkin düzenlemeler için Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu üzerinden resmi bilgiler kontrol edilebilir.
Fiyat teklifinin cazip olması tek başına tedarikçi seçiminde yeterli kriter değildir.
29. Tedarikçinin Mali Gücü Araştırılmalıdır
Elektrik piyasasında fiyatların ani yükselmesi bazı tedarikçilerin yükümlülüklerini yerine getirmesini zorlaştırabilir.
Özellikle uzun süreli sabit fiyatlı sözleşmelerde tedarikçinin mali gücü önemlidir.
Çok düşük fiyat veren ancak ekonomik olarak zayıf tedarikçi, piyasa fiyatı yükseldiğinde sözleşmeyi sürdürmekte zorlanabilir.
30. Tedarikçinin İflası veya Piyasadan Çıkışı Düzenlenmelidir
Tedarikçinin iflası, lisans problemi veya piyasa faaliyetinin sona ermesi ihtimali sözleşmede ele alınmalıdır.
Fabrikanın verdiği teminatların akıbeti, peşin ödemeler ve sözleşmeden doğan diğer alacaklar bakımından özel hükümler hazırlanabilir.
31. Tedarik Kesintisinin Sonuçları Açıkça Düzenlenmelidir
Bir fabrika açısından elektrik arzının aksaması sıradan bir hizmet kesintisinden çok daha ağır sonuç doğurabilir.
Üretim hattı durabilir, makineler zarar görebilir, teslimatlar gecikebilir ve üçüncü kişilere karşı cezai şart doğabilir.
Bu nedenle tedarikçinin hangi zarar kalemlerinden sorumlu olacağı sözleşmede açık şekilde ele alınmalıdır.
32. Üretim Kaybı ve Kâr Kaybı Hükümleri İncelenmelidir
Tedarikçiler sözleşmelerinde dolaylı zarar, üretim kaybı veya kâr kaybından sorumlu olmadıklarını düzenleyebilir.
Fabrika açısından bu hükümler çok önemlidir.
Sözleşme ihlali sonucunda milyonlarca liralık üretim kaybı oluşmasına rağmen tedarikçinin sorumluluğunun çok düşük bir tutarla sınırlandırılması ciddi ekonomik risk yaratabilir.
33. Sorumluluk Limiti Dengeli Olmalıdır
Tedarikçinin toplam sorumluluğunun son bir aylık fatura tutarıyla sınırlandırıldığı sözleşmeler görülebilir.
Buna karşılık fabrikanın erken fesih sorumluluğu kalan sözleşme döneminin tamamına bağlanmış olabilir.
Bu tür asimetrik sorumluluk yapıları sözleşme imzalanmadan önce müzakere edilmelidir.
34. İhlalin Giderilmesi İçin Süre Verilmelidir
Her sözleşme ihlali doğrudan fesih sebebi olmamalıdır.
Ödeme gecikmesi, teminat eksikliği veya başka giderilebilir ihlallerde 7, 10 veya 15 günlük düzeltme süresi kararlaştırılabilir.
Böylece küçük operasyonel hataların milyonlarca liralık sözleşmenin derhal sona ermesine neden olması önlenebilir.
35. Uyuşmazlık Çözüm Yöntemi Baştan Belirlenmelidir
Taraflar arasındaki uyuşmazlıkların hangi mahkemede veya varsa tahkim yoluyla çözüleceği sözleşmede düzenlenmelidir.
Yetki şartının fabrikanın faaliyet merkezinden çok uzak bir yerde belirlenmesi ileride önemli dava maliyeti yaratabilir.
Ayrıca ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk hükümleri de dikkate alınmalıdır.
Fabrikalar İçin En Riskli 10 Sözleşme Hükmü
Uygulamada özellikle şu düzenlemeler yüksek risk yaratmaktadır: tedarikçinin sınırsız fiyat değiştirme hakkı, yüksek minimum tüketim taahhüdü, dar tüketim toleransı, kalan sürenin tamamına bağlanan erken fesih cezası, uzun otomatik yenileme süresi, aşırı erken yenilememe bildirimi, tedarikçinin sınırsız teminat artırma hakkı, tek taraflı sorumluluk sınırlaması, tedarikçinin piyasa fiyatı nedeniyle kolay fesih hakkı ve bütün mevzuat değişikliklerinin otomatik olarak fabrikaya yansıtılması.
Bu hükümlerden birkaçının aynı sözleşmede bulunması fabrikanın başlangıçta aldığı fiyat avantajını tamamen ortadan kaldırabilir.
Örnek Olay: Ucuz Elektrik Teklifi Sonradan Pahalıya Dönüşüyor
Bir fabrika yıllık 30 milyon kWh tüketmektedir. Tedarikçi piyasanın altında görünen cazip bir fiyat teklif etmiş ve fabrika 24 aylık sözleşme imzalamıştır.
Ancak sözleşmede YEKDEM’in ayrıca yansıtılacağı, tedarikçinin belirli maliyetleri tek taraflı ekleyebileceği, fabrikanın yıllık minimum 28 milyon kWh tüketmek zorunda olduğu ve erken fesih hâlinde kalan dönem tüketiminin önemli bölümü üzerinden ceza ödeneceği düzenlenmiştir.
Fabrikanın üretimi ikinci yıl yüzde 30 azaldığında hem elektrik fiyat avantajı kaybolmuş hem de eksik tüketim bedeli doğmuştur.
Bu nedenle elektrik sözleşmelerinde birim fiyat değil toplam sözleşme maliyeti değerlendirilmelidir.
Örnek Olay: Sabit Fiyatlı Sözleşmede Tedarikçi Fiyatı Artırmak İstiyor
Fabrika 12 aylık sabit fiyatlı sözleşme yapmıştır. Piyasa fiyatları yükseldiğinde tedarikçi maliyet artışını gerekçe göstererek fiyat revizyonu istemiştir.
Sözleşmede yalnızca belirli mevzuat değişikliklerinde fiyat güncellemesi yapılabileceği yazıyorsa tedarikçinin genel piyasa artışını fabrikaya yansıtıp yansıtamayacağı ciddi uyuşmazlık konusu olabilir.
Bu nedenle fiyat revizyon maddesi mümkün olduğunca objektif kriterlere bağlanmalıdır.
Örnek Olay: Fabrika Otomatik Yenilemeyi Fark Etmiyor
Sözleşme 31 Aralık’ta sona erecektir ancak 60 gün önce yenilememe bildirimi yapılmadığında otomatik 12 ay uzamaktadır.
Fabrika kasım ayında başka tedarikçiden daha iyi teklif alıp yeni sözleşme imzalamıştır.
Eski tedarikçi ise otomatik yenilemenin gerçekleştiğini ileri sürerek yeni dönem için erken fesih cezası talep etmiştir.
Bu risk yalnızca sözleşmenin bitiş tarihini değil fesih bildiriminin son tarihini takip ederek önlenebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Fabrika elektrik tedarik sözleşmesi imzalamadan önce en çok neye dikkat etmelidir?
Yalnızca birim fiyata değil toplam fiyat formülüne, ek maliyetlere, tüketim taahhüdüne, erken fesih cezasına ve otomatik yenilemeye bakılmalıdır.
Sabit fiyatlı elektrik sözleşmesi daha güvenli midir?
Bütçe öngörülebilirliği sağlayabilir ancak fiyat revizyon maddeleri doğru hazırlanmazsa görünürde sabit olan fiyat sonradan değişebilir.
PTF’ye endeksli sözleşme yapılabilir mi?
Evet. Ancak PTF hesaplama yöntemi ve tedarikçi marjı açık şekilde düzenlenmelidir.
Fabrika minimum tüketim taahhüdü vermeli mi?
Verilebilir ancak üretim hacmindeki olası düşüşler dikkate alınmalı ve yeterli tolerans aralığı bulunmalıdır.
Tedarikçi YEKDEM maliyetini ayrıca yansıtabilir mi?
Sözleşmedeki fiyat yapısına ve ilgili mevzuata göre değerlendirilir. Bu nedenle sözleşmede açıkça düzenlenmelidir.
Fabrika sözleşmeyi erken feshedebilir mi?
Sözleşme veya kanundan kaynaklanan fesih hakkı bulunabilir. Ancak erken fesih bedeli ve cezai şart riski kontrol edilmelidir.
Tedarikçi piyasa fiyatı yükseldiği için sözleşmeyi feshedebilir mi?
Piyasa fiyatının yükselmesi tek başına her durumda haklı fesih sebebi değildir. Sözleşmenin risk paylaşımı hükümleri incelenmelidir.
Elektrik sözleşmesi otomatik yenilenebilir mi?
Tacirler arasındaki ikili anlaşmalarda geçerli otomatik yenileme hükümleri bulunabilir. Bu nedenle bildirim süreleri dikkatle takip edilmelidir.
Fabrikanın satılması elektrik sözleşmesini sona erdirir mi?
İşlemin hisse devri veya varlık devri olmasına ve sözleşmedeki kontrol değişikliği hükümlerine göre sonuç değişebilir.
İkili elektrik anlaşması avukat tarafından incelenmeli mi?
Özellikle yüksek tüketimli tesislerde sözleşmenin birkaç maddesi milyonlarca liralık mali sonuç doğurabileceğinden hukuki ve ticari inceleme önemli riskleri önleyebilir.
Sonuç: Fabrikalar Elektrik Sözleşmesinde Birim Fiyattan Çok Toplam Riski Hesaplamalıdır
Fabrikalar için ikili elektrik anlaşması hazırlanırken yapılan en önemli hata, sözleşmenin yalnızca teklif edilen elektrik birim fiyatı üzerinden değerlendirilmesidir. Oysa gerçek elektrik maliyeti; enerji fiyatı, PTF ve YEKDEM mekanizması, diğer piyasa maliyetleri, tüketim taahhütleri, tolerans oranları, teminatlar ve cezai şartların birlikte sonucudur.
İkinci önemli risk sözleşmeden çıkıştır. Fabrika başlangıçta son derece avantajlı bir fiyat elde etmiş olsa bile üç yıllık sözleşmeye ağır bir erken fesih cezasıyla bağlanmışsa piyasa koşulları değiştiğinde daha avantajlı bir tedarikçiye geçemeyebilir. Aynı şekilde otomatik yenileme süresinin kaçırılması işletmenin istemediği yeni bir sözleşme dönemine girmesine neden olabilir.
Üçüncü önemli konu risklerin taraflar arasında dengeli dağıtılmasıdır. Fabrikanın tüketim düşüşünün tamamından sorumlu tutulduğu, buna karşılık tedarikçinin piyasa fiyatı yükseldiğinde fiyatı değiştirebildiği veya sözleşmeden kolaylıkla çıkabildiği bir yapı fabrika açısından önemli risk taşır.
Bu nedenle özellikle yıllık elektrik tüketimi yüksek sanayi işletmelerinde tedarik sözleşmesi imzalanmadan önce hukuki inceleme ile enerji maliyet modellemesinin birlikte yapılması gerekir. Birkaç maddelik sözleşme revizyonu dahi sözleşme süresi boyunca önemli maliyetlerin ve ileride ortaya çıkabilecek yüksek tutarlı uyuşmazlıkların önüne geçebilir.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık – Fabrikalar İçin Elektrik Tedarik Sözleşmeleri
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık; fabrikalar ve sanayi işletmeleri için ikili elektrik anlaşmalarının hazırlanması ve incelenmesi, elektrik tedarik sözleşmesi müzakereleri, sabit ve endeksli fiyat modelleri, PTF ve YEKDEM hükümleri, tüketim taahhütleri, teminat mektupları, otomatik yenileme, erken fesih cezaları, tedarikçi değişikliği ve elektrik tedarik uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
Telefon: 0312 434 22 22 / 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara




