
HALKI KİN VE DÜŞMANLIĞA TAHRİK SUÇU
27 Haziran 2023
İCRA HUKUKUNDA ŞİKÂYET
29 Haziran 2023Hizmet tespit davası nedir?
5510 sayılı Kanun ile sigortalıların Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sağladıkları haklardan faydalanmalarını kolaylaştırmak için işverenlere aylık prim ve hizmet belgesi vermesi ve prim ödeme gibi birtakım yükümlülükler getirilmiştir. İşverenin Kuruma yapılması gereken bildirimleri yapmaması durumunda işverene idari para cezası uygulanması, Kurumun işverene ait prim belgelerinin resen düzenlemesi ve çalışmaları bildirilmemiş olan sigortalılara hizmet tespiti davası açma imkânı tanınmıştır. Hizmet tespit davaları 5510 sayılı Kanun’un 86. maddesinde “Aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır” denilmek suretiyle hüküm altına alınmıştır. Kısacası hizmet tespiti davasıyla sigortalı, çalıştığı dönemlere ait hizmet süresinin ve prime esas kazançlarının tespitini istemektedir.
Hizmet tespit davası açılabilmesi için gerekli olan şartlar nelerdir?
- İşçinin işveren nezdinde hizmet akdine dayalı fiili çalışmasının bulunması gerekir.
- Sigortalının hizmetlerinin tespiti için dava açabilmesi için işveren tarafından çalışmalarının Kuruma bildirilmemiş olması gerekir.
- Sigortalının dava açması için sadece sigortasız çalışmamalarının işveren tarafından Kuruma bildirilmemiş olması yeterli olmayıp aynı zamanda Kurum tarafından da tespit edilmemiş olması gerekmektedir. Şayet Kurum sigortalının çalışmalarını kayıt altına almışsa hizmet tespit davası hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmektedir.
Hizmet tespiti davasının tarafları kimlerdir?
Davacı: Hizmet tespit davasının davacıları kural olarak hizmet akdiyle çalışan, sigortalı sayılan ve işverene iş görme borcunu ona ait işyerinde yapan kişilerdir. Bu dava türünün davacısı olabilecek diğer kişiler ise hak sahipleridir. Örneğin işçinin vefat etmiş olması halinde mirasçıları hizmet tespiti davasını açma hakkına sahiplerdir.
Davalı: Hizmet tespit davasının davalısı Kuruma bildirim yükümlülüğünü ihlal eden işverendir. Sosyal Güvenlik Kurumu ise hizmet tespit davasının davalısı olmamakla birlikte işverenin yanında fer’i müdahil olarak davaya katılır.
Hizmet tespit davasında görevli ve yetkili mahkeme hangisidir?
Görevli mahkeme kavramı, davaya hangi mahkemenin bakacağına yöneliktir. 5510 sayılı Yasanın 86/9. Maddesinde hizmet tespit davalarının, İş Mahkemelerinde görüleceği açıkça belirtilmiştir. Yetki kavramı ise bir davanın hangi yerdeki mahkeme tarafından görüleceğine ilişkindir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 6. Maddesi gereği yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesidir.
Hizmet tespit davalarında hak düşürücü süre nedir?
Kuruma işveren tarafından hiç bildirilmeyen hizmetler için hizmet tespiti davası açma süresi işçinin işten ayrıldığı yılın son gününden itibaren 5 yıldır. Bu süre hak düşürücü süre niteliğinde olduğundan mahkeme tarafından sürenin geçip geçmediği re’sen dikkate alınacaktır. Örneğin 01.01.2015 tarihinde bir işyerinde çalışmaya başlayan bir işçi, 01.06.2019 tarihine kadar aynı yerde Kurumca sigorta kaydı bulunmadan çalışmış ve bu tarihte iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmiştir. Bu kişinin hizmet tespit dava açma süresi 31.12.2019 tarihinde başlayacak 31.12.2024 tarihinde sona erecektir.
Hizmet tespit davalarındaki 5 yıllık hak düşürücü sürenin istisnaları nelerdir?
- Kuruma bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmiş olması. İşveren öncelikli olarak sigortalıyı işe giriş bildirgesiyle Kuruma bildirmektedir. Bu bildirgenin amacı sigortalıdan Kurumun haberdar olmasını sağlamak ve Kurumun bu sigortalıyı sahip olduğu hak ve yükümlülüklerinin takibini sağlamaktır. Yargıtay, işe giriş bildirgesiyle Kuruma bildirilen sigortalılar için 5 yıllık hak düşürücü sürenin işlemediğini karar vermektedir.
- Denetim memuru raporunun bulunması. Kurumun davacının çalışmasının denetim memurları tarafından raporlarla tespit edilmesi durumunda, artık hizmet tespit davası için hak düşürücü süreden bahsedilemeyecektir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarıı da bu doğrultudadır.
- İşverenin resmi kurum olması. İşverenlerin resmi kurum olmaları halinde, sigortalı bildirim yükümlülüğüne aykırı hareket edilmeyeceği düşüncesiyle bu işverenler için hak düşürücü süreden bahsedilemeyecektir.
Hizmet tespit davası açmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumu’na başvuru yapmak gerekir mi?
7036 sayılı Kanun’da bu husus “31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurulması zorunludur.” şeklinde düzenlenmiş olup hükümden de anlaşılacağı üzere, hizmet tespiti davası açmak için öncelikle Kuruma başvuru yapma şartı aranmamaktadır
Hizmet tespit davası açmadan önce arabulucuya başvurma zorunluluğu bulunmakta mıdır?
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. Maddesine göre, bazı işçi-işveren uyuşmazlıklarının çözümü için öncelikle arabuluculuk yoluna gidilmesi dava şartı haline gelmiştir. Ancak arabuluculuğa başvurulması zorunlu olmayan uyuşmazlıklar da aynı maddede belirlenmiş olup, “hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık süresinin tespiti talepleri” bu kapsam dışında bırakılmıştır.
Hizmet tespit davalarında kullanılabilecek ispat araçları nelerdir?
Kanunda hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi bulunmamaktadır. Bu sebeple belge, senet, resmi kayıtlar, özel kayıtlar, bilirkişi incelemesi, işçilik alacakları davasında verilen kesin hüküm ve tanık beyanları başta olmak üzere her türlü delil ispat için araç olarak kullanılabilir.
Açıklamalarımızdan da anlaşılacağı üzere hizmet tespit davalarındaki uyuşmazlık işverenin bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemesinden kaynaklanmaktadır. Hizmetleri bildirilmeyen işçiler başta emeklilik hususunda olmak üzere sorun yaşamakta ve hak kayıplarına uğramaktadır. Hizmet tespit davası açmak ve olumlu sonuç almak için iş hukuku ve sosyal güvenlik hukuku alanlarında uzman bir avukattan yardım almanız faydanıza olacaktır.



