
İş Kazası Sonrası İşveren “Şikâyetçi Olma” Belgesi İmzalatabilir mi? 2026 Güncel Rehber
10 Ağustos 2026
İş Kazasında Kusur Oranı Tazminatı Nasıl Etkiler? İşçi Ne Kadar Tazminat Alabilir? 2026 Güncel Rehber
10 Ağustos 2026İşveren iş kazasını SGK’ya bildirmezse işçi ne yapmalı? SGK başvurusu, iş kazasının tespiti, 3 iş günlük bildirim süresi, maddi ve manevi tazminat, sürekli iş göremezlik ve yabancı işçilerin hakları hakkında 2026 güncel rehber.
İş kazası geçiren bir çalışanın karşılaşabileceği en ciddi sorunlardan biri, işverenin kazayı Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmemesidir. Bazı işverenler idari yaptırımlardan veya hukuki sorumluluktan kaçınmak amacıyla kazayı kayıt altına almamakta, çalışanı hastaneye götürürken olayın “ev kazası” olduğunu söylemesini istemekte veya “SGK’ya bildirirsek işyerine ceza gelir” şeklinde açıklamalar yapabilmektedir.
Ancak işverenin iş kazasını SGK’ya bildirmemesi, meydana gelen olayın hukuken iş kazası olma niteliğini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
İşçi belirli koşullarda SGK’ya kendisi başvurabilir, olayın iş kazası olarak incelenmesini isteyebilir ve gerektiğinde iş kazasının tespiti için hukuki yollara başvurabilir.
Ayrıca SGK süreci ile işverene karşı açılabilecek maddi ve manevi tazminat davaları birbirinden farklı hukuki boyutlara sahiptir.
Bu nedenle iş kazasının bildirilmediğini fark eden çalışanın özellikle sağlık kayıtlarını, olay tutanaklarını, tanık bilgilerini ve dijital delilleri mümkün olduğunca erken aşamada koruması önemlidir.
İş Kazası Nedir?
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. maddesi iş kazasının sosyal güvenlik hukuku bakımından temel çerçevesini belirlemektedir.
İş kazası yalnızca fabrikanın, ofisin veya şantiyenin içerisinde meydana gelen kazalardan ibaret değildir.
Kanunda öngörülen şartların bulunması halinde sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından yürütülen iş nedeniyle veya işveren tarafından görevle başka bir yere gönderildiği sırada meydana gelen olaylar da iş kazası kapsamında değerlendirilebilir.
Bu nedenle olayın nerede meydana geldiği kadar kazanın çalışma ilişkisiyle bağlantısı önemlidir.
İş Kazasını SGK’ya Kim Bildirmek Zorundadır?
4/1-a kapsamında çalışan sigortalılar bakımından iş kazasının SGK’ya bildirilmesinde temel yükümlülük işverene aittir.
İşveren kazayı öğrendiğinde 5510 sayılı Kanun’daki süre ve yöntemlere uygun biçimde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirim yapmakla yükümlüdür.
Bildirim günümüzde elektronik sistemler üzerinden gerçekleştirilebilmektedir.
İşverenin “İşçi şikâyetçi değil” demesi bildirim yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
İş Kazası SGK’ya Kaç Gün İçinde Bildirilmelidir?
5510 sayılı Kanun kapsamında işverenin iş kazasını, kural olarak kazadan sonraki üç iş günü içerisinde SGK’ya bildirmesi gerekir.
Ancak kazanın işverenin kontrolü dışındaki bir yerde meydana gelmesi gibi kanunda belirtilen özel durumlarda sürenin başlangıcı farklı değerlendirilebilir.
Bu nedenle her olayda “kazadan itibaren kesin üç gün” şeklinde mekanik bir hesap yapılmamalıdır.
Somut olayın özellikleri incelenmelidir.
İşveren İş Kazasını SGK’ya Bildirmezse Ne Olur?
İşverenin bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemesi çeşitli hukuki ve idari sonuçlar doğurabilir.
SGK tarafından idari yaptırımlar uygulanması gündeme gelebileceği gibi Kurumun yaptığı bazı ödemeler bakımından işverene yönelik mali sonuçlar da ortaya çıkabilir.
Ancak işçi açısından en önemli nokta şudur:
İşveren bildirmedi diye işçinin hakları otomatik olarak ortadan kalkmaz.
Olay gerçekten iş kazası niteliğindeyse işçi kazanın SGK kayıtlarına geçirilmesi için gerekli süreci başlatabilir.
İşveren Bildirmediyse İşçi SGK’ya Kendisi Başvurabilir mi?
Evet.
İşçi iş kazasının işveren tarafından bildirilmediğini öğrendiğinde Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurabilir ve olayın iş kazası olarak incelenmesini talep edebilir.
Başvuruda kazanın tarihi, yeri, nasıl meydana geldiği ve iş ilişkisiyle bağlantısı mümkün olduğunca açık şekilde açıklanmalıdır.
İşçinin elindeki sağlık kayıtları ve diğer belgeler de sürecin değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
SGK’ya Başvururken Hangi Belgeler Kullanılabilir?
İş kazasının ispatında tek bir belgeye bağlı kalınmaz.
Somut olaya göre;
acil servis kayıtları, hastane raporları, epikriz belgeleri, iş göremezlik raporları, işyeri kaza tutanakları, kamera görüntüleri, vardiya çizelgeleri, puantaj kayıtları, WhatsApp mesajları, e-postalar, işyeri giriş-çıkış kayıtları ve tanık anlatımları
önemli olabilir.
İşçi özellikle kazanın hemen ardından işverene veya çalışma arkadaşlarına gönderdiği mesajları silmemelidir.
Hastane Kaydında “İş Kazası” Yazmıyorsa Hak Kaybedilir mi?
Hayır.
Hastane kaydında olayın iş kazası olarak belirtilmemiş olması ispat açısından sorun yaratabilir ancak tek başına olayın iş kazası niteliğini kesin biçimde ortadan kaldırmaz.
Özellikle işverenin çalışanı;
“Evde düştüğünü söyle.”
veya
“İş kazası olduğunu belirtme.”
şeklinde yönlendirdiği durumlarla karşılaşılmaktadır.
Bu durumda kazanın gerçek oluş şekli diğer delillerle ortaya konulabilir.
Hastaneye “Evde Düştüm” Denildiyse Sonradan İş Kazası Olduğu İspatlanabilir mi?
Somut olayın özelliklerine göre mümkündür.
İlk sağlık kaydındaki ifade önemli bir delildir ancak uyuşmazlıktaki tek delil değildir.
Kazanın meydana geldiği yerde bulunan çalışanların tanıklığı, işyeri kamera görüntüleri, ambulans kayıtları, işverenle yapılan yazışmalar ve olay sonrasında gönderilen mesajlar değerlendirmeye alınabilir.
İşçinin ilk beyanıyla sonraki iddiası arasındaki çelişkinin nedenini açıklayabilmesi önemlidir.
İşveren “Kazayı Bildirme, Masraflarını Ben Karşılarım” Diyebilir mi?
İşverenin sağlık giderlerini karşılaması SGK’ya bildirim yükümlülüğünün yerine geçtiği anlamına gelmez.
İş kazası bildirimi sosyal güvenlik hukukundan kaynaklanan ayrı bir yükümlülüktür.
İşverenin çalışana belirli miktarda para ödemesi veya özel hastane giderlerini karşılaması da olayın iş kazası niteliğini ortadan kaldırmaz.
İş Kazası Geç Bildirilebilir mi?
İşveren açısından kanunda öngörülen bildirim süresinin geçirilmesi hukuki sonuç doğurabilir.
Ancak sürenin geçirilmiş olması olayın artık hiçbir şekilde iş kazası olarak kayıt altına alınamayacağı anlamına gelmez.
İşçi olayın iş kazası olduğunun belirlenmesi amacıyla SGK nezdinde gerekli girişimlerde bulunabilir.
Gecikmenin ispatı zorlaştırabileceği unutulmamalıdır.
Bu nedenle mümkün olduğunca erken hareket edilmelidir.
SGK İş Kazasını Kabul Etmezse Ne Yapılabilir?
SGK olayın iş kazası olmadığı sonucuna varabilir.
Bu durumda uyuşmazlığın niteliğine göre Kurum işleminin ve olayın hukuki niteliğinin yargı önüne taşınması gündeme gelebilir.
İş kazasının tespiti davalarında olayın meydana geliş biçimi, çalışma ilişkisi ve mevcut deliller ayrıntılı şekilde incelenebilir.
Tarafların doğru belirlenmesi ve SGK sürecinin dava öncesinde incelenmesi önemlidir.
İş Kazasının Tespiti Davası Nedir?
Bir olayın iş kazası olup olmadığı konusunda uyuşmazlık bulunması halinde olayın 5510 sayılı Kanun kapsamında iş kazası olduğunun tespiti yargı yoluyla istenebilir.
Bu dava özellikle işverenin kazayı tamamen reddettiği veya SGK kayıtlarında olayın iş kazası olarak bulunmadığı durumlarda önem kazanabilir.
Tespit sürecinin sonucu sosyal güvenlik hakları ve tazminat talepleri bakımından etkili olabilir.
İş Kazası Bildirilmezse İşçi Tazminat Alamaz mı?
Hayır.
İşverenin SGK bildirimini yapmamış olması işçinin işverene karşı tazminat haklarını otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
Ancak olayın iş kazası olduğunun ve işverenin hukuki sorumluluğunun ortaya konulması gerekir.
SGK süreci ile işverene karşı tazminat sorumluluğu birbiriyle bağlantılı olmakla birlikte aynı şey değildir.
İş Kazasında Maddi Tazminat Neleri Kapsayabilir?
Bedensel zarar halinde Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümleri çerçevesinde maddi zararların tazmini gündeme gelebilir.
Somut olayın özelliklerine göre;
tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan zararlar
değerlendirilebilir.
Tazminat hesabında işçinin gerçek kazancı, yaşı, kusur oranı ve sürekli iş göremezlik durumu gibi birçok unsur etkili olabilir.
İş Kazasında Manevi Tazminat İstenebilir mi?
Şartları varsa evet.
İş kazası nedeniyle bedensel bütünlüğü zarar gören çalışan Türk Borçlar Kanunu kapsamında manevi tazminat talebinde bulunabilir.
Manevi tazminat için sabit bir tarife yoktur.
Kazanın ağırlığı, yaralanmanın niteliği, kalıcı etkiler, tarafların kusur durumu ve olayın özellikleri birlikte değerlendirilir.
Sürekli İş Göremezlik Geliri Nedir?
İş kazası sonucunda çalışanın meslekte kazanma gücünde mevzuatta öngörülen oranda kayıp oluşması halinde SGK tarafından sürekli iş göremezlik geliri bağlanması gündeme gelebilir.
Bu konu işverene karşı talep edilen maddi tazminattan farklıdır.
SGK tarafından bağlanabilecek gelir ile işverenin özel hukuk kapsamındaki tazminat sorumluluğu ayrı hukuki temellere dayanır ve hesaplamalarda aralarındaki ilişki ayrıca dikkate alınabilir.
Geçici İş Göremezlik Ödeneği Alınabilir mi?
İş kazası nedeniyle çalışamayan sigortalının şartları bulunuyorsa geçici iş göremezlik ödeneği gündeme gelebilir.
İş kazalarında sosyal güvenlik mevzuatında hastalık sigortasından farklı kurallar bulunabilir.
Bu nedenle işçinin raporlarının ve olayın SGK kayıtlarında doğru şekilde işlenmesi önemlidir.
İş Kazasında İşverenin Kusuru Nasıl Belirlenir?
İşverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri özellikle 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında değerlendirilir.
İşveren;
riskleri değerlendirmek, gerekli önlemleri almak, çalışanlara eğitim vermek, uygun ekipman sağlamak ve güvenli çalışma düzenini oluşturmak
zorundadır.
Kazanın meydana gelişinde hangi önlemlerin alınmadığı uzman incelemeleriyle belirlenebilir.
İşçi Kusurluysa Tazminat Hakkı Biter mi?
Her zaman hayır.
İşçinin kazanın meydana gelmesinde kusurlu olması tazminat hesabını etkileyebilir.
Ancak işçinin belirli oranda kusurlu olması işverenin kendi kusurunu otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
Örneğin işveren koruyucu ekipman sağlamamış, işçi de güvenlik talimatına aykırı davranmış olabilir.
Bu durumda kusur dağılımı somut olayın özelliklerine göre belirlenir.
İşveren “İş Güvenliği Eğitimi Aldım” Belgesiyle Sorumluluktan Kurtulur mu?
Tek başına hayır.
İmzalı eğitim belgesi önemli bir delil olabilir ancak işverenin bütün iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini yerine getirdiğini tek başına göstermez.
Eğitimin gerçekten verilip verilmediği, yeterli olup olmadığı, risk değerlendirmesinin yapılıp yapılmadığı, gerekli ekipmanların sağlanıp sağlanmadığı ve işyerindeki denetim sistemi birlikte incelenir.
Kamera Görüntüleri İş Kazasında Delil Olabilir mi?
Evet.
Kazanın gerçekleştiği alanı gösteren işyeri kamera görüntüleri son derece önemli olabilir.
Ancak birçok sistem kayıtları belirli süre sonunda otomatik olarak silebilir.
Bu nedenle görüntülerin korunmasının gecikmeden talep edilmesi önemlidir.
Mahkeme aşamasında da mevcut kayıtların getirtilmesi talep edilebilir.
Tanık Olmadan İş Kazası İspatlanabilir mi?
Evet.
Tanık önemli olmakla birlikte tek ispat aracı değildir.
Örneğin çalışanın makine başında tek başına yaralandığı bir kazada kamera kaydı, sağlık raporu, işverenle yapılan mesajlaşmalar, vardiya kaydı ve teknik incelemeler birlikte iş kazasını ortaya koyabilir.
Her dosyada delil yapısı farklıdır.
İş Kazası Sonrası İşveren Belge İmzalatırsa Ne Yapılmalı?
İşveren kazadan sonra çalışana;
“Şikâyetçi değilim”, “Kazayı kendi hatamla yaptım”, “İşverenin kusuru bulunmamaktadır” veya “Bütün haklarımı aldım”
şeklinde belgeler sunabilir.
Bu belgeler hukuki sonuçları anlaşılmadan imzalanmamalıdır.
Daha önce imzalanmış olması da işçinin bütün haklarının otomatik olarak sona erdiği anlamına gelmez.
Belgenin içeriği, imzalanma koşulları ve Türk Borçlar Kanunu’nun emredici hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.
İş Kazası Nedeniyle İşçi İşten Çıkarılabilir mi?
İş kazası geçirmek tek başına işçinin kusurlu olduğu veya işverenin sınırsız fesih hakkı bulunduğu anlamına gelmez.
İşverenin fesih gerekçesi ve İş Kanunu’ndaki şartlar ayrıca incelenmelidir.
İş güvencesi kapsamındaki çalışan açısından şartları varsa işe iade talebi gündeme gelebilir.
Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde zorunlu arabulucuya başvurulması gerekir.
İş Kazası Tazminat Davasında Arabuluculuk Zorunlu mu?
Hayır.
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu kapsamında iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında zorunlu arabuluculuk uygulanmaz.
Ancak işçinin aynı işverenden kıdem tazminatı, ücret veya başka işçilik alacakları talep etmesi halinde bu talepler bakımından zorunlu arabuluculuk kuralları ayrıca gündeme gelebilir.
İş Kazası Tazminatında Zamanaşımı Ne Kadardır?
İş kazasından doğan tazminat taleplerinde zamanaşımı konusu olayın özelliklerine göre dikkatle değerlendirilmelidir.
Türk Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri yanında olayın aynı zamanda ceza hukuku bakımından suç oluşturup oluşturmadığı ve zararın ne zaman belirlenebilir hale geldiği önem taşıyabilir.
Bu nedenle iş kazasından sonra uzun süre beklenmemesi ve dosyanın erken aşamada hukuki incelemeye alınması önemlidir.
Ölümlü İş Kazası SGK’ya Bildirilmezse Yakınlar Ne Yapabilir?
İş kazasının ölümle sonuçlanması halinde işverenin bildirim yapmaması yakınların haklarını ortadan kaldırmaz.
Hak sahipleri SGK nezdindeki sosyal güvenlik hakları bakımından gerekli başvuruları yapabilir.
Ayrıca şartları varsa işverene ve diğer sorumlulara karşı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talepleri gündeme gelebilir.
Ceza soruşturması da olayın özelliklerine göre ayrıca yürütülebilir.
Sigortasız Çalışan İşçi İş Kazası Geçirirse Ne Olur?
İşçinin SGK’ya hiç bildirilmemiş olması işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Sigortasız çalışma ve iş kazası birlikte bulunduğunda sosyal güvenlik ve iş hukuku açısından daha kapsamlı bir uyuşmazlık ortaya çıkabilir.
İşçinin çalışma ilişkisinin, kazanın ve gerektiğinde sigortalılık durumunun ispatı önem kazanır.
İşverenin çalışanı sigortasız çalıştırmış olması ayrıca idari ve mali sonuçlar doğurabilir.
Yabancı İşçinin İş Kazası SGK’ya Bildirilmezse Ne Yapılmalı?
Türkiye’de çalışan yabancı işçiler açısından da iş kazasının gerçek koşullarının ortaya konulması önemlidir.
Çalışma izni bulunan yabancı çalışan iş kazası geçirdiğinde sosyal güvenlik mevzuatı ve varsa Türkiye’nin taraf olduğu sosyal güvenlik sözleşmeleri somut olay bakımından incelenebilir.
Yabancı işçinin çalışma izni veya sigorta kaydı bulunmaması ise işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Özellikle yabancı çalışanların Türkçe bilmemeleri nedeniyle hastanede veya işyerinde anlamadıkları belgeleri imzalamaları ciddi sorunlara yol açabilir.
Yabancı çalışan;
“İş kazası olmadı”, “Şikâyetçi değilim” veya “Bütün haklarımı aldım”
şeklindeki Türkçe bir belgenin içeriğini anlamadan imza atmışsa belgenin hukuki etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık, yabancı çalışanların iş kazası, kayıt dışı çalışma, çalışma izni, SGK bildirimi, iş kazasının tespiti ve tazminat uyuşmazlıklarında iş hukuku, sosyal güvenlik hukuku ve yabancılar hukuku boyutlarının birlikte değerlendirilmesine önem vermektedir.
2026’da SGK’ya Bildirilmeyen İş Kazalarında Ne Yapılmalı?
2026 itibarıyla iş kazasının işveren tarafından bildirilmediğini öğrenen çalışanın mümkün olduğunca hızlı hareket etmesi önemlidir.
Öncelikle sağlık kayıtları ve kazanın nasıl meydana geldiğini gösteren deliller korunmalıdır.
İşverenle yapılan WhatsApp yazışmaları ve e-postalar silinmemelidir.
Kazayı gören çalışanların isimleri belirlenmelidir.
Kamera kayıtlarının silinme ihtimali varsa korunmaları gecikmeden talep edilmelidir.
Ardından SGK kayıtlarında iş kazası bildiriminin bulunup bulunmadığı kontrol edilmeli ve gerekli başvurular değerlendirilmelidir.
Kazanın iş kazası olarak kabul edilmemesi halinde tespit süreci; işverenin kusuru bulunması halinde ise maddi ve manevi tazminat talepleri ayrıca ele alınmalıdır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından SGK’ya bildirilmeyen iş kazalarına ilişkin hukuki değerlendirmelerde de 5510 sayılı Kanun, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, Türk Borçlar Kanunu, SGK kayıtları, sağlık belgeleri, kusur durumu ve işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri birlikte incelenmektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. İşveren iş kazasını SGK’ya bildirmezse hakkımı kaybeder miyim?
Hayır. İşverenin bildirim yapmaması olayın iş kazası niteliğini ve işçinin haklarını otomatik olarak ortadan kaldırmaz. SGK nezdinde başvuru ve gerektiğinde hukuki tespit süreci gündeme gelebilir.
2. İş kazasını işçi kendisi SGK’ya bildirebilir mi?
İşçi işveren tarafından bildirilmeyen kazayla ilgili SGK’ya başvurarak olayın iş kazası olarak incelenmesini talep edebilir. Kazaya ilişkin belgelerin başvuruya eklenmesi yararlı olabilir.
3. İş kazası 3 gün içinde bildirilmezse artık bildirilemez mi?
Hayır. Üç iş günlük süre esas olarak işverenin bildirim yükümlülüğü açısından önemlidir. Sürenin geçirilmesi olayın iş kazası niteliğini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
4. Hastanede iş kazası olduğunu söylemedim. Sonradan ispatlayabilir miyim?
Mümkün olabilir. Hastane kaydı önemli olmakla birlikte kamera görüntüleri, tanıklar, WhatsApp mesajları, vardiya kayıtları ve diğer delillerle kazanın gerçek oluş şekli ortaya konulabilir.
5. İş kazası nedeniyle ne kadar tazminat alabilirim?
Sabit bir tazminat miktarı yoktur. İşçinin yaşı, gerçek kazancı, kusur oranları, çalışma gücü kaybı, kazanın sonuçları ve SGK tarafından sağlanan haklar gibi birçok unsur hesaplamayı etkileyebilir.
6. İş kazasında hem SGK’dan gelir hem işverenden tazminat alınabilir mi?
Şartları bulunuyorsa SGK tarafından sosyal sigorta yardımları sağlanması ve işverene karşı tazminat talep edilmesi mümkündür. Ancak SGK ödemelerinin tazminat hesabına etkisi ayrıca değerlendirilir.
7. Sigortasız çalışırken iş kazası geçirirsem hak talep edebilir miyim?
Sigortasız çalıştırılmış olmak iş kazasının hukuki sonuçlarını otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Çalışma ilişkisinin ve kazanın ispatı önemlidir ve SGK süreci ayrıca değerlendirilir.
8. İş kazası tazminat davası için arabulucuya gitmek zorunlu mu?
İş kazası ve meslek hastalığından doğrudan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zorunlu arabuluculuk uygulanmaz. Diğer işçilik alacakları bakımından ise farklı kurallar söz konusu olabilir.
9. Yabancı işçinin iş kazası bildirilmezse Türkiye’de dava açması mümkün mü?
Somut olayın şartlarına göre evet. Yabancı çalışanın sosyal güvenlik statüsü, çalışma izni, uygulanacak hukuk ve varsa uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri ayrıca değerlendirilmelidir.
SGK’ya Bildirilmeyen İş Kazalarında Haklarınızı Koruyun
İş kazası geçirdiyseniz ancak işvereniniz kazayı SGK’ya bildirmediyse, hastanede olayın iş kazası olmadığını söylemenizi istediyse veya kazayı kayıt dışı bırakmaya çalışıyorsa, bu durum tazminat ve sosyal güvenlik haklarınızın kendiliğinden sona erdiği anlamına gelmez.
İş kazası dosyalarında özellikle SGK kayıtları, hastane belgeleri, kamera görüntüleri, tanıklar, işyeri tutanakları, WhatsApp ve e-posta yazışmaları, gerçek ücret, kusur oranları ve çalışma gücü kaybı birlikte değerlendirilmelidir.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık, SGK’ya bildirilmeyen iş kazaları, iş kazasının tespiti, sürekli iş göremezlik süreçleri, maddi ve manevi tazminat, ölümlü iş kazalarında destekten yoksun kalma tazminatı, sigortasız çalışma ve işveren sorumluluğundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda hukuki destek sunmaktadır.
İşvereninizin bildirim yapmadığını öğrendiyseniz veya kazanın SGK kayıtlarında iş kazası olarak görünmediğini düşünüyorsanız, hukuki durumunuza özel değerlendirme almak ve sürecin doğru yönetilmesini sağlamak için Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve hukuk ekibiyle iletişime geçebilirsiniz. İş kazalarında delillerin erken korunması ve doğru hukuki yolun belirlenmesi olası hak kayıplarının önlenmesi açısından önemlidir.
Telefon: 0312 434 22 22
Mobil: 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower No:148, 06520 Balgat, Çankaya / Ankara




