
İşyerinde Salgın Hastalıkların İş Hukukuna Etkileri?
13 Nisan 2025
Afet Durumlarında İşçinin ve İşverenin Yükümlülükleri?
13 Nisan 20251. İşyerinde Zorunlu Aşı Uygulamasının Gündeme Gelme Sebepleri
Toplum sağlığını tehdit eden bulaşıcı hastalıkların yayılması, işverenleri çalışanların sağlığını korumaya yönelik yeni önlemler almaya zorlamaktadır. COVID-19 pandemisi ile birlikte zorunlu aşı uygulamaları hem bireysel hem kurumsal düzeyde büyük tartışmalar doğurmuştur. İşverenler, üretim süreçlerini kesintiye uğratmamak ve çalışanların sağlığını korumak için aşıyı bir şart haline getirmek istemekte; işçiler ise bunun temel hak ve özgürlüklerine müdahale oluşturduğunu ileri sürmektedir. Bu ikilem, iş hukuku perspektifinden ele alınması gereken hassas bir dengeyi beraberinde getirir.
2. Anayasal Haklar ve Aşı Zorunluluğu Arasındaki İlişki
Anayasa’nın 17. maddesi, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğunu hüküm altına alır. Bu bağlamda kişilerin beden bütünlüğüne yapılacak müdahaleler, yalnızca kanunla öngörülebilir ve zorunluluk arz eden durumlarda mümkündür. Aşı zorunluluğu gibi biyolojik müdahaleler, anayasal açıdan kişinin rızasını gerektirir. Ancak toplum sağlığını tehdit eden durumlar söz konusuysa, kamu düzeni ve genel sağlık gerekçeleriyle sınırlamalar getirilebilir. İşyerinde zorunlu aşı uygulaması, bu anayasal dengeler dikkate alınarak değerlendirilmeli ve keyfiyet taşımamalıdır.
3. İşverenin İş Sağlığı ve Güvenliği Kapsamındaki Sorumluluğu
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca işverenin, işçilerin işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğu açıktır. Salgın dönemlerinde bu yükümlülük, virüs bulaşının engellenmesi ve hijyen koşullarının sağlanması gibi tedbirlerin yanı sıra, aşılama gibi daha ileri seviye önlemleri de içerebilir. Bu kapsamda, işverenin çalışanlara aşı olmaları yönünde çağrıda bulunması, aşı olmayanları belirli kısıtlamalara tabi tutması veya işyerinde test zorunluluğu getirmesi, iş sağlığı ve güvenliği bağlamında değerlendirilmelidir. Ancak bu tedbirler ölçülülük ve orantılılık ilkesine uygun olmalıdır.
4. İşçinin Aşıyı Reddetme Hakkı ve Sınırları
İşçi, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan kişisel haklar kapsamında aşı olmayı reddedebilir. Ancak bu reddin, işyerinde diğer çalışanlar açısından sağlık riski oluşturması durumunda, işverenin tedbir alma yükümlülüğü ağır basar. Yargıtay ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarında da bireyin sağlık özgürlüğünün, toplum sağlığıyla çeliştiği noktada sınırlanabileceği vurgulanmaktadır. Bu çerçevede, aşıyı reddeden işçiye görev değişikliği, izolasyon, uzaktan çalışma veya sık test yaptırma gibi seçenekler sunulabilir.
5. Zorunlu Aşı ve İş Sözleşmesinin Feshi İlişkisi
Aşı olmayı reddeden işçinin, diğer çalışanlar için ciddi risk oluşturduğu gerekçesiyle iş sözleşmesinin feshedilmesi mümkün olabilir; ancak bu fesih “haklı” değil, en fazla “geçerli” nedenle fesih kapsamında değerlendirilmelidir. İşverenin, fesih öncesinde işçiye alternatifler sunması, yazılı bildirimle uyarıda bulunması ve belgeli şekilde aşıya davet etmiş olması gerekir. Aksi halde fesih, haksız sayılabilir ve işçi işe iade davası açabilir. Bu durum, her somut olayın özelliğine göre değerlendirilmeli ve mutlak yorumlardan kaçınılmalıdır.
6. Uzaktan Çalışma Modeli ile Aşıya Alternatif Çözüm
İşveren, aşı olmayan işçiyi işten çıkarmadan önce uzaktan çalışma modelini devreye sokarak hem üretimi sürdürme hem de sağlık riskini azaltma yolunu tercih edebilir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesi kapsamında tanımlanan uzaktan çalışma, özellikle beyaz yaka çalışanlar için etkin bir çözümdür. Bu yöntem, hem işçinin haklarının korunmasına hem de işverenin iş sağlığı sorumluluğunu yerine getirmesine olanak tanır. Aşı zorunluluğu yerine alternatif önlemlerin hayata geçirilmesi, hukukilik açısından daha az risk taşır.
7. Aşı Bilgilendirme ve Onam Süreci
İşverenin aşı konusunda çalışanları bilgilendirmesi ve rızaya dayalı uygulamaları teşvik etmesi hukuka daha uygundur. Aşıya dair bilgilendirme formları, işyeri hekimlerinin yönlendirmeleri ve yazılı onam belgeleri bu süreçte büyük önem taşır. Aşı zorunluluğu getirilmişse dahi, işçiye aşı ile ilgili olası yan etkiler, alternatif yöntemler ve reddetme hakkı açıkça bildirilmelidir. Bu süreç şeffaf ve belgeli olarak yürütülmeli, işçinin iradesi baskılanmamalıdır.
8. KVKK Kapsamında Aşı Bilgilerinin İşlenmesi
Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında aşı bilgileri “sağlık verisi” niteliğindedir ve “özel nitelikli kişisel veri” sınıfına girer. Bu nedenle işverenin çalışanlardan aşı bilgisi talep etmesi ve bunları işlemesi, açık rıza ve veri güvenliği ilkelerine uygun olmalıdır. Aksi halde veri ihlali nedeniyle idari para cezası gündeme gelebilir. İşverenin, bu tür verileri sadece işyeri sağlığı ve güvenliğini sağlamak amacıyla, belirli süreyle ve yetkili kişilerce işlemesi gerekir.
9. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Türk Yargısının Yaklaşımı
AİHM, bazı kararlarında zorunlu aşı uygulamalarının, kamu sağlığı ve toplumun korunması gerekçesiyle meşru kabul edilebileceğini belirtmiştir. Türkiye’de ise Yargıtay’ın bu konuda doğrudan bir içtihadı henüz bulunmamakla birlikte, İş Hukuku’nun temel ilkeleri ve işverenin yükümlülükleri üzerinden değerlendirme yapılmaktadır. Salgın hastalık döneminde işyerinde oluşabilecek zararların önlenmesi amacıyla aşı teşvikleri makul karşılanmaktadır. Ancak her türlü zorunluluk uygulaması, işçi haklarını gözeten orantılılık denetimine tabidir.
10. Özel Sektör ve Kamu Sektöründe Farklı Uygulamalar
Kamu sektöründe aşı zorunluluğu uygulamaları merkezi düzenlemelerle yürütülürken, özel sektörde her işveren kendi risk analizine göre hareket etmektedir. Ancak özel sektör işverenleri, kamu kurumları kadar geniş takdir yetkisine sahip değildir. Bu nedenle özel sektörde uygulanan zorunlu aşı politikaları, işyeri yönetmelikleri, çalışan bilgilendirme formları ve sözleşme hükümleriyle uyumlu hale getirilmelidir. Aksi takdirde işten çıkarmalarda hukuki geçerlilik sağlanamayabilir.
11. Zorunlu Aşı Uygulamasının Geleceği ve Hukuki Öneriler
Zorunlu aşı uygulamaları, sadece geçici sağlık tedbirleri olarak değil, iş hukukunun geleceğinde kalıcı etkiler yaratacak niteliktedir. İşverenlerin bu konuda önleyici ve şeffaf politikalar oluşturması, yazılı belgelerle desteklenen süreçler yürütmesi ve uzman danışmanlık alması artık bir ihtiyaç halini almıştır. İş hukukunun temel ilkelerine uygun, insan haklarını gözeten ve kamu sağlığını koruyan uygulamalar, tüm taraflar için en dengeli çözüm yolunu oluşturacaktır. Bu kapsamda aşı uygulamalarının etik, hukuki ve toplumsal boyutları birlikte değerlendirilmelidir.
📌 İlgili Resmi Kurum Linkleri:
- T.C. Sağlık Bakanlığı – https://www.saglik.gov.tr
- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı – https://www.csgb.gov.tr
- Kişisel Verileri Koruma Kurumu – https://www.kvkk.gov.tr
- T.C. Adalet Bakanlığı – https://www.adalet.gov.tr
- Resmi Gazete – https://www.resmigazete.gov.tr
Daha detaylı bilgi almak ve hukuki destek almak için FFK Partner Hukuk olarak sizlere profesyonel destek sağlıyoruz!




