
İşçinin Sağlık Nedeniyle İş Sözleşmesinin Feshi?
13 Nisan 2025
İşyerinde Zorunlu Aşı Uygulaması ve İş Hukuku?
13 Nisan 20251. Salgın Hastalıkların İş Hukuku Açısından Genel Tanımı
Salgın hastalıklar, birey sağlığının yanı sıra iş gücünü, işyeri güvenliğini ve iş sözleşmelerinin sürdürülebilirliğini doğrudan etkileyen ciddi toplumsal sorunlardır. COVID-19 pandemisiyle birlikte iş hukukunda “olağanüstü hal” sayılabilecek bu tür durumların iş ilişkilerine etkisi daha belirgin hale gelmiştir. Bu kapsamda, işçi ve işverenin hak ve yükümlülükleri yeniden şekillenmiş, gerek mevzuat gerekse yargı kararları salgın sürecine özgü hukuki yorumlarla genişletilmiştir. Salgın hastalıkların iş hukukundaki yansıması sadece sağlık tedbirleriyle sınırlı olmayıp, iş sözleşmelerinin askıya alınmasından fesih yasaklarına kadar uzanır.
2. İşverenin İş Sağlığı ve Güvenliği Sorumluluğu
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca işveren, işyerinde çalışanların sağlığını korumakla yükümlüdür. Bu yükümlülük salgın hastalıklar sırasında daha da ağırlaşır. Salgın dönemlerinde işverenin, çalışanlara gerekli hijyen koşullarını sağlaması, sosyal mesafe kurallarını uygulaması ve koruyucu ekipman temin etmesi bir tercih değil, yasal zorunluluktur. Aksi takdirde işveren hem idari para cezalarıyla karşılaşır hem de meydana gelecek hastalıklar nedeniyle tazminat davalarına maruz kalabilir. Bu nedenle işverenin yükümlülüklerini yerine getirmemesi, iş akdinin işçi tarafından haklı nedenle feshi sonucunu doğurabilir.
3. Salgın Döneminde İş Sözleşmesinin Askıya Alınması
Salgın hastalık dönemlerinde işyerinin faaliyetinin durması veya ciddi şekilde azalması halinde, iş sözleşmeleri askıya alınabilir. Bu askıya alma durumu ya geçici işten çıkarma (ücretsiz izin) yoluyla olur ya da kısa çalışma ödeneği çerçevesinde İŞKUR’un desteklediği modellerle uygulanır. İş sözleşmesinin askıya alınması, işverene tek taraflı fesih hakkı vermez; aynı şekilde işçiyi de işten ayrılmaya zorlayamaz. Bu dönemde işçinin sigorta primleri ve devlet destekleri gibi hususlar dikkatle planlanmalıdır. Askı süreci boyunca işçinin mağdur edilmemesi işverenin yükümlülüğüdür.
4. Kısa Çalışma Ödeneği ve Uygulama Şartları
Salgın hastalık nedeniyle işyerinde çalışma süreleri geçici olarak azalmışsa ya da tamamen durmuşsa, işveren kısa çalışma ödeneğine başvurabilir. Bu uygulama 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nda düzenlenmiştir. Kısa çalışma, üç ayı geçmemek kaydıyla uygulanabilir ve bu sürede işçiye İŞKUR tarafından maaş desteği verilir. Bu süreçte iş sözleşmesi askıya alınır ancak feshedilmez. İşverenin kısa çalışma başvurusunun kabulü halinde, işçi çalışmadığı günler için devlet desteğinden yararlanır. Böylece işveren işten çıkarma zorunluluğundan kurtulurken, işçi de gelir kaybına uğramaz.
5. Zorlayıcı Sebep Sayılan Salgın Hastalıklar
İş Kanunu’nun 24 ve 25. maddelerinde düzenlenen “zorlayıcı sebep” hükümleri, iş sözleşmelerinin feshi konusunda işçi ve işverene olağanüstü durumlarda tanınan hakları içerir. Salgın hastalık, özellikle bulaşıcı niteliği nedeniyle “zorlayıcı sebep” olarak değerlendirilir. Bu durumda işçi işe devam edemeyecek durumdaysa ya da işveren işin sürdürülebilirliğini sağlayamıyorsa, belirli prosedürler dâhilinde iş akdi feshedilebilir. Ancak bu fesihlerin kötü niyetli ya da şeklen yapılması halinde, iş mahkemelerince geçersiz sayılması mümkündür. Bu nedenle işverenin fesih öncesi mutlaka hukuki danışmanlık alması önerilir.
6. Salgın Hastalıklarda Ücretsiz İzin Uygulamaları
Ücretsiz izin, işverenin işçiyi tek taraflı olarak geçici bir süreliğine çalıştırmama kararı almasıdır. Ancak bu uygulama, salgın döneminde bile belirli şartlara bağlıdır. 4857 sayılı İş Kanunu gereği, işçinin rızası olmadan ücretsiz izne çıkarılması hukuka aykırıdır. Salgın sürecinde çıkarılan geçici düzenlemeler (örneğin COVID-19 dönemindeki 7244 sayılı Kanun) bu konuda istisnai yetkiler getirmiştir. Buna göre belirli sürelerle işçinin onayı aranmaksızın ücretsiz izin uygulanabilir hale gelmiştir. Ancak bu uygulama da işçinin temel haklarını ortadan kaldırmaz; işçi, bu durumu kötü niyetli bulduğu takdirde fesih ve tazminat davası açabilir.
7. Salgın Nedeniyle Yapılan Fesihler ve Yargı Kararları
Yargıtay’ın salgın hastalık dönemlerine ilişkin doğrudan kararları sınırlı olsa da, genel iş hukuku ilkelerine göre yapılan yorumlar oldukça belirleyicidir. İşverenin ekonomik gerekçelerle yaptığı fesihlerin geçerli sayılabilmesi için objektif kriterlere dayanması gerekir. Keyfi, ayrımcı veya kayıt dışı uygulamalarla yapılan işten çıkarmalar, mahkemeler nezdinde işvereni zor durumda bırakabilir. Özellikle salgın dönemlerinde uygulanan fesih yasakları sırasında yapılan çıkarma işlemleri, işe iade davalarının kazanılmasıyla sonuçlanabilir. Bu nedenle her fesih kararının belge ve gerekçelere dayandırılması büyük önem taşır.
8. İşçinin Salgın Hastalığa Yakalanması ve Fesih Durumu
İşçinin salgın hastalığa yakalanması, işveren açısından doğrudan bir fesih nedeni değildir. Ancak hastalığın uzun süreli olması ve işçinin işe devam etmesini imkânsız hale getirmesi halinde, İş Kanunu’nun 25/I-b maddesi kapsamında işverenin haklı fesih hakkı gündeme gelebilir. Yine de bu fesih hakkı, belirli sürelerin geçmesini ve tıbbi belgelerle hastalığın işgörmezlik niteliği taşıdığının ispatını gerektirir. Özellikle COVID-19 gibi hastalıkların kısa süreli etkiler yaratması ve karantina ile sınırlı olması, işverenin derhal fesih hakkını haklı göstermez. Bu nedenle rapor süresi ve işyeri dinamikleri değerlendirilerek hareket edilmelidir.
9. Salgın Sürecinde Evden Çalışma ve Hukuki Yansımaları
Salgın hastalıkların yaygın olduğu dönemlerde, evden çalışma (uzaktan çalışma) modeli, iş hukukunun en sık başvurulan çözüm yollarından biri olmuştur. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesi çerçevesinde düzenlenen uzaktan çalışma, iş sözleşmesi veya ek protokolle belirlenmelidir. İşveren, çalışanı bilgilendirmek ve teknolojik altyapıyı sağlamakla yükümlüdür. Ayrıca evden çalışan işçinin iş kazasına uğraması durumunda, olayın meslekle ilgisi araştırılır ve SGK bildirimi yapılabilir. Bu nedenle evden çalışmanın yalnızca pratik değil, hukuki olarak da düzenli ve belgeli bir zemine oturtulması gerekir.
10. Salgın Hastalıkların Gelecekteki İş Hukuku Uygulamalarına Etkisi
Salgın hastalıklar, iş hukukunu dönüştüren nadir olaylardan biridir. Pandemi süreciyle birlikte, işyeri hijyeni, uzaktan çalışma, zorunlu izinler ve esnek çalışma modelleri gibi birçok uygulama kalıcı hale gelmeye başlamıştır. İşverenlerin yalnızca üretime değil, çalışan sağlığına yatırım yapması beklenmektedir. Ayrıca mevzuatın bu gibi olağanüstü durumlara daha hazırlıklı hale getirilmesi ve işçilerin sosyal güvenlik kapsamının genişletilmesi yönünde yasal değişiklikler beklenmektedir. Salgın hastalıklar artık yalnızca bir sağlık sorunu değil, aynı zamanda iş hukukunun merkezinde yer alan stratejik bir konudur.
📌 Resmi Kurum Linkleri:
- T.C. Sağlık Bakanlığı – https://www.saglik.gov.tr
- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı – https://www.csgb.gov.tr
- T.C. Adalet Bakanlığı – https://www.adalet.gov.tr
- SGK – Sosyal Güvenlik Kurumu – https://www.sgk.gov.tr
- Resmi Gazete – https://www.resmigazete.gov.tr
Daha detaylı bilgi almak ve hukuki destek almak için FFK Partner Hukuk olarak sizlere profesyonel destek sağlıyoruz!




