
EV SAHİBİNİN KİRACININ ELEKTRİĞİNİ-SUYUNU KESMESİ
28 Temmuz 2023
TAKSİRLE ÖLÜME SEBEBİYET VERME (TCK M.85)
1 Ağustos 2023İtirazın iptali davası nedir?
İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesinde:
“(1)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde
mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle
itirazın iptalini dava edebilir.
(2)Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve
kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve
hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden
aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
(3)İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin
sübutuna bağlıdır.
(4)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler
dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
(5)Bu Kanunda öngörülen icra inkâr tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların
tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre
borçlunun imzaya ya da borca itiraz etmesi halinde alacaklının hem takibi devam ettirmek
hem de alacağını kesin hükümle tespit ettirmek için bir yıl içerisinde genel mahkemelerde
borçluya karşı açtığı davaya itirazın iptali davası denilmektedir.
İtirazın iptali davasında görevli ve yetkili mahkeme hangisidir?
İtirazın iptali davalarında görev ve yetki hususu Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki genel
esaslara göre belirlenir. Diğer bir ifadeyle itirazın iptali davasına konu olacak alacağın
mahiyetine bakılarak görevli ve yetkili mahkemeye karar verilir. Alacak için alacak davası
açılacak olsa idi hangi mahkeme görevli ve yetkili ise itirazın iptali davası da o mahkemede
açılmalıdır. Örneğin icra takibine konu alacak ticaret mahkemesinin görev alanına giren bir
alacak ise itirazın iptali davası da ticaret mahkemelerinde açılmalıdır.
İtirazın iptali davası açma süresi nedir?
İtirazın iptali davasının, borçlunun ödeme ermine itirazının alacaklıya tebliğ edildiği tarihten
itibaren bir yıl içerisinde açılması gerekir. Alacaklı bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını
açmazsa icra takibi düşer. Ancak icra takibinin düşmesi alacaklının alacak davasına açmasına
engel değildir zira takibin düşmesi alacağın olmadığı anlamına gelmez (İİK 67/4).
İtirazın iptali davası açılması için düzenlenmiş bir yıllık süre hak düşürücü süre mahiyetinde
olduğundan sürenin geçip geçmediği hususu mahkemece re’sen gözetilir.
İtirazın iptali davası neticesinde mahkemece verilebilecek kararlar nelerdir?
İtirazın iptali davasında yargılama sonucunda mahkeme tarafından itirazın iptali davasının
kabulü ve reddi olmak üzere iki şekilde karar verilebilir. Kabul ve ret kararlarının alacaklı ve
borçlu açısından farklı sonuçları bulunmaktadır.
1- İtirazın iptali davasında ret kararı borçlunun itirazında haklı olduğu anlamına
gelmektedir. Bunun sonucunda:
A- Borçlunun itirazı haklı bulunduğundan icra takibi sona erer.
B- İtirazın iptali davası genel hükümlere göre görüldüğünden mahkemece verilen karar
maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder. Böylece alacaklının alacağının mevcut
olmadığı sabit olur ve aynı alacak için yeniden icra takibi yapılması yahut dava açılması mümkün olmaz.
C- Borçlunun talebi olursa icra takibinde kötüniyetli olan alacaklı alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra tazminatına mahkum edilir.
2- İtirazın iptali davasında kabul kararı borçlunun itirazının yerinde olmadığı anlamına
gelmektedir. Bunun sonucunda:
A- Borçlunun borçlu olduğu kesinleştiğinden alacaklı icra takibine devam edilmesini ve
borçlunun mallarının haczedilmesini isteyebilir.
B- İtirazın iptali davası genel hükümlere göre görüldüğünden mahkemece verilen karar
maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder. Böylece alacaklının alacağının mevcut
olduğu sabit olur ve borçlunun aynı alacak için menfi tespit ya da istirdat davası açma
imkânı ortadan kalkar.
C- Alacaklının talebi olursa itirazında haksız olan borçlu alacağın %20’sinden az
olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilir. Burada borçlunun
haksızlığından kasıt alacağın likit olması durumunu ifade eder. Likit alacak kavramı
borçlunun takibe konu alacağın miktarını mahkeme kararına gerek olmaksızın doğru
şekilde tespit edebilmesi anlamına gelir. Yani borçlu alacağını kendisi de tespit
edebilmesine rağmen diğer bir deyişle alacak likit olmasına rağmen itirazda
bulunuyorsa borçlunun itirazının haksız oluşu gündeme gelmektedir.
Sonuç olarak; açıklamalarımızdan da anlaşılacağı üzere itirazın iptali davalarının genel
mahkemelerde ve genel hükümlere göre görülmesi farklı durumlarda farklı iddia ve
savunmalarda bulunulması gerekliliğini beraberinde getirir. Aynı zamanda haksız çıkan
taraf aleyhine hükmedilebilecek icra tazminatları çok ciddi boyutlara ulaşabilmektedir.
Bu sebeple itirazın iptali davası sürecini alanında uzman bir icra avukatı ile yürütmeniz
faydanıza olacaktır.



