
Müteahhitten Ev Alırken İmzalanmaması Gereken Sözleşme Maddeleri: 2026 Güncel Hukuki Rehber
11 Ağustos 2026
Müteahhit İflas Etmeden Önce Arsa Sahibi Ne Yapmalıdır? 2026 Güncel Hukuki Rehber
11 Ağustos 2026Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde arsa sahibinin en büyük riskleri nelerdir? Müteahhit iflası, tapu devri, ipotek, haciz, gecikme ve eksik inşaata karşı alınabilecek önlemler için 2026 rehberi.
Kat karşılığı inşaat sözleşmeleri, arsa sahibinin arsasını doğrudan satmadan değerlendirmesine ve yapılacak projeden bağımsız bölümler elde etmesine imkan sağlayan önemli bir gayrimenkul geliştirme modelidir. Ancak doğru hazırlanmadığında arsa sahibi açısından milyonlarca liralık kayıplara, yıllarca tamamlanmayan inşaatlara, üçüncü kişilere satılan dairelere, haciz ve ipotek sorunlarına ve uzun süren davalara neden olabilir.
Uygulamada en büyük hata, arsa sahibinin yalnızca “Bana kaç daire verilecek?” sorusuna odaklanmasıdır. Oysa sözleşmenin güvenliği; arsa paylarının ne zaman devredileceği, müteahhidin hangi teminatları vereceği, inşaatın ne zaman başlayıp biteceği, proje değişikliklerinin nasıl yapılacağı, bağımsız bölümlerin nasıl paylaşılacağı ve müteahhit işi yarıda bırakırsa ne olacağı gibi çok sayıda konuya bağlıdır.
Özellikle Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa ve Mersin gibi gayrimenkul değerlerinin yüksek olduğu şehirlerde arsa sahiplerinin sözleşme imzalamadan önce kapsamlı hukuki inceleme yaptırması önem taşımaktadır.
Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi Nedir?
Uygulamada kat karşılığı inşaat sözleşmesi veya arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi olarak adlandırılan modelde arsa sahibi, belirlenen arsa paylarını yükleniciye devretmeyi; yüklenici ise bunun karşılığında sözleşme ve projeye uygun bir yapı meydana getirerek kararlaştırılan bağımsız bölümleri arsa sahibine bırakmayı üstlenir.
Bu model basit bir daire paylaşım anlaşması değildir. Arsa sahibi son derece değerli bir malvarlığı unsurunu proje sürecine dahil ederken müteahhit uzun vadeli bir inşaat yükümlülüğü üstlenmektedir. Bu nedenle tarafların yükümlülükleri arasındaki dengenin sözleşmede ayrıntılı kurulması gerekir.
Arsa Sahibinin En Büyük Riski Nedir?
En büyük risklerden biri, müteahhit edimlerini tam olarak yerine getirmeden arsa üzerindeki kontrolün önemli bölümünün kaybedilmesidir. Özellikle arsa paylarının erken aşamada müteahhide devredilmesi ve müteahhidin bu payları üçüncü kişilere satması veya finansman amacıyla kullanması uyuşmazlığı çok daha karmaşık hale getirebilir.
Arsa sahibinin amacı yalnızca güçlü cezai şartlar yazmak olmamalıdır. Asıl amaç, sözleşme ihlal edildiğinde zararın mümkün olduğunca ortaya çıkmasını engelleyecek bir hukuki yapı kurmaktır.
1. Arsa Paylarının Baştan Müteahhide Devredilmesi
Arsa sahibinin karşılaşabileceği en ciddi risklerden biri arsa paylarının inşaat başlamadan veya yeterli seviyeye ulaşmadan topluca müteahhide devredilmesidir.
Müteahhit tapuları aldıktan sonra finansal sıkıntıya düşebilir, projeyi yarıda bırakabilir veya kendisine geçen bağımsız bölümleri üçüncü kişilere devredebilir. Bu durumda arsa sahibinin karşısında yalnızca müteahhit değil, üçüncü kişiler ve alacaklılar da bulunabilir.
Bu nedenle tapu devir mekanizmasının inşaatın ilerleme seviyesine bağlanması önemli bir koruma yöntemi olabilir.
2. Kademeli Tapu Devri Yapılmaması
Arsa paylarının tamamının başlangıçta devredilmesi yerine inşaat seviyelerine bağlı kademeli devir modeli değerlendirilebilir. Örneğin ruhsat alınması, temel seviyesinin tamamlanması, kaba inşaatın bitmesi veya belirli teknik aşamaların gerçekleştirilmesiyle bağlantılı devirler oluşturulabilir.
Ancak “%50 inşaat tamamlandığında tapu devredilir” şeklinde belirsiz bir hüküm de tek başına yeterli olmayabilir. İnşaat seviyesinin kim tarafından, hangi teknik kriterlere göre ve hangi belgelerle tespit edileceği sözleşmede düzenlenmelidir.
3. Müteahhidin Arsa Paylarını Üçüncü Kişilere Satması
Müteahhit proje finansmanı sağlamak amacıyla kendisine bırakılacak bağımsız bölümleri daha inşaat tamamlanmadan üçüncü kişilere satmak isteyebilir. Bu uygulama projelerde yaygın olmakla birlikte arsa sahibi açısından önemli hukuki riskler yaratabilir.
Müteahhidin işi bırakması halinde konut satın alan üçüncü kişiler de hak iddiasında bulunabilir. Böylece başlangıçta iki taraflı olan uyuşmazlık onlarca alıcının dahil olduğu karmaşık bir davaya dönüşebilir.
Bu nedenle müteahhidin satış yetkisinin hangi aşamada başlayacağı ve hangi bağımsız bölümleri kapsayacağı sözleşmede ayrıntılı düzenlenmelidir.
4. Arsa Üzerine İpotek Konulması
Müteahhit finansman sağlamak amacıyla arsa veya kendisine geçen paylar üzerinde banka lehine ipotek tesis etmek isteyebilir. Arsa sahibinin bu talebi yeterli inceleme yapmadan kabul etmesi ciddi risk oluşturabilir.
Projenin tamamlanamaması ve kredi borcunun ödenmemesi halinde ipoteğin paraya çevrilmesi süreci gündeme gelebilir. Bu nedenle arsa üzerinde hangi şartlarla ipotek kurulabileceği, ipoteğin kapsamı ve hangi aşamada kaldırılacağı açıkça düzenlenmelidir.
5. Müteahhidin Borçları Nedeniyle Haciz Gelmesi
Müteahhit veya proje şirketinin vergi, SGK, banka, tedarikçi veya başka ticari borçları bulunabilir. Arsa payları müteahhide devredildikten sonra bu paylar müteahhidin malvarlığına dahil olacağından alacaklıların haciz işlemleriyle karşılaşılabilir.
Bu nedenle yalnızca projenin kârlılığı değil, müteahhit şirketin finansal ve hukuki geçmişi de sözleşme öncesinde incelenmelidir.
6. Müteahhit Hakkında Yeterli Due Diligence Yapılmaması
“Bu müteahhit bölgede çok bina yaptı” açıklaması yeterli hukuki inceleme değildir. Şirketin ticaret sicili, temsil yetkileri, faaliyet geçmişi, ortaklık yapısı, ulaşılabilir finansal göstergeleri ve projeyi gerçekleştirme kapasitesi değerlendirilmelidir.
Özellikle yalnızca proje için kurulmuş düşük sermayeli bir şirketle sözleşme yapılması halinde şirketin borçlarını karşılayabilecek malvarlığının bulunup bulunmadığı ayrıca önem kazanır.
7. Şirket Ortaklarından veya Ana Şirketten Teminat Alınmaması
Büyük bir marka altında proje sunulmasına rağmen sözleşmenin sermayesi sınırlı bir proje şirketiyle yapılması mümkündür. Proje başarısız olduğunda marka grubundaki diğer şirketlerin otomatik olarak sözleşme borçlarından sorumlu olacağı varsayılmamalıdır.
Gerekli görülen işlemlerde ana şirket garantisi, banka teminat mektubu, kefalet veya başka güvence modelleri değerlendirilmelidir.
8. Banka Teminat Mektubu Alınmaması
Arsa sahibini koruyabilecek önemli araçlardan biri uygun koşullarda düzenlenmiş banka teminat mektubudur. Ancak yalnızca “teminat mektubu verilecektir” yazılması yeterli değildir.
Teminat tutarı, geçerlilik süresi, hangi koşullarda nakde çevrilebileceği, kesin ve süresiz olup olmadığı gibi unsurlar önem taşır. Projenin niteliğine göre teminat yapısının ayrıca tasarlanması gerekir.
9. İnşaat Başlama Tarihinin Belirsiz Olması
Sözleşmede “ruhsat alındıktan sonra inşaata başlanacaktır” denilmesi ancak ruhsatın ne zamana kadar alınacağı belirtilmemesi projeyi yıllarca belirsizlikte bırakabilir.
Ruhsat başvurusu, ruhsat alınması ve fiili inşaata başlanması için ayrı sürelerin belirlenmesi arsa sahibinin korunmasına yardımcı olur.
10. Teslim Tarihinin Açıkça Belirlenmemesi
“İnşaat makul sürede tamamlanacaktır” veya “proje şartlarına göre teslim edilecektir” gibi ifadeler ciddi uyuşmazlık yaratabilir. Teslim tarihi veya objektif olarak hesaplanabilir teslim süresi açıkça düzenlenmelidir.
Ayrıca iskan alınması ve bağımsız bölümlerin fiilen kullanılabilir durumda teslim edilmesi gibi aşamaların da “teslim” kavramıyla ilişkisi açıklığa kavuşturulmalıdır.
11. Gecikme Cezasının Bulunmaması
Müteahhit 24 ayda teslim edeceğini söylediği projeyi 48 ayda tamamladığında arsa sahibi ciddi kira ve kullanım kaybına uğrayabilir. Sözleşmede gecikmenin ekonomik sonuçlarının düzenlenmemesi arsa sahibini sonradan zararını ispatlamak zorunda bırakabilir.
Bu nedenle gecikme cezaları ve tazminat hükümleri projenin ekonomik değeriyle uyumlu biçimde hazırlanmalıdır.
12. Cezai Şartın Çok Düşük Belirlenmesi
Sembolik miktarda cezai şart güçlü müteahhit açısından gerçek bir caydırıcılık oluşturmayabilir. Örneğin milyonlarca liralık projede aylık birkaç bin liralık gecikme cezası ekonomik anlamını kaybedebilir.
Cezai şartın projenin değeri ve muhtemel zararlarla orantılı şekilde tasarlanması gerekir.
13. Mücbir Sebebin Aşırı Geniş Yazılması
Müteahhitler bazı sözleşmelerde ekonomik kriz, fiyat artışı, döviz kuru, personel eksikliği, tedarik problemi ve finansman güçlüğü gibi çok geniş olayları mücbir sebep kapsamına dahil etmeye çalışabilir.
Bu durumda hemen her gecikme sözleşmesel olarak haklı hale getirilebilir. Mücbir sebep tanımının objektif, sınırlı ve gerçek anlamda tarafların kontrolü dışındaki olaylara odaklanması önemlidir.
14. Proje Değişikliği Yetkisinin Müteahhide Bırakılması
Arsa sahibi belirli sayıda daire, ticari alan, otopark ve sosyal tesis içeren proje üzerinden anlaşmış olabilir. Ancak müteahhide tek taraflı proje değişikliği yetkisi verilirse ekonomik denge tamamen değişebilir.
Bağımsız bölüm sayısı, alanları, cepheleri, katları ve ortak alanları etkileyen esaslı değişiklikler bakımından arsa sahibinin yazılı onayı aranmalıdır.
15. Arsa Sahibine Verilecek Dairelerin Açıkça Belirlenmemesi
“Arsa sahibine dairelerin %40’ı verilecektir” ifadesi tek başına yeterli değildir. Hangi blok, hangi kat, hangi cephe ve hangi bağımsız bölümün arsa sahibine ait olacağı mümkün olduğunca belirlenmelidir.
Aksi halde müteahhit ekonomik değeri daha düşük bağımsız bölümleri arsa sahibine bırakabilir.
16. Sadece Daire Sayısına Göre Paylaşım Yapılması
Aynı projedeki iki dairenin ekonomik değeri aynı olmayabilir. Kat, cephe, manzara, büyüklük, bahçe kullanımı ve ticari potansiyel ciddi değer farklılığı yaratabilir.
Bu nedenle paylaşım yapılırken yalnızca adet değil, bağımsız bölümlerin ekonomik değerleri de dikkate alınmalıdır.
17. Net ve Brüt Metrekarelerin Yazılmaması
Arsa sahibine “150 m² dört daire” verileceği belirtilmiş ancak bunun net mi brüt mü olduğu açıklanmamış olabilir. Teslim aşamasında ciddi metrekare uyuşmazlığı ortaya çıkabilir.
Bağımsız bölümlerin net ve brüt alanları mümkün olduğunca proje ve teknik belgelerle ilişkilendirilmelidir.
18. Teknik Şartnamenin Sözleşmeye Eklenmemesi
“Lüks malzeme kullanılacaktır” hukuken son derece belirsiz bir ifadedir. Kullanılacak malzemelerin türü, kalite sınıfı ve teknik özellikleri ayrıntılı teknik şartnamede gösterilmelidir.
Teknik şartname mümkün olduğunca sözleşmenin ayrılmaz eki haline getirilmelidir.
19. Müteahhide Sınırsız Malzeme Değiştirme Yetkisi Verilmesi
“Yüklenici dilediği malzemeyi muadiliyle değiştirebilir” hükmü teslim edilen yapının kalitesinin önemli ölçüde düşmesine yol açabilir.
Muadil malzemenin en az aynı teknik ve kalite standardında olması gibi objektif kriterler oluşturulmalıdır.
20. Yapı Ruhsatı Sorumluluğunun Belirsiz Olması
Ruhsatın kim tarafından ve hangi tarihe kadar alınacağı açıkça düzenlenmelidir. Ruhsat alınamazsa sözleşmenin akıbetinin ne olacağı da belirlenmelidir.
Aksi halde arsa yıllarca projeye bağlı kalabilir ve arsa sahibi başka yatırımcıyla çalışma imkanını kaybedebilir.
21. İskan Alma Yükümlülüğünün Açıkça Yazılmaması
Binanın fiziksel olarak tamamlanması projenin hukuken tamamlandığı anlamına gelmeyebilir. Yapı kullanma izin belgesi bakımından müteahhidin yükümlülükleri sözleşmede açıkça belirlenmelidir.
İskan alınmadan teslimin gerçekleşmiş sayılıp sayılmayacağı özellikle önemlidir.
22. İnşaat Sigortalarının Düzenlenmemesi
İnşaat sürecinde yangın, kaza, üçüncü kişi zararları ve iş kazaları gibi riskler bulunmaktadır. Projenin niteliğine uygun sigorta yükümlülükleri sözleşmede düzenlenmelidir.
Poliçelerin kapsamı, süresi ve primlerin kimin tarafından ödeneceği belirlenmelidir.
23. İş Kazalarından Kaynaklanan Risklerin Düzenlenmemesi
İnşaat sahasında meydana gelebilecek iş kazaları ciddi hukuki ve mali sonuçlara neden olabilir. Müteahhidin iş sağlığı ve güvenliği, personel ve alt yüklenici yükümlülükleri açık şekilde düzenlenmelidir.
Sözleşmesel risk dağılımının kamu hukukundan ve emredici mevzuattan doğan sorumlulukları her durumda ortadan kaldırmayacağı da unutulmamalıdır.
24. Alt Yüklenicilerin Kontrol Edilmemesi
Müteahhit elektrik, mekanik, cephe, altyapı veya başka işleri alt yüklenicilere verebilir. Ancak ana yüklenicinin kendi sözleşmesel sorumluluğunu alt yüklenicilere devrederek ortadan kaldırmasına izin verilmemelidir.
Arsa sahibine karşı esas sorumluluğun hangi tarafta olduğu açık kalmalıdır.
25. Vergi, Harç ve Masrafların Belirsiz Bırakılması
Tapu harcı, noter giderleri, proje maliyetleri, ruhsat giderleri, vergi ve belediye ücretleri konusunda belirsizlik ileride önemli mali uyuşmazlıklar yaratabilir.
“Hukuki ve resmi bütün masraflar arsa sahibine aittir” gibi geniş hükümler ayrıntılı değerlendirilmelidir.
26. Müteahhidin Sözleşmeyi Başka Şirkete Devretme Yetkisi
Arsa sahibi güçlü mali yapıya sahip olduğunu düşündüğü bir şirketle sözleşme imzaladıktan sonra müteahhidin sözleşmeyi düşük sermayeli başka şirkete devretmesi önemli risk yaratabilir.
Bu nedenle sözleşmenin ve yüklenicilik sıfatının üçüncü kişilere devri arsa sahibinin yazılı onayına bağlanabilir.
27. Müteahhit İflas Ederse Ne Olacağının Düzenlenmemesi
Müteahhidin iflası veya konkordato sürecine girmesi projenin tamamen durmasına neden olabilir. Özellikle tapu paylarının önemli kısmı daha önce müteahhide geçmişse uyuşmazlık daha karmaşık hale gelir.
Sözleşmede finansal temerrüt, konkordato, iflas ve faaliyetin durması gibi hallerin sonuçları mümkün olduğunca düzenlenmelidir.
28. Sözleşmenin Fesih Mekanizmasının Belirsiz Olması
Müteahhit işi bırakırsa arsa sahibinin hangi aşamada sözleşmeyi sona erdirebileceği, ne kadar süre vermesi gerektiği ve mevcut imalatların nasıl değerlendirileceği açık olmalıdır.
Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin feshi hukuken karmaşık sonuçlar doğurabildiğinden standart bir “arsa sahibi istediği zaman fesheder” maddesi her sorunu çözmez.
29. Fesih Halinde Tapuların Nasıl Geri Döneceğinin Düzenlenmemesi
Müteahhide tapu payları devredilmişse sözleşmenin sona ermesi durumunda bu payların hukuki durumu en kritik meselelerden biridir. Paylar üçüncü kişilere geçmiş veya haczedilmişse sorun daha da büyüyebilir.
Bu nedenle tapu devri, teminat ve fesih hükümleri birbirinden bağımsız değil, tek bir risk yönetim sistemi olarak hazırlanmalıdır.
30. Üçüncü Kişilere Yapılan Satışların Kontrolsüz Bırakılması
Müteahhit projeden onlarca kişiye satış yaptıktan sonra işin yarıda kalması halinde arsa sahibinin karşısına çok sayıda üçüncü kişi çıkabilir.
Sözleşmede hangi bağımsız bölümlerin hangi inşaat seviyesinde üçüncü kişilere satılabileceğinin belirlenmesi bu riski azaltabilecek yöntemlerden biridir.
Müteahhit İşi Yarıda Bırakırsa Arsa Sahibi Ne Yapabilir?
Arsa sahibinin kullanabileceği hukuki yollar sözleşmenin içeriğine, inşaat seviyesine, tapu devirlerine ve üçüncü kişilerin haklarına göre değişir. Sözleşmenin feshi, tapu iptal ve tescil talepleri, tazminat, cezai şart ve eksik işlerin giderilmesine ilişkin talepler gündeme gelebilir.
Ancak uyuşmazlık ortaya çıktıktan sonra çözüm çoğu zaman yıllarca sürebilir. Bu nedenle kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde önleyici hukuk, dava stratejisinden daha değerlidir.
Müteahhit Konkordato İlan Ederse Ne Olur?
Müteahhidin konkordato sürecine girmesi inşaatın finansmanını ve arsa sahibine karşı yükümlülüklerin yerine getirilmesini doğrudan etkileyebilir. Arsa sahibinin hakları sözleşmenin niteliğine, tapuların durumuna ve konkordato sürecinin aşamasına göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Özellikle arsa payları önceden müteahhide geçirilmişse şirketin diğer alacaklılarıyla ortaya çıkabilecek hukuki çatışmalar ciddi önem taşır.
Müteahhit İflas Ederse Arsa Geri Alınabilir mi?
Bu soruya yalnızca “evet” veya “hayır” şeklinde cevap vermek doğru değildir. Tapu paylarının kime geçtiği, üçüncü kişilere satış yapılıp yapılmadığı, haciz veya ipotek bulunup bulunmadığı ve sözleşmenin hukuki durumu belirleyicidir.
Bu nedenle arsa sahibinin korunması, müteahhit iflas ettikten sonra değil, sözleşme hazırlanırken başlamalıdır.
Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinde Arsa Sahibini Koruyan 20 Önlem
- Müteahhit hakkında hukuki due diligence yapılması.
- Şirketin temsil yetkisinin kontrol edilmesi.
- Finansal kapasitenin değerlendirilmesi.
- Arsa paylarının başlangıçta topluca devredilmemesi.
- Kademeli tapu devir sistemi kurulması.
- Devirlerin objektif inşaat seviyelerine bağlanması.
- Uygun banka teminat mektubu alınması.
- Gerektiğinde şirket veya ortak garantisi alınması.
- İnşaat başlangıç tarihinin belirlenmesi.
- Kesin veya belirlenebilir teslim süresi yazılması.
- Gecikme cezalarının düzenlenmesi.
- Mücbir sebep kapsamının sınırlandırılması.
- Bağımsız bölümlerin açıkça belirlenmesi.
- Net ve brüt alanların düzenlenmesi.
- Teknik şartnamenin sözleşmeye eklenmesi.
- Proje değişikliklerinin arsa sahibinin onayına bağlanması.
- Müteahhidin üçüncü kişilere satış yetkisinin sınırlandırılması.
- İpotek ve diğer teminat işlemlerinin kontrol altına alınması.
- Fesih ve tasfiye mekanizmasının ayrıntılı hazırlanması.
- Tapu devirleri yapılmadan önce hukuki kontrol gerçekleştirilmesi.
Sıkça Sorulan Sorular
Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde arsa paylarının tamamı müteahhide devredilmeli mi?
Arsa paylarının inşaatın başında topluca devredilmesi arsa sahibi açısından ciddi risk yaratabilir. Projeye uygun şekilde kademeli tapu devir sistemi değerlendirilmelidir.
Müteahhit arsa paylarını başkasına satabilir mi?
Bu durum sözleşme ve tapu yapısına göre değişebilir. Üçüncü kişilere satış yetkisinin hangi aşamada kullanılabileceğinin sözleşmede açıkça düzenlenmesi önemlidir.
Müteahhit arsa üzerine ipotek koyabilir mi?
Mülkiyet ve sözleşme yapısına bağlıdır. Müteahhide geçen paylar bakımından ipotek riski özellikle dikkate alınmalı ve finansman hükümleri sözleşmede sınırlandırılmalıdır.
Müteahhit işi yarıda bırakırsa ne olur?
Fesih, tazminat, cezai şart ve tapuya ilişkin talepler gündeme gelebilir. Kullanılabilecek hukuki yol sözleşmenin ve tapu kayıtlarının durumuna göre belirlenir.
Müteahhit konkordato ilan ederse arsa sahibi ne yapmalıdır?
Arsa sahibi sözleşmenin, tapu kayıtlarının ve konkordato dosyasının birlikte incelenmesini sağlamalıdır. Özellikle müteahhide devredilmiş paylar bakımından hızlı hukuki değerlendirme önemlidir.
Müteahhit iflas ederse üçüncü kişilere satılan daireler ne olur?
Üçüncü kişilerin hakları, tapu devri ve sözleşme ilişkileri ayrı ayrı değerlendirilir. Bu konu kat karşılığı inşaat uyuşmazlıklarının en karmaşık alanlarından biridir.
Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde cezai şart olmalı mı?
Gecikme ve sözleşmeye aykırılık bakımından uygun cezai şart hükümleri arsa sahibinin korunmasına yardımcı olabilir. Ancak miktar ve uygulanma koşulları dikkatli hazırlanmalıdır.
Teknik şartname neden önemlidir?
Teknik şartname yapılacak binanın ve arsa sahibine verilecek bağımsız bölümlerin kalite standardını belirler. “Birinci sınıf malzeme” gibi belirsiz ifadeler yerine mümkün olduğunca objektif teknik kriterler kullanılmalıdır.
Arsa sahibinin daireleri tek tek yazılmalı mı?
Mümkün olduğunca evet. Blok, kat, bağımsız bölüm, cephe ve alan bilgilerinin açıkça belirlenmesi paylaşım uyuşmazlıklarını azaltabilir.
Kat karşılığı inşaat sözleşmesi avukat tarafından incelenmeli mi?
Özellikle yüksek değerli arsa ve projelerde sözleşmenin tapu, teminat, gecikme, üçüncü kişi satışları, ipotek, fesih ve teslim hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi ciddi hukuki risklerin sözleşme imzalanmadan önce tespit edilmesini sağlayabilir.
Arsa Sahibinin En Büyük Hatası: Müteahhidin İşi Bitireceğini Varsayarak Sözleşme Hazırlamak
İyi bir kat karşılığı inşaat sözleşmesi yalnızca proje planlandığı gibi ilerlediğinde ne olacağını düzenlemez. Asıl önemli olan işler planlandığı gibi gitmediğinde ne olacağını düzenlemesidir.
Müteahhit altı ay gecikirse ne olacak? İnşaatı tamamen bırakırsa ne olacak? Konkordato ilan ederse ne olacak? Kendisine verilen tapuları üçüncü kişilere satarsa ne olacak? Paylarına haciz gelirse ne olacak? Banka ipoteği kurulursa ne olacak? Teknik şartnameye aykırı yapı yaparsa ne olacak? Projeyi değiştirmek isterse ne olacak?
Arsa sahibini koruyan sözleşme, bu soruların cevabını uyuşmazlık çıkmadan önce mümkün olduğunca açık şekilde verir.
Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi İmzalanmadan Önce Hukuki İnceleme
Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa ve Mersin başta olmak üzere Türkiye genelinde FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık, arsa sahipleri ve gayrimenkul yatırımcıları için kat karşılığı ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin hazırlanması, mevcut sözleşmelerin hukuki risk analizi, müteahhit due diligence incelemesi, tapu devir mekanizmalarının oluşturulması, teminat yapısının kurulması ve uyuşmazlıkların çözümü alanlarında hukuki destek sunmaktadır. Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından yüksek değerli gayrimenkul geliştirme projelerinde sözleşme, tapu, ipotek, haciz, teminat, teslim ve fesih riskleri birlikte değerlendirilmektedir.
Arsanızın Tapusunu Devretmeden Önce Sözleşmenizi Kontrol Ettirin
Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde yapılan bir hata yalnızca birkaç aylık gecikmeye değil, arsanın veya milyonlarca lira değerindeki bağımsız bölümlerin yıllarca süren davalara konu olmasına neden olabilir. Özellikle arsa payları müteahhide devredilmeden, geniş kapsamlı vekâletname verilmeden veya müteahhidin üçüncü kişilere satış yapmasına izin verilmeden önce hukuki risklerin değerlendirilmesi önemlidir.
Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin hazırlanması ve incelenmesi, müteahhit risk analizi ve arsa sahiplerinin hukuki haklarının korunması konusunda FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık bünyesinde Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve hukuk ekibiyle iletişime geçebilirsiniz.
Hemen Ara: 0312 434 22 22
WhatsApp / 7/24 Acil: 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara




