
Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası
30 Mayıs 2023
Ölümlü Ve Yaralanmalı Trafik Kazaları Sonrası Talep Edilebilecek Tazminatlar
2 Haziran 2023Menfi tespit davası nedir?
Menfi tespit davası bir hak veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun konu alındığı davalardır. Tespit davaları iki şekilde ortaya çıkabilmektedir: Müspet tespit davaları ve menfi tespit davaları. Bir hakkın ya da hukuki ilişkinin mevcut olmadığının tespitine yönelik açılan dava menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır.
Menfi tespit davasının türleri nelerdir?
Menfi tespit davası icra takibinden önce ve takipten sonra olmak üzere iki şekilde açılabilir. Ancak İcra İflas Kanunu’nun 72. maddesinde kanun koyucu menfi tespit davasının takipten önce veya sonra açılmasına özel sonuçlar bağlanmıştır.
İcra Takibinden Önce Açılan Menfi Tespit Davası: Menfi tespit davası, alacaklı icra takibine başlamadan önce açılmış olabilir. Fakat bu davayı açabilmek için borçlunun gerçekte borçlu olmadığının hemen tespitinde korunmaya değer bir hukuki yararın olması gerekir. Örneğin alacaklı tarafından icra takibi başlatılmadan önce kişiye ihtarname çekilerek borçlu olduğu iddia edilmiş, böyle bir borcu bulunmadığını düşünen kimsenin icra takibi başlatılmadan önce menfi tespit davası ikame etmekte hukuki yararı olduğu kabul edilmektedir.
Takipten önce menfi tespit davası açılmış olmasına bağlanan en önemli sonuç davacının mahkemeden daha sonra başlatılacak icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir isteyebilmesidir. İcra İflas Kanunu 72/2 maddesinde göre icra takibinden önce açılmış bir menfi tespit davasında; mahkeme, davacının talebi üzerine davacı tarafından alacağın %15’inden az olmayacak bir teminat yatırılması durumunda icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verebilir. Mahkemece ihtiyati tedbir kararının verilmesinden sonra icra takibinde haciz aşamasına ve devamındaki aşamalara geçilmesi mümkün değildir.
İcra Takibinden Sonra Açılan Menfi Tespit Davası: Menfi tespit davası, alacaklı icra takibine başladıktan sonra da açılabilir. Bu durumda takip devam ederken menfi tespit davası açıldığından borçlunun dava açmakta hukuki yararını ispat etmesine gerek yoktur.
Takipten sonra menfi tespit davası açılmış olması durumunda, takipten önce açılmış menfi tespit davasından farklı olarak tedbir kararı alınarak takibin durdurulması mümkün değildir. Takipten sonra açılacak menfi tespit davasında alacağın %15’inden az olmayacak bir teminat yatırılması durumunda yalnızca icra takibinin son aşaması olan paranın alacaklıya ödenmesi aşaması gerçekleşmez (İİK 72/3). Örneğin takipten sonra menfi tespit davası açılmış olsa dahi haciz işlemi gerçekleştirilecek, haczedilen mallar satılabilecek ancak teminat yatırılarak ihtiyati tedbir alınmış olması durumunda satışı gerçekleştirilen malların parası alacaklıya ödenmeyecektir. Diğer bir deyişle tedbir kararı alınmış olması durumunda yalnızca icra dairesi hesabına giren para alacaklıya ödenmez.
Her ne kadar kanunda açıkça takipten sonra açılacak menfi tespit davasının yalnızca paranın ödenmesini durduracağına hükmedilmiş olsa da uygulamada borçlunun alacağın tamamını karşılayacak bir teminat mektubu vermesi ve ayrıca gösterilecek %15 teminat karşılığında takibin durdurulmasına karar verilebilmektedir. Yani diğer bir deyişle %115 teminat ile takibi durdurabilmektedir.
Menfi tespit davasının sonuçları nelerdir?
Menfi tespit davaları genel mahkemelerde genel hükümlere göre görüldüğünden bu dava sonucunda verilecek karar maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşır. Bunun anlamı menfi tespit davasından kabul kararı çıkması halinde davacının borçlu olmadığı, ret kararı çıkması halinde ise alacaklının alacağının var olduğu kesin bir şekilde tespit edilir.
Menfi tespit davasının kabul edilmesi halinde;
Takip dava esnasında ihtiyati tedbir nedeniyle durmamışsa durur.
Alacaklı takibinde haksız ve kötü niyetli ise borçlunun talebi halinde mahkeme alacaklıyı haksız olduğu miktarın %20’sinden az olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum eder.
Menfi tespit davasının reddedilmesi halinde;
Dava esnasında tedbir kararı verilmişse bu karar kalkar.
Tedbir kararı verilmişse borçlu alacak miktarının %20’den az olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilir. (Dava esnasında tedbir kararı verilmemişse tazminata hükmedilmez.)
Menfi tespit davasında zamanaşımı süresi veya hak düşürücü süre nedir?
Menfi tespit davalarına özel olarak zamanaşımı süresi veya hak düşürücü süre düzenlenmemiştir. Dava konusu alacağın zamanaşımı süresi ne ise menfi tespit davasının zamanaşımı süresi de ona tabidir.
İstirdat davası nedir?
Bir kimsenin borçlu olmadığı bir parayı, cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalması halinde paranın iadesini sağlamak için açtığı davaya istirdat davası denilmektedir. İcra takibinden önce ve icra takibi esnasında menfi tespit davası açılabilirken icra takibi içerisinde paranın ödenmesi halinde iadesi için ancak istirdat davası açılabilmektedir.
İstirdat davası açılabilmesinin koşulları nelerdir?
Kişi maddi hukuka göre borçlu olmadığı bir parayı ödemek zorunda kalmalıdır.
Borç olmayan para icra takibi içerisinde ödenmiş olmalıdır. Örneğin ödeme icra dosyasına değil de haricen gerçekleşmişse istirdat davası değil sebepsiz zenginleşme davası açılabilir.
Borç olmayan para cebri icra tehdidi altında ödenmiş olmalıdır. Örneğin kişi borçlu olmadığını bildiği bir takibe ilişkin kendisine tebliğ edilen ödeme emrine itiraz süresini kaçırmış ve mallarının haczedileceği korkusuyla icra dairesine ödeme yapmışsa istirdat davası açabilir.
İstirdat davası borç olmayan paranın icra dairesine tamamen ödenmesinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmalıdır.
İstirdat davasının sonuçları nelerdir?
İstirdat davaları da menfi tespit davaları gibi genel mahkemelerde genel hükümlere göre görüldüğünden bu dava sonucunda verilecek karar maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşır.
İstirdat davasının kabulü halinde; icra takibinde ödenen para borçluya iade edilir. Menfi tespit davalarının aksine davanın kabulü halinde alacaklı icra tazminatına mahkum edilmez.
İstirdat davasının reddedilmesi halinde; davacı yargılama giderlerine mahkum edilir. Menfi tespit davalarının aksine davanın kabulü halinde borçlu icra tazminatına mahkum edilmez.
İstirdat davalarının menfi tespit davalarından en önemli farkı davanın kabulü yahut reddi halinde taraflar aleyhine icra tazminatına hükmedilmemesidir.
İstirdat ve menfi tespit davalarında görevli ve yetkili mahkeme hangisidir?
Bu iki dava türü genel mahkemelerde genel hükümlere göre görüldüğünden görevli ve yetkili mahkeme uyuşmazlık konusu ve tarafların durumuna göre belirlenir. Yalnızca yetkili mahkeme açısından İcra İflas Kanunu’nun 72. maddesinin son fıkrasında icra takibinin başlatıldığı yer mahkemesinin de yetkili olacağı düzenlenmiştir.
Sonuç olarak; menfi tespit ve istirdat davaları teknik davalar olup uyuşmazlığın ve tarafların niteliğine göre farklı usullere tabi olabilmektedir. Haksız borç isnadı ile karşılaşmışsanız ikame edeceğiniz dava doğru gerekçelendirilmeli ve süreç sıkı sıkıya takip edilmelidir. Bu sebeplerle dava sürecini icra hukuku alanında yetkin bir avukat ile yürütmeniz faydanıza olacaktır.



