
BABALIK DAVASI
29 Mayıs 2023
MENFİ TESPİT VE İSTİRDAT DAVALARI
31 Mayıs 2023Ortaklığın giderilmesi davası nedir?
Ortaklığın giderilmesi halk arasında izale-i şuyu davası olarak da bilinir. Paylı mülkiyet ya da elbirliği mülkiyeti ile bir taşınır veya taşınmaza sahip olan kişilerin malı anlaşma suretiyle paylaşamamaları sebebiyle mahkemeden malın paylaştırılmasını talep ettikleri dava türüdür.
Ortaklığın giderilmesi davası her ne kadar kanunlarımızda açıkça düzenlenmemiş olsa da hukuki dayanağı 4071 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun ‘Paylaşma istemi’ başlıklı 698. Maddesi vd. hükümleridir. Hükümde;
“(1)Hukukî bir işlem gereğince veya paylı malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması sebebiyle paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunmadıkça, paydaşlardan her biri malın paylaşılmasını isteyebilir. (2)Paylaşmayı isteme hakkı, hukukî bir işlemle en çok on yıllık süre ile sınırlandırılabilir. Taşınmazlarda paylı mülkiyetin devamına ilişkin sözleşmeler, resmî şekle bağlıdır ve tapu kütüğüne şerh verilebilir. (3)Uygun olmayan zamanda paylaşma isteminde bulunulamaz.” denilmek suretiyle kimlerin izale-i şuyu talebinde bulunabileceği ve bu talebin sınırları çizilmiştir. Hükümden de anlaşılacağı üzere her paydaş, paydaşlığın giderilmesini talep edebilir. Buna “şüyuun izalesini istemek hakkı” denmektedir.
Ortaklığın giderilmesi davası açılamayacak durumlar nelerdir?
Ortaklığın giderilmesinin istenemeyeceği bazı istisnai durumlar bulunmaktadır. Bu durumlar;
Paylı malın sürekli bir amaca özgülenmiş bulunması, paylaşmanın istenmesine engel olur.
Paydaşlar aralarında yapmış oldukları bir sözleşme ile paylaşma isteme hakkının kullanılmasını bertaraf etmiş olabilirler. Uygulamada idame-i şuyu mukavelesi adı verilen bu sözleşme ile öngörülen süre içinde paylaşma istenemez. Bu sözleşme resmi yazılı geçerlilik koşuluna tabidir. Hükümden de anlaşılacağı üzere bu tür bir sözleşme ile paylaşma en çok 10 yıllığına engellenebilir.
Paylaşma uygun olmayan bir zamanda istenemez. Örneğin inşaat yapılmayan bir arsaya kısa süre sonra inşaat izni verilmesini sağlayacak bir imar değişikliğinin hazırlıkları sürerken paylaşma davası açılması durumunda, paylaşmanın uygun olmayan zamanda istenmiş olduğu söylenebilir.
Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 7. Maddesine göre, kat mülkiyetine veya kat irtifakına tabi olan taşınmazlarda ortaklığın giderilmesi istenemeyeceği belirtilmiştir.
Yine Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 63. Maddesine göre aksi sözleşme ile kararlaştırılmamışsa devre mülke konu taşınmazlarda da ortaklığın giderilmesinin talep edilemeyeceği düzenlenmiştir.
Bu istisnalara dikkat edilmeden ikame edilecek bir dava kişiye; emek, zaman ve para kaybı yaşatabileceğinden süreci izale-i şuyu davalarında uzman bir avukatla yürütmeniz tavsiye edilir.
Ortaklığın giderilmesi davasında paylaşım nasıl gerçekleşir?
Paylaşımın nasıl gerçekleşeceği hususu Türk Medeni Kanunu’nun 699/1. Maddesinde “Paylaşma, malın aynen bölüşülmesi veya pazarlık ya da artırmayla satılarak bedelinin bölüşülmesi biçiminde gerçekleştirilir.” denilmek suretiyle paylaşımın aynen bölüşme ya da satış yoluyla olacağı düzenlenmiştir. Bu kavramları açıklamak gerekirse;
Aynen taksim yoluyla ortaklığın giderilmesi nasıl gerçekleşir?
Taşınır veya taşınmaz malın niteliği el verdiği ölçüde aynen bölünmesidir. Her kısmı eşit değerde bir arsanın paydaş sayısınca eşit bölünerek paylaştırılması buna örnektir. Taraflardan birinin aynen taksimi talep etmesi durumunda hakim öncelikle talebe dair şartların bulunup bulunmadığını araştırır. Ancak paylı malın niteliği nedeniyle bazen aynen taksim yoluyla paylaşma yapılamaz. Örneğin otomobil eşit parçalara bölünemeyeceğinden aynen taksim yapılamaz. Ayrıca aynen taksime hukuk düzeninin izin vermediği durumlar da bulunmaktadır. Örneğin devlet tarım topraklarının çok küçük parçalara bölünmemesi için tarım mevzuatından kaynaklı sınırlamalar getirmiştir.
Satış yoluyla ortaklığın giderilmesi nasıl gerçekleşir?
Paylı malın aynen bölüşülmesi mümkün değilse veya aynen taksim yolu hakim tarafından durum ve koşullara uygun görülmezse ve özellikle paylı malın değer kaybına uğramadan bölünmesine imkan yoksa hakim malın icra yoluyla satılarak bedelinin paydaşlar arasında bölüştürülmesine karar verebilir. Kural olarak satış herkese açık bir arttırma ile yapılır. Tüm paydaşların rızasının varlığı halinde hakim satışın sadece paydaşlar arasında yapılmasına karar verebilir. (TMK md. 699/3) Hakim ortaklığın satış yolu ile giderilmesine karar verirse mahkeme dosyayı satış memurluğuna gönderir ve satış işlemleri bu satış memurluk tarafından yapılır. Satış memurluğunca önce değer tespiti yapılır. Tespit kesinleşirse belirlenen fiyatın yarısı üzerinden açık artırmaya başlanır. En yüksek teklifi veren kişiye satış yapılır. Satış sonrası para hazırlanan sıra cetveline göre paydaşlara dağıtılır.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 10. Maddesinden kaynaklanan bir paylaşım türü daha bulunmaktadır. Bu kavram ise ortaklığın kat mülkiyetine geçiş suretiyle giderilmesidir. Anılan maddede “Kat mülkiyetine konu olmaya elverişli bir gayrimenkul üzerindeki ortaklığın giderilmesi davalarında, mirasçılardan veya ortak maliklerden biri, paylaşmanın, kat mülkiyeti kurulması ve bağımsız bölümlerin tahsisi suretiyle yapılmasını isterse, hakim, o gayrimenkulün mülkiyetinin, 12. Maddede yazılı belgelere dayanılarak kat mülkiyetine çevrilmesine ve paylar denkleştirilmek suretiyle bağımsız bölümlerin ortaklara ayrı ayrı tahsisine karar verebilir.” denilmek suretiyle ortaklığın kat mülkiyeti kurularak giderilebileceği belirtilmiştir.
Ortaklığın giderilmesi davasının tarafları kimlerdir?
Daha önce de belirttiğimiz üzere ortaklığın giderilmesi davasını her paydaş açabilir yani davanın davacı tarafı paydaşlardan herhangi biri olabilir. Davanın, davalı tarafı ise diğer paydaşlardır. Dava açacak paydaş tarafından diğer tüm paydaşların davalı olarak gösterilmesi zorunludur. Vefat eden paydaşlar varsa paydaşın mirasçılık belgesinde ismi geçen tüm mirasçılarının davaya dahil edilmesi gerekmektedir.
Ortaklığın giderilmesi davasında görevli ve yetkili mahkeme hangisidir?
Taraflarca anlaşma sağlanamadığından paylaşımın mahkemece yerine getirilebilmesi için ortaklığın giderilmesi davası açılır. Bu dava bir eda davasıdır ve görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi’dir. (HMK md.4/b)Yetkili mahkeme ise uyuşmazlık konusu bir taşınmaz mal ise taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesidir. Uyuşmazlık konusu taşınır mal ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda öngörülmüş yetki kurallarına göre yetkili mahkeme belirlenecektir. Görevli ve yetkili mahkeme hususu doğru belirlenmezse hak kayıpları yaşanabileceğinden ortaklığın giderilmesi davaları ile ilgilenen uzman bir avukata danışmanızda fayda vardır.
Ortaklığın giderilmesi davasında harç ve masraflar nelerdir?
Ortaklığın giderilmesi davalarında dava konusu mal taşınır ise maktu harç, taşınmaz mal ise nispi harç alınmaktadır. Taşınmaz malın aynen taksim suretiyle paylaştırılması durumunda bilirkişi marifetiyle tespit edilen gayrimenkul değerinin binde 4,55’i oranında, satış suretiyle paylaştırılması durumunda ise gayrimenkul satış değerinin binde 11,38’i oranında nispi harç alınır.
Kural olarak yargılama giderleri davanın görülmesi neticesinde aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir. Ancak ortaklığın giderilmesi davalarında durum böyle değildir. Bu tür davalarda mahkeme dava sonunda tüm paydaşların payları oranında yargılama giderlerinden sorumlu olmasına karar verir.
Yargılama gideri olan mahkemenin hükmedeceği vekalet ücreti de (bu vekalet ücretinden kasıt paydaşlardan biri ile vekilin aralarında kararlaştırdıkları ücret değildir.) ortaklığın giderilmesi davasının mahiyeti dolayısıyla davadaki tüm vekiller lehine hükmedilir. Yine paydaşların payları oranında vekalet ücretinden sorumluluğu doğar.
Sonuç olarak ortaklığın giderilmesi davaları fazla sayıda tarafın bulunabileceği, kişilerin hak kayıplarına ve maddi zararlara uğrayabileceği türden davalar olup bu hususta davanızı taşınmaz ve ortaklığın giderilmesi davalarında uzman bir avukatla takip etmeniz faydanıza olacaktır.



