
İŞVERENİN İŞÇİYE HAKARET ETMESİ
18 Temmuz 2023
ARAÇ DEĞER KAYBI DAVALARI
20 Temmuz 2023Mirastan mal kaçırma (muris muvazaası) nedir?
Muris muvazaası kavramını anlayabilmek için öncelikle muvazaa kavramını açıklamak
gerekir. Hukukumuzda muvazaa tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacıyla aralarında
gerçek iradelerine uymayan, görünüşte geçerli olmasına rağmen kendi aralarında hüküm ifade
etmeyen bir sözleşme yapma konusunda anlaşmalarıdır. Muris muvazaasında ise bu hususlara
ek olarak murisin, mirasçılardan birini ya da birkaçını aldatma veya miras hakkından yoksun
bırakma saikiyle hareket etmiş olması gerekir.
Özetle muris muvazaası; miras bırakanın, mirasçısını bir haktan yoksun bırakmak için yaptığı
karşılıksız kazandırmaları satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi göstermesidir.
Örneğin mirastan mal kaçırmak amacıyla gerçekte bağışladığı taşınmazını üçüncü kişiye
tapuda satış yoluyla devretmiş gibi gösteren miras bırakan muvazaalı işlem gerçekleştirmiştir.
Çünkü tapuda gerçekleştirilen satışı işlemi asıl işlem olan bağışlama işlemini gizlemek
amacıyla yapılmıştır.
Muris muvazaası kavramı kanunlarımızda ayrıca düzenlenmemiş olmakla birlikte Yargıtay’ın
01.04.1974 tarih ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı muris muvazaasının kaynağı
niteliğindedir. Kararda miras bırakanın mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak
amacıyla tapuda sözleşmenin karşı tarafıyla birlikte işlemi satış olarak gerçekleştirmesi, ancak
gerçek niyetlerinin bağış olması durumunda miras hakkı ihlal edilen tüm mirasçıların tapu
sicilinin düzeltilmesi davası açabileceğini ifade edilmiştir.
Muris muvazaasının unsurları nelerdir?
Miras bırakanın ölümünden önce gerçekleştirdiği bir hukuki işleme mirastan mal kaçırma
diyebilmemiz için muris muvazaasının dört unsurunun varlığı gerekmektedir. Bu unsurlar
görünürdeki işlem, muvazaa anlaşması, aldatma kastı ve gizli işlemdir.
Görünürdeki İşlem: Murisin, bir veya birkaç mirasçısını aldatmak, onlardan mal
kaçırmak amacıyla üçüncü bir kişiyle, ki bu kişi mirasçısı da olabilmektedir, anlaşarak
aslında hüküm doğurmasını istemediği, tarafların gerçek iradesini yansıtmayan hukuki
işlem, muris muvazaasında görünürdeki işlemi tanımlamaktadır. Muris muvazaasında
görünürdeki işlem, tapu memurunun önünde imzalanan satış sözleşmesi ya da resmi şekle
tabi, ölünceye kadar bakım sözleşmesi olarak karşımıza çıkmaktadır.
Muvazaa anlaşması: Murisin, üçüncü kişi veya mirasçısı ile görünürdeki işlemin yani
satım sözleşmesinin ya da ölünceye kadar bakım sözleşmesinin aralarında hüküm
doğurmayacağını; iki tarafın mirastan mal kaçırmak amacıyla bu görünürdeki işlemleri
tesis edeceklerini aslında gerçekleşmek istedikleri işlemin gizledikleri bir bağış sözleşmesi
olacağını kararlaştırdıkları anlaşma; muvazaa anlaşmasını ifade etmektedir.
Aldatma Kastı: Muvazaa kavramında aldatma kastı dış dünyayı aldatmak amacı ile
tarafların gerçek iradelerine uymayan, aralarında hüküm ve sonuç doğurmayan bir
görünüş yaratmak hususunda anlaşmalarıdır. Muris muvazaasında aldatma unsuru ise
miras bırakanın üçüncü bir kişiyle anlaşarak mirasçısından mal kaçırma amacı olarak
görünmektedir. Mal kaçırma amacı muris muvazaasının bir şartıdır.
Gizli İşlem: Gizli işlem murisin, asıl amacını yani aldatmak istediği mirasçısından
gizlediği işlemi ifade etmektedir. Örneğin gizli işlem, muris muvazaasında bağışlama
sözleşmesi olarak görünebilmektedir. Muris, mirasçısından mal kaçırmak amacıyla
aslında bağışlamak istediği taşınmazını satım sözleşmesi veya ölünceye kadar bakım
sözleşmesi olarak göstererek; bağış işlemini gizli tutacaktır.
Muris muvazaası kaynaklı tapu iptal ve tescil davasının tarafları kimlerdir?
Davacı: Dava murisin vefatıyla beraber, murisin muvazaalı işlemde bulunduğunu iddia
eden ve bu işlemden zarar gören mirasçı veya mirasçıları tarafından açılabilmektedir. Bu
sebeple bu davalarda mirasçı sıfatına haiz kişiler saklı pay sahibi olsun ya da olmasın tüm
mirasçılardır
Davalı: Muris muvazaasına dayalı tapu tescil davaları murisin vefatından sonra
açılabildiği için bu davaların davalısı işlemi gerçekleştiren, taşınmazın tescili üzerine
gerçekleştirilen üçüncü kişi olacaktır.
Muris muvazaası kaynaklı tapu iptal ve tescil davasında ispat yükü hangi tarafın
üzerindedir?
Muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil davalarında muvazaa
iddiasında bulunan kişinin yani davacının muvazaanın mevcut olduğu iddiasını ispatlaması
gerekir. Bu davalarda senetle ispat mecburiyeti bulunmamakta olup tanık dahil her türlü delil
ispat aracı olarak kullanılabilmektedir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 28.2.2019 tarihli 2016/6207 Esas sayılı kararında “Somut olaya
gelince; taraflar muris muvazaası hukuksal nedenine dayandıkları halde mahkemece muvazaa
yönünden bir değerlendirilme yapılmış, iddia yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiği
gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Oysaki muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davalar
tanık dahil her türlü delil ile ispatlanabilecektir. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme
hüküm vermeye yeterli değildir.” denilmek suretiyle muvazaanın her türlü delil ile
ispatlanabileceği hususu zikredilmiştir.
Muris muvazaası kaynaklı tapu iptal ve tescil davasında zamanaşımı süresi nedir?
Muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davaları, kaynağını kesin hükümsüz bir
işlemden aldığı için bu tür davalarda herhangi bir zamanaşımı ya da hak düşürücü süre söz
konusu değildir. Bu davalar murisin ölümünden sonra her zaman açılabilir.
Muris muvazaası kaynaklı tapu iptal ve tescil davası hangi mahkemede açılır?
Muris muvazaası nedeniyle açılan tapu iptal tescil davaları, taşınmazın bulunduğu yer Asliye
Hukuk Mahkemesinde açılır.
Muris muvazaasına ilişkin davaları avukatla takip etmek gerekir mi?
Muris muvazaasına ilişkin davalarda davacı taraf muvazaa iddiasını sağlam bir hukuki temele
oturtmalı ve iddiasını ispatlamalı iken davalı taraf ise hak kaybına uğramamak için muvazaa
iddiasını çürütecek karşı deliller ortaya koymalıdır. Bu sebeplerle davanın lehinize olacak
şekilde sonuçlanması için miras hukuku alanında uzman bir avukattan yardım almanız
faydanıza olacaktır.
Stj.Av.Hasan Yalçın Ejder



