
Şirket Birleşmesinde İşçi Yeni İşvereni Kabul Etmek Zorunda mı? 2026 Güncel Rehber
16 Ekim 2026
İşletmenin Bir Bölümü Satılırsa Çalışanların Hakları Ne Olur? 2026 Güncel Rehber
16 Ekim 2026Şirket bölünmesinde çalışanların kıdemi sıfırlanır mı, iş sözleşmeleri yeni şirkete geçer mi, kıdem ve ihbar tazminatı ödenir mi? Bölünme sonrası işçi haklarını, işveren sorumluluğunu ve işçinin itiraz hakkını 2026 güncel mevzuatı kapsamında açıklıyoruz.
Şirketlerin yeniden yapılandırılması sırasında çalışanların en fazla endişe ettiği konulardan biri, şirketin bölünmesi sonucunda yıllardır devam eden kıdemlerinin ve işçilik haklarının kaybolup kaybolmayacağıdır. Özellikle çalışanlara “Şirket bölündü, artık başka şirkette görünüyorsunuz”, “Eski şirketten çıkışınız yapıldı, yeni şirketten girişiniz başladı” veya “Yeni şirkete geçtiğiniz için kıdeminiz yeniden başlıyor” şeklinde açıklamalar yapılması ciddi tereddütlere yol açabilmektedir.
Oysa şirketin bölünmesi, işçinin geçmiş çalışma süresinin kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmez. İş sözleşmesinin hangi şirkete geçtiği, bölünmenin hukuki niteliği, işçinin bölünmeden önceki çalışma süresi ve bölünme sonrasında çalışma ilişkisinin nasıl devam ettiği birlikte değerlendirilmelidir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK tarafından şirket bölünmelerinden kaynaklanan işçilik uyuşmazlıklarında özellikle işçinin hizmet süresinin kesintiye uğrayıp uğramadığı, iş sözleşmesinin devri ve bölünmeye katılan şirketlerin sorumluluğu üzerinde durulmaktadır. Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, yalnızca SGK kayıtlarında işveren değişmiş olmasının işçinin yıllara dayanan kıdeminin otomatik olarak sıfırlandığı anlamına gelmediğini belirtmektedir.
Şirket Bölünmesi Nedir ve Çalışanları Neden İlgilendirir?
Şirket bölünmesi, bir sermaye şirketinin malvarlığının tamamının veya belirli bölümlerinin başka şirketlere geçirilmesini sağlayan şirketler hukuku kurumlarından biridir. Bölünme tam veya kısmi şekilde gerçekleştirilebilir ve yeniden yapılandırmanın çalışanlar bakımından doğrudan sonuçları bulunabilir.
Çalışanın çalıştığı işyeri, işletme bölümü veya faaliyet alanı bölünme sonucunda başka bir şirkete geçebilir. Böyle bir durumda işçinin iş sözleşmesinin akıbeti yalnızca işverenin ticari tercihine göre belirlenmez; Türk Ticaret Kanunu ve iş hukukunun çalışanı koruyan hükümleri birlikte değerlendirilir.
Şirket Bölününce İşçinin Kıdemi Sıfırlanır mı?
Kural olarak şirket bölünmesi, çalışanın geçmiş hizmet süresinin yok sayılması sonucunu doğurmaz.
Örneğin bir işçi aynı işletmede sekiz yıldır çalışıyorsa ve çalıştığı işletme bölümü şirket bölünmesi sonucunda başka bir şirkete geçiyorsa işçinin geçmiş sekiz yıllık hizmetinin yalnızca şirket unvanı veya işveren tüzel kişiliği değişti diye yok sayılması doğru değildir.
Bu nedenle çalışana “Yeni şirkette bugün başladın, kıdemin sıfırdan hesaplanacak” denilmesi her somut olayda hukuken geçerli bir sonuç yaratmaz.
Şirket Bölünmesinde İş Sözleşmeleri Ne Olur?
Türk Ticaret Kanunu’nun bölünmenin iş ilişkilerine etkisini düzenleyen hükümleri bu konuda özel önem taşımaktadır.
Bölünme nedeniyle iş sözleşmesinin başka bir şirkete geçmesi söz konusu olduğunda işçinin çalışma ilişkisi, kanundaki koşullar çerçevesinde devralan şirkette devam edebilir. Böylece yalnızca işveren tarafındaki değişiklik nedeniyle işçinin çalışma geçmişinin tamamen ortadan kaldırılması önlenir.
Burada kritik mesele, işçinin hangi işletme veya işletme bölümünde çalıştığının ve bu bölümün bölünme sonucunda hangi şirkete geçtiğinin belirlenmesidir.
İşçi Yeni Şirkete Geçmek Zorunda mı?
Şirket bölünmelerinde işçinin iradesi tamamen önemsiz değildir.
TTK’nın bölünmede iş ilişkilerine ilişkin özel düzenlemesi kapsamında işçinin iş ilişkisinin devrine itiraz hakkı bulunmaktadır. İşçinin kanuni şekilde itiraz etmesi hâlinde iş ilişkisinin hangi tarihte sona ereceği ve tarafların bu tarihe kadar olan yükümlülükleri özel hükümlere göre değerlendirilir.
Dolayısıyla işverenin “Şirket bölündü, artık yeni şirkette çalışmak zorundasın ve buna itiraz edemezsin” şeklindeki yaklaşımı her durumda doğru değildir.
İşçi Bölünmeye İtiraz Ederse Kıdem Tazminatı Alabilir mi?
Bu soruya yalnızca “evet” veya “hayır” şeklinde cevap verilmesi doğru olmaz.
İşçinin bölünme kapsamında iş ilişkisinin devrine itiraz etmesi, iş sözleşmesinin kanundaki özel düzenlemeye göre sona ermesine yol açabilir. Ancak kıdem tazminatına hak kazanılıp kazanılmayacağı, sona ermenin hukuki niteliği ve uygulanacak iş hukuku hükümleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle işçinin hiçbir inceleme yapmadan yalnızca “Yeni şirkete geçmek istemiyorum” diyerek istifa dilekçesi vermesi ciddi hak kaybı yaratabilir.
Şirket Bölünmesi İşçiye Otomatik Kıdem Tazminatı Hakkı Verir mi?
Hayır. Şirketin bölünmesi tek başına bütün çalışanların iş sözleşmelerinin sona erdiği ve herkese derhâl kıdem tazminatı ödenmesi gerektiği anlamına gelmez.
İş ilişkisi kesintisiz şekilde devralan şirkette devam ediyorsa işçi çalışmasını sürdürebilir ve geçmiş hizmet süresi hukuken önemini koruyabilir.
Dolayısıyla “Şirket bölündü, herkes kıdem tazminatını alır” şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır.
Şirket Bölünmesi Nedeniyle İşçinin SGK Çıkışı Yapılırsa Kıdem Kaybolur mu?
Uygulamada bölünme veya şirket yapılanması sırasında çalışanların eski şirketten SGK çıkışı yapılıp yeni şirketten girişleri gerçekleştirilebilmektedir.
Ancak SGK kayıtlarında çıkış ve yeni giriş bulunması, tek başına işçinin geçmiş hizmetinin hukuken tamamen sona erdiğini göstermez. Fiili çalışma kesintisiz devam etmişse, işyeri ve iş organizasyonu büyük ölçüde aynı kalmışsa ve değişiklik şirket yapılanmasından kaynaklanıyorsa bütün süreç birlikte değerlendirilmelidir.
İşçilik alacakları uyuşmazlığında yalnızca SGK işe giriş ve çıkış tarihine bakılması yeterli olmayabilir.
İşçiye “Bütün Haklarını Aldım” Belgesi İmzalatılabilir mi?
Şirket bölünmesi sırasında işçilere çeşitli belgeler imzalatılması uygulamada sık görülmektedir. İşçiden istifa dilekçesi, ibraname, yeni iş sözleşmesi veya “eski şirkette hiçbir alacağım kalmamıştır” şeklinde belge alınmaya çalışılabilir.
Ancak bir belgenin işçiye imzalatılmış olması, belgedeki bütün sonuçların otomatik olarak hukuken geçerli olduğu anlamına gelmez. Özellikle ibranamenin geçerliliği bakımından Türk Borçlar Kanunu’ndaki özel şartların ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Bu nedenle çalışan, içeriğini ve hukuki sonucunu anlamadığı belgeleri şirket bölünmesinin rutin işlemi olduğu düşüncesiyle imzalamamalıdır.
Yeni İş Sözleşmesi İmzalanması Eski Kıdemi Ortadan Kaldırır mı?
Tek başına yeni bir iş sözleşmesi imzalanması geçmiş çalışma süresinin mutlaka ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Örneğin çalışan pazartesi günü eski şirket bünyesinde çalışırken salı günü aynı masada, aynı işi, aynı işletme organizasyonu içerisinde yeni şirket adına yapmaya devam ediyorsa sırf yeni bir sözleşme düzenlenmiş olması geçmiş hizmetin değerlendirme dışı bırakılması için her zaman yeterli değildir.
Gerçek çalışma ilişkisinin devamlılığı önemlidir.
Bölünme Sonrasında Maaş Düşürülebilir mi?
Şirket bölünmesi işverene işçinin ücretini istediği şekilde azaltma yetkisi vermez.
İş sözleşmesindeki çalışma koşullarında işçi aleyhine esaslı değişiklik yapılmak isteniyorsa İş Kanunu’nun çalışma koşullarında değişiklik hükümleri dikkate alınmalıdır. Ücretin azaltılması, görev ve sorumlulukların ağırlaştırılması veya bazı önemli yan hakların kaldırılması somut olayda esaslı değişiklik niteliği taşıyabilir.
Bu nedenle “Yeni şirketin ücret politikası farklı” denilmesi tek başına kazanılmış çalışma koşullarının ortadan kaldırılması için yeterli değildir.
Bölünmeden Sonra İşçinin Pozisyonu Değiştirilebilir mi?
Şirket organizasyonunda yeniden yapılanma yapılması mümkündür ancak işverenin yönetim hakkı sınırsız değildir.
İşçinin müdürlük görevinden daha düşük bir pozisyona alınması, ücretinin düşürülmesi, görev yerinin ciddi şekilde değiştirilmesi veya çalışma koşullarının ağırlaştırılması esaslı değişiklik tartışması yaratabilir.
Şirket bölünmesi, işverenin mevcut çalışanların sözleşmelerini istediği gibi yeniden yazabileceği anlamına gelmez.
Bölünme Sonrasında İşçinin İş Yeri Başka Şehre Taşınırsa Ne Olur?
Bu konu özellikle Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa gibi farklı şehirlerde operasyonları bulunan şirketlerde önemlidir.
Örneğin Ankara’da çalışan işçinin bağlı olduğu şirket bölümü bölünme sonucunda İstanbul merkezli başka şirkete geçmiş olabilir. Ancak bu durum işçinin otomatik olarak İstanbul’da çalışmak zorunda olduğu anlamına gelmez.
İş sözleşmesindeki işyeri hükümleri, varsa nakil kayıtları, değişikliğin işçi üzerindeki etkisi ve İş Kanunu’nun esaslı değişikliğe ilişkin hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.
Bölünme Sonrasında İşçi İşten Çıkarılırsa Kıdem Nasıl Hesaplanır?
İşçinin geçmiş hizmetinin devralan işveren nezdinde devam ettiği bir durumda, daha sonra gerçekleşen fesihte hizmet süresinin hesabında yalnızca yeni şirkette geçen birkaç ayın esas alınması ciddi uyuşmazlık yaratabilir.
Örneğin işçi eski şirkette dokuz yıl çalışmış, bölünmeden sonra yeni şirkette sekiz ay çalışmış ve ardından işten çıkarılmış olabilir.
Bu durumda “Yeni şirkette yalnızca sekiz aydır çalışıyorsun” denilerek önceki dokuz yılın tamamen yok sayılması her durumda hukuken kabul edilebilir değildir.
İş ilişkisinin geçiş şekli ve şirketlerin sorumluluğu birlikte incelenmelidir.
Bölünmede Eski ve Yeni Şirketin İşçilik Alacaklarından Sorumluluğu Ne Olur?
Şirket bölünmelerinde çalışanların korunması amacıyla sorumluluğa ilişkin özel hükümler bulunmaktadır.
İşçinin bölünmeden önce doğmuş alacakları ile iş ilişkisinin devamından kaynaklanan belirli alacakları bakımından bölünmeye katılan şirketlerin sorumluluğu gündeme gelebilir.
Bu nedenle işçilik alacağı davasında yalnızca işçinin bordrosunda en son görünen şirkete bakılması yeterli olmayabilir.
Bölünme planı, iş sözleşmesinin hangi şirkete geçtiği, alacağın ne zaman doğduğu ve ilgili şirketlerin kanuni sorumlulukları birlikte incelenmelidir.
İşçinin Birikmiş Fazla Mesai Alacağı Bölünmeyle Silinir mi?
Hayır. Şirket bölünmesi işçinin daha önce doğmuş işçilik alacaklarının kendiliğinden ortadan kalkması anlamına gelmez.
Örneğin bölünmeden önce üç yıllık ödenmemiş fazla çalışma alacağı bulunduğunu ileri süren işçinin talebi, yalnızca işveren şirketin bölünmesi nedeniyle yok olmaz.
Ancak zamanaşımı, ispat ve sorumlu şirketlerin belirlenmesi ayrıca değerlendirilmelidir.
Kullanılmayan Yıllık İzinler Ne Olur?
İş sözleşmesi devam ediyorsa yıllık izin hakkı bakımından çalışma süresinin devamlılığı önem taşır.
Şirket bölünmesi gerekçe gösterilerek işçinin yıllardır biriken veya hak kazandığı izin sürelerinin keyfî biçimde sıfırlanması doğru değildir.
İş sözleşmesinin sona ermesi hâlinde ise kullanılmayan yıllık izin ücretlerinin hangi şartlarla talep edilebileceği İş Kanunu hükümleri kapsamında değerlendirilir.
Prim ve Bonus Hakları Devam Eder mi?
Prim veya bonusun niteliği önemlidir. İş sözleşmesi, işyeri uygulaması veya düzenli uygulama sonucunda çalışma koşulu hâline gelmiş ödemeler bulunabilir.
Şirket bölünmesi, bu hakların otomatik olarak ortadan kaldırılması için tek başına yeterli değildir.
Yeni işverenin “Bizde prim sistemi yok” demesi, devredilen işçinin mevcut sözleşmesel haklarının niteliği incelenmeden kesin sonuç doğurmaz.
İşçinin Ücreti ve Yan Hakları Korunur mu?
Bölünme nedeniyle işveren değişikliği gerçekleşmesi, ücret ve diğer çalışma koşullarının kendiliğinden ortadan kalkması anlamına gelmez.
Yemek, servis, özel sağlık sigortası, düzenli prim, araç tahsisi veya benzeri menfaatlerin sözleşmesel hak ya da işyeri uygulaması hâline gelip gelmediği ayrıca değerlendirilmelidir.
Bölünme, işçinin mevcut çalışma koşullarını sıfırlayan bir işlem değildir.
Şirket Bölünmesi Gerekçe Gösterilerek İşçi İşten Çıkarılabilir mi?
Şirketlerin yeniden yapılanması bazı durumlarda işletmesel kararların alınmasına neden olabilir. Ancak “şirket bölündü” ifadesi tek başına yapılan her feshi geçerli hâle getirmez.
İş güvencesi kapsamındaki bir işçi bakımından feshin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı, işletmesel kararın gerçekten uygulanıp uygulanmadığı, işçinin çalıştırılabileceği başka bir pozisyon bulunup bulunmadığı ve feshin son çare olması ilkesi somut olayda önem taşıyabilir.
Bölünmeden Hemen Sonra Aynı Pozisyona Yeni İşçi Alınırsa Ne Olur?
İşveren bir çalışanı “bölünme nedeniyle pozisyon ortadan kalktı” gerekçesiyle işten çıkarmış ancak kısa süre sonra aynı veya çok benzer pozisyona başka bir çalışan almışsa, bu durum fesih gerekçesinin gerçekliği bakımından önem taşıyabilir.
Tek başına yeni işe alım her zaman feshin geçersiz olduğunu göstermese de işverenin ileri sürdüğü işletmesel gerekçenin mahkeme önünde incelenmesinde dikkate alınabilir.
İşçi Bölünme Sonrasında İstifaya Zorlanabilir mi?
Hayır. İşçinin yeni şirkete geçirilmesi için mutlaka istifa dilekçesi imzalaması gerektiği şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır.
Özellikle “Önce eski şirketten istifa et, sonra yeni şirkette işe başlatacağız” şeklindeki uygulamalarda işçinin belgenin sonuçlarını anlamadan hareket etmesi risklidir.
Gerçek iradeyi yansıtmayan veya baskıyla alınan istifa belgeleri ileride uyuşmazlık konusu olabilir.
İşçiye Kıdem Tazminatı Ödenip Yeni Şirkette Sıfırdan Başlatılabilir mi?
Tarafların yaptığı işlemin gerçek hukuki niteliği incelenmelidir.
İşçiye belirli bir ödeme yapılması tek başına geçmiş hizmet süresinin her türlü hukuki sonuç bakımından ortadan kalktığı anlamına gelmez. Ödemenin hangi alacağa karşılık yapıldığı, iş sözleşmesinin gerçekten sona erip ermediği ve çalışmanın kesintisiz devam edip etmediği önemlidir.
Bu nedenle “Tazminatını ödedik, artık kıdemin sıfır” şeklindeki açıklama her olay bakımından yeterli değildir.
İşçinin İhbar Tazminatı Hakkı Ne Olur?
İş sözleşmesi bölünme sonucunda kanuni şekilde devam ediyorsa sırf işveren tarafındaki değişiklik nedeniyle otomatik olarak ihbar tazminatı doğmaz.
Buna karşılık iş sözleşmesi feshedilmişse feshin kim tarafından, hangi nedenle ve hangi hukuki rejim altında gerçekleştirildiği değerlendirilerek ihbar tazminatı hakkı belirlenir.
Şirket Bölünmesi Sırasında İşçinin Kıdem Tazminatı Hesabı Nasıl Yapılır?
Kıdem tazminatına hak kazanılan bir sona erme mevcutsa hesaplamada yalnızca son şirket unvanı altında geçen süreye bakılması her durumda doğru değildir.
İşçinin çalışma süresinin devamlılığı ve işverenler arasındaki hukuki ilişki incelenmelidir.
Ayrıca kıdem tazminatına esas ücret belirlenirken yalnızca çıplak maaş değil, kanuni şartları taşıyan düzenli para ve para ile ölçülebilen menfaatler de değerlendirmeye girebilir.
Bölünme Tarihinden Önceki Ücret Alacaklarını Kim Öder?
Bu sorunun cevabı alacağın doğum tarihi ve bölünmeye ilişkin özel sorumluluk hükümleri dikkate alınarak belirlenmelidir.
İşçinin bölünme öncesinde doğmuş ücret, fazla çalışma veya diğer işçilik alacaklarının şirket yapılanması yoluyla ortadan kaldırılması mümkün değildir.
Bölünmeye katılan şirketlerin hangi kapsamda sorumlu olduğu somut olayda ayrıca belirlenmelidir.
İşçi Bölünmeden Sonra Aynı Masada Çalışmaya Devam Ediyorsa Bunun Önemi Var mı?
Evet. Fiili çalışma ilişkisinin kesintisiz devam etmesi hukuki değerlendirmede önemlidir.
İşçinin işyeri, görevi, yöneticisi, çalışma saatleri ve yaptığı iş değişmemiş; yalnızca bordroda görünen şirket değişmiş olabilir.
Bu durumda işverenin “Eski çalışma tamamen sona erdi” iddiası gerçek çalışma ilişkisiyle birlikte değerlendirilmelidir.
Bölünme Sonrasında İşçiden Deneme Süresi İstenebilir mi?
Yıllardır aynı işte çalışan ve bölünme nedeniyle başka şirkete geçen işçinin geçmiş çalışma ilişkisi göz ardı edilerek yeniden deneme süresine tabi tutulması hukuki uyuşmazlık yaratabilir.
Özellikle iş ilişkisi hukuken devam ediyorsa sanki ilk kez işe girilmiş gibi yeni bir deneme süresi oluşturulmasının geçerliliği ayrıca değerlendirilmelidir.
Bölünme Nedeniyle İşe İade Davası Açılabilir mi?
İşçi bölünme veya yeniden yapılanma gerekçesiyle işten çıkarılmışsa ve iş güvencesi koşullarını taşıyorsa feshin geçersizliği ve işe iade gündeme gelebilir.
Burada süreler son derece önemlidir. İşe iade uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk ve dava süreleri bulunduğundan çalışan fesih sonrasında uzun süre beklememelidir.
Şirket Bölünmesinde İşçiler İçin En Büyük Risk Nedir?
En büyük risklerden biri, şirketin ticari yeniden yapılanmasının çalışanlara “Bütün eski haklarınız bitti” şeklinde sunulmasıdır.
İkinci önemli risk ise işçilere istifa, ibraname veya geçmiş kıdemden vazgeçildiği izlenimini doğuran belgelerin incelemeden imzalatılmasıdır.
Şirketler hukuku açısından işveren tüzel kişiliğinin değişmesi ile iş hukuku açısından işçinin hizmet süresinin ve kazanılmış haklarının durumu aynı mesele değildir.
Şirket Bölünmesi Sırasında Çalışan Hangi Belgeleri Saklamalı?
Çalışanın eski ve yeni işveren dönemini gösterebilecek iş sözleşmeleri, ücret bordroları, SGK kayıtları, ücret ödemelerine ilişkin banka kayıtları, görev ve pozisyon bilgileri, işveren tarafından gönderilen bölünme veya devir bildirimleri ile çalışma koşullarındaki değişiklikleri gösteren yazışmaları saklaması yararlı olabilir.
Özellikle eski şirketten çıkış ve yeni şirkete giriş yapılmışsa bunun hangi gerekçeyle gerçekleştirildiğine ilişkin belgeler önem kazanır.
Şirket Bölünmesinde Çalışanların Kıdem ve Tazminat Hakları Ne Olur?
Şirket bölünmesi çalışanların geçmiş hizmetlerini otomatik olarak ortadan kaldıran bir işlem değildir. İş ilişkisinin devralan şirkete geçtiği durumlarda geçmiş çalışma süresinin hukuki etkileri devam edebilir ve işçinin ücret, kıdem, izin ve diğer çalışma koşulları yalnızca şirketin bölündüğü gerekçesiyle yok sayılamaz.
Bununla birlikte her bölünme sonucunda işçiye otomatik olarak kıdem veya ihbar tazminatı ödenmesi gerektiği de söylenemez. İş sözleşmesinin devam edip etmediği, işçinin devre itiraz edip etmediği, sözleşmenin hangi nedenle sona erdiği ve bölünmeye katılan şirketlerin sorumluluğu ayrı ayrı incelenmelidir.
Özellikle işçiye “istifa et ve yeni şirkette yeniden başla”, “kıdemin sıfırlandı”, “eski izinlerin artık geçerli değil” veya “yeni şirket eski borçlardan sorumlu değil” şeklinde açıklamalar yapılıyorsa hukuki durum belgeler üzerinden değerlendirilmelidir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, şirket bölünmelerinde çalışanların haklarının belirlenmesinde yalnızca bordroda yazan şirket adına değil, çalışma ilişkisinin fiilen ve hukuken devam edip etmediğine, iş sözleşmesinin geçiş biçimine ve bölünmeye katılan şirketlerin kanuni sorumluluklarına birlikte bakılması gerektiğini vurgulamaktadır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK ile Şirket Bölünmesi ve İşçilik Alacakları
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere Türkiye genelinde şirket birleşmesi, bölünmesi, işyeri devri ve yeniden yapılanma süreçleri çalışanların kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, ücret, fazla mesai ve işe iade hakları bakımından uyuşmazlıklara yol açabilmektedir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, şirket bölünmesinde iş sözleşmelerinin devri, geçmiş kıdemin korunması, işçilik alacaklarının tahsili, işverenlerin sorumluluğu, esaslı çalışma koşulu değişiklikleri ve fesih uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Şirket bölününce işçinin kıdemi sıfırlanır mı?
Kural olarak şirket bölünmesi tek başına geçmiş hizmet süresini ortadan kaldırmaz. İş ilişkisinin hangi şekilde devam ettiği incelenmelidir.
2. Eski şirketten SGK çıkışım yapılıp yeni şirketten girişim yapılırsa kıdemim yanar mı?
SGK’daki çıkış ve giriş kaydı tek başına geçmiş çalışma süresinin bütün hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz. Fiili ve hukuki çalışma devamlılığı ayrıca değerlendirilir.
3. Şirket bölündüğü için hemen kıdem tazminatı alabilir miyim?
Her şirket bölünmesi otomatik kıdem tazminatı hakkı doğurmaz. İş sözleşmesinin devam veya sona erme biçimi önemlidir.
4. Yeni şirkete geçmeyi reddedebilir miyim?
TTK’nın bölünmede iş ilişkilerine ilişkin hükümleri kapsamında işçinin itiraz hakkı bulunmaktadır. Ancak itirazın iş sözleşmesi üzerindeki sonuçları nedeniyle işlem yapılmadan önce hukuki durum değerlendirilmelidir.
5. Yeni şirket eski kıdemimi kabul etmek zorunda mı?
İş ilişkisinin bölünme kapsamında devri söz konusuysa geçmiş hizmet süresinin hukuki sonuçları göz ardı edilemez. Somut bölünme işlemi ve iş ilişkisinin niteliği incelenmelidir.
6. Bölünme nedeniyle maaşım düşürülebilir mi?
Şirket bölünmesi tek başına ücretin düşürülmesine sınırsız yetki vermez. İşçi aleyhine esaslı değişiklikler İş Kanunu hükümlerine tabidir.
7. Eski yıllık izinlerim silinebilir mi?
İş ilişkisinin devam ettiği bir durumda şirketin bölünmesi geçmiş izin haklarının kendiliğinden yok olması anlamına gelmez.
8. Bölünme gerekçesiyle işten çıkarılırsam işe iade talep edebilir miyim?
İş güvencesi koşulları bulunuyorsa ve feshin geçerli nedene dayanmadığı ileri sürülüyorsa işe iade süreci gündeme gelebilir. Kanuni başvuru süreleri önemlidir.
9. Bölünmeden önceki fazla mesai ve ücret alacaklarım kaybolur mu?
Hayır. Bölünme geçmişte doğmuş işçilik alacaklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Sorumlu şirketlerin kim olduğu ayrıca belirlenmelidir.
10. Şirket bölünürken istifa dilekçesi imzalamalı mıyım?
İstifa ciddi hukuki sonuç doğurabilir. İş ilişkisinin devri için istifanın gerçekten gerekli olup olmadığı ve belgenin sonuçları değerlendirilmeden imzalanması hak kaybına yol açabilir.
Uzman Hukuki Destek
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa ve Türkiye genelinde hizmet veren FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, şirket bölünmesi ve yeniden yapılanma süreçlerinden kaynaklanan işçilik uyuşmazlıklarında profesyonel hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, şirket bölünmesi sonrasında kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, iş sözleşmesinin devri, yıllık izin, ücret ve fazla çalışma alacakları, çalışma koşullarının değiştirilmesi ve işe iade süreçlerinde hukuki destek sunmaktadır.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Kule Plaza, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr




