
Boşanmada Şirket Sahibinin Kasadan Çektiği Paralar Nasıl Tespit Edilir? 2026 Güncel Rehber
16 Ekim 2026
Şirket Sahibi Eş Kâr Dağıtmayarak Gelirini Gizleyebilir mi? 2026 Güncel Rehber
16 Ekim 2026Şirket sahibi eş kendisini asgari ücretli gösterirse nafaka nasıl hesaplanır? Şirket ortağının gerçek gelirinin araştırılması, banka hesapları, şirket kârı, yaşam standardı, malvarlığı, tedbir nafakası, yoksulluk nafakası ve iştirak nafakasını 2026 güncel aile hukuku kapsamında açıklıyoruz.
Boşanma ve nafaka davalarında en çok uyuşmazlık çıkan konulardan biri, şirket sahibi veya şirket ortağı olan eşin resmî kayıtlarda düşük gelirli görünmesine rağmen gerçekte çok daha yüksek ekonomik güce sahip olduğunun ileri sürülmesidir. Özellikle eşin kendi şirketinde sigortalı olarak çalışması ve bordrosunda asgari ücret veya buna yakın bir ücret gösterilmesi, nafakanın yalnızca bordrodaki rakama göre belirlenip belirlenmeyeceği sorusunu ortaya çıkarır.
Örneğin eş bir limited şirketin yüzde 50 ortağı ve müdürü olabilir, şirket adına yüksek tutarlı ticari işlemler gerçekleştirebilir, şirket aracı kullanabilir ve yüksek yaşam standardına sahip olabilir. Buna rağmen boşanma davasında aylık gelirinin yalnızca bordroda görünen asgari ücret olduğunu ileri sürebilir.
Bu durumda mahkemenin yalnızca bordroya bakarak otomatik biçimde nafaka belirlemesi gerektiği söylenemez. Nafaka uyuşmazlığında tarafların gerçek ekonomik ve sosyal durumlarının ortaya çıkarılması önemlidir.
Şirket Sahibi Eşin Bordroda Asgari Ücretli Görünmesi Nafakayı Belirler mi?
Tek başına belirlemez.
Bir kişinin bordrosunda asgari ücret görünmesi önemli bir delildir ancak özellikle kendi şirketinin sahibi, ortağı veya yöneticisi olan kişiler bakımından ekonomik gücün tek göstergesi olarak kabul edilmesi her olayda doğru olmayabilir.
Mahkeme, kişinin gerçekte hangi ekonomik imkânlara sahip olduğunu araştırabilir. Şirket ortaklığı, elde edilen ücret, kâr payları, taşınmazlar, araçlar, banka hesapları ve hayat standardı gibi unsurlar somut olayın özelliklerine göre birlikte değerlendirilebilir.
Dolayısıyla şirket sahibi eşin “SGK kaydında asgari ücretliyim, nafaka da buna göre hesaplanmalıdır” savunması tek başına sonucu belirlemek zorunda değildir.
Şirket Sahibi Eşin Gerçek Geliri Nasıl Araştırılır?
Şirket ortağı olan eşin ekonomik durumunun araştırılması sıradan bir ücretlinin gelir araştırmasından daha kapsamlı olabilir.
Mahkeme yalnızca aylık ücret bordrosuyla yetinmek yerine kişinin şirket içindeki konumunu, ortaklık oranını, şirketten kendisine yapılan ödemeleri, kâr paylarını, malvarlığını ve ekonomik yaşam biçimini değerlendirebilir.
Buradaki temel amaç şirketin bütün gelirini doğrudan eşin kişisel geliri kabul etmek değil, eşin gerçek ödeme gücünü tespit etmektir.
Şirketin Cirosu Eşin Kişisel Geliri Sayılır mı?
Hayır.
Bu ayrım özellikle önemlidir.
Şirketin yıllık cirosunun örneğin 30 milyon TL olması, şirket ortağının kişisel gelirinin 30 milyon TL olduğu anlamına gelmez. Ciro şirketin satış ve faaliyet hacmini ifade eder; şirketin personel, kira, vergi, finansman, mal ve hizmet alımı gibi çok sayıda gideri bulunabilir.
Aynı şekilde şirket ayrı bir tüzel kişiyse şirketin banka hesabındaki bütün paranın doğrudan ortağın kişisel parası olduğu da kabul edilemez.
Bu nedenle nafaka talep eden taraf açısından “şirketin cirosu çok yüksek, dolayısıyla eşin geliri de aynıdır” yaklaşımı tek başına yeterli değildir.
Buna karşılık şirketin büyüklüğü, kârlılığı, ortağın şirketteki payı ve şirketten elde ettiği ekonomik menfaatler gerçek ödeme gücünün belirlenmesinde önem taşıyabilir.
Şirket Kârı Doğrudan Ortağın Geliri midir?
Her zaman değildir.
Şirketin dönem kârı ile ortağın fiilen elde ettiği kişisel gelir birbirinden ayrılmalıdır. Şirket kâr etmiş olabilir ancak kâr dağıtımı yapılmamış olabilir. Kâr şirket bünyesinde bırakılmış, yatırıma ayrılmış veya geçmiş dönem zararlarının kapatılmasında kullanılmış olabilir.
Buna karşılık düzenli şekilde kâr dağıtımı yapılıyorsa eşin aldığı kâr payları ekonomik durumunun belirlenmesinde önemli olabilir.
Özellikle eşin kendi kontrolündeki şirkette ücretini düşük gösterirken farklı yöntemlerle şirketten önemli ekonomik menfaat sağladığı iddia ediliyorsa bu durum daha ayrıntılı araştırılabilir.
Şirketten Eşin Kişisel Hesabına Yapılan Transferler Dikkate Alınır mı?
Somut olayda alınabilir ancak her banka transferi otomatik olarak gelir kabul edilmemelidir.
Şirket hesabından ortağın kişisel hesabına yapılan ödeme maaş, kâr payı, masraf iadesi, ortaklar cari hesabına ilişkin ödeme, borç geri ödemesi veya başka bir hukuki sebebe dayanabilir.
Bu nedenle yalnızca transfer miktarına değil transferin niteliğine bakılmalıdır.
Örneğin her ay düzenli şekilde yüksek miktarda para alan eşin aynı dönemde yalnızca asgari ücret kazandığını ileri sürmesi hâlinde transferlerin hukuki sebebinin araştırılması önem kazanabilir.
Ortaklar Cari Hesabı Nafaka Davasında Önemli Olabilir mi?
Evet.
Şirket sahibi eşin gerçek ekonomik durumunun araştırıldığı davalarda ortaklar cari hesabı önemli bilgiler sağlayabilir. Ortağın şirkete borç verip vermediği, şirketten düzenli para çekip çekmediği veya şirket ile ortak arasında hangi mali hareketlerin gerçekleştiği buradan anlaşılabilir.
Ancak ortaklar cari hesabındaki her kayıt kişisel gelir değildir. Kayıtların ekonomik ve hukuki niteliğinin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Şirket Aracı Kullanan Eşin Bu İmkânı Gelir Sayılır mı?
Şirket tarafından sağlanan ekonomik menfaatler kişinin yaşam standardının değerlendirilmesinde dikkate alınabilir.
Örneğin eş şirketin lüks aracını sürekli kişisel kullanımında bulunduruyor, yakıt giderleri şirket tarafından karşılanıyor, telefon veya bazı seyahat giderleri şirket tarafından ödeniyorsa bunlar kişinin ekonomik yaşam biçiminin değerlendirilmesinde anlamlı olabilir.
Ancak şirket aracının piyasa değerini doğrudan aylık kişisel gelir gibi kabul etmek doğru değildir. Bu tür imkânlar daha çok gerçek ekonomik gücün belirlenmesine yardımcı olan unsurlardır.
Lüks Yaşam Süren Eş Asgari Ücretli Olduğunu Söylerse Ne Olur?
Bordro ile fiilî yaşam standardı arasında ciddi bir uyumsuzluk bulunması araştırmayı gerekli hâle getirebilir.
Örneğin asgari ücret aldığını söyleyen kişi aynı dönemde yüksek bedelli konutta yaşıyor, pahalı araçlar kullanıyor, düzenli yurt dışı seyahatleri gerçekleştiriyor ve yüksek harcamalar yapıyorsa bu yaşamın hangi kaynaklarla finanse edildiği önem kazanabilir.
Ancak yalnızca sosyal medyada lüks görünen birkaç fotoğraf üzerinden kesin gelir hesabı yapılması da doğru değildir.
Yaşam standardı diğer mali delillerle birlikte değerlendirilmelidir.
Eşin Üzerindeki Ev ve Araçlar Nafaka Hesabında Dikkate Alınır mı?
Malvarlığı kişinin ekonomik durumunun değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Taşınmazın değeri, gelir getirip getirmediği, üzerinde kredi veya başka yükümlülük bulunup bulunmadığı gibi unsurlar önemlidir.
Örneğin üç dairesi bulunan eşin bu taşınmazlardan kira geliri elde edip etmediği araştırılabilir.
Ancak kişinin taşınmaz sahibi olması, o taşınmazın emsal kira bedelinin otomatik olarak kişinin aylık geliri sayılacağı anlamına gelmez. Gerçek kira geliri ile varsayımsal kira değeri birbirinden ayrılmalıdır.
Şirket Payının Değeri Nafaka Hesabında Gelir Sayılır mı?
Şirket payının ekonomik değeri kişinin malvarlığının değerlendirilmesinde önemli olabilir ancak pay değeri ile aylık gelir aynı kavram değildir.
Bir kişinin 10 milyon TL değerinde şirket payına sahip olması, her ay 10 milyon TL gelir elde ettiği anlamına gelmez.
Bununla birlikte yüksek değerli ve düzenli gelir üreten bir şirkette önemli pay sahibi olan kişinin yalnızca asgari ücret geliri bulunduğu iddiası somut olayın şartlarına göre ayrıntılı araştırmayı gerektirebilir.
Şirket Sahibi Eş Maaşını Boşanma Davasından Önce Düşürürse Ne Olur?
Boşanma veya nafaka uyuşmazlığından hemen önce kişinin ücretinde olağan dışı düşüş meydana gelmesi dikkat çekebilir.
Örneğin yıllardır yüksek ücret alan şirket ortağı boşanma sürecinin başlamasından kısa süre önce kendi maaşını asgari ücrete düşürmüş olabilir.
Böyle bir durumda geçmiş dönem bordroları, şirketten yapılan ödemeler ve kişinin yaşam standardı birlikte incelenebilir.
Maaşın düşürülmesinin gerçek ekonomik bir nedene dayanıp dayanmadığı önemlidir.
Şirket Sahibi Eş Kendisine Hiç Maaş Ödemiyorsa Nafaka Ödemez mi?
Hayır.
Bir şirket ortağının kendisine bordrolu maaş ödememesi, ekonomik gücünün bulunmadığını otomatik olarak göstermez.
Kişinin şirketten elde ettiği diğer menfaatler, kâr payları, malvarlığı ve gerçek mali durumu ayrıca araştırılabilir.
Aksi yaklaşım, kendi ücretini belirleme imkânı bulunan şirket sahibinin yalnızca kendisine maaş ödemeyerek nafaka yükümlülüğünü etkileyebilmesi sonucunu doğurabilir.
Eş Şirket Hisselerini Yakınına Devrederse Ne Olur?
Boşanma veya nafaka sürecinde şirket paylarının eşin kardeşine, annesine, babasına veya başka bir yakınına devredilmesi hâlinde devir işleminin zamanı ve ekonomik gerçekliği önem kazanabilir.
Her yakın akrabaya yapılan hisse devri muvazaalı değildir.
Gerçek bir satış yapılmış ve bedel gerçekten ödenmiş olabilir.
Ancak devir yalnızca ekonomik gücü düşük göstermek amacıyla yapılmışsa bu iddianın somut delillerle ortaya konulması gerekir.
Şirket Müdürü Olmak Yüksek Gelir Sahibi Olunduğunu Kanıtlar mı?
Tek başına hayır.
Müdürlük bir yönetim ve temsil sıfatıdır. Kişinin şirket müdürü olması tek başına belirli miktarda gelir elde ettiğini göstermez.
Ancak kişinin aynı zamanda şirketin büyük ortağı olması, şirketin faaliyet hacmi, kendisine yapılan ödemeler ve ekonomik yaşam biçimiyle birlikte değerlendirildiğinde müdürlük sıfatı daha anlamlı hâle gelebilir.
Banka Hesapları Nafaka Davasında Araştırılabilir mi?
Somut uyuşmazlığın gerektirdiği ölçüde mali durumun araştırılması kapsamında banka kayıtları önem taşıyabilir.
Özellikle bordroda düşük gelir görünmesine rağmen hesaplarda düzenli ve yüksek miktarlı para hareketleri bulunduğu iddia ediliyorsa bu kayıtların kaynağı araştırılabilir.
Ancak hesaba giren her para gelir değildir. Borç, hesaplar arası transfer, mal satışı veya başka bir kaynağa dayanabilir.
Bu nedenle banka hareketlerinin niteliği önemlidir.
Kredi Kartı Harcamaları Gerçek Geliri Gösterir mi?
Kredi kartı harcamaları yaşam standardına ilişkin yardımcı veri olabilir.
Örneğin aylık geliri asgari ücret olduğunu söyleyen kişinin sürekli çok yüksek kredi kartı harcaması yapması açıklanması gereken bir uyumsuzluk yaratabilir.
Ancak kredi kartı harcaması tek başına gelir değildir. Harcamalar borçlanarak veya başka kaynaklardan finanse edilmiş olabilir.
Mahkeme ekonomik tabloyu bütün olarak değerlendirmelidir.
Şirketin Vergi Beyannameleri İncelenebilir mi?
Şirketin mali yapısının anlaşılması açısından vergi ve finansal kayıtlar somut olayda önem taşıyabilir.
Ancak şirketin vergi matrahı ile şirket ortağının kişisel geliri aynı değildir.
Şirket ayrı bir ekonomik ve hukuki yapıdır. Şirket verilerinden kişinin elde ettiği gerçek ekonomik menfaatin ayrıca ortaya konulması gerekir.
Bilirkişi İncelemesi Yapılabilir mi?
Şirket kayıtlarının ve mali hareketlerin teknik olarak değerlendirilmesi gerektiğinde bilirkişi incelemesi gündeme gelebilir.
Özellikle şirketten ortağa yapılan ödemelerin niteliği, ortaklar cari hesabı, kâr dağıtımları ve finansal kayıtların değerlendirilmesi teknik uzmanlık gerektirebilir.
Ancak nafakanın miktarını belirlemek bilirkişinin değil mahkemenin hukuki değerlendirmesidir.
Nafaka İçin Şirketin Değeri Hesaplanmak Zorunda mı?
Her nafaka davasında kapsamlı şirket değerlemesi yapılması zorunlu değildir.
Uyuşmazlık kişinin aylık ödeme gücünün belirlenmesiyle çözülebiliyorsa şirketin bütün piyasa değerinin hesaplanması gereksiz olabilir.
Şirket değerlemesi ile gerçek gelir araştırması birbirine karıştırılmamalıdır.
Tedbir Nafakası Belirlenirken Şirket Sahibi Eşin Gerçek Geliri Araştırılır mı?
Boşanma davası devam ederken koşulları varsa eş ve çocuk lehine tedbir nafakası gündeme gelebilir.
Tedbir nafakasının miktarı belirlenirken tarafların ekonomik ve sosyal durumları önem taşır.
Şirket sahibi eşin yalnızca bordrodaki ücretinin değil, gerçek ekonomik durumunun ortaya çıkarılmasına yönelik araştırmalar somut olayda önem kazanabilir.
Yoksulluk Nafakasında Şirket Sahibi Eşin Geliri Nasıl Etkili Olur?
Yoksulluk nafakasında yalnızca nafaka ödeyecek kişinin zengin olup olmadığına bakılmaz.
Türk Medeni Kanunu m.175 kapsamında nafaka isteyen tarafın boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması ve kusurunun diğer taraftan daha ağır olmaması gibi kanuni koşullar ayrıca değerlendirilir.
Nafaka yükümlüsünün kusuru ise yoksulluk nafakası bakımından aranmaz.
Şirket sahibi eşin gerçek ekonomik gücü, nafakanın miktarının belirlenmesinde önemli olabilir; fakat yüksek gelir tek başına karşı tarafın yoksulluk nafakasına hak kazanması için yeterli değildir.
İştirak Nafakasında Şirket Sahibinin Geliri Nasıl Değerlendirilir?
İştirak nafakası çocuğun bakım, eğitim, sağlık ve diğer ihtiyaçlarının karşılanmasına yöneliktir.
Çocuğun ihtiyaçları ile anne ve babanın ekonomik güçleri birlikte değerlendirilir.
Şirket sahibi ebeveynin gerçek ekonomik durumunun resmî bordrodan daha yüksek olduğu ortaya çıkarsa bu durum iştirak nafakasının miktarının belirlenmesinde etkili olabilir.
Ancak çocuğun giderlerinin otomatik olarak yüzde 50-yüzde 50 paylaşılması şeklinde sabit bir kural bulunmamaktadır.
Şirket Sahibi Eş Çok Kazanıyorsa Sınırsız Nafaka mı Öder?
Hayır.
Nafaka bir cezalandırma aracı değildir.
Nafaka miktarı belirlenirken nafakanın türü, tarafların ekonomik durumları, ihtiyaçlar, yaşam koşulları ve somut olayın diğer özellikleri değerlendirilir.
Şirket sahibinin yüksek gelir elde etmesi önemli olabilir ancak bu durum sınırsız miktarda nafaka belirlenmesini gerektirmez.
Evlilikteki Yaşam Standardı Aynen Devam Ettirilmek Zorunda mı?
Boşanma sonrasında iki ayrı hayat ve iki ayrı hane oluşur.
Evlilik dönemindeki yaşam standardı ekonomik durumun değerlendirilmesinde yardımcı olabilir ancak boşanmadan sonra evlilikteki bütün harcamaların aynen devam edeceği şeklinde mutlak bir kural bulunmamaktadır.
Mahkeme somut koşulları değerlendirir.
Eş Çalışabilecek Durumdaysa Yoksulluk Nafakası Alamaz mı?
Çalışabilecek durumda olmak ile fiilen yeterli gelir elde etmek aynı değildir.
Kişinin yaşı, mesleği, eğitim durumu, çalışma geçmişi, mevcut geliri ve somut yaşam koşulları birlikte değerlendirilir.
Aynı şekilde işsiz olmak da otomatik olarak yoksulluk nafakası hakkı doğurmaz.
Nafaka Miktarı Maaşın Belirli Bir Yüzdesi midir?
Hayır.
Türk hukukunda “nafaka maaşın yüzde 20’sidir” veya “gelirin yüzde 25’i nafaka olur” şeklinde genel ve sabit bir oran bulunmamaktadır.
Bu nedenle şirket sahibinin gerçek aylık gelirinin belirlenmesi önemli olsa da bulunan rakama otomatik bir yüzde uygulanarak nafaka hesaplanmaz.
Şirket Sahibi Eşin Gerçek Gelirini İspatlamak İçin Hangi Deliller Önemlidir?
Somut olaya göre şirket ve kişisel banka hareketleri, ücret kayıtları, geçmiş dönem gelirleri, şirket ortaklık oranı, kâr dağıtımları, taşınmaz ve araç kayıtları, şirketten sağlanan ekonomik menfaatler, ortaklar cari hesabı ve diğer mali kayıtlar önem taşıyabilir.
Delillerin amacı şirketin bütün malvarlığını eşin kişisel malvarlığı gibi göstermek değil, bordrodaki ücret ile gerçek ekonomik güç arasında iddia edilen farkı somutlaştırmaktır.
Sosyal Medya Paylaşımları Delil Olabilir mi?
Hukuka uygun şekilde elde edilen sosyal medya paylaşımları kişinin yaşam standardına ilişkin yardımcı delil niteliğinde olabilir.
Ancak pahalı bir otomobille çekilmiş tek fotoğraf o aracın kişiye ait olduğunu veya kişinin belirli miktarda aylık gelir elde ettiğini kanıtlamaz.
Paylaşımın zamanı, bağlamı ve diğer delillerle uyumu önemlidir.
Başkasının Üzerine Kayıtlı Araç ve Evler Dikkate Alınabilir mi?
Bir malın yakının adına kayıtlı olması tek başına o malın gerçekte eşe ait olduğunu kanıtlamaz.
Örneğin şirket sahibi eşin kardeşinin adına kayıtlı aracın gerçekte eşe ait olduğu ileri sürülüyorsa bunun somut delillerle desteklenmesi gerekir.
Mülkiyet kayıtlarının aksine varsayıma dayalı sonuç çıkarılmamalıdır.
Şirket Sahibi Eş Gelirini Bilerek Düşürürse Mahkeme Ne Yapabilir?
Mahkeme yalnızca son aya ait bordroyla sınırlı kalmak zorunda değildir.
Özellikle gelirin dava öncesinde ani şekilde düşürüldüğü iddia ediliyorsa geçmiş dönem ekonomik durumuyla karşılaştırma yapılması önem kazanabilir.
Şirket sahibinin gelirini görünürde azaltması ile gerçek ekonomik gücünün azalması aynı şey değildir.
Ancak “gelirini bilerek düşürdü” iddiası da somut olgularla desteklenmelidir.
Şirket Zarar Ediyorsa Yine de Yüksek Nafaka Çıkar mı?
Şirketin gerçekten zarar etmesi şirket sahibinin ödeme gücü bakımından önemli olabilir.
Özellikle şirketin faaliyetleri daralmış, borçları artmış ve kişinin gerçek geliri düşmüşse bu durum dikkate alınmalıdır.
Şirket sahibinin geçmişte yüksek gelir elde etmiş olması sonsuza kadar aynı ödeme gücüne sahip olduğu anlamına gelmez.
Bu nedenle güncel ekonomik durum önemlidir.
Nafaka Kararından Sonra Şirket Sahibinin Geliri Düşerse Ne Olur?
Ekonomik koşullarda önemli değişiklik meydana gelirse nafakanın artırılması veya azaltılması gündeme gelebilir.
Ancak her gelir değişikliği otomatik olarak nafaka miktarını değiştirmez.
Mevcut karar mahkeme tarafından değiştirilinceye kadar hukuki sonuçlarını sürdürür.
Bu nedenle şirket sahibinin gelirinin sonradan ciddi biçimde düşmesi hâlinde şartları varsa nafakanın azaltılması davası değerlendirilebilir.
Şirket Büyür ve Gelir Çok Artarsa Nafaka Artırılabilir mi?
Koşullarda önemli değişiklik meydana gelmişse nafakanın artırılması gündeme gelebilir.
Özellikle iştirak nafakasında çocuğun yaşının ilerlemesi, eğitim giderlerinin artması ve nafaka yükümlüsünün ekonomik gücünün önemli ölçüde yükselmesi birlikte değerlendirilebilir.
Ancak şirket cirosunun artması tek başına şirket ortağının kişisel gelirinin aynı oranda arttığını göstermeyebilir.
Şirket Sahibi Eş Kendisini Asgari Ücretli Gösterirse Nafaka Nasıl Belirlenir?
Şirket sahibi veya şirket ortağı eşin bordrosunda asgari ücret görünmesi, nafakanın mutlaka yalnızca bu rakama göre belirlenmesi anlamına gelmez. Mahkeme tarafların gerçek ekonomik ve sosyal durumlarını araştırarak nafakanın türüne göre değerlendirme yapabilir.
Özellikle şirket sahibi eşin kendi ücretini belirleme konusunda etkili olduğu durumlarda bordro ile gerçek ekonomik durum arasında önemli fark bulunup bulunmadığı araştırılabilir. Şirketten yapılan düzenli ödemeler, kâr payları, ortaklar cari hesabı, banka hareketleri, taşınmazlar, araçlar ve yaşam standardı bu değerlendirmede önem taşıyabilir.
Bununla birlikte şirketin cirosunun veya banka hesabındaki bütün paranın doğrudan eşin kişisel geliri kabul edilmesi de doğru değildir. Şirketin ekonomik varlığı ile ortağın kişisel malvarlığı ve geliri birbirinden ayrılmalıdır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, şirket sahibi eşin gelirinin tartışıldığı nafaka davalarında yalnızca SGK bordrosuna veya yalnızca şirket cirosuna dayanmak yerine, eşin şirketten fiilen elde ettiği ekonomik menfaatlerin ve gerçek ödeme gücünün somut mali veriler üzerinden ortaya çıkarılmasının önemli olduğunu vurgulamaktadır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK ile Şirket Sahibi Eşin Gelirinin Araştırılması
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere Türkiye genelindeki boşanma ve nafaka uyuşmazlıklarında şirket sahibi eşin gerçek gelirinin belirlenmesi, klasik ücretli çalışanlara ilişkin gelir araştırmasından daha ayrıntılı bir mali inceleme gerektirebilir.
Özellikle eşin kendi şirketinde asgari ücretli görünmesi, kendisine hiç maaş ödememesi, şirket üzerinden kişisel giderlerini karşılaması, şirketten düzenli para çekmesi veya dava öncesinde ücretini düşürmesi iddialarında şirket kayıtları ile kişisel ekonomik durumun birbirine karıştırılmadan incelenmesi gerekir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, şirket sahibi eşlerin taraf olduğu boşanma davaları, tedbir nafakası, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, nafakanın artırılması veya azaltılması ve gerçek gelirin araştırılmasına ilişkin aile hukuku uyuşmazlıklarında profesyonel hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Şirket sahibi eş bordroda asgari ücretli görünüyorsa nafaka asgari ücrete göre mi hesaplanır?
Hayır. Bordro önemli bir delildir ancak tek başına belirleyici olmak zorunda değildir. Eşin gerçek ekonomik ve sosyal durumu araştırılabilir.
2. Şirketin cirosu eşin geliri kabul edilir mi?
Hayır. Şirket cirosu ile şirket ortağının kişisel geliri aynı değildir. Şirketin giderleri, kârlılığı, ortaklık oranı ve ortağın fiilen elde ettiği ekonomik menfaatler ayrıca değerlendirilmelidir.
3. Şirket kârı nafaka hesabında dikkate alınır mı?
Şirket kârı ile ortağın kişisel geliri ayrılmalıdır. Fiilen dağıtılan kâr payları ve ortağın elde ettiği ekonomik menfaatler ise önem taşıyabilir.
4. Eş kendi şirketinden maaş almıyorsa nafaka ödemez mi?
Hayır. Maaş almaması ekonomik gücünün bulunmadığını otomatik olarak göstermez. Diğer gelir ve malvarlığı unsurları araştırılabilir.
5. Şirketten eşin kişisel hesabına gelen para gelir sayılır mı?
Her transfer otomatik olarak gelir değildir. Transferin maaş, kâr payı, borç geri ödemesi, masraf iadesi veya başka bir sebebe dayanıp dayanmadığı incelenmelidir.
6. Lüks araç kullanan eşin yüksek gelirli olduğu kabul edilir mi?
Tek başına araç kullanması belirli bir gelir miktarını kanıtlamaz. Ancak diğer mali delillerle birlikte yaşam standardının değerlendirilmesinde dikkate alınabilir.
7. Boşanma davasından hemen önce maaşını asgari ücrete düşüren eş bakımından ne yapılabilir?
Geçmiş dönem gelirleri, şirketten yapılan ödemeler, mali kayıtlar ve yaşam standardı karşılaştırılarak gerçek ekonomik durum araştırılabilir.
8. Nafaka maaşın yüzde kaçı olarak belirlenir?
Sabit bir yüzde bulunmamaktadır. Nafakanın türü, ihtiyaçlar, tarafların ekonomik durumları ve somut olayın koşulları değerlendirilir.
9. Şirket sahibi eşin banka hesapları araştırılabilir mi?
Somut uyuşmazlık bakımından gerekli ve hukuken uygun olduğu ölçüde mali durum araştırmasında banka hareketleri önem taşıyabilir.
10. Şirket sahibinin geliri sonradan ciddi biçimde düşerse nafaka azaltılabilir mi?
Koşullarda önemli değişiklik meydana gelmişse nafakanın azaltılması talep edilebilir. Ancak gelir düşüşü nafakayı kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Uzman Hukuki Destek
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa ve Türkiye genelinde hizmet veren FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, şirket sahibi ve şirket ortağı eşlerin taraf olduğu boşanma ve nafaka uyuşmazlıklarında profesyonel hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, özellikle şirket sahibinin gerçek gelirinin araştırılması, bordro ile fiilî gelir arasındaki farkın ortaya çıkarılması, şirketten ortağa yapılan ödemelerin incelenmesi, tedbir nafakası, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ile nafakanın artırılması ve azaltılması davalarında hukuki destek sunmaktadır.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Kule Plaza, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr




