
Trafik Kazasında Karşı Taraf Tutanak Tutmak İstemezse Sigortadan Tazminat Nasıl Alınır? 2026 Güncel Rehber
20 Ağustos 2026
Şirket Aracıyla Yapılan Kazada İşveren, Sürücü ve Sigorta Şirketinin Sorumluluğu: 2026 Güncel Rehber
21 Ağustos 2026Trafik kazasında aracı kullanan kişi ile ruhsat sahibi farklıysa tazminatı kim öder? Sürücü, araç sahibi, işleten ve trafik sigortasının sorumluluğunu 2026 güncel uygulamasıyla inceleyin.
Trafik kazasında aracı kullanan sürücü ile aracın sahibi aynı kişi olmak zorunda değildir ve bu kişilerin hukuki sorumluluklarının dayanakları birbirinden farklıdır. Kazaya kusuruyla neden olan sürücü, kendi kusurlu davranışından doğan zararlardan sorumlu olabilir. Araç sahibi ise her durumda yalnızca ruhsatta adı yazdığı için otomatik olarak sorumlu kabul edilmez; Karayolları Trafik Kanunu bakımından asıl önemli kavramlardan biri “işleten” sıfatıdır. Zorunlu trafik sigortası da esas itibarıyla işletenin KTK’dan doğan hukuki sorumluluğunu poliçe ve teminat limitleri içerisinde karşılar.
Bu ayrım özellikle “arabamı arkadaşım kullanırken kaza yaptı”, “şirket aracı çalışan tarafından kullanılıyordu”, “araç babanın ama kazayı oğlu yaptı”, “kiralık araçla kaza yapıldı” gibi uyuşmazlıklarda büyük önem taşır.
Sürücü Kimdir?
Sürücü, kazanın meydana geldiği sırada aracı fiilen kullanan kişidir.
Örneğin araç A adına kayıtlı olmasına rağmen kazayı meydana getirdiği sırada direksiyonda B bulunuyorsa sürücü B’dir.
Sürücünün sorumluluğu esas olarak kazaya neden olan kusurlu davranışından kaynaklanır.
Kırmızı ışık ihlali, kontrolsüz şerit değiştirme, takip mesafesine uymama, geçiş hakkı ihlali veya başka bir trafik kuralına aykırı davranış sürücünün kusuruna yol açabilir.
Araç Sahibi Kimdir?
Araç sahibi, kural olarak aracın resmi sicilinde malik olarak görünen kişidir.
Ancak trafik kazası tazminatlarında yalnızca “ruhsatta kimin adı var?” sorusuna bakmak yeterli değildir.
KTK’nın sorumluluk sisteminde esas kavramlardan biri işletendir.
Bu nedenle araç maliki ile işleten çoğu olayda aynı kişi olmakla birlikte her durumda aynı olmak zorunda değildir.
İşleten Kimdir?
Karayolları Trafik Kanunu m.3’te işleten kavramı tanımlanmıştır. Araç sahibi veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı, uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi durumlarda kiracı, ariyet veya rehin alan kişi işleten olarak değerlendirilebilir. Bunun yanında başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufta bulunduğu ispatlanırsa bu kişi de işleten kabul edilebilir.
Bu nedenle araç sahibi ile işleten kavramlarını otomatik olarak eşitlemek doğru değildir.
Araç Sahibi Neden Kazadan Sorumlu Olabilir?
Motorlu araçların işletilmesi toplum açısından belirli bir tehlike oluşturduğu için KTK, işleten bakımından özel bir sorumluluk sistemi öngörmektedir.
KTK m.85 uyarınca bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına ya da bir şeyin zarara uğramasına neden olursa motorlu aracın işleteni belirli şartlarla doğan zarardan sorumlu tutulabilir.
Bu nedenle araç sahibi/işleten “kazayı ben yapmadım, direksiyonda başka biri vardı” diyerek her durumda sorumluluktan kurtulamaz.
Sürücü Neden Sorumludur?
Sürücü ise kendi kusurlu davranışı nedeniyle sorumlu olabilir.
Örneğin sürücü kırmızı ışıkta geçmiş ve başka bir araca çarpmışsa kazaya neden olan hukuka aykırı sürüş davranışından dolayı sorumluluğu gündeme gelir.
Dolayısıyla aynı trafik kazasında hem kusurlu sürücünün hem de işletenin sorumluluğu söz konusu olabilir.
Sürücü ile Araç Sahibi Farklıysa Tazminat Kimden İstenir?
Bu, trafik kazalarında en sık sorulan sorulardan biridir.
Örneğin:
Araç sahibi: Ahmet
Aracı kullanan: Mehmet
Kazaya kusuruyla neden olan: Mehmet
olsun.
Bu durumda zarar gören kişinin yalnızca Mehmet’e başvurması gerektiği söylenemez. Somut olayın şartlarına göre kusurlu sürücü, işleten ve zorunlu trafik sigortacısı bakımından sorumluluk ayrı ayrı değerlendirilir.
Özellikle zarar trafik sigortası limitini aşıyorsa sürücü ve işletenin sorumluluğu çok daha önemli hâle gelir.
Trafik Sigortası Kimin Sorumluluğunu Teminat Altına Alır?
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, esas itibarıyla motorlu araç işleteninin KTK’dan doğan hukuki sorumluluğunu poliçe sınırları içerisinde güvence altına alır.
Bu nedenle trafik sigortası yalnızca “direksiyondaki sürücünün kişisel sigortası” değildir.
Poliçe araç ve işletenin hukuki sorumluluğu üzerinden işler.
Araç Sahibi Arabasını Arkadaşına Verirse Trafik Sigortası Geçerli Olur mu?
Kural olarak yalnızca sürücünün araç sahibinden farklı olması, trafik sigortasını otomatik olarak geçersiz hâle getirmez.
Örneğin araç sahibi aracını arkadaşına vermiş ve arkadaş kazaya kusuruyla neden olmuş olabilir.
Zarar gören üçüncü kişinin zorunlu trafik sigortası kapsamındaki hakları ayrıca değerlendirilir.
Ancak sürücünün ehliyetsiz veya alkollü olması ya da poliçe ve mevzuatta düzenlenen başka özel durumların bulunması sigorta şirketinin sonradan sigortalıya/ilgili kişilere rücu hakkı bakımından önem taşıyabilir.
Araç Sahibi Arabasını Oğluna Verirse Kazadan Sorumlu Olur mu?
Araç sahibi aynı zamanda KTK anlamında işleten sıfatını taşıyorsa, aracı oğlunun kullanması işletenin sorumluluğunu otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
Kazayı yapan sürücünün kusuru ile işletenin KTK’dan doğan sorumluluğu farklı hukuki temellere dayanabilir.
Bu nedenle aile içinde aracın başka biri tarafından kullanıldığı kazalarda da “ruhsat sahibi direksiyonda değildi, dolayısıyla hiçbir sorumluluğu yoktur” sonucu otomatik olarak çıkarılamaz.
Şirket Aracını Çalışan Kullanırken Kaza Yaparsa Kim Sorumludur?
Şirket araçlarında işleten sıfatının doğru belirlenmesi gerekir.
Araç şirket adına kayıtlı ve şirket tarafından işletiliyorsa şirketin işleten sıfatıyla sorumluluğu gündeme gelebilir. Kazayı yapan çalışan/sürücünün kusurlu davranışından kaynaklanan sorumluluğu da ayrıca değerlendirilebilir.
Bunun yanında Türk Borçlar Kanunu kapsamında adam çalıştıranın sorumluluğu gibi başka sorumluluk hükümleri de somut olaya göre gündeme gelebilir.
Bu nedenle şirket araçlarının karıştığı kazalarda sorumluluk zinciri bireysel araçlara göre daha geniş olabilir.
Kiralık Araçla Kaza Yapılırsa Araç Sahibi mi Kiracı mı Sorumludur?
Burada kira ilişkisinin niteliği ve süresi önemlidir.
Özellikle uzun süreli kiralamalarda KTK’nın işleten tanımı nedeniyle kiracının işleten sıfatı kazanması mümkün olabilir.
Kısa süreli günlük araç kiralamalarında ise sorumluluk yapısı farklı değerlendirilir.
Bu nedenle yalnızca aracın ruhsatta kiralama şirketi adına kayıtlı olması üzerinden kesin sonuca varılmamalıdır.
Leasing Aracı Kazaya Karışırsa Kim İşleten Sayılır?
Finansal kiralama ve benzeri ilişkilerde aracın fiili ve ekonomik kullanımının kimde bulunduğu önem taşır.
KTK’daki işleten tanımı dikkate alınarak somut sözleşme ve kullanım ilişkisi incelenmelidir.
Bu nedenle aracın hukuki malikinin finans kuruluşu olması her durumda kazadan doğan bütün sorumluluğun bu kuruluşa ait olduğu anlamına gelmez.
Araç Sahibinin Haberi Olmadan Araç Kullanılmışsa Ne Olur?
Bu durumda KTK’daki aracın izinsiz kullanılması/çalınması ile ilgili özel hükümler gündeme gelebilir.
Aracın gerçekten sahibinin veya işletenin iradesi dışında kullanılıp kullanılmadığı önemlidir.
Örneğin aracın çalınması ile araç sahibinin anahtarı kendi isteğiyle başka bir kişiye vermesi aynı hukuki sonucu doğurmaz.
İşletenin sorumluluktan kurtulabilmesi bakımından kanunda öngörülen şartların gerçekleşip gerçekleşmediği ayrıca incelenmelidir.
Ehliyetsiz Sürücü Kaza Yaparsa Trafik Sigortası Ödeme Yapar mı?
Bu konuda zarar gören üçüncü kişinin hakkı ile sigorta şirketinin sigortalıya yönelik rücu hakkı birbirinden ayrılmalıdır.
Ehliyetsiz kullanım, zarar gören üçüncü kişiye karşı sigortacının sorumluluğu ve sigorta şirketinin ödeme sonrasında ilgili kişilere dönmesi açısından farklı sonuçlar yaratabilir.
Bu nedenle “sürücü ehliyetsizdi, trafik sigortası hiçbir şekilde ödeme yapmaz” şeklinde genel bir sonuç doğru değildir.
Alkollü Sürücü Kaza Yaparsa Sigorta Şirketi Ödeme Yapar mı?
Benzer ayrım alkollü araç kullanımında da önemlidir.
Zarar gören üçüncü kişinin zorunlu trafik sigortasından doğan hakları ile sigorta şirketinin kendi sigortalısına veya sorumlulara rücu edebilmesi ayrı meselelerdir.
Kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediği ve ilgili genel şartlardaki rücu koşulları somut olayda değerlendirilmelidir.
Sigorta Şirketinin Rücu Hakkı Nedir?
Rücu, sigorta şirketinin zarar gören kişiye yaptığı ödemeyi belirli şartların bulunması hâlinde daha sonra sigortalıdan veya sorumlu kişiden geri istemesidir.
Örneğin mevzuatta öngörülen bazı ağır ihlaller mevcutsa sigorta şirketi önce zarar gören üçüncü kişinin teminat kapsamındaki zararını karşılayabilir, daha sonra ödediği tutar bakımından sorumlulara başvurabilir.
Bu nedenle “sigorta ödeme yaptı” demek araç sahibi veya sürücünün her durumda hiçbir ekonomik riskinin kalmadığı anlamına gelmez.
Araç Sahibi Sürücünün Ehliyetsiz Olduğunu Biliyorsa Ne Olur?
Aracın bilerek ehliyetsiz bir kişiye verilmesi hukuki sorumluluk açısından ciddi sonuçlar doğurabilir.
Sigorta şirketinin rücu hakkı, işletenin davranışı ve diğer sorumluluk hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Ayrıca idari ve olayın özelliklerine göre başka hukuki sonuçlar da gündeme gelebilir.
Araç Sahibinin Hiç Kusuru Olmasa Bile Sorumlu Olabilir mi?
Evet.
İşletenin KTK’dan kaynaklanan sorumluluğunun en önemli özelliklerinden biri budur.
İşletenin sorumluluğu yalnızca “kendisi araç kullanırken yaptığı sürüş hatasına” dayanmaz.
Bu nedenle araç sahibi/işleten kazanın gerçekleştiği sırada başka bir şehirde olsa bile, işleten sıfatı devam ediyorsa kanundaki sorumluluk hükümleri gündeme gelebilir.
İşleten Sorumluluktan Nasıl Kurtulabilir?
KTK, işletenin sorumluluktan kurtulabilmesi için belirli koşullar öngörmektedir.
İşleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemeksizin kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan kaynaklandığını ispatlayabilirse sorumluluktan kurtulma gündeme gelebilir.
Dolayısıyla işleten sorumluluğu güçlü bir sorumluluk türüdür.
Araç Sahibi ile Sürücü Birlikte Sorumlu Tutulabilir mi?
Evet.
Somut olayın koşullarına göre zarar gören kişi açısından sürücü ve işleten birlikte sorumlu olabilir.
Bu özellikle sigorta limitinin üzerinde zarar bulunan ağır kazalarda önemlidir.
Örneğin toplam zarar 1.000.000 TL ancak zorunlu trafik sigortasının ilgili maddi zarar teminat limiti daha düşükse sigorta şirketinden alınamayan kısım bakımından sürücü ve işletenin sorumluluğu gündeme gelebilir.
2026 Trafik Sigortası Maddi Hasar Limiti Ne Kadar?
2026 yılında zorunlu trafik sigortasında maddi zarar teminatı araç başına 400.000 TL olarak uygulanmaktadır.
Bu nedenle özellikle yüksek değerli araçların karıştığı ağır kazalarda onarım bedeli ve diğer teminat kapsamındaki maddi zararlar sigorta limitini aşabilir.
Limitin aşılması, kalan zararın ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Sigorta Limiti Yetmezse Araç Sahibinden Para İstenebilir mi?
Şartları varsa evet.
Gerçek zarar zorunlu trafik sigortasının teminat limitini aşıyorsa öncelikle varsa İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM) sigortası araştırılmalıdır.
Sigorta teminatları zararın tamamını karşılamıyorsa kalan zarar bakımından işleten, kusurlu sürücü ve somut olayda sorumlu diğer kişiler değerlendirilebilir.
Bu nedenle yüksek değerli araç kazalarında yalnızca zorunlu trafik sigortası poliçesine bakmak yeterli olmayabilir.
İMM Sigortası Araç Sahibinin Sorumluluğunu Nasıl Etkiler?
İhtiyari Mali Mesuliyet sigortası, zorunlu trafik sigortasının üzerinde kalan hukuki sorumluluğun poliçedeki şartlar ve limitler kapsamında güvence altına alınmasını sağlayabilir.
Örneğin gerçek zarar 1.500.000 TL ve zorunlu trafik sigortasının ilgili teminatı bu zararın yalnızca bir bölümünü karşılıyorsa İMM poliçesi kalan zarar açısından devreye girebilir.
Bu nedenle kazaya karışan aracın yalnızca trafik sigortası değil İMM poliçesi de araştırılmalıdır.
Araç Değer Kaybından Sürücü mü, Araç Sahibi mi Sorumludur?
Araç değer kaybı trafik kazasının neden olduğu maddi zarar kalemlerinden biridir.
Teminat kapsamında kalan değer kaybı kusurlu aracın zorunlu trafik sigortasından talep edilebilir.
Sigorta teminatının yetersiz kalması veya başka hukuki nedenlerle zararın tamamen karşılanmaması hâlinde sürücü ve işletenin sorumluluğu ayrıca gündeme gelebilir.
Araç Mahrumiyet Bedelini Trafik Sigortası mı Öder?
Araç mahrumiyeti ile araç değer kaybı aynı zarar değildir.
Araç değer kaybı belirli şartlarla zorunlu trafik sigortası kapsamında değerlendirilirken, aracın tamir süresince kullanılamamasından kaynaklanan mahrumiyet zararı bakımından sürücü ve işletene yöneltilebilecek talepler ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu ayrım uygulamada sıklıkla karıştırılmaktadır.
Ticari Araç Kazanç Kaybından Kim Sorumludur?
Taksi, servis, kamyon, minibüs veya başka ticari araç kazada hasar görerek belirli süre çalışamamışsa kazanç kaybı gündeme gelebilir.
Bu zararın zorunlu trafik sigortasının kapsamından ayrı değerlendirilmesi gerekebilir.
Gerçek kazanç kaybının ispatlanması hâlinde kusurlu sürücü ve işletenin hukuki sorumluluğu değerlendirilebilir.
Yaralanmalı Kazada Sürücü ve İşletenin Sorumluluğu Nedir?
Yaralanmalı kazalarda sorumluluk çok daha ciddi boyutlara ulaşabilir.
Sürekli sakatlık, çalışma gücü kaybı ve diğer bedensel zararlar yüksek tazminat tutarlarına ulaşabilir.
Zorunlu trafik sigortası poliçe limitleri içerisinde teminat sağlarken limit üzerindeki zararlar bakımından sürücü, işleten ve varsa İMM sigortacısının sorumluluğu ayrıca araştırılmalıdır.
Ölümlü Kazada Araç Sahibi Sorumlu Olur mu?
Araç sahibi aynı zamanda işleten sıfatına sahipse, ölümlü trafik kazasında KTK kapsamında sorumluluğu gündeme gelebilir.
Destekten yoksun kalma tazminatı gibi maddi zararların yanında şartları varsa manevi tazminat talepleri de ortaya çıkabilir.
Manevi tazminatın zorunlu trafik sigortası kapsamıyla aynı olmadığı unutulmamalıdır.
Araç Satılmış Ancak Ruhsat Devri Yapılmamışsa Kim Sorumludur?
Bu durum özellikle işleten sıfatının belirlenmesi açısından dikkatle incelenmelidir.
Yalnızca tarafların kendi aralarında “aracı sattık” demeleri veya aracın fiilen başkasında bulunması her durumda yeterli değildir.
Satışın hukuki niteliği, resmi kayıtlar ve aracın fiili-ekonomik hâkimiyetinin kimde bulunduğu birlikte değerlendirilmelidir.
Bu nedenle trafik kazasından hemen önce veya sonra araç devri bulunan dosyalarda işleten sıfatı ayrıca araştırılmalıdır.
Sürücü Olay Yerinden Kaçarsa Araç Sahibine Başvurulabilir mi?
Sürücünün olay yerinden kaçması, araç plakasının tespit edilmiş olması hâlinde aracın ve sigorta poliçesinin araştırılmasını engellemez.
Araç sahibi/işleten ve zorunlu trafik sigortası belirlenebiliyorsa sorumluluk şartları ayrıca incelenebilir.
Bu nedenle vurup kaçma olaylarında plakanın tespit edilmesi son derece önemlidir.
Tazminat Davası Kime Açılır?
Bu sorunun cevabı talep edilen zarar kalemine göre değişebilir.
Somut olayda kusurlu sürücü, işleten, zorunlu trafik sigortacısı ve varsa İMM sigortacısı farklı hukuki dayanaklarla sorumlu olabilir.
Bu nedenle dava veya tahkim öncesinde hangi zarar kaleminin hangi sorumluya yöneltileceği belirlenmelidir.
Özellikle araç mahrumiyeti ve manevi tazminat gibi kalemlerde zorunlu trafik sigortasının kapsamıyla sürücü/işleten sorumluluğunun karıştırılmaması gerekir.
Sigorta Tahkim Komisyonuna Araç Sahibi veya Sürücü Şahsen Şikâyet Edilebilir mi?
Sigorta Tahkim Komisyonu esas olarak sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözüm mekanizmasıdır.
Bu nedenle kusurlu sürücü veya araç işleteni aleyhine kişisel tazminat talebinin doğrudan Sigorta Tahkim Komisyonunda ileri sürülmesi ile sigorta şirketine karşı yapılan başvuru aynı şey değildir.
Sürücü ve işletene yöneltilecek talepler bakımından mahkeme yolu gündeme gelebilir.
Araç Sahibi ve Sürücü Arasındaki En Önemli Fark Nedir?
En temel fark şu şekilde özetlenebilir:
Sürücü, aracı fiilen kullanan ve kusurlu davranışı nedeniyle sorumluluğu doğabilen kişidir.
Araç sahibi, aracın malikidir; ancak tazminat hukukunda esas olarak KTK anlamındaki işleten sıfatının bulunup bulunmadığı önemlidir.
İşleten, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan özel sorumluluk rejimine tabidir.
Zorunlu trafik sigortacısı ise işletenin kanundan doğan sorumluluğunu poliçe kapsamı ve limitleri içerisinde teminat altına alır.
Bu dört kavramın birbirine karıştırılmaması gerekir.
Sık Sorulan Sorular
Kazayı yapan kişi araç sahibi değilse trafik sigortası ödeme yapar mı?
Yalnızca sürücünün araç sahibinden farklı olması trafik sigortasını otomatik olarak geçersiz kılmaz. Poliçe kapsamı ve somut olay ayrıca değerlendirilir.
Araç sahibi direksiyonda değilse yine sorumlu olur mu?
Araç sahibi KTK anlamında işleten sıfatına sahipse evet, sorumluluğu gündeme gelebilir.
Kazayı arkadaşım yaptıysa ben araç sahibi olarak sorumlu olur muyum?
İşleten sıfatınız devam ediyorsa yalnızca direksiyonda olmadığınız gerekçesiyle sorumluluğun otomatik olarak ortadan kalktığı söylenemez.
Sürücü ile işleten aynı kişi olmak zorunda mı?
Hayır. Aracı kullanan sürücü ile işleten farklı kişiler olabilir.
Şirket aracında çalışan kaza yaparsa şirket sorumlu olur mu?
Şirket işleten sıfatına sahipse KTK kapsamında sorumluluğu gündeme gelebilir. Çalışanın kusurlu sürücü olarak sorumluluğu da ayrıca değerlendirilebilir.
Ehliyetsiz sürücü kaza yaparsa trafik sigortası geçersiz mi olur?
Zarar gören üçüncü kişiye karşı sigortacının sorumluluğu ile sigortacının sonradan rücu hakkı birbirinden ayrılmalıdır.
Alkollü sürücü kazasında sigorta ödeme yapar mı?
Somut olay ve poliçe şartlarına göre değerlendirilir. Üçüncü kişinin hakkı ile sigorta şirketinin rücu hakkı aynı konu değildir.
Trafik sigortası limiti yetmezse kim öder?
Varsa İMM poliçesi araştırılır; kalan zarar bakımından kusurlu sürücü, işleten ve diğer sorumlular değerlendirilebilir.
Araç değer kaybından araç sahibi sorumlu olabilir mi?
Araç sahibi aynı zamanda işleten ise sigorta tarafından karşılanmayan ve hukuken sorumluluğunda bulunan zararlar bakımından sorumluluğu gündeme gelebilir.
Sürücü ve araç sahibine aynı anda dava açılabilir mi?
Somut olayda her ikisinin de hukuki sorumluluğu bulunuyorsa birlikte sorumlu tutulmaları gündeme gelebilir.
Sonuç: Trafik Kazasında “Araç Sahibi” ile “Sürücü” Aynı Hukuki Sorumluluğa Sahip Değildir
Trafik kazasında kazayı yapan sürücü, aracın ruhsat sahibi, KTK anlamındaki işleten ve zorunlu trafik sigortası şirketi birbirinden farklı hukuki konumlara sahiptir. Sürücünün sorumluluğu esas olarak kusurlu sürüş davranışına dayanırken, işletenin sorumluluğu Karayolları Trafik Kanunundaki motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan özel sorumluluk rejimine dayanır. Araç sahibi çoğu olayda işleten olmakla birlikte bu iki sıfat her zaman aynı kişide bulunmayabilir. Zorunlu trafik sigortası ise işletenin hukuki sorumluluğunu poliçe kapsamı ve limitleri içerisinde güvence altına alır. Bu nedenle özellikle araç sahibi ile sürücünün farklı olduğu, şirket veya kiralık aracın kazaya karıştığı ve zararın trafik sigortası limitini aştığı olaylarda öncelikle gerçek işletenin kim olduğu belirlenmeli; ardından sürücü, işleten, trafik sigortacısı ve varsa İMM sigortacısının sorumluluğu ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK – Trafik Kazası ve Sigorta Sorumluluğu
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, Av. Arb. Fırat Fesih Kaya liderliğinde trafik kazalarında sürücü ve işleten sorumluluğu, araç sahibi sorumluluğu, zorunlu trafik sigortası, İMM sigortası, araç hasarı ve değer kaybı, sigorta limitini aşan zararlar, yaralanmalı ve ölümlü trafik kazaları, Sigorta Tahkim Komisyonu başvuruları ve tazminat davalarında hukuki destek sunmaktadır.
Ofis: 0312 434 22 22
Cep / WhatsApp: 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara
Web: ffkpartnerhukuk.com.tr




