
Yurt Dışında Çalışan Türk İşçi Kıdem Tazminatı Davasını Türkiye’de Açabilir mi? 2026 Güncel Rehber
16 Ekim 2026
Yabancı İşverenin Türkiye’deki Çalışanına Karşı Sorumlulukları Nelerdir? 2026 Güncel Rehber
16 Ekim 2026Yabancı şirkette çalışan işçi Türkiye’de iş davası açabilir mi? Yabancı işveren, Türkiye’de çalışma, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai, ücret alacağı, işten çıkarma, işe iade, arabuluculuk, yetkili mahkeme ve uygulanacak hukuk konularını 2026 güncel düzenlemeleri kapsamında açıklıyoruz.
Bir şirketin yabancı ülkede kurulmuş olması, o şirkette çalışan işçinin Türkiye’de hiçbir şekilde iş davası açamayacağı anlamına gelmez. Özellikle yabancı şirketlerin Türkiye’de çalışan personeli, Türkiye’den uzaktan çalışan işçiler, yabancı şirketlerin Türkiye’deki şube veya irtibat bürolarında görev yapan çalışanlar ve uluslararası şirket gruplarında çalışan kişiler bakımından hangi ülke mahkemesinin yetkili olduğu önemli bir uyuşmazlık konusudur.
Örneğin işçi bir Alman, İngiliz, Amerikan veya Hollanda şirketiyle iş sözleşmesi imzalamış olabilir ancak fiilen Ankara’da çalışıyor olabilir. İşçinin maaşı yurt dışından ödenebilir, iş sözleşmesi İngilizce hazırlanmış olabilir ve sözleşmede yabancı hukuk seçilmiş olabilir. Bu unsurların hiçbiri tek başına Türkiye’de dava açılamayacağı sonucunu doğurmaz.
Asıl değerlendirilmesi gereken hususlar işçinin işini nerede ve nasıl yaptığı, işverenin Türkiye ile bağlantısı, iş sözleşmesinin içeriği, iş ilişkisinin fiili yapısı, davanın konusu ve milletlerarası yetki kurallarıdır.
Yabancı Şirkette Çalışmak Türkiye’de Dava Açmaya Engel midir?
Hayır. Yabancı bir şirkette çalışılması tek başına Türk mahkemelerinde iş davası açılmasına engel değildir.
Bir iş uyuşmazlığında işveren şirketin hangi ülkede kurulduğu önemli olmakla birlikte tek belirleyici unsur değildir. İşçinin mutad işyeri, işin fiilen yerine getirildiği ülke, işverenin Türkiye’deki organizasyonu ve taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi birlikte değerlendirilmelidir.
Dolayısıyla “Şirketin merkezi yurt dışında olduğu için Türkiye’de dava açılamaz.” şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır.
Türkiye’de Çalışan İşçi Yabancı İşverene Karşı Dava Açabilir mi?
Şartları oluşmuşsa evet. İşçi yabancı bir şirketin çalışanı olmakla birlikte işini sürekli olarak Türkiye’de yerine getiriyorsa Türkiye’de dava açılması gündeme gelebilir.
Örneğin yabancı şirket çalışanını Türkiye pazarı için görevlendirmiş, çalışan Ankara’daki müşterilerle ilgilenmiş, Türkiye’den satış yapmış, toplantılara katılmış ve çalışmalarını sürekli olarak Türkiye’den yürütmüş olabilir. Böyle bir iş ilişkisinde yalnızca işverenin yabancı şirket olması esas alınarak Türk mahkemelerinin devre dışı olduğu söylenemez.
Yabancı Şirketin Türkiye’de Şubesi Varsa Durum Değişir mi?
Yabancı şirketin Türkiye’de şubesinin bulunması uyuşmazlığın değerlendirilmesinde önemli olabilir.
İşçi Türkiye’deki şubede çalışıyor, iş emirlerini buradan alıyor ve çalışma faaliyetlerini Türkiye’de gerçekleştiriyorsa Türkiye bağlantısı çok daha belirgin hâle gelir.
Ancak yabancı şirketin Türkiye’de şubesinin bulunmaması da tek başına Türkiye’de dava açılamayacağı anlamına gelmez. Özellikle uzaktan çalışma modellerinde yabancı şirket Türkiye’de fiziksel ofise sahip olmadan Türkiye’de bulunan kişileri çalıştırabilmektedir.
Yabancı Şirket İçin Türkiye’den Uzaktan Çalışan İşçi Dava Açabilir mi?
Bu konu günümüzde giderek daha fazla önem kazanmaktadır.
İşçi Türkiye’deki evinden veya başka bir çalışma alanından sürekli olarak yabancı şirket için çalışıyor olabilir. İşverenin ofisi ise Berlin, Londra, Amsterdam, Dubai veya New York’ta bulunabilir.
Bu durumda işin fiilen nerede ve hangi organizasyon içinde gerçekleştirildiği araştırılmalıdır. İşçinin sürekli biçimde Türkiye’den çalışması, uygulanacak hukuk ve milletlerarası yetki değerlendirmesinde önemli bir bağlantı oluşturabilir.
Ancak “remote çalışıyorum, dolayısıyla Türk hukuku kesin uygulanır.” şeklinde otomatik bir sonuç da doğru değildir. Sözleşmenin ve çalışma ilişkisinin tamamının incelenmesi gerekir.
İş Sözleşmesinin İngilizce Olması Türkiye’de Dava Açılmasını Engeller mi?
Hayır. İş sözleşmesinin yabancı dilde hazırlanmış olması tek başına Türk mahkemelerinde dava açılmasını engellemez.
Uyuşmazlık sırasında sözleşmenin içeriğinin mahkemede kullanılabilmesi için usulüne uygun tercüme işlemleri gerekebilir. Ancak sözleşmenin İngilizce, Almanca veya başka bir dilde olması davanın Türkiye’de görülmesini kendiliğinden engelleyen bir unsur değildir.
İş Sözleşmesinde “İngiliz Hukuku Uygulanır” Yazıyorsa Ne Olur?
İş sözleşmelerinde hukuk seçimi yapılmış olabilir. Ancak iş sözleşmeleri, işçinin korunması nedeniyle sıradan ticari sözleşmelerden farklı değerlendirilir.
Tarafların hukuk seçimi yapabilmesi mümkün olmakla birlikte bu seçim, işçinin hukuk seçimi yapılmamış olsaydı uygulanacak hukukun emredici hükümleriyle sahip olacağı korumayı ortadan kaldıracak biçimde sonuç doğurmayabilir.
Bu nedenle sözleşmede yalnızca “Bu sözleşmeye İngiliz hukuku uygulanır.” yazması üzerine doğrudan “Türk iş hukukundan hiçbir hak talep edilemez.” sonucuna varılmamalıdır.
İş Sözleşmesinde Yabancı Mahkeme Yetkili Yazıyorsa Türkiye’de Dava Açılamaz mı?
Bu da otomatik değildir.
İş sözleşmelerindeki yetki ve yabancı mahkeme kayıtları, milletlerarası özel hukuk ve usul kuralları kapsamında ayrıca değerlendirilmelidir. İş uyuşmazlıklarında işçinin korunması amacıyla getirilen özel yetki kuralları önem taşımaktadır.
Dolayısıyla sözleşmedeki yabancı mahkeme kaydı görülür görülmez Türkiye’de dava hakkından vazgeçilmemelidir.
İşçinin Mutad İşyeri Neden Önemlidir?
Yabancı unsurlu iş sözleşmelerinde mutad işyeri, uygulanacak hukukun belirlenmesinde önemli kavramlardan biridir.
İşçinin geçici görevlendirmeler yaptığı yer ile işini sürekli olarak yerine getirdiği yer birbirinden ayrılmalıdır. Örneğin çalışan esasen Ankara’dan çalışıyor ancak ayda birkaç kez Avrupa’ya toplantıya gidiyorsa yalnızca seyahat ettiği ülkeler esas alınarak mutad işyerinin değiştiği sonucuna varılması doğru olmayabilir.
Buna karşılık çalışan sürekli farklı ülkelerde görev yapıyorsa değerlendirme daha karmaşık hâle gelebilir.
İşçi Birden Fazla Ülkede Çalışıyorsa Hangi Hukuk Uygulanır?
İşçinin faaliyetlerini birden fazla ülkede gerçekleştirmesi hâlinde yalnızca pasaport giriş-çıkış kayıtlarına bakılması yeterli değildir.
Çalışmanın ağırlık merkezi, işçinin görevlerini nereden organize ettiği, hangi ülkeye dönerek çalışmaya devam ettiği, işverenin organizasyon yapısı ve sözleşmenin diğer bağlantıları birlikte değerlendirilebilir.
Bu nedenle uluslararası çalışanlar bakımından her dosyanın kendi çalışma düzenine göre incelenmesi gerekir.
Maaşın Yurt Dışından Ödenmesi Türk Mahkemesinde Dava Açılmasını Engeller mi?
Hayır. Maaşın yabancı ülkedeki banka hesabından gönderilmesi, tek başına iş ilişkisinin yabancı hukuka tabi olduğu veya Türkiye’de dava açılamayacağı anlamına gelmez.
Örneğin işçi Ankara’da çalışıyor olabilir ancak maaşı Londra’daki merkez şirket tarafından Türkiye’deki banka hesabına yatırılabilir. Bu durumda ödemenin geldiği ülke önemli bir unsur olmakla birlikte tek başına belirleyici değildir.
Maaş Euro veya Dolar Olarak Ödeniyorsa İşçilik Alacağı Talep Edilebilir mi?
Ücretin döviz cinsinden kararlaştırılmış olması işçinin işçilik alacağı talep etmesine engel değildir.
Uyuşmazlıkta ücretin gerçek miktarı, hangi para biriminde kararlaştırıldığı, bordrolar, banka kayıtları ve sözleşme hükümleri incelenir. Dövizle belirlenen ücret ve diğer hakların dava konusu yapılması mümkündür; talebin hangi para birimi ve hukuki esas üzerinden ileri sürüleceği somut dosyaya göre belirlenmelidir.
Yabancı Şirkette Çalışan İşçi Kıdem Tazminatı İsteyebilir mi?
Uygulanacak hukuk ve iş ilişkisinin şartları Türk iş hukukundaki kıdem tazminatı hükümlerinin uygulanmasını gerektiriyorsa kıdem tazminatı talebi gündeme gelebilir.
Ancak yabancı unsurlu dosyalarda ilk olarak hangi hukukun uygulanacağı belirlenmelidir. İşçinin yalnızca Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması veya Türkiye’de ikamet etmesi tek başına bütün uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanacağı anlamına gelmez.
Bununla birlikte işin sürekli Türkiye’de görülmesi güçlü bir bağlantı oluşturabilir.
İhbar Tazminatı Talep Edilebilir mi?
Şartları oluşmuşsa ihbar tazminatı da talep konusu yapılabilir.
İşverenin iş sözleşmesini nasıl sona erdirdiği, fesih bildiriminin ne zaman yapıldığı, bildirim süresinin kullandırılıp kullandırılmadığı ve uygulanacak hukuk birlikte değerlendirilmelidir.
Yabancı şirketin e-posta üzerinden “Bugün itibarıyla iş ilişkiniz sona ermiştir.” şeklinde bildirim yapması, fesih işleminin hukuki denetim dışında kalacağı anlamına gelmez.
Fazla Mesai Alacağı Talep Edilebilir mi?
Şartları oluşmuşsa evet.
Özellikle yabancı şirketler için uzaktan çalışan kişilerde çalışma saatlerinin tespiti önemli olabilir. İşçinin yabancı ülkedeki saat dilimine göre gece geç saatlerde toplantılara katılması, mesai dışında sürekli e-posta veya mesajlarla çalışması ya da hafta sonu görev yapması uyuşmazlık konusu olabilir.
Ancak fazla çalışma yalnızca işçinin “çok çalışıyordum” demesiyle belirlenmez. Görev niteliği, çalışma saatleri, yazışmalar, toplantı kayıtları, işyeri kayıtları ve diğer hukuka uygun deliller birlikte değerlendirilir.
Yabancı Şirket Fazla Mesai Kayıtlarını Yurt Dışında Tutuyorsa Ne Olur?
Kayıtların yurt dışında tutulması ispat sorununu zorlaştırabilir ancak işçinin hak aramasını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
E-posta yazışmaları, toplantı takvimleri, şirket sistemindeki giriş kayıtları, görev raporları, iş emirleri ve hukuka uygun diğer deliller çalışma düzeninin ortaya konulmasında önem taşıyabilir.
Prim ve Bonus Alacağı Talep Edilebilir mi?
Evet, şartları oluşmuşsa prim ve bonus alacakları da iş uyuşmazlığının konusu olabilir.
Uluslararası şirketlerde yıllık performans bonusu, satış primi, komisyon ve hisse bazlı teşvik sistemleri yaygındır. Burada ödemenin sözleşmesel bir hak mı, işyeri uygulaması mı yoksa tamamen takdire bağlı bir teşvik mi olduğu belirlenmelidir.
İşçinin geçmiş yıllarda düzenli aldığı bonuslar da uyuşmazlıkta önem taşıyabilir.
Yabancı Şirket İşçiyi E-Postayla İşten Çıkarabilir mi?
Fesih bildiriminin şekli ve geçerliliği, uygulanacak mevzuata ve uyuşmazlığın türüne göre değerlendirilmelidir.
Yalnızca fesih bildiriminin e-posta üzerinden gönderilmiş olması bütün sonuçları tek başına belirlemez. Özellikle iş güvencesi kapsamında fesih gerekçesi, bildirim şekli ve fesih prosedürü ayrıca incelenmelidir.
“Performans Düşüklüğü” Gerekçesiyle İşten Çıkarılan İşçi Türkiye’de Dava Açabilir mi?
Türkiye’de dava açma ve Türk hukukunun uygulanma şartları mevcutsa fesih gerekçesinin geçerliliği Türk iş hukuku kapsamında denetlenebilir.
Performans düşüklüğü iddiasında hedeflerin objektifliği, çalışana bildirilip bildirilmediği, değerlendirme süresi, savunma süreci ve performansın gerçekten yetersiz olup olmadığı önem taşıyabilir.
Yabancı şirketin merkez ofisinin çalışanı “low performer” olarak sınıflandırması tek başına her durumda geçerli fesih sonucunu doğurmaz.
Yabancı Şirkette Çalışan İşçi İşe İade Davası Açabilir mi?
İş güvencesi hükümlerinin uygulanma şartları mevcutsa işe iade süreci gündeme gelebilir.
Ancak yabancı şirketlerde işveren organizasyonunun büyüklüğü, Türkiye’deki yapı, işçinin statüsü, kıdemi, sözleşme türü ve uygulanacak hukuk ayrıca incelenmelidir.
Özellikle yabancı şirketler grubunda çalışan sayısının hangi yapı üzerinden değerlendirileceği somut olay bakımından önem kazanabilir.
İşveren “Türkiye’de Şirketimiz Yok” Diyerek Sorumluluktan Kurtulabilir mi?
Tek başına hayır.
Yabancı şirketin Türkiye’de ayrı bir tüzel kişiliği veya şubesi bulunmaması, fiilen Türkiye’de çalışan işçiyle arasındaki iş ilişkisinin hukuki sonuçlarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Asıl işverenin kim olduğu ve işçinin kimin emir ve talimatı altında çalıştığı belirlenmelidir.
Türkiye’deki Şirket ile Yabancı Ana Şirket Birlikte Sorumlu Olabilir mi?
Şirketlerin aynı grupta bulunması tek başına bütün grup şirketlerini işçinin alacaklarından sorumlu hâle getirmez.
Ancak işçinin fiilen hangi şirket veya şirketler için çalıştığı, talimatları kimden aldığı, ücretin kim tarafından ödendiği, iş sözleşmesinin tarafı ve şirketler arasındaki ilişkinin gerçek yapısı incelenmelidir.
Somut olayda birlikte sorumluluk doğurabilecek hukuki ilişkilerin bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilir.
İş Sözleşmesinde Bir Şirket Yazıyor Ama Talimatları Başka Şirket Veriyorsa Ne Olur?
Bu durum özellikle çok uluslu şirket gruplarında görülmektedir.
İş sözleşmesi yabancı ana şirketle yapılmış olabilir ancak günlük çalışma Türkiye’deki grup şirketinin yöneticileri tarafından yönetilebilir. Ya da tam tersi şekilde bordro Türkiye şirketinden yapılırken işçinin bütün talimatları yabancı merkezden gelebilir.
Bu durumda yalnızca sözleşmedeki şirket adına bakılmamalı, fiili çalışma ilişkisi de incelenmelidir.
SGK Kaydı Olmayan İşçi Dava Açabilir mi?
SGK kaydının bulunmaması iş ilişkisinin hiç var olmadığı anlamına gelmez.
İşçi fiilen bağımlı şekilde çalışmış ancak sigortası yapılmamış olabilir. Bu durumda iş ilişkisinin ve çalışma sürelerinin ispatı ayrı önem kazanır.
E-posta yazışmaları, ücret ödemeleri, görev kayıtları, şirket sistemleri ve hukuka uygun diğer deliller değerlendirilebilir.
Yabancı Şirket “Freelancer” Sözleşmesi Yapmışsa İşçi Sayılmaz mı?
Sözleşmeye “freelance agreement”, “consultancy agreement” veya “independent contractor agreement” yazılması tek başına ilişkinin hukuki niteliğini belirlemez.
Kişinin gerçekte bağımsız mı yoksa işverene bağımlı şekilde mi çalıştığı araştırılmalıdır.
Çalışanın çalışma saatleri şirket tarafından belirleniyor, sürekli talimat veriliyor, şirket organizasyonunun parçası olarak çalışıyor ve ekonomik/kişisel bağımlılık unsurları bulunuyorsa sözleşmenin başlığından bağımsız olarak ilişkinin gerçek niteliği tartışılabilir.
Yabancı Şirketin Türkiye’de Çalışanı “Danışman” Göstermesi Hakları Ortadan Kaldırır mı?
Hayır. İlişkinin gerçek niteliği önemlidir.
Şirket çalışanı yalnızca işçilik yükümlülüklerinden kaçınmak amacıyla danışman olarak göstermişse fiili ilişkinin özellikleri incelenebilir.
Buna karşılık gerçekten bağımsız danışmanlık faaliyeti yürüten kişinin ilişkisi iş sözleşmesi olarak nitelendirilmeyebilir.
Türk Vatandaşı Olmayan İşçi Türkiye’de İş Davası Açabilir mi?
Yabancı uyruklu olmak tek başına Türkiye’de iş davası açmaya engel değildir.
İşçinin vatandaşlığı ile mahkemenin yetkisi ve uygulanacak hukuk birbirinden farklı meselelerdir.
Türkiye’de çalışan yabancı işçilerin de şartları oluştuğunda ücret, fazla çalışma, tazminat ve diğer işçilik haklarına ilişkin uyuşmazlıkları Türk mahkemelerinde görülebilir.
Çalışma İzni Olmayan Yabancı İşçi Hiçbir Hak Talep Edemez mi?
Bu şekilde genel bir sonuç doğru değildir.
Çalışma izni bulunmaması idari ve diğer hukuki sonuçlar doğurabilir. Ancak fiilen gerçekleştirilen çalışmanın iş hukuku bakımından doğurduğu sonuçlar ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle işverenin “Çalışma iznin yoktu, hiçbir hakkın yok.” şeklindeki savunması tek başına bütün işçilik taleplerini ortadan kaldıran otomatik bir sonuç olarak kabul edilmemelidir.
Büyükelçilik veya Konsoloslukta Çalışan İşçi Türkiye’de Dava Açabilir mi?
Bu tür uyuşmazlıklar yabancı özel şirket çalışanlarından daha farklı değerlendirme gerektirir.
Devlet bağışıklığı, yapılan işin niteliği ve diplomatik/konsüler temsilciliğin statüsü gibi özel milletlerarası hukuk sorunları ortaya çıkabilir.
Özellikle çalışanın yaptığı işin egemenlik faaliyetiyle bağlantısı ile sıradan idari veya yardımcı hizmet niteliği arasında ayrım önem taşıyabilir.
Bu nedenle diplomatik temsilcilik çalışanlarının dosyaları yabancı şirket çalışanlarıyla aynı şekilde değerlendirilmemelidir.
Türkiye’de İş Davası Açmadan Önce Arabulucuya Başvurmak Gerekir mi?
Türk hukukuna tabi ve dava şartı arabuluculuk kapsamında bulunan işçi-işveren uyuşmazlıklarında dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin işletilmesi gerekir.
Yabancı işverenin bulunması bu prosedürü kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Ancak milletlerarası yetki ve uygulanacak hukuk meselesi dosyanın başında değerlendirilmelidir.
Yabancı Şirkete Arabuluculuk Daveti Nasıl Yapılır?
Yabancı şirketin açık ticaret unvanının, merkez adresinin ve hukuki kimliğinin doğru belirlenmesi önemlidir.
Uluslararası iş uyuşmazlıklarında yanlış şirkete karşı süreç başlatılması önemli zaman kaybına ve usul sorunlarına neden olabilir.
Özellikle şirketler grubunda hangi şirketin işveren olduğunun baştan belirlenmesi gerekir.
Dava Hangi Şirkete Karşı Açılmalıdır?
Bu sorunun cevabı her zaman bordroda yazan şirket değildir.
İş sözleşmesinin tarafı, ücret ödemeleri, işe alma süreci, fesih bildirimi, talimat ilişkisi ve iş organizasyonu birlikte değerlendirilmelidir.
Örneğin sözleşme A Ltd. ile yapılmış ancak işçi bütün çalışma hayatı boyunca B GmbH tarafından yönetilmiş olabilir. Bu durumda hukuki ilişkinin gerçek yapısı araştırılmalıdır.
Yabancı Şirketin Doğru Ticaret Unvanı Neden Önemlidir?
Uluslararası şirket gruplarında benzer isimlere sahip çok sayıda şirket bulunabilir.
Örneğin aynı grubun İngiltere, Almanya, Hollanda ve Türkiye şirketleri ayrı tüzel kişilikler olabilir.
Yanlış tüzel kişiliğe karşı dava açılması ciddi sorunlara yol açabileceğinden şirketin resmi unvanı, kuruluş ülkesi ve merkez bilgilerinin doğru belirlenmesi gerekir.
Yabancı Şirkete Tebligat Nasıl Yapılır?
Davalı şirketin yurt dışında bulunması hâlinde tebligat işlemleri uluslararası tebligat kurallarına göre gerçekleştirilebilir.
Bu durum davanın süresini etkileyebilir.
Şirketin Türkiye’de yetkili temsilcisi, şubesi veya tebligata elverişli başka bir yapısı bulunup bulunmadığı da ayrıca değerlendirilmelidir.
İşçi Hangi Delilleri Saklamalıdır?
Yabancı işverenle uyuşmazlık çıkmadan önce veya işten çıkarılmanın hemen ardından işçinin hukuka uygun şekilde sahip olduğu delilleri koruması önemlidir.
İş sözleşmesi, ücret bordroları, banka ödemeleri, fesih bildirimi, prim planları, görev tanımları, çalışma saatlerini gösterebilecek kayıtlar ve işverenle yapılan yazışmalar uyuşmazlıkta önem taşıyabilir. Bununla birlikte işçinin şirketin ticari sırlarını veya erişim yetkisi bulunmayan verileri hukuka aykırı biçimde ele geçirmesi doğru değildir.
Şirket E-Postası Kapatılmadan Önce Bütün Belgeler Kişisel E-Postaya Gönderilebilir mi?
Hayır. İşçinin delil toplama hakkı sınırsız değildir.
Şirketin müşteri verilerinin, ticari sırlarının veya gizli belgelerinin topluca kişisel hesaba aktarılması ayrıca hukuki sorumluluk doğurabilir.
Deliller hukuka uygun şekilde elde edilmeli ve uyuşmazlıkla ilgili olan kayıtlarla sınırlı hareket edilmelidir.
Yabancı Şirket Hesaplarına İzinsiz Girilerek Delil Toplanabilir mi?
Hayır.
İşçinin daha önce erişim yetkisi bulunmuş olsa bile işten çıkarıldıktan sonra yetkisi sona eren şirket sistemlerine şifre kullanarak girmesi ciddi hukuki ve cezai sorunlar yaratabilir.
İşçilik alacağı bulunması yetkisiz sistem erişimini hukuka uygun hâle getirmez.
İşçinin Elindeki WhatsApp ve E-Postalar Delil Olabilir mi?
Hukuka uygun şekilde elde edilmiş yazışmalar uyuşmazlığın niteliğine göre delil olarak değerlendirilebilir.
Ancak yazışmanın kimler arasında gerçekleştiği, bütünlüğü, tarihi ve uyuşmazlıkla bağlantısı önemlidir.
Tek bir ekran görüntüsü her durumda tek başına bütün çalışma ilişkisini ispatlayan kesin delil olarak görülmemelidir.
İşçi Yurt Dışındaki Şirket Yöneticisini Tanık Gösterebilir mi?
Uyuşmazlığın niteliğine göre yabancı ülkede bulunan kişilerin beyanları da önem taşıyabilir.
Ancak tanığın hangi olayı doğrudan bildiği önemlidir. Şirketin genel yapısını bilen ancak işçinin günlük çalışma düzenini hiç görmeyen kişinin beyanıyla, işçiyle her gün çalışan yöneticinin bilgisi aynı ağırlıkta olmayabilir.
Yabancı Şirket Kapanmışsa İşçi Ne Yapabilir?
Şirketin gerçekten sona erip ermediği, tasfiye sürecinde olup olmadığı veya yalnızca Türkiye faaliyetini durdurduğu araştırılmalıdır.
Yabancı ülkedeki ticaret sicili durumu, tasfiye ve halefiyet meseleleri önem kazanabilir.
Şirketin marka adının artık kullanılmaması tüzel kişiliğin mutlaka sona erdiği anlamına gelmez.
Yabancı Şirket Satılmışsa İşçilik Hakları Kaybolur mu?
Şirketin hisselerinin satılması ile işveren tüzel kişiliğinin değişmesi aynı şey değildir.
Örneğin yalnızca yabancı şirketin hisseleri el değiştirmiş ancak işveren tüzel kişiliği aynı kalmış olabilir. Buna karşılık işletme veya işyeri devri niteliğinde farklı bir işlem gerçekleştirilmiş olabilir.
Bu nedenle “Şirket satıldı, eski hakların bitti.” şeklinde otomatik bir sonuç çıkarılamaz.
Türkiye’de Açılan Davada Yabancı Hukuk Uygulanabilir mi?
Evet. Türk mahkemesinin yetkili olması ile uyuşmazlığa mutlaka Türk maddi hukukunun uygulanması aynı mesele değildir.
Türk mahkemesi bir uyuşmazlığı görürken milletlerarası özel hukuk kuralları sonucunda belirli konularda yabancı hukukun uygulanması gerektiği sonucuna ulaşabilir.
Bu nedenle yetkili mahkeme ile uygulanacak hukuk birbirinden ayrılmalıdır.
Türk İş Hukuku Ne Zaman Önem Kazanır?
İşçinin mutad olarak Türkiye’de çalışması, iş ilişkisinin Türkiye ile güçlü bağlantıya sahip olması ve kanundaki bağlama kurallarının Türk hukukunu göstermesi hâlinde Türk iş hukuku hükümleri önem kazanabilir.
Tarafların yabancı hukuk seçmiş olması hâlinde dahi işçinin hukuk seçimi yapılmamış olsaydı sahip olacağı emredici korumanın etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle yabancı unsurlu iş sözleşmelerinde yalnızca sözleşmenin son sayfasındaki “governing law” maddesine bakmak yeterli değildir.
Yabancı Şirkette Çalışan İşçi Türkiye’de İş Davası Açmadan Önce Ne Yapmalı?
İlk olarak iş ilişkisinin uluslararası yapısı doğru şekilde ortaya konulmalıdır. İşçinin nerede çalıştığı, iş sözleşmesinin hangi şirketle yapıldığı, ücretin kim tarafından ödendiği, talimatların kimden geldiği, fesih kararını kimin verdiği ve sözleşmede hukuk veya mahkeme seçimi bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.
Ardından talep edilecek kıdem ve ihbar tazminatı, ücret, fazla çalışma, yıllık izin, prim, bonus veya işe iade gibi haklar ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Bu inceleme yapılmadan yalnızca “İşveren yabancı şirket, Türkiye’de dava açılır.” veya “Yabancı şirket olduğu için dava açılamaz.” şeklinde kesin bir sonuca varmak doğru değildir.
Yabancı Şirkette Çalışan İşçi Türkiye’de İş Davası Açabilir mi?
Evet, belirli şartların bulunması hâlinde yabancı bir şirkette çalışan işçi Türkiye’de iş davası açabilir.
İşverenin yabancı ülkede kurulmuş olması tek başına Türk mahkemelerinin yetkisini ortadan kaldırmaz. Özellikle işçinin sürekli olarak Türkiye’de çalışması, iş ilişkisinin Türkiye ile güçlü bağlantısı ve işin fiilen Türkiye’den yürütülmesi önemli unsurlardır.
Bununla birlikte her yabancı şirket çalışanı için otomatik olarak Türk hukukunun uygulanacağı da söylenemez. Mahkemenin milletlerarası yetkisi ile uygulanacak hukuk ayrı ayrı belirlenmelidir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, yabancı işverenlere karşı açılacak iş davalarında en önemli aşamalardan birinin, davadan önce gerçek işverenin, mutad işyerinin, uygulanacak hukukun ve Türkiye’deki mahkemelerin yetkisinin birlikte belirlenmesi olduğunu vurgulamaktadır. Özellikle çok uluslu şirket gruplarında yalnızca iş sözleşmesinin üzerinde yazan şirket adına göre hareket edilmesi yanlış tarafa dava açılması riskini doğurabilir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK ile Yabancı Şirketlere Karşı İş Davaları
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere Türkiye genelinde yabancı şirketlerde çalışan işçilerin işten çıkarılması, ücret ve tazminatlarının ödenmemesi, yabancı hukuk seçimi, uzaktan çalışma, gerçek işverenin belirlenmesi ve uluslararası şirket gruplarındaki iş ilişkileri önemli uyuşmazlıklara neden olabilmektedir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, yabancı şirket çalışanlarının kıdem ve ihbar tazminatı, ücret, fazla çalışma, prim ve bonus alacakları, işe iade süreçleri, dava şartı arabuluculuk, milletlerarası yetki ve uygulanacak hukukun belirlenmesi konularında profesyonel hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Yabancı şirkette çalışıyorum, Türkiye’de iş davası açabilir miyim?
Şartları varsa evet. İşin nerede yapıldığı, mutad işyeri, işverenin yapısı ve milletlerarası yetki kuralları birlikte değerlendirilir.
2. Şirketin Türkiye’de ofisi yoksa dava açılamaz mı?
Hayır. Türkiye’de ofis bulunmaması tek başına Türk mahkemelerinde dava açılmasını engellemez.
3. Türkiye’den uzaktan yabancı şirkete çalışıyorsam Türk İş Kanunu uygulanır mı?
Türkiye’den çalışma önemli bir bağlantıdır ancak tek başına otomatik sonuç doğurmaz. Uygulanacak hukuk milletlerarası özel hukuk kurallarına göre belirlenir.
4. Sözleşmede yabancı hukuk seçilmişse Türk hukukundan hiçbir hak isteyemez miyim?
Bu şekilde kesin bir sonuç doğru değildir. İş sözleşmelerindeki hukuk seçiminin işçinin emredici korumasına etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.
5. Maaşımı dolar veya euro olarak almam dava açmaya engel midir?
Hayır. Ücretin dövizle ödenmesi işçilik alacağı talebini ortadan kaldırmaz.
6. Yabancı şirket kıdem tazminatı ödemek zorunda mı?
Uygulanacak hukuk ve kıdem tazminatı şartları birlikte değerlendirilmelidir. Türk hukukunun uygulanması gereken hâllerde şartları oluşmuşsa kıdem tazminatı talep edilebilir.
7. Yabancı şirket beni e-postayla işten çıkardıysa dava açabilir miyim?
Fesih bildiriminin şekli, gerekçesi, iş güvencesi şartları ve uygulanacak hukuk incelenerek işe iade veya işçilik alacağı talepleri değerlendirilebilir.
8. Sözleşmede “freelancer” yazması işçi olmadığım anlamına gelir mi?
Tek başına hayır. Sözleşmenin başlığından ziyade fiili çalışma ilişkisinin özellikleri önemlidir.
9. Yabancı uyruklu çalışan Türkiye’de iş davası açabilir mi?
Evet. Yabancı vatandaşlık tek başına Türkiye’de dava açmaya engel değildir; yetki ve uygulanacak hukuk ayrıca değerlendirilir.
10. Yabancı işverene karşı dava açmadan önce en önemli belgeler nelerdir?
İş sözleşmesi, ücret ödemeleri, bordrolar, fesih bildirimi, prim planları, çalışma düzenini gösteren kayıtlar ve gerçek işverenin belirlenmesine yardımcı olabilecek belgeler önemlidir.
Uzman Hukuki Destek
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa ve Türkiye genelinde hizmet veren FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, yabancı şirketlerde çalışan işçilerin Türkiye’de açacağı iş davaları ve uluslararası iş sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda profesyonel hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, yabancı işverene karşı işçilik alacaklarının tahsili, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, prim ve bonus uyuşmazlıkları, işe iade, uzaktan çalışma, gerçek işverenin belirlenmesi, milletlerarası yetki ve uygulanacak hukuk konularında hukuki destek sunmaktadır.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Kule Plaza, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr




