
Ekran Görüntüsü Tek Başına Ceza Davasında Mahkûmiyet İçin Yeterli mi? 2026 Rehberi
7 Ağustos 2026
Deepfake ile Şantaj Yapılırsa Ne Yapılmalı? 2026 Ceza Hukuku Rehberi
7 Ağustos 2026Deepfake ses ve video ceza davasında nasıl tespit edilir? Yapay zekâ ile oluşturulan sahte ses kaydı, fotoğraf ve videoya nasıl itiraz edilir? Metadata, hash, kaynak dosya, adli bilişim ve bilirkişi incelemesiyle 2026 güncel rehber.
Bir kişinin hiç söylemediği bir cümleyi kendi sesiyle söylemiş gibi göstermek, hiç bulunmadığı bir ortamda çekilmiş gibi gerçekçi video oluşturmak veya gerçek bir görüntüdeki yüzü başka bir kişinin yüzüyle değiştirmek artık teknik olarak mümkündür.
Bu teknoloji çoğunlukla deepfake olarak adlandırılmaktadır.
2026 itibarıyla sorun ceza yargılaması açısından son derece önemlidir. Çünkü artık:
“Videoda açıkça görünüyor.”
veya
“Ses kaydında kendi sesi duyuluyor.”
ifadeleri, dijital içeriğin gerçekliğini tek başına tartışmasız hâle getirmeyebilir.
NIST’in güncel deepfake çalışmalarında da modern üretken yapay zekâ ile son derece gerçekçi sahte içeriklerin düşük maliyet ve çabayla oluşturulabildiğine dikkat çekilmektedir. Daha önemlisi NIST, deepfake tespit sistemlerinin laboratuvar ortamından gerçek operasyonel koşullara geçtiğinde performans kaybı yaşayabildiğini belirtiyor. Dolayısıyla tek bir “AI detector” sonucunu mutlak gerçek kabul etmek bilimsel açıdan da sorunludur.
Ceza dosyasında asıl sorulması gereken şudur:
Bu ses, görüntü veya video gerçekten iddia edilen kişi ve olaydan mı kaynaklanıyor; yoksa yapay zekâ ile tamamen veya kısmen üretilmiş ya da manipüle edilmiş olabilir mi?
Bu sorunun cevabı yalnızca görüntüye bakılarak verilmemelidir.
Kaynak dosya, cihaz, metadata, hash değerleri, dosyanın geçmişi, görüntü ve ses üzerindeki adli analizler, olayın diğer delilleri ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi birlikte değerlendirilmelidir.
Deepfake Nedir?
Deepfake, yapay zekâ ve makine öğrenmesi teknolojilerinden yararlanılarak gerçek kişilerin;
yüzlerinin,
seslerinin,
bedenlerinin
veya davranışlarının gerçekte meydana gelmemiş bir olay içerisinde gerçekmiş gibi gösterilmesidir.
Ancak bütün yapay zekâ manipülasyonları aynı değildir.
Bir içerik tamamen yapay zekâyla oluşturulabilir veya gerçek bir kayıt üzerinde yalnızca belirli bölümler değiştirilebilir.
NIST de dijital medyada sentetik, manipüle edilmiş ve farklı bağlama taşınmış içeriklerin birbirinden ayrılması gerektiğine dikkat çekmektedir.
Yapay Zekâ ile Sahte Ses Oluşturulabilir mi?
Evet.
Ses klonlama teknolojileri bir kişinin mevcut ses kayıtlarından yararlanarak o kişinin hiç söylemediği cümleleri onun sesine benzeyen biçimde üretebilir.
Bu durum özellikle;
telefon dolandırıcılığı,
şantaj,
tehdit,
hakaret,
kişilik haklarına saldırı
ve bazı ticari uyuşmazlıklarda önemli risk yaratmaktadır.
Örneğin bir şirket yöneticisinin sesi taklit edilerek:
“500.000 TL’yi şu hesaba gönderin.”
şeklinde ses kaydı oluşturulabilir.
Bu nedenle ses benzerliği tek başına konuşanın kimliğini kesin biçimde ispatlamayabilir.
Birkaç Saniyelik Ses Kaydından Ses Klonlanabilir mi?
Modern sistemlerin ihtiyaç duyduğu örnek miktarı kullanılan teknolojiye göre değişmektedir.
Ancak kişinin;
sosyal medya videoları,
YouTube kayıtları,
podcastleri,
telefon konuşmaları
veya başka ses kayıtları kötüye kullanılabilir.
Dolayısıyla kamuya açık çok sayıda ses kaydı bulunan kişilerin seslerinin taklit edilmesi bakımından ayrıca risk bulunmaktadır.
Yapay Zekâ ile Sahte Video Oluşturulabilir mi?
Evet.
Örneğin;
yüz değiştirme,
dudak hareketlerini değiştirme,
kişinin hiç söylemediği sözleri söylüyormuş gibi gösterme,
kişiyi bulunmadığı ortamda gösterme
gibi manipülasyonlar mümkündür.
NIST’in medya adli bilişim çalışmalarında da yüz değiştirme, beden değiştirme, bağlam manipülasyonu, görüntü manipülasyonu ve deepfake video tespiti ayrı inceleme alanları olarak ele alınmaktadır.
Deepfake Fotoğraf Oluşturulabilir mi?
Evet.
Bir kişinin gerçek fotoğrafı kullanılarak tamamen farklı bir ortamda bulunduğunu gösteren görüntüler oluşturulabilir.
Örneğin kişinin hiç bulunmadığı;
otel odasında,
iş yerinde,
toplantıda,
araçta
veya başka bir mekânda bulunduğunu gösteren sahte fotoğraf üretilebilir.
Bu nedenle ceza dosyasında:
“Fotoğraftaki yüz sanığa benziyor.”
tespiti artık tek başına yeterli teknik doğrulama değildir.
Deepfake Ceza Davasında Delil Olarak Kullanılabilir mi?
Dosyaya elbette bir ses, fotoğraf veya video sunulabilir.
Ancak dosyaya sunulması ile güvenilir delil olması aynı şey değildir.
CMK kapsamında mahkeme delilin;
hukuka uygunluğunu,
gerçekliğini,
sanıkla bağlantısını
ve ispat gücünü
değerlendirir.
Anayasa Mahkemesi de savunmanın mahkûmiyete dayanak yapılan olguların aksini göstermek amacıyla sunduğu ilgili delillerin gereği gibi değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Deepfake Video Tek Başına Mahkûmiyet İçin Yeterli midir?
Bu konuda:
“Video varsa mahkûmiyet olur.”
şeklinde genel bir kural yoktur.
Özellikle sanık:
“Bu videodaki kişi benim ancak görüntü yapay zekâyla değiştirilmiş.”
veya
“Yüz bana ait fakat ses bana ait değil.”
diyorsa görüntünün gerçekliği araştırılmalıdır.
Mahkûmiyet yalnızca videonun gerçekçi görünmesine dayandırılmamalıdır.
Yapay Zekâ ile Üretilmiş Ses Kaydı Nasıl Tespit Edilebilir?
Ses adli incelemesinde tek bir kriter yoktur.
Uzman incelemesinde somut dosyaya göre;
ses dalga yapısı,
spektral özellikler,
frekans yapısı,
konuşma ritmi,
nefes ve duraklama özellikleri,
arka plan sesleri,
fonem geçişleri,
kesme ve birleştirme izleri
gibi teknik unsurlar değerlendirilebilir.
Ayrıca şüpheli sesin kişinin güvenilir referans kayıtlarıyla karşılaştırılması gündeme gelebilir.
Sesin Kişiye Çok Benzemesi Gerçek Olduğunu Kanıtlar mı?
Hayır.
Deepfake teknolojisinin temel amacı zaten kişiye benzeyen ses üretmektir.
Bu nedenle:
“Dinledim, kesin onun sesi.”
şeklindeki kişisel kanaat tek başına teknik doğrulama değildir.
Sesin kaynağı ve dosyanın teknik yapısı da araştırılmalıdır.
Ses Karşılaştırması Yapılabilir mi?
Evet.
Dosyadaki ses kaydı ile kişinin güvenilir referans kayıtları karşılaştırılabilir.
Ancak burada iki ayrı soru vardır:
Ses gerçekten kişiye mi ait?
ve
Kayıt doğal konuşma mı, yoksa kişinin ses özellikleri kullanılarak sentetik biçimde mi üretildi?
Bunlar aynı soru değildir.
Bir deepfake kayıt kişinin sesine son derece benzeyebilir.
Deepfake Ses Kaydında Nefes Sesleri İncelenir mi?
İncelenebilir.
Doğal konuşmada;
nefes,
duraklama,
vurgu,
tonlama
ve konuşma akışı belirli biyolojik ve fiziksel özellikler taşır.
Sentetik seslerde bunlara ilişkin tutarsızlıklar bulunabilir.
Ancak teknolojinin gelişmesi nedeniyle:
“Nefes sesi varsa kayıt gerçektir.”
şeklinde bir kural yoktur.
Deepfake Videoda Dudak ve Ses Uyumsuzluğu Önemli midir?
Evet, önemli bir inceleme alanıdır.
Ses ile dudak hareketleri arasında uyumsuzluk bulunması manipülasyon ihtimalini gösterebilir.
NIST/OSAC materyallerinde deepfake incelemeleri bakımından fonem-visem uyumsuzlukları, yüz ve ses sentezi ile zamansal manipülasyonlar özel araştırma konuları arasında gösterilmektedir.
Ancak modern deepfake sistemleri dudak senkronizasyonunu oldukça başarılı biçimde gerçekleştirebildiğinden uyumsuzluk görülmemesi videonun gerçek olduğunu kanıtlamaz.
Göz Kırpma Deepfake Tespitinde Kullanılır mı?
Geçmişte deepfake videolarda anormal göz kırpma önemli ipuçlarından biriydi.
Ancak güncel sistemler bu tür biyolojik hareketleri çok daha başarılı üretebilmektedir.
Dolayısıyla:
“Kişi normal göz kırpıyor, video gerçek.”
sonucu çıkarılamaz.
2026 yılında deepfake incelemesi eski internet listelerindeki birkaç görsel belirtiye indirgenmemelidir.
Yüz Kenarlarındaki Bozulmalar Önemli midir?
Olabilir.
Bazı manipülasyonlarda;
saç çizgisi,
kulak çevresi,
çene,
gözlük,
dişler
ve yüzün arka planla birleştiği bölgelerde tutarsızlıklar görülebilir.
Ancak yüksek kaliteli deepfake içeriklerde bu kusurlar bulunmayabilir.
Işık ve Gölge Tutarsızlıkları Deepfake Göstergesi Olabilir mi?
Evet.
Yüz üzerindeki ışığın yönü ile ortam ışığı arasında fiziksel uyumsuzluk bulunması manipülasyon belirtisi olabilir.
Aynı şekilde;
yansımalar,
gölgeler,
cilt üzerindeki parlaklık
ve çevredeki ışık kaynakları karşılaştırılabilir.
Fakat bu değerlendirme uzmanlık gerektirebilir.
Videodaki Yüz ile Vücudun Hareketleri Karşılaştırılabilir mi?
Evet.
Baş, boyun ve beden hareketlerinin doğal bütünlüğü değerlendirilebilir.
Örneğin yüz farklı bir kaynaktan eklenmişse bazı karelerde;
baş-boyun bağlantısı,
perspektif,
hareket sürekliliği
ve ışık koşullarında tutarsızlık görülebilir.
Kare Kare Video İncelemesi Yapılabilir mi?
Evet.
Video yalnızca normal hızda izlenmemelidir.
Adli incelemede görüntünün kareleri değerlendirilerek belirli zaman aralıklarında meydana gelen;
yüz değişimleri,
görüntü bozulmaları,
kesintiler
ve zamansal tutarsızlıklar
araştırılabilir.
NIST’in OpenMFC çalışmaları da görüntü ve video manipülasyonu ile deepfake tespitini ayrı medya adli bilişim görevleri olarak değerlendirmektedir.
Deepfake Görüntülerde Piksel Analizi Yapılır mı?
Uzman incelemesinde görüntünün farklı bölgelerindeki istatistiksel ve sıkıştırma özellikleri değerlendirilebilir.
Ancak yalnızca:
“Bu piksel farklı görünüyor.”
şeklindeki yüzeysel gözlem yeterli değildir.
Çünkü video;
yeniden sıkıştırılmış,
WhatsApp’tan gönderilmiş,
ekran kaydı yapılmış
veya sosyal medya platformuna yüklenmiş olabilir.
Bunların her biri görüntünün teknik özelliklerini değiştirebilir.
Metadata Deepfake Tespitinde Önemli midir?
Evet, ancak tek başına yeterli değildir.
Metadata dosya hakkında;
oluşturulma tarihi,
cihaz,
kamera,
codec,
düzenleme yazılımı
gibi bazı bilgiler sağlayabilir.
Örneğin görüntünün bir telefon kamerasından çıktığı iddia edilirken metadata tamamen farklı bir üretim veya düzenleme sürecine işaret edebilir.
Bu önemli bir bulgudur.
Metadata Yoksa Video Sahtedir Diyebilir miyiz?
Hayır.
WhatsApp, Instagram, TikTok ve diğer platformlar yüklenen dosyaları yeniden işleyebilir ve metadata bilgilerini değiştirebilir veya kaldırabilir.
Dolayısıyla metadata bulunmaması tek başına deepfake kanıtı değildir.
Metadata Değiştirilebilir mi?
Evet.
Metadata manipüle edilebilir.
Bu nedenle:
“Metadata iPhone gösteriyor, dolayısıyla video kesin iPhone ile çekildi.”
sonucuna tek başına ulaşılmamalıdır.
Metadata diğer teknik bulgularla karşılaştırılmalıdır.
Hash Değeri Deepfake Olduğunu Gösterir mi?
Hayır.
Hash değeri dosyanın dijital parmak izi olarak düşünülebilir.
Dosyada daha sonra değişiklik yapılıp yapılmadığının kontrolünde önemlidir.
Ancak:
Sahte video oluşturulduktan sonra hash değeri alınmışsa hash, videoyu gerçek hâle getirmez.
Hash daha çok delilin belirli bir aşamadan sonra bütünlüğünün korunup korunmadığını kontrol etmeye yardımcı olur.
Kaynak Dosya Neden Çok Önemlidir?
Bir ceza dosyasında WhatsApp üzerinden defalarca gönderilmiş düşük kaliteli video ile kameradan çıkan ilk/orijinale en yakın dosya aynı inceleme imkânını sağlamaz.
Kaynak dosyada;
metadata,
codec bilgileri,
çözünürlük,
zaman bilgileri,
kamera verileri
ve başka teknik izler daha iyi korunmuş olabilir.
Bu nedenle deepfake iddiasında:
“Dosyaya ilk kim sahipti ve ilk dosya nerede?”
sorusu kritik önemdedir.
Kaynak Telefon veya Kamera İncelenmeli mi?
Mümkünse evet.
Bir kişi:
“Bu videoyu telefonumla çektim.”
diyorsa yalnızca kendisinin gönderdiği sıkıştırılmış MP4 dosyasına bakmak yerine kaynak cihazın bulunup bulunmadığı önemlidir.
Kaynak cihaz üzerinde;
orijinal dosya,
çekim tarihi,
dosya yolu
ve başka kayıtlar araştırılabilir.
Dosyanın Nereden Geldiği Neden Önemlidir?
Dijital delilin provenansı, yani kökeni önemlidir.
Şu zincir araştırılmalıdır:
Kaydı kim oluşturdu?
Hangi cihaz oluşturdu?
İlk olarak nerede saklandı?
Kime gönderildi?
Kaç kez dönüştürüldü?
Mahkemeye kim sundu?
Bu zincirin açıklanamaması dosyanın otomatik olarak sahte olduğunu göstermez; ancak güvenilirlik değerlendirmesinde önem taşır.
Ekran Kaydı Yapılmış Deepfake Nasıl İncelenir?
Bu durum daha zor olabilir.
Bir kişi yapay zekâyla oluşturulmuş videoyu telefon ekranında oynatıp tekrar ekran kaydı alabilir.
Bu işlem ilk üretim dosyasındaki bazı teknik izleri azaltabilir.
Benzer şekilde videonun başka telefonla ekrandan tekrar çekilmesi de yeniden yakalama (recapture) etkisi oluşturabilir.
NIST’in medya adli bilişim çalışmalarında yeniden çekilmiş görüntüler için özel veri setleri bulunması da bu sorunun teknik önemini göstermektedir.
WhatsApp’tan Gönderilen Deepfake Video Tespit Edilebilir mi?
Bazı durumlarda evet.
Ancak WhatsApp üzerinden gönderim sıkıştırma ve yeniden kodlama oluşturabileceğinden inceleme zorlaşabilir.
Bu nedenle mümkünse yalnızca WhatsApp’taki kopya değil ilk kaynak dosya araştırılmalıdır.
Sosyal Medyadan İndirilen Video İncelenebilir mi?
Evet.
Ancak sosyal medya platformlarının yeniden kodlama işlemleri teknik izleri değiştirebilir.
Bu nedenle incelemede videonun;
hangi platformdan,
hangi tarihte,
hangi hesap üzerinden
elde edildiği kaydedilmelidir.
Deepfake Tespit Programı “%98 Yapay Zekâ” Derse Kesin Sahte midir?
Hayır.
Bu nokta son derece önemlidir.
NIST’in 2026 deepfake değerlendirme çalışması, tespit sistemlerinin gerçek operasyonel ortamlara geçişte ciddi performans kaybı gösterebildiğine dikkat çekmektedir.
Dolayısıyla:
“AI detector %98 sahte dedi; tartışma bitti.”
şeklindeki yaklaşım doğru değildir.
Tespit aracının;
hangi modelle çalıştığı,
hangi veri setinde doğrulandığı,
hata oranı,
incelenen dosya türünü destekleyip desteklemediği
araştırılmalıdır.
Birden Fazla Deepfake Tespit Aracı Kullanılmalı mı?
Karmaşık ceza dosyalarında farklı teknik yöntemlerin birlikte değerlendirilmesi daha güvenilir olabilir.
NIST’in medya adli bilişim yaklaşımında da yalnızca tek bir kontrol yerine;
manipülasyon tespiti,
deepfake tespiti,
kaynak/provenans analizi
gibi farklı görevler bulunmaktadır.
Ancak üç farklı programın aynı sonucu vermesi bile mahkemenin diğer delilleri değerlendirme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Deepfake Ses Kaydı İçin Bilirkişi İncelemesi İstenebilir mi?
Evet.
Sesin gerçekliği veya aidiyeti tartışılıyorsa uzman bilirkişi incelemesi talep edilebilir.
Bilirkişiye yalnızca:
“Ses sanığa ait mi?”
sorusunun sorulması her durumda yeterli olmayabilir.
Şu soru da önemlidir:
“Dosyada sentetik ses üretimi, ses klonlama, kesme, birleştirme veya başka dijital manipülasyon bulgusu mevcut mudur?”
Deepfake Video İçin Bilirkişiye Hangi Sorular Sorulmalıdır?
Örneğin bilirkişiden;
videonun kaynak dosyasının incelenmesi,
metadata ve codec bilgilerinin belirlenmesi,
kareler arasında manipülasyon izlerinin araştırılması,
yüz ve beden hareketlerinin incelenmesi,
dudak hareketleri ile sesin senkronizasyonunun değerlendirilmesi,
ses kanalında sentetik üretim belirtilerinin araştırılması,
dosyanın üretim geçmişinin mümkün olduğunca belirlenmesi
istenebilir.
Bilirkişi “Deepfake Değildir” Derse Rapor Kesin midir?
Hayır.
Bilirkişi raporu da diğer deliller gibi değerlendirmeye tabidir.
Özellikle raporda yalnızca:
“Yapılan incelemede yapay zekâ izine rastlanmamıştır.”
denilmişse şu sorular sorulmalıdır:
Hangi yöntem kullanıldı?
Hangi program kullanıldı?
Programın hata oranı nedir?
Kaynak dosya mı incelendi?
Sıkıştırılmış kopya mı incelendi?
Ses ayrıca analiz edildi mi?
Video kareleri ayrıca analiz edildi mi?
Sonuç hangi teknik bulgulara dayanıyor?
Bilirkişi Raporuna İtiraz Edilebilir mi?
Evet.
Rapor;
eksik,
çelişkili,
yetersiz gerekçeli
veya teknik olarak doğrulanamaz nitelikteyse itiraz edilebilir.
Somut olayın şartlarına göre ek rapor veya yeni bilirkişi incelemesi talep edilebilir.
Yapay Zekâ Tespit Programının Adı Raporda Yazmalı mı?
Sağlıklı bir teknik raporda kullanılan yöntemin açıklanması son derece önemlidir.
Savunmanın:
“Bu sonuca nasıl ulaşıldı?”
sorusuna cevap verebilmesi gerekir.
Yalnızca sonuç açıklanıp yöntem belirtilmezse raporun bilimsel olarak denetlenmesi güçleşir.
Deepfake Olduğunu İddia Eden Sanık Ne Yapmalı?
Sadece:
“Bu yapay zekâ.”
demek yeterli bir savunma stratejisi olmayabilir.
İtiraz mümkün olduğunca somutlaştırılmalıdır.
Örneğin;
kaynak dosyanın getirtilmesi,
kaynak cihazın araştırılması,
hash değerlerinin karşılaştırılması,
metadata analizi,
ses incelemesi,
görüntü incelemesi,
bilirkişi raporu
ve destekleyici diğer deliller talep edilebilir.
Videodaki Kişinin Olay Yerinde Olmadığı Nasıl İspatlanabilir?
Deepfake iddiasında yalnızca videonun kendisine odaklanmak hata olabilir.
Örneğin kişinin olay tarihinde başka şehirde bulunduğunu;
kamera kayıtları,
uçuş kayıtları,
otel kayıtları,
iş yeri kayıtları,
tanıklar
ve başka hukuka uygun deliller gösterebilir.
Bu durumda görüntünün içeriği ile objektif dış dünya verileri karşılaştırılır.
Konum Verileri Deepfake Savunmasında Kullanılabilir mi?
Hukuka uygun biçimde elde edilmiş konum verileri somut olaya göre önemli olabilir.
Örneğin videonun saat 20.00’de Ankara’da çekildiği ileri sürülüyor ancak güvenilir başka kayıtlar kişinin aynı saatte İstanbul’da olduğunu ortaya koyuyorsa bu çelişki araştırılmalıdır.
Güvenlik Kamerası Kaydı Deepfake Videoyu Çürütebilir mi?
Evet.
Örneğin sahte videoda sanığın belirli mekânda bulunduğu iddia edilirken güvenilir güvenlik kamerası kayıtları aynı anda başka yerde olduğunu gösteriyorsa önemli karşı delil ortaya çıkabilir.
Ceza yargılamasında dijital içerik tek başına ve çevresindeki delillerden koparılarak değerlendirilmemelidir.
Deepfake Görüntü ile Banka Kayıtları Karşılaştırılabilir mi?
Özellikle dolandırıcılık dosyalarında evet.
Örneğin deepfake görüntülü görüşmeyle bir şirket yöneticisinin para transferi talep ettiği iddia ediliyorsa;
banka kayıtları,
iletişim kayıtları,
hesap hareketleri
ve olayın kronolojisi birlikte değerlendirilebilir.
Deepfake Dolandırıcılığı Nasıl Gerçekleşebilir?
Örneğin şirket muhasebe çalışanına yöneticinin sesini taklit eden bir telefon görüşmesi yapılabilir:
“Acil olarak şu hesaba 2 milyon TL gönder.”
Ardından sahte görüntülü görüşmeyle güven oluşturulabilir.
Burada yapay zekâ yalnızca teknik araçtır.
Adalet Bakanlığının güncel açıklamalarında da gerçek hayatta suç teşkil eden dolandırıcılık, hakaret ve benzeri eylemlerin yapay zekâ kullanılarak gerçekleştirilmesinin ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı vurgulanmaktadır.
Deepfake ile Hakaret Suçu İşlenebilir mi?
Somut olayın unsurlarına göre yapay zekâ kullanılarak üretilen ve yayılan içerik farklı ceza hukuku sorumlulukları doğurabilir.
Örneğin kişinin görüntüsü kullanılarak başkasına hakaret ediyormuş gibi video hazırlanması durumunda içeriği oluşturan ve yayan kişilerin fiilleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Yapay zekâ kullanılmış olması eylemi otomatik olarak hukuka uygun hâle getirmez.
Deepfake ile Şantaj Yapılması Suç mudur?
Somut olayda şantaj suçunun kanuni unsurları gerçekleşiyorsa yapay zekâ kullanılması sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
Örneğin kişinin sahte görüntüsü oluşturularak:
“Bu videoyu ailene gönderirim, para ver.”
denilmesi hâlinde olayın özelliklerine göre şantaj ve başka suçlar gündeme gelebilir.
Deepfake Cinsel Görüntüler Hukuki Sorumluluk Doğurabilir mi?
Bu alan 2026 itibarıyla özellikle önemlidir.
Bir kişinin rızası olmadan yüzünün cinsel içerikli yapay zekâ görüntülerine yerleştirilmesi;
ceza hukuku,
kişisel verilerin korunması,
özel hayat
ve kişilik hakları
bakımından ciddi sonuçlar doğurabilir.
Nitekim KVKK, Temmuz 2026’da kişilerin rızası olmaksızın cinsel içerikli görüntü ve video üretiminde yapay zekâ kullanılmasına ilişkin iddialar üzerine re’sen inceleme başlatıldığını duyurmuştur.
Deepfake ile İftira Suçu İşlenebilir mi?
Bir kişiye işlemediği bir suçu isnat etmek amacıyla sahte görüntü veya ses hazırlanıp yetkili makamlara sunulması hâlinde somut olayın şartlarına göre iftira suçu ve diğer suç tipleri değerlendirilebilir.
Ancak her sahte içerik otomatik olarak iftira suçunu oluşturmaz.
Suçun kanuni unsurlarının ayrıca gerçekleşmesi gerekir.
Deepfake Delil Hukuka Aykırıysa Kullanılabilir mi?
Dijital içeriğin gerçekliği ile hukuka uygun elde edilmesi iki ayrı meseledir.
Bir video tamamen gerçek olabilir fakat hukuka aykırı şekilde elde edilmiş olabilir.
Aynı şekilde hukuka uygun yöntemle dosyaya sunulan bir video teknik olarak sahte olabilir.
Dolayısıyla ceza yargılamasında iki ayrı soru sorulmalıdır:
Delil gerçek mi?
Delil hukuka uygun elde edilmiş mi?
Telefon ve Bilgisayar İncelemesi Deepfake Tespitinde Kullanılabilir mi?
Somut dosyada gerekli hukuki şartların bulunması hâlinde dijital cihazların incelenmesi gündeme gelebilir.
Ancak 2026 bakımından önemli bir güncel gelişme bulunmaktadır.
Anayasa Mahkemesi 12 Şubat 2026 tarihli E.2023/128 sayılı dosyada CMK m.134’ün bilgisayarlarda arama, kopyalama ve el koymaya ilişkin bazı hükümlerini iptal etmiş, iptal kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir.
Bu nedenle güncel dosyalarda dijital incelemenin hangi tarihte yapıldığı ve o tarihte yürürlükte bulunan hukuki rejim ayrıca kontrol edilmelidir.
Deepfake İddiasında 30 Kritik Kontrol
- Dosyanın ilk kaynağı nedir?
- Kaydı kim oluşturdu?
- Kaynak cihaz mevcut mu?
- Orijinale en yakın dosya mevcut mu?
- Dosya kaç kez gönderildi?
- Sosyal medyadan mı indirildi?
- WhatsApp üzerinden mi geldi?
- Yeniden kodlandı mı?
- Metadata mevcut mu?
- Metadata tutarlı mı?
- Dosyanın hash değeri alındı mı?
- Delilin teslim zinciri kayıtlı mı?
- Görüntüde yüz değiştirme bulgusu var mı?
- Yüz ve beden hareketleri tutarlı mı?
- Işık ve gölge fiziksel olarak tutarlı mı?
- Dudak hareketleri sesle uyumlu mu?
- Video karelerinde anormallik bulunuyor mu?
- Ses doğal konuşma özellikleri gösteriyor mu?
- Sentetik ses üretimi araştırıldı mı?
- Ses üzerinde kesme veya birleştirme var mı?
- Güvenilir referans ses kayıtlarıyla karşılaştırma yapıldı mı?
- Hangi deepfake tespit yöntemi kullanıldı?
- Kullanılan aracın hata oranı biliniyor mu?
- Tek bir AI detector sonucuna mı dayanılıyor?
- Bilirkişi yöntemini ayrıntılı açıklamış mı?
- Kaynak cihaz ayrıca incelenmiş mi?
- Olayın diğer objektif delilleri ne gösteriyor?
- Kişinin olay yerinde bulunduğu bağımsız şekilde doğrulanıyor mu?
- Delilin sanığa aidiyeti ispatlanmış mı?
- Bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde makul şüphe giderilmiş mi?
Bu soruların cevapsız bırakılmaması, yapay zekâ üretimi olduğu ileri sürülen ses ve görüntülerin bulunduğu ceza dosyalarında son derece önemlidir.
Deepfake Delile İtirazda Yapılan 12 Büyük Hata
- Sadece “bu video yapay zekâ” demek
- Kaynak dosyayı istememek
- Kaynak cihazı araştırmamak
- WhatsApp’tan gelen sıkıştırılmış dosyayla yetinmek
- Metadata’yı tek başına kesin delil kabul etmek
- Hash değerinin içeriğin gerçekliğini kanıtladığını düşünmek
- Tek bir AI detector sonucuna güvenmek
- Ses kanalını ayrıca inceletmemek
- Video karelerini teknik olarak inceletmemek
- Bilirkişiye somut sorular yöneltmemek
- Olayın diğer objektif delillerini araştırmamak
- Bilirkişi raporundaki yöntemi sorgulamamak
Örnek Olay 1: Yapay Zekâ ile Üretilmiş Tehdit Videosu
A hakkında tehdit soruşturması başlatılmıştır.
Dosyada A’nın:
“Seni öldüreceğim.”
dediği görülen bir video bulunmaktadır.
A videonun deepfake olduğunu savunmaktadır.
Ancak dosyada yalnızca WhatsApp’tan gönderilmiş sıkıştırılmış video vardır.
Kaynak cihaz bilinmemektedir.
Orijinal dosya yoktur.
Bilirkişi yalnızca videoyu izleyerek:
“Görüntüde açık manipülasyon görülmemiştir.”
demiştir.
Böyle bir dosyada kaynak dosya, dosya geçmişi, ses ve görüntünün ayrı teknik analizi, kullanılan yöntemin güvenilirliği ve diğer objektif delillerin araştırılması gerekir.
Örnek Olay 2: Yönetici Sesinin Klonlanması
Bir şirket çalışanı yöneticisinden geldiğini düşündüğü telefon görüşmesinde:
“800.000 TL’yi acilen bu hesaba aktar.”
talimatı alır.
Ses yöneticinin sesine son derece benzemektedir.
Ancak yönetici böyle bir görüşme yapmadığını belirtmektedir.
Bu durumda;
arama kayıtları,
ses dosyası,
telefon kayıtları,
para transferi,
hesap sahipleri
ve sesin sentetik olup olmadığı birlikte araştırılmalıdır.
Örnek Olay 3: Video ile Objektif Kayıtlar Çelişiyor
Bir videoda B’nin Ankara’da belirli bir olay yerinde bulunduğu görülmektedir.
Ancak aynı saate ilişkin güvenilir başka kayıtlar B’nin İstanbul’da bulunduğunu göstermektedir.
Bu durumda:
“Videoda yüzü görünüyor.”
denilerek çelişki göz ardı edilmemelidir.
Videonun kaynağı ve gerçekliği teknik olarak araştırılmalıdır.
Örnek Olay 4: AI Detector %99 Deepfake Diyor
Dosyadaki video internetteki bir deepfake tespit aracına yüklenmiş ve araç:
“%99 AI generated”
sonucu vermiştir.
Bu sonuç tek başına:
“Video kesin sahtedir.”
anlamına gelmez.
NIST’in güncel çalışmaları da deepfake tespit sistemlerinin gerçek dünya koşullarında önemli performans sorunları yaşayabileceğini göstermektedir.
Kullanılan aracın bilimsel geçerliliği ve hata oranı değerlendirilmelidir.
Sık Sorulan Sorular
1. Deepfake video bilirkişi tarafından anlaşılabilir mi?
Bazı durumlarda evet. Görüntü, ses, metadata, dosya yapısı, kaynak cihaz ve diğer teknik veriler birlikte incelenebilir.
2. Yapay zekâ ile oluşturulan ses tespit edilebilir mi?
Teknik analizle sentetik ses üretimine ilişkin bulgular araştırılabilir. Ancak bütün AI seslerin kesin olarak tespit edilebileceği söylenemez.
3. AI detector sonucu mahkemede kesin delil midir?
Hayır. Kullanılan sistemin yöntemi, doğruluk oranı ve hata ihtimali değerlendirilmelidir. NIST de gerçek dünya koşullarında deepfake tespit sistemlerinin performans sorunlarına dikkat çekmektedir.
4. Metadata videonun sahte olduğunu kanıtlar mı?
Tek başına hayır. Metadata önemli bir teknik veri olmakla birlikte değiştirilebilir veya platformlar tarafından kaldırılabilir.
5. Hash değeri videonun gerçek olduğunu kanıtlar mı?
Hayır. Hash esas olarak belirli dosyanın bütünlüğünü kontrol etmeye yardımcı olur; içeriğin başlangıçtan itibaren gerçek olduğunu kanıtlamaz.
6. Ses bana çok benziyorsa benim söylediğim kabul edilir mi?
Tek başına ses benzerliği yeterli olmayabilir. Ses klonlama ihtimali varsa teknik inceleme önem kazanır.
7. WhatsApp’tan gelen video deepfake açısından incelenebilir mi?
Evet. Ancak sıkıştırılmış kopya yerine mümkünse kaynak dosyanın bulunması incelemeyi güçlendirebilir.
8. Deepfake olduğunu iddia edersem bilirkişi talep edebilir miyim?
Somut ve uyuşmazlıkla ilgili teknik iddialar bakımından bilirkişi incelemesi talep edilmesi mümkündür. AYM de savunmanın ilgili delillerinin gereği gibi değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
9. Deepfake video nedeniyle mahkûmiyet kurulabilir mi?
İçeriğin gerçekliği ve sanığa aidiyeti güvenilir biçimde ortaya konulamıyorsa ispat sorunu doğar. Ceza mahkûmiyeti varsayıma dayandırılmamalıdır.
10. Deepfake hazırlayan kişi ceza alabilir mi?
Yapay zekâ kullanılması ceza sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. İçeriğin hazırlanma ve kullanılma biçimine göre dolandırıcılık, şantaj, hakaret, iftira veya başka suçlar gündeme gelebilir.
Deepfake Delile Karşı En Güçlü Savunma Yaklaşımı
Bir ceza dosyasına yapay zekâ ile üretildiği düşünülen ses veya görüntü girdiğinde yalnızca içeriğin ne söylediğine bakmak yeterli değildir.
Dört ayrı katman incelenmelidir:
Birinci katman: Kaynak
Dosya nereden geldi?
İkinci katman: Teknik bütünlük
Dosya değiştirilmiş veya yeniden üretilmiş mi?
Üçüncü katman: Aidiyet
Görüntüdeki veya sesteki kişi gerçekten sanık mı?
Dördüncü katman: Dış doğrulama
Olayın diğer objektif delilleri kayıtla örtüşüyor mu?
Bu dört katmandan birinde ciddi ve açıklanamayan sorun bulunması hâlinde dijital delilin ispat gücü ayrıca tartışılmalıdır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK – Deepfake ve Yapay Zekâ Delilleri
2026 itibarıyla ceza yargılamasında dijital deliller açısından yeni bir dönem başlamıştır.
Artık:
“Kendi gözümle videoda gördüm.”
veya
“Ses kesinlikle ona ait.”
ifadeleri her olayda yeterli olmayabilir.
Özellikle deepfake, yapay zekâ ile ses klonlama, sahte görüntü, manipüle edilmiş video ve sentetik dijital içeriklerin bulunduğu dosyalarda teknik inceleme savunmanın veya suç isnadının sonucunu doğrudan etkileyebilir.
Bu nedenle şu sorular cevaplandırılmalıdır:
Orijinale en yakın dosya nerede?
Kaynak cihaz mevcut mu?
Dosyanın oluşturulma geçmişi belirlenebiliyor mu?
Metadata ne gösteriyor?
Hash değerleri korunmuş mu?
Ses sentetik üretim açısından incelenmiş mi?
Görüntü kare kare analiz edilmiş mi?
Dudak ve ses senkronizasyonu incelenmiş mi?
Kullanılan deepfake detector bilimsel olarak güvenilir mi?
Hata oranı nedir?
Bilirkişi hangi yöntemle sonuca ulaşmış?
Dosya başka bağımsız delillerle doğrulanıyor mu?
Sanığın olay yerinde bulunduğu gerçekten ispatlanmış mı?
Bu sorular cevaplandırılmadan yalnızca bir videonun gerçekçi görünmesine dayanılması, özellikle yeni nesil üretken yapay zekâ teknolojileri karşısında ciddi ispat sorunlarına yol açabilir. NIST’in 2026 çalışmaları da deepfake tespit araçlarının operasyonel koşullarda önemli performans kaybı gösterebildiğine dikkat çekmektedir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, Av. Arb. Fırat Fesih Kaya liderliğinde; Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa ve Mersin başta olmak üzere Türkiye genelinde yapay zekâ ile üretilmiş dijital deliller, deepfake video ve ses kayıtları, adli bilişim incelemeleri, bilirkişi raporlarına itiraz, telefon ve bilgisayar incelemeleri ile hukuka aykırı dijital delillere ilişkin ceza hukuku süreçlerinde hukuki destek sunmaktadır.
Web Sitesi: FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık




