
Şirket Sahibi Eş Kendisini Asgari Ücretli Gösterirse Nafaka Nasıl Belirlenir? 2026 Güncel Rehber
16 Ekim 2026
Boşanma Davasında Şirketin Gerçek Cirosu Araştırılabilir mi? 2026 Güncel Rehber
16 Ekim 2026Boşanma, nafaka ve mal rejimi davalarında şirket sahibi eş kâr dağıtmayarak gerçek gelirini gizleyebilir mi? Şirkette bırakılan kâr, temettü, şirket hesabından kişisel harcamalar, ortaklar cari hesabı, şirket payının değeri ve gerçek ekonomik gücün nasıl araştırılabileceğini 2026 güncel uygulaması kapsamında açıklıyoruz.
Boşanma ve nafaka davalarında taraflardan birinin şirket sahibi veya şirket ortağı olması, gerçek gelirinin belirlenmesini zorlaştırabilir. Özellikle şirketi kontrol eden eş, kendisine düşük bir maaş ödeyebilir, yıllarca kâr dağıtmayabilir veya kişisel yaşam giderlerinin önemli bir bölümünü şirket üzerinden karşılayabilir.
Bu durumda diğer eşin karşısına çoğu zaman şu savunma çıkar:
“Benim aylık maaşım düşük, şirketin kazancı benim kişisel gelirim değildir.”
Bu cümle kısmen doğru olmakla birlikte tek başına yeterli değildir. Limited veya anonim şirket ayrı bir tüzel kişidir ve şirketin kasasındaki bütün para doğrudan ortağın kişisel parası sayılamaz. Aynı şekilde şirketin cirosu, yıllık kârı veya banka hesabındaki bakiye de otomatik olarak ortağın kişisel geliri kabul edilemez.
Bununla birlikte şirket sahibi eşin gerçek ekonomik gücü araştırılırken yalnızca bordroda görünen maaşa bakılması da her olayda gerçeği ortaya koymayabilir.
Özellikle şirketi fiilen kontrol eden eşin kâr dağıtım politikası, şirketten aldığı ödemeler, ortaklar cari hesabı, kişisel giderlerinin şirket tarafından karşılanıp karşılanmadığı ve şirket payının ekonomik değeri birlikte değerlendirilmelidir.
Şirket Sahibi Eş Kâr Dağıtmayarak Gelirini Gizleyebilir mi?
Şirketin kâr dağıtmaması tek başına gelirin gizlendiğini göstermez.
Bir şirket elde ettiği kârı işletmede bırakabilir. Yeni yatırım yapabilir, borçlarını ödeyebilir, işletme sermayesini güçlendirebilir veya gelecek dönem faaliyetleri için finansman ayırabilir.
Bu nedenle:
“Şirket kâr etti ama temettü dağıtmadı, demek ki eş gelirini gizliyor.”
şeklinde otomatik bir sonuç doğru değildir.
Ancak şirketi kontrol eden eş, boşanma veya nafaka uyuşmazlığı ortaya çıktıktan sonra kendisine yapılan ödemeleri azaltmış, geçmiş yıllarda düzenli kâr dağıtılırken aniden dağıtımı durdurmuş veya şirket parasını başka yollarla kişisel menfaatine kullanmaya devam etmişse durum daha ayrıntılı incelenebilir.
Şirketin Kârı Doğrudan Eşin Geliri Sayılır mı?
Her zaman hayır.
Bu ayrım son derece önemlidir.
Şirketin yıllık 20 milyon TL kâr elde etmesi, şirketin %50 ortağı olan eşin o yıl otomatik olarak 10 milyon TL kişisel gelir elde ettiği anlamına gelmez.
Şirket kârı ile ortağa fiilen dağıtılan kâr payı birbirinden farklıdır.
Kâr şirket bünyesinde bırakılmış olabilir. Şirketin yatırım veya finansman ihtiyacı bulunabilir. Ayrıca şirketin elde ettiği kârın şirket payının değerine yansıması da ayrı bir ekonomik değerlendirme konusudur.
Dolayısıyla şirket kârını doğrudan ortak gelirine dönüştürerek hesap yapmak hatalı sonuçlara yol açabilir.
Kâr Payı Dağıtılmadığında Eşin Hiç Geliri Yok Mu Sayılır?
Hayır.
Kâr dağıtılmaması, şirket ortağı eşin başka hiçbir ekonomik menfaat elde etmediğini göstermez.
Şirket sahibi eş maaş alabilir, huzur hakkı veya müdürlük ücreti alabilir, şirketten borç veya avans niteliğinde para çekebilir, şirket aracını kullanabilir veya bazı kişisel giderlerini şirket üzerinden karşılıyor olabilir.
Bu nedenle gerçek ekonomik durum yalnızca:
“Bu yıl temettü dağıtılmadı.”
bilgisine göre belirlenmemelidir.
Nafaka Davasında Şirket Sahibi Eşin Geliri Nasıl Araştırılır?
Nafaka bakımından kişinin yalnızca bordro maaşı değil, gerçek ekonomik ve sosyal durumu önem taşıyabilir.
Örneğin eş resmî olarak aylık düşük bir ücret aldığını ileri sürerken yüksek değerli araçlar kullanıyor, önemli taşınmazlara sahip bulunuyor, yüksek tutarlı harcamalar gerçekleştiriyor ve şirket tarafından karşılanan ciddi kişisel avantajlardan yararlanıyorsa ekonomik durumun yalnızca maaş bordrosuyla değerlendirilmesi yeterli olmayabilir.
Ancak yaşam standardı da tek başına belirli miktarda gelir elde edildiğinin kesin kanıtı değildir. Yaşam tarzı, banka hareketleri, malvarlığı, şirketten sağlanan menfaatler ve diğer mali verilerle birlikte değerlendirilmelidir.
Şirket Cirosu Eşin Geliri Sayılır mı?
Hayır.
Şirket cirosu ile şirket ortağının kişisel geliri birbirine karıştırılmamalıdır.
Örneğin şirketin yıllık 100 milyon TL cirosu bulunabilir ancak yüksek maliyetler nedeniyle çok daha düşük kâr elde etmiş olabilir.
Ciro, şirketin belirli dönemde gerçekleştirdiği satış veya faaliyet hacmini gösteren önemli bir finansal veridir fakat doğrudan ortağın kişisel kazancı değildir.
Bu nedenle nafaka veya boşanma davasında:
“Şirketin cirosu 100 milyon TL, eşin geliri de çok yüksektir.”
şeklinde tek başına ciro üzerinden sonuç kurulması sağlıklı değildir.
Şirketin Kârı ile Dağıtılabilir Kâr Aynı Şey midir?
Her durumda aynı değildir.
Şirketin finansal tablolarında görünen dönem kârı ile ortaklara hukuken dağıtılabilecek tutar arasında fark bulunabilir. Kanuni yedekler, geçmiş dönem zararları, şirketin finansal yapısı ve kâr dağıtımına ilişkin şirketler hukuku kuralları dikkate alınmalıdır.
Dolayısıyla bilirkişi incelemesinde yalnızca gelir tablosundaki tek bir rakam üzerinden hareket edilmemesi önemlidir.
Eş Kendisini Şirkette Asgari Ücretli Gösterebilir mi?
Fiilen bu tür durumlarla karşılaşılabilir.
Şirketi kontrol eden kişi kendisine düşük bir ücret belirlemiş olabilir.
Ancak mahkemenin ekonomik durum değerlendirmesinde yalnızca bordro rakamına bağlı kalması her somut olayda zorunlu değildir.
Örneğin kişi şirketin çoğunluk ortağı ve müdürüyse, şirket kararları üzerinde belirleyici etkiye sahipse ve hayat standardı beyan ettiği ücretle açık şekilde uyuşmuyorsa gerçek ekonomik durumun araştırılması gündeme gelebilir.
Bununla birlikte “şirket sahibi olduğu için bordrodaki ücret kesin sahtedir” şeklinde bir varsayım da doğru değildir.
Eş Kendi Maaşını Bilerek Düşürürse Ne Olur?
Boşanma veya nafaka süreci öncesinde kişinin uzun yıllardır aldığı ücretin aniden düşürülmesi dikkat çekici olabilir.
Örneğin eş geçmişte aylık yüksek müdürlük ücreti alırken boşanma davasından kısa süre önce ücretini önemli ölçüde azaltmış olabilir.
Bu durumda ücret değişikliğinin ticari ve ekonomik bir gerekçesi bulunup bulunmadığı, şirketin mali durumu ve geçmiş dönem ödeme düzeni birlikte incelenebilir.
Tek başına ücret düşüşü muvazaa veya gelir gizleme sonucunu doğurmaz ancak diğer mali verilerle birlikte önemli bir emare olabilir.
Geçmiş Yıllardaki Kâr Dağıtımları Önemli midir?
Evet.
Şirket geçmişte düzenli şekilde kâr dağıtmış ancak eşler arasındaki uyuşmazlık başladıktan sonra kâr dağıtımı aniden sona ermişse bunun ekonomik nedeni araştırılabilir.
Örneğin şirket geçmiş beş yıl boyunca düzenli temettü dağıtmış, boşanma davasının açıldığı yıl yüksek kâr elde etmesine rağmen dağıtımı tamamen durdurmuş olabilir.
Bu durum tek başına kötü niyet kanıtı değildir. Şirketin yatırım kararı, nakit ihtiyacı veya borçluluğu gibi haklı nedenler bulunabilir.
Ancak değişikliğin zamanlaması ve gerekçesi önem taşıyabilir.
Şirket Sahibi Eş Kâr Dağıtımını Tek Başına Engelleyebilir mi?
Bu, şirket türüne, eşin pay oranına, oy gücüne ve şirketin yönetim yapısına bağlıdır.
Örneğin eş şirketin %51, %75 veya %90 payına sahip olabilir. Ancak çoğunluk payına sahip olmak her şirket kararının hiçbir sınırlama olmaksızın alınabileceği anlamına gelmez.
Kâr dağıtımı bakımından şirketler hukukundaki yetkili organ, finansal tablolar, dağıtılabilir kâr ve karar nisapları ayrıca değerlendirilmelidir.
Eş yalnızca azınlık ortağıysa kâr dağıtımını tek başına belirleme gücü zaten bulunmayabilir.
Bu nedenle boşanma dosyasında eşin sadece “şirket ortağı” olduğu değil, şirket üzerindeki fiili ve hukuki kontrol gücü de araştırılmalıdır.
Yüzde 51 Hisse Sahibi Eşin Durumu Farklı mıdır?
Olabilir.
%51 paya sahip olmak eşe şirket içinde önemli bir oy gücü sağlayabilir. Ancak bu durum şirket malvarlığını kişisel malvarlığına dönüştürmez ve şirket kârının tamamının eşe ait olduğu anlamına gelmez.
Buna karşılık şirket kararları üzerindeki belirleyici güç, kâr dağıtılmaması iddiasının değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Örneğin eş hem %51 pay sahibi hem tek müdür hem de şirketin fiili yöneticisiyse, kâr dağıtım kararları üzerindeki etkisinin ayrıca araştırılması gerekebilir.
Yüzde 49 Hissedar Eş İçin Aynı Sonuç Geçerli midir?
Her zaman değil.
%49 pay sahibi eş şirket üzerinde tek başına kontrol sahibi olmayabilir.
Bu nedenle şirket kâr dağıtmıyorsa:
“Eş bilerek kendi gelirini gizliyor.”
sonucuna geçmeden önce kâr dağıtımını kimin kontrol ettiği belirlenmelidir.
Eş kâr dağıtımı yapılmasını istese bile çoğunluk ortağının aksi yönde oy kullanması nedeniyle kâr dağıtılmıyor olabilir.
Bu ayrım özellikle nafaka davalarında önemlidir.
Şirket Hesabından Kişisel Harcamalar Yapılması Gelir Sayılabilir mi?
Bu tür ödemeler kişinin gerçek ekonomik gücünün belirlenmesinde önemli olabilir.
Örneğin şirket hesabından eşin özel tatil giderleri, kişisel kredi kartı borçları veya şirket faaliyetiyle ilgisi bulunmayan özel harcamaları karşılanıyorsa bunların hukuki ve muhasebesel niteliği araştırılabilir.
Ancak her şirket ödemesi kişisel harcama değildir.
İş seyahati, şirket aracı, temsil gideri veya faaliyetle bağlantılı başka bir ödeme şirket gideri olabilir.
Bu nedenle harcamanın niteliği tek tek değerlendirilmelidir.
Şirket Aracı Kullanılması Gelir Gizleme Anlamına Gelir mi?
Tek başına hayır.
Şirket aracının iş amacıyla kullanılması olağan bir ticari uygulamadır.
Ancak şirketin çok yüksek değerli aracının ortağın sürekli kişisel kullanımına tahsis edilmiş olması kişinin yaşam standardı ve şirketten sağladığı ekonomik menfaat bakımından değerlendirmeye alınabilir.
Bu durum yine tek başına aylık gelir miktarını belirlemez.
Şirket Eşin Ev Kirasını Ödüyorsa Ne Olur?
Şirketin şirket sahibinin tamamen kişisel nitelikteki konut giderlerini karşılaması durumunda ödemenin hukuki ve muhasebesel niteliği önemlidir.
Bu tür ödemeler şirketten ortağa sağlanan ekonomik menfaatin belirlenmesinde dikkate alınabilir.
Aynı yaklaşım kişisel kredi kartı ödemeleri veya aile yaşamına ilişkin başka giderler bakımından da somut olayın koşullarına göre gündeme gelebilir.
Ortaklar Cari Hesabı Neden Önemlidir?
Şirket sahibi eşin gerçek ekonomik ilişkisini anlamada ortaklar cari hesabı önemli bir muhasebe kalemidir.
Ortağın şirkete borçlu veya şirketten alacaklı olması, şirketten çektiği paraların niteliği ve geçmiş dönem hareketleri bu hesaplarda görülebilir.
Örneğin eş:
“Şirket bana hiç kâr dağıtmıyor.”
derken düzenli biçimde şirketten para çekiyor olabilir.
Ancak cari hesaptaki her ödeme gelir değildir. Ortağın daha önce şirkete verdiği borcun iadesi gibi farklı hukuki nedenler bulunabilir.
Bu nedenle cari hesap hareketlerinin dayanakları incelenmelidir.
Şirketten “Borç” Adı Altında Sürekli Para Çekilirse Ne Olur?
Ödemenin yalnızca muhasebe kaydındaki adına bakmak yeterli değildir.
Gerçekten borç ilişkisi bulunup bulunmadığı, geri ödeme yapılıp yapılmadığı, işlemin sürekliliği ve şirket kayıtlarındaki karşılığı araştırılabilir.
Özellikle düzenli kişisel harcamaların sürekli “ortak borcu” veya benzeri hesaplarda izlenmesi kişinin ekonomik durumunun değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Şirket Sahibi Eş Kârı Şirkette Bırakarak Nafakayı Düşürebilir mi?
Kârın şirkette bırakılması otomatik olarak nafakadan kaçınma anlamına gelmez.
Mahkeme nafaka değerlendirmesinde tarafların ekonomik ve sosyal durumlarını, ihtiyaçlarını ve ödeme gücünü somut olay kapsamında değerlendirir.
Şirketin gerçek ticari ihtiyaçları nedeniyle kârın işletmede tutulması mümkündür.
Buna karşılık şirketi kontrol eden eşin yalnızca nafaka yükümlülüğünü düşük göstermek amacıyla görünür kişisel gelirini yapay şekilde azalttığı ileri sürülüyorsa bu iddianın finansal kayıtlarla araştırılması mümkündür.
Şirket Kârının Dağıtılmaması Yoksulluk Nafakasını Etkiler mi?
Yoksulluk nafakası değerlendirmesinde yalnızca karşı tarafın şirket kârına bakılmaz.
TMK m.175 kapsamında nafaka isteyen tarafın boşanma yüzünden yoksulluğa düşme durumu ve kusur şartı ile nafaka yükümlüsünün mali gücü birlikte değerlendirilir.
Şirket sahibi eşin ödeme gücü belirlenirken şirketin kendisine ait olmayan bütün varlıklarını kişisel gelir gibi kabul etmek doğru değildir.
Buna karşılık gerçek ekonomik gücü ortaya koyabilecek şirket kaynaklı menfaatler de tamamen görmezden gelinmemelidir.
İştirak Nafakasında Şirket Geliri Araştırılabilir mi?
Evet.
Çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılım belirlenirken anne ve babanın ekonomik güçleri önemlidir.
Şirket ortağı ebeveynin gerçek ekonomik durumu bu nedenle araştırılabilir.
Ancak burada da şirket cirosu veya şirket kârının tamamı otomatik olarak ebeveynin kişisel geliri sayılmamalıdır.
Şirket Payının Değeri Nafaka Bakımından Önemli midir?
Kişinin şirket payının önemli bir ekonomik değere sahip olması genel mali durum değerlendirmesinde dikkate alınabilir.
Ancak yüksek değerli şirket payına sahip olmak ile her ay aynı oranda nakit gelir elde etmek farklı kavramlardır.
Örneğin şirketin pay değeri yüksek olabilir ancak şirket temettü dağıtmıyor ve ortağın likit geliri daha düşük olabilir.
Bu nedenle malvarlığı ile düzenli gelir birbirinden ayrılmalıdır.
Boşanmada Şirket Payı Nasıl Değerlendirilir?
Şirket payının mal rejimi bakımından niteliği ayrıca incelenmelidir.
Şirket evlilik sırasında kurulmuş olabilir veya eş şirket paylarını evlilikten önce edinmiş olabilir.
Payın edinilme tarihi ve finansman kaynağı önemlidir.
Edinilmiş mallara katılma rejiminde şirket payının kişisel mal mı yoksa edinilmiş mal mı olduğu, payın değeri ve mal rejiminin sona erdiği tarih itibarıyla hesaplamalar ayrıca yapılır.
Bu konu nafaka hesabından farklıdır.
Evlilikten Önce Kurulan Şirketin Kârı Ne Olur?
Şirket payının evlilikten önce edinilmiş olması şirket payını kişisel mal niteliğinde değerlendirmeyi gerektirebilir.
Ancak TMK m.219 kapsamında kişisel malların gelirleri kural olarak edinilmiş mallar arasında yer alır.
Bununla birlikte eşler arasında mal rejimi sözleşmesi veya TMK m.221 kapsamında farklı düzenlemeler bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmelidir.
Bu nedenle:
“Şirket evlilikten önce kuruldu, şirketten gelen hiçbir gelir mal rejimine girmez.”
şeklinde genel bir sonuç doğru değildir.
Dağıtılmayan Şirket Kârı Mal Rejimi Davasında Nasıl Değerlendirilir?
Bu konu teknik ve önemlidir.
Şirketin dağıtılmamış kârının doğrudan ortağın cebine girmiş para gibi kabul edilmesi her durumda doğru değildir.
Özellikle dağıtılmayan kâr şirket bünyesinde kalmış ve şirket payının değerini artırmışsa aynı ekonomik değerin hem ayrı bir gelir kalemi hem de pay değerinin içinde tekrar hesaba katılması mükerrer hesaplama riskini doğurabilir.
Bu nedenle şirket değerlemesi yapılırken dağıtılmayan kârın pay değerine nasıl yansıdığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Şirket Payının Değeri Nasıl Belirlenir?
Şirket değerlemesi yalnızca kayıtlı sermayeye bakılarak yapılamaz.
Şirketin faaliyet yapısı, varlıkları, borçları, kârlılığı, nakit yaratma kapasitesi ve somut olayın özelliklerine göre uygun değerleme verileri dikkate alınabilir.
Örneğin 1 milyon TL sermayeli şirketin gerçek ekonomik değeri çok daha yüksek veya düşük olabilir.
Bu nedenle:
şirket sermayesi = şirket değeri
şeklinde bir hesaplama yapılmamalıdır.
Şirketin Banka Hesabındaki Para Eşin Parası Sayılır mı?
Hayır.
Limited veya anonim şirket ayrı bir tüzel kişidir.
Şirket banka hesabındaki para şirkete aittir.
Eş şirketin %100 ortağı olsa bile şirket banka hesabındaki her para doğrudan eşin kişisel malvarlığı olarak kabul edilemez.
Ancak eşin şirket hesabını kişisel hesabı gibi kullanıp kullanmadığı ayrı bir inceleme konusudur.
Şirketin Yüzde 100 Sahibi Olan Eş İçin Durum Değişir mi?
Şirketin tek ortağı olmak şirket tüzel kişiliğini ortadan kaldırmaz.
Dolayısıyla şirketin bütün malvarlığı otomatik olarak tek ortağın kişisel malvarlığı hâline gelmez.
Bununla birlikte tek ortağın şirket üzerindeki kontrol gücü son derece yüksek olduğundan, görünür gelirinin neden düşük olduğu ve şirketten hangi ekonomik menfaatleri sağladığı somut olayda daha ayrıntılı araştırılabilir.
Eş Şirket Parasını Yakınlarının Hesabına Aktarırsa Ne Olur?
Boşanma veya mal rejimi uyuşmazlığının ortaya çıkmasıyla birlikte şirket veya kişisel hesaplardan yakınlara olağan dışı transferler yapılması hâlinde işlemlerin gerçek sebebi araştırılabilir.
Ancak şirketten üçüncü kişiye yapılan her ödeme mal kaçırma değildir.
Gerçek bir ticari borç, mal veya hizmet alımı bulunabilir.
Transfer tarihi, tutarı, alıcısı ve dayanak işlem birlikte incelenmelidir.
Eş Şirket Üzerinden Yeni Şirket Kurup Geliri Oraya Aktarırsa Ne Olur?
Şirket faaliyetinin ilişkili başka bir şirkete yönlendirildiği iddiaları özellikle aile şirketlerinde görülebilir.
Örneğin eski şirketin müşterileri, çalışanları veya sözleşmeleri yeni şirkete geçirilmiş olabilir.
Bu durumda şirketler hukuku, mal rejimi ve aile hukuku bakımından farklı sonuçlar gündeme gelebilir.
Ancak iki şirket arasındaki her ticari ilişki kötü niyetli gelir aktarımı olarak kabul edilmemelidir.
Şirket Sahibi Eşin Gerçek Geliri İçin Hangi Kayıtlar Önemlidir?
Gerçek ekonomik durum araştırılırken yalnızca tek bir belgeye dayanılması yerine bordro, şirketten yapılan ödemeler, kâr dağıtım kararları, finansal tablolar, ortaklar cari hesapları, banka hareketleri, şirket pay oranı ve şirket üzerindeki kontrol gücü birlikte değerlendirilebilir.
Şirketin geçmiş yıllardaki kâr dağıtım alışkanlığı da karşılaştırma bakımından önem taşıyabilir.
Mahkeme Şirket Kayıtlarını İnceletebilir mi?
Uyuşmazlığın çözümü bakımından gerekli olması hâlinde şirketle ilgili mali kayıtların dosyaya getirtilmesi veya bilirkişi incelemesi gündeme gelebilir.
Ancak inceleme amacının somutlaştırılması önemlidir.
Şirketin bütün ticari sırlarını ilgisiz şekilde dosyaya taşımak yerine, uyuşmazlık bakımından gerekli mali verilerin belirlenmesi daha ölçülü bir yaklaşım olacaktır.
Bilirkişi Şirket Sahibinin Gerçek Gelirini Tespit Edebilir mi?
Bilirkişi finansal kayıtları inceleyebilir ve teknik hesaplamalar yapabilir.
Ancak hukuki değerlendirmeyi mahkeme yapar.
Ayrıca şirket sahibinin gerçek ekonomik gücünün tek bir matematiksel formülle hesaplanması her zaman mümkün değildir.
Örneğin şirketin 10 milyon TL kâr elde etmesi ve eşin %50 pay sahibi olması, bilirkişinin otomatik olarak:
“Eşin yıllık geliri 5 milyon TL’dir.”
demesini haklı kılmaz.
Dağıtım kararı, şirketin finansal ihtiyaçları ve ortağın fiilen elde ettiği menfaatler incelenmelidir.
Eş Gelirini Gizliyorsa Bunu İspatlamak İçin En Önemli Nokta Nedir?
En önemli nokta yalnızca şirketin çok para kazandığını göstermek değildir.
Asıl araştırılması gereken, şirketin ekonomik gücü ile eşin kişisel ekonomik gücü arasındaki bağlantıdır.
Şirketin cirosu yüksek olabilir fakat eşin kişisel geliri daha sınırlı olabilir.
Bunun tersine eş bordroda düşük ücret gösterirken şirketten sürekli ekonomik menfaat elde ediyor olabilir.
Bu ayrım doğru yapılmadığında hem nafaka hem mal rejimi hesabında ciddi hatalar ortaya çıkabilir.
Şirket Sahibi Eş Kâr Dağıtmayarak Gelirini Gizleyebilir mi?
Şirketin kâr dağıtmaması tek başına gelir gizlendiğini kanıtlamaz. Ancak şirketi kontrol eden eşin kâr dağıtımını yapay biçimde durdurduğu, kişisel gelirini görünürde azalttığı veya şirket kaynaklarını başka yöntemlerle kişisel yaşamı için kullanmaya devam ettiği ileri sürülüyorsa gerçek ekonomik durum ayrıntılı biçimde araştırılabilir.
Özellikle geçmiş dönem kâr dağıtımları ile boşanma dönemindeki uygulama arasında belirgin değişiklik bulunması, eşin maaşının aniden düşürülmesi, ortaklar cari hesabından sürekli para çekilmesi veya kişisel giderlerin şirket üzerinden karşılanması gibi olgular birlikte değerlendirilebilir.
Bununla birlikte şirket tüzel kişiliğinin ayrı olduğu unutulmamalıdır. Şirketin cirosu, banka bakiyesi veya bütün dönem kârı doğrudan eşin kişisel geliri olarak kabul edilmemelidir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, şirket sahibi eşlerin bulunduğu boşanma ve nafaka uyuşmazlıklarında yalnızca bordro maaşına veya şirket cirosuna odaklanmak yerine şirketten ortağa fiilen sağlanan ekonomik menfaatlerin, kâr dağıtım geçmişinin, ortaklar cari hesabının, pay oranının ve şirket üzerindeki kontrol gücünün birlikte incelenmesinin daha sağlıklı olduğunu belirtmektedir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK ile Şirket Sahibi Eşlerin Gelir ve Malvarlığı Araştırması
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere şirket sahibi veya şirket ortağı eşlerin bulunduğu boşanma davalarında gerçek ekonomik gücün tespiti önemli uyuşmazlıklardan biridir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, şirket sahibi eşin gerçek gelirinin araştırılması, nafaka uyuşmazlıkları, şirket paylarının mal rejimindeki durumu, kâr payları, ortaklar cari hesapları ve şirket değerlemesine ilişkin aile hukuku süreçlerinde profesyonel hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Şirket kâr ediyor ama eşime kâr payı dağıtılmıyor. Bu gelir gizleme midir?
Tek başına değildir. Şirketin kârı işletmede bırakmasının ticari nedenleri olabilir. Ancak eş şirketi kontrol ediyor ve kâr dağıtımını görünür gelirini azaltmak için kullanıyorsa somut mali kayıtlar üzerinden inceleme yapılabilir.
2. Şirketin bütün kârı eşimin geliri sayılır mı?
Hayır. Şirket ayrı bir tüzel kişidir. Şirket kârı ile ortağa dağıtılan veya fiilen sağlanan ekonomik menfaat aynı değildir.
3. Şirketin cirosu nafaka hesabında eşin geliri kabul edilir mi?
Doğrudan hayır. Ciro şirketin faaliyet hacmini gösterir; kişisel gelir değildir.
4. Eşim şirket sahibi ama kendisini düşük maaşlı gösteriyor. Ne yapılabilir?
Bordronun yanında şirketten sağlanan diğer ödemeler, kâr dağıtımları, cari hesap hareketleri, malvarlığı ve ekonomik yaşam standardı birlikte değerlendirilebilir.
5. Şirket hesabından kişisel harcamalar yapılıyorsa bunlar önemli midir?
Evet. Gerçekten kişisel nitelikte olduğu tespit edilen şirket ödemeleri kişinin ekonomik gücü bakımından önem taşıyabilir.
6. Evlilikten önce kurulan şirket boşanmada tamamen eşimin kişisel malı mıdır?
Şirket payının edinilme tarihi önemlidir. Bununla birlikte kişisel malların gelirlerinin mal rejimindeki durumu ayrıca değerlendirilmelidir.
7. Dağıtılmayan kâr mal paylaşımında ayrıca hesaplanır mı?
Her durumda otomatik olarak ayrıca eklenmemelidir. Dağıtılmayan kâr şirket payının değerine yansımışsa mükerrer hesaplama yapılmaması gerekir.
8. Şirketin banka hesabındaki para eşimin kişisel parası sayılır mı?
Hayır. Şirket banka hesabındaki para kural olarak şirkete aittir. Ancak eşin şirket hesabını kişisel harcamaları için kullanıp kullanmadığı ayrıca incelenebilir.
9. %49 ortak olan eş kâr dağıtılmamasından sorumlu tutulabilir mi?
Otomatik olarak hayır. Eşin şirket kararları üzerindeki gerçek oy ve kontrol gücü araştırılmalıdır.
10. Şirket sahibi eşin gerçek ekonomik gücü nasıl belirlenir?
Maaş, dağıtılan kâr payları, şirketten alınan diğer ödemeler, ortaklar cari hesabı, malvarlığı, şirket payının değeri ve şirket üzerindeki kontrol gücü somut olay kapsamında birlikte değerlendirilebilir.
Uzman Hukuki Destek
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa ve Türkiye genelinde şirket sahibi eşlerin bulunduğu boşanma, nafaka ve mal rejimi uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, şirket sahibi eşin gerçek gelirinin tespiti, görünürde düşük maaş gösterilmesi, kâr dağıtılmaması, şirket kaynaklarından kişisel menfaat sağlanması, şirket paylarının değerlemesi ve mal rejimi alacaklarının hesaplanmasına ilişkin uyuşmazlıklarda hukuki destek sunmaktadır.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Kule Plaza, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr




