
Acentenin Komisyon Alacağı Ödenmezse Ne Yapılabilir? 2026 Güncel Rehber
14 Ekim 2026
Franchise Sözleşmesi Erken Feshedilirse Franchise Alan Tazminat İsteyebilir mi? 2026 Güncel Rehber
14 Ekim 2026Acentelik sözleşmesi ihbar süresine uyulmadan feshedilirse tazminat talep edilebilir mi? Bildirimsiz fesih, haksız fesih, denkleştirme tazminatı, kaybedilen komisyonlar, portföy tazminatı ve acentenin haklarını 2026 güncel Türk Ticaret Kanunu kapsamında açıklıyoruz.
Acentelik sözleşmesinin hiçbir bildirim yapılmadan veya kanunda ya da sözleşmede öngörülen ihbar süresine uyulmadan sona erdirilmesi, özellikle uzun yıllardır aynı şirket adına müşteri portföyü oluşturan acenteler açısından ciddi ekonomik kayıplara neden olabilir. Acentenin bir anda sözleşmesinin sona erdirilmesi nedeniyle devam eden işlerden elde edeceği ücretleri kaybetmesi, yeni dönem için yaptığı yatırımların karşılıksız kalması veya oluşturduğu müşteri çevresinden müvekkilin yararlanmaya devam etmesi mümkündür.
Ancak acentelik sözleşmesinin bildirimsiz şekilde feshedilmiş olması, her olayda otomatik olarak aynı miktarda tazminat doğurmaz. Sözleşmenin belirli veya belirsiz süreli olması, fesih sebebi, haklı sebebin bulunup bulunmadığı, tarafların sözleşmedeki fesih düzenlemeleri, acentenin kaybettiği kazançlar ve denkleştirme isteminin koşulları ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Acentelik Sözleşmesi Bildirim Yapılmadan Feshedilebilir mi?
Acentelik sözleşmelerinde fesih rejimi Türk Ticaret Kanunu’nun acenteliğe ilişkin hükümlerine tabidir. Özellikle belirsiz süreli acentelik sözleşmelerinde olağan fesih bakımından kanuni bildirim süresinin dikkate alınması gerekir.
Bununla birlikte haklı bir sebebin ortaya çıkması hâlinde sözleşmenin bildirim süresi beklenmeden sona erdirilmesi mümkün olabilir. Bu nedenle bir acentenin kendisine gönderilen “sözleşmeniz bugünden itibaren sona erdirilmiştir” bildirimi karşısında ilk incelemesi gereken konu, fesheden tarafın derhâl feshi haklı gösterecek bir sebebe dayanıp dayanmadığıdır.
Belirsiz Süreli Acentelik Sözleşmesinde Fesih Bildirim Süresi Nedir?
Türk Ticaret Kanunu m.121 kapsamında belirsiz süreli acentelik sözleşmesinin taraflardan biri tarafından üç ay önceden ihbar edilmek suretiyle feshedilebilmesi öngörülmektedir.
Tarafların sözleşmede daha uzun bir bildirim süresi belirlemeleri de mümkündür. Bu nedenle uyuşmazlık çıktığında yalnızca kanun hükmüne bakmak yeterli olmayabilir; tarafların imzaladığı acentelik sözleşmesinin fesih maddesi de mutlaka incelenmelidir.
Örneğin sözleşmede altı aylık fesih ihbar süresi öngörülmüşse sözleşmenin bir hafta önceden gönderilen bildirimle sona erdirilmesinin sonuçları buna göre değerlendirilir.
Üç Aylık Bildirim Süresine Uyulmadan Acentelik Sözleşmesi Feshedilirse Ne Olur?
Haklı sebep bulunmaksızın belirsiz süreli acentelik sözleşmesinin kanuni veya sözleşmesel bildirim süresine uyulmadan feshedilmesi, fesheden tarafın tazminat sorumluluğunu gündeme getirebilir.
Burada acentenin gerçekten hangi zarara uğradığı önemlidir. Acentenin bildirim süresi boyunca elde etmesi kuvvetle muhtemel ücret ve komisyonlar, fesih nedeniyle boşa çıkan bazı harcamalar ve somut olayın özelliklerine göre diğer zarar kalemleri tartışılabilir.
Ancak hesaplama yalnızca geçmiş aylardaki en yüksek komisyonun bildirim süresiyle çarpılması şeklinde mekanik biçimde yapılmamalıdır. Önceki kazançlar, devam eden işler, sözleşmenin niteliği ve zarar ile fesih arasındaki bağlantı birlikte değerlendirilmelidir.
Haklı Sebep Varsa Bildirim Süresi Beklenmek Zorunda mı?
Hayır. Haklı sebebin bulunması durumunda sözleşmenin bildirim süresi beklenmeden sona erdirilmesi mümkün olabilir.
Ancak uygulamada en önemli uyuşmazlık çoğu zaman haklı sebebin gerçekten mevcut olup olmadığıdır. Şirketin yalnızca fesih yazısına “haklı nedenle feshedilmiştir” yazması, haklı sebebin hukuken ispatlandığı anlamına gelmez.
Örneğin acentenin ciddi sözleşme ihlali yaptığı, güven ilişkisini sürdürülemez hâle getiren davranışlarda bulunduğu veya sözleşmeden doğan temel yükümlülüklerini ağır şekilde ihlal ettiği ileri sürülüyorsa bu iddiaların somutlaştırılması gerekir.
Fesih Yazısında Sebep Gösterilmemişse Ne Olur?
Fesih bildiriminde hiçbir gerekçe gösterilmemesi tek başına bütün uyuşmazlığı çözmez. Feshin hangi hukuki rejime dayandığı, sözleşmenin niteliği ve fesheden tarafın daha sonra ileri sürdüğü nedenler ayrıca değerlendirilmelidir.
Ancak acentenin uzun yıllardır sorunsuz çalışan bir ticari ilişkisinin bir anda ve herhangi bir geçiş süresi tanınmadan sona erdirilmesi hâlinde, fesih işleminin ekonomik ve hukuki sonuçlarının ayrıntılı incelenmesi gerekir.
Belirli Süreli Acentelik Sözleşmesi Süresinden Önce Feshedilebilir mi?
Belirli süreli acentelik sözleşmesinin süresi dolmadan sona erdirilmesi ile belirsiz süreli sözleşmenin olağan feshi aynı değildir.
Belirli süreli sözleşmenin haklı sebep olmaksızın erken sona erdirilmesi hâlinde karşı tarafın zararının tazmini gündeme gelebilir. Bu nedenle örneğin iki yıllık sözleşmenin henüz sekizinci ayında tek taraflı olarak sona erdirilmesi durumunda sözleşmenin kalan süresi ve acentenin uğradığı zararlar değerlendirilmelidir.
Bununla birlikte kalan bütün dönem için öngörülen cironun veya komisyonun otomatik olarak tazminat sayılması doğru değildir. Acentenin tasarruf ettiği giderler, başka faaliyetlerden elde edebileceği gelirler ve zararın gerçek kapsamı hesaba katılabilir.
Süresi Biten Acentelik Sözleşmesi Devam Ettirilirse Ne Olur?
Belirli süreli acentelik sözleşmesi süre sona erdikten sonra taraflarca uygulanmaya devam ettirilebilir. Böyle bir durumda ilişkinin hukuki niteliğinin değişip değişmediği ve sonraki fesih bakımından hangi kuralların uygulanacağı TTK hükümleri çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Bu nedenle yalnızca sözleşmenin ilk sayfasındaki eski bitiş tarihine bakılarak “sözleşme zaten sona ermişti” sonucuna ulaşılması her zaman doğru olmayabilir.
Bildirimsiz Fesih Halinde Acentenin Tazminat Hakkı Var mı?
Şartları varsa vardır. Ancak “fesih tazminatı” adı altında her acenteye otomatik olarak sabit bir bedel ödenmesi söz konusu değildir.
Öncelikle sözleşmenin hukuka aykırı veya sözleşmeye aykırı şekilde sona erdirilip erdirilmediği belirlenir. Ardından acentenin bu nedenle uğradığı gerçek zarar ve yoksun kaldığı kazanç değerlendirilir.
Acentenin son yıllardaki komisyon gelirleri, aylık satış hacmi, devam eden müşteri ilişkileri ve fesih tarihinde sonuçlanması beklenen işler bu incelemede önem taşıyabilir.
Bildirim Süresine Ait Komisyonlar İstenebilir mi?
Haklı sebep bulunmaksızın bildirim süresine uyulmadığı ileri sürülüyorsa, acentenin bu süre içerisinde elde edebileceği kazanç kaybı tazminat hesabının önemli unsurlarından biri olabilir.
Örneğin düzenli olarak aylık komisyon elde eden bir acentenin sözleşmesi aynı gün sona erdirilmişse, bildirim süresi içerisinde gerçekleşmesi beklenen işlerden elde edilecek gelir tartışılabilir.
Ancak bunun gerçekçi verilere dayanması gerekir. Geçmiş dönem komisyon kayıtları ve iş hacmi bu nedenle önemlidir.
Devam Eden İşlerden Doğan Komisyonlar Fesihten Sonra Talep Edilebilir mi?
Sözleşmenin sona ermesi, acentenin daha önce gerçekleştirdiği faaliyetlerden doğmuş bütün ücret haklarını otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
Acentenin sözleşme devam ederken gerçekleştirdiği çalışmalar sonucunda sözleşme sonrasında tamamlanan bazı işlemler bakımından da TTK’nın ücret hükümleri kapsamında hak doğması mümkün olabilir.
Bu nedenle fesih tarihinde henüz faturalanmamış veya sonuçlanmamış işler ayrıca incelenmelidir.
Acentenin Getirdiği Müşterilerden Fesihten Sonra Satış Yapılırsa Ne Olur?
Bu soru özellikle denkleştirme istemi bakımından önemlidir.
Acentenin sözleşme süresince oluşturduğu müşteri çevresinden şirket sözleşmenin sona ermesinden sonra önemli menfaatler elde etmeye devam ediyorsa ve acente sözleşmenin sona ermesi nedeniyle bu müşterilerle yapılacak işlerden ücret alma imkânını kaybediyorsa TTK m.122 kapsamında denkleştirme istemi gündeme gelebilir.
Bu talep, bildirimsiz fesih nedeniyle doğabilecek zarar tazminatıyla aynı hukuki kurum değildir.
Denkleştirme Tazminatı Nedir?
Uygulamada sıklıkla “portföy tazminatı” olarak da ifade edilen denkleştirme istemi, acentenin oluşturduğu müşteri çevresinin sözleşmenin sona ermesinden sonra müvekkile ekonomik fayda sağlamaya devam etmesi hâlinde gündeme gelebilen özel bir taleptir.
Temel olarak acentenin yeni müşteriler kazandırmış veya mevcut müşterilerle olan iş hacmini önemli ölçüde artırmış olması, müvekkilin bu müşteri çevresinden sözleşme sonrasında önemli menfaat elde etmeye devam etmesi ve acentenin sözleşmenin sona ermesi nedeniyle gelecekte elde edebileceği ücretlerden mahrum kalması değerlendirilir.
Ayrıca istemin hakkaniyete uygun olması gerekir.
Bildirimsiz Fesih ile Denkleştirme Tazminatı Aynı Şey midir?
Hayır. Bu ayrım son derece önemlidir.
Bildirim süresine uyulmaması nedeniyle doğan zarar talebi, sözleşmenin sona erdirilme biçiminden kaynaklanır. Denkleştirme istemi ise acentenin oluşturduğu müşteri portföyünün sözleşme sonrasında müvekkile sağladığı ekonomik faydaya ilişkindir.
Somut olayda koşulları varsa iki farklı talebin de değerlendirilmesi mümkün olabilir. Ancak aynı zarar kaleminin iki kez tazmin edilmesine yol açacak hesaplama yapılamaz.
Acentenin Kendi Kusuru Varsa Denkleştirme Talep Edebilir mi?
Denkleştirme isteminde sözleşmenin hangi nedenle sona erdiği önemlidir.
Acentenin kusuru nedeniyle müvekkilin sözleşmeyi haklı nedenle feshetmesi, denkleştirme talebini olumsuz etkileyebilir. Aynı şekilde acentenin belirli istisnalar dışında sözleşmeyi kendisinin sona erdirmesi hâlinde de denkleştirme istemi bakımından kanundaki sınırlamalar dikkate alınmalıdır.
Bu nedenle fesih sebebinin doğru belirlenmesi, yalnızca haksız fesih tazminatı için değil denkleştirme talebi için de kritik önemdedir.
Denkleştirme Tazminatının Üst Sınırı Var mı?
Evet. TTK m.122 denkleştirme miktarı bakımından bir üst sınır öngörmektedir.
Hesaplama yapılırken acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucunda aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalaması dikkate alınır. Sözleşme ilişkisi beş yıldan daha kısa sürmüşse faaliyet süresinin ortalaması esas alınır.
Ancak bu rakam otomatik olarak acenteye ödenecek tazminat değildir; kanuni üst sınırı ifade eder. Gerçek denkleştirme miktarı somut olayın özelliklerine göre ayrıca belirlenir.
Acentelik Sadece İki Yıl Sürdüyse Denkleştirme İstenebilir mi?
Evet, diğer koşulların bulunması hâlinde sözleşmenin beş yıldan kısa sürmüş olması tek başına denkleştirme talebine engel değildir.
Bu durumda hesaplamadaki üst sınır bakımından sözleşmenin fiilen devam ettiği dönemin ortalaması dikkate alınır.
Portföy Tazminatından Önceden Vazgeçilebilir mi?
Denkleştirme isteminden önceden vazgeçilemeyeceğine ilişkin TTK düzenlemesi özellikle önemlidir.
Dolayısıyla acentelik sözleşmesinde:
“Acente sözleşmenin sona ermesi hâlinde hiçbir şekilde portföy veya denkleştirme tazminatı talep etmeyecektir.”
şeklinde bir hüküm bulunması, tek başına denkleştirme hakkını ortadan kaldırdığı şeklinde yorumlanmamalıdır.
Denkleştirme Talebi İçin Süre Var mı?
Evet. Denkleştirme isteminin sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmesi gerekir.
Bu nedenle sözleşmesi feshedilen acentenin uzun süre beklemesi ciddi hak kaybı yaratabilir.
Özellikle “önce şirketle görüşelim, anlaşamazsak birkaç yıl sonra dava açarız” şeklindeki yaklaşım denkleştirme istemi bakımından risklidir.
Şirket “Artık Seninle Çalışmak İstemiyoruz” Diyerek Sözleşmeyi Hemen Bitirebilir mi?
Ticari ilişkinin devam ettirilmek istenmemesi belirsiz süreli sözleşmenin olağan feshi bakımından önem taşıyabilir. Ancak bu durum kanuni veya sözleşmesel bildirim süresinin görmezden gelinebileceği anlamına gelmez.
Haklı sebep yoksa bildirim süresine uyulması gerekir.
Dolayısıyla ticari ilişkinin sona erdirilebilmesi ile bunun hiçbir mali sonuç doğurmadan aynı gün yapılabilmesi birbirinden farklı konulardır.
Satış Hedefinin Tutmaması Haklı Fesih Sebebi midir?
Her durumda değildir.
Sözleşmede açık satış hedefleri bulunup bulunmadığı, hedeflerin nasıl belirlendiği, acentenin performansı, daha önce yapılan uyarılar ve ihlalin ağırlığı incelenmelidir.
Tek bir dönemde hedefin altında kalınması ile sürekli ve ağır sözleşme ihlali aynı şekilde değerlendirilmemelidir.
Acentenin Rakip Firmayla Çalışması Haklı Fesih Sebebi Olabilir mi?
Somut olayda olabilir. Acentenin sadakat yükümlülükleri, rekabet yasağı ve sözleşmedeki münhasırlık hükümleri incelenmelidir.
Ancak rekabet iddiasının soyut biçimde ileri sürülmesi yeterli olmayabilir. Hangi faaliyet nedeniyle hangi sözleşmesel yükümlülüğün ihlal edildiğinin ortaya konulması gerekir.
Şirket Fesihten Hemen Sonra Başka Acente Atayabilir mi?
Kural olarak ticari faaliyetini sürdürmesi ve başka bir acenteyle çalışması mümkündür.
Ancak yeni acentenin, önceki acentenin oluşturduğu müşteri çevresinden yararlanması denkleştirme isteminin değerlendirilmesinde önemli olabilir.
Özellikle eski acentenin yıllarca oluşturduğu müşteri portföyünün hiçbir karşılık ödenmeden yeni acenteye aktarılması, denkleştirme bakımından ayrıntılı incelenmelidir.
Müşteri Listesinin Yeni Acenteye Verilmesi Tazminatı Etkiler mi?
Somut olayda önemli bir delil olabilir.
Acentenin kazandırdığı müşterilerin sözleşme sona erdikten sonra aynı şirketten ürün veya hizmet almaya devam etmesi, müvekkilin müşteri çevresinden önemli menfaat sağlamaya devam ettiğini gösterebilir.
Bu nedenle müşteri portföyünün sözleşme öncesindeki ve sözleşme sonrasındaki durumu karşılaştırılmalıdır.
Acentenin Getirdiği Müşteriler Nasıl İspatlanabilir?
Yalnızca bir müşteri listesi hazırlamak her zaman yeterli olmayabilir. Acentenin gerçekten hangi müşterileri kazandırdığı ve mevcut müşterilerde ne kadar iş artışı sağladığı somut ticari kayıtlarla gösterilebilir.
Sözleşmeler, faturalar, komisyon hesapları, müşteri yazışmaları, satış raporları, CRM kayıtları ve geçmiş dönem performans raporları bu bakımdan önem taşıyabilir.
Fesihten Önce Müşteri Kayıtları Toplanmalı mı?
Acentenin hukuken erişim yetkisi bulunan kendi ticari kayıtlarını ve haklarını ispatlayan belgeleri koruması önemlidir.
Ancak bu durum şirkete ait gizli verilerin hukuka aykırı biçimde kopyalanabileceği anlamına gelmez. Ticari sırlar ve kişisel veriler bakımından hukuki sınırlar gözetilmelidir.
Amaç delilleri hukuka uygun şekilde muhafaza etmektir.
Acentenin Yaptığı Reklam ve Yatırım Masrafları Talep Edilebilir mi?
Somut olayın şartlarına göre değerlendirilmesi mümkündür.
Örneğin şirketin bilgisi ve yönlendirmesiyle yeni mağaza, showroom, personel veya reklam yatırımı yapan acentenin sözleşmesinin kısa süre sonra beklenmedik şekilde sona erdirilmesi hâlinde bu yatırımların hukuki durumu incelenebilir.
Ancak her işletme giderinin otomatik olarak karşı taraftan istenebileceği söylenemez. Harcamanın sözleşmeyle bağlantısı ve fesih nedeniyle ortaya çıkan gerçek zarar ispatlanmalıdır.
Stokta Kalan Ürünlerin Bedeli İstenebilir mi?
Acentelik ilişkisinin yapısına göre acentenin stok bulundurması söz konusu olabilir. Bununla birlikte gerçek acentelik ilişkisi ile distribütörlük veya bayilik ilişkisi birbirinden farklıdır.
Stokların geri alınması veya bedelinin ödenmesi konusunda sözleşmede özel hükümler bulunabilir. Bu nedenle taraflar arasındaki ilişkinin yalnızca sözleşmenin başlığına bakılarak “acentelik” olarak nitelendirilmemesi gerekir.
Acentelik, Bayilik ve Distribütörlük Aynı Şey midir?
Hayır. Uygulamada sözleşmelere verilen isim ile ilişkinin gerçek hukuki niteliği her zaman aynı olmayabilir.
Acentenin temel özelliği, belirli bir yer veya bölge içinde sürekli olarak ticari işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmesi veya yetkisi varsa bunları tacir adına yapmasıdır.
Distribütör veya bayi ise çoğu zaman malları kendi adına satın alıp yeniden satar.
Bu ayrım fesih ve tazminat hükümlerinin uygulanmasında önemlidir.
Distribütör de Denkleştirme Tazminatı İsteyebilir mi?
TTK m.122’de denkleştirme istemine ilişkin düzenlemenin hakkaniyete aykırı düşmedikçe tek satıcılık ve benzeri diğer sürekli borç ilişkilerine de uygulanabileceği öngörülmektedir.
Dolayısıyla belirli dağıtım ilişkilerinde de denkleştirme talebi gündeme gelebilir.
Ancak sözleşmenin gerçek ekonomik ve hukuki yapısı ayrıca incelenmelidir.
Fesih Bildirimi E-Postayla Yapılabilir mi?
Tacirler arasındaki fesih bildirimlerinde TTK’nın bildirim şekline ilişkin hükümleri önemlidir.
Bu nedenle yalnızca “e-posta geldi, fesih kesin geçerlidir” veya “e-posta geldiği için fesih kesin geçersizdir” şeklinde genel sonuç çıkarılmamalıdır.
Tarafların tacir sıfatı, sözleşmedeki bildirim hükümleri ve TTK’nın şekil düzenlemeleri birlikte incelenmelidir.
WhatsApp Mesajıyla Acentelik Sözleşmesi Feshedilebilir mi?
Aynı şekilde, yalnızca WhatsApp mesajı gönderilmiş olması hâlinde fesih bildiriminin hukuki sonuçları ayrıca değerlendirilmelidir.
Özellikle tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürme, sözleşmeyi feshetme veya sözleşmeden dönmeye ilişkin bildirimlerde TTK’nın özel şekil hükümleri dikkate alınmalıdır.
Bu nedenle yüksek tutarlı ticari uyuşmazlıklarda fesih bildiriminin şekli göz ardı edilmemelidir.
Fesih Bildirimi Geldiğinde Acente Hemen Ne Yapmalı?
Öncelikle fesih yazısının tarihi, tebliğ yöntemi ve gerekçesi belirlenmelidir. Ardından acentelik sözleşmesindeki fesih maddesi, sözleşmenin belirli veya belirsiz süreli olması ve varsa haklı sebep iddiası incelenmelidir.
Bunun yanında geçmiş komisyon kayıtlarının, devam eden siparişlerin, müşteri portföyünün ve acentenin kazandırdığı yeni müşterilerin tespit edilmesi gerekir.
Denkleştirme istemi bakımından bir yıllık sürenin ayrıca takip edilmesi önemlidir.
Fesih Sonrası Şirketten Hangi Belgeler Önemlidir?
Uyuşmazlığın niteliğine göre acentelik sözleşmesi, ek protokoller, fesih bildirimi, komisyon hesapları, faturalar, satış raporları, müşteri portföyü verileri, devam eden siparişler, şirket ile acente arasındaki yazışmalar ve yapılan yatırımlara ilişkin belgeler önem taşıyabilir.
Burada amaç mümkün olduğunca çok belge toplamak değil, her talebin dayandığı ekonomik vakıayı ispatlayacak belgeleri belirlemektir.
Tazminat Hesabı Nasıl Yapılır?
Tek bir tazminat formülü yoktur. Öncelikle hangi talebin hesaplandığı belirlenmelidir.
Bildirim süresine uyulmaması nedeniyle doğan zarar ile denkleştirme istemi farklı hukuki temellere sahiptir. Devam eden işlerden doğmuş komisyon alacakları da ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle hesaplamada geçmiş dönem komisyonları, müşteri devamlılığı, sözleşmenin süresi, bildirim süresi, fesih sebebi ve acentenin oluşturduğu ekonomik değer ayrı ayrı incelenmelidir.
Bilirkişi İncelemesi Yapılabilir mi?
Acentelik uyuşmazlıklarında özellikle komisyon, zarar ve denkleştirme hesabı bakımından bilirkişi incelemesi gündeme gelebilir.
Ancak bilirkişinin hukuki değerlendirme yapması değil, mahkemenin belirlediği hukuki çerçeve kapsamında teknik ve mali hesaplamaları gerçekleştirmesi esastır.
Bu nedenle dava dilekçesinde talep kalemlerinin birbirinden ayrılması önemlidir.
Acentelik Uyuşmazlığında Arabuluculuk Gerekir mi?
Acentelik ilişkisinden kaynaklanan ve konusu para olan ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk hükümlerinin uygulanması gündeme gelebilir.
Bu nedenle tazminat ve alacak davası açılmadan önce uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olup olmadığı kontrol edilmelidir.
Arabuluculuk süreci yalnızca şekli bir aşama olarak görülmemeli, tazminat hesabının ve delillerin hazır olduğu bir müzakere süreci olarak değerlendirilmelidir.
Acentelik Sözleşmesinin Bildirimsiz Feshi Halinde Tazminat Talep Edilebilir mi?
Evet. Acentelik sözleşmesinin haklı sebep bulunmaksızın kanuni veya sözleşmesel bildirim süresine uyulmadan feshedilmesi hâlinde, koşulları oluşmuşsa acentenin uğradığı zararın tazmini talep edilebilir.
Ancak acentenin hakları yalnızca bildirim süresine ilişkin zararla sınırlı olmayabilir. Somut olayda devam eden işlemlerden doğan komisyon alacakları ve TTK m.122 koşulları bulunuyorsa denkleştirme istemi de ayrıca gündeme gelebilir.
Bu nedenle bildirimsiz fesih uyuşmazlığında öncelikle sözleşmenin belirli veya belirsiz süreli olduğu, hangi bildirim süresinin uygulanacağı, haklı sebep bulunup bulunmadığı, acentenin hangi komisyonları kaybettiği ve oluşturduğu müşteri portföyünden şirketin fesih sonrasında yararlanmaya devam edip etmediği belirlenmelidir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, acentelik sözleşmesinin sona ermesinden doğan uyuşmazlıklarda yalnızca “fesih haksızdı” iddiasına dayanmak yerine bildirim süresinden doğan zarar, ödenmemiş komisyonlar ve denkleştirme isteminin birbirinden ayrılarak somut ticari kayıtlarla hesaplanmasının önem taşıdığını vurgulamaktadır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK ile Acentelik Sözleşmesi Uyuşmazlıkları
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere Türkiye genelinde acentelik sözleşmelerinin bildirimsiz veya haksız feshedilmesi, komisyonların ödenmemesi, müşteri portföyünün devralınması ve denkleştirme tazminatı konusunda önemli ticari uyuşmazlıklar ortaya çıkabilmektedir.
Özellikle uzun yıllar boyunca marka adına müşteri çevresi oluşturan acentelerin sözleşmelerinin aniden sona erdirilmesi hâlinde yalnızca son aya ait komisyonlara değil, sözleşmenin sona ermesinden doğan bütün ekonomik sonuçlara birlikte bakılması gerekir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, acentelik sözleşmesinin haksız feshi, bildirimsiz fesih nedeniyle tazminat, komisyon alacakları, denkleştirme istemi, müşteri portföyü uyuşmazlıkları ve ticari sözleşmelerden kaynaklanan tazminat davalarında profesyonel hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Acentelik sözleşmesi hiçbir bildirim yapılmadan feshedilebilir mi?
Haklı sebep varsa derhâl fesih mümkün olabilir. Haklı sebep bulunmayan belirsiz süreli sözleşmelerde ise kanuni veya sözleşmesel bildirim süresinin dikkate alınması gerekir.
2. Belirsiz süreli acentelik sözleşmesinde bildirim süresi ne kadardır?
TTK m.121 kapsamında kural olarak üç aylık bildirim süresi öngörülmektedir. Sözleşmede daha uzun bir süre bulunup bulunmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.
3. Üç aylık ihbar süresine uyulmazsa tazminat istenebilir mi?
Koşulları varsa, bildirim süresine uyulmaması nedeniyle ortaya çıkan gerçek zarar ve yoksun kalınan kazanç talep konusu olabilir.
4. Bildirimsiz fesih tazminatı ile denkleştirme tazminatı aynı mıdır?
Hayır. Bildirim süresine uyulmamasından kaynaklanan zarar ile TTK m.122 kapsamındaki denkleştirme istemi farklı hukuki taleplerdir.
5. Acentenin getirdiği müşteriler şirketle çalışmaya devam ederse tazminat alınabilir mi?
Diğer koşullar da mevcutsa bu durum denkleştirme isteminin önemli unsurlarından biri olabilir.
6. Denkleştirme tazminatı için süre var mı?
Evet. Denkleştirme isteminin sözleşmenin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmesi gerekir.
7. Şirket fesih yazısına “haklı nedenle” yazarsa tazminat hakkı sona erer mi?
Hayır. Haklı sebebin yalnızca yazılması yeterli değildir; ileri sürülen sebebin hukuken değerlendirilmesi ve uyuşmazlık hâlinde ispatı gerekir.
8. Belirli süreli acentelik sözleşmesi erken feshedilirse tazminat istenebilir mi?
Haklı sebep bulunmaksızın erken sona erdirme söz konusuysa şartlarına göre zarar tazmini gündeme gelebilir.
9. Fesihten önce kazanılmış komisyonlar kaybedilir mi?
Sözleşmenin sona ermesi, daha önce doğmuş ücret ve komisyon haklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Fesih sonrasında tamamlanan bazı işlemler bakımından da ayrıca ücret hakkı doğabilir.
10. Acentelik sözleşmesi feshedildiğinde ilk yapılması gereken nedir?
Fesih bildirimi ve sözleşme birlikte incelenmeli; bildirim süresi, fesih sebebi, geçmiş komisyonlar, devam eden işler ve müşteri portföyü gecikmeden tespit edilmelidir.
Uzman Hukuki Destek
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa ve Türkiye genelinde hizmet veren FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, acentelik ve diğer sürekli ticari sözleşmelerin sona erdirilmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, özellikle acentelik sözleşmesinin bildirimsiz veya haksız feshi, denkleştirme tazminatı, portföy tazminatı, ödenmeyen komisyon alacakları, erken fesih zararları ve ticari sözleşmelerden kaynaklanan tazminat taleplerine ilişkin süreçlerde hukuki destek sunmaktadır.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Kule Plaza, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr




