
Acentelik Sözleşmesi Sona Erdiğinde Müşteri Tazminatı Nasıl Talep Edilir? 2026 Güncel Rehber
14 Ekim 2026
Acentelik Sözleşmesinin Bildirimsiz Feshi Halinde Tazminat Talep Edilebilir mi? 2026 Güncel Rehber
14 Ekim 2026Acentenin hak ettiği komisyon ödenmezse ne yapılabilir? Acente komisyon alacağı, sözleşmenin sona ermesi, komisyon hesabı, bilgi ve belge talebi, zamanaşımı, arabuluculuk, icra takibi ve alacak davası hakkında 2026 güncel rehber.
Acente ile müvekkil arasındaki ticari ilişkinin en önemli uyuşmazlıklarından biri komisyon alacağının ödenmemesidir. Acente uzun süre müşteri bulmuş, sözleşmelerin kurulmasını sağlamış veya mevcut müşterilerle ticari ilişkilerin geliştirilmesine katkıda bulunmuş olmasına rağmen müvekkil şirket daha sonra komisyon ödemelerini durdurabilir.
Uygulamada uyuşmazlıklar özellikle “Satışı şirket kendisi yaptı, sana komisyon ödemeyeceğiz”, “Müşteri sözleşme bittikten sonra sipariş verdi”, “Müşteri zaten bizim portföyümüzdeydi”, “Tahsilat gerçekleşmediği için komisyon doğmadı” veya “Komisyon oranını sonradan değiştirdik” şeklindeki savunmalar üzerinden ortaya çıkmaktadır.
Ancak acentenin komisyon hakkı yalnızca faturanın düzenlenip düzenlenmediğine veya müvekkilin ödeme yapmak isteyip istemediğine göre belirlenmez. Türk Ticaret Kanunu hükümleri, acentelik sözleşmesinin içeriği, işlemin kurulmasındaki katkı, müşterinin nasıl kazanıldığı ve sözleşmenin ne zaman yerine getirildiği birlikte değerlendirilmelidir.
Acentenin Komisyon Hakkı Nedir?
Acentenin temel ekonomik haklarından biri, aracılık ettiği veya müvekkili adına gerçekleştirdiği işlemler nedeniyle ücret elde etmesidir.
Acente belirli bir bölgede veya müşteri çevresinde müvekkilin ticari faaliyetlerini sürekli şekilde destekleyebilir. Bunun karşılığında çoğu acentelik ilişkisinde satış bedelinin belirli bir yüzdesi üzerinden komisyon ödenir.
Ancak komisyon hakkının kapsamı yalnızca tarafların sözleşmede “yüzde 5 komisyon” yazmasından ibaret değildir. İşlemin hangi müşteriyle gerçekleştirildiği, müşterinin kim tarafından kazanıldığı, işlemin acentelik ilişkisi devam ederken mi yoksa sona erdikten sonra mı yapıldığı ve ücret hakkının hangi tarihte doğduğu önemlidir.
Acente Hangi İşlemler İçin Komisyon Talep Edebilir?
Türk Ticaret Kanunu’nun acentelik hükümleri kapsamında acentenin ücret hakkı farklı ihtimallerde ortaya çıkabilir.
Acente, acentelik ilişkisi devam ederken kendi çabası sonucunda kurulan işlemler nedeniyle ücret isteyebilir. Ayrıca acentenin kazandırdığı müşterilerle acentelik ilişkisi devam ederken aynı türde yapılan sonraki işlemler bakımından da şartları varsa komisyon hakkı doğabilir.
Bu nedenle müvekkilin doğrudan müşteriyle sözleşme yapması her durumda acentenin komisyon hakkını ortadan kaldırmaz.
Şirket “Satışı Ben Yaptım” Diyerek Komisyon Ödemeyebilir mi?
Her durumda hayır.
Acentenin müşteriyle ilk bağlantıyı kurduğu, müşteriyi müvekkile kazandırdığı ve ticari ilişkinin kurulmasına esaslı katkıda bulunduğu bir durumda müvekkilin son aşamada müşteriyle doğrudan iletişim kurması tek başına komisyon hakkını ortadan kaldırmayabilir.
Örneğin acente aylar boyunca yabancı bir müşteriyle görüşmüş, ürünleri tanıtmış, fiyat görüşmelerini yürütmüş ve müşteriyi satın alma aşamasına getirmiş olabilir. Müvekkil şirket son görüşmeyi doğrudan yaparak sözleşmeyi imzaladıktan sonra “Satışı biz tamamladık” diyerek komisyon ödemeyi reddedebilir.
Böyle bir uyuşmazlıkta satış sözleşmesindeki imzadan çok, müşterinin kazanılması ve işlemin kurulması süreci incelenmelidir.
Acentenin Getirdiği Müşteri Daha Sonra Tekrar Sipariş Verirse Komisyon Doğar mı?
Şartları varsa doğabilir.
Acentenin kazandırdığı müşteriyle acentelik ilişkisi devam ederken aynı türden yeni işlemler yapılması hâlinde ücret hakkı gündeme gelebilir.
Bu konu özellikle distribütörlük, ihracat, makine satışı, yazılım, turizm, sigorta dışındaki ticari aracılık faaliyetleri ve uluslararası satış ilişkilerinde önem taşımaktadır.
Müvekkilin müşteriyi acente sayesinde kazandıktan sonra sonraki siparişlerde acenteyi tamamen devre dışı bırakması otomatik olarak komisyon yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Belirli Bir Bölge İçin Yetkilendirilen Acente Komisyon İsteyebilir mi?
Acenteye belirli bir bölge veya müşteri çevresi bırakılmışsa bu durum komisyon hakkının değerlendirilmesinde ayrıca önemlidir.
Örneğin acente yalnızca Ankara için değil, belirli bir ülke veya coğrafi satış bölgesi için görevlendirilmiş olabilir. Müvekkilin bu bölgedeki müşterilerle doğrudan gerçekleştirdiği işlemlerde acentenin ücret hakkının bulunup bulunmadığı sözleşme ve TTK hükümlerine göre incelenmelidir.
Bu nedenle acentelik sözleşmesindeki bölge ve müşteri çevresi tanımlarının açık olması önemlidir.
Yazılı Acentelik Sözleşmesi Yoksa Komisyon Talep Edilebilir mi?
Yazılı sözleşmenin bulunmaması tek başına acentelik ilişkisinin hiçbir şekilde ispatlanamayacağı anlamına gelmez.
Tarafların fiili ilişkisi, ticari defterleri, faturaları, banka ödemeleri, e-postalar, mesajlaşmalar, geçmiş komisyon ödemeleri, müşteri yazışmaları ve diğer ticari belgeler önem taşıyabilir.
Örneğin şirket üç yıl boyunca her satıştan yüzde 5 komisyon ödemiş ve daha sonra yazılı sözleşme bulunmadığını ileri sürerek ödeme yapmayı bırakmışsa taraflar arasındaki fiili uygulama ayrıca incelenir.
Komisyon Oranı Yazılı Değilse Nasıl Belirlenir?
Taraflar komisyon oranını açıkça kararlaştırmışsa öncelikle bu düzenleme dikkate alınır.
Ancak ücret miktarı belirlenmemişse kanuni düzenlemeler ve somut ticari ilişkinin özellikleri gündeme gelir. Aynı veya benzer işlerde uygulanan teamül, bunun bulunmadığı durumda ise olayın özellikleri dikkate alınarak ücretin belirlenmesi gerekebilir.
Geçmişte düzenli olarak ödenen komisyon oranları da uyuşmazlığın ispatında önemli olabilir.
Müvekkil Komisyon Oranını Tek Taraflı Düşürebilir mi?
Taraflar arasındaki sözleşme ve değişiklik hükümleri incelenmeden bunun mümkün olduğu söylenemez.
Örneğin yıllardır yüzde 10 komisyon alan acenteye şirketin tek taraflı e-posta göndererek “Bundan sonra komisyonunuz yüzde 3 olacaktır” demesi her durumda geçmiş veya doğmuş alacakları ortadan kaldırmaz.
Özellikle daha önce kurulmuş işlemlerden doğan komisyonların sonradan tek taraflı olarak azaltılması ayrıca değerlendirilmelidir.
Komisyon Hakkı Ne Zaman Doğar?
Komisyonun hangi aşamada hak edildiği acentelik uyuşmazlıklarının temel noktalarından biridir.
İşlemin müvekkil tarafından yerine getirilmesi, üçüncü kişinin edimini gerçekleştirmesi ve tarafların sözleşmedeki ödeme düzenlemeleri ücret hakkının doğumu ve muacceliyeti bakımından önem taşıyabilir.
Bu nedenle “müşteri sözleşmeyi imzaladı” ile “komisyon bugün ödenmek zorundadır” aynı hukuki sonucu ifade etmeyebilir.
Müşteri Henüz Ödeme Yapmadıysa Acente Komisyon İsteyebilir mi?
Bu durum somut sözleşmeye ve işlemin hangi aşamada bulunduğuna göre değerlendirilmelidir.
Müşterinin edimini yerine getirmemesi, işlemin gerçekleşmemesi veya müvekkilin kendi davranışı nedeniyle işlemin yerine getirilmemesi farklı sonuçlar doğurabilir.
Özellikle müvekkilin kendi kusurlu davranışıyla işlemin gerçekleşmesini engelleyip daha sonra bunu acentenin komisyon hakkını ortadan kaldırmak için kullanıp kullanamayacağı ayrıca incelenmelidir.
İşlem Gerçekleşmezse Komisyon Hakkı Tamamen Kaybolur mu?
Her durumda aynı sonuç doğmaz.
İşlemin neden gerçekleşmediği önemlidir. Üçüncü kişinin sözleşmeyi yerine getirmemesi ile müvekkilin kendi davranışı nedeniyle işlemin gerçekleşmemesi birbirinden ayrılmalıdır.
Bu nedenle yalnızca “Satış iptal edildi” denilmesi komisyon uyuşmazlığını çözmeye yetmez.
Acentelik Sözleşmesi Sona Erdikten Sonra Komisyon Talep Edilebilir mi?
Evet, belirli koşullarda mümkündür.
Acentelik ilişkisinin sona ermesi bütün komisyon haklarının aynı anda ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Acente sözleşme devam ederken önemli ölçüde çalışmış, müşteriyi kazandırmış ve işlem sözleşmenin sona ermesinden sonra makul süre içinde kurulmuş olabilir. Böyle durumlarda sözleşme sonrası komisyon hakkı ayrıca değerlendirilmelidir.
Şirket Acenteyi Çıkarıp Aynı Müşteriyle Doğrudan Sözleşme Yaparsa Ne Olur?
Bu, uygulamadaki en önemli uyuşmazlıklardan biridir.
Acente müşteriyi bulur, aylar boyunca görüşmeleri yürütür ve satışın gerçekleşmesine çok yaklaşılır. Müvekkil şirket daha sonra acentelik sözleşmesini sona erdirerek aynı müşteriyle doğrudan anlaşma yapabilir.
Böyle bir durumda yalnızca sözleşmenin imza tarihine bakılarak “Acente artık çalışmıyordu, komisyon yok” sonucuna ulaşmak doğru olmayabilir.
Acentenin işlem üzerindeki emeği ve sözleşme sonrası ücret hakkına ilişkin kanuni şartlar incelenmelidir.
Acentenin Getirdiği Müşteri Başka Şirkete Aktarılırsa Ne Olur?
Müvekkilin grup şirketi, bağlı şirket veya başka bir şirket üzerinden aynı müşteriyle işlem gerçekleştirmesi durumunda hukuki ilişkinin gerçek yapısı araştırılmalıdır.
Örneğin komisyon ödememek amacıyla satışın kâğıt üzerinde başka şirket üzerinden gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği iddia ediliyorsa şirketler arasındaki bağlantı, sözleşmeler, faturalar ve ödeme hareketleri önem kazanabilir.
Ancak şirketler arasındaki ortaklık veya grup ilişkisi tek başına komisyon borcunun diğer şirkete ait olduğu anlamına gelmez.
Acentenin Komisyon Hesabını Kontrol Etme Hakkı Var mı?
Acentenin ücret alacağının doğru hesaplanabilmesi için müvekkilin gerekli bilgileri vermesi önemlidir.
Acente hangi müşterilerin ne kadar sipariş verdiğini bilmiyorsa hak ettiği komisyonu hesaplaması mümkün olmayabilir.
Bu nedenle müvekkilin ücret hesaplamasına ilişkin bilgi verme yükümlülüğü ve acentenin ilgili kayıtların incelenmesini isteme imkânı özellikle önem taşır.
Şirket Satış Rakamlarını Acenteden Gizleyebilir mi?
Acentenin komisyonunun satış miktarına bağlı olduğu bir ilişkide satış rakamlarının tamamen gizlenmesi ciddi uyuşmazlık yaratabilir.
Örneğin acente müşteri kazandırmıştır ancak şirket daha sonra müşteriyle doğrudan çalışarak sipariş tutarlarını acenteye bildirmemektedir.
Bu durumda acentenin ücret alacağını hesaplayabilmesi için gerekli bilgi ve belgelerin temini talep edilebilir.
Ticari Defterler Delil Olabilir mi?
Evet. Ticari uyuşmazlıklarda tarafların ticari defter ve kayıtları önemli deliller arasında yer alabilir.
Acentelik ilişkisinin varlığı, geçmiş komisyon ödemeleri, satışlar, faturalar ve cari hesap ilişkileri bakımından ticari kayıtlar incelenebilir.
Ancak ticari defterlerin delil niteliği HMK ve TTK hükümleri çerçevesinde değerlendirilmelidir.
E-Postalar Komisyon Alacağını İspatlayabilir mi?
Somut olayda önemli delil oluşturabilir.
Örneğin müvekkilin acenteye gönderdiği “Bu satıştan yüzde 7 komisyonunuz hesaplanacaktır” şeklindeki bir e-posta uyuşmazlık bakımından önemli olabilir.
Aynı şekilde müşterinin acente aracılığıyla bulunduğunu gösteren uzun süreli e-posta yazışmaları da işlemin kurulmasındaki katkının tespitinde kullanılabilir.
WhatsApp Yazışmaları Delil Olarak Kullanılabilir mi?
Hukuka uygun şekilde elde edilmiş ve taraflarla bağlantısı ortaya konulabilen mesajlaşmalar somut uyuşmazlıkta delil değerlendirmesine konu olabilir.
Ancak yalnızca kırpılmış ekran görüntülerine dayanmak yerine mümkün olduğunca konuşmanın bağlamının, tarihinin ve taraflarının anlaşılabildiği kayıtların korunması önemlidir.
Fatura Kesilmemişse Komisyon Alacağı İstenemez mi?
Komisyon alacağının maddi hukuk bakımından doğup doğmadığı ile faturanın düzenlenmesi aynı mesele değildir.
Fatura önemli bir ticari ve vergisel belgedir ancak yalnızca “fatura kesilmedi” gerekçesiyle kanunen ve sözleşmesel olarak doğmuş bir alacağın hiçbir şekilde mevcut olmadığı sonucuna otomatik olarak ulaşılamaz.
Alacağın hangi hukuki ilişkiye dayanarak doğduğu ayrıca incelenir.
Fatura Kesildi Ama Şirket İtiraz Etti, Ne Olur?
Faturanın düzenlenmiş olması tek başına uyuşmazlığın kesin şekilde çözüldüğü anlamına gelmez.
Acentelik ilişkisi, komisyon oranı, işlemin gerçekleşip gerçekleşmediği ve faturanın dayanağı incelenebilir.
Tarafların ticari defterleri ve geçmiş uygulamaları da önem taşıyabilir.
Acentenin Komisyon Alacağı İçin İcra Takibi Yapılabilir mi?
Şartları bulunuyorsa komisyon alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlatılması mümkündür.
Ancak borçlunun takibe itiraz etmesi hâlinde uyuşmazlığın niteliğine göre itirazın kaldırılması veya iptali ya da alacak davası gibi yollar gündeme gelebilir.
Hangi yolun daha uygun olduğu eldeki belgelerin niteliğine göre belirlenmelidir.
Komisyon Alacağı İçin Dava Açılabilir mi?
Evet.
Ödenmeyen acente komisyonları için alacak davası açılması mümkündür.
Davada acentelik ilişkisinin varlığı, komisyon hakkının doğduğu işlemler, komisyon oranı, alacağın miktarı ve ödeme zamanı ortaya konulmalıdır.
Alacak miktarının şirket kayıtları incelenmeden kesin olarak belirlenemediği durumlarda usul hukuku bakımından dava türünün doğru seçilmesi ayrıca önem taşır.
Dava Açmadan Önce Arabuluculuk Gerekir mi?
Acente komisyon alacağı ticari uyuşmazlık niteliğinde olduğunda ve konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak veya tazminat talebi bulunduğunda dava şartı arabuluculuk hükümleri dikkate alınmalıdır.
Bu nedenle doğrudan dava açmadan önce uyuşmazlığın zorunlu arabuluculuk kapsamında olup olmadığı kontrol edilmelidir.
Usule ilişkin bu aşamanın atlanması davanın ilerlemesini engelleyebilir.
Komisyon Alacağı Belirsizse Dava Açılabilir mi?
Bazı uyuşmazlıklarda acente ne kadar satış yapıldığını bilemeyebilir çünkü bütün kayıtlar müvekkilin elindedir.
Örneğin acente müşteriyi kazandırmıştır ancak sonraki üç yıl boyunca müşterinin müvekkilden ne kadar ürün satın aldığını bilmiyordur.
Bu durumda HMK bakımından belirsiz alacak davasının şartlarının bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir. Her miktarı bilinmeyen alacağın otomatik olarak belirsiz alacak davasına konu olacağı varsayılmamalıdır.
Faiz Talep Edilebilir mi?
Komisyon borcunun muaccel olması ve borçlunun temerrüdüyle bağlantılı olarak faiz talebi gündeme gelebilir.
Tarafların tacir olması, sözleşmedeki faiz hükümleri ve ticari iş niteliği uygulanacak faiz bakımından önem taşıyabilir.
Bu nedenle yalnızca ana komisyon tutarı değil, gecikme nedeniyle talep edilebilecek fer’iler de hesaplanmalıdır.
Komisyon Alacağında Zamanaşımı Var mı?
Evet. Acente ücret alacakları bakımından zamanaşımı süresi mutlaka dikkate alınmalıdır.
Uzun yıllar boyunca biriken komisyonların hiçbir süre sınırlaması olmadan her zaman talep edilebileceği düşünülmemelidir.
Her komisyon alacağının ne zaman muaccel olduğu ve zamanaşımının hangi tarihten itibaren işlemeye başladığı ayrı ayrı incelenebilir.
Bu nedenle ödeme yapılmadığında uzun süre beklemek önemli hak kayıplarına neden olabilir.
Acentelik Sözleşmesindeki “Komisyon Talep Edemez” Hükmü Geçerli midir?
Sözleşmedeki hükmün kapsamı ve hangi komisyonları etkilediği incelenmelidir.
Acentelik hükümlerinde acentenin bazı kanuni haklarının emredici veya acente aleyhine sınırlandırılamayan yönleri bulunabilir.
Bu nedenle sözleşmede yer alan her feragat veya hak kaybı hükmünün otomatik olarak geçerli olduğu varsayılmamalıdır.
Müvekkil Komisyon Ödememek İçin Acentelik Sözleşmesini Feshedebilir mi?
Acentelik sözleşmesinin sona erdirilmesi mümkündür ancak sona ermenin geçmişte doğmuş ücret alacakları ve sona ermeden sonra gerçekleşen bazı işlemler üzerindeki etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.
Sözleşmenin sona ermesi, daha önce doğmuş komisyon alacaklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Ayrıca fesih şekli ve nedeni başka tazminat taleplerinin doğup doğmayacağı bakımından da önem taşıyabilir.
Komisyon Alacağı ile Denkleştirme Tazminatı Aynı Şey midir?
Hayır.
Bu ayrım özellikle önemlidir.
Komisyon alacağı, acentenin gerçekleştirdiği veya kanuni koşullar kapsamında ücret hakkı kazandığı işlemler nedeniyle talep ettiği ücrettir.
Denkleştirme istemi ise acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonra belirli şartlar altında gündeme gelebilen farklı bir taleptir.
Dolayısıyla ödenmemiş komisyon alacağı bulunan acentenin ayrıca denkleştirme talebinin bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.
Acentenin Denkleştirme Tazminatı İsteme Hakkı Olabilir mi?
Şartları bulunuyorsa evet.
Acente müvekkile yeni müşteriler kazandırmış veya mevcut müşterilerle iş hacmini önemli ölçüde geliştirmiş, müvekkil sözleşmenin sona ermesinden sonra bu müşterilerden önemli menfaat elde etmeye devam etmiş ve diğer kanuni koşullar gerçekleşmiş olabilir.
Bu durumda TTK kapsamında denkleştirme istemi gündeme gelebilir.
Ancak bu talebin şartları, hesaplama yöntemi ve süresi komisyon alacağından farklıdır.
Sözleşmede Denkleştirme Talebinden Önceden Vazgeçilebilir mi?
Denkleştirme istemi bakımından TTK özel koruma getirmektedir. Bu haktan önceden vazgeçilmesine ilişkin sınırlamalar bulunmaktadır.
Bu nedenle acentelik sözleşmesinde bulunan “Acente sözleşme sonunda hiçbir hak talep edemez” şeklindeki genel bir hüküm, denkleştirme istemi bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.
Yabancı Şirket Türkiye’deki Acentenin Komisyonunu Ödemezse Ne Olur?
Uluslararası acentelik ilişkilerinde uygulanacak hukuk ve yetkili mahkeme konusu ayrıca önem kazanır.
Sözleşmede yabancı hukuk seçilmiş veya yabancı mahkeme ya da tahkim şartı bulunabilir.
Bu nedenle Türkiye’deki acentenin yabancı müvekkile karşı alacak talebinde bulunmadan önce sözleşmenin hukuk seçimi, yetki ve tahkim hükümleri mutlaka incelenmelidir.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa gibi yoğun ticari faaliyet bulunan şehirlerde uluslararası satış ve acentelik ilişkilerinden kaynaklanan komisyon uyuşmazlıklarında bu konu sıklıkla önem taşımaktadır.
Acentenin Komisyon Alacağı Ödenmezse İlk Olarak Ne Yapılmalı?
İlk aşamada acentelik ilişkisinin ve alacağın dayanakları toparlanmalıdır. Acentelik sözleşmesi, ek protokoller, geçmiş komisyon faturaları, banka ödemeleri, müşteri listeleri, satış sözleşmeleri, siparişler, e-postalar, mesajlaşmalar ve komisyon hesap tabloları birlikte incelenmelidir.
Ardından hangi müşterinin acente tarafından kazandırıldığı, hangi işlemlerin komisyona tabi olduğu, komisyon oranının ne olduğu ve hangi alacakların muaccel hâle geldiği belirlenmelidir.
Bu hazırlık yapılmadan yalnızca toplam bir rakam üzerinden alacak talebinde bulunmak ispat sorunlarına neden olabilir.
Acentenin Komisyon Alacağı Ödenmezse Ne Yapılabilir?
Acentenin hak ettiği komisyon ödenmiyorsa öncelikle sözleşmenin sona erdirilmesine odaklanmak yerine doğmuş ve doğabilecek komisyon alacaklarının tespit edilmesi gerekir.
Müvekkile yazılı ödeme talebi gönderilebilir, komisyon hesabına ilişkin bilgi ve belgeler istenebilir ve uyuşmazlığın niteliğine göre zorunlu arabuluculuk süreci işletilebilir. Sonuç alınamaması hâlinde icra takibi veya alacak davası değerlendirilebilir.
Özellikle müvekkilin acentenin kazandırdığı müşterilerle doğrudan çalışmaya başlaması hâlinde yalnızca sözleşme sona erdikten sonraki satış tarihine bakılmamalıdır. Müşterinin kim tarafından kazandırıldığı ve işlemin gerçekleşmesinde acentenin önceki faaliyetlerinin etkisi araştırılmalıdır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, acente komisyon uyuşmazlıklarında en önemli konulardan birinin satışları müşteri bazında ayırmak olduğunu vurgulamaktadır. Hangi müşterinin acente tarafından kazandırıldığı, müşterinin hangi tarihte müvekkille çalışmaya başladığı, yapılan satışların miktarı ve geçmişte aynı işlemler için hangi komisyon oranının uygulandığı somut belgelerle ortaya konulduğunda alacağın ispatı önemli ölçüde güçlenmektedir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK ile Acente Komisyon Alacağı Uyuşmazlıkları
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere Türkiye genelindeki ticari uyuşmazlıklarda acentelik sözleşmelerinden kaynaklanan komisyon alacaklarının değerlendirilmesi ve tahsiline ilişkin hukuki destek sunmaktadır.
Özellikle acentenin kazandırdığı müşteriden komisyon ödenmemesi, satış miktarlarının gizlenmesi, komisyon oranının tek taraflı değiştirilmesi, sözleşmenin sona ermesinden sonraki satışlar, yabancı şirketlerden doğan acente alacakları ve komisyon alacağıyla birlikte denkleştirme isteminin gündeme geldiği uyuşmazlıklarda sözleşmenin ve ticari kayıtların birlikte incelenmesi önemlidir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Acente komisyonunu alamazsa dava açabilir mi?
Evet. Komisyon hakkının doğduğu ve ödenmediği ispatlanabiliyorsa şartlarına göre alacak davası veya uygun diğer hukuki yollar kullanılabilir.
2. Şirket müşteriyi doğrudan kendisiyle çalıştırırsa acente komisyon alamaz mı?
Her zaman böyle değildir. Müşterinin acente tarafından kazandırılması ve TTK’daki diğer koşullar nedeniyle doğrudan gerçekleştirilen bazı işlemler bakımından da komisyon hakkı doğabilir.
3. Acentelik sözleşmesi bittikten sonraki satışlardan komisyon alınabilir mi?
Belirli kanuni şartların gerçekleşmesi hâlinde sözleşmenin sona ermesinden sonra yapılan bazı işlemler için de ücret hakkı gündeme gelebilir.
4. Yazılı acentelik sözleşmesi yoksa komisyon talep edilemez mi?
Yazılı sözleşmenin bulunmaması tek başına alacağın bulunmadığı anlamına gelmez. Tarafların fiili ticari ilişkisi ve diğer deliller değerlendirilir.
5. Komisyon oranı belirlenmemişse ne olur?
Somut ticari ilişki, tarafların önceki uygulaması ve kanundaki ücret belirleme esasları dikkate alınabilir.
6. Şirket satış miktarlarını acenteden gizlerse ne yapılabilir?
Acentenin ücret hesabı için gerekli bilgilerin verilmesi ve ilgili kayıtların incelenmesi konusunda kanuni hakları gündeme gelebilir.
7. Komisyon faturası kesmek tek başına alacağı ispatlar mı?
Her durumda hayır. Fatura önemli bir delil olmakla birlikte acentelik ilişkisi, komisyon oranı ve faturanın dayanağı olan işlem de incelenir.
8. Komisyon alacağı için arabuluculuk zorunlu mudur?
Ticari dava niteliğindeki ve bir miktar paranın ödenmesini konu alan taleplerde dava şartı arabuluculuk hükümleri uygulanabilir. Somut uyuşmazlık dava açılmadan önce bu açıdan kontrol edilmelidir.
9. Komisyon alacağı ile denkleştirme tazminatı aynı anda istenebilir mi?
Bunlar farklı hukuki taleplerdir. Her birinin koşulları oluşmuşsa somut olayda birlikte gündeme gelmeleri mümkün olabilir.
10. Komisyon alacağı için hangi belgeler saklanmalıdır?
Acentelik sözleşmesi, müşteri yazışmaları, siparişler, faturalar, banka ödemeleri, geçmiş komisyon hesapları, e-postalar ve müşterinin acente tarafından kazandırıldığını gösteren kayıtlar özellikle korunmalıdır.
Uzman Hukuki Destek
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa ve Türkiye genelinde hizmet veren FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, acentelik sözleşmelerinden kaynaklanan komisyon ve diğer ticari alacak uyuşmazlıklarında profesyonel hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, acente komisyon alacağının hesaplanması, ödenmeyen komisyonların tahsili, ticari arabuluculuk, icra takibi, alacak davaları, sözleşmenin sona ermesinden sonraki komisyonlar ve denkleştirme istemine ilişkin süreçlerde hukuki destek sunmaktadır.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Kule Plaza, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr




