
Baba Sağlığında Evini Tek Çocuğuna Devrederse Diğer Çocuklar Tapuyu İptal Ettirebilir mi? 2026 Güncel Rehber
18 Ağustos 2026
Miras Bırakanın Taşınmazlarını Ölmeden Önce Devrettiği Nasıl Tespit Edilir? 2026 Güncel Rehber
18 Ağustos 2026Anne veya babanın ölümden önce evini bir çocuğuna ya da üçüncü kişiye devretmesi iptal edilebilir mi? Muris muvazaası, mirastan mal kaçırma, tapu iptal ve tescil, tenkis davası ve ispat yöntemleri hakkında 2026 rehberi.
Anne veya babanın sağlığında yaptığı her gayrimenkul satışı, ölümden sonra mirasçılar tarafından iptal ettirilemez. Miras bırakan sağlığında kendi malvarlığı üzerinde kural olarak tasarruf edebilir ve taşınmazını gerçekten satabilir. Ancak tapuda satış olarak gösterilen işlem gerçekte bağış niteliğindeyse ve asıl amaç diğer mirasçılardan mal kaçırmaksa, muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davası gündeme gelebilir.
Yargıtay’ın 1 Nisan 1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı bu davaların temelini oluşturur. Karara göre miras bırakanın mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazı görünürde satış şeklinde devretmesi hâlinde, miras hakkı ihlal edilen mirasçılar muvazaa nedeniyle tapu kaydının iptalini talep edebilir. (Lexpera)
Anne veya Baba Sağlığında Evini Satabilir mi?
Evet. Bir kişinin çocuklarının ileride mirasçı olacak olması, onun sağlığında kendi taşınmazını satmasını engellemez.
Örneğin baba 8 milyon TL değerindeki evini üçüncü kişiye gerçekten satmış, satış bedelini tahsil etmiş ve parayı kendi ihtiyaçları için kullanmışsa çocuklar:
“Bu ev bize miras kalacaktı.”
diyerek tek başına bu gerekçeyle satışı iptal ettiremez.
Burada belirleyici nokta işlemin gerçek satış mı yoksa görünürde satış mı olduğudur.
Ölmeden Önce Yapılan Ev Satışı Hangi Durumlarda İptal Edilebilir?
En sık karşılaşılan hukuki sebep muris muvazaasıdır.
Tipik örnekte anne veya baba taşınmazını aslında çocuğuna bağışlamak istemektedir. Ancak diğer çocukların ileride hak talep etmesini önlemek amacıyla tapuda bağış yerine satış işlemi yapılmaktadır.
Örneğin:
Baba 10 milyon TL değerindeki evini oğluna “satmış” görünmektedir. Oğul hiçbir satış bedeli ödememiştir. Düzenli geliri veya bu taşınmazı satın alabilecek ekonomik gücü de bulunmamaktadır. Baba devirden sonra aynı evde yaşamaya devam etmiştir.
Bu olgular diğer delillerle birlikte muris muvazaası iddiası açısından önem taşıyabilir.
Muris Muvazaası Nedir?
Muris muvazaası halk arasında çoğunlukla mirastan mal kaçırma olarak bilinmektedir.
Burada miras bırakan gerçekte taşınmazını devretmek istemektedir ancak gerçek hukuki işlemi gizlemektedir.
Örneğin gerçek iradesi:
“Bu evi oğluma bağışlıyorum.”
olmasına rağmen tapudaki işlem:
“Bu evi oğluma sattım.”
şeklinde gösterilmektedir.
Yargıtay’ın yerleşik yaklaşımında görünürdeki satış gerçek iradeyi yansıtmıyorsa ve gizlenen bağış gerekli şekil şartlarını taşımıyorsa, miras hakkı ihlal edilen mirasçıların tapu iptalini istemesi mümkün olabilir. (Lexpera)
Tapuda Satış Görünüyorsa Yine de İptal Davası Açılabilir mi?
Evet.
Zaten muris muvazaası davalarının önemli bölümü tapuda satış görünen işlemlerle ilgilidir.
Mahkeme yalnızca tapu senedindeki “satış” ifadesine bakmaz. İşlemin gerçekte satış olup olmadığını araştırır.
Satış bedelinin gerçekten ödenip ödenmediği, alıcının ekonomik gücü, anne veya babanın satış yapmasını gerektiren makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı ve taraflar arasındaki ilişki değerlendirilir.
Gerçek Satış Varsa Tapu İptal Edilebilir mi?
Kural olarak sırf diğer mirasçılara daha az mal kaldığı gerekçesiyle gerçek bir satış iptal ettirilemez.
Örneğin anne evini kızına gerçek piyasa koşullarında satmış, kız banka kredisi kullanmış ve satış bedeli annenin hesabına yatırılmış olabilir.
Bu durumda:
“Ev kardeşime satıldı, benim mirasım azaldı.”
iddiası tek başına yeterli değildir.
Muris muvazaası iddiasının kabulü için görünürdeki satışın gerçek iradeyi yansıtmadığının ortaya konulması gerekir.
Satış Bedelinin Ödenmemesi Önemli mi?
Evet, en önemli delillerden biri olabilir.
Tapuda 7 milyon TL’ye satıldığı belirtilen taşınmaz için alıcı çocuğun babaya hiçbir ödeme yapmadığı ortaya çıkıyorsa gerçek satış iddiası zayıflayabilir.
Ancak:
“Banka dekontu yok, o hâlde kesin muvazaa vardır.”
şeklinde otomatik bir sonuç da çıkarılamaz.
Mahkeme bütün delilleri birlikte değerlendirir.
Alıcının Evi Satın Alabilecek Parası Yoksa Ne Olur?
Alıcının ekonomik gücü muris muvazaası davalarında önemli araştırma konularından biridir.
Örneğin devir tarihinde hiçbir geliri olmayan 20 yaşındaki çocuğun çok yüksek değerli bir taşınmazı satın aldığı ileri sürülüyorsa paranın kaynağı araştırılabilir.
Alıcının:
- gelir durumu,
- banka hesapları,
- kredi kullanıp kullanmadığı,
- başka malvarlığının bulunup bulunmadığı,
- satış bedelini hangi kaynakla ödediği
önemli hâle gelir.
Ancak ekonomik gücün bulunmaması da tek başına davanın kesin kazanılacağı anlamına gelmez.
Tapudaki Satış Bedelinin Çok Düşük Olması İptal Sebebi midir?
Tek başına değildir.
Örneğin satış tarihinde 12 milyon TL değerindeki taşınmazın tapuda 1 milyon TL gösterilmesi muris muvazaası iddiasını destekleyen bir olgu olabilir.
Fakat Türkiye’deki taşınmaz işlemlerinde geçmişte tapu bedellerinin çeşitli nedenlerle gerçek piyasa değerinden farklı gösterilebilmiş olması nedeniyle yalnızca bedel farkına bakılarak karar verilmez.
Önemli olan bütün olayların birlikte değerlendirilmesidir.
Anne veya Babanın Satış Yapmaya İhtiyacı Olmaması Önemli mi?
Evet.
Miras bırakanın ekonomik durumu ve satış yapmak için makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı araştırılabilir.
Örneğin çok yüksek emekli geliri ve önemli nakit birikimi bulunan babanın tek evini hiçbir ödeme almadan oğluna “satması” ile ciddi borçları bulunan kişinin taşınmazını gerçek bedeli karşılığında satması aynı şekilde değerlendirilmez.
Devirden Sonra Anne veya Babanın Evde Oturmaya Devam Etmesi Önemli mi?
Tek başına muvazaayı ispatlamaz ancak diğer delillerle birlikte önemli olabilir.
Örneğin baba evini oğluna sattığını iddia etmiş fakat ölümüne kadar evde tek başına yaşamaya devam etmiş, bütün vergileri ve giderleri kendisi ödemiş ve oğul hiçbir şekilde malik gibi davranmamış olabilir.
Bu durum işlemin gerçek niteliğinin araştırılmasında dikkate alınabilir.
Satış Bir Çocuğa Yapılmışsa Dava Açmak Daha Kolay mı?
Alıcının çocuk olması tek başına muvazaa anlamına gelmez.
Anne veya baba çocuklarından birine gerçekten taşınmaz satabilir.
Ancak bir çocuğa yapılan satışlarda özellikle:
satış bedelinin ödenmesi, çocuğun ödeme gücü, diğer çocuklarla ilişkiler, devrin nedeni ve miras bırakanın gerçek iradesi daha fazla önem kazanabilir.
Ev Gelinine veya Oğluna Devredilmişse Diğer Çocuklar Dava Açabilir mi?
Evet, şartları bulunuyorsa açabilir.
Muris muvazaası yalnızca erkek çocuk lehine yapılan devirlerle sınırlı değildir.
Taşınmaz kız çocuğuna, oğula veya başka bir mirasçıya devredilmiş olabilir. Önemli olan cinsiyet veya akrabalık değil, miras bırakanın gerçek iradesi ve mirasçılardan mal kaçırma amacıdır.
Ev Üçüncü Bir Kişiye Satılmışsa Muris Muvazaası Davası Açılır mı?
Her üçüncü kişiye satış muris muvazaası değildir.
Gerçek bir üçüncü kişiye piyasa koşullarında satış yapılmış ve bedel ödenmişse mirasçıların sırf tereke küçüldüğü için satışı iptal ettirmesi mümkün değildir.
Ancak üçüncü kişi gerçekte işlemin parçasıysa veya taşınmaz daha sonra asıl kazandırılmak istenen mirasçıya geçirilmişse devir zincirinin tamamının incelenmesi gerekebilir.
Taşınmaz Önce Arkadaşa Sonra Çocuğa Devredilmişse Ne Olur?
Bu tür devirler özellikle dikkatle incelenmelidir.
Örneğin baba taşınmazını yakın arkadaşına satmış, arkadaş da çok kısa süre sonra aynı taşınmazı babanın oğluna devretmiş olabilir.
Bu durum tek başına muvazaanın kesin kanıtı değildir. Ancak satış bedelleri, tarihler, para hareketleri ve kişiler arasındaki ilişkiler birlikte incelendiğinde gerçek işlemin gizlenmesi amacı taşıyıp taşımadığı ortaya çıkarılabilir.
Tapuda Açıkça Bağış Yapılmışsa Muris Muvazaası Davası Açılır mı?
Burada önemli bir hukuki ayrım vardır.
Anne veya baba taşınmazını tapuda açıkça bağış yoluyla devretmişse görünürdeki işlem ile gerçek irade arasında klasik anlamda bir farklılık bulunmayabilir.
Bu nedenle 1.4.1974 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı kapsamındaki klasik muris muvazaası yerine tenkis davası gündeme gelebilir.
Yargıtay kararlarında da bazı gizli veya doğrudan kazandırmaların muris muvazaası kapsamına girmediği, şartları oluşuyorsa TMK m.560-571 kapsamındaki tenkis hükümlerinin değerlendirilebileceği belirtilmektedir. (İctihatlar)
Tenkis Davası Nedir?
Tenkis davası, miras bırakanın yaptığı geçerli kazandırmalar nedeniyle saklı paylı mirasçının saklı payının ihlal edilmesi hâlinde gündeme gelir.
Burada işlem:
“Tamamen geçersizdir.”
denilmemektedir.
Bunun yerine saklı payı ihlal eden kısmın kanuni sınırlar içerisinde azaltılması talep edilmektedir.
Bu nedenle muris muvazaası nedeniyle tapu iptal davası ile tenkis davası aynı dava değildir.
Hangi Mirasçılar Muris Muvazaası Davası Açabilir?
1974 tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı kapsamında yalnızca saklı paylı mirasçılarla sınırlı bir dava hakkı kabul edilmemiştir.
Miras hakkı ihlal edilen mirasçılar, şartları bulunuyorsa muris muvazaasına dayanabilir. (Lexpera)
Bu özellik muris muvazaası ile tenkis davası arasındaki önemli farklardan biridir.
Anne veya Baba Hayattayken Çocuklar Satış İptal Davası Açabilir mi?
Miras hakkına dayanan klasik muris muvazaası iddiası bakımından miras bırakanın ölümü önemlidir.
Çocukların anne veya baba hayattayken onların malvarlığı üzerinde mevcut bir miras mülkiyet hakkı bulunmaz.
Bu nedenle:
“Babam evini kardeşime sattı, ileride benim mirasım azalacak.”
gerekçesiyle baba hayattayken klasik muris muvazaası davası açılması söz konusu değildir.
Yargıtay kararlarında da muris muvazaası ve tenkis iddialarına dayanan dava hakkının mirasın açılmasıyla bağlantısı vurgulanmaktadır. (İçtihat Bilgi Bankası)
Anne veya Baba Öldükten Sonra Hangi Dava Açılır?
İşlemin niteliğine göre muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davası açılması gündeme gelebilir.
Davacı mirasçı, görünürdeki satışın gerçekte bağış olduğunu ve işlemin kendisinden veya diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yapıldığını ileri sürebilir.
Somut olay buna uygun değil ancak saklı pay ihlali bulunuyorsa tenkis talebi değerlendirilmelidir.
Bu nedenle dava dilekçesinde hukuki sebebin ve taleplerin doğru kurulması kritik önem taşır.
Muris Muvazaası Nasıl İspatlanır?
Bu davalarda tek bir delilden çok delillerin oluşturduğu bütünlük önemlidir.
Mahkeme özellikle satış tarihindeki taşınmaz değeri ile tapudaki satış bedelini, alıcının ekonomik gücünü, gerçek para transferlerini, miras bırakanın satış yapma ihtiyacını, devirden sonra taşınmazı kimin kullandığını, tarafların aile ilişkilerini ve diğer mirasçılara yapılan kazandırmaları birlikte değerlendirebilir.
Miras bırakanın gerçek iradesinin belirlenmesi davanın merkezindedir.
Banka Kayıtları İstenebilir mi?
Evet, para hareketleri gerçek satışın araştırılması bakımından önemli delillerdendir.
Örneğin davalı:
“Babamdan evi 6 milyon TL’ye satın aldım.”
diyorsa bedelin nereden geldiği ve miras bırakana nasıl ödendiği önem kazanabilir.
Özellikle yüksek tutarlı taşınmaz satışlarında banka kayıtları, kredi belgeleri ve hesap hareketleri güçlü deliller sağlayabilir.
Tanık Dinlenebilir mi?
Muris muvazaası davalarında tanık anlatımları da önemli olabilir.
Aile üyeleri, komşular veya miras bırakanın yakın çevresindeki kişiler devir nedenine ilişkin bilgi sahibi olabilir.
Örneğin miras bırakanın:
“Bu evi oğlumun üzerine geçiriyorum, diğer çocuklara kalmasın.”
şeklindeki beyanının ispatlanması dosya açısından önemli olabilir.
Ancak tanık beyanları diğer objektif delillerle birlikte değerlendirilmelidir.
Tapu Kayıtları Geriye Dönük İncelenir mi?
Evet.
Dava açılmadan önce taşınmazın geçmiş tapu hareketlerinin incelenmesi önemlidir.
Taşınmazın hangi tarihte, hangi bedelle ve hangi hukuki işlemle devredildiği; daha sonra başka kişilere geçip geçmediği araştırılmalıdır.
Özellikle birden fazla devir bulunan dosyalarda tapu devir zinciri davanın sonucunu doğrudan etkileyebilir.
Evi Alan Kardeş Taşınmazı Başkasına Satarsa Ne Olur?
Bu durumda uyuşmazlık daha karmaşık hâle gelir.
Türk Medeni Kanunu kapsamında tapu siciline güvenerek ayni hak kazanan iyiniyetli üçüncü kişilerin korunması gündeme gelebilir.
Bu nedenle taşınmazın üçüncü kişiye devredilmiş olması hâlinde yeni malikin işlemi bilip bilmediği ve iyiniyetli olup olmadığı ayrıca incelenmelidir.
Bazı durumlarda taşınmazın aynen geri alınması yerine farklı parasal talepler gündeme gelebilir.
Dava Açılırken Tapuya Tedbir Konulabilir mi?
Şartları varsa ihtiyati tedbir talep edilebilir.
Özellikle taşınmazın dava devam ederken üçüncü kişiye satılması riski bulunuyorsa tapu kaydına tedbir konulması istenebilir.
Ancak tedbir otomatik değildir. Mahkeme somut olayda yaklaşık ispat, uyuşmazlığın niteliği ve tedbir şartlarını değerlendirir.
Muris Muvazaası Davasında Görevli Mahkeme Hangisidir?
Muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davalarında görevli mahkeme kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Taşınmazın aynına ilişkin dava olması nedeniyle yetki bakımından taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi önem taşır.
Tapu İptal Edilirse Ne Olur?
Mahkeme muris muvazaasının bulunduğuna kanaat getirirse davanın kapsamına göre tapu kaydının iptali ve miras payı oranında tescil gündeme gelebilir.
Böylece görünürdeki satış işlemi nedeniyle mirasçının kaybettiği hakkın tapu sicilinde düzeltilmesi sağlanabilir.
Ancak tescilin nasıl yapılacağı davadaki taraflara ve talebin kapsamına göre belirlenir.
Muris Muvazaası Davasında Zamanaşımı Var mı?
Muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil talepleri bakımından, işlemin muvazaa nedeniyle geçersiz olduğu iddiasına dayanılması nedeniyle klasik anlamda belirli bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre uygulanmadığı kabul edilmektedir. Güncel Yargıtay kararlarında da muris muvazaasına dayalı tapu iptal davalarında zamanaşımı ve hak düşürücü süre bulunmadığı yönündeki yaklaşım görülmektedir. (Consulto Hukuk)
Ancak bu durum tenkis davasıyla karıştırılmamalıdır. Tenkis taleplerinde kanunda özel süreler bulunmaktadır.
Bu nedenle hangi davanın açılacağının doğru belirlenmesi çok önemlidir.
Tenkis Davasında Süre Var mı?
Evet.
Tenkis davasında muris muvazaasından farklı olarak Türk Medeni Kanunu’nda özel hak düşürücü süreler düzenlenmiştir.
Bu nedenle:
“Mirastan mal kaçırma davalarında hiçbir süre yoktur.”
şeklinde genel bir ifade doğru değildir.
Önce uyuşmazlığın muris muvazaası mı yoksa tenkis mi olduğu belirlenmelidir.
Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesiyle Ev Devredilmişse İptal Edilebilir mi?
Her ölünceye kadar bakma sözleşmesi mirastan mal kaçırma değildir.
Bu sözleşme gerçek anlamda karşılıklı edimler içeren bir sözleşmedir. Çocuk anne veya babasına yıllarca bakmış ve bunun karşılığında taşınmaz devredilmiş olabilir.
Ancak sözleşme yalnızca diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla görünürde yapılmışsa muvazaa iddiası gündeme gelebilir.
Yargıtay uygulamasında muris muvazaası değerlendirmesinde işlemin gerçek niteliğinin araştırılması esastır. (İctihatlar)
Örnek 1: 12 Milyonluk Ev Geliri Olmayan Oğula Satılıyor
Babanın tek taşınmazı 12 milyon TL değerindedir.
Baba evi gelir sahibi olmayan oğluna tapuda satışla devretmiştir. Bankada ödeme bulunmamaktadır. Oğul paranın nereden geldiğini açıklayamamakta ve baba ölümüne kadar aynı evde yaşamaktadır.
Bu olgular diğer delillerle birlikte muris muvazaası iddiasını güçlendirebilir.
Örnek 2: Ev Gerçek Bedelle Kızına Satılıyor
Anne 7 milyon TL değerindeki evini kızına satmıştır.
Kız banka kredisi kullanmış, satış bedeli annenin hesabına aktarılmış ve anne bu parayla başka bir taşınmaz satın almıştır.
Bu durumda gerçek satış bulunduğuna ilişkin güçlü deliller vardır. Sırf diğer çocuklara daha az miras kalması nedeniyle tapu iptali mümkün olmayabilir.
Örnek 3: Ev Tapuda Bağışlanıyor
Baba evini oğluna açıkça bağışlamıştır.
Tapudaki işlem ile gerçek irade aynıdır.
Bu durumda klasik muris muvazaası yerine, babanın ölümünden sonra diğer saklı paylı mirasçıların tenkis hakkının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Örnek 4: Ev Önce Arkadaşa Sonra Oğula Geçiyor
Baba evini yakın arkadaşına devretmiş ve iki ay sonra taşınmaz oğluna geçirilmiş olsun.
Her iki satışta da gerçek ödeme bulunmuyorsa ve kişiler arasındaki ilişkiler işlemin önceden planlandığını gösteriyorsa bütün devir zincirinin muvazaalı olup olmadığı araştırılabilir.
Örnek 5: Kendisine Bakan Çocuğa Taşınmaz Veriliyor
Anne uzun yıllar kendisine bakan kızına gerçek bir ölünceye kadar bakma sözleşmesi karşılığında taşınmazını devretmiş olabilir.
Diğer çocukların mirası azalmış olsa dahi bu durum tek başına işlemi geçersiz hâle getirmez.
Sözleşmenin gerçekten uygulanıp uygulanmadığı ve işlemin mal kaçırma amacı taşıyıp taşımadığı incelenir.
Dava Açmadan Önce Hangi Belgeler Toplanmalıdır?
Bu davalarda ön hazırlık sonucu ciddi şekilde etkileyebilir. Özellikle mirasçılık belgesi, taşınmazın güncel ve geçmiş tapu kayıtları, resmi senet ve akit tabloları, devir tarihindeki gerçek piyasa değeri, banka hesap hareketleri, alıcının gelir ve ekonomik durumuna ilişkin belgeler, kredi kayıtları, aile içi yazışmalar ve tanık bilgileri mümkün olduğunca belirlenmelidir.
Taşınmaz sonradan üçüncü kişilere devredilmişse bütün devirlerin tarihleri ve bedelleri ayrıca incelenmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Anne veya baba ölmeden önce evini satarsa çocuklar iptal ettirebilir mi?
Gerçek bir satışsa sırf miras azalıyor diye iptal ettirilemez. Görünürde satış, gerçekte mirastan mal kaçırma amaçlı bağış varsa muris muvazaası gündeme gelebilir.
Tapuda satış gösterilmiş olması davayı engeller mi?
Hayır. Muris muvazaasının tipik görünümü gerçekte bağışlanan taşınmazın tapuda satış şeklinde gösterilmesidir. (Lexpera)
Satış bedeli hiç ödenmemişse ne olur?
Gerçek satış bulunmadığı iddiasını destekleyen önemli bir delil olabilir ancak tek başına kesin sonuç doğurmaz.
Evi alan kardeşin parası yoksa tapu iptal edilir mi?
Alıcının ödeme gücünün bulunmaması önemli bir emaredir ancak bütün deliller birlikte değerlendirilir.
Baba evini açıkça bağışladıysa hangi dava açılır?
Şartları varsa saklı pay ihlali nedeniyle tenkis davası gündeme gelebilir.
Muris muvazaası davasını yalnızca saklı paylı mirasçılar mı açabilir?
Hayır. 1974 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı kapsamında miras hakkı ihlal edilen mirasçıların dava hakkı kabul edilmektedir. (Lexpera)
Anne veya baba hayattayken muris muvazaası davası açılabilir mi?
Miras hakkına dayalı klasik muris muvazaası talebi mirasın açılmasıyla gündeme gelir.
Muris muvazaası davası hangi mahkemede açılır?
Kural olarak taşınmazın bulunduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır.
Ev başka birine satılmışsa ne olur?
Sonraki alıcının iyiniyeti ve tapu siciline güven hükümleri ayrıca incelenmelidir.
Dava sırasında evin yeniden satılması engellenebilir mi?
Şartları varsa tapu kaydına ihtiyati tedbir konulması talep edilebilir.
Sonuç: Ölmeden Önce Yapılan Her Gayrimenkul Satışı İptal Edilemez
Anne veya babanın ölümden önce yaptığı gayrimenkul satışının iptal edilebilmesi için öncelikle işlemin gerçek niteliğinin belirlenmesi gerekir. Gerçek bir satış yapılmış, bedel ödenmiş ve tarafların iradesi satış yönündeyse diğer mirasçıların yalnızca miraslarının azalması nedeniyle tapuyu iptal ettirmeleri mümkün değildir.
Buna karşılık tapuda satış gösterilmesine rağmen gerçekte para ödenmemiş, amaç taşınmazı bir çocuğa bağışlamak ve diğer mirasçıların miras haklarını etkisiz hâle getirmek ise muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davası gündeme gelebilir. Yargıtay’ın 1.4.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı bu alandaki temel içtihattır. (Lexpera)
Tapuda gerçek bir bağış yapılmışsa veya muris muvazaasının şartları oluşmuyorsa saklı pay ihlali bakımından tenkis davası değerlendirilmelidir. Bu iki dava türünün şartları ve süreleri aynı olmadığından hukuki sebebin doğru belirlenmesi kritik önemdedir.
Özellikle yüksek değerli gayrimenkullerde dava açılmadan önce tapu devir zincirinin, satış tarihindeki gerçek değerin, banka hareketlerinin, alıcının ödeme gücünün, miras bırakanın ekonomik durumunun ve devirden sonraki fiilî kullanımın birlikte incelenmesi davanın doğru kurulmasını sağlar.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık – Mirastan Mal Kaçırma ve Tapu İptal Davaları
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık; muris muvazaası, mirastan mal kaçırma, tapu iptali ve tescil davaları, tenkis davaları, saklı pay uyuşmazlıkları, muvazaalı gayrimenkul devirleri ve miras kaynaklı taşınmaz uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
Telefon: 0312 434 22 22 / 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara




