
Bayinin Bölgesine Başka Bayi Atanması Sözleşmeye Aykırılık Sayılır mı? 2026 Güncel Rehber
14 Ekim 2026
Bayinin Elinde Kalan Stoklar Sözleşme Sona Erince Ne Olur? 2026 Güncel Rehber
14 Ekim 2026Bayilik sözleşmesinde satış kotası veya minimum alım hedefi tutmazsa sözleşme feshedilebilir mi? Satış hedefinin bağlayıcılığı, haklı nedenle fesih, cezai şart, tazminat, stokların durumu ve haksız feshe karşı bayinin haklarını 2026 güncel ticaret hukuku kapsamında açıklıyoruz.
Bayilik sözleşmelerinde üretici veya sağlayıcı ile bayi arasında en sık uyuşmazlık yaratan konulardan biri satış kotasının tutturulamamasıdır. Özellikle sözleşmede yıllık satış hedefi, aylık minimum sipariş miktarı, belirli bir ciro seviyesi veya asgari ürün alım yükümlülüğü öngörülmüşse hedefin altında kalan bayinin sözleşmesinin feshedilip feshedilemeyeceği gündeme gelir.
Örneğin sözleşmede bayinin yılda 10.000 adet ürün satması gerektiği yazılmış olabilir. Bayi ise yıl sonunda yalnızca 7.000 adet satış gerçekleştirmiştir. Sağlayıcı bu durumda doğrudan sözleşmeyi feshetmek isteyebilir.
Ancak satış kotasının tutmaması her durumda otomatik olarak haklı fesih sebebi değildir.
Öncelikle sözleşmede satış hedefinin nasıl düzenlendiği, bunun kesin bir yükümlülük mü yoksa performans hedefi mi olduğu, hedefin hangi dönem için belirlendiği, kotanın hesaplama yöntemi, sağlayıcının kendi yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği ve fesih öncesinde ihtar veya ek süre verilmesinin gerekip gerekmediği değerlendirilmelidir.
Bayilik Sözleşmesinde Satış Kotası Konulabilir mi?
Taraflar sözleşme özgürlüğü kapsamında bayinin belirli miktarda ürün satmasını veya satın almasını öngören hükümler kararlaştırabilir.
Örneğin bayi için yıllık minimum alım miktarı belirlenebilir veya belirli bölgede ulaşılması gereken satış hacmi kararlaştırılabilir. Bunun yanında aylık, üç aylık veya yıllık ciro hedefleri de sözleşmeye konulabilir.
Ancak satış hedefinin hukuki sonucu sözleşmede kullanılan ifadeye bağlıdır.
“Bayinin yıllık satış hedefi 10.000 adettir” hükmü ile “Bayinin yılda en az 10.000 adet ürün satın alması zorunludur; aksi hâlde sağlayıcı sözleşmeyi feshedebilir” hükmü aynı hukuki etkiye sahip olmayabilir.
Bu nedenle uyuşmazlıkta yalnızca rakama değil, sözleşmenin bütününe bakılmalıdır.
Satış Hedefi ile Minimum Alım Taahhüdü Aynı Şey midir?
Her zaman değildir.
Satış hedefi çoğu zaman bayinin pazardaki performansını ölçmeye yönelik olabilir. Minimum alım taahhüdü ise bayinin sağlayıcıdan belirli miktarda ürün satın alma yükümlülüğü şeklinde düzenlenebilir.
Örneğin bayi 5.000 adet ürün satın almayı taahhüt etmiş ancak bunların yalnızca 3.000 adedini nihai müşterilere satmış olabilir.
Başka bir sözleşmede ise bayinin satın alma miktarı değil doğrudan nihai satış performansı esas alınmış olabilir.
Bu nedenle “kota tutmadı” denildiğinde öncelikle hangi kotanın ihlal edildiği belirlenmelidir.
Satış Kotası Tutmazsa Bayilik Otomatik Olarak Sona Erer mi?
Kural olarak yalnızca satış hedefinin altında kalınması sözleşmeyi kendiliğinden sona erdirmez.
Sözleşmede otomatik sona erme mekanizması bulunup bulunmadığı, fesih hakkının nasıl düzenlendiği ve ilgili hükmün somut olayda uygulanabilir olup olmadığı incelenmelidir.
Özellikle uzun yıllardır devam eden bir ticari ilişkide sağlayıcının daha önce satış hedeflerinin altında kalınmasına sürekli sessiz kalmış olması da uyuşmazlıkta önem kazanabilir.
Satış Kotası Tutmazsa Sağlayıcı Sözleşmeyi Feshedebilir mi?
Sözleşmede açık bir fesih hakkı tanınmışsa sağlayıcının fesih imkânı güçlenebilir.
Örneğin sözleşmede “Bayinin yıllık asgari satış miktarının yüzde 80’inin altında kalması hâlinde sağlayıcı sözleşmeyi feshedebilir” şeklinde açık bir hüküm bulunabilir.
Buna rağmen fesih hakkının kullanılması sözleşmenin tamamından ve dürüstlük kuralından bağımsız değerlendirilemez.
Satış hedefinin tutmamasına bizzat sağlayıcının davranışları neden olmuşsa bayiye karşı kota ihlaline dayanılması tartışmalı hâle gelebilir.
Sözleşmede Kota Var Ama Fesih Yaptırımı Yazmıyorsa Ne Olur?
Bu durumda hedefin niteliği özellikle önemlidir.
Sözleşmede yalnızca yıllık satış hedefi belirtilmiş ancak hedefin tutmaması hâlinde ne olacağı düzenlenmemiş olabilir.
Bu durumda her kota eksikliğinin doğrudan sözleşmenin derhâl feshedilmesine imkân verdiği sonucuna otomatik olarak ulaşılamaz.
İhlalin ağırlığı, sözleşmenin amacı, tarafların önceki uygulamaları ve eksikliğin ticari ilişkiye etkisi değerlendirilmelidir.
Bir Yıllık Satış Düşüşü Bayiliğin Feshi İçin Yeterli midir?
Her zaman değildir.
Bayi yıllardır hedefleri gerçekleştirirken tek bir yılda ekonomik daralma, bölgesel talep kaybı veya ürün tedarikindeki sorunlar nedeniyle hedefin altında kalmış olabilir.
Örneğin son beş yıl boyunca kotayı aşan bayi, bir yıl hedefin yüzde 90’ında kalmış olabilir.
Bunun doğrudan ağır bir sözleşme ihlali kabul edilip edilemeyeceği sözleşmenin hükümleri ve olayın şartlarına göre değerlendirilmelidir.
Bayi Kotanın Çok Altında Kalırsa Durum Değişir mi?
Evet, ihlalin ağırlığı önemlidir.
Yıllık 10.000 adet satış taahhüdünde bulunan bayinin 9.700 adet satmasıyla yalnızca 1.500 adet satması aynı şekilde değerlendirilmeyebilir.
Özellikle satış kotasının bayilik ilişkisinin ekonomik temelini oluşturduğu sözleşmelerde çok ciddi performans düşüklüğü fesih bakımından daha güçlü bir gerekçe oluşturabilir.
Satış Kotası Gerçekçi Değilse Bayi İtiraz Edebilir mi?
Satış hedefinin sözleşmeyle kabul edilmiş olması önemlidir. Ancak hedefin nasıl belirlendiği ve sonradan hangi koşulların ortaya çıktığı da değerlendirilmelidir.
Örneğin sağlayıcı tek taraflı şekilde önceki yılın iki katı satış hedefi belirlemiş olabilir.
Sözleşme sağlayıcıya kota belirleme yetkisi tanıyor olsa bile bu yetkinin dürüstlük kuralına uygun kullanılması gerekir.
Sağlayıcıya tanınan tek taraflı yetkinin sınırsız olduğu kabul edilemez.
Sağlayıcı Satış Kotasını Tek Taraflı Artırabilir mi?
Bu konuda öncelikle sözleşmeye bakılmalıdır.
Sözleşmede her yıl kotanın hangi yöntemle belirleneceği açıkça düzenlenmiş olabilir. Örneğin önceki yıl satışlarına, pazar büyümesine veya belirli bir orana bağlı artış öngörülebilir.
Buna karşılık sağlayıcının hiçbir objektif ölçüte bağlı olmadan istediği kadar yüksek kota belirleyebileceğini kabul etmek her olayda mümkün olmayabilir.
Tek taraflı değişiklik yetkisinin kapsamı ve kullanılış biçimi ayrıca incelenmelidir.
Sağlayıcı Ürün Göndermezse Kota Tutmamasından Bayi Sorumlu Olur mu?
Bu, bayilik uyuşmazlıklarında son derece önemli bir noktadır.
Sağlayıcı yeterli miktarda ürün teslim etmemişse ve bayi bu nedenle satış gerçekleştirememişse sağlayıcının daha sonra:
“Satış kotasını tutturamadın.”
diyerek sözleşmeyi feshetmesi ciddi şekilde tartışmalı olabilir.
Örneğin bayi 1.000 adet ürün sipariş etmiş ancak sağlayıcı yalnızca 400 adet teslim etmişse satış hedefinin gerçekleşmemesinin nedeni araştırılmalıdır.
Ürünler Sürekli Geç Teslim Ediliyorsa Ne Olur?
Teslimat gecikmeleri bayinin müşterilerini kaybetmesine ve satış hacminin düşmesine neden olabilir.
Bu durumda satış performansı değerlendirilirken yalnızca bayinin rakamlarına bakmak yeterli değildir. Sağlayıcının ürünleri zamanında ve yeterli miktarda teslim edip etmediği de araştırılmalıdır.
Bayi bu tür sorunları yazılı siparişler, e-postalar, teslim belgeleri ve ticari kayıtlarla ortaya koyabiliyorsa fesih uyuşmazlığında önemli bir savunma oluşturabilir.
Sağlayıcının Aynı Bölgede Başka Bayi Açması Satış Kotasını Etkiler mi?
Özellikle münhasır bölge hakkı verilmişse bu durum önemlidir.
Bayi belirli bir bölgede tek yetkili olduğunu düşünerek yatırım yapmış ancak sağlayıcı daha sonra aynı bölgede başka bayiler açmış olabilir.
Yeni bayiler nedeniyle satışlar düşmüşse sağlayıcının aynı zamanda düşük satış rakamlarını fesih gerekçesi olarak kullanması sözleşme hükümleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir.
İnternetten Doğrudan Satış Yapılması Bayinin Kotasını Etkiler mi?
Günümüzde bayilik uyuşmazlıklarında önemli konulardan biri budur.
Üretici veya sağlayıcı kendi internet sitesi üzerinden bayinin bölgesindeki müşterilere doğrudan satış yapıyorsa bunun bayinin satış performansına etkisi araştırılabilir.
Sözleşmede online satış kanallarının nasıl düzenlendiği bu nedenle önemlidir.
Ürün Fiyatlarının Aşırı Artması Satış Hedefini Etkiler mi?
Fiyat artışları satış hacmini doğrudan etkileyebilir.
Ancak fiyatların artmış olması bayiyi otomatik olarak kota yükümlülüğünden kurtarmaz.
Sözleşmede fiyat belirleme yetkisinin kimde olduğu, artışların niteliği, piyasa koşulları ve tarafların risk dağılımı birlikte değerlendirilmelidir.
Ekonomik Kriz Satış Kotasını Ortadan Kaldırır mı?
Ekonomik kriz veya piyasa daralması tek başına her sözleşme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Ancak olağanüstü ekonomik gelişmelerin sözleşmenin ifasını ciddi biçimde etkilediği durumlarda Türk Borçlar Kanunu kapsamında uyarlama veya başka hukuki kurumların şartları tartışılabilir.
Her satış düşüşünü mücbir sebep olarak nitelendirmek doğru değildir.
Döviz Kurundaki Artış Kota İhlalini Haklı Gösterir mi?
Tek başına döviz kurundaki artış, satış hedefini otomatik olarak hükümsüz hâle getirmez.
Bununla birlikte ürün fiyatlarının çok ciddi biçimde yükselmesi ve pazar koşullarının temelinden değişmesi hâlinde sözleşmenin risk dağılımı ve uyarlama koşulları değerlendirilebilir.
Bayiye Fesihten Önce İhtar Gönderilmesi Gerekir mi?
Bu sorunun cevabı sözleşmedeki fesih mekanizmasına ve ihlalin niteliğine bağlıdır.
Bazı sözleşmelerde önce yazılı ihtar yapılması ve bayiye satış performansını düzeltmesi için belirli süre verilmesi öngörülür.
Bu durumda sağlayıcının sözleşmede kararlaştırılan prosedüre uyması gerekir.
Sözleşmede ihtar mekanizması bulunmasa bile ihlalin niteliğine göre ek süre veya bildirim gerekip gerekmediği ayrıca değerlendirilmelidir.
Bayiye Ek Süre Verilmeden Sözleşme Feshedilebilir mi?
Her olayda aynı cevap verilemez.
Sözleşmede belirli bir satış kotasının ihlalinin doğrudan fesih sebebi olduğu açıkça düzenlenmiş olabilir.
Buna karşılık giderilebilir nitelikteki bir performans eksikliğinde sözleşmenin yapısı ve genel borçlar hukuku hükümleri farklı bir değerlendirme gerektirebilir.
Bu nedenle fesih bildirimi hazırlanırken sözleşmedeki fesih maddesi ayrıntılı incelenmelidir.
Fesih Bildiriminin Yazılı Yapılması Gerekir mi?
Tarafların tacir olduğu ticari ilişkilerde fesih bildiriminin şekli özellikle önemlidir. Sözleşmedeki bildirim hükümleri ile Türk Ticaret Kanunu’nun tacirler arasındaki ihbar ve ihtarlara ilişkin düzenlemeleri birlikte dikkate alınmalıdır.
Uyuşmazlığın ispatı bakımından fesih sebebinin ve fesih tarihinin açık şekilde ortaya konulması önemlidir.
Sağlayıcı Daha Önce Kota İhlallerine Ses Çıkarmadıysa Sonradan Feshedebilir mi?
Bu durum tarafların önceki uygulamaları bakımından önem taşıyabilir.
Örneğin bayi üç yıl boyunca satış hedefinin altında kalmış, sağlayıcı her yıl ilişkiye devam etmiş ve herhangi bir uyarı yapmamış olabilir.
Dördüncü yılda benzer seviyedeki bir eksiklik nedeniyle ani fesih yapılması hâlinde tarafların önceki davranışları ve dürüstlük kuralı tartışma konusu olabilir.
Ancak önceki yıllarda fesih hakkının kullanılmaması, gelecekteki bütün ihlaller bakımından bu hakkın kesin olarak kaybedildiği anlamına gelmez.
Diğer Bayiler Kotayı Tutmadığı Hâlde Sadece Bir Bayinin Sözleşmesi Feshedilebilir mi?
Her bayilik sözleşmesi kendi şartları içinde değerlendirilir.
Ancak aynı durumda bulunan bayiler arasında objektif gerekçe olmaksızın farklı uygulama yapılması, özellikle sağlayıcının fesih hakkını kötüye kullandığı iddiasında önem kazanabilir.
Bayi bu nedenle karşılaştırılabilir durumdaki diğer bayilere uygulanan politikaları delil olarak göstermek isteyebilir.
Satış Kotası Tutmazsa Cezai Şart İstenebilir mi?
Sözleşmede kota ihlaline bağlanmış cezai şart bulunabilir.
Örneğin asgari alım miktarının altında kalınması hâlinde eksik miktar üzerinden belirli bedelin ödeneceği kararlaştırılmış olabilir.
Ancak cezai şartın talep edilip edilemeyeceği sözleşmenin niteliğine, tarafların tacir olup olmadığına, hükmün kapsamına ve somut uyuşmazlığa göre değerlendirilmelidir.
Cezai şart ile fesih hakkının birlikte kullanılıp kullanılamayacağı da sözleşme hükümlerine göre ayrıca incelenmelidir.
Eksik Kota Kadar Ürün Bedeli Bayiden İstenebilir mi?
Her durumda hayır.
Örneğin bayinin 1.000 adet eksik satış yapmış olması, sağlayıcının otomatik olarak 1.000 ürünün satış bedelini bayiden talep edebileceği anlamına gelmez.
Böyle bir talebin sözleşmesel veya kanuni dayanağının bulunması gerekir.
Minimum satın alma taahhüdü varsa değerlendirme farklı olabilir.
Bayilik Feshedilirse Bayinin Elindeki Stoklara Ne Olur?
Bayilik sözleşmelerinde fesih sonrasındaki en önemli sorunlardan biri elde kalan stoklardır.
Sözleşmede sağlayıcının kullanılmamış ürünleri geri satın alacağı düzenlenmiş olabilir. Bazı sözleşmelerde ise stokların belirli süre içinde satılmasına izin verilebilir.
Her iki konuda da açık hüküm bulunmuyorsa ürünlerin niteliği, markalı olup olmadığı, başka şekilde satılıp satılamayacağı ve tarafların önceki uygulamaları önem kazanabilir.
Bayinin Yaptığı Yatırımlar Ne Olur?
Bayi mağaza dekorasyonu, tabela, araç, personel, depo veya özel ekipman için ciddi yatırım yapmış olabilir.
Sözleşmenin beklenmedik şekilde sona ermesi hâlinde bu yatırımların akıbeti uyuşmazlık konusu olabilir.
Ancak bayi yaptığı bütün yatırımları otomatik olarak sağlayıcıdan talep edemez.
Sözleşmenin süresi, fesih nedeni, yatırımın kimin talebiyle yapıldığı ve amortisman süresi gibi unsurlar değerlendirilmelidir.
Haksız Fesih Halinde Bayi Tazminat Talep Edebilir mi?
Şartları varsa evet.
Sağlayıcının sözleşmede veya kanunda bulunmayan bir sebebe dayanarak bayiliği haksız şekilde sona erdirdiği ortaya çıkarsa bayinin uğradığı zararlar bakımından tazminat gündeme gelebilir.
Ancak tazminat miktarı varsayımsal şekilde belirlenemez. Bayinin gerçek zararının ve fesihle zarar arasındaki nedensellik bağının ortaya konulması gerekir.
Bayi Yoksun Kalınan Kârı Talep Edebilir mi?
Haksız fesih nedeniyle gelecekte elde edilmesi beklenen kazancın kaybedildiği iddia edilebilir.
Ancak yoksun kalınan kâr hesabı yapılırken geçmiş satışlar, kâr marjları, sözleşmenin kalan süresi, piyasa koşulları ve işletme giderleri gibi unsurlar dikkate alınabilir.
Ciro ile kâr aynı şey değildir. Bu nedenle yalnızca geçmiş yıllardaki toplam satış rakamının tazminat olarak talep edilmesi doğru bir hesaplama yöntemi değildir.
Bayilik Sözleşmesinde Denkleştirme Tazminatı Talep Edilebilir mi?
Bayilik sözleşmeleri bakımından denkleştirme istemi her durumda otomatik olarak doğmaz.
TTK m.122’de acenteler bakımından düzenlenen denkleştirme isteminin bazı sürekli borç ilişkilerine uygulanması konusu sözleşmenin yapısına göre değerlendirilebilir.
Özellikle bayinin sağlayıcı için kalıcı bir müşteri çevresi oluşturup oluşturmadığı ve ilişkinin niteliği önem taşır.
Bu nedenle “Bayilik sona erdi, mutlaka portföy tazminatı alınır” şeklinde genel bir sonuç doğru değildir.
Süresiz Bayilik Sözleşmesinde Kota Tutmaması Nasıl Değerlendirilir?
Süresiz sözleşmelerde olağan fesih ile haklı nedenle derhâl fesih birbirinden ayrılmalıdır.
Sağlayıcının sözleşmeyi belirli bir bildirim süresiyle sona erdirme hakkı bulunabilir. Buna karşılık kotanın tutmamasına dayanılarak derhâl fesih yapılmak isteniyorsa bunun sözleşmedeki ve hukuktaki dayanağı ayrıca değerlendirilmelidir.
Belirli Süreli Bayilik Sözleşmesi Kota Nedeniyle Erken Feshedilebilir mi?
Belirli süreli sözleşmede taraflar ilişkinin belirli tarihe kadar devam edeceğini öngörmüştür.
Bu nedenle sürenin dolmasından önce yapılacak fesihte sözleşmedeki erken fesih hükümleri özellikle önem kazanır.
Satış kotasının tutmaması açıkça erken fesih sebebi olarak düzenlenmişse sağlayıcının hukuki konumu daha güçlü olabilir.
Kota İhlali Nedeniyle Fesihte Hangi Belgeler İncelenmelidir?
Uyuşmazlıkta yalnızca bayilik sözleşmesine bakmak yeterli değildir. Sözleşmenin ekleri, yıllık hedef yazıları, siparişler, teslimatlar, satış raporları, faturalar, taraflar arasındaki e-postalar, ihtarlar, fiyat listeleri ve önceki yıllardaki uygulamalar birlikte incelenmelidir.
Özellikle satış hedefinin sağlayıcı tarafından sonradan değiştirildiği iddia ediliyorsa bu değişikliğin ne zaman ve nasıl bildirildiği belirlenmelidir.
Bayi Fesih Bildirimi Geldiğinde Ne Yapmalı?
Bayi öncelikle fesih sebebini ve sözleşmedeki dayanağını belirlemelidir. Fesihte belirtilen satış rakamlarının doğru olup olmadığı kontrol edilmeli, teslim edilmeyen ürünler ve sağlayıcı kaynaklı satış kayıpları belgelenmeli, varsa daha önce verilen ihtarlar incelenmeli ve fesih sonrasında elde kalan stoklar kayıt altına alınmalıdır.
Fesih bildiriminin alınmasından sonra yazışmaların silinmemesi ve ticari kayıtların korunması özellikle önemlidir.
Sağlayıcı Fesih Hakkını Bayiyi Sistemden Çıkarmak İçin Kullanabilir mi?
Satış kotası bazen gerçek fesih nedeni olmayabilir.
Örneğin sağlayıcı aynı bölgede kendi mağazasını açmak, daha büyük bir distribütörle çalışmak veya başka bir bayiye bölgeyi vermek istiyor olabilir ve geçmişte önemsemediği küçük bir kota eksikliğini fesih gerekçesi olarak kullanabilir.
Bu durumda fesih hakkının dürüstlük kuralına uygun kullanılıp kullanılmadığı somut olay üzerinden değerlendirilmelidir.
Bayilik Sözleşmesinde Satış Kotası Tutmazsa Sözleşme Feshedilebilir mi?
Sonuç olarak satış kotasının tutmaması bayilik sözleşmesinin her durumda otomatik olarak feshedilebileceği anlamına gelmez.
Sözleşmede satış kotasının hukuki niteliği, hedefin bağlayıcı olup olmadığı, ihlale hangi yaptırımın bağlandığı, fesih öncesinde ihtar veya ek süre gerekip gerekmediği ve kotanın gerçekleşmemesinde sağlayıcının etkisinin bulunup bulunmadığı birlikte değerlendirilmelidir.
Örneğin sağlayıcı ürün teslim etmemiş, fiyat politikasını ciddi şekilde değiştirmiş veya münhasır bölgeye başka satış kanalları sokmuşsa satış düşüşünün yalnızca bayiye yüklenmesi mümkün olmayabilir.
Buna karşılık bayi açıkça kabul ettiği asgari satış veya satın alma yükümlülüğünü önemli ölçüde ihlal etmiş ve sözleşme bu ihlale açık bir fesih sonucu bağlamışsa sağlayıcının fesih hakkı daha güçlü olabilir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, satış kotasına dayalı bayilik fesihlerinde yalnızca yıl sonu satış rakamının değil, sözleşmenin fesih maddesinin, geçmiş yıllardaki taraf uygulamalarının, ürün tedarik kayıtlarının, fiyat değişikliklerinin ve satış düşüşünün gerçek nedenlerinin birlikte incelenmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK ile Bayilik ve Distribütörlük Uyuşmazlıkları
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere Türkiye genelinde bayilik ve distribütörlük ilişkilerinde satış kotası, minimum alım taahhüdü, bölge münhasırlığı, haksız fesih, cezai şart, stokların geri alınması ve tazminat talepleri önemli ticari uyuşmazlıklara yol açabilmektedir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, bayilik sözleşmelerinin hazırlanması ve incelenmesi, satış hedeflerinin ihlali, fesih ihtarnameleri, haksız fesih iddiaları, tazminat ve cezai şart uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Satış kotasını bir kez tutturamayan bayinin sözleşmesi hemen feshedilebilir mi?
Her durumda hayır. Sözleşmedeki kota ve fesih hükümleri, ihlalin ağırlığı ve satış düşüşünün nedenleri birlikte değerlendirilmelidir.
2. Sözleşmede satış hedefi var ama fesih yaptırımı yoksa ne olur?
Hedefin hukuki niteliği ve ihlalin sözleşmeye etkisi değerlendirilmelidir. Yalnızca hedefin altında kalınması her durumda otomatik derhâl fesih hakkı yaratmaz.
3. Sağlayıcı ürün göndermediği için kota tutmadıysa bayi sorumlu olur mu?
Sağlayıcı kaynaklı tedarik sorunları satış hedefinin gerçekleşmemesinde etkili olmuşsa bu durum fesih değerlendirmesinde önemli olabilir.
4. Sağlayıcı kotayı tek taraflı artırabilir mi?
Sözleşmede bu konuda yetki bulunup bulunmadığı ve yetkinin hangi objektif esaslara göre kullanılacağı incelenmelidir. Tek taraflı belirleme yetkisi sınırsız değildir.
5. Kota tutmadığında cezai şart ödenir mi?
Sözleşmede geçerli bir cezai şart hükmü bulunuyorsa talep gündeme gelebilir. Ancak hükmün kapsamı ve uygulanma şartları ayrıca incelenmelidir.
6. Feshedilen bayinin elindeki ürünleri sağlayıcı geri almak zorunda mı?
Her durumda zorunlu değildir. Öncelikle sözleşmenin fesih sonrası stoklara ilişkin hükümlerine bakılmalıdır.
7. Haksız feshedilen bayi tazminat isteyebilir mi?
Şartları oluşmuşsa uğranılan gerçek zarar ve yoksun kalınan kâr bakımından tazminat talebi gündeme gelebilir.
8. Ekonomik kriz nedeniyle satışların düşmesi bayiyi otomatik olarak sorumluluktan kurtarır mı?
Hayır. Ancak olağanüstü değişikliklerin sözleşmeye etkisi somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilebilir.
9. Sağlayıcı daha önce kota ihlallerine ses çıkarmadıysa sonradan fesih yapabilir mi?
Önceki uygulamalar fesih hakkının kullanılması ve dürüstlük kuralı bakımından önem taşıyabilir; ancak her yeni ihlal ayrıca değerlendirilmelidir.
10. Satış kotası nedeniyle fesih bildirimi alan bayi ilk olarak ne yapmalı?
Sözleşmedeki kota ve fesih maddelerini, gerçek satış rakamlarını, ürün teslimlerini, önceki dönem performansını, fiyat değişikliklerini ve taraflar arasındaki yazışmaları birlikte incelemelidir.
Uzman Hukuki Destek
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa ve Türkiye genelinde hizmet veren FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, bayilik ve distribütörlük sözleşmelerinden kaynaklanan ticari uyuşmazlıklarda profesyonel hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, satış kotası ve minimum alım taahhüdünün ihlali, bayilik sözleşmesinin feshi, haksız fesih, cezai şart, stokların tasfiyesi, tazminat ve uzun süreli ticari ilişkinin sona ermesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda hukuki destek sunmaktadır.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Kule Plaza, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr




