
Bayilik Sözleşmesinde Satış Kotası Tutmazsa Sözleşme Feshedilebilir mi? 2026 Güncel Rehber
14 Ekim 2026
Distribütörlük Sona Erdiğinde Stokların Geri Alınması Zorunlu mu? 2026 Güncel Rehber
14 Ekim 2026Bayilik sözleşmesi sona erdiğinde bayinin elinde kalan ürün ve stoklar ne olur? Üretici veya dağıtıcı stokları geri almak zorunda mı, bayi ürünleri satmaya devam edebilir mi, stok iadesi, geri alım bedeli, indirimli satış, marka kullanımı ve tazminat talepleri nasıl değerlendirilir? 2026 güncel ticaret hukuku rehberi.
Bayilik sözleşmesinin sona ermesi, taraflar arasındaki ticari ilişkinin bütün sonuçlarının aynı gün ortadan kalktığı anlamına gelmez. Özellikle uzun yıllar faaliyet gösteren bayiler bakımından sözleşmenin sona erdiği tarihte depoda önemli miktarda ürün bulunması ciddi bir uyuşmazlığa dönüşebilir.
Bayi, üretici veya dağıtıcının yönlendirmesiyle yüksek miktarda ürün satın almış olabilir. Sözleşmenin feshedilmesinden hemen önce yeni sipariş verilmiş, sezonluk ürünler depoda kalmış veya bayi satış hedeflerini yerine getirebilmek için normalden fazla stok yapmak zorunda kalmış olabilir.
Bu durumda en önemli soru şudur:
Bayilik sözleşmesi sona erdiğinde elde kalan stokların ekonomik yükünü kim taşıyacaktır?
Bu sorunun bütün bayilik ilişkileri için geçerli tek bir cevabı yoktur. Öncelikle sözleşmedeki stok iadesi ve geri alım hükümleri, sözleşmenin neden sona erdiği, ürünlerin satılabilir durumda olup olmadığı, stokların hangi koşullarda oluşturulduğu ve tarafların sözleşme süresindeki davranışları birlikte değerlendirilmelidir.
Bayilik Sözleşmesi Sona Erince Stoklar Otomatik Olarak Üreticiye İade Edilir mi?
Hayır. Bayilik sözleşmesinin sona ermesi, bayinin elindeki bütün ürünlerin otomatik olarak üretici veya dağıtıcıya geri dönmesi anlamına gelmez.
Bayi ürünleri klasik satış ilişkisi kapsamında satın almış ve mülkiyetini kazanmışsa, sözleşmenin sona ermesi tek başına geçmişte gerçekleşmiş satış işlemlerini ortadan kaldırmaz.
Bu nedenle bayi, “Sözleşme bitti, bütün ürünleri şirkete gönderiyorum ve ödediğim parayı geri istiyorum.” diyerek her durumda tek taraflı şekilde stok iadesi gerçekleştiremez.
Ancak sözleşmede açık bir geri alım yükümlülüğü bulunuyorsa durum değişebilir.
Bayilik Sözleşmesinde Stok Geri Alım Maddesi Varsa Ne Olur?
Sözleşmede bayilik ilişkisinin sona ermesi hâlinde üretici veya dağıtıcının satılmamış ürünleri geri alacağı açıkça kararlaştırılmış olabilir.
Örneğin sözleşmede satılmamış, ambalajı açılmamış ve yeniden satışa uygun ürünlerin belirli süre içerisinde üreticiye iade edileceği düzenlenebilir.
Bu durumda stokların hangi fiyat üzerinden geri alınacağı ayrıca önem taşır. Sözleşmede alış fiyatı, güncel bayi fiyatı, belirli bir iskonto uygulanmış fiyat veya başka bir hesaplama yöntemi öngörülmüş olabilir.
Dolayısıyla yalnızca “stok geri alınacaktır” ifadesine değil, geri alımın ekonomik koşullarına da bakılmalıdır.
Sözleşmede Stokların Ne Olacağı Hiç Yazmıyorsa Ne Olur?
Uyuşmazlığın zorlaştığı durumlardan biri budur.
Sözleşmede stok geri alımına ilişkin hiçbir hüküm bulunmuyorsa doğrudan “üretici bütün stokları almak zorundadır” sonucuna ulaşmak doğru değildir.
Bununla birlikte sözleşmenin kurulma ve uygulanma biçimi, tarafların ticari teamülleri, bayinin stok yapmaya zorlanıp zorlanmadığı, fesih öncesinde üreticinin davranışları ve dürüstlük kuralı önem kazanabilir.
Örneğin üretici bayiye kısa süre içerisinde yüksek miktarda ürün aldırdıktan hemen sonra hiçbir makul geçiş süresi tanımadan sözleşmeyi sona erdirmişse, stok zararının kimin üzerinde kalacağı ayrıca tartışılabilir.
Üretici Bayiye Zorla Stok Yaptırdıysa Ne Olur?
Bayilik sistemlerinde satış hedefleri ve minimum satın alma yükümlülükleri bulunabilir. Bayiye aylık, üç aylık veya yıllık ürün satın alma hedefleri konulmuş olabilir.
Bayi bu hedefleri yerine getirmediğinde prim kaybedecek, iskonto oranı düşecek veya bayilik sözleşmesi sona erdirilecekse stok oluşumunun gerçek nedeni araştırılmalıdır.
Özellikle üretici, sözleşmenin kısa süre sonra sona ereceğini bildiği hâlde bayiyi yüksek miktarda ürün almaya yönlendirmişse son siparişlerin zamanlaması uyuşmazlık bakımından önemli olabilir.
Böyle bir durumda yalnızca deponun mevcut stok miktarı değil, siparişlerin hangi tarihlerde ve hangi ticari koşullarda verildiği incelenmelidir.
Fesihten Hemen Önce Bayiye Yüklü Miktarda Mal Gönderilmişse Ne Olur?
Bu durum özellikle araştırılmalıdır.
Örneğin bayi 1 Eylül tarihinde önemli miktarda ürün satın almış ve üretici 15 Eylül tarihinde bayilik sözleşmesini sona erdirmiş olabilir. Üreticinin sözleşmeyi sona erdirme kararını sipariş tarihinde zaten vermiş olduğu ortaya çıkarsa tarafların davranışlarının dürüstlük kuralına uygunluğu tartışılabilir.
Bayi bakımından stok zararının öngörülebilir olup olmadığı ve üreticinin bayiyi bilgilendirme yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı somut sözleşme ilişkisine göre değerlendirilmelidir.
Sözleşmeyi Bayi Feshederse Stokların Durumu Değişir mi?
Değişebilir.
Bayinin hiçbir haklı sebep bulunmaksızın sözleşmeyi kendi iradesiyle sona erdirmesi ile üreticinin sözleşmeyi haksız şekilde feshetmesi aynı hukuki sonucu doğurmak zorunda değildir.
Ancak stokların kime ait olduğu ve geri alım yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı yine öncelikle sözleşmeye göre belirlenir.
Fesheden tarafın kim olduğu, özellikle tazminat ve stok zararına ilişkin talepler bakımından önem kazanabilir.
Üretici Sözleşmeyi Haksız Feshederse Bayi Stok Zararını İsteyebilir mi?
Şartları oluşmuşsa talep gündeme gelebilir.
Haksız fesih nedeniyle bayinin satamayacağı veya ciddi değer kaybıyla satabileceği stokları bulunuyorsa bu zararın fesihle uygun nedensellik bağı içerisinde olup olmadığı değerlendirilmelidir.
Ancak bayinin depodaki bütün ürünlerin alış bedelini otomatik olarak zarar kabul edip istemesi doğru olmayabilir. Ürünlerin hâlen satılabilir olması, başka kanallardan satılıp satılamayacağı, iade imkânı, piyasa değeri ve zararın azaltılması imkânları dikkate alınabilir.
Bayi Sözleşme Bittikten Sonra Elindeki Ürünleri Satmaya Devam Edebilir mi?
Bu sorunun cevabı sözleşmeye ve ürünlerin niteliğine bağlıdır.
Bayinin mülkiyetini hukuka uygun şekilde kazandığı orijinal ürünlerin bulunması, ürünlerin satışı ile bayilik sıfatının kullanılmasını birbirinden ayırmayı gerektirir.
Bayilik sona erdikten sonra eski bayi kendisini hâlen “yetkili bayi”, “resmî bayi” veya “yetkili satıcı” olarak tanıtamaz.
Ancak elindeki orijinal ürünleri satıp satamayacağı ayrıca değerlendirilmelidir.
Burada sözleşmedeki satış sonrası hükümler, marka hakkı, rekabet hükümleri ve somut dağıtım sistemi önem taşır.
Eski Bayi “Yetkili Bayi” İbaresini Kullanabilir mi?
Bayilik ilişkisi sona ermişse kişinin hâlen yetkili bayi olduğu izlenimini yaratması ciddi hukuki sorun doğurabilir.
Örneğin internet sitesinde, mağaza tabelasında, sosyal medya hesabında veya reklamlarında hâlen üreticinin resmî bayisi olduğu algısını oluşturması marka ve haksız rekabet uyuşmazlıklarına neden olabilir.
Bu nedenle elde kalan ürünlerin satılabilmesi ile eski bayilik sıfatının kullanılmaya devam edilmesi aynı şey değildir.
Bayi Stokları İndirimli Olarak Satabilir mi?
Stokların tasfiye edilmesi amacıyla indirim yapılması mümkün olabilir. Ancak fiyatlandırma konusunda sözleşmedeki hükümler, rekabet hukuku sınırları ve kampanyanın tüketiciyi yanıltıp yanıltmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Eski bayinin “bayilik kapanış indirimi” gibi ifadeler kullanması durumunda da açıklamanın gerçeğe uygun olması gerekir.
Özellikle marka itibarını zedeleme iddiası ile stok tasfiyesi hakkı arasında somut olay üzerinden değerlendirme yapılmalıdır.
Üretici “Ürünleri Satamazsın Ama Geri de Almıyorum” Diyebilir mi?
Bu tür durumlar ciddi uyuşmazlıklara yol açabilir.
Bir taraftan bayinin elindeki ürünleri satması tamamen engelleniyor, diğer taraftan üretici ürünleri geri almayı reddediyorsa bayinin elinde ekonomik değeri kullanılamayan önemli miktarda stok kalabilir.
Böyle bir sınırlamanın sözleşmesel dayanağı, marka hukukuna ilişkin gerekçesi, rekabet hukuku boyutu ve dürüstlük kuralıyla uyumu ayrıca incelenmelidir.
Üreticinin sözleşmedeki hâkim konumunu kullanarak bütün ekonomik yükü bayiye bırakması her olayda hukuken korunmayabilir.
Son Kullanma Tarihi Yaklaşan Ürünlerde Ne Olur?
Gıda, kozmetik, sağlık ürünü veya raf ömrü bulunan diğer ürünlerde stok sorunu daha ağır sonuçlar yaratabilir.
Ürünlerin birkaç ay içerisinde ekonomik değerini tamamen kaybetmesi mümkünse bayinin zararı hızla büyüyebilir.
Bu nedenle sözleşmenin sona ermesinden sonra aylarca beklemek yerine stok miktarı, parti numarası, son kullanma tarihi, alış fiyatı ve güncel satış değeri belgelenmelidir.
Sezonluk Ürünler Bayinin Elinde Kalırsa Ne Olur?
Tekstil, otomotiv, tarım, teknoloji veya sezonluk tüketim ürünlerinde bir önceki döneme ait stokların değeri kısa sürede düşebilir.
Örneğin belirli model yılına ait ürünler yeni model çıktığında önemli ölçüde değer kaybedebilir.
Haksız fesih nedeniyle bayinin normal satış dönemini tamamlayamaması durumunda ortaya çıkan değer kaybının talep edilip edilemeyeceği somut olayda ayrıca incelenebilir.
Kullanılmış veya Ambalajı Açılmış Ürünleri Üretici Geri Almak Zorunda mı?
Sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça her ürün için otomatik geri alım yükümlülüğünden söz edilemez.
Geri alım hükmü varsa dahi çoğu ticari ilişkide ürünlerin yeniden satılabilir durumda olması önem taşır.
Ambalajı açılmış, hasarlı, eksik parçalı veya kullanılmış ürünler bakımından farklı fiyatlandırma yapılması söz konusu olabilir.
Teşhir Ürünleri Ne Olur?
Bayiler özellikle otomotiv, mobilya, beyaz eşya ve elektronik sektörlerinde teşhir amacıyla ürün bulundurabilir.
Bu ürünlerin üreticinin talebiyle zorunlu olarak satın alınmış olması ve sözleşme sona erdiğinde normal ürün fiyatıyla satılmasının güçleşmesi hâlinde özel bir değerlendirme gerekebilir.
Sözleşmede teşhir ürünlerinin geri alımına ilişkin hüküm bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.
Demo Araçlar ve Test Ürünleri Stok Sayılır mı?
Her zaman aynı kategoride değerlendirilmeyebilir.
Örneğin otomotiv bayiliğinde demo araçlar, test araçları, servis ekipmanları, özel teşhir malzemeleri ve normal satış stokları farklı hukuki rejimlere tabi olabilir.
Mülkiyetin bayiye geçip geçmediği ve bu malların sözleşme sonunda geri verilmesine ilişkin özel hüküm bulunup bulunmadığı belirleyicidir.
Konsinye Ürünlerde Durum Farklı mıdır?
Evet.
Bayinin deposunda bulunan her ürün bayiye ait olmayabilir.
Konsinye sisteminde ürünlerin mülkiyeti belirli koşullar gerçekleşinceye kadar üretici veya dağıtıcıda kalmış olabilir.
Bu nedenle sözleşme sona erdiğinde öncelikle hangi ürünlerin bayinin mülkiyetinde, hangilerinin üretici veya dağıtıcının mülkiyetinde olduğu belirlenmelidir.
Konsinye ürünler ile bayinin bedelini ödeyerek satın aldığı ürünler aynı şekilde değerlendirilmemelidir.
Stokların Bedeli Nasıl Hesaplanır?
Geri alım yükümlülüğü bulunduğunda en önemli uyuşmazlıklardan biri fiyatın belirlenmesidir.
Bayi ürünleri geçmişte farklı iskonto oranlarıyla satın almış olabilir. Bazı ürünler prim kampanyası kapsamında alınmış, bazıları bedelsiz verilmiş veya bazı ürünlerin piyasa değeri ciddi şekilde düşmüş olabilir.
Bu nedenle stok bedeli hesaplanırken sözleşmedeki fiyatlandırma yöntemi öncelikle dikkate alınmalıdır.
Sözleşme yeterince açık değilse faturalar, iskonto oranları, ürünlerin mevcut durumu ve güncel ekonomik değer önem kazanabilir.
Üretici Stokları Çok Düşük Bedelle Geri Almak İsterse Ne Olur?
Sözleşmede belirli bir geri alım formülü varsa öncelikle bu hüküm değerlendirilir.
Ancak sözleşmenin uygulanmasının dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığı veya bir tarafın hakkını açıkça kötüye kullandığı iddiası varsa somut olay ayrıca incelenebilir.
Örneğin kısa süre önce bayiye yüksek fiyatla satılan ürünlerin hemen ardından sözleşmenin sona erdirilmesi ve ürünlerin çok düşük bedelle geri alınmak istenmesi uyuşmazlığa neden olabilir.
Bayinin Üreticiye Borcu Varsa Stok Bedeli Mahsup Edilebilir mi?
Tarafların birbirlerinden karşılıklı alacakları bulunabilir.
Bayi üreticiye cari hesap borçlusu iken üreticinin de stok geri alımı nedeniyle bayiye ödeme borcu doğmuş olabilir.
Bu durumda mahsup veya takas imkânları somut alacakların niteliğine ve kanuni şartlara göre değerlendirilebilir.
Cari hesap kayıtları bu nedenle önemlidir.
Stok Sayımı Yapılması Neden Önemlidir?
Sözleşme sona erdiği anda stokların miktarı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık çıkabilir.
Üretici “depoda bu kadar ürün yoktu” diyebilir; bayi ise daha yüksek miktarda stok bulunduğunu ileri sürebilir.
Bu nedenle fesih tarihine yakın dönemde ürünlerin cinsi, modeli, seri numarası, miktarı, fiziksel durumu ve mümkünse alış faturalarıyla birlikte kayıt altına alınması önemlidir.
Noter Aracılığıyla Stok Tespiti Yapılması Gerekir mi?
Her uyuşmazlıkta noter tespiti zorunlu değildir.
Ancak stokların hızla satılması, bozulması veya miktar konusunda ciddi ihtilaf çıkması bekleniyorsa delillerin güvenilir şekilde korunması önemlidir.
Somut olayın şartlarına göre noter tespiti, fotoğraf ve video kayıtları, depo kayıtları, ERP kayıtları, faturalar veya mahkeme yoluyla delil tespiti değerlendirilebilir.
Mahkemeden Delil Tespiti İstenebilir mi?
Koşulları varsa evet.
Özellikle stokların niteliğinin veya miktarının daha sonra tespit edilmesinin ciddi şekilde zorlaşacağı durumlarda delil tespiti gündeme gelebilir.
Örneğin bozulabilir ürünlerin bulunduğu bir bayilikte uzun sürecek bir dava sonunda aynı ürünlerin fiziken incelenmesi mümkün olmayabilir.
Bu durumda mevcut durumun erken aşamada belgelenmesi önemli olabilir.
Üretici Stokları Geri Almayı Reddederse Bayi Ne Yapmalı?
Öncelikle sözleşme ve ekleri ayrıntılı biçimde incelenmelidir. Stok geri alım hükmünün bulunup bulunmadığı, hangi ürünleri kapsadığı, bildirim süresi ve fiyatlandırma yöntemi belirlenmelidir.
Ardından mevcut stok miktarı ve niteliği belgelenmeli, üreticiye yapılan iade veya geri alım talebi yazılı hâle getirilmeli ve verilen cevap saklanmalıdır.
Uyuşmazlık devam ederse sözleşmeden doğan alacak ve tazminat talepleri bakımından arabuluculuk ve dava şartları da dikkate alınarak uygun hukuki yol belirlenebilir.
Bayi Stokları Başka Bir Bayiye Satabilir mi?
Bu konuda sözleşmenin dağıtım sistemi önemlidir.
Bayinin ürünleri hangi bölge ve müşterilere satabileceği, toptan satış yapıp yapamayacağı veya ürünleri başka bir distribütöre devredip devredemeyeceği sözleşmede düzenlenmiş olabilir.
Bayilik sona erdikten sonraki satışların sözleşmedeki sona erme hükümleriyle birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Münhasır Bayilikte Stokların Durumu Farklı mıdır?
Münhasır bayilikte bayi belirli bölge veya müşteri grubu bakımından önemli yatırımlar yapmış olabilir.
Bu nedenle sözleşmenin sona ermesinin ekonomik etkisi sıradan bir alım-satım ilişkisinden daha ağır olabilir.
Bayi yalnızca stok değil; mağaza, depo, personel, reklam ve marka için de yatırım yapmış olabilir.
Haksız veya ani fesih durumunda stok zararı diğer zarar kalemleriyle birlikte değerlendirilmelidir.
Fesih Süresi Verilmeden Bayilik Sona Erdirilirse Stok Zararı İstenebilir mi?
Sözleşmenin belirsiz süreli olup olmadığı, fesih bildiriminin şekli, sözleşmedeki ihbar süresi ve fesih sebebi önemlidir.
Makul veya sözleşmesel bir fesih süresi tanınması gereken durumda ilişki aniden sona erdirilmişse bayinin stoklarını olağan ticari faaliyet içerisinde eritme imkânını kaybettiği ileri sürülebilir.
Bu durum zarar hesabında önem taşıyabilir.
Bayi Fesih Bildiriminden Sonra Yeni Stok Almaya Devam Ederse Ne Olur?
Bayi de zararını artırmamakla yükümlü olabilir.
Sözleşmenin belirli tarihte sona ereceğini bildiği hâlde ticari gerekçesi olmaksızın olağan dışı miktarda yeni ürün satın alınması hâlinde sonradan bütün bu stok zararının karşı taraftan talep edilmesi tartışmalı olabilir.
Bu nedenle fesih bildiriminin tarihi ile sonraki siparişler karşılaştırılmalıdır.
Üreticinin Fesih Öncesi Sipariş Almaya Devam Etmesi Önemli midir?
Evet.
Üretici bayilik ilişkisini sona erdirme kararı almış olmasına rağmen bunu bayiden gizleyerek yüksek miktarda sipariş almaya devam etmişse bu davranış uyuşmazlığın değerlendirilmesinde önemli olabilir.
Sipariş tarihleri, sevkiyat tarihleri, fesih kararının ne zaman alındığı ve bayiye ne zaman bildirildiği birlikte incelenmelidir.
Bayilik Sözleşmesi Sona Erince Yedek Parçalar Ne Olur?
Yedek parça stoku özellikle otomotiv, makine ve teknik servis bayiliklerinde önemlidir.
Sözleşmede yedek parçaların geri alımı ayrıca düzenlenmiş olabilir.
Bayi sözleşme sonrasında yetkili servis sıfatını kaybettiği için belirli parçaları kullanamayacaksa ekonomik zarar doğabilir.
Ancak bütün yedek parçaların otomatik olarak üretici tarafından geri alınacağı şeklinde genel bir kural kabul edilmemelidir.
Özel Markalı Ambalaj ve Promosyon Malzemeleri Ne Olur?
Bayiye ait olmayan tabela, kurumsal kimlik materyali, promosyon standı veya üretici tarafından kullanım amacıyla teslim edilmiş ekipmanların sözleşme sonunda iadesi gerekebilir.
Buna karşılık bayinin kendi bedeliyle satın aldığı malzemelerin hukuki durumu farklı olabilir.
Mülkiyet ve iade yükümlülüğü sözleşmeden belirlenmelidir.
Bayi Stoklarının İmha Edilmesi İstenebilir mi?
Üretici yalnızca bayilik sona erdi diye bayinin mülkiyetindeki orijinal ürünlerin her durumda imha edilmesini isteyemez.
Bunun sözleşmesel ve hukuki dayanağı ayrıca değerlendirilmelidir.
Ürün güvenliği, son kullanma tarihi, geri çağırma veya mevzuata aykırılık gibi özel durumlar varsa sonuç değişebilir.
Ayıplı Ürünler Stokta Kalmışsa Ne Olur?
Stoktaki ürünlerin ayıplı olması hâlinde mesele yalnızca bayilik sözleşmesinin sona ermesi değildir.
Satış sözleşmesinden doğan ayıp hükümleri de gündeme gelebilir.
Bayinin ayıbı ne zaman fark ettiği, gerekli bildirimleri yapıp yapmadığı ve ürünlerin yeniden satılabilir olup olmadığı ayrıca incelenmelidir.
İade Edilen Stok Bedeli Ödenmezse Ne Yapılabilir?
Üretici ürünleri teslim almış ancak kararlaştırılan geri alım bedelini ödememiş olabilir.
Bu durumda stokların teslim edildiğinin ve tarafların fiyat konusunda ne kararlaştırdığının ispatı önemlidir.
Teslim tutanakları, faturalar, e-postalar, cari hesap kayıtları ve banka hareketleri kullanılabilir.
Ticari para alacağı niteliğindeki taleplerde dava öncesindeki zorunlu süreçler de ayrıca dikkate alınmalıdır.
Stok Bedeli İçin Faiz Talep Edilebilir mi?
Şartları oluşmuşsa para alacağıyla birlikte faiz talebi gündeme gelebilir.
Faizin türü ve başlangıç tarihi tarafların tacir olup olmadığına, sözleşmeye, temerrüdün gerçekleşme tarihine ve alacağın niteliğine göre belirlenir.
Bu nedenle yalnızca ana stok bedeli değil, ödeme tarihleri ve temerrüt süreci de dosyada açıkça gösterilmelidir.
Stok Zararı ile Kâr Kaybı Birlikte Talep Edilebilir mi?
Somut olayın şartlarına göre farklı zarar kalemleri gündeme gelebilir. Ancak aynı ekonomik zararın iki kez tazmin edilmemesine dikkat edilmelidir.
Örneğin stokların tamamen değersiz kaldığı iddiası ile aynı stokların satılması hâlinde elde edilecek bütün kârın ayrıca istenmesi hesaplama bakımından sorun yaratabilir.
Zarar hesabı gerçek ekonomik kaybı göstermelidir.
Bayilik Sözleşmesi Sona Erdiğinde En Büyük Hata Nedir?
En önemli hatalardan biri stokları belgelememektir.
Taraflar aylar sonra mahkemeye gittiklerinde:
“Depoda 5 milyon liralık ürün vardı.”
“Hayır, en fazla 1 milyon liralık ürün vardı.”
şeklinde tamamen farklı iddialarda bulunabilir.
Bu nedenle fesih tarihindeki stokların miktarı, niteliği, seri numaraları, alış bedelleri ve fiziksel durumu mümkün olduğunca erken aşamada tespit edilmelidir.
İkinci önemli hata ise sözleşmedeki geri alım bildirim süresinin kaçırılmasıdır. Bazı sözleşmeler stokların belirli süre içinde liste hâlinde bildirilmesini şart koşabilir.
Bayinin Elinde Kalan Stoklar Sözleşme Sona Erince Ne Olur?
Bayilik sözleşmesinin sona ermesiyle birlikte elde kalan stokların tamamının üretici tarafından otomatik olarak geri alınacağı veya bütün stok zararının otomatik olarak bayinin üzerinde kalacağı şeklinde genel bir kuraldan hareket etmek doğru değildir.
Öncelikle sözleşmede geri alım hükmü bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Ardından ürünlerin mülkiyeti, stokların neden oluştuğu, fesheden taraf, feshin haklı olup olmadığı, ürünlerin yeniden satılabilirliği, fesih öncesindeki siparişler ve tarafların ticari uygulamaları birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle üreticinin bayiye yüksek miktarda stok yaptırdıktan hemen sonra sözleşmeyi sona erdirmesi, bayinin satış imkânını ortadan kaldırması ve buna rağmen stokları geri almayı reddetmesi durumunda uyuşmazlık yalnızca basit bir ürün iadesi meselesi olarak görülmemelidir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, bayilik sözleşmelerinin sona ermesinden kaynaklanan stok uyuşmazlıklarında fesih tarihinden önceki son siparişlerin, ürün faturalarının, stok sayımının, yazışmaların ve sözleşmedeki geri alım hükümlerinin birlikte incelenmesinin özellikle önemli olduğunu vurgulamaktadır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK ile Bayilik ve Stok Uyuşmazlıkları
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere Türkiye genelinde üretici, distribütör ve bayiler arasında sözleşmenin sona ermesinden sonra stokların geri alınması, stok bedelinin ödenmemesi, haksız fesih, zorunlu stok yükümlülüğü ve satış sonrası marka kullanımı konusunda uyuşmazlıklar yaşanabilmektedir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, bayilik ve distribütörlük sözleşmelerinin feshi, stok geri alımı, cari hesap alacakları, haksız fesih tazminatı, ihtiyati tedbir ve ticari alacak uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Bayilik sözleşmesi bitince üretici bütün stokları geri almak zorunda mı?
Her durumda değil. Öncelikle sözleşmedeki stok geri alım hükümleri ve somut ticari ilişkinin özellikleri incelenmelidir.
2. Sözleşmede stok iadesi yazmıyorsa bayi ürünleri geri verebilir mi?
Otomatik bir iade hakkından söz etmek güçtür. Ancak feshin koşulları, stokların nasıl oluşturulduğu ve tarafların davranışları nedeniyle alacak veya tazminat talepleri gündeme gelebilir.
3. Üretici bayiye yüksek miktarda ürün aldırıp hemen ardından sözleşmeyi feshederse ne olur?
Sipariş ve fesih tarihleri ile üreticinin sözleşmeyi sona erdirme kararını ne zaman aldığı araştırılmalıdır. Dürüstlük kuralı ve haksız fesih nedeniyle doğan zararlar gündeme gelebilir.
4. Bayi sözleşme bittikten sonra stoklarını satabilir mi?
Ürünlerin mülkiyeti, sözleşmedeki sona erme hükümleri, marka kullanımı ve dağıtım sisteminin niteliği birlikte değerlendirilmelidir. Eski bayinin kendisini hâlen yetkili bayi olarak göstermesi ayrıca sorun oluşturabilir.
5. Stoklar hangi fiyat üzerinden geri alınır?
Öncelikle sözleşmedeki fiyatlandırma hükmüne bakılır. Alış fiyatı, iskonto, ürünlerin mevcut durumu ve piyasa değeri somut olaya göre önem kazanabilir.
6. Son kullanma tarihi yaklaşan stoklar için tazminat istenebilir mi?
Haksız fesih ile stokların değer kaybı arasında uygun bağlantı bulunuyorsa zarar talebi değerlendirilebilir.
7. Üretici stokları teslim aldığı hâlde parasını ödemezse ne yapılabilir?
Teslim ve geri alım bedeli ispatlanarak ticari alacak yollarına başvurulabilir. Somut uyuşmazlığa göre dava öncesi zorunlu arabuluculuk da gündeme gelebilir.
8. Bayinin stok miktarı nasıl ispatlanır?
Faturalar, ERP ve depo kayıtları, stok sayımları, fotoğraf ve videolar, teslim belgeleri ve gerekli durumlarda delil tespiti kullanılabilir.
9. Konsinye ürünler de bayinin stoku sayılır mı?
Her zaman değil. Konsinye ürünlerde mülkiyetin kimde olduğu sözleşmeden belirlenmelidir.
10. Bayilik feshedildiğinde ilk yapılması gereken nedir?
Sözleşmedeki sona erme ve stok hükümleri incelenmeli, fesih tarihindeki stoklar ayrıntılı biçimde tespit edilmeli ve varsa geri alım talebi sözleşmedeki süreler kaçırılmadan yazılı olarak yapılmalıdır.
Uzman Hukuki Destek
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa ve Türkiye genelinde hizmet veren FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, bayilik ve distribütörlük sözleşmelerinin sona ermesinden kaynaklanan stok uyuşmazlıklarında profesyonel hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, özellikle haksız bayilik feshi, elde kalan stokların geri alınması, stok bedelinin tahsili, zorunlu stok yaptırılması, cari hesap uyuşmazlıkları, delil tespiti ve ticari tazminat taleplerine ilişkin süreçlerde hukuki destek sunmaktadır.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Kule Plaza, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr




