
Lisanssız GES Üretim Tesislerinde Tüketim Birleştirme Şartları Nelerdir? 2026 Güncel Rehber
11 Ağustos 2026
Elektrik Dağıtım Şirketi GES Projesine Ek Maliyet Çıkarabilir mi? 2026 Güncel Hukuki Rehber
11 Ağustos 2026GES projesinde bağlantı anlaşması süresinde imzalanmazsa çağrı mektubu ve kapasite kaybedilir mi? Proje onayı, süreler, ek süre, mücbir sebep, itiraz ve dava yollarını 2026 güncel mevzuatıyla inceleyin.
Lisanssız güneş enerjisi santrali (GES) yatırımlarında bağlantı anlaşması, projenin şebekeye bağlanabilmesi açısından en kritik hukuki aşamalardan biridir.
Yatırımcı bağlantı anlaşmasına çağrı mektubunu aldıktan sonra;
proje hazırlama,
proje onayı,
teknik izinler,
bağlantı işlemleri
gibi yükümlülükleri yerine getirerek bağlantı anlaşmasının imzalanması aşamasına ilerler.
Ancak uygulamada yatırımcıların önemli bir bölümü çağrı mektubunu aldıktan sonra artık kapasitenin kesin olarak kendilerine tahsis edildiğini ve süre bakımından herhangi bir risk bulunmadığını düşünmektedir.
Bu yaklaşım son derece risklidir.
Çünkü çağrı mektubunun alınması, yatırımcının süresiz biçimde bağlantı kapasitesini elinde tutabileceği anlamına gelmez.
Bağlantı anlaşmasının mevzuatta öngörülen süreç içerisinde imzalanmaması, bağlantı hakkının ve dolayısıyla GES yatırımının geleceğini doğrudan etkileyebilir.
Peki GES bağlantı anlaşması zamanında imzalanmazsa ne olur?
Çağrı mektubu iptal edilir mi?
Tahsis edilen kapasite kaybedilir mi?
Süre uzatımı alınabilir mi?
Dağıtım şirketinden kaynaklanan gecikmeler yatırımcıya yüklenebilir mi?
İptal veya hak kaybına karşı dava açılabilir mi?
Bu sorular özellikle milyonlarca liralık GES yatırımları açısından son derece önemlidir.
GES Bağlantı Anlaşması Nedir?
Bağlantı anlaşması, lisanssız elektrik üretim tesisinin elektrik şebekesine hangi teknik ve hukuki koşullarla bağlanacağını düzenleyen temel anlaşmadır.
Bağlantı anlaşmasında genel olarak;
bağlantı noktası,
bağlantı şekli,
kurulu güç,
teknik yükümlülükler,
koruma sistemleri,
ölçüm sistemi,
tarafların hak ve yükümlülükleri
gibi hususlar önem taşır.
Dolayısıyla bağlantı anlaşması yalnızca standart bir sözleşme belgesi değildir.
GES’in elektrik dağıtım sistemine hukuken ve teknik olarak bağlanabilmesinin temel unsurlarından biridir.
Çağrı Mektubu ile Bağlantı Anlaşması Aynı Şey mi?
Hayır.
Bu iki belge uygulamada sıklıkla birbirine karıştırılmaktadır.
Bağlantı anlaşmasına çağrı mektubu, başvurunun uygun bulunmasının ardından yatırımcıya bağlantı sürecini ilerletme imkanı sağlayan önemli bir belgedir.
Bağlantı anlaşması ise gerekli aşamaların tamamlanmasından sonra üretim tesisinin şebekeye bağlantısına ilişkin tarafların hak ve yükümlülüklerini düzenleyen anlaşmadır.
Dolayısıyla;
“Çağrı mektubumu aldım, bağlantı işlemi tamamlandı.”
şeklindeki düşünce doğru değildir.
Çağrı mektubundan sonra yatırımcının yerine getirmesi gereken önemli yükümlülükler bulunmaktadır.
Çağrı Mektubu Alındıktan Sonra Ne Yapılmalıdır?
Çağrı mektubunun alınmasından sonra yatırımcı açısından süre takibi başlamaktadır.
Projenin niteliğine göre;
proje hazırlanması,
projenin yetkili kuruma sunulması,
proje onayının alınması,
gerekli teknik belgelerin hazırlanması,
eksikliklerin giderilmesi,
bağlantı anlaşması için gerekli belgelerin sunulması
gerekebilir.
Bu aşamada en büyük hata çağrı mektubunu aldıktan sonra dosyanın aylarca bekletilmesidir.
Bağlantı Anlaşması İçin Süre Var mı?
Evet.
Lisanssız elektrik üretiminde çağrı mektubunun alınmasından sonra bağlantı anlaşmasının imzalanmasına kadar olan süreç mevzuatta öngörülen sürelere tabidir.
Bu nedenle yatırımcının;
çağrı mektubunun tarihi,
tebliğ tarihi,
proje onay başvuru tarihi,
eksiklik yazılarının tarihi,
proje onay tarihi,
bağlantı anlaşması başvuru tarihi
ayrı ayrı kaydedilmelidir.
Sürenin yanlış hesaplanması ciddi hak kaybına yol açabilir.
GES Bağlantı Anlaşması Süresinde İmzalanmazsa Ne Olur?
Bu sorunun cevabı bağlantı anlaşmasının neden imzalanamadığına ve projenin hangi aşamada bulunduğuna göre değişebilir.
Ancak mevzuatta öngörülen süreler içerisinde gerekli işlemlerin tamamlanmaması halinde yatırımcı açısından;
bağlantı hakkının kaybedilmesi,
çağrı mektubunun geçerliliğini yitirmesi,
tahsis edilen kapasitenin kaybedilmesi,
projenin ilerleyememesi
gibi son derece ciddi sonuçlar ortaya çıkabilir.
Bu nedenle bağlantı anlaşması süresi GES yatırımının en kritik hukuki sürelerinden biridir.
Çağrı Mektubu Otomatik Olarak İptal Olur mu?
Her gecikmede aynı hukuki sonucun ortaya çıkacağını söylemek doğru değildir.
Öncelikle;
hangi sürenin geçirildiği,
yatırımcının hangi yükümlülüğü yerine getirmediği,
gecikmenin kimden kaynaklandığı,
süre uzatımı sağlayan bir durum bulunup bulunmadığı,
ilgili tarihte hangi mevzuatın yürürlükte olduğu
incelenmelidir.
Bu nedenle yalnızca;
“Süre geçti, çağrı mektubu kesin iptal oldu.”
veya tam tersine;
“Çağrı mektubum var, hiçbir şekilde hakkımı kaybetmem.”
şeklindeki iki yaklaşım da hatalı olabilir.
Bağlantı Anlaşması İmzalanmazsa Kapasite Kaybedilir mi?
En önemli risk budur.
Lisanssız GES yatırımlarında bağlantı kapasitesi ekonomik değeri son derece yüksek bir unsurdur.
Özellikle bağlantı kapasitesinin sınırlı olduğu bölgelerde bir yatırımcının bağlantı hakkını kaybetmesi, aynı kapasiteyi yeniden elde edememesi anlamına gelebilir.
Bu nedenle bağlantı anlaşmasının süresinde imzalanmaması sonucunda bağlantı hakkının sona ermesi halinde tahsis edilmiş kapasitenin de kaybedilmesi riski ortaya çıkabilir.
Yeni başvuru yapılması eski kapasitenin yeniden alınacağını garanti etmez.
Kaybedilen Kapasite Başka Yatırımcıya Verilebilir mi?
Bağlantı hakkının hukuken sona ermesi ve kapasitenin yeniden kullanılabilir hale gelmesi halinde kapasitenin başka projeler bakımından değerlendirilmesi gündeme gelebilir.
Bu nedenle bağlantı anlaşması uyuşmazlıklarında zaman çok önemlidir.
Yatırımcı aylarca;
“Dağıtım şirketiyle görüşüyoruz.”
diyerek beklerse kapasitenin hukuki ve fiilî durumu değişebilir.
Bu nedenle uyuşmazlık ortaya çıktığında bağlantı hakkının korunmasına yönelik hukuki yollar hızla değerlendirilmelidir.
Proje Onayı Alınmadan Bağlantı Anlaşması İmzalanabilir mi?
Lisanssız üretim tesislerinde bağlantı anlaşması aşamasına geçilmesi bakımından proje onayı ve ilgili teknik süreçlerin tamamlanması önemlidir.
Yatırımcı çağrı mektubunu aldıktan sonra projesini süresinde hazırlatmalı ve ilgili onay süreçlerini takip etmelidir.
Proje onayının gecikmesi bağlantı anlaşmasının imzalanmasını da geciktirebilir.
Bu nedenle proje onayı yalnızca mühendislik işlemi olarak görülmemelidir.
Proje onayındaki gecikme doğrudan bağlantı hakkını etkileyebilecek hukuki sonuçlar doğurabilir.
Proje Onayı Gecikirse Bağlantı Hakkı Kaybedilir mi?
Burada gecikmenin nedeni belirleyicidir.
İki farklı senaryo düşünelim.
Birinci Senaryo: Yatırımcı Gecikmiş
Yatırımcı çağrı mektubunu almış ancak;
projesini hazırlatmamış,
başvuruyu süresinde yapmamış,
eksiklikleri tamamlamamış,
kurum yazılarına cevap vermemiş
olabilir.
Bu durumda hak kaybı riski çok daha yüksektir.
İkinci Senaryo: Kurum Gecikmiş
Yatırımcı;
başvuruyu zamanında yapmış,
bütün belgeleri sunmuş,
eksiklikleri tamamlamış,
gerekli ücretleri yatırmış
ancak proje onayı yetkili kurumdan kaynaklanan nedenlerle gecikmiş olabilir.
Bu durumda hukuki değerlendirme farklı yapılmalıdır.
Yatırımcının kendi kusurundan kaynaklanmayan gecikmenin bütün sonuçlarının yatırımcıya yüklenmesi uyuşmazlık konusu olabilir.
Dağıtım Şirketinden Kaynaklanan Gecikmede Ne Olur?
Bağlantı anlaşmasının imzalanamamasının nedeni ilgili şebeke işletmecisinin işlemlerinden kaynaklanıyorsa yatırımcının durumu ayrıca değerlendirilmelidir.
Örneğin yatırımcı bütün belgelerini zamanında teslim etmiş fakat dosya aylarca sonuçlandırılmamış olabilir.
Bu durumda yatırımcı;
başvuru tarihlerini,
evrak kayıt numaralarını,
KEP yazışmalarını,
e-postaları,
eksiklik yazılarını,
cevap dilekçelerini
saklamalıdır.
Çünkü daha sonra ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkta gecikmenin yatırımcıdan kaynaklanmadığının ispatlanması gerekebilir.
Eksik Evrak Nedeniyle Bağlantı Anlaşması İmzalanmazsa Ne Olur?
Eksik evrakın niteliği önemlidir.
İlgili şebeke işletmecisi yatırımcıdan bağlantı anlaşmasının imzalanması için belirli belgeleri talep edebilir.
Yatırımcı bu belgeleri süresinde sunmazsa süreç tamamlanamayabilir.
Ancak eksiklik bildiriminin;
hangi tarihte yapıldığı,
yatırımcıya usulüne uygun bildirilip bildirilmediği,
eksikliği gidermek için süre verilip verilmediği,
yatırımcının ne zaman cevap verdiği
ayrıca incelenmelidir.
Eksiklik Bildirimi Yapılmadan Hak Kaybı Olabilir mi?
Somut olayın mevzuat hükümlerine göre ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Her eksiklik bakımından yatırımcıya mutlaka ek süre verilmesi gerektiği şeklinde genel bir kural çıkarılamaz.
Ancak hak kaybına dayanak yapılan eksikliğin gerçekten mevcut olup olmadığı ve yatırımcının bundan usulüne uygun şekilde haberdar edilip edilmediği hukuki denetimde önem taşıyabilir.
Bağlantı Anlaşması İçin Ek Süre Alınabilir mi?
Bazı durumlarda süre uzatımı gündeme gelebilir.
Ancak yatırımcıların;
“Süreyi kaçırırsak EPDK zaten ek süre verir.”
şeklinde hareket etmesi son derece risklidir.
Süre uzatımı otomatik bir hak değildir.
Süre uzatımı imkanı, uygulanacak mevzuat hükmü ve gecikmenin nedeni somut proje bakımından değerlendirilmelidir.
Mücbir Sebep Varsa Süre Uzatılır mı?
Mücbir sebep veya yatırımcıdan kaynaklanmayan olağanüstü durumlar bağlantı anlaşması sürelerinin değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Ancak her ekonomik veya teknik güçlük mücbir sebep değildir.
Örneğin;
finansman bulunamaması,
panel fiyatlarının yükselmesi,
EPC firmasıyla anlaşmazlık,
yatırımcının nakit akışı problemi
otomatik olarak mücbir sebep kabul edilmez.
Mücbir sebep iddiasının mevzuattaki koşulları karşılaması ve belgelenmesi gerekir.
EPC Firmasının Gecikmesi Süre Uzatımı Sağlar mı?
Her durumda hayır.
Yatırımcı proje hazırlama ve izin süreçlerini EPC yüklenicisine bırakmış olabilir.
Ancak EPC firmasının;
projeyi geç hazırlaması,
yanlış proje hazırlaması,
belgeleri zamanında teslim etmemesi
kural olarak yatırımcı ile EPC yüklenicisi arasındaki sözleşmesel ilişkiyi de gündeme getirir.
Şebeke işletmecisine karşı;
“EPC firmamız gecikti.”
demek her zaman yatırımcıya ek süre sağlamaz.
Bu nedenle EPC sözleşmelerinde mevzuatsal süreler açıkça düzenlenmelidir.
EPC Firması Yüzünden Kapasite Kaybedilirse Tazminat İstenebilir mi?
Şartların oluşması halinde mümkün olabilir.
EPC şirketinin sözleşmeyle;
proje onayı,
izinlerin takibi,
bağlantı işlemleri,
kurum başvuruları
gibi yükümlülükleri üstlendiği ve kusurlu şekilde sürenin geçirilmesine neden olduğu ispatlanabiliyorsa sözleşmesel sorumluluk gündeme gelebilir.
Yatırımcı;
proje geliştirme giderleri,
boşa çıkan ekipman maliyetleri,
arazi giderleri,
finansman maliyetleri
gibi zararlarını ileri sürebilir.
Ancak tazminatın kapsamı sözleşmeye, kusura ve zarar ile ihlal arasındaki illiyet bağına göre belirlenir.
Bağlantı Anlaşması İmzalanmadan GES İnşaatına Başlanabilir mi?
Bu son derece riskli bir yaklaşımdır.
GES yatırımında;
çağrı mektubu,
proje onayı,
bağlantı anlaşması,
imar ve yapı süreçleri,
çevresel izinler,
kabul işlemleri
bir bütün olarak değerlendirilmelidir.
Yatırımcı bağlantı hakkının hukuken güvence altına alındığını düşünerek milyonlarca liralık ekipman satın alabilir.
Ancak bağlantı anlaşması aşamasında hak kaybı yaşanırsa alınan ekipmanların ekonomik değeri ve projenin finansmanı ciddi biçimde etkilenebilir.
Bağlantı Anlaşması İmzalanmadan Panel Siparişi Verilmeli mi?
Ticari olarak mümkün olmakla birlikte hukuki risk analizi yapılmalıdır.
Özellikle yüksek kapasiteli GES projelerinde;
panel,
inverter,
trafo,
konstrüksiyon,
kablo,
şalt ekipmanı
siparişleri önemli tutarlara ulaşabilir.
Bağlantı hakkının kesinleşme durumu değerlendirilmeden geri alınamaz avansların ödenmesi yatırımcı açısından ciddi risk yaratabilir.
Bu nedenle EPC ve ekipman tedarik sözleşmelerine bağlantı anlaşması koşulu konulması değerlendirilebilir.
Arazi Satın Alındıysa Ama Bağlantı Anlaşması İmzalanamadıysa Ne Olur?
Arazi mülkiyetinin kazanılması GES bağlantı hakkını garanti etmez.
Yatırımcı GES için arazi satın almış ancak bağlantı anlaşmasını imzalayamamış olabilir.
Bu durumda taşınmaz yatırımcıya ait olmaya devam eder ancak GES projesinin planlanan kapasiteyle gerçekleştirilebilmesi mümkün olmayabilir.
Bu nedenle yüksek bedelli GES arazisi satın alınmadan önce bağlantı ve kapasite riskleri mutlaka incelenmelidir.
Kiralık Arazide Bağlantı Anlaşması İmzalanamazsa Kira Devam Eder mi?
Kira sözleşmesine bağlıdır.
GES için 20 veya 25 yıllık arazi kiralanmış olabilir.
Bağlantı anlaşmasının imzalanamaması kira sözleşmesini kendiliğinden sona erdirmeyebilir.
Bu nedenle GES arazi kira sözleşmelerinde;
çağrı mektubunun alınamaması,
proje onayının gerçekleşmemesi,
bağlantı anlaşmasının imzalanamaması,
kapasitenin kaybedilmesi
durumlarında yatırımcıya fesih hakkı tanınması önemlidir.
Banka Kredisi Kullanıldıysa Ne Olur?
Bağlantı anlaşması proje finansmanı açısından kritik belgelerden biri olabilir.
Bağlantı hakkının kaybedilmesi;
kredi kullandırımının durdurulmasına,
finansman koşullarının ihlaline,
temerrüt hükümlerinin uygulanmasına,
ek teminat talep edilmesine
neden olabilir.
Bu nedenle bağlantı anlaşması problemi ortaya çıktığında yalnızca enerji mevzuatı değil kredi sözleşmesi de incelenmelidir.
Bağlantı Anlaşması İmzalanmadığı Halde GES Devreye Alınabilir mi?
Kural olarak bağlantı ve kullanım süreçleri tamamlanmadan üretim tesisinin hukuka uygun şekilde şebekeye enerji vermesi mümkün değildir.
Üretim tesisinin kurulması ile şebekeye bağlanarak elektrik üretmeye başlaması farklı aşamalardır.
Bağlantı anlaşmasının bulunmaması kabul ve enerji verme süreçlerini de doğrudan etkileyebilir.
Bağlantı Anlaşması İmzalanmadan Elektrik Satılabilir mi?
Şebekeye hukuka uygun bağlantı ve işletmeye giriş süreçleri tamamlanmadan lisanssız üretim tesisinin ihtiyaç fazlası enerjisinin normal satış/mahsuplaşma mekanizmasına dahil olması beklenemez.
Bu nedenle bağlantı anlaşması yalnızca teknik bağlantı açısından değil, projenin gelir üretmeye başlayabilmesi bakımından da kritik öneme sahiptir.
Bağlantı Anlaşması İmzalanmazsa Çağrı Mektubu Başkasına Devredilebilir mi?
Çağrı mektubu serbestçe alınıp satılabilen bağımsız bir ticari mal gibi değerlendirilmemelidir.
GES projesinin veya proje şirketinin devri planlanıyorsa;
projenin hangi aşamada bulunduğu,
çağrı mektubunun durumu,
bağlantı anlaşmasının imzalanıp imzalanmadığı,
mevzuattaki devir sınırlamaları
ayrıca incelenmelidir.
Şirket Hisselerini Satmak Bağlantı Hakkını Korur mu?
Şirket hisselerinin devri ile çağrı mektubunun veya bağlantı hakkının devri aynı şey değildir.
Proje şirketinin paylarının devri bazı yatırımlarda kullanılan bir işlem modeli olabilir.
Ancak pay devri yapılması bağlantı anlaşmasının imzalanması için geçirilmiş bir süreyi kendiliğinden yeniden başlatmaz.
Bu nedenle süre problemi bulunan GES projelerinin şirket hisselerini satın almak ciddi due diligence gerektirir.
Bağlantı Anlaşması İmzalanmamış GES Projesi Satın Alınır mı?
Satın alınabilir; ancak risk seviyesi çok daha dikkatli analiz edilmelidir.
Alıcı en az şu belgeleri incelemelidir:
- Lisanssız üretim başvurusu.
- Teknik değerlendirme.
- Çağrı mektubu.
- Çağrı mektubunun tebliğ tarihi.
- Proje onay başvurusu.
- Proje onay durumu.
- Şebeke işletmecisi yazışmaları.
- Eksiklik bildirimleri.
- Bağlantı anlaşması başvurusu.
- Süre uzatımı başvuruları.
- Arazi belgeleri.
- EPC sözleşmesi.
- Finansman sözleşmeleri.
- Kapasiteye ilişkin güncel durum.
Sadece satıcının;
“Çağrı mektubumuz var.”
beyanına güvenerek GES projesi satın alınmamalıdır.
Bağlantı Anlaşmasının İmzalanmaması Nedeniyle Çağrı Mektubu Geçersiz Sayılırsa Ne Yapılmalı?
İlk yapılması gereken işlem kronolojik dosya oluşturmaktır.
Özellikle;
çağrı mektubu tarihi,
tebliğ tarihi,
proje başvuru tarihi,
eksiklik bildirimleri,
cevap tarihleri,
proje onay tarihi,
bağlantı anlaşması için başvuru tarihi,
ret veya geçersizlik bildirimi
tek tek sıralanmalıdır.
Ardından gecikmenin kimden kaynaklandığı belirlenmelidir.
Dağıtım Şirketine İtiraz Edilebilir mi?
İşlemin ilgili şebeke işletmecisi tarafından gerçekleştirilmesi halinde yeniden değerlendirme talebi gündeme gelebilir.
İtirazda yalnızca;
“Bağlantı hakkımızın geri verilmesini istiyoruz.”
denilmemelidir.
Somut olarak;
başvurunun zamanında yapıldığı,
proje onayının süresinde talep edildiği,
eksikliklerin giderildiği,
gecikmenin yatırımcıdan kaynaklanmadığı,
sürenin yanlış hesaplandığı,
yanlış mevzuat hükmünün uygulandığı
belgelerle ortaya konulmalıdır.
EPDK’ya Başvuru Yapılabilir mi?
Uyuşmazlığın niteliğine göre EPDK’nın elektrik piyasasındaki düzenleme ve denetim yetkileri kapsamında başvuru yolları değerlendirilebilir.
Ancak her bağlantı anlaşması uyuşmazlığında doğrudan EPDK’ya yapılan başvurunun otomatik olarak bağlantı hakkını geri getireceği düşünülmemelidir.
Ayrıca başka bir kuruma başvuru yapılmasının dava açma süresini her durumda durdurduğu varsayılmamalıdır.
Süre Uzatımı İçin Doğrudan EPDK’ya Başvurulur mu?
Uygulanacak mevzuat ve talebin niteliğine göre başvuru prosedürü ayrıca kontrol edilmelidir.
EPDK’nın daha önce yayımladığı bağlantı anlaşması süre uzatımı açıklamalarında belirli süre uzatım taleplerinin ilgili şebeke işletmecisine yapılması, şebeke işletmecisinin de gerekli bilgi ve belgelerle talebi Kuruma iletmesi öngörülmüştür.
Bu nedenle yatırımcının doğrudan Kuruma dilekçe göndermesinin her durumda doğru prosedür olduğu düşünülmemelidir.
Bağlantı Hakkının Kaybedilmesine Karşı Dava Açılabilir mi?
İşlemin hukuki niteliğine göre yargısal başvuru gündeme gelebilir.
Ancak burada özellikle görevli yargı kolunun doğru belirlenmesi gerekir.
Uyuşmazlığın;
EPDK kararından,
şebeke işletmecisinin işleminden,
bağlantı anlaşmasından,
özel hukuk sözleşmesinden
kaynaklanması görev ve dava türü bakımından farklı sonuçlar doğurabilir.
Bu nedenle dava açılmadan önce uyuşmazlığın hukuki niteliği belirlenmelidir.
Yürütmenin Durdurulması İstenebilir mi?
Uyuşmazlık idari yargının görev alanındaysa ve kanuni şartları bulunuyorsa yürütmenin durdurulması talebi gündeme gelebilir.
Özellikle kapasitenin kaybedilmesi veya başka projeler için kullanılabilir hale gelmesi ihtimali bulunan uyuşmazlıklarda geçici hukuki koruma son derece önemlidir.
Ancak yürütmenin durdurulması otomatik değildir.
İYUK’taki şartların somut olay bakımından ortaya konulması gerekir.
Kapasitenin Başkasına Verilmesi Engellenebilir mi?
Uyuşmazlığın hukuki niteliğine göre uygun geçici hukuki koruma mekanizmaları değerlendirilmelidir.
Buradaki amaç nihai karar verilene kadar uyuşmazlığın konusunun fiilen ortadan kalkmasını engellemektir.
Bu nedenle yüksek kapasiteli projelerde dava stratejisi yalnızca;
“Sonunda davayı kazanırız.”
yaklaşımıyla oluşturulmamalıdır.
Kapasitenin dava boyunca nasıl korunacağı da değerlendirilmelidir.
Bağlantı Anlaşması Süresi Yanlış Hesaplandıysa Ne Yapılabilir?
Süre hesabı bağlantı uyuşmazlıklarında en önemli konulardan biridir.
Şu tarihler karşılaştırılmalıdır:
Çağrı mektubunun düzenlenme tarihi
Tebliğ tarihi
Proje başvuru tarihi
Eksiklik bildirimi tarihi
Eksikliğin giderildiği tarih
Proje onay tarihi
Bağlantı anlaşması başvuru tarihi
Birkaç günlük hesaplama hatası dahi milyonlarca liralık kapasite hakkını etkileyebilir.
Tebligat Yapılmadıysa Süre Başlar mı?
Bu sorunun cevabı uygulanacak mevzuata ve bildirimin hukuki niteliğine göre belirlenmelidir.
Özellikle yatırımcı bir kararın kendisine usulüne uygun bildirilmediğini iddia ediyorsa;
KEP kayıtları,
elektronik bildirimler,
evrak teslim kayıtları,
posta tebligatı
incelenmelidir.
Tebliğ tarihinin yanlış belirlenmesi hak kaybına neden olabilir.
Bağlantı Anlaşması İmzalanmamasında Yatırımcının Yapmaması Gereken 10 Hata
- Çağrı mektubunu aldıktan sonra süreleri takip etmemek.
- Proje onay başvurusunu geciktirmek.
- Eksiklik yazılarına cevap vermemek.
- Dağıtım şirketiyle yalnızca telefon üzerinden görüşmek.
- KEP kayıtlarını saklamamak.
- EPC firmasının süreleri takip ettiğini varsaymak.
- Ek süre verileceğini garanti kabul etmek.
- Kapasitenin süresiz korunduğunu düşünmek.
- Ret veya hak kaybı yazısından sonra aylarca beklemek.
- Dava ve başvuru sürelerini kontrol etmemek.
Bağlantı Anlaşması İmzalanmadıysa 7 Aşamalı Hukuki Kontrol
1. Çağrı Mektubunu Kontrol Edin
Tarih, güç, bağlantı noktası ve özel koşullar incelenmelidir.
2. Süre Hesabı Yapın
Bütün başvuru ve bildirim tarihleri kronolojik olarak çıkarılmalıdır.
3. Proje Onay Dosyasını İnceleyin
Projenin ne zaman sunulduğu ve gecikmenin nedeni belirlenmelidir.
4. Şebeke İşletmecisi Yazışmalarını Toplayın
KEP, evrak kayıtları ve resmî yazışmalar saklanmalıdır.
5. Kapasitenin Güncel Durumunu Araştırın
Bağlantı hakkının hâlen korunup korunmadığı belirlenmelidir.
6. Başvuru ve Dava Yollarını Belirleyin
İşlemin hukuki niteliğine göre doğru başvuru yolu seçilmelidir.
7. Sözleşmesel Zararları Tespit Edin
EPC, arazi, ekipman ve finansman sözleşmelerinden kaynaklanan zararlar ayrıca incelenmelidir.
Bağlantı Anlaşması İmzalanmaması Nedeniyle Zarar Doğarsa Tazminat İstenebilir mi?
Somut olayın niteliğine göre tazminat talepleri gündeme gelebilir.
Örneğin bağlantı anlaşmasının imzalanamaması;
kurumun hukuka aykırı işleminden,
şebeke işletmecisinin kusurlu davranışından,
EPC yüklenicisinin sözleşmeye aykırılığından
kaynaklanabilir.
Ancak her durumda;
hukuka aykırılık veya sözleşme ihlali,
kusur gerektiği ölçüde,
zarar,
illiyet bağı
ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Hangi Zararlar Gündeme Gelebilir?
Somut olayın özelliklerine göre;
proje geliştirme maliyetleri,
mühendislik giderleri,
EPC avansları,
ekipman bedelleri,
arazi kira giderleri,
finansman giderleri,
boşa çıkan izin ve danışmanlık giderleri
zarar hesabında tartışılabilir.
Beklenen elektrik satış gelirinin veya kâr kaybının talep edilmesi ise daha ayrıntılı ispat ve hesaplama gerektirir.
Bağlantı Anlaşması İmzalanmadan Önce GES Yatırımcısının Kontrol Etmesi Gerekenler
Yatırımcı bağlantı anlaşması aşamasına gelmeden önce en az şu sorulara cevap vermelidir:
Çağrı mektubu hâlen geçerli mi?
Süreler doğru takip edildi mi?
Proje onayı tamamlandı mı?
Eksiklik bulunuyor mu?
Arazi kullanım hakkı devam ediyor mu?
Tüketim tesisiyle ilişki devam ediyor mu?
Bağlantı kapasitesi korunuyor mu?
Şirket bilgilerinde değişiklik oldu mu?
EPC yüklenicisinin yükümlülükleri tamamlandı mı?
Bağlantı anlaşması için bütün belgeler hazır mı?
2026 Yılında GES Bağlantı Anlaşmalarında Neden Güncel Mevzuat Kontrol Edilmelidir?
Elektrik piyasası mevzuatı oldukça dinamik bir alandır.
EPDK lisanssız üretim mevzuatının yanında;
Dağıtım Sistemi Bağlantı Anlaşması,
Dağıtım Sistemi Kullanım Anlaşması,
mahsuplaşma düzenlemeleri,
başvuru belgeleri
gibi dokümanları da güncel olarak yayımlamaktadır.
Bu nedenle 2020 veya 2022 yılında hazırlanmış bir GES rehberindeki süre ve prosedürlerin 2026 yılında aynen uygulanacağı varsayılmamalıdır.
Ayrıca EPDK 2026 yılında Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği ile lisanssız elektrik üreticilerine yönelik dağıtım sistemi bağlantı anlaşmasında değişiklik öngören taslakları da kamuoyu görüşüne açmıştır.
Dolayısıyla yeni yatırım ve uyuşmazlıklarda işlemin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan düzenleme esas alınmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
1. GES bağlantı anlaşması imzalanmazsa ne olur?
Mevzuatta öngörülen sürede gerekli işlemlerin tamamlanmaması bağlantı hakkının ve tahsis edilen kapasitenin kaybedilmesi gibi ciddi sonuçlar doğurabilir. Somut projenin tabi olduğu mevzuat ayrıca incelenmelidir.
2. Çağrı mektubu alındıktan sonra bağlantı anlaşması zorunlu mu?
Şebekeye bağlantı sürecinin tamamlanması bakımından bağlantı anlaşması temel aşamalardan biridir. Çağrı mektubu tek başına üretim tesisinin şebekeye bağlanması için yeterli değildir.
3. Bağlantı anlaşması süresi geçirilirse çağrı mektubu iptal olur mu?
Sürenin niteliğine ve uygulanacak mevzuata göre bağlantı hakkının sona ermesi veya çağrı mektubunun geçerliliğinin etkilenmesi gündeme gelebilir.
4. Bağlantı anlaşması imzalanmazsa kapasite kaybedilir mi?
Bağlantı hakkının sona ermesi tahsis edilen kapasitenin kaybedilmesine yol açabilir. Bu nedenle sürelerin dikkatle takip edilmesi gerekir.
5. Proje onayı kurum nedeniyle gecikirse ne olur?
Yatırımcının başvuruyu ve diğer yükümlülüklerini zamanında yerine getirdiğini gösteren belgeler önemlidir. Gecikmenin yatırımcıdan kaynaklanmadığı ispatlanabiliyorsa hak kaybına ilişkin işlemin hukuka uygunluğu ayrıca değerlendirilebilir.
6. Bağlantı anlaşması için süre uzatımı alınabilir mi?
Mevzuatta öngörülen koşulların bulunması halinde süre uzatımı gündeme gelebilir. Ancak ek süre otomatik bir hak olarak kabul edilmemelidir.
7. EPC firmasının gecikmesi nedeniyle kapasite kaybedilirse ne olur?
EPC yüklenicisinin sözleşmesel yükümlülüklerini ihlal ettiği ispatlanabiliyorsa yatırımcının sözleşmeden kaynaklanan tazminat ve diğer hakları gündeme gelebilir.
8. Bağlantı hakkı kaybedilirse EPDK’ya başvurulabilir mi?
Uyuşmazlığın niteliğine göre EPDK’nın görev ve yetkileri kapsamında başvuru imkanları değerlendirilebilir. Başvurunun usulü somut olaya göre belirlenmelidir.
9. Bağlantı hakkının kaybedilmesine karşı dava açılabilir mi?
İşlemin hukuki niteliğine göre yargısal başvuru mümkün olabilir. Görevli yargı kolu ve dava türünün doğru belirlenmesi gerekir.
10. Dava devam ederken kapasite korunabilir mi?
Uyuşmazlığın niteliğine göre yürütmenin durdurulması veya diğer geçici hukuki koruma yolları değerlendirilebilir. Ancak bunların kabulü otomatik değildir.
GES Bağlantı Anlaşmasında Süre Kaybı Milyonlarca Liralık Yatırımı Riske Atabilir
Lisanssız GES yatırımında çağrı mektubunun alınması önemli bir başarıdır; ancak projenin hukuki sürecinin tamamlandığı anlamına gelmez.
Çağrı mektubundan sonra;
proje onayı, bağlantı anlaşması, tesisin kurulması, kabul ve sistem kullanım süreçlerinin
mevzuata uygun şekilde tamamlanması gerekir.
Özellikle bağlantı anlaşmasının süresinde imzalanmaması halinde yatırımcı yalnızca bir belgeyi değil, tahsis edilen bağlantı kapasitesini ve projenin ekonomik değerini kaybetme riskiyle karşılaşabilir.
Bu nedenle Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa ve Mersin başta olmak üzere Türkiye genelindeki yüksek bedelli GES yatırımlarında çağrı mektubu alındıktan sonra mevzuatsal sürelerin ayrıca takip edilmesi önemlidir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından enerji projelerinde yapılan hukuki incelemelerde de bağlantı anlaşması süreci; çağrı mektubu, proje onayı, kapasite, tüketim tesisi, EPC sözleşmesi, arazi hakları ve proje finansmanı ile birlikte değerlendirilmektedir.
Bağlantı Anlaşması Süreniz Dolmak Üzereyse Hukuki Durumu Önceden Kontrol Edin
Bağlantı anlaşması uyuşmazlıklarında en büyük hata, süre sona erdikten ve kapasite kaybedildikten sonra hukuki incelemeye başlamaktır.
Özellikle;
çağrı mektubunun süresi konusunda tereddüt varsa,
proje onayı gecikmişse,
dağıtım şirketi bağlantı anlaşmasını imzalamıyorsa,
süre uzatımı talebiniz reddedilmişse,
çağrı mektubunuzun geçersiz olduğu bildirilmişse,
kapasitenizin kaybedilme riski bulunuyorsa
dosyanın bütün tarihleri ve yazışmaları birlikte değerlendirilmelidir.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık, lisanssız GES projeleri, bağlantı anlaşmaları, çağrı mektupları, proje onayı ve süre uyuşmazlıkları, kapasite kayıpları, EPDK süreçleri, EPC sözleşmeleri ve enerji hukuku uyuşmazlıklarında yatırımcılara hukuki destek sunmaktadır.
GES projenizde bağlantı anlaşmasının imzalanmaması nedeniyle çağrı mektubu veya kapasite kaybı riski bulunuyorsa hukuki durumun ve uygulanabilecek başvuru yollarının değerlendirilmesi için Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve hukuk ekibiyle iletişime geçebilirsiniz.
Telefon: 0312 434 22 22
Mobil: 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara




