
İşveren Maaş Zammını Performans Şartına Bağlayabilir mi? 2026 Güncel Rehber
15 Ekim 2026
İşveren Maaşı Döviz Olarak Belirleyip Türk Lirası Ödeyebilir mi? 2026 Güncel Rehber
15 Ekim 2026İşveren yüksek enflasyon nedeniyle işçinin maaşına zam yapmak zorunda mı? Yıllık zam zorunluluğu, asgari ücret artışı, iş sözleşmesindeki zam maddesi, eşit davranma borcu, enflasyon farkı, prim ve ücret uyuşmazlıklarını 2026 güncel iş hukuku kapsamında açıklıyoruz.
Enflasyonun yükselmesi ve hayat pahalılığının artması çalışanların ücretlerinin reel olarak değer kaybetmesine neden olabilir. Bu nedenle iş hukukunda en sık sorulan sorulardan biri “Enflasyon arttığı için işveren maaşıma zam yapmak zorunda mı?” sorusudur.
Türk iş hukukunda işverenin yalnızca enflasyon oranı yükseldiği için bütün çalışanların ücretine otomatik olarak TÜFE oranında zam yapmasını öngören genel bir kural bulunmamaktadır. Ancak bu durum işverenin hiçbir koşulda ücret artışı yapmak zorunda olmadığı anlamına da gelmez. Asgari ücretteki değişiklikler, iş sözleşmesindeki zam hükümleri, toplu iş sözleşmesi, işyeri uygulaması ve somut olayın özellikleri sonucu değiştirebilir.
Enflasyon Artınca İşveren Maaşa Zam Yapmak Zorunda mı?
Kural olarak yalnızca yıllık enflasyon oranının yükselmiş olması, işverene bütün çalışanların ücretlerini aynı oranda artırma yükümlülüğü getirmez.
Örneğin bir çalışanın maaşı yasal asgari ücretin üzerindeyse ve iş sözleşmesinde ücretin her yıl TÜFE, enflasyon veya belirli bir oran üzerinden artırılacağına ilişkin bağlayıcı bir hüküm bulunmuyorsa, yalnızca enflasyon verisine dayanılarak otomatik olarak aynı oranda zam talep edilebileceği söylenemez.
Ancak iş sözleşmesinde “Çalışanın ücreti her yıl TÜFE oranında artırılır” şeklinde açık bir düzenleme varsa durum değişebilir. Böyle bir hükmün bağlayıcılığı sözleşmenin tamamıyla birlikte değerlendirilmelidir.
İşveren Her Yıl Zam Yapmak Zorunda mı?
İş Kanunu’nda bütün özel sektör çalışanlarına her yıl belirli oranda zam yapılmasını zorunlu kılan genel bir hüküm bulunmamaktadır.
Bu nedenle çalışanın aynı işyerinde bir yılını tamamlaması tek başına otomatik ücret artışı hakkı doğurmaz.
Bununla birlikte yıllık ücret artışının iş sözleşmesiyle açıkça kararlaştırılması hâlinde işverenin sözleşmeden doğan yükümlülüğü ortaya çıkabilir.
İş Sözleşmesinde Yıllık Zam Maddesi Varsa İşveren Uymak Zorunda mı?
İş sözleşmesinde açık ve bağlayıcı bir ücret artış düzenlemesi bulunuyorsa bu hüküm önemlidir.
Örneğin sözleşmede çalışanın brüt ücretinin her yıl ocak ayında bir önceki yılın TÜFE oranında artırılacağı açıkça kararlaştırılmış olabilir.
İşverenin daha sonra tek taraflı olarak “Bu yıl şirketin mali durumu kötü olduğu için zam yapmayacağım” demesi sözleşmedeki hükmü kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Uyuşmazlık hâlinde sözleşme hükmünün içeriği, ücret politikası ve tarafların uygulaması birlikte değerlendirilir.
“Performansa Göre Zam Yapılır” Maddesi Kesin Zam Hakkı Verir mi?
Her zaman vermez.
“Her yıl yüzde 20 zam yapılacaktır” şeklindeki açık bir hüküm ile “ücret artışı şirket performansı ve çalışanın performansı dikkate alınarak değerlendirilecektir” şeklindeki hüküm aynı değildir.
İkinci düzenleme işverene daha geniş değerlendirme alanı bırakabilir. Bu nedenle sözleşmedeki ifadelerin tam olarak nasıl kaleme alındığı önemlidir.
Asgari Ücret Artınca İşveren Bütün Maaşları Aynı Oranda Artırmak Zorunda mı?
Hayır.
Asgari ücretin artırılması, asgari ücretin üzerinde maaş alan bütün çalışanların ücretlerinin aynı oranda artırılmasını otomatik olarak gerektirmez.
Örneğin asgari ücrette belirli oranda artış yapılmış olması, 50.000 TL ücret alan çalışanın maaşının da mutlaka aynı oranda artırılacağı anlamına gelmez.
Ancak çalışanın yeni ücreti yürürlükteki asgari ücretin altında kalamaz.
Asgari Ücretin Altında Kalan Maaş Ne Olur?
İşveren işçiye yürürlükteki yasal asgari ücretin altında ücret ödeyemez.
Dolayısıyla asgari ücret artırıldığında daha önce kararlaştırılan ücret yeni asgari ücret seviyesinin altında kalıyorsa ücretin en az yasal seviyeye çıkarılması gerekir.
Burada yapılan artış klasik anlamda işverenin isteğe bağlı “zam” uygulamasından değil, asgari ücret mevzuatına uyma zorunluluğundan kaynaklanır.
İşveren “Asgari Ücret Arttı, Senin Maaşına Zam Yapmıyorum” Diyebilir mi?
Çalışanın ücreti zaten yeni asgari ücretin üzerindeyse ve ayrıca bağlayıcı bir zam yükümlülüğü bulunmuyorsa, asgari ücretteki artış tek başına aynı oranda zam hakkı yaratmaz.
Ancak iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi, ücret politikası ve geçmiş yıllardaki düzenli uygulamalar ayrıca incelenmelidir.
Enflasyon Yüzde 40 İse İşveren Yüzde 40 Zam Yapmak Zorunda mı?
Genel olarak hayır.
Enflasyon oranının belirli bir seviyede açıklanması işverenin ücretleri otomatik olarak aynı oranda yükseltmesini sağlayan genel bir İş Kanunu hükmü değildir.
Fakat taraflar ücret artışını enflasyon oranına bağlamışsa sonuç farklı olabilir.
Örneğin iş sözleşmesinde yıllık ücret artışının TÜFE oranından az olamayacağı açıkça düzenlenmişse bu sözleşme hükmü ayrıca değerlendirilir.
TÜFE Oranında Zam Maddesi Varsa Hangi TÜFE Esas Alınır?
Sözleşmenin nasıl yazıldığı önemlidir.
“Yıllık TÜFE”, “12 aylık ortalamalara göre TÜFE”, “bir önceki yılın enflasyon oranı” veya “ocak ayı itibarıyla açıklanan yıllık TÜFE” ifadeleri aynı sonucu vermeyebilir.
Bu nedenle ücret artış uyuşmazlığında yalnızca “TÜFE zammı vardı” demek yerine sözleşmenin tam metni incelenmelidir.
İşveren Sözleşmedeki Zam Oranından Daha Az Zam Yapabilir mi?
Sözleşmede kesin ve bağlayıcı bir asgari zam oranı belirlenmişse işverenin bunun altında artış yapması ücret farkı uyuşmazlığına neden olabilir.
Örneğin iş sözleşmesinde ücretin her yıl en az yüzde 15 artırılacağı kararlaştırılmışsa, işverenin hiçbir hukuki dayanak olmadan yüzde 5 artış yapması sözleşmeye aykırılık iddiasını gündeme getirebilir.
İşveren Hiç Zam Yapmazsa İşçi Haklı Nedenle İstifa Edebilir mi?
Burada dikkatli değerlendirme yapılmalıdır.
İşverenin yalnızca isteğe bağlı bir zam yapmaması her durumda işçiye haklı fesih hakkı vermez.
Ancak işçinin sözleşmeden veya başka bağlayıcı bir kaynaktan doğan ücret artışı hakkı bulunmasına rağmen işveren bunu uygulamıyorsa ücretin eksik ödenmesi gündeme gelebilir. Bu durumda İş Kanunu’nun ücret ve haklı feshe ilişkin hükümleri somut olay bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle çalışan yalnızca “Enflasyon yüksek ama bana zam yapılmadı” gerekçesiyle doğrudan istifa etmeden önce hukuki durumunu incelemelidir.
Zam Yapılmaması Kıdem Tazminatı Hakkı Verir mi?
Otomatik olarak vermez.
Çalışanın sözleşmesel veya başka şekilde bağlayıcı ücret artışı hakkı yoksa yalnızca beklediği zammın yapılmaması haklı fesih ve kıdem tazminatı hakkını kendiliğinden doğurmaz.
Buna karşılık uygulanması zorunlu ücret artışının yapılmaması nedeniyle ücretin eksik ödenmesi söz konusuysa hukuki değerlendirme farklılaşabilir.
İşveren Bir Çalışana Zam Yapıp Diğerine Yapmayabilir mi?
İşverenin bütün çalışanlara mutlaka aynı oranda zam yapması gerektiğine ilişkin genel bir kural bulunmamaktadır.
Çalışanların görevleri, kıdemleri, performansları, sorumlulukları, uzmanlıkları ve ücret seviyeleri farklı olabilir.
Bu nedenle bir çalışana yüzde 30, diğerine yüzde 20 zam yapılmış olması tek başına hukuka aykırılık anlamına gelmez.
Ancak farklı uygulamanın ayrımcı veya hukuken korunamayacak bir nedene dayanması hâlinde eşit davranma borcu gündeme gelebilir.
Aynı İşi Yapan İki İşçiden Birine Zam Yapılmaması Hukuka Aykırı mı?
Her durumda değil.
İki çalışanın aynı unvana sahip olması bütün ücret koşullarının aynı olması gerektiği anlamına gelmez. Kıdem, deneyim, performans veya farklı sorumluluklar ücret farklılığını açıklayabilir.
Ancak gerçekten karşılaştırılabilir durumda olan çalışanlardan biri sistematik şekilde ücret artışından mahrum bırakılıyorsa farklı muamelenin objektif nedenleri araştırılmalıdır.
İşveren İşçiyi Cezalandırmak İçin Zam Yapmayabilir mi?
Ücret artışlarının işçiyi hukuka aykırı şekilde cezalandırmak, ayrımcılık yapmak veya kanuni hakkını kullandığı için dezavantajlı duruma düşürmek amacıyla kullanılması farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.
Örneğin işçinin yasal hakkını kullanması nedeniyle zam döneminde özellikle dışlandığı ileri sürülüyorsa olay yalnızca ücret politikası olarak değerlendirilmemelidir.
Kadın ve Erkek Çalışanlara Farklı Zam Yapılabilir mi?
Salt cinsiyet nedeniyle ücret veya ücret artışında ayrım yapılması hukuka uygun değildir.
Eşit davranma borcu ve ayrımcılık yasağı ücret uygulamalarında da dikkate alınmalıdır.
Bununla birlikte farklı görev, kıdem, performans veya objektif kriterlerden kaynaklanan ücret farklılıkları ayrıca değerlendirilir.
Hamile Olduğu İçin Çalışana Daha Az Zam Yapılabilir mi?
Hamilelik nedeniyle çalışanın dezavantajlı ücret uygulamasına tabi tutulması ayrımcılık yasağı bakımından ciddi hukuki sorun yaratabilir.
İşveren ücret artışındaki farklılığın hamilelikten değil objektif ve hukuka uygun kriterlerden kaynaklandığını ortaya koymak durumunda kalabilir.
Sendika Üyesi İşçiye Daha Az Zam Yapılması Mümkün mü?
Sendikal nedenle işçiyi ücret artışında dezavantajlı hâle getirmek sendikal ayrımcılık bakımından sonuç doğurabilir.
Bu nedenle zam farklılığının sendika üyeliği veya sendikal faaliyetle bağlantısı bulunup bulunmadığı önemlidir.
Zam Yapılmayan İşçi Mobbing İddiasında Bulunabilir mi?
Tek başına zam yapılmaması genellikle mobbing sonucuna ulaşmak için yeterli değildir.
Ancak çalışan sistematik şekilde dışlanıyor, görevleri azaltılıyor, aşağılanıyor, diğer çalışanlara sağlanan haklardan sürekli mahrum bırakılıyor ve ücret politikası da bu sistematik davranışın parçası olarak kullanılıyorsa olay bütün olarak değerlendirilebilir.
Şirket “Ekonomik Durum Kötü” Diyerek Zam Yapmayabilir mi?
Bağlayıcı bir ücret artışı yükümlülüğü bulunmuyorsa şirketin ekonomik durumu ücret politikasında etkili olabilir.
Ancak işveren sözleşmeyle açıkça belirli bir zam yükümlülüğü üstlenmişse ekonomik güçlük iddiasının bu borcu kendiliğinden ortadan kaldırıp kaldırmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
İşveren Zam Yerine Prim Verebilir mi?
Bu da taraflar arasındaki düzenlemeye bağlıdır.
Sözleşmede belirli ücret artışı zorunlu tutulmuşsa işverenin tek taraflı olarak “Maaşa zam yapmıyorum ama prim veriyorum” demesi her durumda aynı yükümlülüğün yerine getirildiği anlamına gelmez.
Ücret ile prim farklı ücret unsurları olabilir.
Zam Yapmak Yerine Yemek ve Yol Yardımı Artırılabilir mi?
İşveren yan hakları artırabilir. Ancak sözleşmede çıplak veya temel ücretin belirli oranda artırılması kararlaştırılmışsa yemek veya yol yardımındaki artışın bu yükümlülüğün yerine geçip geçmediği sözleşme hükümlerine göre değerlendirilir.
İşveren ücret kalemlerini tek taraflı biçimde değiştirerek işçinin sözleşmesel hakkını etkisiz hâle getiremez.
“Maaş Artışı İşverenin Takdirindedir” Maddesi Ne Anlama Gelir?
Bu tür hükümler işverene belirli bir değerlendirme alanı sağlayabilir.
Ancak sözleşmenin tamamı, işyeri uygulaması, ayrımcılık yasakları ve dürüstlük kuralları birlikte değerlendirilmelidir.
“Takdir yetkisi” ifadesi işverene sınırsız ve keyfî davranma hakkı vermez.
Her Yıl Düzenli Zam Yapılması İşyeri Uygulaması Oluşturabilir mi?
Belirli bir uygulamanın işyeri uygulamasına dönüşüp dönüşmediği somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.
Zammın kaç yıldır uygulandığı, aynı dönemde yapılıp yapılmadığı, oranının sabit veya belirlenebilir olup olmadığı ve işverenin bunu bağlayıcı bir uygulama hâline getirip getirmediği önemlidir.
Örneğin her yıl zam yapılmış olması tek başına gelecek yıl belirli bir yüzde oranında zam yapılacağı sonucunu otomatik olarak doğurmaz.
Üç Yıl Üst Üste TÜFE Oranında Zam Yapılmışsa Dördüncü Yıl da Zorunlu mudur?
Otomatik bir sonuç çıkarılmamalıdır.
Geçmiş uygulamanın bağlayıcı işyeri uygulamasına dönüşüp dönüşmediği araştırılmalıdır. İşverenin uygulamasının sürekliliği, koşulları ve çalışanlarda oluşturduğu haklı beklentinin hukuki niteliği önemlidir.
Bu nedenle yalnızca önceki üç yılın zam oranlarına bakılarak kesin sonuç verilmemelidir.
Toplu İş Sözleşmesinde Zam Varsa İşveren Uymak Zorunda mı?
Toplu iş sözleşmesinin kapsamındaki çalışanlar bakımından ücret artış hükümleri bağlayıcı olabilir.
Bu durumda işveren ücret artışını yalnızca kendi takdirine göre belirleyemez.
Toplu iş sözleşmesindeki oran, tarih ve hesaplama yöntemi esas alınmalıdır.
İşveren Zamdan Sonra Maaşı Tekrar Düşürebilir mi?
Ücret iş sözleşmesinin temel unsurlarındandır.
İşveren yapılmış ücret artışını daha sonra keyfî biçimde geri alıp işçinin ücretini tek taraflı olarak düşüremez.
Ücretin azaltılması çalışma koşullarında esaslı değişiklik hükümleri bakımından değerlendirilir ve İş Kanunu m.22 önem kazanır.
Çalışan Kabul Etmeden Maaş Düşürülebilir mi?
İşverenin çalışma koşullarında esaslı değişiklik yapmak istemesi hâlinde İş Kanunu m.22 kapsamındaki şartlar gündeme gelir.
Ücretin düşürülmesi bunun en tipik örneklerinden biridir.
Bu nedenle çalışanın yazılı kabulü bulunmadan yapılan ücret düşürme işlemleri ciddi işçilik alacağı ve fesih uyuşmazlıklarına yol açabilir.
Enflasyon Nedeniyle Ücret Reel Olarak Düşerse İşçi Fark Talep Edebilir mi?
Nominal ücret aynı kalmasına rağmen enflasyon nedeniyle ücretin satın alma gücünün düşmesi, tek başına işverenden otomatik “enflasyon farkı” talep edilmesini sağlayan genel bir düzenleme değildir.
Enflasyon farkı talebinin dayanağı sözleşme, toplu iş sözleşmesi veya bağlayıcı başka bir düzenleme olabilir.
Zam Farkı Geriye Dönük İstenebilir mi?
İşçinin sözleşmeden veya bağlayıcı başka bir kaynaktan doğan ücret artışı hakkı uygulanmamışsa oluşan ücret farklarının talep edilmesi gündeme gelebilir.
Örneğin sözleşmeye göre ocak ayında yapılması gereken artış temmuz ayında uygulanmışsa ocak-haziran dönemi bakımından ücret farkı ortaya çıkabilir.
Bu farkların diğer işçilik alacaklarına etkisi de ayrıca değerlendirilmelidir.
Eksik Zam Kıdem Tazminatını Etkiler mi?
Hak kazanılan ücret artışı uygulanmamışsa işçinin gerçek ücretinin belirlenmesi kıdem tazminatı hesabını da etkileyebilir.
Tazminat hesabında yalnızca bordroda yazılı rakama bakılması her uyuşmazlıkta yeterli olmayabilir.
Gerçek ve hukuken hak kazanılmış ücretin belirlenmesi önemlidir.
Eksik Zam Fazla Mesai Ücretini Etkiler mi?
Evet, uygulanması gereken ücret artışı nedeniyle saatlik ücret değişiyorsa buna bağlı fazla çalışma hesapları da etkilenebilir.
Aynı şekilde hafta tatili ve ulusal bayram-genel tatil alacaklarında da ilgili dönemdeki gerçek ücret önem taşıyabilir.
Bordroda Zam Görünüyor Ama İşçiye Eski Maaş Ödeniyorsa Ne Olur?
Bordro ile fiili banka ödemesi arasındaki farklılık ayrıca incelenmelidir.
İşveren bordroda daha yüksek ücret gösterip çalışana daha düşük ödeme yapıyorsa eksik ücret alacağı gündeme gelebilir.
Banka kayıtları, bordrolar, iş sözleşmesi ve diğer ücret belgeleri birlikte değerlendirilmelidir.
Maaşın Bir Kısmı Elden Ödeniyorsa Zam Nasıl Hesaplanır?
Öncelikle gerçek ücretin tespit edilmesi gerekir.
Örneğin bordroda 30.000 TL görünen ancak gerçekte 45.000 TL ücret alan işçinin zam uyuşmazlığında yalnızca bordro rakamı üzerinden değerlendirme yapılması gerçek ücret tartışmasına yol açabilir.
Banka kayıtları, bordrolar, yazışmalar, emsal ücret araştırması ve diğer deliller somut olayda önem kazanabilir.
WhatsApp’tan “Ocakta Yüzde 30 Zam Yapacağız” Denilmişse Bağlayıcı Olur mu?
Mesajın kim tarafından gönderildiği, gönderen kişinin işveren adına yetkisi, ifadenin kesin bir taahhüt olup olmadığı ve yazışmanın bağlamı değerlendirilmelidir.
Örneğin insan kaynakları yetkilisinin tüm personele gönderdiği kesin bir ücret artışı bildirimi ile çalışma arkadaşları arasındaki tahmini konuşma aynı hukuki değere sahip değildir.
İş İlanında Belirtilen Yıllık Zam Taahhüdü Bağlayıcı mıdır?
İş ilanındaki ifadeler tek başına her zaman sözleşmesel hak oluşturmayabilir.
Ancak işe giriş görüşmeleri, teklif mektubu, iş sözleşmesi ve sonradan yapılan yazılı bildirimlerle birlikte değerlendirilmesi gerekebilir.
Özellikle çalışanın işe kabulünün belirli ücret artışı taahhüdüne dayandığı iddia ediliyorsa belgeler önemlidir.
İşveren Zam Oranını Sonradan Değiştirebilir mi?
Ücret artışı tamamen işverenin takdirindeyse dönemsel politika değişiklikleri yapılabilir.
Ancak bağlayıcı sözleşme hükmü, toplu iş sözleşmesi veya kazanılmış bir çalışma koşulu bulunuyorsa işverenin tek taraflı değişiklik yapabilmesi sınırlanabilir.
Enflasyon Nedeniyle Ücrete Zam Yapılmaması İşçi Açısından Nasıl Değerlendirilmeli?
Çalışan öncelikle yalnızca enflasyon oranına bakmamalıdır.
İş sözleşmesinde yıllık ücret artışı bulunup bulunmadığı, varsa oran veya hesaplama yönteminin ne olduğu, toplu iş sözleşmesinin bulunup bulunmadığı, geçmiş yıllardaki ücret uygulamasının niteliği, benzer durumdaki çalışanlara nasıl zam yapıldığı ve ücretin yasal asgari seviyenin altında kalıp kalmadığı birlikte değerlendirilmelidir.
Bu inceleme sonucunda gerçekten uygulanması gereken bir ücret artışı bulunduğu hâlde işverenin bunu yapmadığı belirlenirse ücret farkı ve buna bağlı diğer işçilik alacakları gündeme gelebilir.
İşveren Enflasyon Nedeniyle Ücrete Zam Yapmak Zorunda mı?
Sonuç olarak işverenin yalnızca enflasyon yükseldiği için bütün çalışanların ücretlerini otomatik olarak enflasyon oranında artırmasını zorunlu kılan genel bir iş hukuku kuralı bulunmamaktadır.
Ancak bu sonuç her işçi için “İşveren isterse hiç zam yapmaz” şeklinde yorumlanmamalıdır.
İş sözleşmesinde yıllık zam hükmü varsa, toplu iş sözleşmesi ücret artışı öngörüyorsa, bağlayıcı hâle gelmiş bir işyeri uygulaması söz konusuysa veya ücret yeni asgari ücret seviyesinin altında kalıyorsa hukuki durum değişebilir. Ayrıca zam politikasının ayrımcı biçimde uygulanması da ayrı bir uyuşmazlık yaratabilir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, ücret artışı uyuşmazlıklarında yalnızca enflasyon oranına bakmak yerine iş sözleşmesinin, bordroların, banka ödemelerinin, geçmiş yıllardaki zam uygulamalarının ve işyerindeki karşılaştırılabilir çalışanlara yönelik ücret politikasının birlikte incelenmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Enflasyon ve Ücret Artışı Uyuşmazlıklarında Dikkat Edilmesi Gerekenler
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere Türkiye genelinde ücret artışlarına ilişkin uyuşmazlıklarda özellikle beyaz yakalı çalışanların, uzun süredir aynı işyerinde çalışanların ve asgari ücretin üzerinde maaş alan işçilerin “Asgari ücret yükseldi ancak benim maaşım değişmedi” şeklindeki şikâyetleriyle karşılaşılmaktadır.
Bu uyuşmazlıklarda yalnızca çalışanın mevcut maaşı değil, ücretin hangi hukuki düzenlemeye göre belirlendiği önem taşır. İş sözleşmesinde açık bir zam hükmünün bulunması, işverenin yazılı zam taahhüdü vermesi veya ücret artışının toplu iş sözleşmesinden kaynaklanması hâlinde işçinin talebi farklı bir hukuki temele dayanabilir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, ücret farkları, yıllık zam uyuşmazlıkları, gerçek ücretin tespiti, eksik ücret, fazla çalışma, kıdem ve ihbar tazminatı ile iş sözleşmesinin haklı nedenle feshi konularında iş hukuku kapsamında hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. İşveren enflasyon oranında zam yapmak zorunda mı?
Genel olarak hayır. Yalnızca enflasyonun yükselmesi bütün özel sektör ücretlerinin aynı oranda artırılmasını zorunlu kılmaz. Ancak sözleşme veya toplu iş sözleşmesinde buna ilişkin hüküm bulunabilir.
2. İşveren her yıl maaşa zam yapmak zorunda mı?
Bütün özel sektör çalışanları için geçerli genel bir yıllık zam zorunluluğu bulunmamaktadır. Sözleşmesel düzenlemeler ayrıca incelenmelidir.
3. Asgari ücret yüzde 30 artarsa benim maaşım da yüzde 30 artmak zorunda mı?
Hayır. Ücretiniz yeni asgari ücretin üzerinde kalıyorsa, asgari ücretteki artış tek başına aynı oranda zam hakkı oluşturmaz.
4. İş sözleşmemde TÜFE oranında zam yazıyorsa ne olur?
Açık ve bağlayıcı bir sözleşme hükmü varsa işverenin bu hükme uygun davranması gerekebilir. Kullanılan TÜFE ölçütünün sözleşmede nasıl tanımlandığı da önemlidir.
5. İşveren herkese zam yapıp yalnızca bana yapmayabilir mi?
Farklı zam oranları her durumda hukuka aykırı değildir. Ancak ayrımcı veya hukuken korunamayacak bir farklılık bulunuyorsa eşit davranma borcu gündeme gelebilir.
6. Zam yapılmadığı için istifa edersem kıdem tazminatı alabilir miyim?
Sadece beklenen zammın yapılmaması otomatik olarak kıdem tazminatı hakkı doğurmaz. Sözleşmesel ücret artışının uygulanmaması nedeniyle eksik ücret ödenmesi gibi durumlar ayrıca değerlendirilmelidir.
7. İşveren zam yerine prim verebilir mi?
Sözleşmede zorunlu temel ücret artışı varsa prim ödemesinin bunun yerine geçip geçmeyeceği sözleşmeye göre belirlenir.
8. Geçmiş yıllarda sürekli zam yapıldıysa bu yıl da zam zorunlu mudur?
Geçmiş uygulamanın bağlayıcı işyeri uygulamasına dönüşüp dönüşmediği somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.
9. Yapılması gereken zam eksik uygulanırsa fark ücret istenebilir mi?
Bağlayıcı ücret artışı hakkı varsa ve eksik uygulanmışsa şartlarına göre ücret farkı talep edilebilir.
10. Zam farkı kıdem ve fazla mesai hesabını etkiler mi?
Hak kazanılmış gerçek ücretin farklı olması, ilgili dönemlerdeki kıdem tazminatı ve ücret esaslı diğer işçilik alacaklarının hesabını etkileyebilir.
Uzman Hukuki Destek
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa ve Türkiye genelinde hizmet veren FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, ücret artışı, eksik ücret, gerçek ücretin tespiti, iş sözleşmesindeki zam hükümleri ve işçilik alacakları uyuşmazlıklarında profesyonel hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, özellikle işverenin sözleşmede kararlaştırılan ücret artışını uygulamaması, çalışanlar arasında farklı zam oranları belirlenmesi, asgari ücret artışının mevcut maaşlara etkisi, eksik ücret nedeniyle haklı fesih ve geriye dönük ücret farklarının talep edilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda hukuki destek sunmaktadır.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Kule Plaza, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr




