
Maaşın Sürekli Farklı Günlerde Ödenmesi Haklı Fesih Nedeni midir? 2026 Güncel Rehber
15 Ekim 2026
Gerçek Maaşın SGK’ya Eksik Bildirilmesi Emekli Maaşını Nasıl Etkiler? 2026 Güncel Rehber
15 Ekim 2026İşveren SGK primlerini hiç bildirmez, çalışma günlerini eksik gösterir veya gerçek maaşı düşük bildirirse işçi ne yapabilir? SGK şikâyeti, hizmet tespiti davası, gerçek ücretin ispatı, emeklilik ve işçilik alacaklarına etkilerini 2026 güncel rehberimizde açıklıyoruz.
İşçinin fiilen çalışmasına rağmen Sosyal Güvenlik Kurumuna hiç bildirilmemesi, çalışma günlerinin eksik gösterilmesi veya gerçek ücretinin altında bir kazanç üzerinden sigortalı bildirilmesi işçinin yalnızca bugünkü haklarını değil, ileride alacağı emekli aylığını ve sosyal güvenlik haklarını da etkileyebilir.
Örneğin işçi ayda 30 gün çalışmasına rağmen SGK kayıtlarında 15 gün çalışmış gösterilebilir. İşçinin gerçek ücreti 70.000 TL olmasına rağmen prime esas kazancı çok daha düşük bir tutardan bildirilebilir veya işçi yıllardır aynı işyerinde çalışmasına rağmen işe giriş bildirgesi aylar sonra verilmiş olabilir.
Bu durumda işçinin yalnızca “İşveren primimi yatırmadı.” demesi yerine öncelikle hangi SGK bildiriminin eksik veya yanlış olduğunu belirlemesi gerekir.
Çünkü sigortalılığın hiç bildirilmemesi, gün sayısının eksik bildirilmesi ve prime esas kazancın düşük gösterilmesi aynı hukuki sorun değildir.
İşveren Çalışanı SGK’ya Bildirmek Zorunda mı?
İşveren, sigortalı çalıştırdığı işçiyi sosyal güvenlik mevzuatına uygun şekilde SGK’ya bildirmekle yükümlüdür. Sigortalılık işverenin isteğine bırakılmış bir konu değildir ve işçi ile işverenin “SGK yapılmayacak” şeklinde anlaşması kural olarak işverenin kanuni yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.
Bu nedenle işverenin işçiye “Maaşını biraz yüksek vereyim ama sigorta yapmayalım.” demesi işçinin sosyal güvenlik haklarını ortadan kaldırmaz.
İşveren SGK Primlerini Hiç Bildirmezse Ne Olur?
İşçi fiilen çalıştığı hâlde SGK sisteminde hiç görünmüyorsa kayıt dışı çalışma söz konusu olabilir. İşçi çalışma döneminin tespit edilmesi için idari ve yargısal yollara başvurabilir.
Burada temel mesele işçinin gerçekten ilgili işyerinde çalışıp çalışmadığının ve çalışmanın hangi tarihler arasında gerçekleştiğinin ortaya konulmasıdır.
İşçi SGK Kayıtlarını Önce Kontrol Etmeli mi?
Evet. İşçinin ilk yapması gerekenlerden biri kendi sigortalılık kayıtlarını kontrol etmektir.
İşe giriş tarihi, aylık prim ve hizmet bilgileri, bildirilen gün sayısı ve prime esas kazanç incelenmelidir. Böylece uyuşmazlığın yalnızca prim miktarıyla mı ilgili olduğu, yoksa bazı çalışma dönemlerinin tamamen kayıtsız mı bırakıldığı anlaşılabilir.
Ayda 30 Gün Çalışan İşçi 15 Gün Gösterilebilir mi?
İşçinin gerçekte 30 gün çalışmasına rağmen herhangi bir hukuki dayanak olmaksızın sistematik biçimde daha az gün bildirilmesi hukuka uygun değildir.
Örneğin işçi haftanın altı günü düzenli şekilde çalışıyor ancak her ay SGK’ya 10 veya 15 gün bildiriliyorsa fiili çalışma ile resmi kayıt arasında ciddi bir fark bulunmaktadır.
Bu durumda çalışma düzenini gösteren belgeler önem kazanır.
Maaşın SGK’ya Düşük Bildirilmesi Ne Demektir?
Uygulamada çok sık karşılaşılan başka bir durum, işçinin gerçek ücretinin bir kısmının bankadan, kalan kısmının ise elden ödenmesi ve SGK bildiriminin daha düşük ücret üzerinden yapılmasıdır.
Örneğin işçinin gerçekte aylık 60.000 TL ücret aldığını ancak SGK’ya daha düşük prime esas kazanç üzerinden bildirildiğini düşünelim. İşveren yalnızca banka hesabına yatırdığı kısmı resmi ücret olarak gösteriyor olabilir.
Bu durumda uyuşmazlık prime esas kazancın gerçek tutarının tespiti üzerinde yoğunlaşabilir.
İşçinin Maaşının Bir Kısmının Elden Ödenmesi Yasaya Uygun mu?
Sorunun esas noktası ödemenin hangi araçla yapıldığından ziyade gerçek ücretin resmi kayıtlara doğru yansıtılıp yansıtılmadığıdır.
İşçiye gerçekte daha yüksek ücret ödenmesine rağmen SGK bildiriminin düşük yapılması sosyal güvenlik hakları bakımından sonuç doğurabilir.
Ayrıca gerçek ücret kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ve diğer işçilik alacaklarının hesaplanmasında da önem taşıyabilir.
Gerçek Maaş Nasıl İspatlanabilir?
Gerçek ücretin tespitinde yalnızca iş sözleşmesine bakılması yeterli olmayabilir. Özellikle uzun süredir düşük ücret gösterilen işyerlerinde farklı deliller birlikte değerlendirilebilir.
Banka hesap hareketleri, ücret bordroları, iş sözleşmesi, işyeri yazışmaları, e-postalar, WhatsApp mesajları, ücret artışına ilişkin görüşmeler, şirket içi kayıtlar, tanık anlatımları, işçinin görevi ve mesleki kıdemi ile emsal ücret araştırmaları somut olayda önem taşıyabilir.
Örneğin üst düzey bir pozisyonda çalışan kişinin sürekli asgari ücret düzeyinde gösterilmesi hâlinde işin niteliği ve emsal ücretler de uyuşmazlık bakımından değerlendirilebilir.
Bordroyu İmzalamış İşçi Gerçek Ücretini İspatlayabilir mi?
İmzalı bordro önemli bir delildir ancak her uyuşmazlığın yalnızca bordroya bakılarak sonuçlandırılması doğru değildir.
Bordronun içeriği, ihtirazi kayıt bulunup bulunmadığı, banka ödemeleri ve diğer deliller birlikte değerlendirilir.
Özellikle bordroda yazılı ücret ile fiilen yapılan ödemeler arasında fark bulunduğu iddia ediliyorsa ödeme kayıtlarının ayrıntılı incelenmesi gerekebilir.
İşveren “İşçi Kendisi Sigorta İstemedi” Diyebilir mi?
Bu savunma işverenin sosyal güvenlik yükümlülüğünü kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Zorunlu sigortalılığa ilişkin yükümlülükler tarafların kişisel tercihine bırakılamaz.
İşçinin “Beni sigortasız çalıştırın.” şeklindeki talebi bulunduğu ileri sürülse dahi işverenin kanuni bildirim yükümlülüğü ayrıca devam eder.
İşveren “Deneme Süresindeydi, SGK Yapmadım” Diyebilir mi?
Deneme süresi sigortasız çalışma dönemi değildir. İş sözleşmesinde deneme kaydı bulunması, işverenin sosyal güvenlik yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.
Bu nedenle “İlk iki ay denemeydi, daha sonra sigortanı başlattık.” şeklindeki uygulamalar çalışma başlangıç tarihi bakımından uyuşmazlık yaratabilir.
İşe Giriş Tarihi Geç Gösterilirse Ne Yapılabilir?
İşçi fiilen 1 Ocak tarihinde işe başlamış ancak SGK işe giriş kaydı 1 Mart olarak yapılmış olabilir. Böyle bir durumda aradaki iki aylık çalışmanın ispatlanması gerekebilir.
İşçinin o dönemde işyerinde bulunduğunu ve çalıştığını gösteren kayıtlar önemlidir. Örneğin işyeri giriş kayıtları, vardiya çizelgeleri, e-postalar, banka ödemeleri, görev yazışmaları ve tanık anlatımları değerlendirilebilir.
İşçi SGK’ya Şikâyette Bulunabilir mi?
Evet. Kayıt dışı veya eksik bildirilen çalışmaya ilişkin olarak SGK nezdinde inceleme talep edilmesi gündeme gelebilir.
Ancak SGK’ya başvuru ile hizmet tespiti davası aynı şey değildir. Somut olayda idari incelemenin yeterli olup olmayacağı ve ayrıca dava açılması gerekip gerekmediği değerlendirilmelidir.
SGK Denetimi Yapılırsa Ne İncelenir?
Somut olayın özelliklerine göre işyerinin kayıtları, çalışanların durumu, ücret ve çalışma belgeleri ile diğer veriler incelenebilir.
İşverenin kayıt dışı veya eksik bildirim yaptığı tespit edilirse sosyal güvenlik mevzuatı kapsamında prim ve idari yaptırım sonuçları ortaya çıkabilir.
Ancak işçinin kendi hizmetlerinin kayıtlara geçirilmesi bakımından ayrıca hukuki süreç gerekebileceği unutulmamalıdır.
Hizmet Tespiti Davası Nedir?
Hizmet tespiti davası, sigortalı olarak çalışılması gereken ancak SGK’ya hiç bildirilmeyen veya eksik bildirilen çalışma sürelerinin tespit edilmesine yönelik önemli hukuki yollardan biridir.
Örneğin işçi 2023-2026 arasında kesintisiz çalışmış ancak 2024 yılındaki bazı aylar hiç bildirilmemiş olabilir. İşçi şartları varsa bildirilmeyen hizmetlerinin tespitini isteyebilir.
Hizmet Tespiti Davasında Kime Karşı Dava Açılır?
Hizmet tespiti davalarının taraf yapısı ve SGK’nın davadaki konumu sosyal güvenlik mevzuatı ve usul hükümleri çerçevesinde belirlenir.
Dava hazırlanırken işverenin gerçek ve tüzel kişi yapısı, işyeri sicili, çalışma dönemleri ve varsa işyeri devri gibi hususlar doğru belirlenmelidir.
Hizmet Tespiti Davasında Süre Var mı?
Evet. Hizmet tespiti uyuşmazlıklarında hak düşürücü süre özellikle önemlidir. 5510 sayılı Kanun kapsamında belirli koşullarda çalışmanın geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıllık süre gündeme gelmektedir.
Ancak sürenin uygulanıp uygulanmayacağı somut olayın özelliklerine göre değişebilir. SGK’ya verilmiş belgeler, Kurumun çalışmadan haberdar olup olmadığı ve bildirimin niteliği gibi hususlar değerlendirmeyi etkileyebilir.
Bu nedenle “Beş yıl geçti, hiçbir hakkım kalmadı.” veya “Her durumda geçmişin tamamını alabilirim.” şeklinde kesin varsayımlarla hareket edilmemelidir.
Hizmet Tespiti Davasında Tanık Yeterli midir?
Tanık anlatımları önemli olabilir ancak mümkün olduğunca objektif kayıtlarla desteklenmesi yararlıdır.
Özellikle aynı dönemde aynı işyerinde çalışan bordrolu çalışanlar, komşu işyeri çalışanları veya çalışma düzenini doğrudan bilen kişiler somut olayda önem taşıyabilir.
Bununla birlikte yalnızca soyut ve genel tanık anlatımlarına dayanmak yerine çalışma tarihlerini ve iş ilişkisini gösteren diğer deliller de dosyaya kazandırılmalıdır.
WhatsApp Mesajları Delil Olabilir mi?
İş ilişkisini ve çalışma tarihlerini gösteren hukuka uygun şekilde elde edilmiş WhatsApp yazışmaları somut olayda delil olarak değerlendirilebilir.
Örneğin işverenin işçiye vardiya gönderdiği, görev verdiği veya maaş ödemesinden bahsettiği mesajlar çalışma olgusunu destekleyebilir.
Ancak ekran görüntüsünün kime ait olduğu, bütünlüğü ve hukuka uygun elde edilip edilmediği ayrıca önemlidir.
E-Postalar Çalışmayı İspatlayabilir mi?
Evet. Kurumsal e-posta hesabından gerçekleştirilen iş yazışmaları özellikle çalışma başlangıcı ve fiili çalışma bakımından güçlü destekleyici veriler sağlayabilir.
İşçinin henüz SGK’ya bildirilmediği tarihlerde müşterilere şirket adına e-posta gönderdiğinin görülmesi, somut olayın diğer delilleriyle birlikte değerlendirilebilir.
Kamera Kayıtları Kullanılabilir mi?
İşyerinde işçinin düzenli olarak bulunduğunu gösteren hukuka uygun kamera kayıtları bazı uyuşmazlıklarda önemli olabilir.
Ancak kamera kayıtlarının saklama süreleri sınırlı olabileceğinden uyuşmazlık ortaya çıktıktan uzun süre sonra bu kayıtların mevcut olmayabileceği dikkate alınmalıdır.
Personel Giriş Kartı Kayıtları Önemli midir?
Evet. Turnike, kartlı geçiş veya elektronik giriş-çıkış kayıtları işçinin belirli tarihlerde işyerinde bulunduğunu gösterebilir.
Ancak işyerinde bulunmak ile çalışmak her durumda aynı şey değildir. Bu nedenle kayıtlar diğer delillerle birlikte değerlendirilmelidir.
Banka Ödemeleri Sigortasız Çalışmayı İspatlar mı?
İşveren veya şirket tarafından işçiye düzenli yapılan ödemeler çalışma ilişkisini destekleyebilir.
Özellikle her ay aynı tarihlerde yapılan ve açıklamasında “maaş”, “ücret” veya benzeri ifadeler bulunan ödemeler önemli olabilir.
Açıklamasız transferlerde ise ödemenin hukuki sebebi ayrıca araştırılmalıdır.
Elden Maaş Alan İşçi Hakkını Kaybeder mi?
Hayır. Ücretin elden ödenmiş olması tek başına işçinin sigortalılık veya işçilik haklarını ortadan kaldırmaz.
Ancak elden ödemenin miktarını ispatlamak daha zor olabilir. Bu nedenle gerçek ücretin belirlenmesinde işçinin görevi, kıdemi, mesleği, işyeri uygulaması ve diğer deliller önem kazanabilir.
İşveren Primleri Ödememişse İşçinin Sigortalılığı Silinir mi?
Burada bildirim ile prim borcunun ödenmesi birbirinden ayrılmalıdır.
İşveren işçiyi SGK’ya doğru şekilde bildirmiş ancak tahakkuk eden primleri Kuruma ödememiş olabilir. İşverenin prim borcunu ödememesi ile işçinin hiç bildirilmemesi aynı durum değildir.
Bu ayrım özellikle işçinin hangi hukuki yola başvurması gerektiğini belirler.
İşçi Bildirilmiş Ama İşveren Prim Borcunu Ödememişse Ne Olur?
İşçinin hizmetleri SGK kayıtlarında doğru biçimde bulunuyorsa işverenin Kuruma olan prim borcu ayrı bir meseledir.
İşçi bu nedenle kendisini otomatik olarak “sigortasız çalışmış” kabul etmemelidir.
Öncelikle hizmet dökümünde gün ve prime esas kazanç bilgilerinin doğru olup olmadığı kontrol edilmelidir.
Eksik SGK Primi Emekliliği Etkiler mi?
Eksik bildirilen çalışma günleri emeklilik için gereken prim gün sayısını etkileyebilir. Prime esas kazancın gerçeğin altında bildirilmesi ise ileride bağlanacak aylığın hesabı üzerinde sonuç doğurabilir.
Bu nedenle sorun yalnızca işten ayrılırken alınacak tazminat meselesi değildir.
Düşük SGK Bildirimi Kıdem Tazminatını Etkiler mi?
Kıdem tazminatının hesabında işçinin gerçek ücretinin belirlenmesi önemlidir.
İşverenin SGK’ya düşük ücret bildirmesi, işçinin gerçek ücretinin de mutlaka bu tutar olduğu anlamına gelmez.
Gerçek ücret daha yüksekse bunun hukuken ispatlanması hâlinde işçilik alacaklarının hesabında gerçek ücret esas alınabilir.
İhbar Tazminatı da Gerçek Ücretten mi Hesaplanır?
İhbar tazminatı bakımından da gerçek ücretin doğru belirlenmesi önem taşır.
Bu nedenle SGK kayıtlarında görünen ücret ile işçinin fiilen aldığı ücret arasında fark varsa ücret uyuşmazlığı işçilik alacaklarının miktarını doğrudan etkileyebilir.
Fazla Mesai Hesabını Etkiler mi?
Evet. Fazla çalışma ücretinin hesabında ücret düzeyi önemlidir.
İşveren işçinin gerçek ücretini düşük gösteriyorsa yalnızca sosyal güvenlik primleri değil fazla çalışma, hafta tatili ve bazı diğer işçilik alacaklarının hesabı da tartışmalı hâle gelebilir.
SGK Primlerinin Eksik Bildirilmesi İşçiye Haklı Fesih Hakkı Verebilir mi?
İşverenin işçinin sosyal güvenlik haklarını ihlal eden uygulamaları iş sözleşmesinin haklı nedenle feshi bakımından önem taşıyabilir.
Özellikle sigortanın hiç yapılmaması veya gerçek ücretin sistematik şekilde düşük bildirilmesi somut olayın koşullarına göre haklı fesih iddiasına dayanak oluşturabilir.
Ancak işçinin fesih iradesini ve gerekçesini doğru şekilde ortaya koyması önemlidir.
İşçi Önce İstifa Edip Sonra Dava Açabilir mi?
“İstifa” kelimesinin kullanılması hukuki sonucu her zaman tek başına belirlemez. İşçinin hangi nedenle iş sözleşmesini sona erdirdiği ve fesih iradesinin içeriği önemlidir.
Örneğin işçi yalnızca “kendi isteğimle ayrılıyorum” şeklinde bir belge imzalarsa daha sonra haklı fesih iddiasının ispatı zorlaşabilir.
Bu nedenle SGK eksikliği nedeniyle işten ayrılmayı düşünen işçinin fesih metnini dikkatli hazırlaması gerekir.
İşveren “Düzeltirim” Derse İşçi Beklemeli mi?
İşverenin hatalı bildirimi sonradan düzeltmesi mümkün olabilir. Ancak yalnızca sözlü:
“Merak etme, ileride düzeltiriz.”
vaadine güvenerek uzun süre beklemek özellikle hak düşürücü sürelerin bulunduğu uyuşmazlıklarda risk yaratabilir.
İşçinin SGK kayıtlarını düzenli kontrol etmesi yararlıdır.
İşten Ayrıldıktan Sonra SGK Eksikliği İçin Başvuru Yapılabilir mi?
Evet. İş ilişkisinin sona ermiş olması sosyal güvenlik uyuşmazlığının otomatik olarak sona erdiği anlamına gelmez.
Ancak başvurulacak yol ve süreler somut çalışma dönemine göre değerlendirilmelidir.
İşyerinin Kapanması Hizmet Tespiti Davasını Engeller mi?
İşyerinin kapanmış olması geçmişteki çalışmanın hiçbir şekilde ispatlanamayacağı anlamına gelmez.
Şirket kayıtları, SGK kayıtları, banka hareketleri, tanıklar ve diğer deliller üzerinden geçmiş çalışma araştırılabilir.
Ancak işveren şirketin tasfiye edilmesi veya tüzel kişilik yapısındaki değişiklikler taraf ve takip bakımından ayrıca incelenmelidir.
Şirket El Değiştirirse Eski SGK Eksiklikleri Ne Olur?
İşyeri devri ve şirket paylarının devri birbirinden farklı hukuki işlemlerdir. Bu nedenle “şirket satıldı, eski dönemden kimse sorumlu değil” şeklinde genel bir sonuç çıkarılamaz.
İşverenin kim olduğu, işyerinin devredilip devredilmediği ve çalışma ilişkisinin kesintisiz devam edip etmediği incelenmelidir.
İşveren İşçiyi Başka Şirket Üzerinden Sigortalı Gösterirse Ne Olur?
İşçi fiilen A şirketinde çalışırken SGK bildirimi B şirketinden yapılmış olabilir.
Bu durumda gerçek işveren ilişkisinin ve işçinin fiilen hangi iş organizasyonu içinde çalıştığının tespit edilmesi gerekebilir.
Özellikle grup şirketlerinde yalnızca bordro üzerindeki şirket adına bakılarak sonuca gidilmemelidir.
İşçi Bir Şirkette Çalışıp Başka Şirketten Maaş Alıyorsa Ne Olur?
Bu durum tek başına hukuka aykırılığı kanıtlamaz. Grup şirketleri veya farklı hukuki ilişkiler söz konusu olabilir.
Ancak gerçek işverenin kim olduğu tartışmalıysa işe alma, talimat verme, ücret ödeme, çalışma organizasyonu ve fesih yetkisinin kim tarafından kullanıldığı gibi unsurlar birlikte incelenmelidir.
SGK’ya Eksik Meslek Kodu Bildirilmesi de Önemli midir?
Meslek kodunun gerçeğe aykırı bildirilmesi ayrı bir sosyal güvenlik uyuşmazlığı oluşturabilir.
Örneğin nitelikli uzman pozisyonunda çalışan kişinin farklı ve düşük nitelikli bir meslek koduyla bildirilmesi, gerçek çalışma koşullarının tespitinde dikkate alınabilir.
Ancak meslek kodu tek başına gerçek ücretin kesin kanıtı değildir.
İşverenin SGK Kayıtlarını Düzeltmesi Davayı Gereksiz Hâle Getirebilir mi?
İşveren bütün eksiklikleri mevzuata uygun biçimde düzeltmiş ve SGK kayıtları gerçek çalışma durumunu yansıtıyorsa uyuşmazlığın kapsamı değişebilir.
Bu nedenle dava öncesinde güncel hizmet dökümünün tekrar kontrol edilmesi yararlıdır.
İşçi Delillerini Ne Zaman Toplamalıdır?
Mümkün olduğunca çalışma devam ederken hukuka uygun deliller korunmalıdır.
İşten ayrıldıktan sonra kurumsal e-posta hesabı kapatılabilir, vardiya sistemine erişim sona erebilir ve bazı elektronik kayıtlar zaman içinde silinebilir.
Ancak işçinin delil toplarken işverenin ticari sırlarını hukuka aykırı biçimde ele geçirmemesi ve yetkisiz sistem erişiminde bulunmaması gerekir.
SGK Eksikliği Nedeniyle Dava Açılacaksa Dosyada Neler Olmalı?
İyi hazırlanmış bir dosyada somut olaya göre işe giriş ve çıkış kayıtları, SGK hizmet dökümü, bordrolar, banka hesap hareketleri, iş sözleşmesi, ücret yazışmaları, görev belgeleri, kurumsal e-postalar, vardiya kayıtları ve tanık bilgileri birlikte değerlendirilebilir.
Amaç yalnızca çok sayıda belge sunmak değil, işçinin hangi tarihlerde, hangi işyerinde, hangi ücretle ve ne şekilde çalıştığını tutarlı biçimde ortaya koymaktır.
İşveren Primleri SGK’ya Bildirmezse İşçi Ne Yapabilir?
İşçinin izleyeceği yol öncelikle ihlalin türüne göre belirlenmelidir. İşçi tamamen sigortasız çalıştırılmış olabilir, çalışma günleri eksik gösterilmiş olabilir, işe giriş tarihi geç bildirilmiş olabilir veya gerçek ücreti SGK’ya düşük bildirilmiş olabilir.
Bu nedenle öncelikle SGK kayıtları incelenmeli, ardından fiili çalışma ve gerçek ücreti gösteren deliller korunmalıdır. Somut olayın şartlarına göre SGK’ya başvuru, hizmet tespiti, prime esas kazancın tespitine ilişkin talepler ve işçilik alacaklarına yönelik hukuki yollar birlikte değerlendirilebilir.
Özellikle hizmet tespiti uyuşmazlıklarında sürelerin bulunması nedeniyle yıllarca beklemek ciddi hak kayıplarına neden olabilir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, SGK uyuşmazlıklarında yalnızca işçinin sigorta girişinin bulunup bulunmadığına değil, bildirilen gün sayısına ve prime esas kazanç tutarına da bakılması gerektiğini vurgulamaktadır. Çünkü bir işçinin sistemde “sigortalı” görünmesi, bütün çalışma ve ücret bilgilerinin doğru bildirildiği anlamına gelmez.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK ile SGK ve İşçilik Alacakları Uyuşmazlıkları
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere Türkiye genelinde çalışanların sigortasız çalıştırılması, SGK günlerinin eksik bildirilmesi ve gerçek ücretin düşük gösterilmesi iş hukukunda sık karşılaşılan uyuşmazlıklardır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, hizmet tespiti, gerçek ücretin belirlenmesi, eksik SGK bildirimi, işçilik alacakları ve haklı fesih uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. İşveren beni hiç SGK’ya bildirmediyse ne yapabilirim?
Fiili çalışmanın tespiti için SGK nezdindeki yollar ve şartları varsa hizmet tespiti davası değerlendirilebilir.
2. 30 gün çalıştığım hâlde 15 gün bildirilmişsem ne yapabilirim?
Eksik bildirilen çalışma günlerinin tespit edilmesi talep edilebilir. Fiili çalışma düzenini gösteren deliller önemlidir.
3. Maaşım 60.000 TL ancak SGK’ya daha düşük bildiriliyor. Hak talep edebilir miyim?
Gerçek ücretin ispatlanması hâlinde prime esas kazanç ve işçilik alacakları bakımından hukuki sonuçlar gündeme gelebilir.
4. Maaşın bir kısmını elden almam haklarımı kaybettirir mi?
Tek başına hayır. Ancak gerçek ücretin ispatı daha önemli hâle gelir.
5. İşveren prim borcunu SGK’ya ödememişse hizmetlerim silinir mi?
İşverenin prim borcunu ödememesi ile işçinin hiç veya eksik bildirilmesi aynı şey değildir. Öncelikle hizmet dökümünün doğru olup olmadığı kontrol edilmelidir.
6. Deneme süresinde sigorta yapılmaması mümkün mü?
Hayır. Deneme süresi işverenin sigortalılık bildirim yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
7. Hizmet tespiti davasında süre var mı?
Evet. Kanunda öngörülen hak düşürücü süreler bulunabilir ve sürenin uygulanması somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.
8. WhatsApp mesajları sigortasız çalışmayı ispatlayabilir mi?
Hukuka uygun elde edilmiş ve iş ilişkisini gösteren yazışmalar diğer delillerle birlikte kullanılabilir.
9. SGK’nın düşük gösterilmesi nedeniyle işten ayrılırsam kıdem tazminatı alabilir miyim?
Somut olayın koşullarına göre sosyal güvenlik haklarının ihlali haklı fesih bakımından değerlendirilebilir. Fesih gerekçesinin doğru oluşturulması önemlidir.
10. İşten ayrıldıktan sonra geçmiş SGK eksikliklerini talep edebilir miyim?
Evet, şartları bulunuyorsa mümkündür. Ancak özellikle hizmet tespitindeki süreler nedeniyle gecikmeden değerlendirme yapılmalıdır.
Uzman Hukuki Destek
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa ve Türkiye genelinde hizmet veren FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, sigortasız çalışma, eksik prim günü, düşük ücret üzerinden SGK bildirimi, hizmet tespiti ve buna bağlı işçilik alacakları konusunda hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, özellikle gerçek ücret ile SGK’ya bildirilen ücret arasındaki farkın ispatı, eksik çalışma günlerinin tespiti ve işverenin sosyal güvenlik yükümlülüklerini ihlal etmesinden kaynaklanan işçi haklarının korunmasına ilişkin süreçlerde hukuki destek sunmaktadır.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Kule Plaza, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr




