
Muris Muvazaası Davasında Banka Kayıtları ve Para Hareketleri Nasıl İspat Sağlar? 2026 Güncel Rehber
18 Ağustos 2026
Miras Kalan Gayrimenkulde Hisse Satışı ve Önalım Hakkı Nasıl Kullanılır? 2026 Güncel Rehber
18 Ağustos 2026Miras kalan arsayı kat karşılığı müteahhide vermek için bütün mirasçıların imzası gerekir mi? Bir mirasçı kabul etmezse ne olur? Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, elbirliği mülkiyeti, paylı mülkiyet ve ortaklığın giderilmesi hakkında 2026 rehberi.
Miras kalan bir arsanın müteahhide verilerek üzerinde bina yapılması, özellikle çok sayıda mirasçının bulunduğu taşınmazlarda ciddi hukuki uyuşmazlıklara yol açabilir. Mirasçılardan bazıları arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapmak isterken bir veya birkaç mirasçı projeye karşı çıkabilir. Bu durumda “Çoğunluk karar verirse yeterli olur mu?”, “Bir kardeş imza atmazsa müteahhit inşaata başlayabilir mi?” ve “İmza vermeyen mirasçının payı mahkeme yoluyla alınabilir mi?” soruları ortaya çıkar.
Cevap öncelikle taşınmazın elbirliği mülkiyetine mi yoksa paylı mülkiyete mi tabi olduğuna göre belirlenmelidir. Bununla birlikte arsanın tamamının müteahhide verilmesi, uzun süreli ve kapsamlı bir inşaat projesinin kurulması ve taşınmaz üzerinde önemli tasarrufların gerçekleştirilmesi basit bir yönetim işi değildir. Özellikle elbirliği mülkiyetinin devam ettiği miras ortaklığında kural olarak mirasçıların birlikte hareket etmesi gerekir. Bu nedenle yalnızca çoğunluğun müteahhitle anlaşması her durumda diğer mirasçıyı bağlamaz.
Miras Kalan Arsanın Mülkiyeti Kime Aittir?
Miras bırakanın ölümüyle birlikte miras, kanun gereği mirasçılara geçer.
Birden fazla mirasçı varsa tereke üzerinde miras ortaklığı meydana gelir. Paylaşmaya kadar mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar.
Bu nedenle miras kalan arsa henüz paylaşılmamışsa:
“Arsanın şu köşesi benim, diğer tarafı kardeşimin.”
şeklinde fiziksel bir paylaşım bulunmaz.
Mirasçıların hakları terekenin bütünü üzerindedir.
Elbirliği Mülkiyetinde Müteahhitle Anlaşmak İçin Bütün Mirasçıların İmzası Gerekir mi?
Kural olarak birlikte hareket edilmesi gerekir.
Türk Medeni Kanunu’nun miras ortaklığına ilişkin hükümleri uyarınca mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olduklarından terekeye ait haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.
Bu nedenle miras kalan arsanın tamamını müteahhide vererek kapsamlı bir inşaat projesine sokmak isteyen mirasçıların yalnızca kendi aralarında çoğunluk sağlamaları yeterli olmayabilir.
Özellikle arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin taşınmazın mülkiyet yapısında ve ekonomik geleceğinde meydana getireceği sonuçlar dikkate alındığında bütün hak sahiplerinin hukuki durumunun dikkate alınması gerekir.
Bir Mirasçı İmza Atmazsa Müteahhitle Sözleşme Yapılabilir mi?
Diğer mirasçılar kendi aralarında bazı sözleşmeler yapabilir ancak imza atmayan mirasçının hakkı bu şekilde ortadan kaldırılamaz.
Örneğin beş kardeşe kalan arsada dört kardeş:
“Biz anlaştık, beşinci kardeş istemese de proje yapılacak.”
diyemez.
İmza atmayan mirasçının taşınmaz üzerindeki hakkı devam eder.
Bu nedenle müteahhidin de sözleşme imzalamadan önce tapu kaydını ve mülkiyet yapısını ayrıntılı biçimde incelemesi gerekir.
Mirasçıların Yüzde 90’ı Kabul Ederse Kalan Yüzde 10 Zorlanabilir mi?
Genel miras ve mülkiyet hukuku bakımından sırf ekonomik çoğunluk sağlanması, karşı çıkan mirasçının hakkının otomatik olarak ortadan kalkmasına neden olmaz.
Örneğin arsanın ekonomik değerinin %90’ına karşılık gelen mirasçılar projeyi desteklese bile kalan hak sahibinin mülkiyet hakkı devam eder.
Ancak taşınmazın kentsel dönüşüm gibi özel mevzuata tabi olması hâlinde farklı çoğunluk kuralları gündeme gelebilir.
Bu nedenle normal kat karşılığı inşaat projesi ile özel kanun kapsamındaki dönüşüm süreçleri birbirinden ayrılmalıdır.
Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi Nedir?
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde arsa sahibi, belirli arsa paylarının veya bağımsız bölümlerin müteahhide devrini üstlenirken müteahhit de kararlaştırılan projeye uygun bina yapmayı taahhüt eder.
Uygulamada bu sözleşmeye:
kat karşılığı inşaat sözleşmesi
de denilmektedir.
Bu sözleşme sıradan bir hizmet sözleşmesi değildir. Gayrimenkul üzerinde önemli hukuki ve ekonomik sonuçlar meydana getirir.
Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin Noterde Yapılması Gerekir mi?
Arsa payı devrini içeren kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde taşınmaz mülkiyetinin devrine ilişkin taahhütler bulunduğundan kanunun öngördüğü şekil şartlarına uyulması önemlidir.
Uygulamada sözleşmeler noterlikte düzenleme şeklinde yapılmaktadır.
Sadece tarafların kendi aralarında hazırladığı adi yazılı bir metnin imzalanması, şekil geçerliliği bakımından ciddi sorunlara yol açabilir.
Bu nedenle özellikle yüksek değerli miras arsalarında internetten bulunan standart sözleşmelerle işlem yapılmamalıdır.
Mirasçılardan Biri Diğerlerinin Vekâletiyle Sözleşme İmzalayabilir mi?
Evet, gerekli yetkileri içeren geçerli vekâletnameler bulunuyorsa mirasçılardan biri veya başka bir kişi diğer mirasçıları temsilen işlem yapabilir.
Ancak gayrimenkul işlemleri ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri bakımından vekâletnamenin kapsamı özellikle önemlidir.
Genel ifadeler içeren bir vekâletnamenin her türlü taşınmaz tasarrufu için yeterli olduğu varsayılmamalıdır.
Müteahhitle yapılacak işlem ve taşınmaz devri bakımından gerekli özel yetkilerin bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.
Bir Mirasçı Yurt Dışındaysa Ne Yapılır?
Mirasçının yurt dışında bulunması tek başına projeyi imkânsız hâle getirmez.
Mirasçı uygun şekilde vekâletname düzenleyerek Türkiye’deki bir kişiyi veya avukatı yetkilendirebilir.
Belgenin düzenlendiği ülkeye ve işleme göre konsolosluk işlemleri, apostil, tercüme ve diğer şekil şartları gündeme gelebilir.
Bu nedenle vekâletnamenin Türkiye’de kullanılabilir şekilde hazırlanması gerekir.
Mirasçılardan Biri Küçükse Müteahhitle Anlaşılabilir mi?
Bu durumda işlem daha hassas hâle gelir.
Küçük mirasçının yasal temsilcisi bulunmakla birlikte taşınmaz üzerinde yapılacak bazı işlemler için vesayet ve aile hukuku hükümleri kapsamında mahkeme izni gerekebilir.
Özellikle küçüğün taşınmaz hakkını azaltabilecek veya önemli ekonomik yükümlülükler doğurabilecek işlemler bakımından yalnızca anne veya babanın imzasının yeterli olduğu varsayılmamalıdır.
Mirasçılardan Biri Kısıtlıysa Ne Olur?
Kısıtlı mirasçının payı bakımından vasi ve vesayet makamının yetkileri gündeme gelir.
Taşınmaz üzerinde önemli tasarruf işlemlerinde gerekli mahkeme izinlerinin alınması gerekebilir.
Bu nedenle müteahhit açısından da bütün mirasçıların hukuki ehliyet ve temsil durumunun sözleşme öncesinde kontrol edilmesi önemlidir.
Tapuda Hisseli Arsa Görünüyorsa Durum Değişir mi?
Miras ortaklığı sona erdirilmiş ve taşınmaz paylı mülkiyete geçirilmiş olabilir.
Örneğin tapuda:
Ali 1/4, Ayşe 1/4, Mehmet 1/4, Zeynep 1/4
şeklinde paylar belirlenmiş olabilir.
Bu durumda paylı mülkiyet hükümleri uygulanır.
Ancak arsanın tamamının kat karşılığı inşaat projesine verilmesi bakımından sıradan yönetim kararlarından farklı olarak taşınmaz üzerinde önemli tasarruflar gündeme gelir.
Bu nedenle “Paylı mülkiyette çoğunluk varsa istediğimiz sözleşmeyi yapabiliriz” şeklinde genel bir sonuç çıkarılmamalıdır.
Paydaş Kendi Hissesini Müteahhide Verebilir mi?
Paylı mülkiyette paydaşın kendi payı üzerinde tasarruf yetkisi bulunur.
Ancak yalnızca kendi payını devretmesi ile bütün arsa üzerinde inşaat yapılmasına izin vermesi aynı şey değildir.
Bir paydaş kendi payını müteahhide devretse bile müteahhit diğer paydaşların haklarını yok sayarak arsanın tamamı üzerinde dilediği şekilde proje gerçekleştiremez.
Bu ayrım özellikle hisseli arsa projelerinde önemlidir.
Bir Mirasçı Müteahhitle Gizlice Sözleşme Yaparsa Ne Olur?
Bir mirasçının diğerlerinden habersiz şekilde müteahhitle sözleşme yapması diğer mirasçıların haklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Müteahhidin:
“Ben mirasçılardan biriyle anlaştım.”
demesi arsanın tamamı üzerinde sınırsız hak sağlamaz.
Müteahhit tapu kaydını ve temsil yetkilerini kontrol etmekle yükümlüdür.
Müteahhit Bir Mirasçıya Daha Fazla Daire Verebilir mi?
Mirasçılar kendi aralarında ve müteahhitle farklı ekonomik düzenlemeler yapabilirler. Ancak bu düzenlemelerin diğer mirasçıların haklarını ihlal edip etmediği önemlidir.
Örneğin projeyi organize eden kardeşe gizlice iki ilave daire verilmesi, diğer mirasçılardan saklanan ek protokoller yapılması veya arsa paylarının gerçeğe aykırı şekilde dağıtılması ileride ciddi uyuşmazlıklara neden olabilir.
Bu nedenle bütün ekonomik koşulların ana sözleşmede veya hukuken geçerli ek sözleşmelerde açıkça düzenlenmesi gerekir.
Müteahhitle Sözleşmede Dairelerin Paylaşımı Nasıl Yapılmalıdır?
Sadece:
“Arsa sahiplerine %50, müteahhide %50.”
yazılması çoğu zaman yeterli değildir.
Hangi bağımsız bölümün hangi mirasçıya verileceği mümkün olduğunca açık belirlenmelidir.
Dairenin:
katı, cephesi, brüt ve net alanı, bağımsız bölüm numarası, eklentileri, otoparkı ve teknik özellikleri
açıkça düzenlenmelidir.
Aksi hâlde inşaat tamamlandığında mirasçılar arasında ikinci bir paylaşım uyuşmazlığı çıkabilir.
Müteahhide Tapu Baştan Devredilmeli mi?
En riskli konulardan biridir.
Müteahhit:
“Arsayı önce üzerime geçirin, sonra inşaatı yaparım.”
diyebilir.
Arsa paylarının inşaat başlamadan veya yeterli güvence alınmadan topluca müteahhide devredilmesi arsa sahipleri açısından ciddi risk oluşturabilir.
Müteahhidin mali sıkıntıya girmesi, iflas etmesi, projeyi yarım bırakması veya devraldığı payları üçüncü kişilere devretmesi hâlinde karmaşık uyuşmazlıklar ortaya çıkabilir.
Bu nedenle tapu devirlerinin inşaatın ilerleme seviyelerine bağlanması ve gerekli teminatların alınması önemlidir.
Müteahhit İflas Ederse Mirasçıların Arsası Ne Olur?
Sözleşmenin nasıl kurulduğuna ve tapu devirlerinin yapılıp yapılmadığına göre sonuç değişir.
Müteahhide önceden büyük miktarda arsa payı devredilmişse müteahhidin alacaklıları, üçüncü kişilere yapılan satışlar veya finansman işlemleri nedeniyle ciddi sorunlar çıkabilir.
Bu nedenle müteahhit seçimi yalnızca:
“Kaç daire verecek?”
sorusuna göre yapılmamalıdır.
Şirketin mali yapısı, tamamladığı projeler, devam eden davaları, borçluluk durumu ve teknik kapasitesi de araştırılmalıdır.
Müteahhidin Mali Durumu Araştırılabilir mi?
Evet.
Özellikle yüksek değerli arsalarda sözleşmeden önce şirket hakkında hukuki ve mali inceleme yapılması önemlidir.
Şirketin ticaret sicili, ortaklık ve yönetim yapısı, geçmiş projeleri, icra ve dava riskleri, konkordato veya iflas durumu ve proje finansman kapasitesi incelenebilir.
Mirasçıların yalnızca yüksek paylaşım oranı teklif eden müteahhidi seçmesi ileride çok daha büyük kayıplara yol açabilir.
Müteahhit İnşaatı Yarım Bırakırsa Ne Olur?
Sözleşmede bu ihtimal açıkça düzenlenmelidir.
İnşaatın belirli tarihte başlamaması, ilerleme seviyelerinin gerçekleşmemesi veya projenin terk edilmesi hâlinde arsa sahiplerinin fesih, cezai şart, tazminat ve diğer haklarının nasıl kullanılacağı belirlenmelidir.
Ayrıca müteahhide daha önce devredilmiş arsa paylarının hukuki durumu kritik önem taşır.
Bir Mirasçı Müteahhit Projesine Sürekli Engel Oluyorsa Ne Yapılabilir?
Diğer mirasçılar o kişiyi sırf çoğunlukta oldukları gerekçesiyle sözleşme imzalamaya zorlayamaz.
Ancak ortaklığın devam etmesi taraflar açısından sürdürülemez hâle gelmişse ortaklığın giderilmesi seçeneği değerlendirilebilir.
Mirasçılar ayrıca anlaşmalı şekilde karşı çıkan mirasçının payını satın alabilir veya kendi paylarını devredebilir.
İmza Vermeyen Mirasçının Hissesi Zorla Satın Alınabilir mi?
Normal şartlarda yalnızca diğer mirasçıların müteahhitle anlaşmak istemesi nedeniyle:
“Payını bize satmak zorundasın.”
denilemez.
Mülkiyet hakkı sahibinin rızası olmadan payını sözleşmeyle devretmeye zorlanması mümkün değildir.
Ancak ortaklığın giderilmesi davası sonucunda taşınmazın satılması gibi farklı hukuki sonuçlar ortaya çıkabilir.
Ortaklığın Giderilmesi Davası Açılabilir mi?
Evet.
Mirasçılar taşınmazın geleceği konusunda anlaşamıyorsa şartları bulunan mirasçı ortaklığın giderilmesini talep edebilir.
Taşınmaz aynen bölünebiliyorsa aynen taksim, mümkün değilse satış suretiyle ortaklığın giderilmesi gündeme gelebilir.
Ancak ortaklığın giderilmesi davası:
“Mahkeme arsayı bizim seçtiğimiz müteahhide verir.”
anlamına gelmez.
Amaç ortak mülkiyet ilişkisinin sona erdirilmesidir.
Ortaklığın Giderilmesi Davası Müteahhitle Anlaşmanın Yerine Geçer mi?
Hayır.
Bu iki süreç farklıdır.
Kat karşılığı inşaat sözleşmesinin amacı arsa üzerinde proje geliştirmekken ortaklığın giderilmesinin amacı ortak mülkiyeti sona erdirmektir.
Dolayısıyla bir mirasçının imza vermemesi üzerine açılan ortaklığın giderilmesi davasının sonunda mahkemenin diğer mirasçıların hazırladığı inşaat projesini onaylaması beklenmez.
Mirasçının Payını Satın Almak Daha Hızlı Çözüm Olabilir mi?
Bazı dosyalarda evet.
Örneğin sekiz mirasçıdan yedisi projeyi destekliyor ve yalnızca bir mirasçı istemiyorsa, bu mirasçının payının gerçek piyasa değeri üzerinden diğer mirasçılar veya şartlarına göre üçüncü kişi tarafından satın alınması daha hızlı bir çözüm sağlayabilir.
Ancak pay devrinin vergisel ve hukuki sonuçları ayrıca değerlendirilmelidir.
Arsa Üzerinde Haciz veya İpotek Varsa Müteahhitle Anlaşılabilir mi?
Tapu kaydında haciz, ipotek, intifa hakkı, şerh veya başka takyidatlar bulunması projeyi doğrudan etkileyebilir.
Bu nedenle sözleşme imzalanmadan önce güncel tapu kaydı ayrıntılı şekilde incelenmelidir.
Özellikle mirasçılardan birinin borcu nedeniyle pay üzerinde haciz bulunması, sonraki tapu devirlerinde sorun yaratabilir.
Arsanın İmar Durumu Kontrol Edilmeli mi?
Kesinlikle.
Mirasçıların müteahhitle pazarlığa başlamadan önce arsanın gerçek geliştirme kapasitesini bilmeleri gerekir.
İmar durumu, yapılaşma koşulları, emsal, yükseklik, çekme mesafeleri ve proje üzerinde etkili diğer plan hükümleri ekonomik değeri doğrudan belirler.
Aksi hâlde mirasçılar müteahhidin sunduğu paylaşım oranının avantajlı olup olmadığını değerlendiremez.
Müteahhitle Anlaşmadan Önce Arsanın Değeri Belirlenmeli mi?
Evet.
Özellikle değerli miras arsalarında bağımsız değerleme yapılması faydalı olabilir.
Arsanın bugünkü değeri ile proje tamamlandıktan sonraki tahmini bağımsız bölüm değerleri karşılaştırılmalıdır.
Sadece “Müteahhit bize 10 daire veriyor” bilgisi ekonomik olarak yeterli değildir.
10 dairenin niteliği, toplam değeri ve müteahhidin elde edeceği ekonomik değer birlikte değerlendirilmelidir.
Müteahhitten Teminat Alınabilir mi?
Evet ve yüksek değerli projelerde ciddi şekilde değerlendirilmelidir.
Banka teminat mektubu, şirket veya ortak garantileri, aşamalı tapu devri ve sözleşmesel cezai şartlar gibi güvence mekanizmaları gündeme gelebilir.
Hangi teminatın uygun olduğu projenin büyüklüğüne ve müteahhidin yapısına göre belirlenmelidir.
Örnek 1: Beş Kardeşten Dördü Müteahhitle Anlaşıyor
Babadan kalan arsa beş kardeşin miras ortaklığında bulunuyor.
Dört kardeş müteahhitle anlaşmak istiyor ancak beşinci kardeş projeye karşı çıkıyor.
Miras ortaklığı elbirliği mülkiyetine tabi ise dört kardeşin çoğunluk sağlaması tek başına beşinci mirasçının hakkını ortadan kaldırmaz. Projenin hukuki yapısı bütün hak sahipleri dikkate alınarak kurulmalıdır.
Örnek 2: Mirasçı Yurt Dışında
Altı mirasçı projeyi kabul ediyor ancak mirasçılardan biri Almanya’da yaşıyor.
Bu mirasçının Türkiye’ye gelmesi her durumda zorunlu olmayabilir. Uygun içerikte vekâletname düzenleyerek işlemlerin temsilci aracılığıyla yürütülmesi mümkün olabilir.
Örnek 3: Bir Mirasçı Daha Fazla Daire İstiyor
Dört eşit hak sahibi kardeşten biri:
“Ben imza atmam, bana iki daire fazla verirseniz kabul ederim.”
diyor.
Diğer mirasçıların onu mevcut payından vazgeçmeye veya projeyi kabul etmeye zorlaması mümkün değildir. Taraflar anlaşamazsa pay devri veya ortaklığın giderilmesi gibi alternatifler değerlendirilebilir.
Örnek 4: Müteahhit Arsayı Baştan İstiyor
Müteahhit projenin başlaması için arsa paylarının büyük kısmının hemen kendisine devredilmesini istiyor.
Bu durumda mirasçıların yalnızca müteahhidin vaadine güvenmesi ciddi risk yaratabilir. Tapu devirlerinin inşaat seviyelerine bağlanması ve yeterli teminat alınması değerlendirilmelidir.
Mirasçılar Müteahhitle Anlaşmadan Önce Ne Yapmalıdır?
Öncelikle veraset ve tapu kayıtları incelenerek hak sahipleri kesin olarak belirlenmelidir. Ardından taşınmazın elbirliği mi yoksa paylı mülkiyete mi tabi olduğu, haciz ve ipotek gibi takyidatların bulunup bulunmadığı, imar durumu ve arsanın ekonomik değeri araştırılmalıdır.
Sonrasında müteahhidin mali ve hukuki durumu incelenmeli; paylaşım oranları, bağımsız bölümler, inşaat süresi, gecikme cezaları, kira yardımı, teknik şartname, teminatlar ve tapu devir takvimi ayrıntılı şekilde düzenlenmelidir.
Özellikle miras arsalarında sözleşme imzalanmadan önce bütün mirasçılar arasındaki iç paylaşımın da netleştirilmesi ileride çıkabilecek uyuşmazlıkları ciddi ölçüde azaltabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Miras kalan arsayı müteahhide vermek için bütün mirasçıların imzası gerekir mi?
Miras ortaklığının elbirliği mülkiyetine tabi olduğu durumda kural olarak mirasçıların birlikte hareket etmesi gerekir.
Bir kardeş kabul etmezse diğerleri kat karşılığı sözleşme yapabilir mi?
Diğer mirasçılar karşı çıkan mirasçının hakkını sırf çoğunluk oldukları için ortadan kaldıramaz.
Mirasçıların %90’ı kabul ederse yeterli olur mu?
Normal miras ortaklığında sırf yüksek çoğunluk sağlanması karşı çıkan hak sahibinin mülkiyet hakkını sona erdirmez. Özel mevzuata tabi süreçler ayrıca değerlendirilmelidir.
İmza atmayan mirasçı zorlanabilir mi?
Sırf diğer mirasçılar müteahhitle anlaşmak istediği için sözleşme imzalamaya zorlanamaz.
Yurt dışındaki mirasçı vekâlet verebilir mi?
Evet. Gerekli şekil ve yetkileri içeren vekâletname ile temsil mümkün olabilir.
Mirasçılardan biri küçükse ne olur?
Yasal temsil ve gerektiğinde mahkeme izni hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Bir mirasçı kendi hissesini müteahhide satabilir mi?
Paylı mülkiyette kendi payı üzerinde tasarruf edebilir ancak bu durum müteahhide bütün arsa üzerinde otomatik inşaat yetkisi sağlamaz.
Kat karşılığı inşaat sözleşmesi nerede yapılmalıdır?
Taşınmaz devri taahhüdü içeren sözleşmelerde kanuni şekil şartlarına uyulması gerekir; uygulamada noterlikte düzenleme şeklinde sözleşme önem taşır.
Bir mirasçı projeyi engelliyorsa ne yapılabilir?
Anlaşmalı pay devri, payın satın alınması veya şartları varsa ortaklığın giderilmesi değerlendirilebilir.
Müteahhide arsa paylarının tamamı baştan devredilmeli mi?
Bu yöntem arsa sahipleri açısından ciddi risk yaratabilir. Aşamalı devir ve yeterli teminat mekanizmaları değerlendirilmelidir.
Sonuç: Miras Arsasında Çoğunluk Her Zaman Yeterli Değildir
Miras kalan arsanın müteahhide verilmesi basit bir yönetim işlemi değildir. Özellikle terekenin henüz paylaşılmadığı ve elbirliği mülkiyetinin devam ettiği durumlarda mirasçıların birlikte hareket etmesi temel kuraldır. Beş mirasçıdan dördünün veya on mirasçıdan dokuzunun projeyi istemesi, karşı çıkan mirasçının mülkiyet hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Ancak bir mirasçının projeyi kabul etmemesi de hukuki çıkmazın sonsuza kadar devam edeceği anlamına gelmez. Mirasçılar payın satın alınması, anlaşmalı paylaşım, paylı mülkiyete geçiş veya ortaklığın giderilmesi gibi seçenekleri değerlendirebilir.
Müteahhitle anlaşma sağlandığında ise asıl risk yalnızca mirasçıların imzalarının tamamlanması değildir. Müteahhidin mali yeterliliği, arsanın imar kapasitesi, bağımsız bölümlerin paylaşımı, tapu devir takvimi, teslim tarihi, gecikme cezaları, teknik şartname ve teminatlar sözleşmede ayrıntılı biçimde güvence altına alınmalıdır.
Özellikle yüksek değerli miras arsalarında arsa paylarının inşaat başlamadan tamamen müteahhide geçirilmesi yerine projenin ilerleme seviyelerine bağlı kontrollü devir modellerinin değerlendirilmesi, müteahhidin projeyi tamamlamaması hâlinde mirasçıların uğrayabileceği zararın azaltılması açısından önem taşır.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık – Miras Arsaları ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık; miras kalan arsaların paylaşılması, mirasçılar arasındaki taşınmaz uyuşmazlıkları, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri, kat karşılığı projeler, müteahhit sözleşmelerinin hazırlanması, ortaklığın giderilmesi ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
Telefon: 0312 434 22 22 / 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara




