
Şirket Alacaklarının Başka Bir Firmaya Tahsil Ettirilmesi Hukuka Aykırı mı? 2026 Güncel Rehber
14 Ekim 2026
Yüklenici İşi Zamanında Bitirmezse Şirket Hangi Haklara Sahiptir? 2026 Güncel Rehber
14 Ekim 2026Ticari sözleşmede yüklenici, tedarikçi veya hizmet sağlayıcı işi yarım bırakırsa hangi zararlar talep edilebilir? Tamamlama maliyeti, fiyat farkı, gecikme zararı, yoksun kalınan kâr, cezai şart, avans iadesi ve teminat haklarını 2026 güncel düzenlemeleri kapsamında açıklıyoruz.
Ticari sözleşmelerde en ağır uyuşmazlıklardan biri, taraflardan birinin üstlendiği işi tamamlamadan sözleşme ilişkisini fiilen terk etmesidir. Bir yazılım şirketi projenin yalnızca yarısını teslim etmiş, yüklenici inşaat veya tadilat işini durdurmuş, makine üreticisi üretimi tamamlamamış, tedarikçi siparişin bir kısmını gönderdikten sonra kalan teslimatları yapmamış veya danışmanlık şirketi proje devam ederken hizmet vermeyi bırakmış olabilir.
Bu durumda zarar gören şirketin talebi yalnızca “ödediğim parayı geri istiyorum” ile sınırlı olmak zorunda değildir.
Somut olayın özelliklerine göre işin başka bir firmaya tamamlattırılması nedeniyle ortaya çıkan ek maliyet, gecikmeden kaynaklanan zararlar, yapılan peşin ödemeler, kullanılmayan malzemeler, üçüncü kişilere ödenmek zorunda kalınan bedeller, sözleşmede kararlaştırılmış cezai şart ve şartları oluşmuşsa yoksun kalınan kâr gibi farklı zarar kalemleri gündeme gelebilir.
Ancak bütün bu zararların otomatik olarak karşı taraftan tahsil edilebileceği düşünülmemelidir. Öncelikle sözleşmenin niteliği, borcun kapsamı, karşı tarafın temerrüde düşüp düşmediği, sözleşmenin sona erdirilme yöntemi ve talep edilen zarar ile sözleşmeye aykırılık arasındaki bağlantı değerlendirilmelidir.
Karşı Taraf İşi Yarım Bırakırsa Bu Sözleşmeye Aykırılık Sayılır mı?
Taraflardan biri sözleşmeyle üstlendiği edimi haklı bir hukuki sebep olmaksızın tamamlamıyorsa borcun gereği gibi veya hiç ifa edilmemesi gündeme gelebilir.
Ancak her yarım kalan işte sorumluluğun doğrudan işi bırakan tarafa ait olduğu söylenemez.
Örneğin işi yaptıran şirket sözleşmede kararlaştırılan avansı ödememiş, gerekli projeleri teslim etmemiş, çalışma alanını hazır etmemiş veya kendi yükümlülüklerini yerine getirmemiş olabilir. Bu nedenle önce işin neden durduğu belirlenmelidir.
Karşılıklı borç yükleyen ticari sözleşmelerde yalnızca diğer tarafın davranışı değil, talepte bulunan tarafın kendi edimlerini zamanında ve gereği gibi yerine getirip getirmediği de önem taşır.
İş Yarım Bırakıldığında İlk Olarak Ne Yapılmalı?
En büyük hatalardan biri, işin yarım kaldığını belgelemeksizin hemen başka bir firmayla çalışmaya başlamaktır.
Örneğin yüklenici bir fabrika tadilatını yüzde 60 seviyesinde bırakmışsa, yeni yüklenici işe başlamadan önce mevcut iş seviyesinin ve eksikliklerin mümkün olduğunca açık şekilde tespit edilmesi önemlidir.
Aksi hâlde ilk yüklenici daha sonra “Ben işin yüzde 90’ını tamamlamıştım, yeni firma benim yaptıklarımı söküp yeniden yaptı” savunmasında bulunabilir.
Bu nedenle yarım bırakılan işin niteliğine göre fotoğraf, video, yazışmalar, teslim tutanakları, faturalar, hakedişler, proje kayıtları ve gerektiğinde delil tespiti gibi araçlarla mevcut durumun belgelenmesi düşünülmelidir.
İşi Başka Bir Firmaya Tamamlattırmanın Ek Maliyeti İstenebilir mi?
Şartları oluştuğunda bu zarar en önemli talep kalemlerinden biri olabilir.
Örneğin A şirketi bir üretim hattının kurulması için B şirketiyle 5 milyon TL bedelle anlaşmış olsun. B şirketi işi yarım bıraktığı için kalan bölümün başka bir yükleniciye yaptırılması gerekmiş ve yeni piyasa koşullarında toplam maliyet önemli ölçüde yükselmiş olabilir.
Bu durumda ikinci firma nedeniyle ortaya çıkan ek maliyetin hangi kısmının ilk şirketin sözleşmeye aykırılığından kaynaklandığı araştırılabilir.
Ancak yeni yükleniciye ödenen her tutarın otomatik olarak eski yükleniciden istenmesi mümkün değildir. Yeni sözleşmenin kapsamı genişletilmiş veya daha kaliteli malzeme seçilmişse bu farkların ayrıştırılması gerekebilir.
Yeni Firmanın Daha Yüksek Fiyat İstemesi Zarar Sayılır mı?
Somut koşullarda sayılabilir.
İş yarım bırakıldığı için acilen başka bir şirket bulunması gerekmiş ve aynı iş daha yüksek bedelle tamamlatılmışsa makul fiyat farkı zarar hesabında dikkate alınabilir.
Ancak zarar gören tarafın da zararın gereksiz yere büyümesine neden olmaması gerekir.
Piyasa fiyatının çok üzerinde bir firmayla hiçbir ticari gerekçe olmadan sözleşme yapılması hâlinde karşı taraf bütün fiyat farkına itiraz edebilir.
Yarım Bırakılan İşin Sökülüp Yeniden Yapılması Gerekirse Masraf İstenebilir mi?
Evet, şartları oluştuğunda gündeme gelebilir.
Bazen yüklenici yalnızca işi yarım bırakmaz; yaptığı bölüm de teknik olarak hatalı olabilir.
Yeni yüklenici önce hatalı imalatı sökmek, düzeltmek ve ardından işi tamamlamak zorunda kalabilir.
Bu durumda yalnızca kalan işin tamamlanma maliyeti değil, ilk yüklenicinin ayıplı veya kullanılamaz işinin düzeltilmesi nedeniyle oluşan makul masraflar da uyuşmazlığın konusu olabilir.
Ödenen Avans Geri İstenebilir mi?
Sözleşmenin sona erme şekline ve karşı tarafın ne kadar ifa gerçekleştirdiğine göre avansın tamamının veya bir kısmının iadesi gündeme gelebilir.
Örneğin 2 milyon TL avans ödenmiş ancak karşı taraf yalnızca 300 bin TL değerinde iş gerçekleştirmişse, kalan tutarın hukuki durumu incelenmelidir.
Ancak “iş yarım kaldı, bütün avans otomatik olarak geri verilir” şeklinde genel bir kural kurulamaz. Gerçekleştirilen işin değeri, sözleşme hükümleri ve sona ermenin hukuki sonuçları birlikte değerlendirilmelidir.
Peşin Ödenen Bedelin Tamamı Geri Alınabilir mi?
Karşı tarafın hiç veya çok sınırlı ifa gerçekleştirdiği bazı durumlarda bedelin önemli bir bölümünün iadesi gündeme gelebilir.
Buna karşılık işin büyük kısmı tamamlanmış ve kullanılabilir şekilde teslim edilmişse yapılan bütün ödemenin iadesini talep etmek mümkün olmayabilir.
Bu nedenle işin gerçekleşme oranı yalnızca yüzdesel olarak değil, ekonomik ve teknik değer bakımından da belirlenmelidir.
Gecikme Nedeniyle Oluşan Zararlar Talep Edilebilir mi?
Evet, şartları oluştuğunda gecikme zararları talep edilebilir.
Örneğin bir fabrikanın üretim hattını kurmayı üstlenen şirket işi yarım bırakmış ve üretim üç ay gecikmiş olabilir. Bu gecikme nedeniyle işletme başka yerde üretim yaptırmak, ek depo kiralamak veya müşterilerine gecikme bedeli ödemek zorunda kalmış olabilir.
Ancak bu zararların karşı taraftan istenebilmesi için zarar ile sözleşmeye aykırılık arasındaki uygun bağlantının ortaya konulması gerekir.
Üretimin Durması Nedeniyle Oluşan Kayıp Talep Edilebilir mi?
Şartları varsa evet.
Özellikle ticari işletmeler bakımından yarım bırakılan iş doğrudan üretim kaybına neden olabilir.
Ancak üretimin durduğu söylenerek soyut ve varsayımsal bir rakam talep edilmesi yeterli değildir. Önceki dönem üretim kapasitesi, siparişler, satış kayıtları, kapasite kullanım oranı, giderler ve alternatif üretim imkânları gibi veriler önem kazanabilir.
Yoksun Kalınan Kâr İstenebilir mi?
Somut olayda gerekli koşullar ispatlanabiliyorsa yoksun kalınan kâr talebi gündeme gelebilir.
Örneğin belirli bir tarihte faaliyete geçmesi gereken tesis karşı tarafın işi yarım bırakması nedeniyle aylarca açılamamış olabilir.
Ancak beklenen her ticari kazanç yoksun kalınan kâr olarak karşı tarafa yüklenemez.
Talebin makul ekonomik verilere dayanması gerekir. Önceki satışlar, kesinleşmiş siparişler, müşteri sözleşmeleri ve işletmenin geçmiş performansı gibi kayıtlar ispat bakımından önem taşıyabilir.
“Bu Projeden 10 Milyon TL Kazanacaktım” Demek Yeterli mi?
Hayır.
Yoksun kalınan kâr hesabının varsayımsal beklentiden ayrılması gerekir.
Henüz faaliyete geçmemiş bir işletmenin gelecekte elde edeceğini düşündüğü yüksek gelir ile mevcut müşteri sözleşmeleri bulunan faal bir işletmenin gerçekleşmesi kuvvetle muhtemel kazancı aynı ispat gücüne sahip değildir.
Ayrıca ciro ile kâr birbirine karıştırılmamalıdır.
Bir şirketin 10 milyon TL satış yapacak olması, 10 milyon TL kâr edeceği anlamına gelmez.
Müşterilere Ödenen Cezalar Karşı Taraftan İstenebilir mi?
Şartları oluştuğunda mümkün olabilir.
Örneğin tedarikçi üreticiye gerekli parçaları zamanında teslim etmediği için üretici kendi müşterisine teslimat yapamamış ve müşterisine sözleşmesel gecikme cezası ödemiş olabilir.
Bu ödemenin ilk tedarikçinin ihlalinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve bu sonucun sözleşme ilişkisi bakımından öngörülebilirliği değerlendirilmelidir.
Her üçüncü kişi ödemesi otomatik olarak karşı tarafa yüklenemez.
Müşteri Kaybı Nedeniyle Tazminat İstenebilir mi?
Müşteri kaybının doğrudan sözleşmeye aykırılıktan kaynaklandığı ve zarar miktarının yeterince ortaya konulabildiği durumlarda talep değerlendirmeye alınabilir.
Ancak “itibarım zarar gördü ve müşteri kaybettim” şeklindeki soyut iddia tek başına yeterli olmayabilir.
Hangi müşterinin kaybedildiği, ticari ilişkinin niteliği ve ekonomik kaybın ne olduğu somutlaştırılmalıdır.
İtibar Kaybı Ticari Zarar Olarak İstenebilir mi?
Şirketin ticari itibarı ekonomik değere sahip olabilir. Bununla birlikte ticari itibar kaybı nedeniyle talep edilen maddi zararın ispatı uygulamada daha güçtür.
Sözleşmeye aykırılığın şirketin müşterileriyle ilişkisini somut şekilde bozduğu ortaya konulabiliyorsa bunun ekonomik sonuçları ayrıca değerlendirilebilir.
Ek Personel Giderleri Talep Edilebilir mi?
Karşı tarafın işi yarım bırakması nedeniyle doğrudan ek personel çalıştırılması gerekmişse bu giderler zarar hesabına konu olabilir.
Örneğin geciken proje nedeniyle şirket çalışanlarının fazladan mesai yapması veya geçici teknik personel istihdam edilmesi gerekmiş olabilir.
Ancak olağan personel giderleri ile ihlal nedeniyle ortaya çıkan ek giderler ayrılmalıdır.
Ek Depolama ve Kira Giderleri İstenebilir mi?
Somut olayda evet.
Örneğin teslim alınması gereken makineler zamanında kurulmadığı için başka bir depoda tutulmuş ve üç aylık ek depolama bedeli ödenmiş olabilir.
Bu giderin karşı tarafın ihlalinden kaynaklandığı gösterilebiliyorsa tazminat hesabına konu edilmesi mümkün olabilir.
Finansman ve Kredi Maliyetleri Talep Edilebilir mi?
Bu zarar kalemi daha dikkatli değerlendirilmelidir.
Projenin gecikmesi nedeniyle şirketin ek kredi kullanmak zorunda kaldığı ileri sürülebilir. Ancak kullanılan kredinin gerçekten sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve talep edilen finansman giderinin uygun bağlantı içinde bulunup bulunmadığı ispatlanmalıdır.
Kur Farkı Zararı İstenebilir mi?
Özellikle ithal ekipman veya döviz bazlı ticari sözleşmelerde önemli bir sorun olabilir.
İşin zamanında tamamlanmaması nedeniyle daha sonra döviz üzerinden daha pahalı malzeme veya ekipman alınması gerekmiş olabilir.
Kur farkının zarar olarak talep edilip edilemeyeceği sözleşmenin para birimi, ödeme düzeni, ihlal tarihi ve zararın somut oluşumu dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
Kurun yükselmiş olması tek başına her durumda karşı taraftan kur farkı tazminatı alınacağı anlamına gelmez.
Enflasyon Nedeniyle Artan Tamamlama Maliyeti Talep Edilebilir mi?
Yüksek fiyat artışlarının bulunduğu dönemlerde bu konu önem kazanabilir.
Karşı taraf işi zamanında tamamlasaydı daha düşük maliyetle bitirilebilecek bir projenin aylar sonra çok daha yüksek bedelle tamamlanması gerekebilir.
Bu durumda fiyat artışının hangi bölümünün sözleşmeye aykırılığın sonucu olduğu teknik ve mali verilerle değerlendirilmelidir.
Cezai Şart Varsa Ayrıca Zarar İstenebilir mi?
Bu konuda sözleşmedeki hükmün nasıl düzenlendiği belirleyicidir.
Taraflar örneğin her gecikme günü için belirli bir cezai şart veya işin terk edilmesi hâlinde sözleşme bedelinin belirli oranında ceza kararlaştırmış olabilir.
Cezai şartın niteliği ile birlikte zararın ayrıca talep edilip edilemeyeceği sözleşme metni ve Türk Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Zarar Yoksa Cezai Şart İstenebilir mi?
Cezai şartın temel özelliklerinden biri, kural olarak alacaklının zararını ayrıca ispat etmek zorunda olmadan kararlaştırılan cezayı talep edebilmesidir.
Ancak sözleşme hükmünün geçerliliği, cezanın niteliği ve borçlunun sorumluluğuna ilişkin şartlar ayrıca değerlendirilmelidir.
Tacirler arasındaki sözleşmelerde cezai şart bakımından Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin de dikkate alınması gerekir.
Çok Yüksek Cezai Şart Her Zaman İndirilebilir mi?
Tacirler arasındaki ticari sözleşmelerde bu konuda tüketici veya sıradan özel hukuk ilişkilerinden farklı değerlendirmeler bulunmaktadır.
Tacir sıfatına sahip borçlunun cezai şartın aşırı olduğu gerekçesiyle indirim istemesi bakımından TTK’nın özel hükümleri önem taşır.
Bununla birlikte somut olayın özellikleri ve özellikle ekonomik mahvı doğurabilecek istisnai durumlara ilişkin yargısal yaklaşım ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle ticari sözleşmedeki yüksek cezai şartın otomatik olarak indirileceği düşünülmemelidir.
Teminat Mektubu Nakde Çevrilebilir mi?
Sözleşmede banka teminat mektubu alınmışsa teminat metninin kapsamı son derece önemlidir.
Karşı tarafın işi yarım bırakması teminatın paraya çevrilmesini gerektiren risk kapsamında olabilir.
Ancak teminat mektubunun türü, süresi, talep koşulları ve sözleşmedeki hükümler incelenmeden işlem yapılmamalıdır.
Verilen Çek veya Senetler Ne Olur?
İş tamamlanmadan karşı tarafa çek veya senet verilmiş olabilir.
Bu durumda temel sözleşmedeki uyuşmazlık ile kambiyo senedinden kaynaklanan hukuki durum birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle senedin üçüncü kişiye devredilmiş olması hâlinde mesele daha karmaşık hâle gelebilir.
Bu nedenle iş yarım kaldığında ileri tarihli çek ve senetler göz ardı edilmemelidir.
Karşı Tarafın Faturasını Ödememek Mümkün mü?
İşin yarım bırakılması hâlinde henüz ödenmemiş faturaların hukuki durumu sözleşme ve gerçekleştirilen iş kapsamında değerlendirilmelidir.
Karşı tarafın gerçekten gerçekleştirdiği işin bedeli ile tamamlamadığı bölüm birbirinden ayrılabilir.
Faturaya süresinde ve uygun biçimde itiraz edilmesinin gerekli olduğu durumlar ayrıca dikkate alınmalıdır.
İşin Yüzde Kaçının Tamamlandığı Nasıl Belirlenir?
Özellikle eser ve proje sözleşmelerinde bu konu kritik olabilir.
Yalnızca tarafların beyanlarına dayanmak yerine işin teknik niteliğine göre uzman incelemesi yapılabilir.
Örneğin yazılım projesinde kod miktarı tek başına tamamlanma oranını göstermeyebilir. İnşaatta yapılan fiziksel imalatın değeri, makine üretiminde ise kullanılabilirlik ve üretim aşaması önem taşıyabilir.
Bu nedenle tamamlanma oranının ekonomik ve teknik değer üzerinden belirlenmesi gerekebilir.
Yarım Kalan İş İçin Bilirkişi İncelemesi Yapılabilir mi?
Evet.
Teknik konuların değerlendirilmesi gerekiyorsa bilirkişi incelemesi önem kazanabilir.
Örneğin hangi işlerin tamamlandığı, hangi işlerin eksik olduğu, yapılan bölümün ayıplı olup olmadığı ve tamamlanması için makul maliyetin ne kadar olduğu teknik bilirkişi tarafından değerlendirilebilir.
Mali zarar hesabında ise ayrıca finansal inceleme gerekebilir.
Dava Açmadan Önce Delil Tespiti Yapılabilir mi?
Şartları bulunuyorsa bu son derece önemli olabilir.
Özellikle yeni yüklenici hemen işe başlayacaksa mevcut durum kısa süre içinde değişecektir.
Bu nedenle eski yüklenicinin yaptığı işin miktarı ve kusurları daha sonra tespit edilemez hâle gelebilir.
Bu tür durumlarda HMK kapsamında delil tespiti seçeneği değerlendirilebilir.
Noter Tespiti Yeterli midir?
Noter aracılığıyla belirli fiili durumların belgelenmesi yararlı olabilir; ancak teknik uyuşmazlığın çözümünde her zaman tek başına yeterli olmayabilir.
Örneğin noter işyerinde yarım bırakılmış makinelerin bulunduğunu tespit edebilir. Ancak makinenin yüzde kaç tamamlandığı veya teknik olarak kullanılabilir olup olmadığı uzmanlık gerektirebilir.
WhatsApp Yazışmaları Delil Olabilir mi?
Taraflar arasındaki ticari yazışmalar sözleşmenin uygulanma biçiminin belirlenmesinde önemli olabilir.
Örneğin karşı taraf:
“Bu projeyi artık tamamlamayacağız.”
veya
“Ek ödeme yapılmazsa ekibimizi sahadan çekiyoruz.”
şeklinde mesaj göndermiş olabilir.
Ancak ekran görüntülerinin kim tarafından gönderildiği, bütünlüğü ve bağlamı gerektiğinde ayrıca değerlendirilmelidir.
E-Postalar Önemli midir?
Evet.
Ticari sözleşme uyuşmazlıklarında e-postalar teslim tarihleri, değişiklik talepleri, gecikme nedenleri, ihtarlar ve tarafların karşılıklı açıklamaları bakımından son derece önemli olabilir.
Özellikle sözleşmenin uygulanması sırasında tarafların fiilen farklı bir takvim veya çalışma yöntemi üzerinde anlaşıp anlaşmadığı e-posta yazışmalarından anlaşılabilir.
Karşı Tarafa İhtar Göndermek Gerekir mi?
Somut sözleşmeye göre temerrüdün gerçekleşmesi için ihtar gerekebilir veya belirli bir vade kararlaştırılmış olması nedeniyle ayrıca ihtar gerekmeyebilir.
Bu nedenle her olayda aynı yöntem uygulanmamalıdır.
Bununla birlikte karşı tarafa eksik işlerin ve taleplerin açık biçimde bildirilmesi, uyuşmazlığın sınırlarının belirlenmesi açısından önemli olabilir.
Karşı Tarafa Ek Süre Vermek Zorunlu mu?
Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde borçlunun temerrüdüne ilişkin TBK hükümleri kapsamında bazı durumlarda uygun ek süre verilmesi gerekebilir.
Ancak borçlunun davranışından süre verilmesinin etkisiz olacağı anlaşılıyorsa, ifanın alacaklı için yararsız hâle geldiği belirli durumlar bulunuyorsa veya kanunda öngörülen diğer istisnalar gerçekleşmişse ayrıca süre verilmesi gerekmeyebilir.
Bu nedenle doğrudan sözleşmeden dönmeden önce temerrüt koşulları incelenmelidir.
Sözleşme Hemen Feshedilebilir mi?
Her işin yarım bırakılması otomatik olarak derhâl fesih hakkı doğurmaz.
Sözleşmenin türü, ihlalin ağırlığı, özel fesih maddeleri, temerrüt hükümleri ve varsa ek süre yükümlülüğü değerlendirilmelidir.
Yanlış veya zamansız fesih, haklı olduğunu düşünen tarafın kendisini sözleşmeye aykırı taraf hâline getirmesine dahi neden olabilir.
Fesih ile Sözleşmeden Dönme Aynı Şey midir?
Her zaman değildir.
Sözleşmenin niteliğine ve sona ermenin ileriye veya geçmişe etkili sonuç doğurmasına göre hukuki nitelendirme değişebilir.
Özellikle sürekli borç ilişkileri ile eser veya teslim sözleşmelerinde sona ermenin sonuçları aynı olmayabilir.
Bu nedenle ticari yazışmalarda gelişigüzel şekilde “feshettik” ifadesi kullanılmadan önce seçilen hukuki yolun sonuçları değerlendirilmelidir.
İşin Tamamlanmasını Talep Etmek Mümkün mü?
Şartları bulunuyorsa alacaklı aynen ifa talebinde bulunabilir.
Ancak karşı tarafın işi tamamen terk ettiği ve güven ilişkisinin ortadan kalktığı bazı durumlarda işi aynı şirkete tamamlattırmak ticari açıdan anlamlı olmayabilir.
Bu durumda sözleşmenin sona erdirilmesi ve zararların talep edilmesi seçenekleri değerlendirilebilir.
Hem İşi Başkasına Tamamlatıp Hem Tazminat İstenebilir mi?
Somut hukuki yol buna imkân veriyorsa, karşı tarafın ihlali nedeniyle oluşan makul ek tamamlama maliyetleri ve diğer zararların talep edilmesi gündeme gelebilir.
Ancak zarar hesabında mükerrer tahsilat yapılamaz.
Örneğin hem işin hiç yapılmadığı varsayımıyla bütün sözleşme bedelinin iadesini hem de fiilen tamamlanmış ve kullanılmakta olan bölümün bedelini görmezden gelen ek tazminatı birlikte istemek sorun yaratabilir.
Zararın Büyümesini Önlemek Zorunlu mu?
Zarar gören tarafın kendi davranışı da tazminat hesabında önem taşıyabilir.
Şirket işi makul sürede başka bir firmaya tamamlattırabilecekken hiçbir sebep olmaksızın aylarca bekleyip zararın büyümesine neden olmuşsa bu durum değerlendirmeye alınabilir.
Bu nedenle ticari uyuşmazlıklarda yalnızca karşı tarafın ihlalini belgelemek değil, zararı makul biçimde sınırlamak da önemlidir.
Karşı Taraf “Mücbir Sebep Vardı” Derse Ne Olur?
Sözleşmede mücbir sebep maddesi varsa öncelikle hükmün kapsamı incelenmelidir.
Her ekonomik güçlük, personel sorunu, maliyet artışı veya tedarik problemi otomatik olarak mücbir sebep değildir.
Olayın öngörülebilirliği, tarafın kontrol alanı ve sözleşmedeki risk dağılımı önemlidir.
“Maliyetler Arttı, İşi Bıraktım” Savunması Yeterli midir?
Kural olarak yalnızca maliyetlerin artmış olması, sözleşmenin tek taraflı şekilde terk edilmesini otomatik olarak hukuka uygun hâle getirmez.
Ancak olağanüstü değişikliklerin sözleşmenin uyarlanması veya diğer hukuki kurumlar bakımından sonuç doğurup doğurmadığı somut olayda ayrıca değerlendirilebilir.
Tarafın kendi kararıyla işi bırakması ile hukuken kabul edilebilir bir ifa engelinin ortaya çıkması birbirinden ayrılmalıdır.
Alt Yüklenicinin İşi Bırakması Ana Yükleniciyi Sorumluluktan Kurtarır mı?
Her zaman değil.
Ana yüklenicinin kendi sözleşmesindeki yükümlülükleri devam ediyor olabilir.
Alt yükleniciyle yaşanan sorun çoğu durumda ana yüklenicinin ticari organizasyon alanında kalabilir.
Ancak sözleşmedeki özel hükümler ve olayın niteliği ayrıca değerlendirilmelidir.
Zarar Hesabında KDV Dikkate Alınır mı?
Zarar hesabında KDV’nin nasıl değerlendirileceği, talep sahibinin vergi statüsü ve giderin niteliği gibi unsurlara göre değişebilir.
Özellikle KDV’nin indirilebilir olup olmadığı zarar hesabında önem taşıyabilir.
Bu nedenle ticari tazminat hesabında fatura toplamlarını mekanik biçimde zarar kabul etmek doğru olmayabilir.
Dava Açmadan Önce Arabuluculuk Gerekir mi?
Ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri bakımından dava şartı arabuluculuk düzenlemeleri dikkate alınmalıdır.
Talep yalnızca para alacağı değilse veya farklı hukuki talepler birlikte ileri sürülecekse somut dava türüne göre ayrıca değerlendirme yapılmalıdır.
Hangi Mahkemede Dava Açılır?
Uyuşmazlığın taraflarının tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmelerle bağlantısı gibi unsurlara göre ticari dava niteliği gündeme gelebilir.
Görev yanında yetki de ayrıca belirlenmelidir.
Sözleşmedeki geçerli yetki şartı, davalının yerleşim yeri ve sözleşmenin ifa yeri gibi unsurlar somut olayda önem taşıyabilir.
Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır?
Bütün ticari sözleşmeler için tek bir zamanaşımı süresi bulunmamaktadır.
Sözleşmenin hukuki niteliğine, talebin dayanağına ve özel kanun hükümlerine göre süre değişebilir.
Bu nedenle “ticari davalarda her zaman 10 yıl vardır” şeklinde hareket edilmemelidir.
Ticari Sözleşmede Karşı Taraf İşi Yarım Bırakırsa Hangi Belgeler Toplanmalı?
Uyuşmazlık ortaya çıkar çıkmaz sözleşmenin güncel ve imzalı nüshası, ek protokoller, teknik şartnameler, teklifler, siparişler, faturalar, ödeme dekontları, teslim tutanakları, hakedişler, e-postalar, mesajlaşmalar, fotoğraf ve videolar, mevcut iş seviyesini gösteren kayıtlar ve yeni yükleniciden alınan teklifler birlikte değerlendirilmelidir.
Yeni yüklenici işe başladıktan sonra eski durumun ispat edilmesi zorlaşabileceğinden özellikle fiziksel işlerde delillerin erken korunması önemlidir.
Ticari Sözleşmede Karşı Taraf İşi Yarım Bırakırsa Hangi Zararlar Talep Edilebilir?
Karşı tarafın sözleşmeye aykırı biçimde işi yarım bırakması hâlinde talep edilebilecek zararlar yalnızca yapılan ödemenin iadesinden ibaret değildir.
Somut olayın koşullarına göre işin başka firmaya tamamlattırılmasından kaynaklanan makul fiyat farkı, hatalı işlerin sökülmesi ve düzeltilmesi giderleri, gereksiz hâle gelen harcamalar, gecikme nedeniyle oluşan ek maliyetler, depolama ve personel giderleri, üçüncü kişilere ödenmek zorunda kalınan tutarlar, sözleşmede kararlaştırılmış cezai şart ve yeterli şekilde ispatlanabilen yoksun kalınan kâr gündeme gelebilir.
Ancak tazminat hesabının en önemli noktası zararın gerçek ve ispatlanabilir olmasıdır. Talep edilen her kalemin sözleşme ihlaliyle bağlantısı ayrı ayrı kurulmalıdır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, yarım bırakılan ticari işlerde yeni firmaya hemen iş verilmeden önce mevcut iş seviyesinin belgelenmesinin ve mümkünse teknik eksikliklerin tespit edilmesinin ileride açılabilecek tazminat davaları bakımından özellikle önemli olduğunu vurgulamaktadır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK ile Ticari Sözleşme ve Tazminat Uyuşmazlıkları
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere Türkiye genelinde yüklenici, tedarikçi, üretici, distribütör, yazılım şirketi ve hizmet sağlayıcılarla yapılan ticari sözleşmelerde işin yarım bırakılması önemli zararlar doğurabilmektedir.
Özellikle yüksek bedelli projelerde yalnızca sözleşmenin feshedilmesine odaklanılması yeterli olmayabilir. Yarım kalan işin mevcut seviyesinin tespiti, yeni yüklenici maliyetinin belgelenmesi, cezai şart hükümlerinin değerlendirilmesi ve yoksun kalınan kâr dahil zarar kalemlerinin doğru hesaplanması gerekir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, ticari sözleşmenin ihlali, işin yarım bırakılması, sözleşmenin feshi, alacak ve tazminat davaları, cezai şart, teminatlar, delil tespiti ve ticari uyuşmazlıklarda ihtiyati hukuki koruma süreçlerinde profesyonel hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Yüklenici işi yarım bırakırsa ödediğim parayı geri alabilir miyim?
Sözleşmenin sona erme biçimi ve gerçekleştirilen işin değeri dikkate alınarak ödenen bedelin tamamının veya bir kısmının iadesi gündeme gelebilir.
2. İşi başka firmaya daha pahalıya yaptırırsam aradaki farkı isteyebilir miyim?
Şartları oluştuğunda, aynı işin makul koşullarla tamamlanması için katlanılan ek maliyet zarar olarak talep edilebilir.
3. Yarım kalan iş nedeniyle kaybettiğim kârı talep edebilir miyim?
Yoksun kalınan kârın gerçekleşmesinin makul ölçüde beklenebilir olduğu ve miktarının somut ekonomik verilerle desteklenebildiği durumlarda talep değerlendirilebilir.
4. Sözleşmede cezai şart varsa ayrıca zararı ispatlamak gerekir mi?
Cezai şart bakımından kural olarak zararın varlığının ayrıca ispatı aranmaz; ancak cezai şartın niteliği ve sözleşme hükümleri mutlaka incelenmelidir.
5. Karşı taraf işi yarım bıraktığında hemen başka firmaya verebilir miyim?
Ticari gereklilik bunu gerektirebilir. Ancak mevcut işin durumu değiştirilmeden önce delillerin korunması ve gerekiyorsa teknik tespit yapılması ilerideki uyuşmazlık bakımından önemlidir.
6. Karşı taraf “maliyet arttığı için işi bıraktım” derse sorumluluktan kurtulur mu?
Maliyet artışı tek başına her durumda sözleşmeyi terk etme hakkı vermez. Sözleşme hükümleri ve somut koşullar değerlendirilmelidir.
7. Gecikme nedeniyle müşterime ödediğim cezayı yükleniciden isteyebilir miyim?
Ödemenin yüklenicinin sözleşmeye aykırılığından kaynaklandığı ve diğer sorumluluk şartlarının oluştuğu ispatlanabiliyorsa talep gündeme gelebilir.
8. Yarım kalan iş için delil tespiti yapılabilir mi?
Delilin kaybolması veya sonradan tespitinin önemli ölçüde güçleşmesi riski varsa şartları çerçevesinde delil tespiti talep edilebilir.
9. Karşı taraf işi yarım bırakırsa sözleşmeyi hemen feshedebilir miyim?
Her durumda değil. Temerrüt, ek süre, sözleşmedeki fesih hükümleri ve olayın özellikleri değerlendirilmeden yapılan sona erdirme işlemi ayrıca uyuşmazlık yaratabilir.
10. Ticari tazminat davasından önce hangi belgeler hazırlanmalıdır?
Sözleşme ve ekleri, teknik şartnameler, ödeme kayıtları, faturalar, teslim ve hakediş belgeleri, yazışmalar, yarım kalan işi gösteren kayıtlar, yeni yüklenici teklifleri ve zararı kanıtlayan mali belgeler birlikte hazırlanmalıdır.
Uzman Hukuki Destek
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa ve Türkiye genelinde hizmet veren FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, ticari sözleşmenin karşı tarafça yarım bırakılması ve sözleşmeye aykırılık nedeniyle doğan zararların talep edilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda profesyonel hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, özellikle yüksek bedelli ticari sözleşmelerde işin tamamlanma seviyesinin tespiti, sözleşmenin sona erdirilmesi, avans ve bedel iadesi, ek tamamlama maliyetleri, cezai şart, yoksun kalınan kâr, delil tespiti ve ticari tazminat taleplerine ilişkin süreçlerde hukuki destek sunmaktadır.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Kule Plaza, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr




