
Beklenmeyen Maliyet Artışları Nedeniyle Ticari Sözleşmeden Çıkılabilir mi? 2026 Güncel Rehber
14 Ekim 2026
Bayilik Sözleşmesi Haksız Feshedilirse Bayi Tazminat Talep Edebilir mi? 2026 Güncel Rehber
14 Ekim 2026Ticari sözleşmede mücbir sebep bildirimi süresinde yapılmazsa ne olur? Geç bildirimin sonuçları, bildirim süresi, tazminat, sözleşmenin feshi, ifa imkânsızlığı, aşırı ifa güçlüğü ve tacirlerin sorumluluğunu 2026 güncel düzenlemeleri kapsamında inceliyoruz.
Ticari sözleşmelerde deprem, yangın, savaş, ambargo, ithalat veya ihracat kısıtlamaları, kamu otoritesinin kararları, salgın, liman kapanması, grev veya benzeri olağanüstü gelişmeler taraflardan birinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmesini engelleyebilir. Böyle bir durumda tarafın ilk düşüncesi genellikle yaşanan olayın mücbir sebep olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulmaktır.
Ancak uygulamada uyuşmazlığın kritik noktası çoğu zaman olayın mücbir sebep sayılıp sayılmadığından önce mücbir sebep bildiriminin sözleşmede öngörülen süre içerisinde yapılıp yapılmadığıdır.
Taraf gerçekten kontrolü dışında gelişen ciddi bir olay yaşamış olsa bile sözleşmede “mücbir sebep beş iş günü içerisinde karşı tarafa yazılı olarak bildirilmelidir” şeklinde bir hüküm bulunuyorsa, haftalar sonra yapılan bildirim ciddi hak kayıplarına yol açabilir.
Bu nedenle “Olay zaten herkes tarafından biliniyordu, ayrıca bildirmeme gerek yoktu” düşüncesi özellikle tacirler arasındaki sözleşmeler bakımından risklidir.
Mücbir Sebep Nedir?
Türk hukukunda bütün sözleşmeler için geçerli, tek bir maddede ayrıntılı şekilde tanımlanmış genel bir mücbir sebep listesi bulunmamaktadır. Mücbir sebebin sonuçları sözleşmenin hükümleri, borcun niteliği ve Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili düzenlemeleri birlikte değerlendirilerek belirlenir.
Genel olarak tarafın kontrolü dışında meydana gelen, öngörülmesi veya sonuçlarının önlenmesi makul olarak mümkün olmayan ve sözleşmenin ifasını engelleyen olağanüstü olaylar mücbir sebep tartışmasına konu olabilir.
Ancak olağanüstü bir olayın meydana gelmesi tek başına yeterli değildir. Olay ile borcun yerine getirilememesi arasında somut bir bağlantı bulunmalıdır.
Her Olağanüstü Olay Mücbir Sebep Sayılır mı?
Hayır. Örneğin ülkede ekonomik kriz bulunması, döviz kurunun yükselmesi, maliyetlerin artması veya tedarikçinin fiyat yükseltmesi tek başına otomatik olarak mücbir sebep oluşturmaz.
Aynı şekilde savaş, deprem veya kamu otoritesinin kararı gibi ağır bir olay meydana gelmiş olsa dahi bunun ilgili sözleşmenin ifasını gerçekten etkileyip etkilemediği araştırılır.
Ankara’daki bir hizmet sözleşmesi bakımından İzmir’de gerçekleşen yerel bir olayın hiçbir etkisi olmayabilir. Buna karşılık Mersin Limanı üzerinden gerçekleştirilmesi zorunlu bir teslimatı doğrudan engelleyen bir gelişme sözleşmenin ifasını ciddi biçimde etkileyebilir.
Dolayısıyla olayın adı kadar sözleşmeye olan somut etkisi önemlidir.
Ticari Sözleşmede Mücbir Sebep Bildirimi Neden Önemlidir?
Bildirim karşı tarafın olaydan, olayın sözleşmeye etkisinden ve borcun yerine getirilemeyeceğinden zamanında haberdar edilmesini sağlar.
Örneğin satıcı belirli tarihte mal teslim edemeyeceğini biliyorsa alıcının alternatif tedarikçi bulabilmesi için zamanında bilgilendirilmesi gerekebilir. Yüklenici işi durdurmak zorunda kaldıysa iş sahibinin gecikmenin nedenini ve tahmini süresini öğrenmesi önemlidir.
Bu nedenle mücbir sebep bildirimi yalnızca şekli bir formalite olarak görülmemelidir.
Sözleşmede 5 Günlük Bildirim Süresi Varsa Ne Olur?
Taraflar sözleşmeye açık bir bildirim süresi koyabilir.
Örneğin sözleşmede, “Mücbir sebebe maruz kalan taraf olayın ortaya çıkmasından itibaren beş iş günü içerisinde diğer tarafa yazılı bildirimde bulunacaktır” hükmü yer alabilir.
Bu durumda olayın ne zaman meydana geldiği, tarafın olayı ne zaman öğrendiği, beş günlük sürenin nasıl hesaplanacağı ve bildirimin hangi tarihte karşı tarafa ulaştığı önem kazanır.
Özellikle sözleşme “bildirimin gönderilmesini” değil “karşı tarafa ulaşmasını” esas alıyorsa zamanlama daha da önemli olabilir.
Mücbir Sebep Bildirimi Zamanında Yapılmazsa Hak Tamamen Kaybedilir mi?
Bunun her sözleşme için geçerli tek bir cevabı yoktur.
Öncelikle sözleşmedeki mücbir sebep maddesinin nasıl düzenlendiğine bakılmalıdır. Bazı sözleşmelerde süresinde bildirim, mücbir sebep korumasından yararlanmanın açık bir şartı olarak düzenlenir. Bazı sözleşmelerde ise geç bildirimin sonucu ayrıca belirtilmez.
Örneğin sözleşmede, “Süresi içerisinde bildirim yapılmaması hâlinde ilgili taraf mücbir sebep hükümlerine dayanamaz” şeklinde açık bir hüküm bulunması ile yalnızca “olay beş gün içinde bildirilir” denilmesi aynı şekilde değerlendirilmeyebilir.
Bu nedenle geç bildirimin sonucu doğrudan sözleşme metni okunmadan belirlenmemelidir.
“Süresinde Bildirilmezse Mücbir Sebebe Dayanılamaz” Hükmü Geçerli midir?
Tacirler arasında ayrıntılı şekilde müzakere edilmiş sözleşmelerde bu tür hükümler ciddi önem taşır.
Tarafların bildirim süresini ve süresinde bildirim yapılmamasının sonuçlarını açıkça kararlaştırmış olması hâlinde, sonradan bu hükmün hiçbir önemi yokmuş gibi davranılması doğru değildir.
Ancak sözleşmenin tamamı, hükmün niteliği, olayın özellikleri, emredici hükümler ve dürüstlük kuralı gibi unsurların somut olayda ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Geç Bildirim Mücbir Sebebin Varlığını Ortadan Kaldırır mı?
Burada iki farklı mesele birbirinden ayrılmalıdır.
Birincisi gerçekten mücbir sebep niteliğinde bir olayın meydana gelip gelmediğidir. İkincisi ise tarafın bu olaya dayanabilmek için sözleşmede öngörülen bildirim yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğidir.
Örneğin fabrikayı tamamen kullanılamaz hâle getiren bir doğal afet fiilen meydana gelmiş olabilir. Bildirimin geç yapılması doğal afetin varlığını ortadan kaldırmaz. Buna karşılık tarafın sözleşmesel mücbir sebep korumasından ne ölçüde yararlanabileceğini etkileyebilir.
Mücbir Sebep Karşı Tarafça Zaten Biliniyorsa Bildirim Gerekir mi?
Bu oldukça sık yapılan bir hatadır.
Taraf, “Depremi bütün ülke biliyordu” veya “Limanın kapandığı zaten basında yer aldı” diyerek bildirim yapmayabilir.
Oysa karşı tarafın olayın varlığını bilmesi ile olayın sizin sözleşmenizin ifasını hangi şekilde etkilediğini bilmesi aynı şey değildir.
Örneğin İstanbul’daki alıcı bir limanın kapatıldığını biliyor olabilir. Ancak Mersin’deki satıcının hangi sevkiyatının etkilendiğini, alternatif güzergâh bulunup bulunmadığını ve teslimatın ne kadar gecikeceğini bilmeyebilir.
Bu nedenle olayın kamuoyunca bilinmesi, sözleşmedeki bildirim yükümlülüğünü otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
Bildirim Hiç Yapılmazsa Ne Olur?
Hiç bildirim yapılmaması, özellikle sözleşmenin bildirimi mücbir sebebe dayanmanın ön şartı hâline getirdiği durumlarda ciddi sonuçlar yaratabilir.
Karşı taraf, borçlunun mücbir sebep hükümlerine dayanamayacağını, temerrüde düştüğünü, gecikme nedeniyle zarar oluştuğunu veya sözleşmesel yaptırımların uygulanması gerektiğini ileri sürebilir.
Ancak sonuç yine sözleşme metni ve borcun niteliğine göre belirlenmelidir.
Bildirim Bir Gün Geç Yapılırsa Ne Olur?
Bir günlük gecikmenin dahi her durumda önemsiz olduğu söylenemez.
Sözleşmede kesin bir süre ve açık yaptırım bulunuyorsa bir günlük gecikme dahi uyuşmazlık yaratabilir. Buna karşılık bildirimin gecikmesinin hiçbir zarar doğurmadığı, karşı tarafın olaydan zaten ayrıntılı şekilde haberdar olduğu veya somut koşulların bildirimi objektif olarak engellediği durumlarda değerlendirme farklılaşabilir.
Bu nedenle “sadece bir gün geçti” düşüncesiyle hareket edilmemelidir.
Mücbir Sebep Bildiriminin Yazılı Yapılması Şart mı?
Sözleşmedeki bildirim hükmüne bakılmalıdır.
Taraflar e-posta, noter bildirimi, KEP, belirli bir elektronik platform veya başka bir bildirim yöntemi kararlaştırmış olabilir.
Özellikle tacirler arasında bazı bildirimlerin şekli bakımından Türk Ticaret Kanunu hükümleri de önem taşıyabilir.
Bu nedenle yalnızca telefon görüşmesiyle:
“Teslimatı yapamayacağız.”
denilmiş olması, sözleşmede aranan yazılı bildirim şartını her zaman karşılamayabilir.
WhatsApp Mesajıyla Mücbir Sebep Bildirimi Yapılabilir mi?
Bu sorunun cevabı sözleşmedeki bildirim hükmüne bağlıdır.
Taraflar bildirimlerin belirli adreslere, KEP üzerinden veya başka bir yöntemle yapılmasını kararlaştırmışsa yalnızca WhatsApp mesajına güvenmek risklidir.
WhatsApp yazışması uyuşmazlıkta olayın karşı tarafa bildirildiğini gösterebilecek bir delil olabilir; ancak bunun sözleşmedeki şekil şartını yerine getirip getirmediği ayrıca değerlendirilir.
E-Posta ile Bildirim Yeterli Olur mu?
Sözleşmede e-posta geçerli bildirim yöntemi olarak kabul edilmişse veya tarafların sözleşmesel iletişim düzeni bunu destekliyorsa e-posta önemli olabilir.
Ancak sözleşme açıkça belirli bir yöntem öngörüyorsa o yönteme uyulması daha güvenlidir.
E-postanın hangi adrese gönderildiği, ne zaman gönderildiği ve içeriğinde olayın sözleşmeye etkisinin yeterince açıklanıp açıklanmadığı da önemlidir.
Bildirimde Sadece “Mücbir Sebep Oluştu” Demek Yeterli mi?
Çoğu uyuşmazlık bakımından bu kadar genel bir açıklama yetersiz kalabilir.
Bildirimde meydana gelen olayın ne olduğu, hangi yükümlülüğün etkilendiği, olayın ne zaman başladığı, ifanın neden gerçekleştirilemediği, tahmini sürenin ne olduğu ve zararın azaltılması için hangi önlemlerin alındığı mümkün olduğunca açıklanmalıdır.
Örneğin yalnızca “savaş nedeniyle mücbir sebep ilan ediyoruz” demek yerine, savaşın ilgili sevkiyat veya üretim süreci üzerindeki somut etkisinin gösterilmesi çok daha güçlüdür.
Mücbir Sebebi İleri Süren Taraf İspat Etmek Zorunda mı?
Uyuşmazlık hâlinde mücbir sebebe dayanarak hukuki sonuç çıkarmak isteyen tarafın iddiasını desteklemesi gerekir.
Sadece olayın gerçekleştiğini değil, bu olayın kendi sözleşmesel yükümlülüğünü neden yerine getiremediğini de ortaya koyması önemlidir.
Resmî makam kararları, lojistik kayıtları, üretim kayıtları, yazışmalar, taşıma belgeleri ve benzeri deliller somut olayın özelliklerine göre kullanılabilir.
Mücbir Sebep Belgesi Almak Tek Başına Yeterli midir?
Hayır.
Belirli bir kurum veya kuruluştan alınmış belge uyuşmazlıkta önemli delil olabilir; ancak mahkemeyi her durumda otomatik olarak bağlayan ve sözleşmesel sorumluluğu kesin şekilde ortadan kaldıran bir belge gibi görülmemelidir.
Asıl mesele olay ile borcun ifa edilememesi arasındaki bağlantıdır.
Tedarikçinin Mal Göndermemesi Mücbir Sebep midir?
Her zaman değil.
Bir şirketin kendi tedarikçisinin teslimat yapmaması, otomatik olarak şirketin de müşterisine karşı mücbir sebep savunması yapabileceği anlamına gelmez.
Alternatif tedarik imkânının bulunup bulunmadığı, sözleşmenin belirli kaynaktan tedariki zorunlu kılıp kılmadığı ve tedarik sorununun öngörülebilir olup olmadığı önemlidir.
Döviz Kurunun Artması Mücbir Sebep Sayılır mı?
Kural olarak sıradan ekonomik dalgalanmalar ile klasik mücbir sebep aynı kavram değildir.
Ancak çok ağır ve öngörülemeyen ekonomik gelişmeler farklı hukuki kurumları, özellikle aşırı ifa güçlüğünü gündeme getirebilir.
Bu nedenle “mücbir sebep” ile “aşırı ifa güçlüğü” birbirine karıştırılmamalıdır.
Mücbir Sebep ile Aşırı İfa Güçlüğü Arasındaki Fark Nedir?
Mücbir sebepte olay borcun ifasını tamamen engelleyebilir veya sözleşmede kararlaştırılan özel sonuçları doğurabilir.
Aşırı ifa güçlüğünde ise ifa hâlen mümkün olmakla birlikte sonradan ortaya çıkan olağanüstü koşullar nedeniyle borçlu açısından dürüstlük kuralına aykırı derecede ağırlaşmış olabilir.
Türk Borçlar Kanunu m.138 kapsamında sözleşmenin uyarlanması veya şartları oluşursa sözleşmeden dönme ya da sürekli edimli sözleşmelerde fesih gündeme gelebilir.
Bu nedenle maliyet artışı yaşayan bir şirketin otomatik olarak mücbir sebep ilan etmesi doğru olmayabilir.
İfa Tamamen İmkânsız Hâle Gelirse Ne Olur?
Borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle borcun ifası imkânsızlaşmışsa Türk Borçlar Kanunu’nun ifa imkânsızlığına ilişkin hükümleri gündeme gelebilir.
Ancak geçici bir engel ile kalıcı imkânsızlık aynı değildir.
Örneğin limanın üç gün kapanması çoğu durumda kalıcı ifa imkânsızlığı ile aynı şekilde değerlendirilemez.
Mücbir Sebep Sadece Geçici İse Sözleşme Hemen Feshedilebilir mi?
Her zaman değil.
Sözleşmede mücbir sebebin belirli bir süre devam etmesi hâlinde fesih hakkı tanınmış olabilir.
Örneğin taraflar mücbir sebebin 30, 60 veya 90 günden uzun sürmesi hâlinde sözleşmenin feshedilebileceğini kararlaştırabilir.
Bu durumda olayın başladığı ve sona erdiği tarihler ile bildirimlerin zamanlaması kritik hâle gelir.
Mücbir Sebep Bildirimi Geç Yapılırsa Gecikme Cezası Uygulanabilir mi?
Bu durum sözleşmenin hükümlerine göre değerlendirilmelidir.
Taraf mücbir sebep korumasından yararlanamazsa karşı taraf gecikme cezası, cezai şart veya tazminat talebinde bulunabilir.
Ancak cezai şartın uygulanabilirliği ve kapsamı ayrıca incelenmelidir.
Özellikle tacirler arasındaki sözleşmelerde cezai şart hükümleri önemli sonuçlar doğurabilir.
Geç Bildirim Nedeniyle Tazminat Talep Edilebilir mi?
Somut koşullarda mümkün olabilir.
Örneğin zamanında bildirim yapılmış olsaydı alıcı başka bir tedarikçiden mal satın alabilecek iken gecikmiş bildirim nedeniyle üretimi durmuş olabilir.
Bu durumda bildirimin gecikmesi ile meydana geldiği ileri sürülen zarar arasındaki nedensellik bağı değerlendirilir.
Her gecikmiş bildirim otomatik olarak tazminat doğurmaz.
Zararın Artmasını Önleme Yükümlülüğü Var mı?
Mücbir sebebe maruz kalan tarafın hiçbir şey yapmadan beklemesi her durumda korunmayabilir.
Sözleşmede ayrıca zararı azaltma yükümlülüğü düzenlenmiş olabilir.
Örneğin alternatif taşıma rotası makul şekilde kullanılabiliyorsa veya üretimin başka tesiste devam ettirilmesi mümkünse bunların neden kullanılmadığı uyuşmazlık konusu olabilir.
Mücbir Sebep Bildirildikten Sonra Güncelleme Yapmak Gerekir mi?
Sözleşmede böyle bir yükümlülük öngörülmüş olabilir.
Ayrıca uzun süren olaylarda karşı tarafın güncel durum hakkında bilgilendirilmesi dürüstlük kuralı ve sözleşmesel iş birliği yükümlülükleri bakımından önem taşıyabilir.
İlk bildirim yapıldıktan sonra aylarca hiçbir açıklama yapılmaması ayrıca sorun yaratabilir.
Mücbir Sebep Sona Erince Bildirim Yapılmalı mı?
Sözleşmede mücbir sebebin sona erdiğinin ayrıca bildirilmesi istenebilir.
Bu durumda taraf yalnızca olayın başlangıcını değil sona ermesini de sözleşmedeki usule göre bildirmelidir.
Çünkü sözleşmesel yükümlülüklerin ne zaman yeniden başlayacağı bu tarihe bağlı olabilir.
Alt Yüklenicinin Mücbir Sebebi Ana Yükleniciyi Otomatik Korur mu?
Hayır.
Alt yüklenicinin yaşadığı olayın ana yüklenicinin kendi sözleşmesindeki mücbir sebep hükmünü karşılayıp karşılamadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Ana sözleşme ile alt sözleşmedeki mücbir sebep hükümleri farklı olabilir.
Bu durum özellikle inşaat, enerji, lojistik ve büyük ölçekli tedarik projelerinde önemlidir.
Uluslararası Ticari Sözleşmelerde Durum Değişir mi?
Evet, değişebilir.
Uluslararası sözleşmelerde uygulanacak hukuk, uyuşmazlık çözüm yöntemi, tahkim şartı ve özel mücbir sebep hükümleri belirleyici olabilir.
Yabancı hukuk seçilmiş bir sözleşmede Türk hukukundaki sonuçların doğrudan uygulanacağı varsayılmamalıdır.
Bu nedenle özellikle İstanbul, İzmir, Bursa ve Mersin’de ihracat veya ithalat yapan şirketlerin uluslararası sözleşmelerinde uygulanacak hukuk maddesi mutlaka incelenmelidir.
Mücbir Sebep Maddesi Hazırlanırken Neler Açık Yazılmalıdır?
İyi hazırlanmış bir ticari sözleşmede yalnızca hangi olayların mücbir sebep sayılacağı değil, bildirim prosedürü ve sonuçları da açık olmalıdır.
Olayın hangi süre içinde bildirileceği, sürenin ne zaman başlayacağı, bildirimin hangi yöntemle yapılacağı, hangi belgelerin sunulacağı, mücbir sebep süresince yükümlülüklerin askıya alınıp alınmayacağı, gecikme cezalarının uygulanıp uygulanmayacağı ve olay belirli bir süre devam ederse fesih hakkının doğup doğmayacağı açık şekilde düzenlenebilir.
Böylece uyuşmazlık çıktığında tarafların ne yapması gerektiği daha kolay belirlenebilir.
Mücbir Sebep Bildirimi Zamanında Yapılmadıysa İlk Ne Yapılmalı?
Bildirim süresinin kaçırıldığının fark edilmesi hâlinde hiçbir şey yapmadan beklemek genellikle en riskli seçenektir.
Gecikmiş de olsa olay ve etkileri açık şekilde bildirilmelidir. Gecikmenin nedeni varsa belgeleriyle açıklanmalı, karşı tarafın olaydan daha önce haberdar olduğunu gösteren yazışmalar korunmalı ve sözleşmedeki mücbir sebep hükmü ayrıntılı biçimde incelenmelidir.
Ayrıca olayın gerçekten mücbir sebep mi, geçici ifa engeli mi, imkânsızlık mı veya aşırı ifa güçlüğü mü oluşturduğu belirlenmelidir.
Mücbir Sebep Bildirimi Zamanında Yapılmazsa Ne Olur?
Sonuç olarak mücbir sebep bildiriminin süresinde yapılmaması her olayda otomatik olarak bütün hakların kaybedileceği anlamına gelmez; ancak özellikle sözleşmede bildirimin mücbir sebep korumasından yararlanmanın şartı olarak düzenlendiği durumlarda ciddi sonuçlar doğurabilir.
Sözleşmede açık bir süre ve yaptırım varsa bu hüküm ilk inceleme noktasıdır. Bunun yanında olayın karşı tarafça bilinip bilinmediği, geç bildirimin karşı tarafa zarar verip vermediği, bildirimin neden geciktiği ve mücbir sebebin ifa üzerindeki gerçek etkisi birlikte değerlendirilmelidir.
Tacirler açısından en güvenli yaklaşım, olayın mücbir sebep oluşturup oluşturmadığı konusunda tereddüt bulunsa dahi sözleşmedeki bildirim süresini kaçırmamaktır.
Özellikle milyonlarca liralık tedarik, distribütörlük, inşaat, enerji, lojistik ve hizmet sözleşmelerinde birkaç günlük bildirim gecikmesi dahi yüksek tutarlı cezai şart ve tazminat uyuşmazlıklarına dönüşebilir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, mücbir sebep uyuşmazlıklarında yalnızca olağanüstü olayın gerçekleşip gerçekleşmediğine değil, sözleşmedeki bildirim maddesinin lafzına, bildirimin zamanına, olay ile ifa engeli arasındaki bağlantıya ve karşı tarafın gecikme nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü zarara birlikte bakılması gerektiğini vurgulamaktadır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK ile Ticari Sözleşme Uyuşmazlıkları
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere Türkiye genelinde şirketler arasında tedarik, distribütörlük, hizmet, inşaat, üretim, lojistik ve uluslararası ticaret sözleşmelerinden kaynaklanan mücbir sebep uyuşmazlıkları ortaya çıkabilmektedir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, mücbir sebep bildiriminin geç yapılması, sözleşmenin feshi, cezai şart, tazminat, ifa imkânsızlığı, aşırı ifa güçlüğü, sözleşmenin uyarlanması ve ticari sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklar konusunda profesyonel hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Mücbir sebep bildirimi geç yapılırsa bütün haklar kaybedilir mi?
Her durumda hayır. Öncelikle sözleşmedeki bildirim hükmü ve geç bildirime bağlanan sonuç incelenmelidir. Ancak açık bir hak kaybı hükmü varsa geç bildirim ciddi risk yaratabilir.
2. Sözleşmede üç günlük bildirim süresi varsa buna uyulması gerekir mi?
Tarafların açıkça kararlaştırdığı süre dikkate alınmalıdır. Özellikle tacirler arasındaki ticari sözleşmelerde süreyi önemsiz görmek risklidir.
3. Karşı taraf mücbir sebebi zaten biliyorsa bildirim yapmaya gerek var mı?
Genellikle sözleşmedeki bildirim yükümlülüğüne yine uyulmalıdır. Olayı bilmek, olayın belirli sözleşmenin ifasına etkisini bilmekle aynı değildir.
4. E-posta ile mücbir sebep bildirimi yapılabilir mi?
Sözleşmedeki bildirim yöntemine bağlıdır. Sözleşme belirli bir yöntem öngörüyorsa buna uyulması önemlidir.
5. WhatsApp mesajı mücbir sebep bildirimi sayılır mı?
Somut olayda delil değeri taşıyabilir ancak sözleşmedeki özel bildirim şartını karşılayıp karşılamadığı ayrıca incelenmelidir.
6. Döviz kurunun yükselmesi mücbir sebep midir?
Tek başına her kur artışı mücbir sebep değildir. Şartlarına göre aşırı ifa güçlüğü gibi farklı hukuki kurumlar gündeme gelebilir.
7. Tedarikçimin mal göndermemesi beni mücbir sebep nedeniyle sorumluluktan kurtarır mı?
Otomatik olarak hayır. Alternatif tedarik imkânı ve ana sözleşmedeki mücbir sebep maddesi ayrıca değerlendirilmelidir.
8. Geç bildirim nedeniyle cezai şart talep edilebilir mi?
Sözleşmenin hükümlerine göre mümkün olabilir. Mücbir sebep korumasının uygulanıp uygulanmadığı ve cezai şartın koşulları birlikte incelenmelidir.
9. Mücbir sebep nedeniyle sözleşme hemen feshedilebilir mi?
Her zaman değil. Sözleşmede olayın belirli süre devam etmesi hâlinde fesih hakkı tanınmış olabilir.
10. Mücbir sebep bildirim süresini kaçırdıysam ne yapmalıyım?
Gecikmiş de olsa olayın ve sözleşmeye etkisinin belgeli biçimde bildirilmesi, gecikmenin nedeninin açıklanması ve sözleşmedeki bildirim ile yaptırım hükümlerinin gecikmeden incelenmesi önemlidir.
Uzman Hukuki Destek
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa ve Türkiye genelinde hizmet veren FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, ticari sözleşmelerde mücbir sebep, geç bildirim, sözleşmenin feshi, cezai şart, tazminat ve sözleşmenin uyarlanmasına ilişkin uyuşmazlıklarda hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, özellikle yüksek bedelli ticari sözleşmelerde mücbir sebep maddelerinin yorumlanması, geç veya eksik bildirimlerin hukuki sonuçları, ifa imkânsızlığı, aşırı ifa güçlüğü ve sözleşmesel risklerin yönetilmesine ilişkin süreçlerde hukuki destek sunmaktadır.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Kule Plaza, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr




