
Ticari Sözleşmede Karşı Taraf İşi Yarım Bırakırsa Hangi Zararlar Talep Edilebilir? 2026 Güncel Rehber
14 Ekim 2026
Sözleşmedeki Cezai Şart Çok Yüksekse Mahkeme İndirim Yapabilir mi? 2026 Güncel Rehber
14 Ekim 2026Yüklenici işi zamanında teslim etmezse şirket ne yapabilir? Gecikme cezası, temerrüt, ek süre, sözleşmeden dönme veya fesih, işi başka yükleniciye tamamlattırma, zarar ve tazminat taleplerini 2026 güncel hukuk uygulaması kapsamında açıklıyoruz.
Şirketlerin inşaat, yazılım, makine kurulumu, fabrika montajı, tadilat, üretim hattı, altyapı, enerji, mühendislik veya anahtar teslim projelerde karşılaştığı en önemli sözleşme sorunlarından biri yüklenicinin işi kararlaştırılan tarihte tamamlamamasıdır. Özellikle işin gecikmesi şirketin üretime başlayamamasına, müşterisine karşı kendi teslim yükümlülüğünü yerine getirememesine, kira ve personel giderlerinin artmasına veya başka ticari kayıplara neden olabilir.
Bu durumda şirketin yalnızca “işin tamamlanmasını beklemek” zorunda olduğu düşünülmemelidir. Sözleşmenin içeriğine ve somut olayın şartlarına göre yüklenici temerrüde düşürülebilir, işin tamamlanması talep edilebilir, gecikmeden kaynaklanan zararların karşılanması istenebilir, sözleşmede kararlaştırılmışsa cezai şart ileri sürülebilir ve gerekli koşullar oluştuğunda sözleşmeden dönme veya sözleşmenin sona erdirilmesine ilişkin diğer haklar kullanılabilir.
Ancak hangi hakkın kullanılacağı belirlenirken özellikle sözleşmenin niteliği, teslim tarihi, gecikmenin nedeni, ek süre verilip verilmediği, işin ne kadarının tamamlandığı ve şirketin gecikme nedeniyle uğradığı zarar birlikte değerlendirilmelidir.
Yüklenicinin İşi Zamanında Bitirmemesi Ne Anlama Gelir?
Taraflar sözleşmede işin tamamlanacağı kesin bir tarih belirlemiş olabilir. Örneğin bir fabrikanın üretim hattının 1 Eylül 2026 tarihinde çalışır durumda teslim edilmesi kararlaştırılmış olabilir.
Yüklenici bu tarihte işi tamamlamamışsa gecikmenin hukuki sonuçları gündeme gelir. Ancak teslim tarihinin geçirilmiş olması ile yüklenicinin hukuken temerrüde düşmüş olması her olayda aynı şekilde değerlendirilmez.
Sözleşmedeki teslim hükmü, ihtar gerekip gerekmediği ve Türk Borçlar Kanunu’nun temerrüde ilişkin hükümleri birlikte incelenmelidir.
Kesin Teslim Tarihi Varsa Ayrıca İhtar Çekmek Gerekir mi?
Her olayda aynı cevap verilemez.
Borçlunun temerrüdünde kural olarak ihtar önemlidir. Bununla birlikte ifa günü tarafların anlaşmasıyla açık şekilde belirlenmişse bazı durumlarda ayrıca ihtar gerekmeksizin temerrüt gerçekleşebilir.
Örneğin sözleşmede “iş en geç 30 Kasım 2026 tarihinde eksiksiz olarak teslim edilecektir” şeklinde açık bir hüküm bulunması hukuki değerlendirmede önem taşır.
Buna rağmen şirketin haklarını kullanmadan önce sözleşmenin tamamının incelenmesi gerekir. Çünkü teslim tarihiyle birlikte süre uzatımı, mücbir sebep, işveren kaynaklı gecikme, değişiklik emirleri ve bildirim hükümleri de sonucu değiştirebilir.
Yükleniciye Ek Süre Vermek Zorunlu mudur?
Temerrüt hâlinde bazı seçimlik hakların kullanılabilmesi için yükleniciye uygun bir ek süre verilmesi gerekebilir. Ancak kanunda ek süre verilmesinin gerekli olmadığı durumlar da bulunmaktadır.
Örneğin yüklenicinin tutumundan ek süre verilmesinin sonuçsuz kalacağı açıkça anlaşılıyorsa veya işin belirli tarihte tamamlanması şirket açısından sözleşmenin amacının temelini oluşturuyorsa farklı değerlendirme yapılabilir.
Bu nedenle şirketin doğrudan sözleşmeyi sona erdirmeden önce “ek süre gerekli mi?” sorusunu cevaplandırması önemlidir.
Şirket İşin Tamamlanmasını Talep Edebilir mi?
Evet. Şirket sözleşmenin ayakta kalmasını istiyorsa yükleniciden işin tamamlanmasını talep edebilir.
Özellikle projenin büyük bölümü bitirilmişse sözleşmeyi tamamen sona erdirmek yerine kalan işlerin kısa sürede tamamlanması şirket açısından ekonomik olarak daha avantajlı olabilir.
Bu durumda şirket hem ifayı talep edip hem de şartları oluşmuşsa gecikmeden kaynaklanan zararlarını istemeyi değerlendirebilir.
Örneğin fabrikanın faaliyete geçmesinin iki ay gecikmesi nedeniyle ek depo kirası ödenmişse bu zararın yükleniciden talep edilip edilemeyeceği sözleşme ve kusur hükümleri kapsamında ayrıca incelenebilir.
Gecikme Cezası Talep Edilebilir mi?
Sözleşmede gecikme hâlinde cezai şart kararlaştırılmış olabilir. Özellikle büyük ticari projelerde “her gecikme günü için belirli tutarda ceza” veya sözleşme bedelinin belirli oranı üzerinden gecikme cezası öngörülebilmektedir.
Örneğin sözleşmede yüklenicinin geciktiği her gün için 20.000 TL cezai şart ödeyeceği düzenlenmişse şirketin bu hükme dayanıp dayanamayacağı incelenebilir.
Ancak cezai şartın kapsamı, üst sınırı, gecikmenin yükleniciden kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve sözleşmedeki diğer hükümler önemlidir.
Tacirler arasındaki sözleşmelerde cezai şart bakımından Türk Ticaret Kanunu hükümleri de ayrıca dikkate alınmalıdır.
Sözleşmede Gecikme Cezası Yoksa Tazminat İstenemez mi?
Hayır.
Sözleşmede cezai şart bulunmaması, şirketin şartları oluşmuş zararlarını hiçbir şekilde talep edemeyeceği anlamına gelmez.
Yüklenicinin sözleşmeye aykırı gecikmesi nedeniyle şirketin gerçek bir zarara uğraması hâlinde genel sözleşme sorumluluğu hükümleri kapsamında tazminat talebi gündeme gelebilir.
Burada zarar ile gecikme arasındaki illiyet bağının ortaya konulması önemlidir.
Şirket Hangi Zararlarını Talep Edebilir?
Bu sorunun cevabı projeye göre değişir. Bir üretim tesisinin geç teslim edilmesiyle ofis tadilatının geç tamamlanmasının ekonomik sonuçları aynı değildir.
Örneğin şirket gecikme nedeniyle başka bir tesisi kiralamak zorunda kalmış, üçüncü kişilere gecikme cezası ödemiş, ek personel veya depolama giderine katlanmış ya da üretime başlayamamış olabilir.
Ancak zarar kalemlerinin somut belgelerle ortaya konulması gerekir. “İş geç bittiği için çok para kaybettik” şeklindeki soyut açıklama tek başına yeterli olmayabilir.
Kâr Kaybı Talep Edilebilir mi?
Şartları oluştuğunda yoksun kalınan kazanç iddiası gündeme gelebilir. Ancak özellikle ticari davalarda kâr kaybının varsayımsal rakamlarla değil, mümkün olduğunca objektif ekonomik verilerle ortaya konulması gerekir.
Şirketin geçmiş satışları, mevcut siparişleri, üretim kapasitesi, müşteri sözleşmeleri, sektör koşulları ve gecikme olmasaydı gerçekleşmesi beklenen faaliyet gibi unsurlar değerlendirmede önem kazanabilir.
Her gecikmenin otomatik olarak yüksek miktarda kâr kaybı doğurduğu kabul edilmez.
Yüklenici “İşveren Yüzünden Geciktim” Derse Ne Olur?
Gecikmenin kimin davranışından kaynaklandığı uyuşmazlığın merkezinde olabilir.
Şirket projeleri zamanında teslim etmemiş, çalışma alanını yükleniciye açmamış, gerekli onayları geciktirmiş veya sözleşmede üstlendiği malzemeleri sağlamamışsa yüklenici gecikmenin kendisinden kaynaklanmadığını ileri sürebilir.
Bu nedenle yalnızca takvimdeki gecikme süresine bakmak yeterli değildir. Gecikmenin nedenleri ve tarafların projeye etkileri incelenmelidir.
Ek İş Verilmesi Teslim Süresini Uzatır mı?
Her ek iş otomatik olarak süre uzatımı sağlamaz. Ancak şirketin sözleşme kapsamını önemli ölçüde genişletmesi hâlinde yüklenicinin süre uzatımı talebi haklı olabilir.
Örneğin başlangıçta 1.000 metrekarelik tadilat kararlaştırılmışken proje sırasında şirketin önemli ek imalatlar istemesi teslim süresini etkileyebilir.
Bu nedenle değişiklik taleplerinin yazılı şekilde kaydedilmesi önemlidir.
Mücbir Sebep Varsa Yüklenici Sorumlu Olur mu?
Sözleşmelerde mücbir sebep hükümleri sıklıkla bulunmaktadır. Deprem, ağır doğal afet, savaş, kamu otoritesinin yasaklayıcı işlemleri veya tarafların kontrolü dışında gelişen başka olağanüstü durumlar sözleşmeye ve somut olaya göre değerlendirilebilir.
Ancak yüklenicinin her ekonomik güçlüğü veya tedarik sorunu otomatik olarak mücbir sebep değildir.
Örneğin maliyetlerin artması veya yüklenicinin kendi organizasyon eksikliği nedeniyle personel bulamaması her durumda mücbir sebep olarak kabul edilemez.
Yüklenicinin Mali Durumunun Bozulması Gecikmeyi Haklı Kılar mı?
Yüklenicinin finansman problemi yaşaması tek başına şirketin gecikmenin bütün sonuçlarına katlanmak zorunda olduğu anlamına gelmez.
Yüklenici işi üstlenirken gerekli organizasyonu ve finansmanı sağlayacağını kabul etmiş olabilir.
Ancak ekonomik koşulların sözleşmeye etkisi değerlendirilirken sözleşmedeki uyarlama, fiyat farkı ve olağanüstü durum hükümleri de incelenmelidir.
İşin Zamanında Bitmeyeceği Teslim Tarihinden Önce Belli Olursa Ne Yapılabilir?
Şirketin mutlaka son teslim tarihini beklemesi gereken durumlar olmadığı gibi, eser sözleşmesine özgü hükümler de önem taşır.
Yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya işi sözleşmeye aykırı biçimde geciktirmesi nedeniyle işin kararlaştırılan zamanda tamamlanamayacağı açıkça anlaşılıyorsa şirketin teslim tarihinden önce kullanabileceği haklar bulunabilir.
Örneğin altı aylık projenin beşinci ayında yalnızca yüzde 10’u tamamlanmışsa şirketin “teslim tarihini bekleyelim” demesi her zaman gerekli olmayabilir.
Şirket Sözleşmeden Dönebilir mi?
Şartları oluştuğunda sözleşmeden dönme gündeme gelebilir. Ancak dönmenin hukuki sonuçları devamlı sözleşmelerdeki fesih sonuçlarıyla aynı değildir.
Bu nedenle ticari uygulamada kullanılan “sözleşmeyi feshettik” ifadesi her zaman hukuken doğru nitelendirme olmayabilir.
Özellikle işin büyük bölümünün tamamlandığı uzun süreli projelerde sona ermenin geçmişe veya ileriye etkisi dikkatle değerlendirilmelidir.
Sözleşme Tek Taraflı Feshedilebilir mi?
Sözleşmede şirkete belirli şartlarla fesih hakkı tanınmış olabilir. Örneğin yüklenicinin teslim tarihini 30 günden fazla geçirmesi özel fesih sebebi olarak düzenlenmiş olabilir.
Bu durumda sözleşmedeki bildirim şekli ve süreler önem kazanır.
Şirket haklı olduğunu düşünerek sözleşmeyi sona erdirse bile sözleşmedeki prosedürü ihlal ederse yeni bir uyuşmazlık ortaya çıkabilir.
İşi Başka Bir Yükleniciye Tamamlattırmak Mümkün mü?
Şirketin geciken işi doğrudan başka yükleniciye vermesi bazı durumlarda mümkün olabilir; ancak bunun hangi hukuki mekanizma üzerinden yapılacağı dikkatle belirlenmelidir.
Özellikle ilk yükleniciye ait ekipman, malzeme, proje, yazılım kodu veya fikrî haklar bulunuyorsa yeni yüklenicinin işe devam etmesi ayrıca hukuki sorun yaratabilir.
Bu nedenle ilk sözleşmenin hukuki durumu netleştirilmeden ikinci yükleniciyle işe devam edilmesi risklidir.
İşi Başkasına Tamamlattırmanın Ek Maliyeti İlk Yükleniciden İstenebilir mi?
Şartları oluşmuşsa bu maliyet zarar kalemi olarak gündeme gelebilir.
Örneğin ilk yüklenici işi 10 milyon TL’ye tamamlamayı taahhüt etmiş ancak yarıda bırakmış ve şirket kalan işi acilen başka bir firmaya daha yüksek bedelle tamamlatmak zorunda kalmış olabilir.
İki maliyet arasındaki farkın ne ölçüde ilk yüklenicinin sözleşmeye aykırılığından kaynaklandığı incelenebilir.
Ancak şirketin de zararını makul ölçüde azaltma yönündeki davranışları değerlendirmede önem taşıyabilir.
Yüklenici İşi Yarıda Bırakırsa Yapılan Ödemeler Geri İstenebilir mi?
Bu durum kullanılan sona erme hakkına ve tamamlanan iş miktarına göre değişir.
Şirket avans ödemiş ancak yüklenici karşılığında hiçbir iş yapmamış olabilir. Başka bir olayda ise bedelin yüzde 70’i ödenmiş ve işin yüzde 65’i tamamlanmış olabilir.
Dolayısıyla “ödenen bütün para geri alınır” şeklinde genel bir kural uygulanamaz.
Hakedişler, tamamlanan iş, ayıplar, malzeme, avanslar ve karşılıklı alacaklar birlikte hesaplanmalıdır.
Hakediş Ödemesi Durdurulabilir mi?
Sözleşmede hakediş sistemi varsa şirketin ödeme yükümlülüğü ile yüklenicinin gerçekleştirdiği iş arasında bağlantı bulunabilir.
Ancak şirket yalnızca uyuşmazlık çıktığı için hiçbir hukuki değerlendirme yapmadan bütün ödemeleri keserse kendisi de temerrüde düşebilir.
Bu nedenle hangi hakedişin muaccel olduğu ve şirketin ödeme yapmama hakkının bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.
Eksik İş ile Gecikmiş İş Aynı Şey midir?
Hayır.
İş teslim edilmemiş olabilir; bu durumda gecikme söz konusudur. İş teslim edilmiş ancak bazı bölümleri yapılmamış olabilir; bu durumda eksik ifa tartışması ortaya çıkabilir. İş tamamlanmış görünmesine rağmen teknik şartnameye uygun olmayabilir; bu durumda ayıplı ifa gündeme gelebilir.
Aynı projede bu sorunların birkaçı birlikte de bulunabilir.
Yüklenici “İşi Teslim Ettim” Şirket “Bitmedi” Diyorsa Ne Olur?
Teslim kavramı yalnızca yüklenicinin işi bırakarak sahadan ayrılması anlamına gelmez.
Sözleşmede geçici kabul, kesin kabul, test, devreye alma veya performans kriterleri belirlenmiş olabilir.
Örneğin makine fabrikaya getirilmiş ancak çalışır hâle getirilememişse sözleşmenin “anahtar teslim çalışır sistem” öngörmesi hâlinde yalnızca makinenin fiziksel teslimi yeterli olmayabilir.
Teslim Tutanağını İmzalamak Şirketin Haklarını Kaybettirir mi?
Tutanağın içeriğine göre değişir.
Şirketin çekincesiz şekilde “iş eksiksiz ve sözleşmeye uygun teslim alınmıştır” şeklinde belge imzalaması daha sonra ileri sürülecek bazı iddiaları zorlaştırabilir.
Bu nedenle eksik veya gecikmiş iş teslim alınırken gerekli çekincelerin açık biçimde yazılması önemlidir.
Gecikme Cezası İçin Çekince Koymak Gerekir mi?
Sözleşme ve cezai şartın niteliğine göre çekince konusu önem taşıyabilir.
Özellikle gecikmiş ifanın kabul edilmesi sırasında cezai şart hakkının korunmasına ilişkin Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınmalıdır.
Şirketin işi teslim alırken gecikme cezasına ilişkin haklarını farkında olmadan kaybetmemesi için teslim tutanağı dikkatli hazırlanmalıdır.
Yükleniciye İhtarname Gönderilmeli mi?
Birçok uyuşmazlıkta yazılı ihtar oldukça önemlidir.
İhtarda sözleşmenin hangi hükmünün ihlal edildiği, işin hangi bölümünün geciktiği, şirketin ne talep ettiği ve gerekiyorsa verilen ek süre açık şekilde belirtilmelidir.
Belirsiz biçimde “işi hemen bitirin, aksi hâlde yasal işlem yapılacaktır” denilmesi yerine somut sözleşme ihlalinin ortaya konulması daha sağlıklı olur.
Şirket Sessiz Kalırsa Gecikmeyi Kabul Etmiş Sayılır mı?
Her durumda hayır. Ancak şirketin uzun süre hiçbir itiraz ileri sürmemesi, sürekli yeni teslim tarihlerini kabul etmesi veya gecikmeye rağmen hakedişleri çekincesiz ödemesi uyuşmazlıkta önem taşıyabilir.
Özellikle tarafların yazışmaları sözleşmedeki ilk teslim tarihinin daha sonra değiştirilip değiştirilmediğinin belirlenmesinde kullanılabilir.
Bu nedenle proje süresince e-posta, toplantı tutanağı ve yazılı bildirimlerin düzenli tutulması önemlidir.
WhatsApp Yazışmaları Delil Olabilir mi?
Tarafların proje yöneticileri veya yetkilileri arasındaki mesajlar uyuşmazlıkta delil olarak değerlendirilebilir. Ancak mesajı kimin gönderdiği, yazışmanın bütünlüğü, bağlamı ve hukuka uygun şekilde elde edilmesi önemlidir.
Örneğin yüklenicinin “işi ancak iki ay sonra bitirebiliriz” şeklindeki açık mesajı gecikmenin değerlendirilmesinde önemli olabilir.
E-Postalar Teslim Tarihini Değiştirebilir mi?
Bu durum sözleşmedeki değişiklik hükümlerine ve yazışmayı yapan kişilerin yetkilerine bağlıdır.
Sözleşmede değişikliklerin yalnızca belirli kişiler tarafından ve yazılı ek protokolle yapılabileceği kararlaştırılmış olabilir.
Bu nedenle proje çalışanının gönderdiği sıradan bir e-posta her zaman şirketi bağlayan süre uzatımı anlamına gelmez.
Şirketin Kendi Müşterisine Ödediği Gecikme Cezası Yükleniciden İstenebilir mi?
Şartları oluştuğunda talep gündeme gelebilir.
Örneğin ana yüklenici şirket müşterisine 1 Aralık’ta teslim yapmayı taahhüt etmiş, alt yüklenicinin gecikmesi nedeniyle teslim gerçekleşmemiş ve şirket müşterisine sözleşmesel gecikme cezası ödemiş olabilir.
Bu ödemenin alt yükleniciden istenebilmesi için sözleşmeye aykırılık, kusur, ödenen tutar ve nedensellik ilişkisi değerlendirilmelidir.
Yüklenicinin Gecikmesi Nedeniyle Üretim Durursa Ne Olur?
Üretim kaybı büyük ticari projelerde önemli zarar kalemlerinden biri olabilir.
Ancak şirketin yalnızca tahmini yüksek rakamlar ileri sürmesi yeterli değildir. Üretim kapasitesi, siparişler, satış kayıtları, hammadde durumu ve gecikme olmasaydı gerçekleştirilebilecek üretim miktarı gibi ekonomik veriler önem taşır.
Gecikme Nedeniyle Üçüncü Kişilere Ödenen Tutarlar Talep Edilebilir mi?
Somut olayda gecikmenin doğrudan sonucu olan ve öngörülebilir nitelik taşıyan zararlar kapsamında değerlendirme yapılabilir.
Örneğin ek depo kirası, vinç bekleme bedeli, personel konaklama gideri veya müşteriye ödenen ceza söz konusu olabilir.
Her giderin yüklenicinin gecikmesiyle bağlantısı ayrı ayrı gösterilmelidir.
Teminat Mektubu Nakde Çevrilebilir mi?
Yüklenici şirket lehine banka teminat mektubu vermiş olabilir.
Teminatın paraya çevrilip çevrilemeyeceği teminat mektubunun metnine, sözleşmeye ve talep şartlarına bağlıdır.
Şirketin “yüklenici gecikti” diyerek her durumda teminatı otomatik şekilde nakde çevirebileceği söylenemez.
Özellikle yüksek bedelli projelerde teminat mektubu metni ayrıca incelenmelidir.
Performans Teminatı Kullanılabilir mi?
Sözleşmede performans garantisi veya kesin teminat bulunabilir. Yüklenicinin sözleşmeye uygun ifa göstermemesi hâlinde bu teminatların hangi şartlarla kullanılabileceği sözleşme hükümlerine göre belirlenir.
Teminatın kullanılması ile şirketin diğer tazminat haklarının devam edip etmediği de ayrıca incelenmelidir.
Yüklenici Sözleşmesine Gecikme Üst Sınırı Konulabilir mi?
Evet. Ticari sözleşmelerde gecikme cezası için belirli bir üst sınır kararlaştırılması yaygındır.
Örneğin günlük belirli oran uygulanıp toplam cezanın sözleşme bedelinin yüzde 10’unu aşmayacağı düzenlenebilir.
Bu tür hükümler hazırlanırken gecikmenin şirket üzerinde yaratabileceği gerçek ekonomik risk göz önünde bulundurulmalıdır.
Şirket Gecikmeyi Nasıl İspatlar?
En güçlü dosya yalnızca sözleşmeden oluşmaz. Sözleşmedeki iş programı, teslim tarihi, ek protokoller, saha tutanakları, hakedişler, proje yazışmaları, e-postalar, toplantı tutanakları, fotoğraflar, ilerleme raporları ve ihtarnameler birlikte değerlendirilmelidir.
Örneğin sözleşmede 1 Eylül teslim tarihi bulunmasına rağmen şirket 15 Eylül, 1 Ekim ve 20 Ekim tarihlerinde yazılı olarak işin hâlâ tamamlanmadığını bildirmişse gecikmenin kronolojisi daha açık biçimde ortaya konulabilir.
Dava Açmadan Önce Bilirkişi veya Delil Tespiti Gerekebilir mi?
Özellikle teknik işlerde gerekebilir.
Şirket sözleşmeyi sona erdirip yeni yükleniciyle işe devam edecekse ilk yüklenicinin yaptığı iş miktarının, eksiklerin ve mevcut teknik durumun daha sonra tespiti zorlaşabilir.
Bu nedenle somut olayın şartları oluşmuşsa mahkemeden delil tespiti istenmesi değerlendirilebilir.
Örneğin ilk yüklenicinin yüzde kaç ilerleme sağladığı yeni yüklenici işe başladıktan sonra belirlenemeyecek hâle gelebilir.
Yüklenici İşi Zamanında Bitirmezse Şirket Ne Yapmalı?
Şirketin ilk yapması gereken yalnızca “fesih ihtarı” göndermek değildir. Öncelikle sözleşme, iş programı, teslim tarihi, ek süreler, değişiklik emirleri, hakedişler ve tarafların gecikmeye etkileri birlikte incelenmelidir.
Ardından şirketin ticari hedefi belirlenmelidir. Şirket işi aynı yükleniciye tamamlattırmak mı istiyor, başka yükleniciyle devam etmek mi istiyor, projeden tamamen vazgeçmek mi istiyor, yoksa öncelikle gecikme zararını ve cezai şartı mı talep ediyor?
Bu tercih hukuki stratejiyi doğrudan etkiler.
Örneğin sözleşmeyi ayakta tutarak ifayı isteyen şirket ile sözleşmeden dönmek isteyen şirket aynı hukuki yolu izlemeyebilir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, yüklenici gecikmelerinde şirketlerin en sık yaptığı hatalardan birinin sözleşmenin sona erme ve bildirim hükümleri incelenmeden aceleyle “fesih” bildirimi göndermek olduğunu belirtmektedir. Özellikle yüksek bedelli ticari projelerde yanlış sona erdirme işlemi, başlangıçta haklı olan şirketin daha sonra karşı tazminat talepleriyle karşılaşmasına neden olabilir.
Yüklenici Gecikmelerinde Sözleşme Yönetimi Neden Önemlidir?
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere büyük ticari projelerde yüklenici uyuşmazlıkları çoğu zaman tek bir gecikme olayından değil, proje boyunca yapılan onlarca değişiklikten kaynaklanmaktadır.
İlk teslim tarihi değişmiş olabilir, şirket ek işler istemiş olabilir, yüklenici süre uzatımı talep etmiş olabilir veya taraflar fiilen yeni bir takvim üzerinde çalışmış olabilir.
Bu nedenle mahkemede yalnızca ilk sözleşmeye bakılması çoğu zaman yeterli olmaz. Projenin gerçek uygulama süreci ortaya konulmalıdır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, şirketler ile yükleniciler arasındaki eser ve ticari sözleşme uyuşmazlıklarında teslim gecikmesi, cezai şart, tazminat, sözleşmenin sona erdirilmesi, eksik ve ayıplı işler, hakediş uyuşmazlıkları, teminatlar ve delil tespiti süreçlerinde hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Yüklenici teslim tarihini geçirirse sözleşme otomatik olarak sona erer mi?
Kural olarak yalnızca teslim tarihinin geçirilmesi sözleşmenin kendiliğinden sona erdiği anlamına gelmez. Sözleşmedeki hükümler ve temerrüde ilişkin kurallar incelenmelidir.
2. Şirket yükleniciye ek süre vermek zorunda mı?
Bazı durumlarda uygun ek süre verilmesi gerekebilir; bazı hâllerde ise ek süre verilmesine gerek bulunmayabilir. Somut sözleşme ve gecikmenin niteliği belirleyicidir.
3. Sözleşmede ceza yoksa gecikme tazminatı istenebilir mi?
Cezai şart bulunmaması tazminat hakkını otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Şartları oluşmuş gerçek zararlar ayrıca talep konusu olabilir.
4. Geciken işi başka firmaya verebilir miyiz?
Şartları oluştuğunda mümkün olabilir. Ancak ilk sözleşmenin hukuki durumu netleştirilmeden başka yükleniciyle devam edilmesi ek uyuşmazlık yaratabilir.
5. Yeni yüklenicinin daha yüksek bedeli ilk yükleniciden istenebilir mi?
Somut olayda ilk yüklenicinin sözleşmeye aykırılığından kaynaklanan makul ek maliyetlerin tazmini gündeme gelebilir.
6. Şirket gecikme nedeniyle kâr kaybı isteyebilir mi?
Şartları oluşmuşsa mümkündür. Ancak kâr kaybının objektif ticari verilerle ortaya konulması gerekir.
7. Yüklenici “ek iş verdiniz, bu yüzden geciktim” derse ne olur?
Ek işlerin teslim takvimine gerçek etkisi araştırılır. Her ek iş otomatik süre uzatımı sağlamaz.
8. Yükleniciye ihtar çekmeden sözleşme sona erdirilebilir mi?
Bazı durumlarda mümkün olabilir; ancak temerrüt, ek süre ve sözleşmedeki bildirim hükümleri incelenmeden hareket edilmemelidir.
9. Gecikmiş işi teslim alırsak gecikme cezası hakkımız kaybolur mu?
Cezai şartın türüne ve teslim sırasında yapılan çekincelere göre hak kaybı gündeme gelebilir. Teslim tutanağı bu nedenle önemlidir.
10. İş başka yükleniciye verilecekse önce ne yapılmalıdır?
İlk yüklenicinin yaptığı işin seviyesi, eksikler, ayıplar ve mevcut saha durumu belgelenmelidir. Gerekiyorsa yeni yüklenici işe başlamadan önce delil tespiti değerlendirilmelidir.
Uzman Hukuki Destek
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa ve Türkiye genelinde şirketlerin yüklenici ve eser sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, yüklenicinin işi zamanında tamamlamaması, teslim gecikmesi, cezai şart, sözleşmeden dönme ve fesih uyuşmazlıkları, gecikme tazminatı, kâr kaybı, eksik ve ayıplı iş, hakediş, teminat mektubu ve delil tespiti süreçlerinde şirketlere hukuki destek sunmaktadır.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Kule Plaza, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr




