
Ticari Sözleşmede Tek Taraflı Fiyat Değişikliği Geçerli midir? 2026 Güncel Rehber
14 Ekim 2026
Beklenmeyen Maliyet Artışları Nedeniyle Ticari Sözleşmeden Çıkılabilir mi? 2026 Güncel Rehber
14 Ekim 2026Hammadde fiyatlarının beklenmedik şekilde yükselmesi sözleşmenin uyarlanmasını sağlar mı? TBK m.138 kapsamında aşırı ifa güçlüğü, maliyet artışı, döviz kuru, enerji ve nakliye giderleri, sabit fiyatlı sözleşmeler, uyarlama davası ve sözleşmeden dönme şartlarını 2026 güncel uygulamasıyla açıklıyoruz.
Ticari sözleşmeler imzalandıktan sonra hammadde fiyatlarının beklenmedik ölçüde yükselmesi, özellikle üretim ve tedarik sektörlerinde ciddi uyuşmazlıklara neden olabilmektedir. Demir, çelik, alüminyum, bakır, plastik, kereste, kimyasal ürünler, enerji, akaryakıt veya ithal girdilerde meydana gelen olağanüstü fiyat artışları, sözleşme kurulurken kârlı görünen bir işi kısa süre içerisinde ağır zararla karşı karşıya bırakabilir.
Bu durumda en sık sorulan soru şudur: “Hammadde fiyatı çok yükseldi, sözleşmedeki fiyatı tek taraflı değiştirebilir miyim?”
Kural olarak cevap hayırdır. Sözleşmenin taraflarından biri maliyetlerinin yükseldiğini ileri sürerek kararlaştırılmış bedeli kendiliğinden değiştiremez. Ancak maliyet artışının olağan ticari risk sınırlarını aşması ve Türk Borçlar Kanunu’nun aradığı diğer koşulların gerçekleşmesi hâlinde sözleşmenin değişen şartlara uyarlanması gündeme gelebilir.
Hammadde Fiyatının Artması Tek Başına Uyarlama İçin Yeterli midir?
Her fiyat artışı sözleşmenin uyarlanmasını sağlamaz. Ticari hayatın doğasında belirli ölçüde fiyat dalgalanması, enflasyon, döviz hareketi ve maliyet değişikliği bulunmaktadır. Özellikle tacirlerin sözleşme kurarken piyasa koşullarını ve öngörülebilir ticari riskleri hesaba katmaları beklenir.
Bu nedenle hammadde fiyatının örneğin yüzde 10, yüzde 20 veya yüzde 30 artması hâlinde otomatik olarak uyarlama hakkının doğduğunu söylemek mümkün değildir. Hukukumuzda bütün sözleşmeler için geçerli, “maliyet şu oranda artarsa uyarlama yapılır” şeklinde sabit bir yüzde bulunmamaktadır.
Asıl değerlendirilmesi gereken husus, değişikliğin sözleşme kurulurken öngörülüp öngörülemeyeceği ve borçludan ifanın aynı koşullarla sürdürülmesini istemenin dürüstlük kuralıyla bağdaşmayacak ölçüde ağırlaşıp ağırlaşmadığıdır.
TBK m.138 Kapsamında Aşırı İfa Güçlüğü Nedir?
Türk Borçlar Kanunu’nun 138. maddesi, sözleşmenin kurulmasından sonra ortaya çıkan olağanüstü koşullar nedeniyle edimler arasındaki dengenin borçlu aleyhine ağır biçimde bozulduğu durumlarda önemli bir hukuki imkân sağlamaktadır.
Uyarlama bakımından, sözleşme yapılırken taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durumun borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkması gerekir. Bu gelişmenin sözleşmenin kurulması sırasında mevcut olguları borçludan ifanın istenmesini dürüstlük kuralına aykırı düşürecek ölçüde değiştirmesi de aranır.
Dolayısıyla yalnızca şirketin kârının azalması yeterli değildir. Sözleşmedeki ekonomik dengenin ciddi şekilde bozulmuş olması gerekir.
Hammadde Fiyatlarının Olağanüstü Artışı TBK m.138 Kapsamına Girebilir mi?
Somut olayın koşullarına göre girebilir.
Örneğin uzun süreli sabit fiyatlı bir üretim sözleşmesinde temel hammaddenin fiyatı, sözleşmenin imzalandığı tarihte makul şekilde öngörülemeyecek bir gelişme nedeniyle olağanüstü yükselmiş olabilir. Üretici sözleşmede belirlenen fiyattan teslimat yapmaya devam ettiğinde çok ağır zararla karşı karşıya kalıyorsa uyarlama talebi gündeme gelebilir.
Ancak mahkeme yalnızca güncel hammadde fiyatına bakmaz. Sözleşmenin imzalandığı tarih, sözleşmenin süresi, geçmiş piyasa hareketleri, tarafların tacir olup olmadığı, fiyat belirleme yöntemi, kur riski, sözleşmedeki uyarlama hükümleri ve maliyet artışının sözleşmenin tamamına etkisi birlikte değerlendirilir.
Tacirler Hammadde Fiyat Artışına Dayanarak Uyarlama İsteyebilir mi?
Evet, tacir olmak TBK m.138’in uygulanmasını kategorik olarak engellemez. Bununla birlikte tacirlerin basiretli hareket etme yükümlülüğü değerlendirmede önem taşır.
Profesyonel bir üretici veya tedarikçinin faaliyet gösterdiği sektörde olağan kabul edilen fiyat dalgalanmalarını hesaba katması beklenebilir. Bu nedenle normal piyasa hareketlerinin sonradan “öngörülemez olay” olarak ileri sürülmesi daha güç olabilir.
Buna karşılık sektörün olağan risk sınırlarını aşan çok ağır ve sıra dışı gelişmeler farklı değerlendirilebilir.
Sabit Fiyatlı Sözleşmede Hammadde Artışı Nedeniyle Fiyat Değiştirilebilir mi?
Sözleşmede bedelin sabit olduğu açıkça kararlaştırılmışsa taraflardan biri kural olarak fiyatı tek taraflı yükseltemez. Ancak sabit fiyat düzenlemesinin bulunması, her durumda ve ne olursa olsun TBK m.138’e başvurulamayacağı anlamına da gelmez.
Burada sözleşmenin risk dağılımı özellikle önemlidir.
Örneğin tarafların açıkça belirli hammadde veya kur dalgalanmalarının riskini yükleniciye bıraktığı bir sözleşmede uyarlama talebinin kabul edilmesi daha güç olabilir. Buna karşılık sözleşmenin kapsamadığı, öngörülmesi makul olarak beklenemeyecek olağanüstü bir gelişme meydana gelmişse ayrıca değerlendirme yapılması gerekir.
“Fiyat Farkı Talep Edilemez” Maddesi Varsa Uyarlama Davası Açılabilir mi?
Sözleşmedeki bu tür hükümler son derece önemlidir ancak tek bir cümle üzerinden kesin sonuca varılmamalıdır.
“Her ne sebeple olursa olsun fiyat farkı istenemez”, “hammadde artışları yükleniciye aittir” veya benzeri risk dağılımı hükümleri, tarafların belirli ekonomik değişikliklerin riskini kimin üstlendiğini gösterebilir.
Mahkeme sözleşmenin tamamını ve hükmün kapsamını değerlendirecektir. Özellikle tarafların sözleşme yapılırken hangi riskleri bilinçli biçimde üstlendikleri önem taşır.
Bu nedenle sözleşmedeki fiyat farkı yasağı görmezden gelinerek doğrudan TBK m.138’e dayanılması doğru bir strateji olmayabilir.
Döviz Kurundaki Artış Hammadde Maliyetini Yükseltirse Uyarlama İstenebilir mi?
İthal hammadde kullanan işletmelerde döviz kuru artışı üretim maliyetini doğrudan etkileyebilir. Ancak kurun yükselmiş olması tek başına uyarlama sebebi değildir.
Sözleşmenin yapıldığı tarihteki ekonomik ortam, kurdaki değişimin büyüklüğü ve süresi, sözleşmenin hangi para birimi üzerinden kurulduğu, tarafların kur riskini nasıl paylaştırdığı ve borçlunun bu riski sözleşme kurulurken hesaba katmasının beklenip beklenemeyeceği değerlendirilir.
Özellikle uzun süreli sözleşmelerde bu inceleme daha ayrıntılı hâle gelebilir.
Enerji Maliyetlerinin Aşırı Artması Uyarlama Sebebi Olabilir mi?
Üretim faaliyetinde enerji maliyetinin toplam maliyet içindeki payı yüksekse olağanüstü enerji fiyat artışları sözleşmenin ekonomik dengesini önemli ölçüde değiştirebilir.
Ancak burada da otomatik uyarlama söz konusu değildir.
Örneğin enerji gideri toplam üretim maliyetinin küçük bir kısmını oluşturuyorsa fiyat artışının sözleşmeye etkisi sınırlı kalabilir. Buna karşılık enerji yoğun bir üretim faaliyetinde aynı artış çok daha ağır sonuç yaratabilir.
Bu nedenle uyarlama davasında yalnızca fiyat artışının yüzdesi değil, artışın sözleşmenin gerçek maliyet yapısına etkisi ortaya konulmalıdır.
Nakliye Fiyatlarının Artması da Hesaba Katılır mı?
Evet. Hammadde fiyatıyla birlikte navlun, lojistik, akaryakıt, sigorta ve diğer tedarik maliyetlerinin olağanüstü şekilde artması toplam maliyet değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
Özellikle uluslararası tedarik zincirine bağlı sözleşmelerde tek bir maliyet kalemine bakılması yanıltıcı olabilir.
Örneğin hammadde yüzde 40 yükselmiş ancak navlun üç katına çıkmışsa sözleşmenin toplam ekonomik etkisi bütün olarak değerlendirilmelidir.
Savaş Nedeniyle Hammadde Fiyatı Artarsa Ne Olur?
Savaş, uluslararası yaptırımlar, ihracat yasakları, liman kapanmaları veya önemli tedarik yollarının kesilmesi gibi olaylar bazı sözleşmelerde olağanüstü değişiklik yaratabilir.
Ancak savaşın varlığı tek başına bütün sözleşmelerin uyarlanmasını sağlamaz.
Söz konusu gelişmenin somut sözleşmenin ifasına nasıl etki ettiği gösterilmelidir.
Örneğin kullanılan hammaddenin büyük bölümü belirli bir bölgeden tedarik ediliyor ve savaş nedeniyle bu tedarik kanalı kapanmışsa durum farklı değerlendirilebilir.
Tedarik Zincirinin Bozulması Uyarlama Nedeni Olabilir mi?
Olabilir.
Ancak alternatif tedarik imkânlarının bulunup bulunmadığı araştırılabilir. Borçlunun yalnızca eski tedarikçisinin fiyat yükseltmesi nedeniyle uyarlama istemesi ile hammaddenin piyasada olağan koşullarda temin edilemez hâle gelmesi aynı değildir.
Mahkeme somut olayda alternatif kaynakların bulunup bulunmadığını ve bunların maliyetini değerlendirebilir.
Hammadde Bulunamıyorsa Bu Uyarlama mı Mücbir Sebep mi?
Bu ayrım önemlidir.
Hammadde pahalılaşmış ancak temin edilebiliyorsa aşırı ifa güçlüğü tartışması gündeme gelebilir.
Buna karşılık sözleşmenin konusu olan edimin yerine getirilmesi objektif olarak imkânsız hâle gelmişse imkânsızlık hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Mücbir sebep, imkânsızlık ve aşırı ifa güçlüğü aynı hukuki kavramlar değildir.
Kârın Azalması Uyarlama İçin Yeterli midir?
Genellikle yalnızca kâr marjının düşmesi yeterli değildir.
Ticari sözleşmelerde kâr beklentisi garanti edilmiş değildir. İşletme bazı dönemlerde daha düşük kâr elde edebilir, hatta belirli ölçüde zarar yaşayabilir.
TBK m.138 bakımından aranılan durum, olağan ticari riskten daha ağır bir ekonomik dengesizliktir.
Bu nedenle davada:
“Eskiden yüzde 20 kâr ediyordum, şimdi yüzde 5 kâr ediyorum.”
demek tek başına güçlü bir uyarlama gerekçesi oluşturmayabilir.
Sözleşmenin Zarar Ettirmesi Yeterli midir?
Zarar önemli bir gösterge olabilir fakat yine otomatik sonuç doğurmaz.
Zararın nedeni, büyüklüğü, geçici veya sürekli olup olmadığı ve sözleşmenin toplam ekonomik yapısı değerlendirilmelidir.
Ayrıca zararın borçlunun kendi ticari kararlarından kaynaklanıp kaynaklanmadığı da önemlidir.
Hammadde Artışının Ne Kadar Olduğu Nasıl İspatlanır?
Uyarlama talebinin en önemli bölümlerinden biri maliyet değişiminin somutlaştırılmasıdır.
Sözleşmenin imzalandığı tarihteki alış faturaları ile sonraki faturalar karşılaştırılabilir. Piyasa fiyatları, üretim reçeteleri, birim maliyetler, tedarikçi teklifleri ve finansal kayıtlar incelenebilir.
Örneğin yalnızca:
“Çelik çok pahalandı.”
demek yerine sözleşmenin imzalandığı tarihte bir ton çeliğin maliyeti ile dava tarihindeki maliyet ve bunun bir ürünün toplam maliyetine etkisi ortaya konulmalıdır.
Bilirkişi İncelemesi Yapılabilir mi?
Evet. Özellikle teknik üretim maliyetlerinin bulunduğu uyuşmazlıklarda bilirkişi incelemesi önem kazanabilir.
Bilirkişi sözleşmenin hukuken uyarlanıp uyarlanmayacağına karar vermez; bu hukuki değerlendirme mahkemeye aittir. Ancak hammaddenin ürün maliyetindeki payı, fiyat değişimleri, üretim giderleri ve ekonomik etkiler teknik olarak incelenebilir.
Sözleşmenin Uyarlanması Nasıl Yapılır?
Uyarlama yalnızca “fiyat artırılması” anlamına gelmez.
Somut sözleşmenin yapısına göre fiyatın değiştirilmesi, fiyat güncelleme mekanizmasının kurulması veya başka bir sözleşme hükmünün yeni koşullara uygun hâle getirilmesi gündeme gelebilir.
Amaç, mahkemenin taraflardan biri için yeni ve tamamen farklı bir ticari sözleşme oluşturması değil, kanuni koşullar oluşmuşsa bozulan sözleşme dengesinin hakkaniyete uygun biçimde değerlendirilmesidir.
Şirket Fiyatı Kendiliğinden Artırabilir mi?
Kural olarak hayır.
Üreticinin:
“Maliyetim yüzde 80 arttı, bundan sonra size yüzde 80 zamlı fatura keseceğim.”
demesi sözleşmede buna izin veren bir mekanizma bulunmadığı sürece karşı tarafı otomatik olarak bağlamaz.
Öncelikle sözleşmedeki fiyat revizyon hükümleri incelenmelidir.
Anlaşma sağlanamazsa şartları bulunuyorsa uyarlama davası gündeme gelebilir.
Önce Karşı Taraftan Uyarlama Talep Edilmeli mi?
Pratik açıdan yazılı bir yeniden müzakere ve uyarlama talebi önemli olabilir.
Bu bildirimde maliyet artışının hangi girdilerden kaynaklandığı, sözleşmenin ekonomik dengesini nasıl etkilediği ve hangi uyarlamanın talep edildiği açıklanabilir.
Taraflar anlaşarak sözleşmeyi değiştirebiliyorsa dava açılmasına gerek kalmayabilir.
Uyarlama Talebi Reddedilirse Dava Açılabilir mi?
TBK m.138’in koşulları mevcutsa sözleşmenin hâkim tarafından uyarlanması talep edilebilir.
Mahkeme somut olayın bütün özelliklerini değerlendirir.
Bu nedenle uyarlama davasında yalnızca ekonomik kriz veya enflasyondan söz etmek yerine sözleşmeye özgü ekonomik etkinin ortaya konulması önemlidir.
Sözleşme İfa Edildikten Sonra Uyarlama İstenebilir mi?
TBK m.138 bakımından borçlunun borcunu henüz ifa etmemiş veya aşırı ifa güçlüğünden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olması önemlidir.
Bu nedenle şirketin aylar boyunca hiçbir çekince ileri sürmeden sözleşmeyi tamamen ifa etmesi ve sonrasında geçmiş döneme ilişkin fiyat farkı istemesi farklı hukuki sorunlara neden olabilir.
Hakların saklı tutulması bu nedenle önem taşır.
“İhtirazi Kayıt” Neden Önemlidir?
Borçlu olağanüstü koşullar nedeniyle sözleşmenin uyarlanmasını istiyor ancak ticari ilişkinin devamı için ifaya devam ediyorsa, aşırı ifa güçlüğünden kaynaklanan haklarını saklı tuttuğunu uygun şekilde ortaya koyması önemlidir.
Bunun nasıl yapılacağı sözleşmenin ve ifanın niteliğine göre belirlenmelidir.
Uyarlama Mümkün Değilse Sözleşmeden Dönülebilir mi?
TBK m.138, uyarlamanın mümkün olmadığı hâllerde borçluya sözleşmeden dönme imkânı tanımaktadır. Sürekli edimli sözleşmelerde ise kural olarak dönme yerine fesih hakkı kullanılmaktadır.
Ancak bu hakların şartları oluşmadan sözleşmenin tek taraflı olarak terk edilmesi ciddi tazminat riskleri yaratabilir.
Bu nedenle:
“Maliyet arttı, artık mal göndermiyorum.”
şeklinde doğrudan hareket etmek risklidir.
Tedarikçi Teslimatı Durdurursa Ne Olur?
Uyarlama talep edilmesi, borçluya her durumda sözleşmeyi derhâl askıya alma hakkı vermez.
Teslimatın hukuki dayanak olmaksızın durdurulması temerrüt ve tazminat taleplerine yol açabilir.
Bu nedenle dava devam ederken ifanın nasıl sürdürüleceği ayrıca değerlendirilmelidir.
Alıcı Hammadde Fiyatının Düştüğünü İleri Sürerek Bedelin Azaltılmasını İsteyebilir mi?
Aşırı ifa güçlüğü düzenlemesi genellikle borçlunun ediminin ağırlaşması bağlamında gündeme gelir. Ancak uzun süreli sözleşmelerde değişen ekonomik koşulların tarafların edimleri üzerindeki etkisi somut sözleşme hükümleriyle birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle fiyat endeksleme veya otomatik fiyat revizyon hükümleri varsa fiyat düşüşleri de sözleşmesel mekanizmayı etkileyebilir.
Fiyat Uyarlama Maddesi Varsa TBK m.138’e Gerek Kalır mı?
Öncelikle tarafların kendi kararlaştırdıkları mekanizma uygulanır.
Örneğin sözleşmede fiyatın üç ayda bir belirli emtia endeksine göre güncelleneceği yazıyorsa bu hüküm temel öneme sahiptir.
Ancak sözleşmedeki mekanizmanın ortaya çıkan olağanüstü durumu kapsayıp kapsamadığı ayrıca değerlendirilebilir.
Dövize Endeksli Fiyat Maddesi Varsa Ne Olur?
Taraflar hammadde maliyetindeki kur riskini sözleşmede açık biçimde düzenlemiş olabilir.
Örneğin satış fiyatının belirli bir döviz kuruna göre otomatik güncelleneceği kararlaştırılmışsa kur artışından kaynaklanan riskin önemli kısmı zaten sözleşmede dağıtılmış olabilir.
Bu durum sonradan açılacak uyarlama davasının değerlendirilmesini doğrudan etkiler.
Uzun Süreli Tedarik Sözleşmelerinde Durum Farklı mı?
Uzun süreli sözleşmeler ekonomik değişikliklere daha açıktır.
Beş yıllık tedarik sözleşmesi ile iki hafta içinde tamamlanacak tek seferlik satış sözleşmesinin öngörülebilirlik değerlendirmesi aynı olmayabilir.
Sözleşme süresi uzadıkça tarafların fiyat değişiklikleri için nasıl bir risk dağılımı kurdukları daha önemli hâle gelir.
Kamu İhalelerinde Aynı Kurallar mı Geçerlidir?
Kamu ihale sözleşmeleri bakımından özel mevzuat, fiyat farkı düzenlemeleri ve sözleşmeye özgü hükümler bulunabilir.
Bu nedenle özel hukuk şirketleri arasındaki tedarik sözleşmelerinde yapılan TBK m.138 değerlendirmesi kamu ihale sözleşmelerine otomatik olarak uygulanmamalıdır.
Uyarlama Davasında En Önemli Deliller Nelerdir?
Uyuşmazlığın merkezinde maliyet artışı bulunduğundan sözleşmenin ilk hâli, ek protokoller, hammadde alış faturaları, tedarikçi teklifleri, üretim maliyetleri, kur ve piyasa verileri, taraflar arasındaki fiyat revizyon yazışmaları ve finansal kayıtlar önem kazanabilir.
Örneğin şirketin uyarlama talebinden hemen önce çok daha düşük fiyattan aynı hammaddenin uzun vadeli tedarikini garanti altına aldığı ortaya çıkarsa iddianın değerlendirilmesi değişebilir.
Uyarlama Davasında En Büyük Hata Nedir?
En önemli hatalardan biri genel ekonomik verileri somut sözleşmeye bağlamamaktır.
“Enflasyon arttı”, “döviz yükseldi” veya “hammadde pahalandı” şeklindeki genel ifadeler tek başına yeterli olmayabilir.
Şirketin şu soruya cevap vermesi gerekir:
Bu olağanüstü gelişme, bu sözleşmedeki edimimi hangi ölçüde ve neden dürüstlük kuralına aykırı derecede ağırlaştırdı?
Bu nedenle maliyet hesabının sözleşmeye özgü hazırlanması önemlidir.
Hammadde Fiyatlarının Aşırı Artması Sözleşmenin Uyarlanmasını Sağlar mı?
Evet, sağlayabilir; ancak her hammadde fiyat artışı sözleşmenin uyarlanması için yeterli değildir.
TBK m.138 kapsamında sözleşme kurulurken öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durumun borçludan kaynaklanmayan sebeple ortaya çıkması, sözleşmenin ekonomik dengesini borçlu aleyhine dürüstlük kuralıyla bağdaşmayacak derecede değiştirmesi ve kanundaki diğer koşulların gerçekleşmesi gerekir.
Bu nedenle mahkeme yalnızca:
“Hammadde yüzde kaç arttı?”
sorusunu sormaz.
Sözleşmenin ne zaman imzalandığı, ne kadar süreli olduğu, tarafların tacir olup olmadığı, hammadde maliyetinin toplam üretim maliyetindeki ağırlığı, fiyatın sabit olup olmadığı, fiyat farkı hükümleri, kur riski, alternatif tedarik olanakları ve tarafların sözleşmeyle hangi riskleri üstlendiği birlikte değerlendirilir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, hammadde maliyetine dayalı uyarlama uyuşmazlıklarında genel enflasyon veya piyasa artışlarını ileri sürmek yerine sözleşmenin kurulduğu tarih ile güncel maliyet yapısının karşılaştırılmasının ve artışın somut sözleşmenin ekonomik dengesini nasıl bozduğunun belgelerle ortaya konulmasının önemli olduğunu vurgulamaktadır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK ile Sözleşmenin Uyarlanması Davaları
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere üretici, tedarikçi, yüklenici ve ticari işletmeler arasında hammadde, enerji, döviz kuru ve lojistik maliyetlerindeki olağanüstü artışlardan kaynaklanan sözleşme uyuşmazlıkları yaşanabilmektedir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, TBK m.138 kapsamında aşırı ifa güçlüğü, ticari sözleşmelerin uyarlanması, fiyat farkı uyuşmazlıkları, uzun süreli tedarik sözleşmeleri, sözleşmeden dönme veya fesih ve sözleşme ihlalinden kaynaklanan tazminat uyuşmazlıklarında profesyonel hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Hammadde fiyatının yüzde 50 artması otomatik olarak uyarlama hakkı verir mi?
Hayır. Kanunda bütün sözleşmeler için geçerli sabit bir artış yüzdesi bulunmamaktadır. Artışın sözleşmeye gerçek etkisi ve TBK m.138’in diğer şartları birlikte değerlendirilir.
2. Hammadde iki katına çıkarsa sözleşme fiyatını kendim artırabilir miyim?
Kural olarak hayır. Sözleşmede buna imkân veren fiyat revizyon mekanizması yoksa tek taraflı fiyat değişikliği karşı tarafı otomatik olarak bağlamaz.
3. Sabit fiyatlı sözleşme için uyarlama davası açılabilir mi?
Somut olayın şartlarına göre açılabilir. Ancak sabit fiyat hükmü ve tarafların hangi riskleri üstlendiği değerlendirmede önemlidir.
4. Döviz artışı nedeniyle uyarlama talep edilebilir mi?
Mümkündür; ancak döviz artışı tek başına yeterli değildir. Kur riskinin öngörülebilirliği ve sözleşmede nasıl paylaştırıldığı araştırılır.
5. Kâr oranım düştüyse uyarlama isteyebilir miyim?
Yalnızca kârın azalması genellikle yeterli değildir. Sözleşmenin ekonomik dengesinin olağan ticari risk sınırlarını aşacak şekilde bozulması gerekir.
6. Uyarlama talep ederken mal teslimatını durdurabilir miyim?
Uyarlama talebinde bulunmak otomatik olarak ifayı durdurma hakkı sağlamaz. Haksız teslimat durdurma temerrüt ve tazminat riski yaratabilir.
7. Sözleşmede “fiyat farkı talep edilemez” yazıyorsa dava açılamaz mı?
Bu hüküm önemli olmakla birlikte sözleşmenin tamamı, risk dağılımı ve ortaya çıkan olağanüstü olayın niteliği birlikte değerlendirilmelidir.
8. Uyarlama mümkün değilse sözleşmeden çıkılabilir mi?
TBK m.138’in şartları gerçekleşmiş ve uyarlama mümkün olmamışsa dönme; sürekli edimli sözleşmelerde ise kural olarak fesih gündeme gelebilir.
9. Hammadde artışı nasıl ispatlanır?
Alış faturaları, tedarikçi teklifleri, üretim maliyetleri, finansal kayıtlar ve piyasa verileri karşılaştırılarak artışın somut sözleşmeye etkisi ortaya konulabilir.
10. Uyarlama davasında bilirkişi incelemesi yapılır mı?
Özellikle üretim maliyetlerinin teknik hesap gerektirdiği uyuşmazlıklarda bilirkişi incelemesi yapılabilir. Nihai hukuki değerlendirme ise mahkemeye aittir.
Uzman Hukuki Destek
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa ve Türkiye genelinde hizmet veren FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, hammadde fiyatlarının olağanüstü yükselmesi nedeniyle ticari sözleşmelerin ekonomik dengesinin bozulduğu uyuşmazlıklarda hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, TBK m.138 kapsamında sözleşmenin uyarlanması, aşırı ifa güçlüğü, sabit fiyatlı tedarik sözleşmeleri, döviz ve maliyet artışları, fiyat farkı talepleri, sözleşmeden dönme veya fesih ve ticari sözleşmelerden kaynaklanan tazminat davalarına ilişkin süreçlerde hukuki destek sunmaktadır.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Kule Plaza, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr




