
Tacir Cezai Şartın İndirilmesini Talep Edebilir mi? 2026 Güncel Rehber
14 Ekim 2026
Ticari Sözleşmede Tazminat Sorumluluğu Tamamen Kaldırılabilir mi? 2026 Güncel Rehber
14 Ekim 2026Ticari sözleşmede sorumluluk sınırlandırma maddesi geçerli midir? Tazminat üst sınırı, ağır kusur, dolaylı zarar, kâr kaybı, cezai şart, garanti, üçüncü kişi talepleri ve sorumsuzluk anlaşmalarının geçerliliğini 2026 güncel hukuk kuralları kapsamında açıklıyoruz.
Ticari sözleşmelerde taraflardan birinin sözleşmenin ihlali nedeniyle doğabilecek sorumluluğunu belirli bir tutarla sınırlandırması oldukça yaygındır. Özellikle distribütörlük, bayilik, tedarik, yazılım, danışmanlık, üretim, lojistik, hizmet ve teknoloji sözleşmelerinde “tarafın toplam sorumluluğu son 12 ayda ödenen sözleşme bedelini aşamaz” veya “taraflar dolaylı zararlardan ve kâr kaybından sorumlu değildir” şeklinde hükümlerle karşılaşılmaktadır.
Ancak sözleşmede böyle bir hükmün bulunması, tarafın her durumda bu hükme dayanarak sorumluluktan kurtulabileceği anlamına gelmez. Türk hukukunda sözleşme özgürlüğü esas olmakla birlikte, sorumluluğun önceden tamamen kaldırılması veya sınırlandırılması bakımından kanundan kaynaklanan önemli sınırlar bulunmaktadır.
Bu nedenle bir ticari uyuşmazlıkta yalnızca sözleşmedeki “sorumluluk 100.000 TL ile sınırlıdır” cümlesine bakmak yeterli değildir. İhlalin niteliği, kusurun derecesi, sözleşmenin tarafları, sınırlamanın hangi zararları kapsadığı ve emredici hukuk kuralları birlikte değerlendirilmelidir.
Ticari Sözleşmede Sorumluluk Sınırlandırılabilir mi?
Kural olarak tarafların sözleşmeden doğan sorumluluğun kapsamına ilişkin düzenleme yapmaları mümkündür.
Taraflar, belirli koşullar altında ortaya çıkabilecek zararların tamamından sorumluluk doğmayacağını kararlaştırabilecekleri gibi sorumluluğa parasal bir üst sınır da getirebilirler.
Örneğin bir hizmet sözleşmesinde hizmet sağlayıcının toplam sözleşmesel sorumluluğunun yıllık hizmet bedeliyle sınırlı olduğu kararlaştırılabilir.
Ancak böyle bir hükmün geçerliliği otomatik değildir. Türk Borçlar Kanunu’nun sorumsuzluk anlaşmalarına ilişkin emredici sınırları dikkate alınmalıdır.
Sorumluluk Sınırlandırma Maddesi Nedir?
Sorumluluk sınırlandırma maddesi, sözleşmenin ihlali hâlinde taraflardan birinin karşılaşabileceği tazminat yükümlülüğünün kapsamını önceden belirleyen sözleşme hükmüdür.
Bu sınırlandırma farklı şekillerde yapılabilir. Taraflar toplam tazminat sorumluluğunu belirli bir parasal tutarla sınırlayabilir, sözleşme bedelini sorumluluğun üst sınırı olarak belirleyebilir veya belirli zarar türlerini sorumluluk kapsamının dışında bırakabilir.
Dolayısıyla “sorumluluk sınırlandırması” yalnızca parasal tavan belirlenmesi anlamına gelmez.
Sorumluluk Tamamen Ortadan Kaldırılabilir mi?
Tarafların sorumluluğu tamamen kaldırmaya yönelik anlaşmaları da belirli sınırlar içinde değerlendirilebilir. Ancak Türk Borçlar Kanunu m.115 uyarınca borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin hükümsüzdür.
Bu nedenle sözleşmeye yalnızca “taraf hiçbir durumda hiçbir zarardan sorumlu değildir” yazılması, tarafı bütün ihlaller bakımından mutlak biçimde korumaz.
Özellikle ağır kusur söz konusu olduğunda önceden yapılan sorumsuzluk anlaşmasının geçerliliği ciddi şekilde sınırlanmaktadır.
Ağır Kusur Halinde Sorumluluk Sınırlandırılabilir mi?
Bu nokta ticari sözleşmeler açısından son derece önemlidir.
TBK m.115, borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşmayı kesin hükümsüz kabul etmektedir.
Dolayısıyla bir taraf kendi ağır kusuruyla sözleşmenin ihlaline ve karşı tarafın zarar görmesine neden olmuşsa sözleşmedeki sorumsuzluk veya sorumluluk sınırlaması hükmünün uygulanabilirliği ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle sözleşmeye “her koşulda sorumluluk 50.000 TL ile sınırlıdır” yazılması, ağır kusur bakımından tartışmasız bir koruma sağlamaz.
Hafif Kusur İçin Sorumluluk Sınırlandırılabilir mi?
Tarafların hafif kusura ilişkin sorumluluğu düzenlemeleri bakımından sözleşme özgürlüğünün alanı daha geniştir.
Bununla birlikte tarafların hukuki konumu, sözleşmenin niteliği ve TBK m.115’teki diğer sınırlamalar dikkate alınmalıdır.
Özellikle borçlunun alacaklı ile hizmet sözleşmesinden kaynaklanan bir ilişki içinde olması ve sorumluluğun borçlunun hizmetindeki kişilerden kaynaklanması gibi durumlarda kanundaki özel hükümler ayrıca önem taşıyabilir.
Uzmanlık Gerektiren Hizmetlerde Sorumluluk Sınırı Her Zaman Geçerli midir?
Hayır.
TBK m.115 kapsamında uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat ancak kanun ya da yetkili makam tarafından verilen izinle yürütülebiliyorsa borçlunun hafif kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma da kesin hükümsüz olabilir.
Bu nedenle profesyonel hizmet sözleşmelerinde standart bir sorumluluk sınırlaması hükmünün her sektöre aynı şekilde uygulanabileceği düşünülmemelidir.
Sözleşmede Tazminata Üst Sınır Konulabilir mi?
Ticari sözleşmelerde sık kullanılan yöntemlerden biri “liability cap” olarak bilinen toplam sorumluluk üst sınırıdır.
Örneğin taraflar, hizmet sağlayıcının sözleşmeden kaynaklanan toplam sorumluluğunun 1.000.000 TL’yi veya son 12 ayda ödenen toplam hizmet bedelini aşmayacağını kararlaştırabilir.
Böyle bir hüküm kural olarak değerlendirmeye alınabilir. Ancak kanunun sorumsuzluk anlaşmalarına ilişkin emredici hükümleri nedeniyle her olayda geçerli olacağı söylenemez.
Ayrıca üst sınırın hangi talepleri kapsadığı sözleşmede açıkça belirlenmelidir.
“Toplam Sorumluluk Sözleşme Bedelini Aşamaz” Maddesi Geçerli midir?
Bu tür hükümler özellikle büyük ticari sözleşmelerde oldukça yaygındır.
Örneğin 5 milyon TL değerindeki bir tedarik sözleşmesinde taraflar, tedarikçinin toplam sorumluluğunun sözleşme bedelini aşamayacağını kararlaştırabilir.
Ancak uyuşmazlık çıktığında öncelikle sözleşmedeki hükmün kapsamı yorumlanmalıdır. Hükmün yalnızca sözleşmeye aykırılıktan doğan zararları mı yoksa cezai şart, garanti talepleri ve üçüncü kişi taleplerini de mi kapsadığı belirlenmelidir.
Ağır kusur ve emredici hukuk kuralları ise ayrıca değerlendirilmelidir.
Son 12 Aylık Ödeme Tutarının Sorumluluk Sınırı Olarak Belirlenmesi Mümkün mü?
Özellikle yazılım, SaaS, bakım, danışmanlık ve sürekli hizmet sözleşmelerinde toplam sorumluluğun son 12 ay içinde ödenen ücretlerle sınırlandırıldığı görülmektedir.
Tarafların böyle bir hesaplama yöntemi kararlaştırması mümkündür. Ancak hangi tarihten geriye doğru 12 aylık dönemin esas alınacağı ve sözleşmenin henüz 12 ayını doldurmamış olması hâlinde nasıl hesaplama yapılacağı açıkça düzenlenmelidir.
Aksi hâlde sorumluluk sınırının kendisi yeni bir uyuşmazlık konusu olabilir.
Dolaylı Zararlardan Sorumluluk Kaldırılabilir mi?
Ticari sözleşmelerde “dolaylı zararlar” ifadesi sıklıkla kullanılmaktadır. Ancak bu kavramın sözleşmede tanımlanmadan kullanılması ciddi yorum sorunlarına neden olabilir.
Taraflardan biri “dolaylı zarar kapsam dışında” derken diğeri talep ettiği zararın doğrudan zarar olduğunu ileri sürebilir.
Bu nedenle sözleşmede hangi zarar kalemlerinin kapsam dışında bırakıldığı mümkün olduğunca açık şekilde düzenlenmelidir.
Kâr Kaybından Sorumluluk Kaldırılabilir mi?
Ticari sözleşmelerde kâr kaybı bakımından özel sınırlamalar getirilebilir.
Örneğin üretim hattının durmasına neden olabilecek bir ekipman tedarikinde taraflar üretim kaybından veya beklenen kârdan doğacak taleplerin kapsamını özel olarak düzenleyebilir.
Ancak böyle bir hükmün de ağır kusur, emredici hükümler ve somut ihlalin özellikleri karşısında ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Sadece sözleşmede “kâr kaybı talep edilemez” yazması her olayda tartışmayı sona erdirmez.
Ciro Kaybı ile Kâr Kaybı Aynı Şey midir?
Hayır.
Ciro kaybı işletmenin gerçekleştiremediği satış hacmiyle ilgiliyken kâr kaybı, bu satışlardan elde edilmesi beklenen net ekonomik kazançla bağlantılıdır.
Bu nedenle zarar hesabında “10 milyon TL satış yapılamadı, dolayısıyla 10 milyon TL zarar var” şeklinde doğrudan bir hesaplama yapılması her zaman doğru değildir.
Sözleşmedeki sorumluluk sınırlandırma maddesinin hangi zarar türünü kapsadığı da bu ayrım açısından önemlidir.
Üretim Kaybı Sorumluluk Sınırının Dışında Bırakılabilir mi?
Özellikle makine, enerji, endüstriyel tesis ve üretim sözleşmelerinde “loss of production” olarak ifade edilen üretim kayıplarına ilişkin özel hükümler bulunabilir.
Taraflar bu tür zararların kapsamını önceden düzenleyebilir.
Ancak maddenin açık olması önemlidir. Üretim kaybı, kâr kaybı ve iş durması zararlarının aynı kavramlar olmadığı unutulmamalıdır.
İş Durması Zararları Sınırlandırılabilir mi?
Bir ekipman arızası, yazılım kesintisi veya tedarik gecikmesi nedeniyle işletmenin faaliyetinin durması önemli zararlara yol açabilir.
Bu nedenle büyük ticari sözleşmelerde iş durması zararlarının hangi tarafça üstlenileceği özel olarak düzenlenebilir.
Sözleşme hazırlanırken yalnızca toplam tazminat tavanı koymak yerine iş durması gibi yüksek riskli zararların ayrıca düzenlenmesi daha güvenli olabilir.
Veri Kaybından Doğan Sorumluluk Sınırlandırılabilir mi?
Teknoloji ve yazılım sözleşmelerinde veri kaybı özel bir risk alanıdır.
Sözleşmede veri kaybından doğan sorumluluk için ayrı bir üst sınır öngörülebilir veya belirli yükümlülükler sorumluluk tavanının dışında tutulabilir.
Ancak kişisel verilerin korunması ve emredici mevzuattan kaynaklanan yükümlülükler bakımından tarafların kendi aralarındaki sözleşmesel düzenlemesinin kamu hukuku sorumluluklarını her durumda ortadan kaldırmayacağı unutulmamalıdır.
Gizlilik İhlali Sorumluluk Üst Sınırının Dışında Tutulabilir mi?
Evet. Ticari sözleşmelerde bazı yükümlülükler genel sorumluluk tavanının dışında bırakılabilir.
Örneğin taraflar gizlilik yükümlülüğünün ihlalinden kaynaklanan talepler için daha yüksek bir sorumluluk sınırı belirleyebilir veya genel tavanın uygulanmayacağını kararlaştırabilir.
Bu tür düzenlemeler özellikle ticari sırların yoğun olduğu teknoloji, üretim ve distribütörlük ilişkilerinde önemlidir.
Fikri Mülkiyet İhlalleri İçin Ayrı Sorumluluk Düzenlenebilir mi?
Evet.
Lisans, yazılım, teknoloji transferi ve distribütörlük sözleşmelerinde fikri mülkiyet ihlalleri bakımından özel tazmin ve sorumluluk hükümleri düzenlenebilir.
Örneğin üçüncü kişinin patent veya telif hakkı ihlali iddiasında bulunması hâlinde hangi tarafın savunmayı üstleneceği ve masrafların nasıl karşılanacağı belirlenebilir.
Üçüncü Kişi Talepleri Sorumluluk Sınırına Dahil midir?
Bu tamamen sözleşmenin düzenlenme biçimine bağlı olabilir.
Sorumluluk sınırlandırma maddesi yalnızca tarafların birbirlerine karşı doğrudan zararlarını kapsayacak şekilde hazırlanmışsa üçüncü kişi taleplerinin aynı sınır içinde olup olmadığı tartışma yaratabilir.
Bu nedenle üçüncü kişi talepleri ve tazmin yükümlülükleri sözleşmede ayrıca düzenlenmelidir.
Tazminat Taahhüdü ile Sorumluluk Sınırı Çelişirse Hangisi Uygulanır?
Ticari sözleşmelerde bir maddede geniş bir tazmin yükümlülüğü düzenlenirken başka bir maddede toplam sorumluluk sınırı getirilebilmektedir.
Örneğin bir hüküm “tedarikçi üçüncü kişilerin bütün taleplerini tazmin eder” derken başka bir hüküm “tedarikçinin toplam sorumluluğu 500.000 TL’yi aşamaz” diyebilir.
Bu durumda tazminat yükümlülüğünün genel sorumluluk tavanına tabi olup olmadığı konusunda yorum uyuşmazlığı ortaya çıkabilir.
Sözleşme hazırlanırken bu ilişkinin açıkça belirlenmesi gerekir.
Cezai Şart Sorumluluk Üst Sınırına Dahil midir?
Bu da sözleşme metnine bağlıdır.
Taraflar toplam sorumluluk tavanının cezai şartları kapsadığını açıkça düzenleyebilir veya cezai şartları bu tavanın dışında bırakabilir.
Açık düzenleme yoksa sözleşmenin tamamı ve tarafların iradeleri yorumlanarak sonuca ulaşılması gerekebilir.
Bu nedenle özellikle yüksek tutarlı ticari sözleşmelerde cezai şart ile sorumluluk sınırının ilişkisi açıkça yazılmalıdır.
Garanti Yükümlülükleri Sorumluluk Sınırına Dahil Edilebilir mi?
Taraflar garanti yükümlülükleri bakımından da özel düzenleme yapabilir.
Örneğin ayıplı ürünün değiştirilmesi veya onarılması yükümlülüğünün genel tazminat tavanından bağımsız olduğu kararlaştırılabilir.
Aksi hâlde garanti yükümlülükleri ile genel sorumluluk sınırı arasında yorum sorunu yaşanabilir.
Gecikme Cezaları Sorumluluk Tavanına Dahil midir?
İnşaat, tedarik ve proje sözleşmelerinde gecikme cezaları önemli bir risk alanıdır.
Taraflar gecikme cezaları için ayrıca bir üst sınır belirleyebilir. Örneğin haftalık belirli bir oran üzerinden hesaplanan gecikme cezasının toplam sözleşme bedelinin belirli bir yüzdesini aşmayacağı kararlaştırılabilir.
Ancak gecikme cezasının genel sorumluluk tavanına ayrıca dahil olup olmadığı açıkça yazılmalıdır.
Sorumluluk Sınırı Çok Düşük Belirlenirse Geçersiz Olur mu?
Yalnızca sınırın düşük olması nedeniyle otomatik olarak geçersizlik sonucu çıkarmak doğru değildir.
Bununla birlikte hükmün tarafların pazarlık gücü, sözleşmenin niteliği, genel işlem koşulları ve emredici hükümler karşısındaki durumu ayrıca incelenebilir.
Örneğin milyonlarca liralık risk taşıyan bir sözleşmede sembolik bir sorumluluk sınırı bulunması, uyuşmazlık hâlinde hükmün hukuki niteliğine ilişkin daha ayrıntılı değerlendirme yapılmasını gerektirebilir.
Genel İşlem Koşulu Olarak Konulan Sorumluluk Sınırı Geçerli midir?
Sözleşmenin standart metin olarak tek tarafça hazırlanmış olması hâlinde genel işlem koşullarına ilişkin TBK hükümleri de gündeme gelebilir.
Bir hükmün sözleşmeye dahil olup olmadığı, karşı taraf aleyhine şaşırtıcı nitelik taşıyıp taşımadığı ve içerik denetimine tabi olup olmadığı somut olayda değerlendirilmelidir.
Tarafların her ikisinin de tacir olması, genel işlem koşulları tartışmasını her durumda otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
Tacirler Arasında Sorumluluk Sınırlandırması Daha mı Serbesttir?
Tacirlerden ticari faaliyetlerinde basiretli davranmaları beklenir ve ticari sözleşmelerde tarafların risk dağılımına daha ayrıntılı müdahale ettikleri görülür.
Ancak iki tarafın da tacir olması emredici hukuk kurallarını ortadan kaldırmaz.
Dolayısıyla “iki şirket imzaladıysa sözleşmedeki her sorumsuzluk maddesi geçerlidir” şeklinde bir sonuç doğru değildir.
Sözleşme İmzalandıktan Sonra Sorumluluk Sınırı Değiştirilebilir mi?
Taraflar karşılıklı anlaşarak sözleşmeyi değiştirebilirler.
Örneğin projenin kapsamı büyüdüğünde başlangıçta belirlenen 500.000 TL’lik sorumluluk tavanı yetersiz kalabilir ve ek protokolle 2 milyon TL’ye çıkarılabilir.
Ancak değişikliğin sözleşmedeki değişiklik usulüne uygun yapılması önemlidir.
Sorumluluk Sınırı KDV Dahil mi Hesaplanır?
Sözleşmede “ödenen bedel” veya “toplam sözleşme bedeli” gibi ifadeler kullanılıyorsa KDV’nin hesaba dahil olup olmadığı tartışma konusu olabilir.
Bu nedenle parasal sınır belirlenirken tutarın KDV dahil veya hariç olduğu açıkça yazılmalıdır.
Döviz Üzerinden Sorumluluk Sınırı Belirlenebilir mi?
Sözleşmenin niteliği ve dövizle sözleşme yapılmasına ilişkin yürürlükteki düzenlemeler ayrıca dikkate alınmak kaydıyla sorumluluk sınırının yabancı para üzerinden belirlenmesi gündeme gelebilir.
Kur değişikliklerinin büyük olduğu uzun süreli sözleşmelerde hangi tarihteki kurun kullanılacağı da açıkça düzenlenmelidir.
Sorumluluk Sınırı Her Bir Olay İçin mi, Toplam mı Belirlenmelidir?
Bu ayrım son derece önemlidir.
“Her bir ihlal için 500.000 TL” ile “sözleşme süresince toplam 500.000 TL” birbirinden tamamen farklı ekonomik sonuç doğurur.
Birinci modelde üç ayrı ihlal sonucunda teorik olarak üç ayrı tavan gündeme gelebilirken ikinci modelde bütün talepler tek toplam tavan içinde değerlendirilebilir.
Bu nedenle sözleşmede “her olay”, “her talep”, “yıllık toplam” veya “sözleşme süresince toplam” ifadelerinin bilinçli seçilmesi gerekir.
Birden Fazla Zarar Aynı Sorumluluk Tavanına Girer mi?
Sözleşme buna göre hazırlanmışsa girebilir.
Ancak örneğin gizlilik ihlali için ayrı bir tavan, veri ihlali için başka bir tavan ve genel sözleşme ihlalleri için üçüncü bir tavan öngörülebilir.
Büyük ticari sözleşmelerde tek bir genel tavan yerine risk kategorilerine göre farklı sorumluluk seviyeleri belirlemek daha işlevsel olabilir.
Sorumluluk Sınırı Sigorta Limitiyle Eşleştirilebilir mi?
Evet. Özellikle yüksek riskli ticari ilişkilerde taraflardan birinin belirli miktarda mesleki sorumluluk, ürün sorumluluk veya başka bir ticari sigorta bulundurması kararlaştırılabilir.
Ancak sigorta limiti ile sözleşmesel sorumluluk tavanı aynı şey değildir.
Bir tarafın 5 milyon TL sigorta teminatına sahip olması, sözleşmesel sorumluluğunun otomatik olarak 5 milyon TL olduğu anlamına gelmez.
Sorumluluk Sınırlandırma Maddesi Hazırlanırken Nelere Dikkat Edilmelidir?
Sadece “tarafların sorumluluğu sözleşme bedeliyle sınırlıdır” şeklinde tek cümlelik bir düzenleme çoğu büyük ticari sözleşme için yeterli olmayabilir.
Maddenin hangi ihlallere uygulanacağı, hangi zararların kapsam dışında olduğu, toplam tavanın nasıl hesaplanacağı, cezai şartların bu tavana dahil olup olmadığı, gizlilik ve fikri mülkiyet ihlallerinin farklı değerlendirilip değerlendirilmeyeceği ve ağır kusur hâlinin nasıl ele alınacağı açıkça düzenlenmelidir.
Ayrıca tazminat hükümleri, garanti maddeleri, cezai şartlar ve sigorta yükümlülükleriyle sorumluluk maddesi arasında çelişki bulunmamasına dikkat edilmelidir.
Ticari Sözleşmede Sorumluluk Sınırlandırma Maddesi Geçerli midir?
Sonuç olarak ticari sözleşmelerde sorumluluk sınırlandırma hükümleri kural olarak düzenlenebilir; ancak bu hükümlerin her durumda ve sınırsız biçimde geçerli olduğu söylenemez.
Özellikle borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağını önceden öngören anlaşmalar bakımından TBK m.115’in emredici sınırı dikkate alınmalıdır.
Bunun yanında sözleşmenin standart şartlardan oluşması hâlinde genel işlem koşulları, uzmanlık gerektiren izinli faaliyetlere ilişkin özel sınırlamalar, sözleşmenin diğer hükümleri ve somut ihlalin niteliği de değerlendirilmelidir.
Bu nedenle uyuşmazlık ortaya çıktığında yalnızca “sözleşmede sorumluluk sınırı var” demek yeterli değildir. Hangi zarar kaleminin talep edildiği, ihlalin hangi yükümlülükten kaynaklandığı, kusurun derecesi ve söz konusu talebin gerçekten sorumluluk tavanının içinde bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, ticari sözleşmelerde sorumluluk sınırlandırma maddelerinin tek başına değil; tazminat, garanti, cezai şart, sigorta, gizlilik ve fikri mülkiyet hükümleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Bir maddede geniş tazminat sorumluluğu yaratılırken başka bir maddede dar bir sorumluluk tavanı belirlenmesi, sözleşmenin ileride ciddi bir yorum uyuşmazlığına dönüşmesine neden olabilir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK ile Ticari Sözleşme Uyuşmazlıkları
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere Türkiye genelinde şirketler arasında tedarik, distribütörlük, bayilik, hizmet, yazılım, teknoloji, üretim ve danışmanlık sözleşmelerinden kaynaklanan sorumluluk uyuşmazlıkları yaşanmaktadır.
Özellikle yüksek bedelli ticari sözleşmelerde sorumluluk tavanının yanlış düzenlenmesi, bir şirketin öngördüğünden çok daha yüksek bir tazminat riskiyle karşılaşmasına veya zarar gören tarafın beklediği tazminatı alamamasına neden olabilir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, ticari sözleşmelerin hazırlanması ve incelenmesi, sorumluluk sınırlandırma hükümleri, tazminat maddeleri, cezai şartlar, garanti hükümleri, distribütörlük ve tedarik sözleşmeleri ile sözleşmenin ihlalinden kaynaklanan ticari uyuşmazlıklar konusunda profesyonel hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Şirketler sözleşmede sorumluluğu tamamen kaldırabilir mi?
Her durumda hayır. Özellikle borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşmalar TBK m.115 kapsamında kesin hükümsüzdür.
2. Sorumluluğun sözleşme bedeliyle sınırlandırılması mümkün mü?
Kural olarak böyle bir tavan kararlaştırılabilir. Ancak emredici hükümler, kusurun derecesi ve sınırlamanın kapsamı ayrıca değerlendirilmelidir.
3. Ağır kusur hâlinde sorumluluk sınırı uygulanır mı?
Ağır kusura ilişkin önceden yapılan sorumsuzluk anlaşmaları bakımından TBK m.115’in emredici sınırı bulunmaktadır. Bu nedenle hükmün uygulanabilirliği ayrıca değerlendirilmelidir.
4. Kâr kaybı sözleşmede kapsam dışında bırakılabilir mi?
Taraflar kâr kaybı gibi zarar kalemleri hakkında sözleşmesel düzenleme yapabilir. Ancak hükmün açık olması ve kanunun emredici sınırlarına aykırı olmaması gerekir.
5. Cezai şart sorumluluk tavanına dahil midir?
Bu durum sözleşmenin düzenlenme biçimine bağlıdır. Cezai şartın genel sorumluluk tavanına dahil olup olmadığı açıkça belirtilmelidir.
6. Gizlilik ihlali için ayrı sorumluluk sınırı belirlenebilir mi?
Evet. Gizlilik veya fikri mülkiyet ihlalleri için genel sorumluluk tavanından farklı bir sınır kararlaştırılabilir.
7. İki tarafın da şirket olması sorumsuzluk maddesini otomatik olarak geçerli yapar mı?
Hayır. Tarafların tacir olması emredici hukuk kurallarını ortadan kaldırmaz.
8. Standart sözleşmedeki sorumluluk sınırı her zaman geçerli midir?
Hayır. Genel işlem koşullarına ilişkin hükümler ve sözleşmenin hazırlanma biçimi ayrıca incelenebilir.
9. Sorumluluk sınırı her olay için ayrı belirlenebilir mi?
Evet. Taraflar her olay için ayrı veya bütün sözleşme süresini kapsayan toplam bir tavan belirleyebilir. Bunun açıkça yazılması gerekir.
10. Sözleşmedeki sorumluluk maddesi belirsizse ne olur?
Hükmün kapsamı sözleşmenin bütünü, tarafların iradeleri ve uygulanabilir hukuk kuralları dikkate alınarak yorumlanır. Belirsiz ifadeler özellikle yüksek tutarlı uyuşmazlıklarda ciddi risk yaratabilir.
Uzman Hukuki Destek
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa ve Türkiye genelinde hizmet veren FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, şirketler arasında yapılan ticari sözleşmelerin hazırlanması, incelenmesi ve sözleşme uyuşmazlıklarının çözümü konusunda profesyonel hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, özellikle sorumluluk sınırlandırma maddeleri, tazminat hükümleri, cezai şartlar, garanti yükümlülükleri, gizlilik hükümleri, distribütörlük, tedarik ve hizmet sözleşmeleri ile yüksek bedelli ticari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklarda hukuki destek sunmaktadır.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Kule Plaza, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr




