
Tapu İptal Davası Açılmadan Önce Taşınmaza Tedbir Konulabilir mi? 2026 Güncel Rehber
25 Ağustos 2026
Vekâlet Görevinin Kötüye Kullanılması Nedeniyle Tapu İptal ve Tescil Davası Nasıl Açılır? 2026 Güncel Rehber
25 Ağustos 2026Bir kişiye ev, arsa, işyeri veya başka bir taşınmazın satışı için vekâletname verilmiş olması, vekile taşınmaz üzerinde sınırsız biçimde hareket etme hakkı vermez. Vekil, kendisine verilen yetkiyi vekil edenin menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özen yükümlülüğüne uygun biçimde kullanmak zorundadır. Türk Borçlar Kanunu m.506 da vekilin üstlendiği işi vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle yürütmesini öngörmektedir. (mevzuat.wiki)
Bu nedenle vekilin örneğin 20 milyon TL değerindeki bir taşınmazı 3 milyon TL’ye yakınına satması, satış bedelini vekâlet verene vermemesi, taşınmazı kendi yakınına devretmesi, görünüşte satış yapıp gerçekte bedel almaması veya alıcıyla birlikte hareket ederek vekâlet vereni zarara uğratması hâlinde vekâlet görevinin kötüye kullanılması gündeme gelebilir.
Ancak en önemli nokta şudur: Vekilin görevini kötüye kullanmış olması her durumda tapunun otomatik olarak eski malike döneceği anlamına gelmez. Taşınmazı satın alan kişinin vekilin kötüye kullanımını bilip bilmediği veya bilmesi gerekip gerekmediği kritik önemdedir. Alıcı vekille el ve işbirliği içinde hareket etmiş veya kötü niyetliyse şartları oluştuğunda tapu iptal ve tescil davasıyla taşınmaz geri alınabilir. Buna karşılık alıcı gerçekten iyiniyetliyse TMK m.1023 kapsamında tapu siciline güvenen üçüncü kişinin kazanımının korunması gündeme gelebilir. (Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı)
Vekâlet Görevinin Kötüye Kullanılması Nedir?
Vekâletname, vekile belirli işlemleri yapabilmesi için temsil yetkisi verir. Ancak vekilin şeklen yetkili olması, yaptığı her işlemin vekâlet veren açısından kabul edilebilir olduğu anlamına gelmez.
TBK m.506 uyarınca vekil, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözetmek, sadakat göstermek ve özenli davranmakla yükümlüdür. (Kepekçi & Sepetçi Portalı)
Örneğin taşınmaz sahibinin vekiline:
“Evimi uygun bir bedelle sat.”
şeklinde satış yetkisi verdiğini düşünelim. Vekilin bu evi piyasa değerinin çok altında kendi kardeşine devrederek satış bedelini de taşınmaz sahibine vermemesi, vekâletnamenin şeklen verdiği satış yetkisinin arkasına sığınılarak yapılan bir işlem olsa bile vekâlet görevinin kötüye kullanılması iddiasına yol açabilir.
Vekilin Satış Yetkisi Varsa Yine de Tapu İptal Edilebilir mi?
Evet. Bu davaların en önemli özelliklerinden biri budur.
Vekilin tapuda satış yapmaya açıkça yetkili olması, vekâlet görevini kötüye kullanamayacağı anlamına gelmez. Başka bir ifadeyle uyuşmazlık çoğu zaman:
“Vekilin satış yetkisi var mıydı?”
sorusundan değil,
“Vekil mevcut satış yetkisini kimin menfaatine ve hangi amaçla kullandı?”
sorusundan çıkar.
Yargıtay uygulamasında da vekilin vekâlet verenin yararına ve iradesine uygun hareket etmesi gerektiği; üçüncü kişinin vekille çıkar ve işbirliği içerisinde bulunması veya kötü niyetli olması hâlinde yapılan işlemin vekâlet vereni bağlamayabileceği kabul edilmektedir. (Kanun Yolu)
Vekilin Sattığı Taşınmaz Nasıl Geri Alınır?
Şartları bulunuyorsa vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuki sebebine dayalı tapu iptal ve tescil davası açılabilir.
Davada temel olarak mevcut tapu kaydının iptal edilmesi ve taşınmazın eski malik adına yeniden tescil edilmesi talep edilir.
Ancak davanın başarısı açısından yalnızca vekilin görevini kötüye kullandığının gösterilmesi yeterli olmayabilir. Taşınmazı alan kişinin hukuki durumunun da incelenmesi gerekir.
Çünkü Türk Medeni Kanunu m.1023:
tapu sicilindeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan üçüncü kişinin kazanımını korumaktadır. (Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı)
Alıcı Vekille Birlikte Hareket Ettiyse Tapu İptal Edilebilir mi?
Şartları oluştuğunda evet. Vekilin vekâlet görevini kötüye kullandığını bilen veya bilmesi gereken kişi TMK’nın iyiniyet korumasından yararlanamaz.
TMK m.1024 uyarınca yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz. TMK m.1025 ise yolsuz tescil nedeniyle ayni hakkı zarar gören kişiye tapu sicilinin düzeltilmesini dava etme imkânı vermektedir. (Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı)
Nitekim Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bir kararında vekilin vekâlet vereni zarara uğrattığı, üçüncü kişilerin iyiniyetli olmadığı ve satış bedelinin ödendiğinin ispatlanamadığı olayda tapu iptal ve tescil yönündeki kabul kararı onanmıştır. (Kanun Yolu)
Alıcının İyiniyetli Olup Olmadığı Nasıl Belirlenir?
Davaların en kritik noktası genellikle burasıdır. Mahkeme tek bir delile bakarak karar vermek yerine satışın bütün koşullarını değerlendirebilir.
Özellikle satış bedeli ile gerçek piyasa değeri arasındaki fark, vekil ile alıcı arasındaki akrabalık veya ticari ilişki, satış bedelinin gerçekten ödenip ödenmediği, paranın kime gittiği, taşınmazın satıştan hemen sonra tekrar devredilip devredilmediği, tarafların birbirlerini önceden tanıyıp tanımadıkları ve işlemin olağan ekonomik hayatla açıklanıp açıklanamadığı önem taşıyabilir.
Yargıtayın 2025 tarihli bir kararında da vekâlet görevinin kötüye kullanılıp kullanılmadığının değerlendirilmesi bakımından taşınmazların işlem tarihindeki rayiç değerleri ile sözleşmedeki değerler arasında aşırı nispetsizlik bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği vurgulanmıştır. (Kanun Yolu)
Taşınmazın Çok Ucuza Satılması Tapu İptali İçin Yeterli midir?
Tek başına her durumda yeterli değildir. Ancak çok önemli bir delil olabilir.
Örneğin bilirkişi incelemesine göre satış tarihinde 30.000.000 TL değerinde olan bir taşınmazın vekil tarafından 4.000.000 TL bedelle kendi arkadaşına devredildiğini düşünelim. Üstelik 4 milyon TL’nin ödendiğine ilişkin herhangi bir banka kaydı bulunmasın.
Bu tablo:
rayiç değerden aşırı düşük satış + vekil ile alıcı arasındaki ilişki + gerçek ödemenin bulunmaması
şeklinde birlikte değerlendirildiğinde vekâlet görevinin kötüye kullanılması ve alıcının kötü niyeti bakımından güçlü deliller oluşturabilir.
Bununla birlikte mahkeme yalnızca tapudaki satış bedeline bakarak otomatik olarak tapuyu iptal etmez.
Vekil Taşınmazı Kendi Eşine veya Çocuğuna Satarsa Ne Olur?
Yakın akrabaya yapılan satışlar özellikle dikkatle incelenir. Vekilin taşınmazı eşine, çocuğuna, kardeşine veya yakın ilişkide bulunduğu kişiye devretmesi tek başına işlemin geçersiz olduğunu göstermez; ancak diğer delillerle birlikte alıcının vekilin davranışını bilip bilmediğinin değerlendirilmesinde önemli olabilir.
Örneğin Yargıtay uygulamasında vekil ile taşınmazı devralan kişi arasındaki yakın aile ilişkisi ve tarafların el ve işbirliği içerisinde bulunması, kötü niyet değerlendirmesinde dikkate alınabilmektedir. (İctihatlar)
Vekil Taşınmazı Kendisine Satabilir mi?
Vekâletnamenin kapsamı ve işlemin niteliği ayrıca incelenmelidir. Özellikle vekilin kendisiyle işlem yapma yetkisinin bulunup bulunmadığı önemlidir.
Ancak böyle bir yetkinin bulunması dahi vekilin sadakat borcunu ortadan kaldırmaz. Vekil, vekâlet vereni açık biçimde zarara uğratan bir işlem gerçekleştiriyorsa vekâlet görevinin kötüye kullanılması ayrıca tartışılabilir.
Bu nedenle yalnızca:
“Vekâletnamede kendisiyle işlem yapabilir yazıyor.”
denilerek uyuşmazlığın sona erdiği kabul edilmemelidir.
Satış Bedeli Vekâlet Verene Ödenmediyse Ne Olur?
Satış bedelinin akıbeti bu davaların en önemli delillerinden biridir.
Vekil taşınmazı gerçekten satmış ancak aldığı parayı vekâlet verene teslim etmemiş olabilir. Bu durumda olayın özelliklerine göre vekilin hesap verme ve bedeli teslim etme yükümlülüğünden kaynaklanan alacak ve tazminat talepleri gündeme gelebilir.
Ancak satış bedelinin vekâlet verene verilmemiş olması her durumda üçüncü kişinin tapusunun iptal edileceği anlamına gelmez.
Alıcı gerçek piyasa koşullarında taşınmazı satın almış, bedeli gerçekten ödemiş ve vekilin daha sonra parayı zimmetinde tutacağını bilmiyorsa alıcının iyiniyeti farklı değerlendirilir.
Bu ayrım son derece önemlidir.
İyiniyetli Alıcıdan Taşınmaz Geri Alınabilir mi?
Kural olarak tapu sicilindeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet kazanan üçüncü kişinin kazanımı TMK m.1023 kapsamında korunur. (Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı)
Yargıtay da vekil ile işlem yapan kişinin iyiniyetli olması, yani vekilin vekâlet görevini kötüye kullandığını bilmemesi ve gerekli özeni göstermesine rağmen bilebilecek durumda olmaması hâlinde işlemin vekâlet vereni bağlayabileceğini kabul etmektedir. (İstanbul Barosu)
Dolayısıyla vekilin iç ilişkide sadakat borcuna aykırı davranması tek başına iyiniyetli üçüncü kişinin mülkiyetini ortadan kaldırmayabilir.
Bu durumda vekile karşı satış bedelinin tahsili ve uğranılan zararın tazmini gibi talepler öne çıkabilir.
Taşınmaz Birkaç Kez El Değiştirmişse Ne Olur?
Örneğin vekil taşınmazı B’ye, B de C’ye, C ise D’ye satmış olabilir.
Bu durumda her devir ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Özellikle son maliklerin tapu siciline güvenerek iyiniyetle ayni hak kazanıp kazanmadıkları araştırılır.
TMK m.1023 iyiniyetli üçüncü kişinin kazanımını korurken, TMK m.1024 yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken kişinin bu tescile dayanamayacağını düzenlemektedir. (Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı)
Bu nedenle vekâlet görevinin kötüye kullanıldığı öğrenildiğinde hızlı hareket edilmesi önemlidir.
Dava Açılırken Tapuya Tedbir Konulabilir mi?
Şartları oluşmuşsa evet. Hatta taşınmaz hâlen ilk alıcı üzerindeyse en önemli konulardan biri budur.
Vekâlet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle tapu iptal ve tescil davası açılırken taşınmazın tekrar üçüncü kişilere devredilmesini önlemek amacıyla ihtiyati tedbir talep edilebilir.
Mahkemeden özellikle taşınmazın:
“Üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesine”
karar verilmesi istenebilir.
Çünkü dava açılmış olması tek başına taşınmazın satışını otomatik olarak durdurmaz.
Dava Açılmadan Önce Tedbir İstenebilir mi?
Somut olayda acil devir tehlikesi bulunuyorsa HMK m.389 ve devamındaki koşullar çerçevesinde dava öncesi ihtiyati tedbir seçeneği değerlendirilebilir.
Örneğin vekilin taşınmazı yakınına devrettiği yeni öğrenilmiş ve yeni malik de taşınmazı internet üzerinden tekrar satışa çıkarmış olabilir. Böyle bir durumda günlerce dava hazırlığı yaparken taşınmazın bir başka kişiye geçmesi önemli risk yaratır.
Bu nedenle önce tedbir, ardından kanuni süresinde esas dava şeklindeki hukuki koruma mekanizması somut olaya göre değerlendirilebilir.
Vekâletname Sonradan İptal Edilirse Eski Satış da İptal Olur mu?
Hayır. Vekilin azledilmesi veya vekâletnamenin sona erdirilmesi, daha önce gerçekleştirilmiş bütün işlemleri otomatik olarak geçersiz hâle getirmez.
Önceden yapılan satışın ayrıca hukuki sebepleriyle incelenmesi gerekir.
Ancak vekilin azledildiğini bildiği hâlde daha sonra işlem yapması farklı bir hukuki sorun yaratabilir. Vekâlet ilişkisinin sona erdiği tarih ile tapu satış tarihi bu nedenle mutlaka karşılaştırılmalıdır.
Vekil Satış Bedelini Kendi Hesabına Almışsa Ne Yapılabilir?
Banka hareketleri araştırılmalıdır. Satış bedelinin alıcıdan gerçekten çıkıp çıkmadığı, hangi hesaba gönderildiği, vekilin hesabına geldikten sonra nereye aktarıldığı ve vekâlet verene herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı önemlidir.
Örneğin tapuda 12 milyon TL satış bedeli gösterilmiş ancak:
alıcıdan vekile ödeme yoksa,
vekil ile alıcı yakın ilişkiliyse,
taşınmazın gerçek değeri 30 milyon TL ise,
vekil eden hiçbir para almamışsa,
bu olguların tamamı birlikte ciddi bir ispat tablosu oluşturabilir.
Banka Kayıtları Mahkemeden İstenebilir mi?
Somut uyuşmazlık açısından gerekli ve hukuken uygun olduğu ölçüde banka kayıtlarının mahkeme aracılığıyla getirtilmesi talep edilebilir.
Özellikle satış bedelinin gerçekten ödenip ödenmediğinin tartışmalı olduğu vekâlet görevinin kötüye kullanılması davalarında banka hareketleri son derece önemli olabilir.
Nitekim Yargıtay kararlarında satış bedelinin ödendiğinin ispatlanamaması kötü niyet ve işlemin gerçek niteliği değerlendirilirken dikkate alınabilmektedir. (Kanun Yolu)
Tapuda Düşük Bedel Gösterilmiş Olması Kötü Niyeti İspatlar mı?
Tek başına kesin olarak ispatlamaz. Uygulamada taşınmazların tapudaki satış bedeli ile piyasa değerinin farklı olduğu durumlarla karşılaşılabilmektedir.
Bu nedenle bilirkişi tarafından satış tarihindeki gerçek rayiç değer belirlenmeli ve diğer delillerle birlikte değerlendirme yapılmalıdır.
Yargıtayın 2025 tarihli kararında da işlem değerleri arasındaki aşırı nispetsizliğin araştırılmasının vekâlet görevinin kötüye kullanılması değerlendirmesi bakımından önem taşıdığı belirtilmiştir. (Kanun Yolu)
Vekil ile Alıcının Akraba Olması Yeterli midir?
Hayır. Akrabalık önemli bir emare olabilir fakat tek başına tapu iptali için otomatik olarak yeterli değildir.
Mahkeme;
akrabalık ilişkisini, satış bedelini, gerçek ödemeyi, taşınmazın piyasa değerini, tarafların ekonomik durumlarını, satışın zamanlamasını ve işlemin olağan olup olmadığını
birlikte değerlendirebilir.
Örneğin vekilin kardeşinin piyasa değerindeki bedeli banka üzerinden ödeyerek gerçekten satın aldığı bir taşınmaz ile hiçbir ödeme yapılmadan sembolik bedelle kardeşe geçirilen taşınmaz aynı şekilde değerlendirilmeyecektir.
Vekâlet Veren Satıştan Sonradan Haberdar Olmuşsa Ne Yapmalıdır?
İlk olarak güncel tapu kaydı ve devir zinciri belirlenmelidir. Taşınmazın hâlen ilk alıcıda mı olduğu yoksa yeniden satılıp satılmadığı öğrenilmelidir.
Ardından:
vekâletnamenin kapsamı, tapu işlem belgeleri, satış tarihi, satış bedeli, banka hareketleri ve taraflar arasındaki ilişki
incelenmelidir.
Taşınmazın tekrar devredilme riski varsa ihtiyati tedbir konusu gecikmeden değerlendirilmelidir.
Vekâlet Görevinin Kötüye Kullanılması Nasıl İspatlanır?
İspat tek bir belgeyle sınırlı değildir. Özellikle vekâletname, tapu resmi senedi, satış tarihindeki rayiç değer, bilirkişi raporu, banka hesap hareketleri, taraflar arasındaki akrabalık veya ticari ilişki, mesajlar, e-postalar, satış bedelinin vekâlet verene ulaşıp ulaşmadığı ve sonraki devirler birlikte değerlendirilebilir.
Özellikle şu üçlü birçok dosyada kritik hâle gelir:
rayicin çok altında satış + gerçek ödemenin bulunmaması + vekil ile alıcının bağlantılı olması.
Ancak her dava kendi delilleri üzerinden değerlendirilmelidir.
Vekilin Kötü Niyeti Var Ama Alıcı İyiniyetliyse Ne Olur?
Bu ayrım davanın sonucunu tamamen değiştirebilir.
Vekil açık biçimde görevini kötüye kullanmış olabilir. Ancak alıcı bunu bilmiyor ve bilmesi de gerekmiyorsa alıcının kazanımı korunabilir. Böyle bir durumda taşınmazın geri alınması yerine vekile yöneltilecek bedel, hesap verme ve tazminat talepleri ön plana çıkabilir.
Bu nedenle dava hazırlanırken yalnızca:
“Vekil beni dolandırdı.”
iddiasının ispatına değil, taşınmazı alan kişinin vekilin davranışını bilip bilmediğine de odaklanılmalıdır.
Alıcı Kötü Niyetliyse Ne Olur?
Alıcı vekilin vekâlet görevini kötüye kullandığını biliyorsa veya somut koşullar nedeniyle bilmesi gerekiyorsa iyiniyet korumasından yararlanamayabilir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2022 tarihli kararında vekilin üçüncü kişiyle el ve işbirliği içerisinde hareket ederek taşınmazı bedelsiz devrettiği iddiasının ispatlandığı olayda tapu iptal ve tescil yönündeki değerlendirme kabul edilmiştir. (Kanun Yolu)
TMK m.1024 de yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişinin bu tescile dayanamayacağını açıkça düzenlemektedir. (Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı)
Vekil Taşınmazı Satıp Parasını Vermediyse Ceza Davası Açılabilir mi?
Olayın özelliklerine göre ceza hukuku bakımından da değerlendirme yapılabilir. Ancak her vekâlet uyuşmazlığı otomatik olarak suç oluşturmaz.
Vekilin başlangıçtan itibaren hileli bir plan içerisinde olup olmadığı, paranın nasıl kullanıldığı, sahte belge bulunup bulunmadığı ve diğer somut olgular incelenmelidir.
Özel hukuk bakımından tapu iptal ve tescil veya alacak/tazminat talepleri ile ceza soruşturmasının hukuki amaçları birbirinden farklıdır.
Savcılığa Şikâyet Etmek Tapuyu Geri Getirir mi?
Hayır. Ceza soruşturması açılması tapu kaydını kendiliğinden eski hâline döndürmez.
Taşınmazın geri alınması isteniyorsa gerekli şartlarda ayrıca tapu iptal ve tescil davası açılması gerekir.
Bu nedenle ceza soruşturmasının yıllarca sonuçlanmasını bekleyip taşınmazın bu sırada birkaç kez el değiştirmesine izin vermek ciddi risk yaratabilir.
Tapu İptali Mümkün Değilse Tazminat İstenebilir mi?
Somut olayın koşullarına göre evet. Özellikle iyiniyetli üçüncü kişinin kazanımının korunması nedeniyle taşınmaz geri alınamıyorsa vekilin sorumluluğu kapsamında uğranılan zararın tazmini ve satış bedelinin tahsili gündeme gelebilir.
Davanın başında tapu iptal ve tescil talebinin yanında olmazsa bedel/tazminat talebinin nasıl kurulacağı usul hukuku bakımından dikkatle değerlendirilmelidir.
Vekâlet Görevinin Kötüye Kullanılmasında Zamanaşımı Var mı?
Burada talebin hukuki niteliğine göre ayrım yapılmalıdır. Tapu sicilinin düzeltilmesine yönelik ayni hak talebi ile vekile karşı ileri sürülecek alacak veya tazminat taleplerinin süre rejimi aynı değildir.
Bu nedenle internette sıkça görülen:
“Vekâlet görevinin kötüye kullanılması davası kesin olarak X yıl içinde açılır.”
şeklindeki genellemeler yanıltıcı olabilir.
Ayrıca taşınmazın üçüncü kişiye devredilmesi riski nedeniyle mesele yalnızca süre değildir. Beklendikçe iyiniyetli üçüncü kişinin devreye girmesi taşınmazın geri alınmasını çok daha zor hâle getirebilir.
30 Milyon TL’lik Taşınmaz Vekil Tarafından 5 Milyon TL’ye Yakınına Satılırsa Ne Olur?
Örneğin Ankara Çankaya’da piyasa değeri satış tarihinde 30.000.000 TL olan bir taşınmaz için malik A, kardeşi B’ye satış vekâletnamesi vermiş olsun. B, taşınmazı A’nın bilgisi dışında kendi yakın arkadaşı C’ye tapuda 5.000.000 TL bedelle devretsin. Banka kayıtlarında C’den B’ye veya A’ya gerçek bir ödeme bulunmasın. Devirden birkaç gün sonra C taşınmazı yeniden satışa çıkarsın.
Bu olayda yalnızca vekâletnamenin satış yetkisi içerdiğine bakılması yeterli değildir. B’nin TBK m.506 kapsamındaki sadakat ve özen borcuna aykırı hareket edip etmediği; C’nin işlemin gerçek niteliğini bilip bilmediği; rayiç değer ile satış bedeli arasındaki aşırı fark; gerçek ödeme bulunup bulunmadığı ve B ile C arasındaki ilişki birlikte incelenmelidir. (Kepekçi & Sepetçi Portalı)
C’nin vekille el ve işbirliği içerisinde hareket ettiği veya kötü niyetli olduğu ispatlanabilirse tapu iptal ve tescil talebi gündeme gelebilir. Taşınmazın yeniden satılmasının önlenmesi amacıyla devir ve temlik yasağı içeren ihtiyati tedbir de talep edilebilir.
Bu nedenle Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, vekâlet görevinin kötüye kullanıldığı taşınmaz uyuşmazlıklarında yalnızca vekâletnamenin metninin değil; satış tarihindeki rayiç değerin, banka hareketlerinin, alıcı ile vekil arasındaki ilişkinin ve taşınmazın sonraki devirlerinin birlikte incelenmesinin önem taşıdığına dikkat çekmektedir.
Taşınmazın Başkasına Devredilmesini Önlemek İçin Ne Yapılmalıdır?
Vekilin yaptığı satış yeni öğrenilmişse en önemli konulardan biri güncel tapu kaydının hemen kontrol edilmesidir. Taşınmaz hâlen ilk alıcıdaysa ve yeniden satış tehlikesi bulunuyorsa ihtiyati tedbir talebi gecikmeden değerlendirilmelidir.
Çünkü ilk alıcının kötü niyetinin ispatlanabileceği güçlü bir dosyada taşınmazın geri alınması mümkün olabilecekken, taşınmazın daha sonra tapu siciline güvenen gerçek anlamda iyiniyetli bir kişiye geçmesi TMK m.1023 nedeniyle uyuşmazlığın sonucunu değiştirebilir. (Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı)
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’da Vekâletle Yapılan Tapu Satışları
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa gibi taşınmaz değerlerinin yüksek olduğu şehirlerde geniş yetkili vekâletnamelerin kötüye kullanılması çok yüksek ekonomik kayıplara yol açabilmektedir. Özellikle yaşlı kişilerden alınan vekâletnameler, aile içi vekâlet ilişkileri, yurt dışında yaşayan maliklerin verdiği satış vekâletleri ve şirket taşınmazlarının vekâleten devri uyuşmazlıklara konu olabilmektedir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, vekâlet görevinin kötüye kullanılması, tapu iptal ve tescil, yolsuz tescil, ihtiyati tedbir, taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi ve satış bedelinin tahsiline ilişkin gayrimenkul uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Vekilim evimi iznim olmadan sattı, geri alabilir miyim? Vekilin satış yetkisini vekâlet verenin zararına kullandığı ve alıcının da kötü niyetli olduğu veya vekille işbirliği yaptığı ispatlanabiliyorsa şartlarına göre tapu iptal ve tescil talep edilebilir. 2. Vekâletnamede satış yetkisi varsa dava açılamaz mı? Açılabilir. Satış yetkisinin bulunması vekilin sadakat ve özen borcunu ortadan kaldırmaz. 3. Vekil evi piyasa değerinin çok altında sattıysa tapu iptal edilir mi? Aşırı düşük bedel önemli bir emare olabilir ancak tek başına otomatik iptal sebebi değildir; diğer deliller de incelenir. 4. Vekil evi kardeşine sattıysa satış geçersiz midir? Akrabalık tek başına yeterli değildir. Gerçek ödeme, rayiç değer ve tarafların işbirliği içerisinde olup olmadığı araştırılır. 5. Alıcı iyiniyetliyse ev geri alınabilir mi? TMK m.1023 kapsamında iyiniyetli üçüncü kişinin tapu siciline güvenerek yaptığı kazanım korunabilir. (Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı) 6. Alıcının kötü niyetli olduğu nasıl ispatlanır? Rayiçten aşırı düşük bedel, ödemenin bulunmaması, vekille yakın ilişki, hızlı devirler ve diğer somut deliller birlikte değerlendirilebilir. 7. Vekil satış parasını bana vermediyse ne yapabilirim? Olayın niteliğine göre vekile karşı hesap verme, alacak ve tazminat talepleri gündeme gelebilir. 8. Tapu iptal davasıyla birlikte tedbir istenebilir mi? Şartları varsa taşınmazın üçüncü kişilere devir ve temlikini önleyen ihtiyati tedbir talep edilebilir. 9. Savcılığa şikâyet etmek tapuyu geri getirir mi? Hayır. Ceza soruşturması tapuyu kendiliğinden eski hâline döndürmez; gerekli şartlarda ayrıca tapu iptal ve tescil davası gerekir. 10. Vekilin sattığı taşınmaz tekrar başka kişiye satılırsa ne olur? Sonraki maliklerin iyiniyetli olup olmadığı ayrı ayrı değerlendirilir ve TMK m.1023-1025 hükümleri önem kazanır. (Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı)
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık – İletişim
Vekilin yetkisini kötüye kullanarak gerçekleştirdiği gayrimenkul satışlarında davanın sonucu çoğu zaman “Vekâletnamede satış yetkisi var mı?” sorusundan çok, vekilin bu yetkiyi nasıl kullandığı ve alıcının kötüye kullanımı bilip bilmediği üzerinde şekillenir. Taşınmaz rayicin çok altında satılmış, gerçek satış bedeli ödenmemiş, vekil ile alıcı birlikte hareket etmiş veya taşınmaz yakın kişilere aktarılmışsa vekâlet görevinin kötüye kullanılmasına dayalı tapu iptal ve tescil davası değerlendirilmelidir. Taşınmazın yeniden devredilme tehlikesi varsa ihtiyati tedbir talebi de geciktirilmemelidir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, vekâlet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle tapu iptal ve tescil, ihtiyati tedbir, satış bedelinin tahsili ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır. Tel: +90 532 769 22 22 | Ofis: +90 312 434 22 22 | E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr | Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Vekâlet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle taşınmazın geri alınıp alınamayacağı; vekâletnamenin kapsamı, satış bedeli, taşınmazın rayiç değeri, alıcının iyiniyeti, devir zinciri ve somut olayın diğer özelliklerine göre değerlendirilmelidir.




