
Tapuya Dava Şerhi Nasıl Konulur? Taşınmazın Satılması Önlenebilir mi? 2026 Güncel Rehber
25 Ağustos 2026
Vekilin Yetkisini Kötüye Kullanarak Sattığı Taşınmaz Geri Alınabilir mi? 2026 Güncel Rehber
25 Ağustos 2026Tapu iptal ve tescil davası açmayı düşünen kişinin en önemli endişelerinden biri, dava hazırlıkları devam ederken taşınmazın üçüncü kişiye satılmasıdır. Özellikle malik taşınmazı satışa çıkarmış, emlakçıyla anlaşmış, üçüncü kişilerle pazarlık yapmaya başlamış veya “Evi hemen devredeceğim” şeklinde mesajlar göndermişse dava açılmasını beklemek ciddi risk yaratabilir. Türk hukukunda bu tehlikeye karşı önemli bir geçici hukuki koruma bulunmaktadır: Tapu iptal ve tescil davası henüz açılmadan önce de taşınmaz hakkında ihtiyati tedbir talep edilebilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu sisteminde ihtiyati tedbir, dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeden istenebilir. Ancak tedbir kararı alınması davacının esas davayı istediği zaman açabileceği anlamına gelmez; kararın uygulanmasının ardından HMK’daki süreler içinde esas davanın açılması ve gerekli işlemlerin yapılması gerekir. (Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü)
Tapu İptal Davası Açılmadan Tedbir Alınabilir mi?
Evet. HMK m.389 ve devamındaki şartların gerçekleşmesi hâlinde esas dava açılmadan önce ihtiyati tedbir istenebilir. Özellikle taşınmazın üçüncü kişiye devredilmesi hâlinde ileride açılacak tapu iptal ve tescil davasının sonucunun etkisiz kalması veya hakkın elde edilmesinin ciddi ölçüde zorlaşması ihtimali varsa tedbir talebi önem kazanır.
Örneğin A, Ankara’daki bir taşınmazın gerçekte kendisine ait olduğunu ancak hukuka aykırı bir işlem nedeniyle tapunun B adına geçtiğini iddia ediyor olsun. A tapu iptal ve tescil davası hazırlığındayken B taşınmazı internet üzerinden satışa çıkarmışsa A’nın taşınmazın C’ye devredilmesini beklemesi gerekmez. Şartları bulunuyorsa esas davadan önce taşınmazın üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir talep edilebilir.
İhtiyati Tedbirin Kanuni Dayanağı Nedir?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.389 uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından veya tamamen imkânsız hâle geleceğinden ya da gecikme nedeniyle ciddi zarar doğacağından endişe edilmesi hâlinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
Taşınmazın mülkiyetinin doğrudan uyuşmazlık konusu olduğu tapu iptal ve tescil davaları bu korumanın önem kazandığı başlıca dava türlerindendir. TKGM’nin ihtiyati tedbir uygulamalarında da ihtiyati tedbirin dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeden, dava açıldıktan sonra ise davanın görüldüğü mahkemeden istenebileceği belirtilmektedir. (Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü)
Dava Açılmadan Önce Tedbir Hangi Mahkemeden İstenir?
Dava açılmadan önce ihtiyati tedbir talebi, esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeye yapılmalıdır. Tapu iptal ve tescil uyuşmazlıklarında görev bakımından kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesi, taşınmazın aynına ilişkin davalarda yetki bakımından ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi önem taşır.
Örneğin taşınmaz Ankara Çankaya’da bulunuyorsa uyuşmazlığın niteliğine göre görevli ve yetkili mahkemeye yapılacak başvuruda taşınmazın açık tapu bilgileri belirtilerek tedbir talep edilmelidir.
Tedbir Talebinde Ne İstenmelidir?
Talebin açık hazırlanması son derece önemlidir. Yalnızca:
“Taşınmaza tedbir konulsun.”
denilmesi yerine korunmak istenen hukuki sonuç açıkça ortaya konulmalıdır. Özellikle taşınmazın satılması engellenmek isteniyorsa üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir talep edilmesi gerekir.
Taşınmazın ili, ilçesi, mahallesi, ada, parsel ve varsa bağımsız bölüm bilgilerinin doğru biçimde gösterilmesi de önemlidir.
Mahkeme Tedbir Kararını Otomatik Olarak Verir mi?
Hayır. Tapu iptal davası açılacağını söylemek tek başına tedbir kararı verilmesi için yeterli değildir. Tedbir isteyen kişinin HMK m.390 kapsamında tedbir sebebini, istediği tedbir türünü ve esas bakımından haklılığını yaklaşık olarak ortaya koyması gerekir.
Mahkeme esas davadaki gibi tam ispat aramaz; ancak tamamen soyut iddialarla da taşınmazın devrinin engellenmesi beklenmemelidir.
Örneğin kişinin elinde sözleşmeler, banka dekontları, tapu belgeleri, miras belgeleri, noter belgeleri, yazışmalar veya mülkiyet iddiasını destekleyen başka deliller bulunması tedbir değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
Yaklaşık İspat Nedir?
Yaklaşık ispat, mahkemeye davanın kesin olarak kazanılacağını ispatlamak anlamına gelmez. Mahkemenin, ileri sürülen hakkın ve tedbir ihtiyacının ciddi ve makul olduğuna kanaat getirebilecek seviyede delil sunulması gerekir.
Örneğin kişi:
“Bu ev aslında benim ama hiçbir belgem yok.”
diyorsa tedbir alınması güçleşebilir.
Buna karşılık satış bedelinin kendisi tarafından ödendiğini gösteren banka kayıtları, taraflar arasındaki sözleşmeler, noter belgeleri ve yazışmalar bulunuyorsa mahkemenin önünde çok daha somut bir tablo oluşabilir.
Taşınmazın Satışa Çıkarılması Tedbir İçin Yeterli midir?
Tek başına her zaman yeterli olmayabilir ancak son derece önemli bir delil olabilir. Taşınmazın internette satış ilanına çıkarılması, emlakçıya verilmesi, üçüncü kişiyle satış görüşmelerinin yapılması veya tapu randevusu alınması acil devir riskini gösterebilir.
Özellikle malik:
“Bu hafta tapuyu başkasına devredeceğim.”
şeklinde mesaj göndermişse bu yazışmanın hukuka uygun biçimde elde edilmiş olması şartıyla tedbir talebinde değerlendirilmesi mümkün olabilir.
Mahkeme Karşı Tarafı Dinlemeden Tedbir Verebilir mi?
Evet. Hakkın derhâl korunmasının zorunlu olduğu durumlarda mahkeme karşı tarafı dinlemeden de ihtiyati tedbir kararı verebilir. Bu düzenlemenin mantığı açıktır: Taşınmazı satmaya hazırlanan kişiye önce tedbir talebinin bildirilmesi bazı olaylarda satış işleminin hızlandırılmasına yol açabilir. TKGM’nin yayımladığı ihtiyati tedbir açıklamalarında da acil koruma gereken hâllerde hâkimin karşı tarafı dinlemeden karar verebileceği belirtilmektedir. (Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü)
Tedbir Kararı Çıkınca Taşınmaz Hemen Satılamaz Hâle Gelir mi?
Mahkeme kararının alınmasının ardından kararın uygulanması gerekir. Taşınmaz bakımından bu aşamada kararın ilgili tapu müdürlüğüne gönderilmesi ve tapu sicilinde gerekli tedbir kaydının oluşturulması önemlidir.
TKGM uygulamasında ihtiyati tedbir şerhi tasarrufu yasaklayıcı kayıt olarak kabul edilmekte; tedbir bulunan taşınmaz üzerinde üçüncü kişiler lehine ayni veya şahsi hak doğurucu işlemler kural olarak yapılmamaktadır. (Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü)
Bu nedenle yalnızca mahkemenin karar verdiğini öğrenmekle yetinilmemeli, kararın tapu sicilinde uygulanma süreci de takip edilmelidir.
Tedbir Kararı ile Tapu Devri Gerçekten Engellenebilir mi?
Mahkeme taşınmazın üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesine karar vermiş ve karar tapu sicilinde uygulanmışsa iradi satışın önlenmesi bakımından güçlü bir hukuki koruma ortaya çıkar.
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün güncel uygulamasında ihtiyati tedbir şerhi, tasarrufu yasaklayıcı nitelikte kabul edilmekte ve kural olarak üçüncü kişi lehine hak doğuran işlemlere izin verilmemektedir. (Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü)
Tapu Randevusu Alınmışsa Tedbir Yine Konulabilir mi?
Tapu randevusunun alınmış olması tek başına mülkiyetin üçüncü kişiye geçtiği anlamına gelmez. Tescil henüz gerçekleşmemişse ve mahkemenin devir yasağı içeren tedbir kararı zamanında tapu sicilinde uygulanırsa satışın tamamlanması engellenebilir.
Bu nedenle satışın ertesi gün yapılacağı öğrenilmişse:
“Artık çok geç.”
diye düşünülmemelidir.
Ancak saatlerin dahi önemli olduğu böyle bir durumda başvuru ve kararın uygulanması mümkün olduğunca hızlı yürütülmelidir.
Satış Gerçekleşmeden Birkaç Saat Önce Tedbir Konulabilir mi?
Hukuken mümkündür; fakat pratikte mahkemenin talebi değerlendirmesi ve kararın tapuya uygulanması için gereken zaman önemlidir. Tedbir kararı tapu devri tamamlandıktan sonra uygulanırsa durum çok daha karmaşık hâle gelebilir.
TKGM’nin yayımladığı uygulama örneklerinde, satışa engel teşkil eden tedbir kararının idareye ulaşmasından sonra tapu devrine devam edilemeyeceğine ilişkin değerlendirmeler bulunmaktadır. (Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü)
Bu nedenle satış riskinin öğrenildiği anda hareket edilmesi önemlidir.
Tedbir İçin Teminat Gerekir mi?
HMK sistemi içerisinde tedbir isteyen kişiden, haksız tedbir nedeniyle karşı tarafın veya üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararları güvence altına almak amacıyla teminat alınması gündeme gelebilir. Bununla birlikte kanunda öngörülen koşullarda teminatsız tedbir kararı verilmesi de mümkündür.
Teminatın miktarı sabit değildir. Mahkeme somut olayın özelliklerine, taşınmazın değerine ve tedbirin muhtemel etkilerine göre değerlendirme yapar.
Tapu İptal Davası Açılmadan Tedbir Alındıktan Sonra Ne Yapılmalıdır?
Burası uygulamada en fazla hata yapılan noktalardan biridir. Tedbir alındıktan sonra esas dava unutulmamalıdır.
Dava açılmadan önce ihtiyati tedbir kararı alınmışsa HMK m.397 kapsamında tedbir talep eden kişinin, tedbirin uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açması ve dava açtığına ilişkin belgenin tedbiri uygulayan memura ibraz edilerek dosyaya koydurulmasını ve karşılığında belge alınmasını sağlaması gerekir. Aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar.
Dolayısıyla:
“Önce tapuya tedbir koydurduk, artık birkaç ay sonra dava açabiliriz.”
şeklindeki düşünce ciddi hak kaybına yol açabilir.
İki Haftalık Süre Ne Zaman Başlar?
Kanuni süre bakımından tedbir kararının yalnızca verildiği tarihe bakılarak hareket edilmemelidir. HMK m.397’de süre, tedbirin uygulanmasının talep edildiği tarihle ilişkilendirilmiştir. Bu nedenle tedbir kararının tarihi, uygulama talebi ve esas davanın açıldığı tarih dosyada dikkatle takip edilmelidir.
Özellikle son güne bırakılması tavsiye edilmez.
Tedbir Kararı Alındı Ama Tapuya İşlenmediyse Ne Olur?
Mahkemeden tedbir kararı almak tek başına sürecin sonu değildir. Kararın tapu müdürlüğünde uygulanması gerekir. Tapu devri gerçekleşmeden tedbir sicile uygulanırsa devir engellenebilir. Ancak tedbir kararı alınmış olmasına rağmen uygulama gecikir ve bu sırada taşınmaz üçüncü kişiye devredilirse çok daha karmaşık bir uyuşmazlık ortaya çıkabilir.
Bu nedenle tedbir dosyalarında kararın verilmesi kadar kararın uygulanması da takip edilmelidir.
Taşınmaz Tedbir Konulmadan Önce Satılırsa Ne Olur?
Bu durumda üçüncü kişinin hukuki konumu önem kazanır. Türk Medeni Kanunu m.1023 kapsamında tapu siciline iyiniyetle güvenerek ayni hak kazanan üçüncü kişilerin korunması gündeme gelebilir.
Buna karşılık üçüncü kişi uyuşmazlığı biliyor, muvazaalı işlem içerisinde hareket ediyor veya iyiniyetli olmadığı ispatlanabiliyorsa farklı sonuçlar ortaya çıkabilir.
İşte ihtiyati tedbirin önemi burada daha açık görülür. Taşınmaz üçüncü kişiye geçmeden önce tedbir alınması, yeni malik ve iyiniyet tartışmalarının doğmasını önemli ölçüde önleyebilir.
Muris Muvazaası Davası Açılmadan Önce Tedbir Konulabilir mi?
Şartları varsa mümkündür. Örneğin miras bırakanın gerçekte bağışladığı taşınmazı tapuda satış gibi göstererek bir mirasçıya devrettiği iddia ediliyor ve taşınmazı devralan kişi de evi hemen üçüncü kişiye satmaya hazırlanıyorsa muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davasından önce ihtiyati tedbir talebi değerlendirilebilir.
Burada mirasçılık belgeleri, tapu kayıtları, devir işleminin özellikleri ve satış riskini gösteren deliller önemlidir.
Vekâletnamenin Kötüye Kullanılması Nedeniyle Tedbir Alınabilir mi?
Evet, şartları bulunuyorsa mümkündür. Örneğin kişi taşınmaz satışı için verdiği vekâletnamenin yetki sınırlarının aşıldığını veya vekilin kendisiyle işlem yaparak taşınmazı hukuka aykırı şekilde devrettiğini ileri sürebilir.
Taşınmaz yeni malik tarafından tekrar satılmak üzereyse tapu iptal ve tescil davasından önce devir ve temlik yasağı niteliğinde tedbir talep edilmesi değerlendirilebilir.
Sahte Vekâlet veya Sahte İmza İddiasında Tedbir İstenebilir mi?
Taşınmazın sahte vekâletname, sahte imza veya kişinin bilgisi dışında gerçekleştirilen işlem sonucunda devredildiği iddia ediliyorsa taşınmazın yeniden üçüncü kişiye geçirilmesini önlemek özellikle önemli olabilir.
Bu durumda tapu kayıtları, işlem belgeleri, vekâletname, imza örnekleri ve varsa ceza soruşturması belgeleri tedbir talebinde önem taşıyabilir.
Taşınmaz Satış Vaadine Dayalı Tescil Davasından Önce Tedbir İstenebilir mi?
Şartları oluşmuşsa evet. Usulüne uygun bir taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayanarak tescil talebinde bulunacak kişi, vaat borçlusunun taşınmazı başka kişiye satmaya hazırlandığını öğrenirse esas dava açılmadan önce tedbir talep edebilir.
Ancak satış vaadi sözleşmesinin hukuki geçerliliği ve tarafların yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği yaklaşık ispat değerlendirmesinde önemlidir.
Tedbir Varken Taşınmaza Haciz Konulabilir mi?
İhtiyati tedbir taşınmaz üzerinde hiçbir yeni kayıt oluşturulamayacağı anlamına gelmez. TKGM’nin uygulamasında tedbirli taşınmaza haciz, kamu haczi veya ihtiyati haciz gibi kısıtlayıcı kayıtların işlenmesi mümkün olabilmektedir. (Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü)
Dolayısıyla:
“Tapuya tedbir koydurduk, artık taşınmaza haciz de gelemez.”
düşüncesi doğru değildir.
Tedbirli Taşınmaz İcradan Satılabilir mi?
Cebri satış bakımından tedbir kararının kapsamı ve tedbiri veren mahkemenin yaklaşımı ayrıca önemlidir. TKGM uygulamasında ihtiyati tedbir şerhi bulunan taşınmazdaki cebri satışın tescili bakımından, tedbiri veren mahkemenin cebri satışa muvafakatinin açık biçimde aranabildiği belirtilmektedir. (Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü)
Bu nedenle iradi satış ile cebri icra satışını birbirinden ayırmak gerekir.
Tedbire İtiraz Edilebilir mi?
Evet. Karşı taraf HMK m.394 kapsamında şartları varsa ihtiyati tedbire itiraz edebilir. Örneğin:
tedbir isteyen kişinin haklılığını yaklaşık olarak ortaya koyamadığını,
taşınmazın dava konusu olmadığını,
satış riskinin bulunmadığını,
tedbirin ölçüsüz olduğunu
ileri sürebilir.
Ancak tedbire itiraz edilmesi, tedbiri kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Mahkemenin tedbiri kaldırması veya değiştirmesi gerekir.
Karşı Taraf Teminat Vererek Tedbiri Kaldırabilir mi?
HMK m.395 kapsamında koşulların bulunması hâlinde tedbirin teminat karşılığında değiştirilmesi veya kaldırılması gündeme gelebilir. Ancak taşınmazın mülkiyetinin doğrudan dava konusu olduğu uyuşmazlıklarda yalnızca para teminatı gösterilmesiyle tedbirin mutlaka kaldırılacağı söylenemez.
Mahkeme korunmak istenen hakkın niteliğini değerlendirir.
Tapu İptal Davası Reddedilirse Tedbir Ne Olur?
Tedbir geçici bir hukuki korumadır. Esas davanın sonucu ve mahkemenin tedbir konusunda vereceği karar, tedbirin devamını etkiler. TKGM’nin Şubat 2026 itibarıyla güncellenmiş ihtiyati tedbir uygulamasında, tedbir kalkmış veya mahkemece kaldırılmışsa ilgili mahkemenin bildirimi üzerine tedbir şerhinin tapu sicilinden terkin edildiği; ayrıca mahkeme kararında aksi belirtilmedikçe tedbir etkisinin nihai kararın kesinleşmesine kadar devam edebildiği belirtilmektedir. (Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü)
Haksız Tedbir Nedeniyle Tazminat İstenebilir mi?
Evet. Haksız ihtiyati tedbir nedeniyle zarar gören tarafın, kanuni şartların oluşması hâlinde tazminat talep etmesi mümkündür. Bu nedenle ihtiyati tedbir, karşı tarafı baskı altına almak amacıyla kullanılabilecek sıradan bir araç olarak görülmemelidir.
Tedbir isteyen kişinin hakkını ve acil koruma ihtiyacını somut delillerle ortaya koyması gerekir.
20 Milyon TL’lik Ev Ertesi Gün Satılacaksa Dava Açılmadan Tedbir Alınabilir mi?
Örneğin Ankara’da bulunan ve piyasa değeri 20.000.000 TL olan bir taşınmazın hukuka aykırı biçimde B adına tescil edildiğini A’nın öğrendiğini düşünelim. A’nın elinde iddiasını destekleyen sözleşmeler, banka kayıtları ve yazışmalar bulunmaktadır. Aynı zamanda B’nin taşınmazı emlakçı aracılığıyla satışa çıkardığı ve üçüncü kişiyle ertesi gün tapu randevusu aldığı öğrenilmiştir.
Bu durumda A’nın önce kapsamlı tapu iptal ve tescil dava dilekçesini hazırlayıp günlerce beklemesi taşınmazın üçüncü kişiye geçmesi riskini yaratabilir. Somut olayın şartları yeterliyse esas dava açılmadan önce devir ve temlik yasağı şeklinde ihtiyati tedbir talep edilmesi mümkündür. Mahkeme yaklaşık ispatı ve acil koruma ihtiyacını yeterli görürse karşı tarafı dinlemeden tedbir kararı verebilir. Kararın ilgili tapu müdürlüğünde uygulanmasıyla taşınmazın iradi olarak üçüncü kişiye devrinin önüne geçilebilir. Ardından HMK m.397’deki süre içerisinde esas tapu iptal ve tescil davasının açılması gerekir.
Bu nedenle Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından özellikle taşınmazın satışa çıkarıldığı veya tapu devrinin çok kısa süre içerisinde gerçekleştirileceğinin öğrenildiği tapu uyuşmazlıklarında, yalnızca esas davanın hazırlanmasına odaklanmak yerine dava öncesi ihtiyati tedbir imkânının da derhâl değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
İlk 24 Saatte Ne Yapılmalıdır?
Taşınmazın satılmak üzere olduğu öğrenildiğinde öncelikle güncel tapu kaydı ve taşınmaz bilgileri belirlenmeli; kişinin tapu üzerindeki hakkını destekleyen sözleşmeler, banka dekontları, noter belgeleri, vekâletnameler ve diğer deliller toplanmalıdır. Satış riskini gösteren internet ilanları, mesajlar ve diğer hukuka uygun deliller korunmalıdır. Ardından uyuşmazlığın hukuki sebebi belirlenerek görevli ve yetkili mahkemeden dava öncesi ihtiyati tedbir talep edilip edilemeyeceği değerlendirilmelidir.
Tedbir kararı alınırsa iş burada bitmez. Kararın tapuya uygulanması takip edilmeli ve HMK m.397 kapsamındaki esas dava açma süresi kaçırılmamalıdır.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’da Acil Tapu Tedbiri
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa gibi taşınmaz değerlerinin yüksek olduğu şehirlerde tapu iptal ve tescil uyuşmazlıklarında birkaç günlük gecikme dahi taşınmazın üçüncü kişiye devredilmesine neden olabilir. Özellikle muris muvazaası, vekâlet görevinin kötüye kullanılması, sahte işlem, satış vaadi ve diğer mülkiyet uyuşmazlıklarında taşınmazın yeniden devredilme ihtimali başlangıç aşamasında değerlendirilmelidir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, tapu iptal ve tescil davaları, dava öncesi ihtiyati tedbir, devir ve temlik yasağı, tedbirin uygulanması, tedbire itiraz ve taşınmaz uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Tapu iptal davası açmadan eve tedbir koydurabilir miyim? Evet. HMK’daki şartların gerçekleşmesi hâlinde esas dava açılmadan önce ihtiyati tedbir talep edilebilir. 2. Dava açmadan tedbir hangi mahkemeden istenir? Esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeden talep edilir. 3. Tedbir konulunca ev satılabilir mi? Devir ve temliki yasaklayan tedbir tapuda uygulanmışsa taşınmazın iradi olarak üçüncü kişiye devri kural olarak engellenir. TKGM de ihtiyati tedbir şerhini tasarrufu yasaklayıcı kayıt olarak değerlendirmektedir. (Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü) 4. Mahkeme karşı tarafı dinlemeden tedbir verebilir mi? Hakkın derhâl korunmasının zorunlu olduğu durumlarda mümkündür. (Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü) 5. Tedbir için tapu iptal davasını kazanacağımı kesin ispatlamam gerekir mi? Hayır. Tedbir aşamasında yaklaşık ispat ölçüsü uygulanır. 6. Tedbir aldıktan sonra dava açmak zorunda mıyım? Evet. Dava öncesi tedbirlerde HMK m.397’deki süre ve işlemler mutlaka takip edilmelidir. 7. Tedbir aldıktan sonra aylarca dava açmadan bekleyebilir miyim? Hayır. Kanuni süre kaçırılırsa tedbir kendiliğinden kalkabilir. 8. Taşınmaz ertesi gün satılacaksa tedbir istenebilir mi? Evet. Acil satış riski tedbir ihtiyacını güçlendirebilir; ancak mahkemenin karar vermesi ve kararın tapuda zamanında uygulanması gerekir. 9. Tedbir varken taşınmaza haciz gelebilir mi? Evet. Tedbir her türlü kısıtlayıcı tapu kaydını engellemez. (Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü) 10. Taşınmaz tedbir alınmadan üçüncü kişiye satılırsa ne olur? Üçüncü kişinin iyiniyeti, tapu siciline güven ilkesi ve esas uyuşmazlığın niteliği ayrıca değerlendirilir; bu nedenle tedbirin devirden önce alınması büyük önem taşır.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık – İletişim
Tapu iptal ve tescil davası henüz açılmamış olsa dahi taşınmazın üçüncü kişiye satılması yönünde ciddi ve yakın bir risk bulunuyorsa dava öncesi ihtiyati tedbir imkânı değerlendirilmelidir. Özellikle taşınmazın satış ilanına çıkarılması, üçüncü kişiyle satış görüşmesi yapılması veya tapu randevusunun alınması hâlinde gecikme, uyuşmazlığı çok daha karmaşık hâle getirebilir. Tedbir kararı alındıktan sonra kararın tapu sicilinde uygulanmasının takip edilmesi ve esas davanın kanuni süresinde açılması kritik önemdedir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, dava öncesi ihtiyati tedbir, tapu iptal ve tescil, muris muvazaası, vekâlet görevinin kötüye kullanılması, tedbire itiraz ve taşınmazların üçüncü kişilere devrinin önlenmesine ilişkin süreçlerde hukuki destek sunmaktadır. Tel: +90 532 769 22 22 | Ofis: +90 312 434 22 22 | E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr | Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü – İhtiyati Tedbir Şerhi Hakkında 2026 Duyurusu
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Dava öncesi ihtiyati tedbir kararı verilip verilemeyeceği; uyuşmazlığın hukuki sebebi, taşınmazın durumu, sunulan deliller, yaklaşık ispat ve acil satış riskine göre somut olay özelinde değerlendirilmelidir.




