
Yüklenici İşi Zamanında Bitirmezse Şirket Hangi Haklara Sahiptir? 2026 Güncel Rehber
14 Ekim 2026
Tacir Cezai Şartın İndirilmesini Talep Edebilir mi? 2026 Güncel Rehber
14 Ekim 2026Sözleşmede belirlenen cezai şart aşırı yüksekse mahkeme indirim yapabilir mi? Tacirler arasındaki cezai şart, TBK m.182, TTK m.22, fahiş cezai şart, ekonomik mahv ve tenkis taleplerini 2026 güncel düzenlemeleri kapsamında açıklıyoruz.
Ticari sözleşmelerde tarafların sözleşmeye aykırılığı önlemek amacıyla yüksek tutarlı cezai şartlar belirlemesi oldukça yaygındır. Bayilik, distribütörlük, hizmet, eser, kira, satış, franchise, ortaklık ve pay devir sözleşmelerinde sözleşmenin ihlal edilmesi hâlinde yüz binlerce hatta milyonlarca liralık cezai şartların ödeneceği kararlaştırılabilmektedir.
Uyuşmazlık çıktığında ise borçlu taraf çoğu zaman “Bu ceza sözleşmenin kendisinden bile daha yüksek, mahkeme bunu indiremez mi?” sorusunu yöneltmektedir.
Bu sorunun cevabı tarafların hukuki sıfatına, sözleşmenin niteliğine, cezai şartın miktarına ve somut olayın özelliklerine göre değişmektedir. Türk Borçlar Kanunu bakımından hâkimin aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirebilmesi mümkünken, tacirlerin ticari işletmeleriyle ilgili sözleşmelerinde Türk Ticaret Kanunu nedeniyle önemli bir istisna bulunmaktadır.
Cezai Şart Nedir?
Cezai şart veya Türk Borçlar Kanunu’ndaki ifadeyle ceza koşulu, borçlunun sözleşmeden doğan yükümlülüğünü hiç veya gereği gibi yerine getirmemesi hâlinde ödemeyi kabul ettiği ekonomik yaptırımdır.
Örneğin taraflar bir distribütörlük sözleşmesinde sözleşmenin süresinden önce haksız şekilde sona erdirilmesi hâlinde 2.000.000 TL cezai şart ödeneceğini kararlaştırabilir. Bir pay devir sözleşmesinde rekabet yasağının ihlal edilmesi hâlinde belirli miktarda ceza öngörülebilir. Bir ticari hizmet sözleşmesinde gizlilik yükümlülüğünün ihlal edilmesi durumunda yüksek tutarlı cezai şart düzenlenebilir.
Cezai şartın temel amacı, tarafı sözleşmeye uygun davranmaya yöneltmek ve ihlal hâlinde alacaklının talep edebileceği önceden belirlenmiş bir yaptırım oluşturmaktır.
Taraflar Cezai Şartın Miktarını Serbestçe Belirleyebilir mi?
Kural olarak evet. Türk Borçlar Kanunu taraflara ceza miktarını serbestçe belirleme imkânı tanımaktadır.
Ancak sözleşme özgürlüğü sınırsız değildir. Özellikle ceza koşulunun aşırı olması hâlinde TBK m.182 kapsamında hâkimin müdahalesi gündeme gelebilir.
Bu nedenle sözleşmede “5.000.000 TL cezai şart ödenir” yazması, mahkemenin hiçbir inceleme yapmadan mutlaka 5.000.000 TL’ye hükmedeceği anlamına gelmez.
Mahkeme Aşırı Yüksek Cezai Şartı İndirebilir mi?
Türk Borçlar Kanunu m.182 uyarınca hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir.
Burada önemli olan cezai şartın yalnızca borçlu açısından yüksek görünmesi değildir. Cezanın sözleşmenin ekonomik yapısı, ihlalin ağırlığı, alacaklının menfaati ve diğer somut koşullar karşısında aşırı olup olmadığı değerlendirilir.
Örneğin son derece küçük ekonomik öneme sahip bir sözleşme ihlali nedeniyle sözleşme bedelinin birçok katı tutarında ceza talep edilmesi aşırılık incelemesini gündeme getirebilir.
Cezai Şartın Yüksek Olması Tek Başına İndirim İçin Yeterli midir?
Hayır. Bir cezai şartın yüksek tutarlı olması ile hukuken aşırı olması aynı şey değildir.
100.000 TL’lik ceza bazı sözleşmeler bakımından aşırı olabilirken 10.000.000 TL’lik ceza çok büyük ölçekli başka bir ticari sözleşmede tarafların ekonomik menfaatleri karşısında makul kabul edilebilir.
Bu nedenle mahkeme yalnızca rakama bakmaz. Sözleşmenin toplam ekonomik büyüklüğü, tarafların ekonomik durumu, borcun niteliği, ihlalin ağırlığı, ihlal nedeniyle alacaklının zarar görme ihtimali ve cezai şartla korunmak istenen menfaat birlikte değerlendirilebilir.
Hâkim Cezai Şartı Taraf Talep Etmese Bile İndirebilir mi?
TBK m.182’nin genel düzenlemesinde hâkimin aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indireceği kabul edilmiştir.
Ancak tarafların tacir olması ve borcun ticari işletmeyle ilgili bulunması hâlinde Türk Ticaret Kanunu’nun özel düzenlemesi ayrıca dikkate alınmalıdır.
Bu ayrım uygulamada son derece önemlidir.
Tacir Cezai Şartın İndirilmesini İsteyebilir mi?
Tacirler açısından durum daha farklıdır.
Türk Ticaret Kanunu m.22 uyarınca tacir sıfatını haiz borçlu, Türk Borçlar Kanunu’ndaki belirli hükümler çerçevesinde aşırı ücret veya cezanın indirilmesini mahkemeden isteyemez.
Bunun temelinde tacirin ticari hayatın gereklerini bilen, basiretli hareket etmesi beklenen kişi olması bulunmaktadır.
Bu nedenle bir şirketin imzaladığı ticari sözleşmedeki cezai şart bakımından:
“Ceza çok yüksek, TBK m.182 gereğince mutlaka indirilir.”
şeklinde genel bir değerlendirme yapmak doğru değildir.
Limited Şirket Tacir Sayılır mı?
Evet. Ticaret şirketleri tacirdir.
Dolayısıyla limited şirketin ticari işletmesiyle bağlantılı bir sözleşmede kabul ettiği cezai şart bakımından TTK m.22 özel önem taşır.
Anonim şirketler bakımından da benzer şekilde tacir sıfatı dikkate alınır.
Bu nedenle şirket adına sözleşme imzalanırken cezai şart hükümleri “Nasıl olsa mahkeme daha sonra indirir” düşüncesiyle kabul edilmemelidir.
Tacir Olan Şirket İçin Cezai Şart Hiçbir Zaman İndirilemez mi?
Bu konuda “Tacir cezai şartı kabul ettiyse hiçbir koşulda mahkeme müdahale edemez” şeklinde mutlak bir ifade kullanmak doğru değildir.
TTK m.22 nedeniyle tacirin yalnızca cezanın aşırı olduğu gerekçesiyle TBK’daki genel indirim mekanizmasından yararlanması önemli ölçüde sınırlandırılmıştır. Bununla birlikte cezai şartın tacirin ekonomik varlığını ağır biçimde tehlikeye sokacak, ekonomik mahvına yol açabilecek veya ahlak ve kamu düzeni bakımından kabul edilemeyecek boyutlara ulaşması hâlinde farklı bir hukuki değerlendirme gündeme gelebilir.
Dolayısıyla tacirler açısından tartışma klasik anlamdaki “tenkis” değerlendirmesinden daha dar ve istisnai bir alanda yapılmaktadır.
Ekonomik Mahv Ne Anlama Gelir?
Uygulamada ekonomik mahv kavramı, cezai şartın borçlunun ekonomik varlığını olağanüstü derecede ağır etkilemesi bakımından önem taşımaktadır.
Ancak borçlunun yalnızca:
“Bu parayı ödemek istemiyorum.”
veya
“Bu ödeme şirketin nakit akışını zorlar.”
demesi ekonomik mahvın bulunduğunu göstermeye yeterli değildir.
Şirketin aktifleri, pasifleri, cirosu, öz kaynakları, mali tabloları, borçları, ödeme gücü ve cezanın ekonomik yapı üzerindeki gerçek etkisi değerlendirilmelidir.
Şirketin Cirosundan Yüksek Cezai Şart Geçersiz mıdır?
Otomatik olarak hayır.
Şirket cirosu önemli bir ekonomik gösterge olmakla birlikte tek başına cezai şartın geçerliliğini belirlemez. Ciro şirketin net malvarlığı veya kârı ile aynı kavram değildir.
Bu nedenle “cezai şart yıllık cirodan yüksek, dolayısıyla geçersizdir” şeklinde mekanik bir sonuç çıkarılamaz.
Şirketin genel ekonomik durumu ve sözleşmenin ekonomik büyüklüğü birlikte değerlendirilmelidir.
Cezai Şart Sözleşme Bedelinden Fazla Olabilir mi?
Olabilir. Cezai şartın sözleşme bedelini aşması tek başına geçersizlik sebebi değildir.
Örneğin gizlilik veya rekabet yasağı ihlalinin yaratabileceği ekonomik zarar, sözleşmenin doğrudan bedelinden çok daha yüksek olabilir. Bu nedenle cezai şart ile sözleşme bedeli arasında birebir oran bulunması zorunlu değildir.
Ancak aradaki olağanüstü oransızlık, cezanın aşırılığı veya diğer geçerlilik sorunları değerlendirilirken dikkate alınabilecek unsurlardan biri olabilir.
100.000 TL Borç İçin 1.000.000 TL Cezai Şart Geçerli Olur mu?
Yalnızca rakamlar üzerinden kesin cevap verilemez.
Borç 100.000 TL olmakla birlikte ihlal edilen yükümlülüğün ekonomik önemi çok daha yüksek olabilir. Örneğin 100.000 TL’lik hizmet karşılığında edinilen çok değerli ticari sırların üçüncü kişilere açıklanmaması için 1.000.000 TL cezai şart belirlenmiş olabilir.
Buna karşılık önemsiz bir gecikme nedeniyle borcun on katı ceza öngörülmüşse aşırılık tartışması daha güçlü olabilir.
Bu nedenle cezai şartın hangi yükümlülüğü güvence altına aldığı belirleyicidir.
Cezai Şart İçin Alacaklının Zararını İspatlaması Gerekir mi?
Cezai şartın önemli özelliklerinden biri, kural olarak alacaklının zararının varlığından bağımsız şekilde talep edilebilmesidir.
Bu nedenle borçlu “Karşı taraf zarar görmedi” diyerek cezai şarttan otomatik olarak kurtulamaz.
Ancak zarar bulunmaması veya zararın çok düşük olması, somut olayda cezanın aşırılığı değerlendirilirken dikkate alınabilecek unsurlardan biri olabilir.
Hiç Zarar Yoksa Cezai Şart Ödenir mi?
Sözleşmede geçerli şekilde cezai şart kararlaştırılmış ve cezanın doğması için öngörülen ihlal gerçekleşmişse, zarar doğmamış olması tek başına cezai şart talebini ortadan kaldırmaz.
Ancak sözleşmenin içeriği mutlaka incelenmelidir. Çünkü bazı sözleşmelerde cezai şartın doğması özel şartlara bağlanmış olabilir.
Cezai Şartın Doğması İçin Kusur Gerekir mi?
Ceza koşulunun talep edilebilirliği değerlendirilirken borçlunun sorumluluğunun şartları da dikkate alınır.
Özellikle borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir nedenle borcun ifasının imkânsız hâle gelmesi gibi durumlarda cezai şartın istenip istenemeyeceği ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle yalnızca sözleşmede ceza maddesinin bulunması yeterli değildir. Cezayı doğuran sözleşme ihlalinin gerçekleşip gerçekleşmediği de kanıtlanmalıdır.
Sözleşme Haksız Feshedilirse Cezai Şart İstenebilir mi?
Sözleşmelerde sıklıkla “Sözleşmeyi süresinden önce haksız fesheden taraf 1.000.000 TL cezai şart öder” şeklinde hükümler bulunmaktadır.
Böyle bir uyuşmazlıkta önce feshin gerçekten haksız olup olmadığı belirlenmelidir.
Fesih haklı bir sebebe dayanıyorsa cezai şartın doğmadığı ileri sürülebilir. Dolayısıyla savunma yalnızca cezanın miktarına değil, cezayı doğuran koşulun gerçekleşip gerçekleşmediğine de yöneltilmelidir.
Cezai Şart Davasında İlk Savunma “İndirim” Olmalı mı?
Her zaman hayır.
Bu önemli bir stratejik noktadır.
Borçlu yalnızca “cezai şart çok yüksek, indirin” şeklinde savunma yaptığında, cezai şartın esasen doğup doğmadığına ilişkin daha güçlü itirazları gözden kaçırabilir.
Öncelikle sözleşmenin geçerli olup olmadığı, cezai şart hükmünün kapsamı, yükümlülüğün gerçekten ihlal edilip edilmediği, ihlalin borçluya yüklenip yüklenemeyeceği ve cezanın muaccel olup olmadığı incelenmelidir.
Bunlardan sonra miktara ilişkin itirazlar değerlendirilmelidir.
Sözleşme Maddesi Belirsizse Cezai Şart Talep Edilebilir mi?
Cezai şart hükmünün hangi davranışın yaptırımı olduğunu belirlemeye elverişli olması önemlidir.
Örneğin “sözleşmeye aykırı her davranış için 5.000.000 TL ceza ödenir” şeklindeki son derece geniş hükümler uyuşmazlık yaratabilir.
Mahkeme sözleşmenin tamamını, tarafların iradesini ve cezai şartın hangi yükümlülükleri güvence altına aldığını değerlendirir.
Her İhlal İçin Ayrı Ayrı Cezai Şart İstenebilir mi?
Bu durum sözleşmenin nasıl düzenlendiğine bağlıdır.
Örneğin sözleşmede her ihlal için ayrı ceza öngörülmüş olabilir. Ancak tek bir fiilin birden fazla ihlal oluşturduğu ileri sürülerek aynı cezanın defalarca talep edilip edilemeyeceği sözleşmenin yorumu ve somut olay kapsamında değerlendirilmelidir.
Özellikle günlük, haftalık veya her bir işlem başına ceza öngören sözleşmelerde toplam cezanın çok yüksek rakamlara ulaşması mümkündür.
Günlük Cezai Şart Sınırsız Şekilde Birikebilir mi?
Sözleşmelerde “gecikilen her gün için 50.000 TL ceza” gibi hükümler bulunabilir.
Böyle durumlarda cezai şartın hangi tarihte işlemeye başladığı, hangi tarihte sona erdiği, alacaklının davranışlarının gecikmeye etkisi ve sözleşmede bir üst sınır bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.
Tacirler bakımından TTK m.22 ayrıca dikkate alınmalıdır.
Döviz Üzerinden Cezai Şart Belirlenebilir mi?
Sözleşmenin niteliğine ve dövizle sözleşme yapılmasına ilişkin yürürlükteki düzenlemelere göre değerlendirme yapılmalıdır.
Dolayısıyla “100.000 Euro cezai şart” şeklindeki hükmün geçerliliği incelenirken yalnızca TBK hükümlerine değil, sözleşmenin taraflarına ve işlem türüne ilişkin özel düzenlemelere de bakılması gerekebilir.
Rekabet Yasağındaki Cezai Şart İndirilebilir mi?
Rekabet yasağı sözleşmelerinde cezai şart oldukça yaygındır.
Örneğin eski bayi, ortak, yönetici veya çalışan belirli süre boyunca rakip faaliyette bulunmaması karşılığında yükümlülük altına girmiş olabilir.
Ancak önce rekabet yasağının kendisinin geçerli olup olmadığı incelenmelidir. Süre, yer, faaliyet alanı ve kişinin ekonomik özgürlüğü üzerindeki etkiler somut sözleşmenin niteliğine göre önem taşıyabilir.
Geçersiz veya uygulanamayacak bir temel yükümlülüğe bağlı cezai şartın durumu da ayrıca değerlendirilir.
Gizlilik Sözleşmesindeki Çok Yüksek Ceza Geçerli midir?
Gizlilik ihlalleri şirketler açısından çok ağır ekonomik sonuçlar doğurabildiğinden yüksek cezai şartların belirlenmesi mümkündür.
Ancak “gizli bilgi” kavramının sözleşmede nasıl tanımlandığı, hangi bilginin açıklandığı, açıklamanın kim tarafından yapıldığı ve cezayı doğuran şartların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalıdır.
Herhangi bir şirket bilgisinin paylaşılması otomatik olarak cezai şartın doğduğu anlamına gelmeyebilir.
Bayilik ve Distribütörlük Sözleşmelerinde Cezai Şart İndirilebilir mi?
Bu sözleşmelerde tarafların çoğu kez tacir olması nedeniyle TTK m.22 özel önem taşır.
Bayinin veya distribütörün sözleşmeyi imzalarken yüksek cezai şartı kabul etmiş olması hâlinde sonradan yalnızca “miktar çok yüksek” gerekçesiyle indirim talep etmesi sınırlı olabilir.
Bu nedenle uyuşmazlıkta cezai şartın doğup doğmadığı, sözleşmenin sona erme biçimi ve istisnai müdahale koşulları birlikte incelenmelidir.
Franchise Sözleşmesinde Cezai Şart Çok Yüksekse Ne Olur?
Franchise sözleşmelerinde marka kullanımı, rekabet yasağı, gizlilik, ürün tedariki ve sözleşme sonrası yükümlülükler için ayrı cezai şartlar düzenlenebilmektedir.
Birden fazla cezai şartın aynı olay nedeniyle birlikte talep edilmesi hâlinde her hükmün hangi yükümlülüğe bağlandığı incelenmelidir.
Tarafların tacir olması hâlinde TTK m.22 de ayrıca değerlendirilir.
Pay Devir Sözleşmesindeki Cezai Şart Geçerli midir?
Şirket pay devir sözleşmelerinde satıcının rekabet etmeme, şirketten müşteri çekmeme, belirli borçları üstlenme veya verilen beyan ve taahhütlere uyma yükümlülükleri cezai şartla güvence altına alınabilir.
Cezai şart uyuşmazlığında pay devir sözleşmesinin tamamı ve ihlal edildiği ileri sürülen özel yükümlülük birlikte değerlendirilmelidir.
Ortaklık Sözleşmesindeki Cezai Şart Uygulanabilir mi?
Ortaklar sözleşmelerinde pay devri, rekabet yasağı, şirketten ayrılma, oy kullanma veya belirli yükümlülüklerin ihlaline ilişkin cezai şartlar bulunabilir.
Ancak ortaklar sözleşmesindeki her hükmün şirket tüzel kişiliği ve şirket organları bakımından aynı sonucu doğuracağı varsayılamaz.
Bu nedenle cezai şartın taraflar arasındaki borçlar hukuku ilişkisi ile şirketler hukuku etkisi ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Cezai Şart Ödendikten Sonra İadesi İstenebilir mi?
Cezai şartın ihtirazı kayıt olmaksızın ve bilerek ödenmiş olması hâlinde sonradan indirim veya iade talebi ayrıca hukuki sorunlar doğurabilir.
Ödeme yapılmadan önce borcun varlığına ve miktarına ilişkin itirazların doğru şekilde ortaya konulması bu nedenle önemlidir.
Özellikle yüksek tutarlı ticari uyuşmazlıklarda ödeme öncesindeki yazışmalar ve ihtarnameler sonradan açılacak davayı etkileyebilir.
Cezai Şart İçin İcra Takibi Başlatılabilir mi?
Alacaklı cezai şart alacağına dayanarak koşulları varsa icra takibine başvurabilir.
Borçlu açısından takip türüne göre itiraz süreleri önemlidir. Cezai şartın hiç doğmadığı, sözleşmenin ihlal edilmediği veya talep edilen miktarın hukuka aykırı olduğu yönündeki savunmalar süresinde ileri sürülmelidir.
Yüksek tutarlı cezai şart uyuşmazlıklarında icra takibinin görmezden gelinmesi ciddi hak kaybına neden olabilir.
Cezai Şart Davasında Bilirkişi İncelemesi Yapılır mı?
Uyuşmazlığın niteliğine göre bilirkişi incelemesi gerekebilir.
Özellikle tarafların ekonomik durumu, sözleşmenin ekonomik büyüklüğü, ticari kayıtlar ve cezai şartın şirket üzerindeki ekonomik etkisi konusunda mali inceleme yapılabilir.
Ancak cezai şartın hukuken geçerli olup olmadığı veya hangi kanun hükmünün uygulanacağı hukuki değerlendirmedir ve mahkemeye aittir.
Mahkeme Cezai Şartı Ne Kadar İndirebilir?
Kanunda “cezai şart en fazla yüzde 20 veya yüzde 50 indirilebilir” şeklinde genel bir oran bulunmamaktadır.
İndirim yapılabilecek bir uyuşmazlıkta miktar somut olayın özelliklerine göre belirlenir.
Bu nedenle internette görülen “mahkeme cezai şartı yarıya indirir” gibi sabit oranlı ifadeler doğru değildir.
Cezai Şart Tamamen Geçersiz Sayılabilir mi?
Bazı durumlarda tartışma yalnızca indirim meselesi değildir.
Cezai şartın bağlı olduğu temel sözleşmenin veya ilgili hükmün geçersizliği, emredici hükümlere aykırılık, ahlaka aykırılık ya da cezai şartı doğuran koşulların hiç gerçekleşmemesi gibi durumlarda farklı hukuki sonuçlar ortaya çıkabilir.
Bu nedenle “indirim” ile “geçersizlik” birbirine karıştırılmamalıdır.
Cezai Şart Davasında Hangi Belgeler İncelenmelidir?
Öncelikle sözleşmenin yalnızca cezai şart maddesi değil tamamı incelenmelidir. Ek protokoller, sözleşme değişiklikleri, fesih bildirimleri, ihtarnameler, tarafların e-postaları, teslim belgeleri, faturalar, ödeme kayıtları ve ihlali gösterdiği ileri sürülen belgeler de önem taşıyabilir.
Tacirler bakımından şirketin ekonomik durumunun tartışıldığı istisnai hâllerde bilanço, gelir tablosu ve diğer mali kayıtların incelenmesi gerekebilir.
Cezai Şart Davasında En Büyük Hata Nedir?
En büyük hatalardan biri, savunmayı yalnızca “miktar çok yüksek” iddiasına dayandırmaktır.
Özellikle tacir bakımından bu savunma TTK m.22 nedeniyle tek başına yeterli olmayabilir.
Öncelikle cezai şartın gerçekten doğup doğmadığı incelenmelidir. Sözleşmenin geçerliliği, ihlal iddiası, kusur, fesih sebebi, cezanın hangi olay için kararlaştırıldığı ve alacaklının talebinin sözleşmeyle uyumlu olup olmadığı araştırılmalıdır.
Daha sonra aşırılık ve gerekiyorsa ekonomik mahv gibi istisnai iddialar değerlendirilmelidir.
Sözleşmedeki Cezai Şart Çok Yüksekse Mahkeme İndirim Yapabilir mi?
Sonuç olarak tacir olmayan kişiler bakımından TBK m.182 uyarınca hâkim aşırı gördüğü ceza koşulunu indirebilir. Ancak tacirlerin ticari işletmeleriyle ilgili borçlarında TTK m.22 nedeniyle çok daha farklı ve sıkı bir değerlendirme yapılmaktadır.
Bu nedenle tarafın tacir olup olmadığı ilk incelenmesi gereken konulardan biridir.
Bir şirketin yalnızca “cezai şart yüksek” diyerek otomatik olarak indirim elde edeceği düşünülmemelidir. Bununla birlikte cezanın borçlunun ekonomik varlığını olağanüstü derecede tehlikeye soktuğu istisnai durumlarda geçerlilik ve müdahale tartışmaları ayrıca gündeme gelebilir.
Daha da önemlisi, cezai şart uyuşmazlığında yalnızca miktara odaklanılmamalıdır. Cezayı doğuran sözleşme ihlalinin gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediği çoğu dosyada savunmanın merkezinde yer almalıdır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, özellikle şirketler arasındaki yüksek tutarlı cezai şart uyuşmazlıklarında sözleşmenin tek bir maddesi üzerinden değerlendirme yapılmaması; sözleşmenin bütünü, tarafların tacir sıfatı, ihlalin niteliği, fesih sebepleri ve şirketlerin ekonomik yapısının birlikte incelenmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK ile Cezai Şart Uyuşmazlıkları
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere Türkiye genelinde şirketler arasında bayilik, distribütörlük, franchise, hizmet, satış, eser, ortaklık ve pay devir sözleşmelerinden kaynaklanan yüksek tutarlı cezai şart uyuşmazlıkları ortaya çıkabilmektedir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, cezai şartın geçerliliği, fahiş cezai şart, tacirler bakımından TTK m.22 uygulaması, TBK m.182 kapsamında indirim, ekonomik mahv iddiası, sözleşmenin haksız feshi ve cezai şart alacağına ilişkin dava ve icra süreçlerinde profesyonel hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Mahkeme çok yüksek cezai şartı kendiliğinden indirebilir mi?
TBK m.182 kapsamında hâkim aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirebilir. Ancak tacirler bakımından TTK m.22 nedeniyle önemli bir istisna bulunmaktadır.
2. Şirketler cezai şart indirimi isteyebilir mi?
Ticaret şirketleri tacirdir ve ticari işletmeleriyle ilgili borçlarında TTK m.22 dikkate alınır. Bu nedenle sıradan TBK tenkisi tacirler bakımından aynı şekilde uygulanmaz.
3. Tacirin cezai şartı hiçbir durumda indirilemez mi?
Bu kadar mutlak bir sonuç doğru değildir. Özellikle ekonomik varlığı olağanüstü derecede tehlikeye sokan cezalar bakımından istisnai hukuki değerlendirmeler gündeme gelebilir.
4. Cezai şart sözleşme bedelinden yüksek olabilir mi?
Evet. Sözleşme bedelinden yüksek olması tek başına cezai şartı geçersiz hâle getirmez.
5. Alacaklı zararını ispatlamadan cezai şart isteyebilir mi?
Kural olarak cezai şartın talebi için zararın aynı şekilde ispatlanması gerekmez. Ancak sözleşmede farklı düzenleme bulunabilir ve cezanın doğduğu gösterilmelidir.
6. Haksız fesih cezai şartı varsa her fesihte ceza ödenir mi?
Hayır. Öncelikle feshin sözleşmede cezaya bağlanan haksız fesih niteliğinde olup olmadığı belirlenmelidir.
7. Mahkeme cezai şartı yüzde kaç indirir?
Kanunda bütün davalara uygulanabilecek sabit bir indirim oranı bulunmamaktadır.
8. Günlük cezai şart sınırsız şekilde birikebilir mi?
Sözleşmenin düzenlenişi, ihlalin süresi, tarafların sıfatı ve diğer hukuki koşullar birlikte değerlendirilmelidir. Toplam cezanın olağanüstü seviyeye ulaşması ayrıca uyuşmazlık konusu olabilir.
9. Cezai şart için doğrudan icra takibi yapılabilir mi?
Koşulları varsa cezai şart alacağı için icra takibi başlatılabilir. Borçlunun takip türüne göre kanuni süreleri kaçırmaması önemlidir.
10. Cezai şart davasında en önemli savunma nedir?
Her dosyada farklıdır. Ancak yalnızca “ceza çok yüksek” savunmasına dayanmak yerine cezai şartın doğup doğmadığı, sözleşme ihlalinin gerçekleşip gerçekleşmediği ve ilgili hükmün uygulanabilirliği öncelikle incelenmelidir.
Uzman Hukuki Destek
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa ve Türkiye genelinde hizmet veren FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, ticari sözleşmelerde yüksek tutarlı cezai şartlardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, şirketler arasındaki cezai şart uyuşmazlıklarında TBK m.182 ve TTK m.22 uygulaması, cezai şartın doğup doğmadığının tespiti, haksız fesih, ekonomik mahv iddiası, sözleşme yorumlanması, alacak davaları ve icra takipleri konusunda hukuki destek sunmaktadır.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Kule Plaza, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr




