
Müteahhitten Daire Alan Üçüncü Kişinin Tapusu İptal Edilebilir mi? 2026 Güncel Rehber
26 Ağustos 2026
Kentsel Dönüşümde Müteahhit İnşaatı Yarım Bırakırsa Malikler Ne Yapabilir? 2026 Güncel Rehber
26 Ağustos 2026Arsa sahibi ile müteahhit arasında kat karşılığı veya arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlık çıktığında en büyük sorunlardan biri inşaatın durması ve projenin yıllarca tamamlanamamasıdır. Taraflar ödeme, tapu devri, hak ediş, proje değişikliği, eksik veya ayıplı imalat, teslim süresi ya da sözleşmenin feshi konusunda anlaşmazlığa düşebilir. Ancak her uyuşmazlıkta inşaatın tamamen durdurulması zorunlu değildir. Somut olayın özelliklerine göre sözleşmenin aynen ifasının talep edilmesi, ihtiyati tedbir alınması, hak edişe bağlı tapu devrinin sağlanması, eksik veya ayıplı işlerin tespiti, temerrüt sürecinin işletilmesi veya mevcut müteahhitle devam mümkün değilse sözleşmenin sona erdirilerek yeni yükleniciyle inşaatın tamamlanması gündeme gelebilir.
2026 yılında bu tür uyuşmazlıklarda temel hedef yalnızca “davayı kazanmak” olmamalıdır. Özellikle büyük projelerde esas ekonomik amaç, inşaatın daha fazla değer kaybetmeden ve üçüncü kişi sorunları büyümeden tamamlanmasını sağlamaktır.
Arsa Sahibi ile Müteahhit Arasında Uyuşmazlık Çıkınca İnşaat Durmak Zorunda mı?
Hayır. Taraflar arasında dava veya başka bir uyuşmazlık bulunması tek başına inşaatın mutlaka durmasını gerektirmez.
Örneğin arsa sahibi müteahhidin kendisine bırakılacak iki bağımsız bölümde projeye aykırı imalat yaptığını ileri sürebilir. Müteahhit ise imalatın sözleşmeye uygun olduğunu savunabilir. Bu uyuşmazlık nedeniyle 30 bağımsız bölümlük projenin tamamının aylarca durdurulması ekonomik açıdan tarafların ikisine de zarar verebilir.
Bu durumda uyuşmazlık konusu işler delil tespitiyle kayıt altına alınarak inşaatın diğer bölümlerinin devam ettirilmesi mümkün olabilir.
İnşaatın Devamı İçin İlk Olarak Ne Yapılmalıdır?
İlk yapılması gereken, uyuşmazlığın tam olarak hangi noktadan kaynaklandığını belirlemektir. Kat karşılığı inşaat sözleşmesi, ek protokoller, teknik şartname, mimari proje, yapı ruhsatı, tapu devirleri ve taraflar arasındaki yazışmalar birlikte incelenmelidir.
Özellikle şu sorular cevaplandırılmalıdır: Müteahhit neden işi durdurdu? Arsa sahibi hangi edimini yerine getirmedi? Müteahhit hak ettiği tapuları aldı mı? İnşaat seviyesi nedir? Eksik veya ayıplı işler var mı? Projenin devamı teknik ve hukuki olarak mümkün mü?
Bu analiz yapılmadan doğrudan fesih yoluna gidilmesi bazı projelerde arsa sahibinin zararını artırabilir.
Müteahhit İnşaatı Keyfi Olarak Durdurabilir mi?
Kural olarak yüklenici sözleşmeden doğan edimini yerine getirmekle yükümlüdür. İnşaatı sözleşmede haklı bir dayanak bulunmaksızın durdurması sözleşmeye aykırılık ve şartları varsa temerrüt oluşturabilir.
Örneğin müteahhit:
“Daire fiyatları beklediğim kadar yükselmedi, bu nedenle projeye devam etmiyorum.”
diyerek işi terk edemez.
Benzer şekilde maliyetlerin artması da tek başına yüklenicinin bütün sözleşmesel yükümlülüklerinden kurtulduğu anlamına gelmez.
Ancak arsa sahibinin kendi yükümlülüklerini yerine getirmemesi veya sözleşmenin ifasını ciddi biçimde engellemesi hâlinde farklı değerlendirme yapılabilir.
Arsa Sahibi Tapuları Devretmezse Müteahhit İnşaatı Durdurabilir mi?
Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde müteahhide bırakılacak arsa paylarının hak edişe bağlı ve kademeli olarak devredilmesi kararlaştırılmış olabilir.
Örneğin sözleşmede kaba inşaatın tamamlanmasından sonra müteahhide üç bağımsız bölümün tapusunun devredileceği düzenlenmiş ve müteahhit bu aşamayı tamamlamış olabilir.
Arsa sahibi haklı bir sebep olmadan tapu devrini yapmıyorsa müteahhit arsa sahibinin temerrüdünü ileri sürebilir.
Bu nedenle uyuşmazlıkta yalnızca yüklenicinin davranışlarına değil, arsa sahibinin kendi karşı edimlerini yerine getirip getirmediğine de bakılmalıdır.
Müteahhit Hak Ettiği Tapuyu Alamıyorsa Ne Yapabilir?
Müteahhit sözleşmeye göre belirli inşaat seviyesine ulaşmış ve buna karşılık gelen arsa payını hak etmişse arsa sahibinden sözleşmenin gereğinin yerine getirilmesini isteyebilir.
Taraflar anlaşamazsa sözleşmenin aynen ifasına yönelik hukuki yollar gündeme gelebilir.
Ancak müteahhidin:
“Ben %50 inşaat yaptım.”
demesi tek başına yeterli değildir.
Gerçek inşaat seviyesi teknik bilirkişi incelemesiyle tespit edilebilir.
İnşaat Seviyesi Nasıl Tespit Edilir?
Taraflar arasında ciddi uyuşmazlık çıktığında en etkili yöntemlerden biri delil tespiti yaptırmaktır.
Mahkeme aracılığıyla görevlendirilecek bilirkişiler inşaatı yerinde inceleyebilir ve mevcut fiziki seviyeyi kayıt altına alabilir.
Örneğin raporda inşaatın %62,40 seviyesinde olduğu, elektrik tesisatının %40’ının tamamlandığı, dış cephenin yapılmadığı ve bazı bağımsız bölümlerde projeye aykırı imalat bulunduğu belirlenebilir.
Bu rapor daha sonra hem hak ediş hem de tazminat ve fesih uyuşmazlıklarında önemli delil oluşturabilir.
Delil Tespiti Yapılırken İnşaat Devam Edebilir mi?
Evet. Delil tespitinin amacı her zaman inşaatı durdurmak değildir.
Tam tersine mevcut durumun belgelenmesi, uyuşmazlık konusu imalatın daha sonra değişmesinden kaynaklanacak delil sorununu çözebilir.
Örneğin arsa sahibi kolon, beton veya yalıtım imalatının hatalı olduğunu ileri sürüyorsa ilgili bölüm teknik olarak incelenip kayıt altına alındıktan sonra gerekli düzeltmeler yapılarak inşaata devam edilebilir.
Bu yöntem özellikle yıllarca sürebilecek davalar nedeniyle projenin tamamen beklemesini önlemek açısından önemlidir.
Arsa Sahibi İnşaatı Engelliyorsa Müteahhit Ne Yapabilir?
Arsa sahibinin sözleşmenin ifası için gerekli bazı işlemleri gerçekleştirmesi gerekebilir. Örneğin vekâletname verilmesi, proje tadilatının imzalanması veya hak edilmiş arsa payının devredilmesi arsa sahibinin yükümlülüğünde olabilir.
Arsa sahibi bunları haklı sebep olmadan yapmıyorsa müteahhit noter ihtarıyla edimin yerine getirilmesini isteyebilir ve şartlarına göre aynen ifa veya tazminat talebinde bulunabilir.
Ancak müteahhidin sözleşmeye aykırı imalat yaptığı veya henüz hak etmediği tapuları istediği durumlarda arsa sahibinin devri reddetmesi haklı olabilir.
Müteahhit İnşaatı Terk Ederse Ne Yapılmalıdır?
Müteahhit şantiyeyi tamamen terk etmişse ilk yapılması gerekenlerden biri mevcut durumun delillendirilmesidir.
Şantiyenin hangi seviyede bırakıldığı, mevcut malzemeler, eksik işler, ayıplı imalatlar ve kalan işlerin maliyeti tespit edilmelidir.
Ardından müteahhide gerekli ihtarların gönderilmesi ve uygun ise işi tamamlaması için süre verilmesi değerlendirilebilir.
Müteahhit açıkça projeye dönmeyeceğini bildiriyorsa veya şirket fiilen faaliyetsiz hâle gelmişse sözleşmenin sona erdirilerek başka yükleniciyle devam edilmesi gündeme gelebilir.
Müteahhit Yerine Başka Bir Müteahhit Getirilebilir mi?
Evet, ancak mevcut sözleşme hukuken tasfiye edilmeden doğrudan yeni müteahhitle işe başlanması ciddi risk yaratabilir.
İlk müteahhit ile yapılan sözleşme hâlen yürürlükteyse yeni yükleniciyle aynı taşınmaz üzerinde ikinci bir kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılması yeni davalara yol açabilir.
Bu nedenle önce mevcut yüklenicinin temerrüdü ve sözleşmenin sona erdirilme şartları değerlendirilmelidir.
Daha sonra mevcut inşaat seviyesi tespit edilerek kalan işlerin yeni yükleniciye verilmesi planlanabilir.
Eski Müteahhit Sözleşmenin Feshine İtiraz Ederse İnşaat Yıllarca Bekler mi?
Her durumda böyle olması gerekmez.
Uyuşmazlığın niteliğine göre geçici hukuki koruma yöntemleri ve inşaatın mevcut durumunun korunmasına yönelik tedbirler değerlendirilebilir.
Ancak mahkemenin devam eden bir sözleşmeyi fiilen yeni bir yükleniciye devretmesi şeklinde genel bir mekanizma bulunmadığından, sözleşmenin hukuki durumunun doğru biçimde netleştirilmesi gerekir.
Özellikle eski müteahhidin tapu hakları ve üçüncü kişilere yaptığı satışlar varsa yeni yükleniciyle devam modeli daha dikkatli kurulmalıdır.
Sözleşmenin Aynen İfası İstenebilir mi?
Şartları varsa evet.
Arsa sahibinin temel amacı sözleşmeyi sona erdirmek değil, müteahhidin sözleşmede üstlendiği binayı tamamlamasını sağlamak olabilir.
Bu durumda aynen ifa talebi gündeme gelebilir.
Türk Borçlar Kanunu’nun genel sistemi içerisinde borcun aynen ifası temel hukuki korumalardan biridir.
Ancak yüklenicinin iflas etmiş olması, şirketin malvarlığının kalmaması veya teknik ve ekonomik olarak projeyi tamamlamasının fiilen mümkün olmaması hâlinde aynen ifa kararı arsa sahibi açısından gerçek bir çözüm sağlamayabilir.
Müteahhide “İnşaata Devam Et” Kararı Aldırılabilir mi?
Hukuken aynen ifa talep edilebilse de bir inşaat projesinin fiilen tamamlanması yalnızca mahkeme kararına bağlı değildir.
Müteahhidin finansman, personel, ekipman ve organizasyon kapasitesinin bulunması gerekir.
Bu nedenle dava stratejisinde:
“Karar kazanırsak müteahhit mecburen bitirir.”
varsayımıyla hareket etmek risklidir.
Bazen sözleşmenin sona erdirilerek kalan inşaatın başka yükleniciye tamamlattırılması ekonomik açıdan çok daha etkili olabilir.
Müteahhit Mali Sıkıntıdaysa İnşaat Nasıl Kurtarılabilir?
Bu durumda öncelikle projenin ekonomik fotoğrafı çıkarılmalıdır.
Kaç bağımsız bölüm tamamlanmıştır? Kaç daire satılmıştır? Müteahhit adına kaç bağımsız bölüm kalmıştır? Taşınmazlarda ipotek veya haciz var mıdır? İnşaatın tamamlanması için ne kadar finansman gerekmektedir?
Örneğin projeyi tamamlamak için 20 milyon TL gerekirken müteahhit adına kalan dairelerin piyasa değeri 50 milyon TL olabilir.
Bu durumda tarafların kontrollü bir protokolle kalan dairelerin satış gelirlerini doğrudan inşaatın tamamlanmasına yönlendirmesi ekonomik çözüm sağlayabilir.
Kontrollü Satış Modeli Nasıl Kurulabilir?
Taraflar anlaşabiliyorsa müteahhide ait bazı bağımsız bölümlerin satışından elde edilen paranın serbestçe yükleniciye bırakılması yerine proje finansmanı amacıyla kontrollü kullanılması kararlaştırılabilir.
Örneğin satış bedellerinin belirli banka hesabına yatırılması, bu hesaptan yalnızca taşeron, malzeme ve işçilik ödemelerinin yapılması ve ödemelerin arsa sahibi temsilcisi ile yüklenicinin birlikte onayına bağlanması mümkündür.
Bu tür protokoller özellikle finansman sıkıntısı nedeniyle durmuş ancak teknik olarak tamamlanabilecek projelerde etkili olabilir.
Müteahhide Ek Süre Verilebilir mi?
Taraflar isterse sözleşmeye ek protokol yaparak yeni teslim tarihi belirleyebilir.
Ancak ek süre verilirken eski gecikme nedeniyle doğmuş hakların ne olacağı açıkça yazılmalıdır.
Aksi hâlde arsa sahibinin daha önce doğmuş gecikme tazminatı, kira kaybı veya cezai şart taleplerinden vazgeçip geçmediği konusunda yeni uyuşmazlık çıkabilir.
Ek protokolde yeni teslim tarihi, ara inşaat seviyeleri ve gecikmenin yaptırımları açıkça düzenlenmelidir.
Ek Protokolde Hangi Güvenceler Alınabilir?
Müteahhide ikinci şans veriliyorsa yalnızca:
“Teslim süresi altı ay uzatılmıştır.”
şeklinde kısa protokol yapılması yeterli olmayabilir.
Yeni protokolde kalan iş programı, aylık ilerleme hedefleri, hak ediş sistemi, kalan tapuların devir şartları, teminat, gecikme cezaları ve belirli ilerleme sağlanmazsa sözleşmenin sona erdirilmesine ilişkin hükümler düzenlenebilir.
Ayrıca müteahhidin kalan tapuları arsa sahibinin bilgisi dışında üçüncü kişilere satmasını önleyici mekanizmalar değerlendirilebilir.
Müteahhide Kalan Tapular İnşaatın Devamı İçin Teminat Olarak Tutulabilir mi?
Kat karşılığı inşaat projelerinde en etkili yöntemlerden biri kademeli tapu devridir.
Örneğin müteahhide toplam 10 bağımsız bölüm bırakılmışsa bütün tapuların başlangıçta verilmesi yerine inşaat ilerledikçe devir yapılabilir.
Kaba inşaat tamamlandığında belirli sayıda, ince işler tamamlandığında yeni bağımsız bölümler ve iskan alındığında kalan tapular devredilebilir.
Bu yöntem müteahhidin projeyi tamamlamadan bütün ekonomik karşılığını elde etmesini önler.
Müteahhit Tapuları Satmaya Başladıysa İnşaatın Devamı Nasıl Korunur?
Bu durumda ihtiyati tedbir değerlendirilmelidir.
Müteahhidin hak etmediği veya uyuşmazlık konusu bağımsız bölümleri üçüncü kişilere devretmesi, projenin finansal yapısını ve arsa sahibinin haklarını ciddi biçimde tehlikeye sokabilir.
Şartları oluşmuşsa mahkemeden uyuşmazlık konusu taşınmazların üçüncü kişilere devrinin engellenmesi istenebilir.
Ancak projenin devamı için bazı satışların gerçekten gerekli olduğu durumlarda bütün tapulara kontrolsüz tedbir konulması finansmanı tamamen kesebilir. Bu nedenle tedbir stratejisinin projenin ekonomik gerçekliğiyle birlikte kurulması önemlidir.
İhtiyati Tedbir İnşaatı Durdurur mu?
Her ihtiyati tedbir kararı inşaatın durdurulması anlamına gelmez.
Tedbirin kapsamı mahkemenin kararına bağlıdır.
Örneğin bağımsız bölümlerin üçüncü kişilere devredilmesinin yasaklanması ile şantiyedeki bütün inşaat faaliyetlerinin durdurulması farklı tedbirlerdir.
Arsa sahibinin amacı projeyi tamamlamaksa talep edilen tedbirin de bu amaca uygun ve ölçülü olması gerekir.
Eksik ve Ayıplı İşler Varsa İnşaat Devam Ettirilebilir mi?
Evet, ancak mevcut ayıpların önce kayıt altına alınması önemlidir.
Örneğin su yalıtımı hatalı yapılmış ve üst kat imalatlarına devam edilirse ayıbın sonradan tespiti zorlaşabilir.
Bu nedenle delil tespitiyle ayıp kayıt altına alınabilir ve ardından gerekli onarım yapılarak inşaat sürdürülebilir.
Arsa sahibinin bütün projeyi aylarca durdurmak yerine delili koruyup inşaatı devam ettirmesi bazı dosyalarda daha ekonomik olabilir.
Projeye Aykırı İmalat Varsa Ne Yapılmalıdır?
Müteahhit onaylı mimari projeden farklı imalat yapmışsa belediye ve teknik mevzuat açısından da sorun çıkabilir.
Kaçak kat, projeye aykırı balkon, ortak alanların bağımsız bölümlere katılması veya taşıyıcı sistem değişiklikleri yapı kullanma izin belgesinin alınmasını engelleyebilir.
Bu nedenle aykırılık yalnızca estetik bir sorun değilse, inşaatın devamından önce giderilmesi gerekebilir.
İskan Alınamıyorsa İnşaat Tamamlanmış Sayılır mı?
Sözleşmenin hükümlerine bağlıdır.
Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde çoğu zaman yüklenicinin borcu yalnızca fiziksel binayı tamamlamak değildir. Yapı kullanma izin belgesinin alınması ve bağımsız bölümlerin hukuken kullanılabilir şekilde teslim edilmesi de yüklenicinin sorumluluğuna bırakılmış olabilir.
Bu nedenle bina görünüşte tamamlanmış olsa bile iskan alınamaması sözleşmenin tam olarak ifa edilmediği anlamına gelebilir.
Arsa Sahibi Kira Kaybı İsterken İnşaatın Devamını da Talep Edebilir mi?
Şartları varsa bu talepler birbirini mutlaka dışlamaz.
Arsa sahibi sözleşmenin ayakta kalmasını ve yüklenicinin binayı tamamlamasını isterken geçmiş gecikme nedeniyle doğmuş zararlarının tazminini de talep edebilir.
Örneğin teslim tarihi bir yıl geçmişse arsa sahibine bırakılacak bağımsız bölümler bakımından kira kaybı oluşmuş olabilir.
Sözleşmede ayrıca gecikme cezası varsa bunun kapsamı da değerlendirilir.
Arsa Sahibi ile Müteahhit Anlaşırsa Dava Devam Ederken Protokol Yapılabilir mi?
Evet.
Taraflar dava açıldıktan sonra dahi projenin tamamlanmasını sağlayacak sulh veya ek protokol yapabilir.
Hatta bazı büyük inşaat uyuşmazlıklarında yıllarca dava sürdürmek yerine teknik ve finansal çözüm protokolü taraflar açısından daha avantajlı olabilir.
Ancak protokol hazırlanırken eski davalardan feragat, tapular, cezai şart, gecikme tazminatı, yeni teslim tarihi ve teminatlar açık biçimde düzenlenmelidir.
Arabuluculukla İnşaatın Devamı Sağlanabilir mi?
Uyuşmazlığın niteliğine göre arabuluculuk özellikle ekonomik çözüm üretmek bakımından yararlı olabilir.
Mahkemenin vereceği karar çoğu zaman “kim haklı?” sorusunu çözer. Ancak yarım kalmış bir inşaatta tarafların asıl ihtiyacı:
“Bu proje hangi finansmanla ve hangi takvimle tamamlanacak?”
sorusunun cevabıdır.
Arabuluculukta yeni iş programı, finansman modeli, kademeli tapu devri ve geçmiş zararların tasfiyesi birlikte düzenlenebilir.
Müteahhit İflasın Eşiğindeyse Beklemek Doğru mudur?
Genellikle en büyük risklerden biri budur.
Müteahhidin şantiyedeki faaliyetleri durmuş, çalışanları ayrılmış, taşeronlara borçlar birikmiş ve şirket hakkında çok sayıda icra takibi başlamışsa yalnızca:
“Belki birkaç ay sonra tekrar başlar.”
diyerek beklemek arsa sahibinin durumunu ağırlaştırabilir.
Bu süreçte müteahhit üzerindeki tapulara haciz gelebilir veya taşınmazlar üçüncü kişilere satılabilir.
Bu nedenle mali sorun belirtileri görüldüğünde tapu kayıtları, şirketin projedeki ekonomik durumu ve inşaat seviyesi hızla incelenmelidir.
Örnek: İnşaat %65 Seviyesinde Durduysa Ne Yapılabilir?
Ankara Çankaya’da arsa sahipleri ile B İnşaat arasında 30 bağımsız bölümlü kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını düşünelim. Proje yaklaşık %65 seviyesine gelmiş ancak müteahhit finansman sorunu nedeniyle altı aydır şantiyede çalışma yapmamaktadır.
Müteahhide bırakılacak 15 bağımsız bölümden sekizinin tapusu daha önce devredilmiş, bunlardan altısı üçüncü kişilere satılmıştır. Kalan yedi bağımsız bölüm ise henüz arsa sahipleri üzerindedir.
Bu dosyada arsa sahiplerinin doğrudan kalan yedi tapuyu da müteahhide devretmesi büyük risk yaratabilir. Diğer taraftan bütün projeyi feshederek yıllarca dava beklemek de ekonomik olmayabilir.
Öncelikle delil tespitiyle %65 seviyesinin doğrulanması, eksik işlerin ve tamamlanma maliyetinin belirlenmesi gerekir.
Daha sonra yüklenicinin projeyi tamamlayabilecek mali kapasitesi araştırılabilir.
Örneğin kalan işlerin maliyeti 25 milyon TL, müteahhide ileride bırakılacak yedi bağımsız bölümün toplam piyasa değeri ise 60 milyon TL olabilir. Taraflar kontrollü bir protokolle belirli bağımsız bölümlerin satışından sağlanacak gelirin yalnızca projeye aktarılmasını kararlaştırabilir.
Müteahhit bu modeli kabul etmiyor veya projeyi tamamlayabilecek kapasitesi bulunmuyorsa sözleşmenin sona erdirilmesi ve başka yükleniciyle devam edilmesi değerlendirilmelidir.
Bu noktada Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, arsa sahibi-müteahhit uyuşmazlıklarında özellikle %50’nin üzerinde tamamlanmış projelerde yalnızca “fesih mi, dava mı?” sorusuna odaklanmak yerine kalan iş maliyeti, müteahhidin elindeki tapular, satılmamış bağımsız bölümlerin değeri ve projenin tamamlanması için gereken finansmanın birlikte hesaplanmasının daha etkili bir hukuki ve ekonomik strateji sağlayabileceğini belirtmektedir.
Başka Müteahhitle Devam Edilecekse Ne Yapılmalıdır?
Önce eski yükleniciyle sözleşmenin hukuki durumu netleştirilmelidir. Ardından mevcut inşaat seviyesi ve eksik işler teknik raporla belirlenmelidir.
Yeni yükleniciyle yapılacak sözleşmede eski sözleşmedeki hatalar tekrar edilmemelidir.
Yeni teslim tarihi, kalan işler, mevcut ayıpların sorumluluğu, inşaat seviyesine bağlı hak ediş, kademeli tapu devri, cezai şart, teminat ve iskan yükümlülüğü açık biçimde düzenlenmelidir.
2026’da İnşaatın Devamını Sağlamak İçin İzlenecek Yol
Arsa sahibi ile müteahhit arasındaki uyuşmazlık nedeniyle proje durmuşsa 2026 itibarıyla en etkili yaklaşım hukuki, teknik ve finansal incelemeyi aynı anda yürütmektir.
Öncelikle sözleşme ve tapu kayıtları incelenmeli, ardından delil tespitiyle gerçek inşaat seviyesi belirlenmelidir. Kalan işlerin maliyeti hesaplanmalı ve müteahhidin projeyi tamamlayabilecek ekonomik kapasitesi değerlendirilmelidir.
Mevcut müteahhitle devam etmek ekonomik olarak mümkünse yeni teslim takvimi, kademeli hak ediş, kontrollü satış ve güçlü teminat mekanizmaları içeren ek protokol düşünülebilir.
Devam mümkün değilse temerrüt ve sözleşmenin sona erdirilmesi süreci işletilerek tapular güvence altına alınmalı ve kalan işlerin yeni yükleniciyle tamamlanması planlanmalıdır.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’da Yarım Kalan Kat Karşılığı İnşaatlar
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’daki kat karşılığı inşaat ve kentsel dönüşüm projelerinde finansman sıkıntısı, artan maliyetler, tapu uyuşmazlıkları ve arsa sahibi-müteahhit anlaşmazlıkları nedeniyle projelerin durması önemli sorunlardan biridir.
Bu uyuşmazlıklarda ekonomik açıdan en kötü sonuç çoğu zaman inşaatın yıllarca hiçbir işlem yapılmadan beklemesidir. Yarım kalan yapı zamanla zarar görebilir, müteahhidin mali durumu daha da kötüleşebilir ve tapulara yeni haciz veya ipotekler gelebilir.
Bu nedenle uyuşmazlık ortaya çıktığında projenin hukuki durumuyla birlikte tamamlanabilirliğinin de hızla değerlendirilmesi gerekir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, kat karşılığı inşaat sözleşmeleri, yarım kalan projeler, müteahhit temerrüdü, tapu uyuşmazlıkları, ihtiyati tedbir ve inşaatın yeni yükleniciyle tamamlanması süreçlerinde hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Arsa sahibi ile müteahhit dava ederken inşaat devam edebilir mi?
Evet. Dava bulunması tek başına inşaatın durmasını gerektirmez. Uyuşmazlığın niteliği ve varsa mahkeme tedbirleri ayrıca değerlendirilmelidir.
2. Müteahhit inşaatı keyfi olarak bırakabilir mi?
Sözleşmeden kaynaklanan haklı bir sebebi bulunmadan işi terk etmesi sözleşmeye aykırılık ve şartlarına göre temerrüt oluşturabilir.
3. İnşaatın yüzde kaçı tamamlandı nasıl belirlenir?
Mahkeme aracılığıyla delil tespiti ve teknik bilirkişi incelemesi yaptırılabilir.
4. Müteahhit finansman bulamadığı için işi bırakırsa ne olur?
Finansman sıkıntısı yüklenicinin borcunu otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Sözleşmenin ve somut olayın şartları ayrıca değerlendirilir.
5. Müteahhide ek süre verilebilir mi?
Evet. Taraflar ek protokolle yeni teslim tarihi belirleyebilir; ancak eski gecikmeden doğmuş hakların durumu açıkça düzenlenmelidir.
6. Müteahhit yerine başka müteahhit getirilebilir mi?
Mümkündür; ancak mevcut sözleşmenin hukuki durumu çözülmeden ikinci yükleniciyle işe başlanması ciddi uyuşmazlık yaratabilir.
7. Müteahhidin kalan tapuları satması engellenebilir mi?
HMK’daki şartların gerçekleşmesi hâlinde uyuşmazlık konusu taşınmazlar hakkında ihtiyati tedbir talep edilebilir.
8. Arsa sahibi hem inşaatın tamamlanmasını hem kira kaybını isteyebilir mi?
Somut olayın şartlarına göre aynen ifa talebi yanında geçmiş gecikmeden doğan zararların talep edilmesi mümkün olabilir.
9. İnşaat %70-80 seviyesindeyse fesih mantıklı mı?
Her dosyada değil. Kalan işlerin maliyeti ve projenin ekonomik değeri hesaplanarak mevcut müteahhitle tamamlamanın mı yoksa yeni yükleniciye geçmenin mi daha avantajlı olduğu değerlendirilmelidir.
10. Müteahhit projeyi tamamen terk etmişse ilk ne yapılmalıdır?
İnşaat seviyesi delil tespitiyle kayıt altına alınmalı, tapu kayıtları ve takyidatlar çıkarılmalı, müteahhidin temerrüt durumu belirlenmeli ve mevcut sözleşmenin sona erdirilmesi ile yeni yüklenici seçeneği birlikte değerlendirilmelidir.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık – İletişim
Arsa sahibi ile müteahhit arasındaki uyuşmazlık nedeniyle inşaat durmuşsa amaç yalnızca dava açmak değil, projenin ekonomik değerini koruyarak tamamlanmasını sağlayacak hukuki modeli kurmak olmalıdır. Özellikle tapuların üçüncü kişilere devredilmeye başladığı veya müteahhidin mali durumunun hızla bozulduğu projelerde erken müdahale önemlidir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK kat karşılığı inşaat ve yarım kalan proje uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır. Tel: +90 532 769 22 22 | Ofis: +90 312 434 22 22 | E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr | Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İnşaatın mevcut yükleniciyle devam ettirilmesinin veya başka yükleniciye verilmesinin mümkün olup olmadığı; sözleşme hükümleri, inşaat seviyesi, tapu kayıtları, hak ediş durumu ve uyuşmazlığın özelliklerine göre belirlenmelidir.




