
Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin Feshinde Tapuların İadesi Nasıl Sağlanır? 2026 Güncel Rehber
26 Ağustos 2026
Arsa Sahibi ile Müteahhit Uyuşmazlığında İnşaatın Devamı Nasıl Sağlanır? 2026 Güncel Rehber
26 Ağustos 2026Kat karşılığı veya arsa payı karşılığı inşaat projelerinde en çok uyuşmazlık çıkan konulardan biri, müteahhitten daire satın alan üçüncü kişinin tapusunun sonradan arsa sahibi tarafından iptal ettirilip ettirilemeyeceğidir. Özellikle müteahhit inşaatı yarım bırakmış, sözleşmedeki teslim süresini aşmış veya arsa sahibiyle yaptığı sözleşme feshedilmişse, müteahhitten daha önce daire alan kişiler ciddi bir tapu riskiyle karşılaşabilir.
Kısa cevap şudur: Evet, belirli şartlarda müteahhitten daire alan üçüncü kişinin tapusu iptal edilebilir. Ancak müteahhitten alınmış her dairenin tapusu otomatik olarak iptal edilmez. Sözleşmenin hukuki durumu, yüklenicinin edimini hangi oranda yerine getirdiği, tapunun hangi aşamada üçüncü kişiye geçtiği, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin içeriği ve üçüncü kişinin hukuki konumu birlikte değerlendirilmelidir.
Bu nedenle hem arsa sahipleri hem de müteahhitten daire satın alan kişiler açısından tapu iptal ve tescil davası, yüklenicinin halefi olma, sözleşmenin feshi veya sözleşmeden dönme, tapu siciline güven ve üçüncü kişinin iyi niyeti gibi kavramlar büyük önem taşır.
Müteahhitten Tapulu Daire Almak Her Zaman Güvenli midir?
Hayır.
Tapuda müteahhit adına kayıtlı bir bağımsız bölümün bulunması, müteahhidin o taşınmaz üzerinde her durumda kesin ve koşulsuz hak sahibi olduğu anlamına gelmeyebilir.
Özellikle arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde müteahhide yapılan arsa payı devrinin hukuki sebebi, yüklenicinin sözleşmedeki inşaat yapma ve teslim borcudur.
Müteahhit bu borcunu yerine getirmezse arsa sahibi sözleşmenin sona erdirilmesini ve şartları varsa müteahhide devredilen tapuların geri verilmesini talep edebilir.
Uyuşmazlık, müteahhidin bu tapuları daha önce üçüncü kişilere devretmiş olması hâlinde ortaya çıkar.
Arsa Sahibi Müteahhitten Daire Alan Kişinin Tapusunu İptal Ettirebilir mi?
Somut olayın özelliklerine göre evet.
Arsa sahibi, yüklenicinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan edimlerini yerine getirmediğini ileri sürerek sözleşmenin sona erdirilmesini ve buna bağlı olarak tapu kayıtlarının iptalini talep edebilir.
Daire müteahhit adına kayıtlı değil de üçüncü kişiye devredilmişse dava üçüncü kişinin tapu hakkını da doğrudan etkileyebilir.
Bu noktada davanın sonucu yalnızca üçüncü kişinin:
“Ben parasını ödedim ve tapumu aldım.”
demesine bağlı değildir.
Müteahhidin söz konusu bağımsız bölüm üzerinde hangi hukuki sebeple hak kazandığı da araştırılır.
Müteahhit İnşaatı Yarım Bırakırsa Üçüncü Kişinin Tapusu Ne Olur?
İşte en önemli risk burada ortaya çıkar.
Örneğin arsa sahibi ile müteahhit arasında 20 dairelik bir proje için kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmış olsun. Sözleşmeye göre 10 daire arsa sahibine, 10 daire müteahhide bırakılmıştır.
Arsa sahibi müteahhide bazı arsa paylarını önceden devretmiş, müteahhit de kendi payına düşmesi planlanan daireleri üçüncü kişilere satmıştır.
Ancak müteahhit inşaatı %35 seviyesinde bırakıp projeyi terk etmiştir.
Arsa sahipleri bu durumda sözleşmenin sona erdirilmesini ve müteahhide devredilmiş tapuların geri alınmasını talep edebilir.
Bu talep, müteahhitten daire satın alan üçüncü kişilerin tapularını da etkileyebilir.
Yargıtay Müteahhitten Daire Alan Üçüncü Kişiye Nasıl Bakıyor?
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda Yargıtay’ın uzun yıllara yayılan önemli bir içtihat birikimi bulunmaktadır. Yargıtay’ın güncel iş bölümü kararlarında da arsa payı veya kat karşılığı inşaat sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar ve yükleniciden satın alınan bağımsız bölümlere ilişkin tapu iptal ve tescil davaları özel olarak sayılmaktadır. (yargitay.gov.tr)
Yargıtay uygulamasında özellikle yükleniciden bağımsız bölüm satın alan kişinin bazı uyuşmazlıklarda yüklenicinin halefi niteliğinde değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
Bu yaklaşım nedeniyle üçüncü kişinin:
“Ben arsa sahibi ile yapılan sözleşmenin tarafı değilim.”
savunması tek başına yeterli olmayabilir.
Yüklenicinin Halefi Olmak Ne Demektir?
Basit anlatımla, müteahhitten bağımsız bölüm alan üçüncü kişinin bazı durumlarda müteahhidin sözleşmeden kaynaklanan hukuki konumuna bağlı şekilde hak kazanması anlamına gelir.
Müteahhit sözleşmeye göre belirli bağımsız bölümleri ancak inşaat yükümlülüğünü yerine getirmesi karşılığında hak edecekse üçüncü kişinin de bu hukuki yapıyı dikkate alması gerekebilir.
Dolayısıyla yüklenicinin henüz hak etmediği bir bağımsız bölümün satın alınması önemli risk taşır.
Üçüncü Kişinin İyi Niyetli Olması Tapuyu Korur mu?
Bu konu son derece önemlidir ve her dosyada aynı şekilde cevaplandırılmamalıdır.
Türk Medeni Kanunu m.1023, tapu kütüğündeki tescile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan üçüncü kişinin kazanımını koruyan temel düzenlemedir.
Buna karşılık TMK m.1024 kapsamında bir ayni hakkın yolsuz tescil edildiğini bilen veya bilmesi gereken kişi bu tescile dayanamaz.
Ancak arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde mesele yalnızca klasik anlamda:
“Tapuda malik görünüyordu, ben de iyi niyetle aldım.”
savunmasına indirgenemez.
Yüklenicinin hakkının sözleşmedeki edimlerini yerine getirmesine bağlı olup olmadığı ve üçüncü kişinin hangi hukuki konumdan hak kazandığı ayrıca incelenir.
“Tapuya Güvendim” Savunması Her Zaman Yeterli midir?
Hayır.
Tapu siciline güven ilkesi Türk hukukunun temel ilkelerinden biridir ancak her uyuşmazlıkta üçüncü kişiyi otomatik olarak koruyan sınırsız bir mekanizma değildir.
Özellikle alıcının taşınmazın bir kat karşılığı inşaat projesinin parçası olduğunu bildiği, yüklenicinin arsa sahibi olmadığını veya arsa sahibiyle sözleşmesel ilişki içerisinde bulunduğunu görebildiği durumlarda daha ayrıntılı değerlendirme yapılabilir.
Bu nedenle müteahhitten proje aşamasında daire satın alan kişinin hukuki durumu ile tamamlanmış ve uzun süredir kat mülkiyetine geçmiş bir daireyi daha sonraki maliklerden satın alan kişinin hukuki durumu aynı olmayabilir.
İnşaat Devam Ederken Müteahhitten Daire Almak Riskli midir?
Evet, özellikle hukuki inceleme yapılmadan satın alma gerçekleştirilmesi ciddi risk yaratabilir.
Alıcının yalnızca tapuya bakması yeterli olmayabilir.
Şunların da incelenmesi gerekir: arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, müteahhide hangi bağımsız bölümlerin bırakıldığı, inşaatın seviyesi, müteahhidin hak ediş sistemi, tapudaki şerhler, ipotekler, hacizler ve arsa sahibiyle devam eden uyuşmazlıklar.
Örneğin inşaat yalnızca %20 seviyesindeyken müteahhit projedeki bütün daireleri satmaya başlamışsa alıcı açısından ciddi risk göstergesi bulunabilir.
Müteahhit Sözleşmeye Göre Daireyi Hak Etmişse Tapu Yine İptal Edilir mi?
Bu durumda üçüncü kişinin hukuki konumu önemli ölçüde değişebilir.
Müteahhit sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmiş ve söz konusu bağımsız bölümü hukuken hak etmişse arsa sahibinin sırf müteahhitle başka bir konuda uyuşmazlık yaşadığı gerekçesiyle üçüncü kişinin tapusunu geri alması mümkün olmayabilir.
Bu nedenle tapu iptal davasında en önemli incelemelerden biri:
“Yüklenici bu bağımsız bölümü gerçekten hak etmiş miydi?”
sorusudur.
Hak Ediş Nasıl Belirlenir?
Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde kademeli tapu devri öngörülmüş olabilir.
Örneğin sözleşmede müteahhide bırakılacak tapuların:
temel tamamlandığında %20,
kaba inşaat tamamlandığında %30,
ince işler tamamlandığında %30,
iskan alındığında %20
oranında devredileceği kararlaştırılmış olabilir.
Bu sistem varsa müteahhidin hangi seviyeye ulaştığı teknik bilirkişi incelemesiyle tespit edilerek ne kadar payı hak ettiği belirlenebilir.
Müteahhit İnşaatı %90 Bitirmişse Üçüncü Kişinin Tapusu İptal Edilir mi?
İnşaatın ileri seviyede olması uyuşmazlığın sonucunu önemli ölçüde etkileyebilir.
Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde sözleşmenin geriye etkili sona ermesi ile ileriye etkili feshi arasındaki ayrım özellikle burada önem kazanır.
Yüklenicinin ediminin çok büyük kısmını yerine getirdiği durumlarda sözleşmenin tasfiyesi, inşaatın çok düşük seviyede bırakıldığı projelerden farklı sonuç doğurabilir.
Dolayısıyla yalnızca:
“Müteahhit sözleşmeyi ihlal etti.”
denilerek bütün üçüncü kişi tapularının otomatik olarak iptal edileceği söylenemez.
Müteahhit İnşaatı %20’de Bırakmışsa Durum Değişir mi?
Evet.
Müteahhit projenin yalnızca küçük bölümünü tamamlamış ancak kendisine bırakılması planlanan bütün bağımsız bölümlerin tapularını alarak üçüncü kişilere satmış olabilir.
Bu durumda yüklenicinin sözleşmeden doğan karşı edimi hak edip etmediği çok daha ciddi biçimde tartışılır.
Arsa sahibinin sözleşmenin sona erdirilmesi ve tapuların iadesine yönelik talepleri güçlenebilir.
Üçüncü Kişi Daire İçin Gerçekten Para Ödemişse Ne Olur?
Para ödenmiş olması üçüncü kişinin müteahhide karşı haklarını güçlendirebilir ancak arsa sahibine karşı tapunun her durumda korunacağını garanti etmez.
Örneğin üçüncü kişi müteahhide 8 milyon TL ödemiş ancak daha sonra tapusu arsa sahibi lehine iptal edilmiş olabilir.
Bu durumda üçüncü kişinin ödediği satış bedeli ve uğradığı zararlar bakımından müteahhide karşı alacak ve tazminat talepleri gündeme gelebilir.
Tapusu İptal Edilen Alıcı Parasını Kimden İster?
Kural olarak satış sözleşmesinin karşı tarafı olan müteahhide karşı talepler gündeme gelir.
Alıcı satış bedelinin iadesini ve şartlarına göre uğradığı diğer zararların tazminini isteyebilir.
Ancak burada önemli bir pratik sorun vardır:
Müteahhit inşaatı yarım bırakmışsa çoğu zaman mali açıdan da zor durumdadır.
Dolayısıyla alıcı tapu iptal davasını kaybettikten sonra müteahhitten parasını tahsil etmekte zorlanabilir.
Bu nedenle müteahhitten daire satın almadan önce hukuki due diligence yapılması, dava açıldıktan sonra çözüm aramaktan çok daha güvenlidir.
Müteahhidin Kardeşi veya Ortağı Daireyi Almışsa Tapu İptal Edilebilir mi?
Bu tür devirlerde üçüncü kişinin hukuki durumu daha ayrıntılı incelenebilir.
Akrabalık veya ortaklık tek başına tapunun iptal edilmesini sağlamaz.
Ancak müteahhit ile alıcı arasındaki yakın ilişki, sözleşmeden haberdarlık, inşaatın terk edildiğinin bilinmesi, satış bedelinin piyasanın çok altında olması ve gerçek ödeme bulunmaması birlikte değerlendirildiğinde kötü niyet veya muvazaa iddiaları güçlenebilir.
Daire Piyasa Değerinin Çok Altında Satılmışsa Ne Olur?
Düşük satış bedeli tek başına kesin kötü niyet ispatı değildir ancak önemli bir emare olabilir.
Örneğin gerçek piyasa değeri 15 milyon TL olan bağımsız bölüm müteahhidin arkadaşına 3 milyon TL’ye devredilmişse mahkeme satışın gerçekliğini araştırabilir.
Banka hareketleri incelenebilir.
Satış bedelinin gerçekten ödenip ödenmediği araştırılabilir.
Taraflar arasındaki ticari veya ailevi ilişkiler dikkate alınabilir.
Tapu İptal Davası Açılırsa Daire Başkasına Satılabilir mi?
Tedbir alınmazsa dava sırasında yeni devirler yapılması riski ortaya çıkabilir.
Bu nedenle arsa sahibi tapu iptal ve tescil davasıyla birlikte ihtiyati tedbir talep edebilir.
HMK m.389 ve devamındaki şartlar gerçekleşmişse mahkeme uyuşmazlık konusu taşınmazın üçüncü kişilere devrini engelleyen tedbir kararı verebilir.
Bu tedbir tapu siciline işlenebilir.
Daire İkinci veya Üçüncü Kez Satılmışsa Ne Olur?
Uyuşmazlık daha karmaşık hâle gelir.
Müteahhit A’ya, A da B’ye, B ise C’ye satış yapmış olabilir.
Bu durumda sonraki kişilerin hukuki durumları ayrıca değerlendirilmelidir.
Özellikle sonraki alıcının tapu siciline güveni ve iyi niyeti daha önemli hâle gelebilir.
Bu nedenle arsa sahibinin ilk hukuka aykırı devri öğrendiğinde hızlı biçimde ihtiyati tedbir istemesi önemlidir.
Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi Tapuya Şerh Edilmişse Ne Olur?
Sözleşmenin tapuya şerh edilmiş olması üçüncü kişiler açısından önemli sonuç doğurabilir.
Tapu kaydında arsa payı karşılığı inşaat ilişkisini gösteren bir şerh bulunması, sonradan taşınmaz alan kişinin:
“Bu sözleşmeden hiçbir şekilde haberim yoktu.”
savunmasının değerlendirilmesini etkileyebilir.
Bu nedenle arsa sahipleri açısından sözleşmenin tapuya şerhi önemli bir koruma mekanizmasıdır.
Sözleşme Şerhli Değilse Üçüncü Kişi Kesin Kazanır mı?
Hayır.
Şerhin bulunmaması tek başına üçüncü kişinin tapusunun kesin korunacağı anlamına gelmez.
Üçüncü kişinin müteahhit ile ilişkisi, projeyi bilmesi, satın alma zamanı, inşaat seviyesi ve diğer bütün deliller birlikte değerlendirilir.
Arsa Sahibi Hangi Davayı Açmalıdır?
Somut olayın özelliklerine göre sözleşmenin feshi veya sözleşmeden dönme ile bağlantılı tapu iptal ve tescil davası gündeme gelebilir.
Tapu üçüncü kişi adına kayıtlıysa üçüncü kişinin de davadaki taraf sıfatı doğru şekilde belirlenmelidir.
Ayrıca müteahhit adına kalan diğer taşınmazların satılmasını engellemek amacıyla ihtiyati tedbir talep edilebilir.
Tapu İptal Davasında Hangi Deliller Kullanılır?
En önemli deliller arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, ek protokoller, tapu kayıtları, bağımsız bölüm paylaşım listesi, yapı ruhsatı, yapı denetim kayıtları, bilirkişi raporları, inşaat seviyesi tespitleri, noter ihtarnameleri, satış sözleşmeleri ve banka hareketleri bulunabilir.
Üçüncü kişinin kötü niyeti tartışılıyorsa müteahhit ile arasındaki ticari veya ailevi bağlantıları gösteren kayıtlar da önem kazanabilir.
Örnek: Müteahhitten Daire Alan 5 Kişinin Tapusu
Ankara Çankaya’da arsa sahipleri ile B İnşaat arasında 24 dairelik proje için kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını düşünelim. Sözleşmeye göre 12 daire arsa sahiplerine, 12 daire müteahhide bırakılacaktır.
Arsa sahipleri yükleniciye belirli arsa paylarını önceden devretmiştir.
Müteahhit inşaatı %40 seviyesine getirdikten sonra projeyi terk etmiştir. Ancak bu tarihe kadar kendisine bırakılması planlanan beş daireyi üçüncü kişilere satmıştır.
Birinci alıcı müteahhidin şirket ortağıdır.
İkinci alıcı şirket ortağının kardeşidir.
Üçüncü alıcı proje henüz temel aşamasındayken daireyi almıştır.
Dördüncü alıcı inşaat %40 seviyesindeyken satın almıştır.
Beşinci alıcı ise önceki alıcılardan birinden tapuyu daha sonra devralmıştır.
Bu beş kişinin tapusunun hukuki durumu aynı kabul edilmemelidir.
Her bir alıcı bakımından satın alma tarihi, müteahhidin hak ediş durumu, inşaat seviyesi, tapu zinciri, sözleşmeden haberdarlık ve iyi niyet ayrı ayrı incelenmelidir.
Bu nedenle Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, müteahhitten alınan bağımsız bölümlerde yalnızca tapu senedinin incelenmesinin yeterli olmadığını; özellikle devam eden kat karşılığı projelerde arsa sahibi-müteahhit sözleşmesinin, yüklenicinin hak edişinin ve projenin mevcut hukuki durumunun satın alma öncesinde araştırılması gerektiğini vurgulamaktadır.
Müteahhitten Daire Almadan Önce Neler Kontrol Edilmelidir?
Özellikle devam eden projelerde alıcının tapu kaydıyla yetinmemesi gerekir. Kat karşılığı inşaat sözleşmesinin ve eklerinin görülmesi, dairenin gerçekten müteahhide bırakılıp bırakılmadığının belirlenmesi, inşaatın mevcut seviyesiyle müteahhidin hak edişinin karşılaştırılması, tapudaki ipotek ve hacizlerin kontrol edilmesi ve arsa sahipleriyle devam eden dava bulunup bulunmadığının araştırılması önemlidir.
Milyonlarca liralık bir gayrimenkul alımında yalnızca satış ofisinin:
“Tapunuz hemen çıkıyor.”
demesine güvenmek yeterli hukuki güvence sağlamaz.
2026’da Müteahhitten Daire Alanların Tapu Riski Nasıl Değerlendirilmelidir?
2026 itibarıyla yapılacak hukuki değerlendirmede ilk olarak müteahhidin tapuyu hangi sözleşmesel hakka dayanarak aldığı belirlenmelidir.
Ardından inşaatın seviyesi ve müteahhidin hak edişi araştırılmalıdır.
Üçüncü aşamada arsa sahibi ile müteahhit arasında ihtar, dava, fesih veya dönme süreci bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.
Son olarak üçüncü kişinin satın alma tarihi ve tapu zinciri değerlendirilmelidir.
Bu dört inceleme yapılmadan:
“Tapu kesin iptal olur.”
veya
“Tapu bende olduğu için hiçbir risk yok.”
şeklinde kesin sonuca varılması doğru değildir.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’da Müteahhitten Daire Alımında Tapu Riski
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa gibi kat karşılığı inşaat ve kentsel dönüşüm projelerinin yoğun olduğu şehirlerde müteahhitten proje aşamasında daire satın alınması yaygındır.
Özellikle ekonomik sorun yaşayan yüklenicilerin inşaatı tamamlamadan kendilerine bırakılması planlanan bağımsız bölümleri hızla satması hem arsa sahipleri hem de daire alıcıları açısından ciddi risk yaratmaktadır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, kat karşılığı inşaat sözleşmeleri, müteahhitten daire alımı, tapu iptal ve tescil, üçüncü kişi tapularının hukuki durumu ve ihtiyati tedbir uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Müteahhitten aldığım dairenin tapusu sonradan iptal edilebilir mi?
Evet, somut olayın şartlarına göre mümkün olabilir. Müteahhidin sözleşmedeki edimlerini yerine getirip getirmediği ve taşınmazı hak edip etmediği önemlidir.
2. Tapum varsa yine de risk var mı?
Kat karşılığı inşaat projelerinde bazı durumlarda evet. Tapunun müteahhide hangi hukuki ilişki kapsamında geçtiği ayrıca incelenmelidir.
3. Müteahhit inşaatı yarım bırakırsa benim tapum otomatik iptal edilir mi?
Hayır. Otomatik iptal olmaz. Arsa sahibinin dava açması ve mahkemenin somut olayın şartlarını değerlendirmesi gerekir.
4. Daire parasını tamamen ödemiş olmam tapumu korur mu?
Bedelin ödenmesi önemlidir ancak tek başına tapunun her durumda korunacağı anlamına gelmez.
5. Tapu iptal edilirse ödediğim parayı kimden alırım?
Satış ilişkisinin tarafı olan müteahhide karşı bedel iadesi ve şartlarına göre tazminat talepleri gündeme gelebilir.
6. Müteahhit daireyi gerçekten hak etmişse tapum iptal edilir mi?
Yüklenicinin bağımsız bölümü sözleşmeye göre hak etmiş olması üçüncü kişinin hukuki konumunu önemli ölçüde güçlendirebilir.
7. Arsa sahibi tapuma tedbir koydurabilir mi?
HMK’daki ihtiyati tedbir şartlarının bulunması hâlinde dava sırasında taşınmazın yeniden devrini önlemek amacıyla tedbir talep edilebilir.
8. Daireyi müteahhitten değil başka bir alıcıdan aldıysam durum değişir mi?
Evet. Sonraki alıcının hukuki durumu ve tapu siciline güveni ayrıca değerlendirilmelidir.
9. Kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tapuya şerhli olması önemli mi?
Evet. Şerh üçüncü kişilere karşı sözleşmeden kaynaklanan hakların ileri sürülmesi bakımından önemli sonuçlar doğurabilir.
10. Müteahhitten daire almadan önce hangi belgeler kontrol edilmelidir?
Tapu ve takyidat kayıtları, kat karşılığı inşaat sözleşmesi, bağımsız bölüm paylaşımı, müteahhidin hak edişi, inşaat seviyesi ve varsa arsa sahibiyle devam eden dava veya ihtarlar incelenmelidir.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık – İletişim
Müteahhitten satın alınan dairenin tapusunun iptal edilme riski özellikle inşaat devam ederken yapılan kat karşılığı proje satışlarında ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle satın alma öncesinde yalnızca tapunun temiz olup olmadığı değil, müteahhidin o bağımsız bölümü gerçekten hak edip etmediği de araştırılmalıdır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK müteahhitten daire alımı ve tapu iptal uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır. Tel: +90 532 769 22 22 | Ofis: +90 312 434 22 22 | E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr | Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Müteahhitten alınan bir taşınmazın tapusunun iptal edilip edilemeyeceği; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, yüklenicinin edimini yerine getirme seviyesi, tapu devir zinciri ve üçüncü kişinin hukuki durumu birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir.




