
Projeye Aykırı Daire Satışında Bedel İndirimi ve Tazminat Talep Edilebilir mi? 2026 Güncel Rehber
25 Ağustos 2026
Müteahhit Arsa Sahibine Vermesi Gereken Daireleri Satarsa Ne Yapılabilir? 2026 Güncel Rehber
26 Ağustos 2026Satın alınan ev, daire, villa veya başka bir taşınmazın teslimden ya da tapu devrinden sonra ciddi şekilde ayıplı olduğunun ortaya çıkması hâlinde sözleşmeden dönmek ve ödenen satış bedelini geri istemek mümkün olabilir. Özellikle taşınmazın ilanda veya satış görüşmelerinde vaat edilen özellikleri taşımaması, gizli yapısal sorunlarının bulunması, projeye aykırı olması, net metrekaresinin önemli ölçüde küçük çıkması, kaçak oda veya balkon bulunması, ciddi rutubet ve su yalıtımı problemleri, deprem hasarının gizlenmesi ya da hukuki kullanımını önemli ölçüde etkileyen başka bir ayıbın ortaya çıkması sözleşmeden dönme hakkını gündeme getirebilir.
Ancak her ayıp ev satışının iptal edilmesini sağlamaz. Ayıbın niteliği ve ağırlığı, satış sırasında mevcut olup olmadığı, alıcının ayıbı bilip bilmediği, satıcının ayıbı gizleyip gizlemediği ve sözleşmeden dönmenin somut olayda hakkaniyete uygun olup olmadığı birlikte değerlendirilmelidir.
Tüketici niteliğindeki satışlarda 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.11 açık biçimde tüketiciye, ayıplı malı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme hakkı tanımaktadır. Sözleşmeden dönme tercih edildiğinde ödenmiş bedelin tamamının tüketiciye iade edilmesi öngörülmektedir.
Ayıplı Gayrimenkul Nedir?
Gayrimenkulün taraflarca kararlaştırılan veya satıcı tarafından bildirilen özellikleri taşımaması, taşınmazın değerini veya kullanımından beklenen faydayı önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik eksiklikler içermesi ayıp sorununu gündeme getirebilir.
Örneğin 4+1 olarak satılan dairenin belediye projesinde 3+1 çıkması, “150 m² net” denilen dairenin gerçekte 115 m² olması, hasarsız olduğu belirtilen binada satış öncesinden kalan ciddi taşıyıcı sistem hasarlarının bulunması veya “iskanlı ve projeye uygun” olarak pazarlanan taşınmazın önemli projeye aykırılıklar içermesi buna örnek olabilir.
6502 sayılı Kanun bakımından internet portalı, reklam veya ilanlarda belirtilen özelliklerden birini veya birkaçını taşımayan konutlar da diğer şartlar gerçekleştiğinde ayıplı mal kapsamında değerlendirilebilir.
Ayıplı Ev Satışında Sözleşmeden Dönülebilir mi?
Evet. Kanuni şartlar gerçekleşmişse mümkündür.
Alıcının temel seçeneklerinden biri, taşınmazı satıcıya geri vermeye hazır olduğunu bildirerek satış sözleşmesinden dönmek ve ödediği satış bedelinin iadesini istemektir.
Ancak sözleşmeden dönme, özellikle gayrimenkullerde ağır sonuçlar doğuran bir seçimlik haktır. Çünkü taşınmaz satıcıya geri dönerken milyonlarca liralık satış bedelinin de alıcıya iade edilmesi gerekir.
Bu nedenle ayıbın ağırlığı büyük önem taşır.
Hangi Ayıplarda Sözleşmeden Dönme Daha Güçlü Bir Seçenek Olabilir?
Özellikle taşınmazın alıcının satın alma kararını esaslı biçimde etkileyebilecek nitelikteki ayıplarında sözleşmeden dönme talebi daha güçlü hâle gelebilir.
Örneğin ciddi taşıyıcı sistem problemi, gizlenmiş deprem hasarı, önemli projeye aykırılık, büyük metrekare eksikliği, bağımsız bölümün önemli kısmının ortak alan çıkması, giderilmesi çok yüksek maliyet gerektiren su ve izolasyon sorunları veya taşınmazın hukuken vaat edildiği biçimde kullanılamaması sözleşmeden dönme bakımından önemli olabilir.
Buna karşılık kolaylıkla giderilebilen ve taşınmazın değerine çok sınırlı etkisi bulunan küçük bir ayıp nedeniyle milyonlarca liralık gayrimenkul satışının tamamen tersine çevrilmesi her durumda kabul edilmeyebilir.
Sözleşmeden Dönülürse Satış Bedelinin Tamamı Geri Alınabilir mi?
Sözleşmeden dönme hakkı geçerli şekilde kullanılmış ve talep kabul edilmişse temel sonuç karşılıklı iadedir.
Alıcı taşınmazı geri vermeye hazır olur, satıcı ise aldığı satış bedelini iade eder.
Tüketici satışlarında 6502 sayılı Kanun m.11/5, tüketicinin sözleşmeden dönme hakkını seçmesi durumunda ödemiş olduğu bedelin tümünün derhâl iade edilmesini öngörmektedir. Kanun ayrıca seçimlik hakkın kullanılması nedeniyle ortaya çıkan masrafların hakkı yerine getiren tarafça karşılanmasını ve tüketicinin TBK kapsamında ayrıca tazminat talep edebilmesini düzenlemektedir.
Tapu Satıcıya Nasıl Geri Döner?
Ayıplı gayrimenkul satışında halk arasında sıkça:
“Tapuyu iptal ettirip paramı geri almak istiyorum.”
denilmektedir.
Hukuken mesele yalnızca tapu iptali değildir. Satış sözleşmesinden dönmenin ardından taşınmazın mülkiyetinin satıcıya geri dönmesi ve satış bedelinin alıcıya iadesi birlikte ele alınmalıdır.
Satıcı gönüllü olarak iadeyi kabul etmiyorsa uyuşmazlık mahkemeye taşınabilir. Dava taleplerinin tapu sicilinde ortaya çıkacak sonuçlarla para iadesini birlikte kapsayacak şekilde doğru kurulması önemlidir.
Satıcı Parayı İade Etmezse Ne Olur?
Alıcının tek taraflı:
“Ben sözleşmeden döndüm, tapuyu geri al ve paramı ver.”
demesi her uyuşmazlığı fiilen sona erdirmez.
Satıcı ayıbı kabul etmeyebilir veya sözleşmeden dönme şartlarının oluşmadığını ileri sürebilir.
Bu durumda dava açılarak taşınmazın ayıplı olduğu, ayıbın satış sırasında mevcut bulunduğu ve sözleşmeden dönme şartlarının gerçekleştiği ileri sürülebilir.
Mahkeme gerekli görürse bilirkişi incelemesi yaptırarak ayıbın niteliğini ve taşınmaz üzerindeki etkisini araştırabilir.
Tapuda Gösterilen Bedel ile Gerçekte Ödenen Bedel Farklıysa Ne Olur?
Bu durum para iadesi davalarında ciddi ispat sorunlarına neden olabilir.
Örneğin alıcı taşınmaz için gerçekte 10.000.000 TL ödemiş ancak tapuda satış bedeli daha düşük gösterilmiş olabilir.
Sözleşmeden dönme hâlinde alıcının gerçekte ödediği bedeli ispatlaması gerekebilir.
Banka dekontları, EFT ve havale kayıtları, satış sözleşmeleri, tarafların yazışmaları ve diğer deliller önem kazanabilir.
Ayrıca gerçek satış bedelinin resmi işlemlerde düşük gösterilmesinin vergisel ve idari sonuçları ayrıca değerlendirilmelidir.
Satış Bedeli Elden Ödenmişse Para Geri Alınabilir mi?
Hukuken talep ileri sürülebilir; ancak ispat çok daha zor hâle gelebilir.
Örneğin tapuda 4.000.000 TL gösterilen taşınmaz için gerçekte 7.000.000 TL ödenmiş ve 3.000.000 TL elden verilmişse, satıcı sonradan:
“Ben yalnızca tapudaki bedeli aldım.”
diyebilir.
Bu nedenle gayrimenkul satışlarında ödeme hareketlerinin banka üzerinden ve açıklamalı şekilde gerçekleştirilmesi önemli bir ispat avantajı sağlar.
Konut Kredisiyle Alınan Ayıplı Evde Sözleşmeden Dönülebilir mi?
Konut kredisi bulunması sözleşmeden dönme hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Ancak süreç daha karmaşık hâle gelir.
Taşınmaz üzerinde banka lehine ipotek bulunabilir ve kredi borcunun önemli kısmı devam ediyor olabilir. Bu durumda satış bedelinin iadesi, kredi borcu, banka ipoteğinin kaldırılması ve taşınmazın satıcıya geri devri koordineli şekilde ele alınmalıdır.
Özellikle bağlı kredi niteliği bulunan tüketici işlemlerinde 6502 sayılı Kanun hükümleri ayrıca incelenmelidir.
Satıcıya Ödenen Tapu Masrafları Geri Alınabilir mi?
Sözleşmeden dönme sonucunda satış bedelinin yanında ortaya çıkan diğer zarar ve giderlerin de değerlendirilmesi mümkündür.
Tapu harcı, ekspertiz gideri, zorunlu teknik inceleme giderleri ve ayıp nedeniyle yapılan başka masraflar somut olayda tazminat konusu yapılabilir.
Ancak her giderin otomatik biçimde satıcıdan tahsil edileceği söylenemez.
Giderin hukuki niteliği, ayıpla bağlantısı ve satıcının sorumluluğunun kapsamı ayrıca değerlendirilmelidir.
Ev İçin Yapılan Tadilat Masrafları Geri İstenebilir mi?
Somut olayın özelliklerine göre talep edilebilir.
Örneğin alıcı 12.000.000 TL’ye satın aldığı daireye taşınmadan önce 800.000 TL zorunlu tadilat yaptırmış, ardından binanın ciddi yapısal problemi nedeniyle taşınmazın kullanılamayacağını öğrenmiş olabilir.
Alıcının yaptığı bütün dekorasyon harcamalarının satıcıdan alınacağı söylenemez.
Ancak ayıplı satışla doğrudan bağlantılı zorunlu ve yararlı giderlerin tazmini somut olayda değerlendirilebilir.
Taşınma ve Kira Giderleri İstenebilir mi?
Şartları varsa gündeme gelebilir.
Örneğin gizli ayıp nedeniyle daire tahliye edilmiş ve alıcı altı ay başka bir konutta yaşamak zorunda kalmış olabilir.
Geçici konut kirası, taşınma veya eşya depolama giderleri gibi zararların ayıplı satışla uygun illiyet bağı bulunuyorsa tazminat talebi değerlendirilebilir.
Bu giderlerin fatura, banka dekontu ve kira sözleşmesi gibi belgelerle ispatlanması önemlidir.
Sözleşmeden Dönmek Yerine Bedel İndirimi İstenebilir mi?
Evet.
Alıcı evi kullanmaya devam etmek istiyorsa sözleşmeden dönmek yerine ayıp oranında satış bedelinden indirim isteyebilir.
6502 sayılı Kanun m.11 tüketiciye satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme hakkını açıkça tanımaktadır.
Örneğin 15.000.000 TL’ye satın alınan bir dairenin projeye aykırılık nedeniyle gerçek ekonomik değerinin daha düşük olduğu belirlenebilir.
Bu durumda taşınmazı satıcıya geri vermek yerine ekonomik farkın tahsili daha uygun olabilir.
Sözleşmeden Dönme mi Bedel İndirimi mi Daha Avantajlıdır?
Bu tamamen somut olayın ekonomik ve hukuki şartlarına bağlıdır.
Ayıp giderilebilir nitelikteyse ve alıcı evi kullanmaya devam etmek istiyorsa bedel indirimi daha mantıklı olabilir.
Ancak taşınmazın temel satın alma amacını ortadan kaldıran ciddi bir problem varsa sözleşmeden dönme daha güçlü bir seçenek hâline gelebilir.
Örneğin 4+1 diye alınan dairenin projede 3+1 çıkması ancak alıcının yine de evi kullanmak istemesi hâlinde bedel indirimi düşünülebilir.
Buna karşılık binanın ciddi taşıyıcı sistem sorunları nedeniyle güvenli kullanımının tartışmalı olması çok farklı bir değerlendirme gerektirir.
Satıcı Ayıbı Bilmiyorsa Sözleşmeden Dönülebilir mi?
Ayıptan sorumluluk bakımından satıcının her durumda ayıbı bilmesi zorunlu değildir.
Satıcı:
“Ben de bilmiyordum.”
dese bile kanundaki şartlar gerçekleşmişse sorumluluk gündeme gelebilir.
Ancak satıcının ayıbı bildiği ve özellikle gizlediği ispatlanabiliyorsa alıcının hukuki konumu önemli ölçüde güçlenebilir.
Bu durum özellikle zamanaşımı ve sorumsuzluk kayıtlarının değerlendirilmesinde önem taşır.
Satıcı Ayıbı Bilerek Gizlediyse Ne Olur?
Satıcının ağır kusur veya hileyle ayıbı gizlemesi özel önem taşır.
Örneğin satıcı binanın kolonlarında ciddi hasar bulunduğunu gösteren mühendislik raporunu bilmesine rağmen alıcıya:
“Binada hiçbir yapısal problem bulunmamaktadır.”
demiş olabilir.
Veya dairenin 3+1 olduğunu gösteren belediye projesini bildiği hâlde kaçak teras bölümünü oda hâline getirerek:
“Yasal 4+1.”
şeklinde satışa çıkarmış olabilir.
Tüketici işlemlerinde 6502 sayılı Kanun m.12, ayıbın ağır kusur veya hile ile gizlenmesi hâlinde zamanaşımı hükümlerinin uygulanmayacağını açıkça düzenlemektedir.
“Evi Görerek Aldım” Sözleşmeden Dönmeye Engel midir?
Her durumda değil.
Alıcının bildiği veya bilmesinin beklendiği açık ayıplar ile olağan incelemeyle anlaşılması mümkün olmayan gizli ayıplar birbirinden ayrılmalıdır.
Örneğin alıcı rutubetli duvarı açıkça görmüş olabilir. Ancak duvar yeni boyanmış ve arkasındaki ağır su izolasyonu problemi gizlenmişse durum farklıdır.
Aynı şekilde alıcı dördüncü odayı görmüş olabilir ancak o odanın belediye projesinde bulunmadığını çıplak gözle anlaması beklenmeyebilir.
“Mevcut Haliyle Satılmıştır” Maddesi Dönme Hakkını Engeller mi?
Her durumda hayır.
Satış sözleşmelerinde:
“Alıcı taşınmazı mevcut hâliyle görmüş ve kabul etmiştir.”
şeklinde hükümler bulunabilir.
Ancak özellikle satıcının bildiği ciddi bir ayıbı hileyle gizlediği durumlarda bu tür genel kayıtların satıcıyı otomatik olarak sorumluluktan kurtardığı kabul edilemez.
Alıcının gerçekte hangi ayıbı bildiği ve neyi kabul ettiği belirlenmelidir.
İlanda Yazılan Özellikler Sözleşmeden Dönme Davasında Kullanılabilir mi?
Evet.
Özellikle tüketici satışlarında Kanun, reklam ve ilanlarda yer alan özellikleri taşımayan malların ayıplı kabul edilebileceğini açıkça düzenlemektedir.
Örneğin ilanda:
“Net 180 m², tamamen projeye uygun, hasarsız, iskanlı, özel otoparklı.”
denilmiş olabilir.
Satıştan sonra dairenin 145 m² olduğu, 20 m²’lik bölümünün ortak alan çıktığı ve binada daha önce raporlanmış ciddi hasar bulunduğu belirlenmişse ilan alıcının satın alma kararının hangi bilgilere dayandığını göstermede önemli delil olabilir.
Bu nedenle ilanların ekran görüntülerinin, ilan numarasının ve satış öncesindeki WhatsApp görüşmelerinin saklanması önemlidir.
Ayıbın Satıştan Önce Mevcut Olduğu Nasıl İspatlanır?
Sözleşmeden dönme davalarında temel tartışmalardan biri budur.
Teknik bilirkişi raporları, belediyedeki mimari proje, eski fotoğraf ve videolar, apartman yönetimi kayıtları, geçmiş mühendislik raporları, satış ilanları, WhatsApp mesajları ve satıcının yaptırdığı tadilatlara ilişkin belgeler kullanılabilir.
Örneğin satıştan iki yıl önce hazırlanmış mühendislik raporunda aynı kolon hasarının bulunduğu açıkça görülüyorsa ayıbın satıştan sonra ortaya çıktığı savunması önemli ölçüde zayıflayabilir.
Delil Tespiti Yapılmalı mıdır?
Özellikle ayıbın sonradan ortadan kalkması veya değiştirilmesi ihtimali varsa oldukça önemlidir.
Örneğin ciddi su kaçağı bulunan evde kapsamlı tadilat yapılacaksa veya projeye aykırı oda belediye kararı nedeniyle kaldırılacaksa mevcut durumun dava öncesinde tespit edilmesi yararlı olabilir.
Mahkemeden delil tespiti istenerek bilirkişinin taşınmazı incelemesi sağlanabilir.
Böylece ayıbın niteliği, kapsamı, giderilme maliyeti ve taşınmaz üzerindeki etkisi kayıt altına alınabilir.
Dava Devam Ederken Satıcı Evi Başkasına Devredebilir mi?
Taşınmazın üçüncü kişiye devredilmesi riski varsa dava stratejisinde ihtiyati tedbir değerlendirilmelidir.
Mahkemeden taşınmazın üçüncü kişilere devrini engelleyecek tedbir talep edilmesinin şartları somut olay üzerinden incelenebilir.
Çünkü sözleşmeden dönmenin tapu sicili üzerindeki sonuçlarının talep edildiği bir davada taşınmazın dava sırasında üçüncü kişiye devredilmesi uyuşmazlığı önemli ölçüde karmaşıklaştırabilir.
Sözleşmeden Dönme İçin Satıcıya Önce İhtarname Gönderilmeli midir?
Ayıp öğrenildiğinde gecikmeden ve ispatlanabilir şekilde hareket etmek önemlidir.
Somut olayın niteliğine göre satıcıya noter ihtarnamesi gönderilerek ayıp açıklanabilir, sözleşmeden dönme iradesi bildirilebilir ve satış bedelinin iadesi talep edilebilir.
Ancak her dosyada aynı ihtar metninin kullanılması doğru değildir.
Özellikle sözleşmeden dönme, bedel indirimi ve tazminat seçeneklerinden hangisinin tercih edileceği belirlenmeden gelişigüzel bildirim yapılması ileride hukuki sorun yaratabilir.
Ayıplı Konutta Zamanaşımı Kaç Yıldır?
Satışın tüketici işlemi olup olmadığına göre değerlendirme değişir.
6502 sayılı Kanun kapsamında konut veya tatil amaçlı taşınmazlarda ayıplı maldan sorumluluk kural olarak teslimden itibaren beş yıllık zamanaşımına tabidir. İkinci el konut satışlarında satıcının sorumluluğu için öngörülen süre üç yıldan az olamaz. Ayıbın ağır kusur veya hileyle gizlenmesi hâlinde ise Kanun zamanaşımı hükümlerinin uygulanmayacağını belirtmektedir.
Ancak iki özel kişi arasındaki her ikinci el konut satışı tüketici işlemi değildir. Bu tür satışlarda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin ayrıca incelenmesi gerekir.
Bu nedenle:
“Ayıplı ev davası her durumda beş yıl içinde açılır.”
şeklinde genelleme yapılması doğru değildir.
Ön Ödemeli Konut Satışında Dönme Hakkı Farklı mıdır?
Evet. Ayıptan doğan sözleşmeden dönme hakkı ile ön ödemeli konut satışındaki özel dönme hakkı birbirine karıştırılmamalıdır.
Ön Ödemeli Konut Satışları Hakkında Yönetmelik, tüketicinin belirli şartlarla devir veya teslim tarihine kadar gerekçe göstermeksizin sözleşmeden dönmesine ilişkin özel düzenlemeler içermektedir. Yönetmelik ayrıca sözleşmede bağımsız bölümün net ve brüt alanı gibi temel niteliklerin bulunmasını öngörmektedir.
Dolayısıyla henüz teslim edilmemiş projeden konut satışlarıyla teslim edilmiş ayıplı ikinci el konut uyuşmazlıkları aynı hukuki rejime tabi olmayabilir.
Hangi Mahkemede Dava Açılır?
Taşınmaz ticari veya mesleki amaçla hareket eden müteahhit ya da şirketten tüketici tarafından satın alınmışsa uyuşmazlık tüketici işlemi niteliğinde olabilir ve Tüketici Mahkemesi görevli olabilir.
İki özel kişi arasındaki ikinci el konut satışlarında ise tüketici hukuku otomatik olarak uygulanmaz; uyuşmazlığın niteliğine göre Asliye Hukuk Mahkemesi gündeme gelebilir.
Görev, yetki, talebin niteliği ve varsa dava şartı arabuluculuk dava açılmadan önce ayrıca değerlendirilmelidir.
Örnek: 14 Milyon TL’ye Alınan Ayıplı Dairenin Satıcıya İadesi
Ankara Çankaya’da A’nın B’den 14.000.000 TL karşılığında bir daire satın aldığını düşünelim. Satış ilanında daire:
“180 m² net, 4+1, tamamen projeye uygun ve binada herhangi bir yapısal problem bulunmamaktadır.”
şeklinde tanıtılmıştır.
A tapu devrini gerçekleştirmiş ve taşınmaza yerleşmiştir.
Yaklaşık altı ay sonra yapılan kapsamlı tadilat sırasında taşıyıcı sistem çevresinde eski müdahale izleri ortaya çıkmıştır. Teknik inceleme sonucunda bazı ciddi problemlerin satıştan önce mevcut olabileceği belirlenmiştir.
A ayrıca belediyedeki mimari projeyi temin ettiğinde dördüncü oda olarak kullanılan yaklaşık 25 m²’lik alanın projede bağımsız bölüme dahil olmadığını öğrenmiştir.
Apartman yönetimindeki eski belgelerde ise B’nin malik olduğu dönemde yapıdaki sorunlarla ilgili teknik toplantılara katıldığı görülmektedir.
Bu durumda alıcı açısından yalnızca birkaç yüz bin liralık onarım masrafından söz edilmeyebilir. Taşınmazın satın alınmasını sağlayan temel özelliklerin gerçekte bulunmadığı ileri sürülebilir.
Ayıbın niteliği ve ağırlığı sözleşmeden dönmeyi haklı kılıyorsa A, taşınmazı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek 14.000.000 TL satış bedelinin iadesini ve şartları varsa ayrıca uğradığı zararların tazminini talep edebilir.
Bu nedenle Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, ayıplı gayrimenkul satışında sözleşmeden dönme kararı verilmeden önce yalnızca ayıbın varlığının değil; ayıbın taşınmazın ekonomik değerine ve kullanım amacına etkisinin, satıcının ayıbı bilip bilmediğinin, gerçek satış bedelinin nasıl ispatlanacağının, tapu üzerindeki ipoteklerin ve karşılıklı iadelerin nasıl gerçekleştirileceğinin birlikte değerlendirilmesinin özellikle önemli olduğunu belirtmektedir.
2026’da Ayıplı Gayrimenkul Alan Kişi Ne Yapmalıdır?
Ayıp öğrenildiğinde öncelikle taşınmazın mevcut durumu değiştirilmeden deliller korunmalıdır. Gerekirse mimar, mühendis veya başka bir teknik uzman aracılığıyla rapor alınmalı; belediye projesi, yapı kayıtları ve geçmiş teknik belgeler temin edilmelidir.
Satış ilanı, WhatsApp mesajları, e-postalar, banka dekontları, satış sözleşmeleri ve emlakçıyla yapılan görüşmeler saklanmalıdır.
Ayıbın sonradan ortadan kalkma ihtimali varsa mahkemeden delil tespiti değerlendirilmelidir.
Bundan sonra alıcının ekonomik menfaatine göre sözleşmeden dönme ve satış bedelinin tamamını isteme mi, taşınmazı elinde tutup bedel indirimi isteme mi, yoksa onarım ve tazminat taleplerine yönelme mi daha avantajlı olduğu belirlenmelidir.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’da Ayıplı Gayrimenkul Davaları
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’daki yüksek değerli gayrimenkul satışlarında metrekare farklılığı, projeye aykırılık, kaçak oda veya balkon, gizlenmiş deprem hasarı, rutubet ve izolasyon problemleri, iskan sorunları ve ortak alanların bağımsız bölüme dahil edilmiş gibi satılması nedeniyle önemli uyuşmazlıklar ortaya çıkabilmektedir.
Özellikle milyonlarca liralık konutlarda sözleşmeden dönmenin mali sonuçları ağır olduğundan dava açılmadan önce teknik ve hukuki incelemenin birlikte yapılması önemlidir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, ayıplı gayrimenkul satışları, sözleşmeden dönme, satış bedelinin iadesi, bedel indirimi, gizli ayıp, delil tespiti ve tazminat uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Ayıplı ev satın aldıysam evi geri verip paramı alabilir miyim?
Ayıbın niteliği ve kanuni şartlar sözleşmeden dönmeyi haklı kılıyorsa taşınmazın iadesi karşılığında satış bedelinin geri verilmesi talep edilebilir.
2. Her gizli ayıpta satış sözleşmesi iptal edilir mi?
Hayır. Ayıbın ağırlığı önemlidir. Küçük ayıplarda bedel indirimi veya onarım gibi diğer seçimlik haklar daha uygun olabilir.
3. Sözleşmeden dönersem satış bedelinin tamamını isteyebilir miyim?
Geçerli sözleşmeden dönmenin temel sonucu karşılıklı iadedir. Tüketici işlemlerinde 6502 sayılı Kanun, ödenmiş bedelin tamamının iadesini açıkça düzenlemektedir.
4. Satıcı ayıbı bilmiyorsa yine sorumlu olur mu?
Satıcının ayıptan sorumluluğu için her durumda ayıbı bilmesi gerekmez. Ancak ayıbın bilerek veya hileyle gizlenmesi ayrıca önemli sonuçlar doğurabilir.
5. Evdeki ayıp satıştan sonra ortaya çıktıysa dava açılabilir mi?
Ayıbın satış veya teslim sırasında mevcut olduğunun ispatlanabilmesi hâlinde sonradan fark edilmesi tek başına hak kaybı anlamına gelmez.
6. Konut kredisi devam ederken sözleşmeden dönülebilir mi?
Mümkün olabilir; ancak banka ipoteği ve kredi borcu nedeniyle karşılıklı iadelerin daha dikkatli planlanması gerekir.
7. Tapuda satış bedeli düşük gösterildiyse ne olur?
Alıcının gerçekte ödediği bedeli banka kayıtları ve diğer delillerle ispatlaması gerekebilir. Ayrıca düşük bedel bildiriminin vergisel sonuçları bulunabilir.
8. Ayıplı ev nedeniyle yaptığım masrafları isteyebilir miyim?
Şartları oluşmuşsa ayıpla bağlantılı zarar ve giderler ayrıca tazminat konusu yapılabilir.
9. Satıcı “evi gördün ve aldın” diyerek sorumluluktan kurtulabilir mi?
Gizli veya olağan incelemeyle anlaşılması mümkün olmayan hukuki ve teknik ayıplarda bu savunma tek başına yeterli olmayabilir.
10. Sözleşmeden dönmeden önce ne yapmalıyım?
Ayıbı teknik olarak belgelemek, satış belgelerini ve ödeme kayıtlarını korumak, gerekiyorsa delil tespiti yaptırmak ve sözleşmeden dönme bildiriminin hukuki sonuçlarını değerlendirmek önemlidir.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık – İletişim
Ayıplı gayrimenkul satışında sözleşmeden dönme ve satış bedelinin tamamını geri alma, alıcının kullanabileceği en güçlü hukuki yollardan biridir. Ancak taşınmazın geri devri, gerçek satış bedelinin ispatı, banka ipoteği, kredi borcu, ayıbın ağırlığı ve satıcının sorumluluğu birlikte değerlendirilmeden hareket edilmesi önemli hak kayıplarına neden olabilir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, ayıplı ve gizli ayıplı gayrimenkul satışlarından kaynaklanan uyuşmazlıklarda hukuki destek sunmaktadır. Tel: +90 532 769 22 22 | Ofis: +90 312 434 22 22 | E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr | Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sözleşmeden dönme ve para iadesi hakkının bulunup bulunmadığı; satışın tüketici işlemi olup olmadığı, ayıbın niteliği ve ağırlığı, alıcının ayıbı bilip bilmediği, satıcının davranışı, sözleşme hükümleri ve uygulanacak süreler birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir.




