
Gayrimenkul İlanındaki Yanlış Bilgiler Nedeniyle Emlakçı ve Satıcının Sorumluluğu Nedir? 2026 Güncel Rehber
25 Ağustos 2026
Ayıplı Gayrimenkul Satışında Sözleşmeden Dönme ve Para İadesi Mümkün mü? 2026 Güncel Rehber
25 Ağustos 2026Satın alınan bir dairenin tapu devrinden sonra belediyedeki onaylı mimari projeye uygun olmadığının ortaya çıkması, alıcı açısından ciddi hukuki sonuçlar doğurabilir. Özellikle projede bulunmayan oda veya balkon, ortak alanın daireye katılması, terasın kapatılması, dairenin projedekinden daha küçük olması, oda sayısının değiştirilmesi ya da satış sırasında yasal kullanım alanı gibi gösterilen bölümün aslında projeye aykırı olması hâlinde ayıplı taşınmaz satışı gündeme gelebilir.
Bu durumda alıcı her zaman evi geri vermek zorunda değildir. Taşınmazı kullanmaya devam etmek isteyen alıcı açısından en önemli seçeneklerden biri ayıp oranında satış bedelinden indirim, diğeri ise şartları varsa projeye aykırılıktan kaynaklanan ek zararların tazminidir.
Özellikle yüksek bedelli konutlarda projeye aykırı 15-20 m²’lik bir alan dahi taşınmazın piyasa değerinde ciddi fark yaratabilir. Bu nedenle uyuşmazlık yalnızca “kaçak bölümün tadilat masrafı” üzerinden değerlendirilmemelidir.
Projeye Aykırı Daire Ne Demektir?
Bir bağımsız bölümün mevcut fiziksel durumuyla belediyede bulunan onaylı mimari proje arasında hukuken önemli farklılık bulunması projeye aykırılık sorununu gündeme getirebilir.
Örneğin projede 3+1 görünen daire fiilen 4+1 hâline getirilmiş olabilir. Açık balkon kapatılarak salon büyütülmüş, terasın bir bölümü odaya dönüştürülmüş veya ortak koridorun bir kısmı daireye katılmış olabilir.
Bazen de satış ilanında 180 m² olarak gösterilen dairenin yasal kullanım alanının önemli bölümü projede bağımsız bölüme ait olmayabilir.
Her farklılık aynı sonucu doğurmaz. Basit iç dekorasyon değişiklikleriyle ruhsat, mimari proje, ortak alan veya bağımsız bölüm sınırlarını etkileyen aykırılıklar birbirinden ayrılmalıdır.
Projeye Aykırılık Ayıp Sayılır mı?
Somut olayın şartlarına göre evet.
Türk Borçlar Kanunu’ndaki ayıptan sorumluluk sistemi bakımından satıcının alıcıya bildirdiği niteliklerin taşınmazda bulunmaması veya taşınmazın değerini ya da kullanım amacından beklenen faydayı azaltan eksikliklerin bulunması satıcının sorumluluğunu gündeme getirebilir.
Örneğin alıcıya:
“Daire tamamen projeye uygundur, herhangi bir kaçak alanı yoktur.”
denilmiş ancak satıştan sonra belediye projesinde 30 m²’lik bölümün bağımsız bölüme ait olmadığı anlaşılmışsa önemli bir ayıp iddiası ortaya çıkabilir.
Projeye Aykırı Dairede Bedel İndirimi İstenebilir mi?
Evet.
Alıcı taşınmazı elinde tutmak istiyorsa ayıp oranında satış bedelinden indirim talep edebilir.
Tüketici işlemlerinde 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 11. maddesi de tüketiciye satılanı elinde tutarak ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme hakkı vermektedir. Aynı düzenleme, seçimlik haklarla birlikte Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre tazminat talebinin de ileri sürülebileceğini belirtmektedir. (Resmi Gazete)
Dolayısıyla:
“Evi geri vermek istemiyorum ancak projeye aykırılık nedeniyle fazla ödediğim bedeli geri almak istiyorum.”
şeklindeki talep hukuken mümkündür.
Bedel İndirimi Nasıl Hesaplanır?
En önemli konulardan biri budur.
Bedel indirimi her durumda:
Kaçak alan × metrekare fiyatı
formülüyle hesaplanmaz.
Taşınmazın ayıpsız olması hâlindeki değeri ile projeye aykırı mevcut durumdaki değeri arasındaki ekonomik ilişki dikkate alınabilir.
Uygulamada bilirkişi incelemesi bu nedenle büyük önem taşır.
Örneğin 15.000.000 TL’ye satın alınan bir dairenin projeye tamamen uygun olması hâlindeki satış tarihindeki piyasa değeri 15.000.000 TL iken mevcut projeye aykırı durumuyla gerçek değerinin 12.500.000 TL olduğu belirlenebilir.
Bedel indiriminin hesaplanmasında somut taşınmazın özellikleri ve uygulanacak hukuki hesap yöntemi esas alınır.
180 m² Diye Satılan Dairenin 150 m²’si Yasal Çıkarsa Ne Olur?
Bu tür farklılıklar özellikle ciddi olabilir.
Örneğin satış ilanında:
“180 m² net, 4+1 geniş aile dairesi.”
denilmiş olabilir.
Alıcı satıştan sonra belediyedeki mimari projeyi temin ettiğinde yaklaşık 30 m²’lik kapalı teras bölümünün projede dairenin yasal kapalı kullanım alanında bulunmadığını öğrenebilir.
Bu durumda yalnızca 30 m²’lik fiziksel alan farkına bakılmaz.
Taşınmazın 180 m² yasal kullanım alanına sahip olduğu düşünülerek ödenen fiyat ile gerçek hukuki durumdaki piyasa değeri arasındaki fark araştırılabilir.
Projeye Aykırılık Nedeniyle Tazminat İstenebilir mi?
Şartları oluşmuşsa evet.
Bedel indirimi ile tazminat aynı şey değildir.
Bedel indirimi, taşınmazın ayıplı olması nedeniyle satış bedelindeki ekonomik dengesizliğin giderilmesini amaçlar.
Tazminat ise projeye aykırılık nedeniyle alıcının ayrıca uğradığı zararların giderilmesine yönelik olabilir.
6502 sayılı Kanun, tüketicinin seçimlik haklarıyla birlikte TBK hükümleri kapsamında tazminat talebinde bulunabileceğini açıkça düzenlemektedir. (Resmi Gazete)
Hangi Zararlar Tazminat Konusu Olabilir?
Somut olayda uygun illiyet bağı ve diğer şartlar bulunuyorsa projeye aykırı bölümün kaldırılması, eski hâle getirme, mimarlık ve mühendislik giderleri, zorunlu tadilatlar, bazı taşınma ve kullanım kaybı giderleri ile projeye aykırılığın doğrudan neden olduğu başka ekonomik zararlar gündeme gelebilir.
Ancak alıcının yaptığı her harcama otomatik olarak satıcıdan istenemez.
Zararın projeye aykırılıkla bağlantılı olması ve hukuken tazmini mümkün bir zarar oluşturması gerekir.
Hem Bedel İndirimi Hem Tazminat Birlikte İstenebilir mi?
Şartları oluşmuşsa evet.
Ancak aynı zarar iki defa tahsil edilemez.
Örneğin taşınmazın projeye aykırı olması nedeniyle piyasa değerindeki düşüş bedel indirimi kapsamında giderilmişse aynı ekonomik kayıp ikinci kez başka bir isim altında tazminat olarak istenemez.
Buna karşılık değer kaybından ayrı olarak alıcının 250.000 TL zorunlu eski hâle getirme gideri oluşmuşsa bunun ayrıca tazmin edilip edilemeyeceği değerlendirilebilir.
Dolayısıyla dava hazırlanırken bedel indirimi ile ek zarar kalemlerinin birbirinden ayrılması önemlidir.
Kaçak Odanın Yıkılması Gerekiyorsa Masraf Kimden İstenebilir?
Projeye aykırı oda satış tarihinde mevcutsa ve satıcının ayıptan sorumluluğu şartları oluşmuşsa eski hâle getirme giderleri tazminat kapsamında değerlendirilebilir.
Örneğin 4+1 olarak satın alınan dairenin dördüncü odasının aslında ortak teras üzerine yapıldığı anlaşılmış ve bölümün kaldırılması gerekmiş olabilir.
Yıkım sonrasında duvar, zemin, elektrik tesisatı, cephe ve izolasyon çalışmalarının yeniden yapılması gerekebilir.
Bu masrafların belgelenmesi önemlidir.
Ortak Alan Daireye Katılmışsa Bedel İndirimi İstenebilir mi?
Evet, şartları varsa önemli bir bedel indirimi nedeni oluşturabilir.
Örneğin 160 m² olarak satın alınan dairenin 25 m²’lik bölümünün aslında apartmanın ortak alanı olduğu ortaya çıkabilir.
Alıcı fiilen alanı kullanıyor olsa bile hukuken bu bölüm üzerinde bağımsız mülkiyet hakkına sahip olmayabilir.
Diğer kat maliklerinin eski hâle getirme talepleri de gündeme gelebilir.
Dolayısıyla taşınmazın ekonomik değeri yalnızca fiziksel kullanım alanına bakılarak belirlenemez.
Satıcı “Ben de Böyle Satın Aldım” Derse Sorumluluktan Kurtulur mu?
Her durumda hayır.
Satıcının projeye aykırılığı bizzat oluşturmuş olması, ayıptan sorumluluğun zorunlu şartı değildir.
Örneğin satıcı daireyi on yıl önce aynı hâliyle satın almış olabilir.
Ancak satış sırasında taşınmazı:
“Projeye tamamen uygun, hiçbir kaçak bölümü yok.”
şeklinde açıkça tanıtmışsa bu beyanın hukuki önemi vardır.
Satıcının gerçek durumu bilmesi ise özellikle ayıbın ağır kusur veya hileyle gizlenmesi bakımından ayrıca önem taşır.
Satıcı Kaçak Bölümü Kendisi Yaptıysa Ne Olur?
Bu durum alıcının iddiasını önemli ölçüde güçlendirebilir.
Örneğin belediyedeki eski proje ve fotoğraflar balkonun açık olduğunu göstermektedir. Satıcının malik olduğu dönemde balkon kapatılmış ve salona katılmıştır.
Satıcı daha sonra evi:
“Projeye uygun 170 m² net daire.”
şeklinde satışa çıkarmıştır.
Bu durumda satıcının projeye aykırılığı bilmediğini ileri sürmesi çok daha güç olacaktır.
Satıcı Aykırılığı Bilerek Gizlediyse Zamanaşımı Ne Olur?
Bu ayrım özellikle önemlidir.
Tüketici işlemlerinde 6502 sayılı Kanun konut veya tatil amaçlı taşınmazlarda ayıplı maldan sorumluluk için kural olarak teslimden itibaren beş yıllık zamanaşımı öngörmektedir. İkinci el konut satışlarında satıcının sorumluluğuna ilişkin sürenin ise üç yıldan az olamayacağı düzenlenmiştir. Ayıp ağır kusur veya hileyle gizlenmişse Kanun zamanaşımı hükümlerinin uygulanmayacağını ayrıca belirtmektedir. (Resmi Gazete)
Ancak her ikinci el özel kişi satışı tüketici işlemi değildir. İki özel kişi arasındaki satışlarda Türk Borçlar Kanunu hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle projeye aykırılığın öğrenilmesinden sonra sürelerin bireysel dosya üzerinden incelenmesi gerekir.
Alıcı Evi Görerek Aldıysa Bedel İndirimi İsteyebilir mi?
Projeye aykırılık bakımından bu savunma her durumda yeterli değildir.
Örneğin alıcı evde dördüncü odanın bulunduğunu görmüştür. Ancak o odanın onaylı mimari projede bulunmadığını çıplak gözle anlaması beklenmeyebilir.
Sorun odanın fiziksel olarak görülmemesi değil, hukuken projeye uygun olmamasıdır.
Bu nedenle:
“Evi gördü ve beğenerek aldı.”
savunması gizli hukuki veya teknik ayıplar bakımından tek başına belirleyici olmayabilir.
Satış Sözleşmesinde “Mevcut Haliyle” Yazıyorsa Ne Olur?
Bu tür hükümler her uyuşmazlıkta satıcıyı otomatik olarak korumaz.
Özellikle satıcının projeye aykırılığı bildiği ve bunu alıcıdan gizlediği ispatlanıyorsa genel nitelikteki sorumsuzluk kayıtlarının etkisi sınırlanabilir.
Alıcının gerçekten hangi aykırılığı bildiği önemlidir.
“Taşınmazı mevcut hâliyle gördüm” demek ile:
“Terasın projeye aykırı olarak kapatıldığını ve gerektiğinde kaldırılması gerekebileceğini biliyorum.”
demek hukuken aynı değildir.
Emlak İlanında “Projeye Uygun” Yazıyorsa Delil Olur mu?
Evet.
Satış ilanı, taşınmazın hangi özelliklerle pazarlandığını göstermesi bakımından önemli olabilir.
Örneğin ilan metninde:
“Tamamen projeye uygun.”
“Kaçak alan yoktur.”
“170 m² net yasal kullanım alanı.”
gibi ifadeler varsa ekran görüntüleri korunmalıdır.
Satış tamamlandıktan sonra ilan kaldırılabileceğinden ilan numarası ve mümkünse ilan tarihinin de kaydedilmesi önemlidir.
Emlakçı da Sorumlu Olabilir mi?
Şartları varsa evet.
Emlak işletmesi projeye aykırılığı bildiği hâlde taşınmazı yasal kullanım alanıymış gibi tanıtmışsa veya mesleki özen yükümlülüğüne aykırı biçimde yanlış bilgi vermişse ayrıca sorumluluğu gündeme gelebilir.
Örneğin alıcı WhatsApp üzerinden:
“Kapalı teras projeye dahil mi?”
diye sormuş ve emlakçı:
“Evet, tamamı resmi projede mevcut.”
demiş olabilir.
Belediye projesi bunun tam tersini gösteriyorsa bu yazışma önemli bir delil hâline gelebilir.
Müteahhit Projeyi Sonradan Değiştirdiyse Ne Olur?
Ön ödemeli konut satışlarında proje değişiklikleri ayrıca önem taşır.
İlgili yönetmelik uyarınca sözleşmeye konu konutun bulunduğu projede sonradan değişiklik yapılması durumunda değişikliğin tüketiciye yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısıyla bildirilmesi gerekir. Düzenleme, tüketicinin belirli şartlarla proje değişikliğini kabul etmeyerek sözleşmeden dönmesine de imkân tanımaktadır. (Resmi Gazete)
Dolayısıyla projeden konut satışlarında yalnızca teslim edilen dairenin mevcut durumu değil, ilk vaat edilen proje, satış sözleşmesi, broşürler ve sonradan yapılan değişiklikler birlikte incelenmelidir.
Belediyeden Ceza Gelirse Satıcıdan İstenebilir mi?
Burada dikkatli ayrım yapılmalıdır.
İdari para cezasının kime uygulanabileceği imar mevzuatına göre ayrıca belirlenir. Özel hukuk bakımından ise projeye aykırılık nedeniyle alıcının uğradığı ekonomik zararın satıcıdan talep edilip edilemeyeceği ayrı bir meseledir.
Bu nedenle:
“Belediye ceza kesti, satıcı kesin öder.”
şeklinde otomatik bir sonuç çıkarılamaz.
İdari yaptırımın hukuki sebebi, aykırılığın kim tarafından ve ne zaman oluşturulduğu ile satıcının sorumluluğu ayrı ayrı incelenmelidir.
Daire Projeye Uygun Hale Getirilebiliyorsa Bedel İndirimi Yine de İstenebilir mi?
Somut duruma göre mümkündür.
Aykırılığın giderilmesinin maliyeti ve giderildikten sonra taşınmazın değerinde kalıcı kayıp olup olmayacağı önemlidir.
Örneğin kapalı balkon 150.000 TL masrafla kolaylıkla eski hâline getirilebiliyor ve taşınmazın değerinde başka kayıp oluşmuyorsa değerlendirme farklıdır.
Buna karşılık 25 m²’lik kaçak oda kaldırıldığında daire 4+1’den 3+1’e dönüşüyorsa yalnızca yıkım maliyetinden söz edilemez.
Taşınmazda kalıcı değer kaybı meydana gelebilir.
Delil Tespiti Yaptırılmalı mıdır?
Özellikle aykırı bölümün kaldırılması ihtimali varsa son derece önemlidir.
Dava açılmadan önce mahkemeden delil tespiti talep edilerek mimar, inşaat mühendisi veya gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişiler aracılığıyla mevcut durum kayıt altına alınabilir.
Bilirkişiden mevcut dairenin onaylı mimari projeyle karşılaştırılması, projeye aykırı alanların belirlenmesi, eski hâle getirme maliyetinin hesaplanması ve aykırılığın taşınmazın değerine etkisinin incelenmesi istenebilir.
Kaçak Bölümü Yıktırmadan Önce Ne Yapılmalıdır?
Acil güvenlik veya uygulanması gereken idari bir karar bulunmuyorsa önce deliller korunmalıdır.
Çünkü alıcı kaçak odayı tamamen kaldırdıktan sonra:
“Burada satış tarihinde 25 m² projeye aykırı oda vardı.”
iddiasının teknik olarak ispatlanması zorlaşabilir.
Fotoğraf, video, belediye projesi ve özel teknik rapor alınmalı; gerekiyorsa mahkeme aracılığıyla delil tespiti yapılmalıdır.
Bedel İndirimi Hangi Tarihteki Değere Göre Hesaplanır?
Bu konu yüksek enflasyonlu dönemlerde özellikle önem taşımaktadır.
Bedel indirimi hesabında dava tarihindeki güncel konut fiyatından basit şekilde “kaçak metrekare × güncel metrekare fiyatı” hesabı yapmak doğru olmayabilir.
Satış bedeli ile taşınmazın ayıplı ve ayıpsız değerleri arasındaki oran ve Yargıtay uygulamasında kabul edilen hesaplama yöntemleri somut olay bakımından değerlendirilmelidir.
Bu nedenle dava dilekçesinde tazminat miktarını yalnızca internet ilanlarındaki güncel metrekare fiyatlarına dayanarak belirlemek önemli hesaplama hatalarına yol açabilir.
Örnek: 4+1 Olarak Satılan 15 Milyon TL’lik Dairenin Projede 3+1 Çıkması
Ankara Çankaya’da A’nın B’den 15.000.000 TL bedelle bir daire satın aldığını düşünelim.
Satış ilanında:
“4+1, 180 m² net, tamamen projeye uygun, geniş kapalı teraslı.”
ifadeleri bulunmaktadır.
Alıcı satıştan önce emlakçıya:
“Kapalı teras ve dördüncü oda belediye projesinde mevcut mu?”
diye sormuş ve:
“Evet, tamamı projeye dahil.”
cevabını almıştır.
Satıştan yaklaşık sekiz ay sonra A tadilat amacıyla belediyeden mimari projeyi temin ettiğinde dairenin projede 3+1 olduğunu öğrenmiştir.
Yaklaşık 25 m²’lik dördüncü odanın ortak terasın kapatılmasıyla oluşturulduğu ortaya çıkmıştır.
Teknik inceleme sonucunda bu bölümün kaldırılması gerektiğinde dairenin yasal kullanım alanının önemli ölçüde azalacağı belirlenmiştir.
Satış tarihindeki değerleme incelemesinde taşınmazın projeye uygun 4+1 olması hâlindeki değeri ile gerçek hukuki durumundaki değeri arasında ciddi fark bulunduğu tespit edilmiştir.
Bu durumda A, evi kullanmaya devam etmek istiyorsa ayıp oranında satış bedelinden indirim isteyebilir. Bunun yanında eski hâle getirme ve projeye aykırılıkla doğrudan bağlantılı başka zararları oluşmuşsa bunların tazminini de talep edebilir.
Burada Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından özellikle üzerinde durulan nokta, projeye aykırı gayrimenkul dosyalarında yalnızca “kaçak alan kaç metrekare?” sorusuna odaklanılmamasıdır. Onaylı mimari proje, taşınmazın satış tarihindeki ayıplı ve ayıpsız piyasa değeri, ilan ve satış vaatleri, ortak alan durumu, eski hâle getirme maliyeti ve satıcının aykırılığı bilip bilmediği birlikte incelenmelidir.
2026’da Projeye Aykırı Daire Alan Kişi Ne Yapmalıdır?
Projeye aykırılık öğrenildiğinde öncelikle belediyedeki onaylı mimari proje temin edilmelidir. Mevcut yapı ile proje mimar veya mühendis tarafından karşılaştırılmalı, aykırı bölümlerin metrekaresi ve hukuki niteliği belirlenmelidir.
Satış ilanı, broşür, WhatsApp mesajları, e-postalar ve satıcının verdiği diğer bilgiler saklanmalıdır. Özellikle aykırı bölüm kaldırılacaksa mevcut durum değiştirilmeden önce delil tespiti değerlendirilmelidir.
Daha sonra gayrimenkul değerleme incelemesiyle projeye aykırılığın taşınmazın satış tarihindeki değerine etkisi belirlenmeli ve alıcının ekonomik menfaatine göre bedel indirimi, tazminat veya sözleşmeden dönme seçenekleri karşılaştırılmalıdır.
2026 Güncel Mevzuat Açısından Dikkat Edilmesi Gerekenler
2026 yılında taşınmaz işlemlerine ilişkin mevzuatta yeni düzenlemeler de yürürlüğe girmiştir. 22 Mayıs 2026 tarihli 7579 sayılı Kanun ile belirli konut finansmanı ve sermaye piyasası işlemleri kapsamında yetkili değerleme kuruluşlarınca hazırlanan değerleme raporlarının Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne elektronik ortamda gönderilmesine yönelik yeni bir düzenleme getirilmiştir. Bu değişiklik, projeye aykırı daire satışlarında alıcının ayıptan doğan haklarını ortadan kaldıran bir düzenleme değildir; ancak taşınmaz değerleme verilerinin kurumsal altyapısı açısından güncel bir gelişmedir.
Tüketici niteliğindeki konut satışlarında ise 6502 sayılı Kanun’un ayıplı mal, seçimlik haklar, bedel indirimi, tazminat ve zamanaşımı hükümleri önemini korumaktadır. (Resmi Gazete)
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’da Projeye Aykırı Daire Davaları
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa gibi yoğun gayrimenkul piyasalarında balkon kapatma, terası odaya çevirme, ortak alanı daireye katma, çatı arasını yaşam alanına dönüştürme ve projede 3+1 olan daireyi 4+1 olarak satma gibi uyuşmazlıklarla karşılaşılabilmektedir.
Özellikle yüksek bedelli konutlarda projeye aykırı 20-30 m²’lik alan taşınmazın piyasa değerinde milyonlarca liralık farklılığa neden olabilir. Bu nedenle yalnızca tapu kaydının incelenmesi yeterli olmayabilir; belediyedeki mimari proje ile mevcut yapının karşılaştırılması gerekebilir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, projeye aykırı ve ayıplı gayrimenkul satışları, bedel indirimi, tazminat, delil tespiti ve satıştan dönme uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Projeye aykırı daire satın aldıysam satıcıdan para geri alabilir miyim?
Şartları oluşmuşsa taşınmazı elinizde tutarak ayıp oranında satış bedelinden indirim talep edebilirsiniz.
2. Bedel indirimi kaçak metrekare üzerinden mi hesaplanır?
Her durumda doğrudan metrekare çarpımı yapılmaz. Taşınmazın ayıplı ve ayıpsız değerleri arasındaki ekonomik oran bilirkişi incelemesiyle belirlenebilir.
3. Hem bedel indirimi hem tazminat isteyebilir miyim?
Şartları varsa mümkündür. Ancak aynı ekonomik zarar iki defa tahsil edilemez.
4. 4+1 diye aldığım ev projede 3+1 çıkarsa ne yapabilirim?
Farkın taşınmazın değerine etkisine göre bedel indirimi, tazminat veya şartları varsa sözleşmeden dönme gündeme gelebilir.
5. Ortak alan daireye katılmışsa bedel indirimi istenebilir mi?
Evet. Dairenin bir bölümünün hukuken bağımsız bölüme ait olmaması taşınmazın değerini önemli ölçüde etkileyebilir.
6. Satıcı kaçak bölümü kendisinin yapmadığını söylerse sorumluluktan kurtulur mu?
Her durumda hayır. Satıcının ayıptan sorumluluğu için aykırılığı mutlaka kendisinin oluşturmuş olması gerekmez.
7. Satıcı projeye aykırılığı bilerek gizlediyse ne olur?
Hile veya ağır kusur iddiası özellikle sorumsuzluk kayıtları ve zamanaşımı bakımından önemli sonuçlar doğurabilir.
8. Kaçak odanın yıkım masrafını satıcıdan isteyebilir miyim?
Projeye aykırılığın satıcının sorumlu olduğu bir ayıp oluşturması ve diğer şartların gerçekleşmesi hâlinde eski hâle getirme giderleri tazminat kapsamında değerlendirilebilir.
9. Dava açmadan önce delil tespiti gerekli midir?
Her dosyada zorunlu değildir ancak aykırı bölüm kaldırılacaksa mevcut durumun mahkeme aracılığıyla kayıt altına alınması son derece yararlı olabilir.
10. Müteahhitten alınan projeye aykırı konutta hangi haklar vardır?
Satış tüketici işlemi niteliğindeyse 6502 sayılı Kanun kapsamında sözleşmeden dönme, bedel indirimi ve diğer seçimlik haklar ile şartları varsa tazminat talebi gündeme gelebilir. (Resmi Gazete)
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık – İletişim
Projeye aykırı bir daire satın alındığında öncelikle onaylı mimari projenin temin edilmesi, mevcut durumun teknik olarak ölçülmesi ve satış sırasında verilen vaatlerin korunması önemlidir. Bedel indirimi davasında yalnızca kaçak bölümün metrekaresi değil, projeye aykırılığın taşınmazın satış tarihindeki ekonomik değerine etkisi de doğru şekilde ortaya konulmalıdır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, projeye aykırı taşınmaz satışları ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır. Tel: +90 532 769 22 22 | Ofis: +90 312 434 22 22 | E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr | Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Bedel indirimi veya tazminat hakkının bulunup bulunmadığı; onaylı mimari proje, aykırılığın niteliği, satış sözleşmesi, alıcının bilgisi, satıcının davranışı ve taşınmazın ekonomik değerine etkisi birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir.




