
Bayinin Elinde Kalan Stoklar Sözleşme Sona Erince Ne Olur? 2026 Güncel Rehber
14 Ekim 2026
Distribütörün Müşteri Portföyü İçin Tazminat Talep Etmesi Mümkün mü? 2026 Güncel Rehber
14 Ekim 2026Distribütörlük sözleşmesi sona erdiğinde distribütörün elindeki stokları üretici veya tedarikçi geri almak zorunda mı? Stok iadesi, geri alım bedeli, sözleşmenin feshi, satılamayan ürünler, münhasır distribütörlük, tazminat ve denkleştirme taleplerini 2026 güncel ticaret hukuku kapsamında açıklıyoruz.
Distribütörlük ilişkisi sona erdiğinde taraflar arasındaki en önemli uyuşmazlıklardan biri distribütörün elinde kalan ürünlerin ne olacağıdır. Özellikle uzun yıllardır aynı markanın ürünlerini satan distribütörün deposunda yüksek miktarda stok bulunması hâlinde sözleşmenin ani şekilde sona erdirilmesi ciddi ekonomik kayba yol açabilir.
Uygulamada distribütör, “Ürünleri üreticinin talebi doğrultusunda aldım, sözleşme bittiğine göre stokları geri almak zorunda” derken üretici veya tedarikçi, “Satın aldığınız ürünler artık size ait, geri alma yükümlülüğümüz bulunmuyor” şeklinde karşılık verebilir.
Bu uyuşmazlığın çözümünde tek başına sözleşmenin sona ermiş olması yeterli değildir. Distribütörlük sözleşmesindeki stok hükümleri, fesih şekli, tarafların önceki uygulamaları, stokların neden oluştuğu, ürünlerin yeniden satılabilir olup olmadığı ve sözleşmenin sona ermesinden sonra distribütörün ürünleri satmaya devam edip edemeyeceği birlikte değerlendirilmelidir.
Distribütörlük Sözleşmesi Sona Erdiğinde Stoklar Otomatik Olarak Geri Alınır mı?
Kural olarak distribütörlük sözleşmesinin sona ermesi, distribütörün elindeki bütün stokların üretici tarafından otomatik olarak geri alınacağı anlamına gelmez.
Öncelikle taraflar arasındaki sözleşmeye bakılmalıdır.
Sözleşmede, ilişkinin sona ermesi hâlinde satılmamış ürünlerin üretici veya tedarikçi tarafından geri alınacağı açıkça kararlaştırılmış olabilir. Bu durumda geri alımın hangi ürünleri kapsadığı, hangi bedel üzerinden gerçekleştirileceği ve iadenin hangi süre içerisinde yapılacağı sözleşme hükümlerine göre değerlendirilir.
Buna karşılık sözleşmede stokların geri alınmasına ilişkin hiçbir düzenleme bulunmuyorsa uyuşmazlık daha ayrıntılı inceleme gerektirir.
Sözleşmede “Stoklar Geri Alınacaktır” Yazıyorsa Üretici Geri Almak Zorunda mı?
Sözleşmede açık bir geri alım yükümlülüğü bulunuyorsa tarafların kural olarak bu düzenlemeye uygun davranması gerekir.
Ancak hükmün kapsamı önemlidir. Örneğin sözleşmede yalnızca satılabilir durumdaki, orijinal ambalajı bozulmamış ve belirli tarihten sonra satın alınmış ürünlerin geri alınacağı kararlaştırılmış olabilir.
Bu durumda distribütör deposundaki her ürünün otomatik olarak geri alınması gerektiği sonucuna varılamaz.
İade koşullarının ürün bazında incelenmesi gerekebilir.
Sözleşmede Stok İadesi Hakkında Hiçbir Hüküm Yoksa Ne Olur?
En fazla uyuşmazlık bu durumda ortaya çıkar.
Distribütör ürünleri kesin satış yoluyla satın almış ve mülkiyetini kazanmışsa sözleşmenin sona ermesi tek başına tedarikçiye bütün malları geri satın alma yükümlülüğü yüklemeyebilir.
Ancak olayın burada bitmediği durumlar vardır.
Örneğin tedarikçi distribütörü yüksek stok tutmaya zorlamış, satış hedefleri nedeniyle olağan dışı miktarda ürün satın almasını istemiş ve hemen ardından sözleşmeyi sona erdirmiş olabilir. Distribütörün sözleşme sonrasında ürünleri satmasını da yasaklamışsa elde kalan stokların ekonomik sonucu ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle yalnızca “Sözleşmede geri alım maddesi yok” denilerek her olayda aynı sonuca ulaşılamaz.
Distribütörün Yüksek Stok Tutması Zorunlu Tutulmuşsa Durum Değişir mi?
Değişebilir.
Bazı distribütörlük sözleşmelerinde minimum stok yükümlülüğü bulunmaktadır. Distribütörden belirli miktarda ürünü sürekli deposunda bulundurması veya aylık ve yıllık satın alma hedeflerini gerçekleştirmesi istenebilir.
Örneğin üretici distribütöre sürekli olarak üç aylık satış miktarına karşılık gelen stok bulundurma zorunluluğu getiriyorsa ve ardından kısa süre içerisinde sözleşmeyi sona erdiriyorsa stok zararının hangi tarafa ait olduğu önemli bir uyuşmazlık hâline gelebilir.
Özellikle fesih öncesinde distribütörün olağan dışı miktarda ürün almaya teşvik edildiği durumlarda üreticinin davranışı dürüstlük kuralı ve sözleşmesel yükümlülükler bakımından incelenebilir.
Fesihten Hemen Önce Distribütöre Yüksek Miktarda Ürün Satılmışsa Ne Olur?
Bu durum özellikle araştırılmalıdır.
Örneğin üretici distribütörden ağustos ayında yüksek miktarda sipariş vermesini istemiş, distribütör ürünleri satın almış ve eylül ayında üretici distribütörlük sözleşmesini sona erdirmiş olabilir.
Üreticinin sözleşmeyi sona erdirme kararını sipariş sırasında zaten verdiği ortaya çıkıyorsa uyuşmazlığın hukuki niteliği değişebilir.
Distribütörün gereksiz stok edinmesine neden olan davranışların dürüstlük kuralına ve sözleşmesel sadakat yükümlülüklerine uygun olup olmadığı değerlendirilebilir.
Üretici Fesih Sonrasında Ürünlerin Satılmasını Yasaklayabilir mi?
Bu konu stok uyuşmazlığının en kritik noktalarından biridir.
Distribütörün elinde bedelini ödediği ciddi miktarda ürün bulunmasına rağmen üretici bir taraftan ürünleri geri almayı reddediyor, diğer taraftan distribütörün bunları satmasına da engel oluyorsa distribütör ekonomik açıdan son derece ağır bir durumda kalabilir.
Bu nedenle sözleşmenin sona ermesinden sonra kalan stokların hangi süreyle ve hangi yöntemle satılabileceğinin sözleşmede açıkça düzenlenmesi önemlidir.
Taraflar belirli bir tasfiye veya satış süresi öngörmüş olabilir.
Distribütöre Stokları Eritmesi İçin Süre Verilmesi Gerekir mi?
Sözleşmede bu yönde hüküm bulunabilir. Uygulamada “sell-off period” olarak anılan belirli bir satış dönemi kararlaştırılabilir.
Örneğin distribütörlük sona erdikten sonra distribütöre mevcut stoklarını üç veya altı ay içerisinde satma hakkı tanınmış olabilir.
Böyle bir hüküm varsa tarafların buna uygun hareket etmesi gerekir.
Sözleşmede açık düzenleme bulunmadığında ise distribütörün satış hakkının devam edip etmediği ürünlerin niteliği, marka ve fikrî mülkiyet hakları, rekabet hükümleri ve sözleşmenin diğer hükümleriyle birlikte değerlendirilmelidir.
Münhasır Distribütörlükte Stokların Durumu Farklı mıdır?
Münhasır distribütörlükte distribütör belirli bir bölge veya müşteri grubunda ürünlerin tek dağıtıcısı olarak faaliyet gösterebilir. Bu nedenle distribütör markaya daha yüksek yatırım yapmış ve daha fazla stok tutmuş olabilir.
Ancak münhasır distribütörlük bulunması tek başına bütün stokların üretici tarafından geri alınmasını zorunlu hâle getirmez.
Sözleşmenin yapısı ve sona erme koşulları yine belirleyicidir.
Haklı Nedenle Fesihte Stoklar Ne Olur?
Taraflardan birinin ağır sözleşme ihlali nedeniyle sözleşme haklı nedenle feshedilmiş olabilir.
Bu durumda stokların akıbeti değerlendirilirken feshin sebebi de önem taşır.
Örneğin distribütörün ağır sözleşme ihlali nedeniyle ilişki sona ermişse üreticinin stoklardan doğan sorumluluğu ile üreticinin haksız davranışı nedeniyle sözleşmenin distribütör tarafından sona erdirildiği durum aynı şekilde değerlendirilmeyebilir.
Bununla birlikte haklı fesih dahi stokların otomatik olarak hangi tarafa ait olacağını tek başına belirlemez.
Haksız Fesih Nedeniyle Stok Zararı Talep Edilebilir mi?
Şartları varsa gündeme gelebilir.
Distribütörlük sözleşmesinin sözleşmeye aykırı veya haksız biçimde sona erdirildiği iddia ediliyorsa distribütörün uğradığı zararların kapsamı ayrıca belirlenmelidir.
Satılamayan stoklar nedeniyle ortaya çıkan ekonomik kayıp da somut olayda ileri sürülen zarar kalemlerinden biri olabilir.
Ancak distribütörün yalnızca stokların satın alma bedelini göstermesi her zaman yeterli olmayabilir. Stokların hâlen satılabilir olup olmadığı, piyasa değeri, başka kanallardan satılma imkânı ve gerçek zarar miktarı da araştırılabilir.
Üretici Stokları Hangi Bedelden Geri Almalıdır?
Sözleşmede açık hüküm varsa öncelikle o düzenlemeye bakılır.
Geri alım bedeli ürünlerin distribütöre satış fiyatı, distribütörün net satın alma maliyeti veya tarafların belirlediği başka bir hesaplama yöntemine bağlanmış olabilir.
Sözleşmede düzenleme bulunmadığında ise otomatik olarak “güncel liste fiyatından geri alınmalıdır” veya “ilk satın alma fiyatından geri alınmalıdır” şeklinde genel bir kural koymak doğru değildir.
Ürünlerin durumu, yaşı, satılabilirliği ve tarafların anlaşması önemlidir.
Eski veya Modası Geçmiş Ürünlerin Geri Alınması Zorunlu mu?
Ürünün niteliği önemlidir.
Teknoloji, moda, otomotiv, kozmetik, medikal ürün veya hızlı tüketim sektörlerinde stokların ekonomik değeri zaman içinde önemli ölçüde azalabilir.
Distribütör yıllardır satılmayan eski ürünleri sözleşmenin sonunda üreticiye iade etmek isteyebilir.
Bu ürünlerin geri alınıp alınmayacağı sözleşme ve tarafların uygulaması çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Son Kullanma Tarihi Yaklaşan Ürünlerde Kim Sorumlu Olur?
Gıda, kozmetik, ilaç veya benzeri ürünlerde son kullanma tarihi stok değerini doğrudan etkileyebilir.
Distribütörün kendi hatalı stok yönetimi nedeniyle ürünleri satamaması ile üreticinin zorunlu satın alma hedefleri nedeniyle aşırı stok oluşması aynı şekilde değerlendirilmez.
Stokların hangi tarihte satın alındığı ve ürünlerin teslim anındaki kalan raf ömrü önem taşıyabilir.
Hasarlı Ürünlerin Geri Alınması İstenebilir mi?
Hasarın kaynağı araştırılmalıdır.
Ürünler distribütörün deposunda yanlış saklama nedeniyle zarar görmüşse üreticinin bunları normal satış fiyatından geri alması beklenemeyebilir.
Buna karşılık ürünler üretim hatası nedeniyle satılamıyorsa ayıp hükümleri ve tarafların sözleşmesel sorumlulukları ayrıca gündeme gelebilir.
Ambalajı Açılmış Ürünler İade Edilebilir mi?
Bu da sözleşmedeki geri alım koşullarına bağlıdır.
Bazı sözleşmeler yalnızca orijinal ve açılmamış ambalajlı ürünlerin geri alınacağını öngörür.
Bu nedenle sözleşme sona erdiğinde stokların hızlı şekilde sayılması ve fiziksel durumlarının kayıt altına alınması önemlidir.
Stok Sayımı Yapılması Neden Önemlidir?
Distribütörlük sona erdiğinde taraflar arasında stok miktarı konusunda uyuşmazlık çıkabilir.
Distribütör 10 milyon TL değerinde stok bulunduğunu iddia ederken üretici bunun yarısının eski, hasarlı veya satılamaz ürünlerden oluştuğunu ileri sürebilir.
Bu nedenle fesih tarihine yakın zamanda ürünlerin türü, miktarı, seri numarası, satın alma tarihi ve fiziksel durumunu ortaya koyan ayrıntılı stok tespiti yapılması önemlidir.
Stoklar İçin Bilirkişi İncelemesi Yapılabilir mi?
Dava aşamasında uyuşmazlığın niteliğine göre bilirkişi incelemesi gündeme gelebilir.
Bilirkişi stok miktarı, maliyet kayıtları, faturalar, ürünlerin piyasa değeri veya zarar hesabı gibi teknik ve mali konularda inceleme yapabilir.
Ancak sözleşmenin hukuken nasıl yorumlanacağı ve tarafların hangi hukuki haklara sahip olduğu nihai olarak mahkemenin değerlendirmesindedir.
Distribütör Stokları Başka Bir Satıcıya Devredebilir mi?
Bu sorunun cevabı sözleşmeye ve ürünlerin niteliğine göre değişir.
Sözleşmede yeniden satış kanallarına ilişkin kısıtlamalar bulunabilir. Ayrıca marka ve rekabet hukuku bakımından değerlendirilmesi gereken hükümler olabilir.
Distribütörlük sona erdiğinde mevcut stokların tasfiyesinin nasıl yapılacağı bu nedenle önceden belirlenmelidir.
Yeni Distribütör Eski Distribütörün Stoklarını Almak Zorunda mı?
Kural olarak yeni distribütörün önceki distribütörün stoklarını otomatik olarak satın alma yükümlülüğü bulunduğu söylenemez.
Ancak üretici, eski distribütör ve yeni distribütör arasında bu yönde anlaşma yapılabilir.
Bazı sektörlerde stokların yeni distribütöre devredilmesi ticari açıdan en pratik çözüm olabilir.
Üretici Yeni Distribütöre Daha Ucuz Ürün Verirse Eski Stoklar Ne Olur?
Bu durum eski distribütörün stoklarını satmasını ekonomik olarak zorlaştırabilir.
Örneğin eski distribütör ürünü 100 birim maliyetle almışken yeni distribütöre aynı ürün 70 birimden veriliyorsa eski distribütör piyasada rekabet edemeyebilir.
Böyle bir durumda üreticinin davranışının sözleşme hükümleri, fesih koşulları ve dürüstlük kuralı çerçevesinde değerlendirilmesi gerekebilir.
Ancak fiyat farkı tek başına otomatik tazminat hakkı yaratmaz.
Distribütörün Özel Sipariş Üzerine Aldığı Stoklarda Durum Nedir?
Üreticinin özel talebi üzerine alınan ürünler uyuşmazlık bakımından özellikle önemlidir.
Distribütör normal satış kapasitesinin çok üzerinde stok almış ve bunu üreticinin kampanya, hedef veya zorunlu sipariş politikası nedeniyle yapmış olabilir.
Bu durum belgelerle ispatlanabiliyorsa stok zararının değerlendirilmesinde etkili olabilir.
E-postalar, sipariş talimatları, satış hedefleri ve taraflar arasındaki yazışmalar bu nedenle önem taşır.
Yıllık Satın Alma Kotası Nedeniyle Oluşan Stoklardan Kim Sorumludur?
Distribütörlük sözleşmelerinde yıllık minimum satın alma miktarları sık görülür.
Distribütör kotayı tamamlamak amacıyla yıl sonunda yüksek miktarda ürün satın almış olabilir.
Üretici de kısa süre sonra sözleşmeyi sona erdirmişse distribütör:
“Bu stokları sözleşmedeki kotayı yerine getirmek için aldım.”
iddiasında bulunabilir.
Bu durumda satın alma kotası, fesih tarihi, tarafların feshi ne zaman öngördüğü ve ürünlerin satış imkânı birlikte değerlendirilmelidir.
Konsinye Ürünlerle Satın Alınmış Stoklar Aynı mıdır?
Hayır.
Ürünların distribütöre kesin satışla mı yoksa konsinye olarak mı teslim edildiği kritik önemdedir.
Konsinye sisteminde ürünlerin mülkiyetinin kime ait olduğu ve satılmayan ürünlerin iadesi sözleşmeye göre farklılık gösterebilir.
Bu nedenle depoda fiziksel olarak distribütörde bulunan her ürünün distribütöre ait olduğu varsayılmamalıdır.
Bedeli Ödenmemiş Stoklarda Ne Olur?
Distribütör ürünleri teslim almış ancak bedellerini henüz ödememiş olabilir.
Bu durumda üreticinin satış bedeli alacağı ile distribütörün stok iadesi veya fesih nedeniyle ileri sürdüğü talepler birlikte gündeme gelebilir.
Taraflar arasında takas veya mahsup iddiaları da ortaya çıkabilir.
Üretici Stokları Geri Almayı Kabul Edip Sonradan Vazgeçerse Ne Olur?
Üreticinin geri almayı kabul ettiğini gösteren yazılı deliller önemlidir.
E-posta, taraflar arasındaki protokol veya başka ticari yazışmalar geri alım konusunda ayrıca bir anlaşma kurulduğunu gösterebilir.
Bu nedenle fesih sonrasında yapılan yazışmalar dikkatli şekilde saklanmalıdır.
Distribütörlük Sona Erdiğinde Yedek Parçalar Ne Olur?
Özellikle otomotiv, makine, elektronik ve endüstriyel ürünlerde yalnızca ana ürünler değil, yedek parça stokları da ciddi ekonomik değer taşıyabilir.
Sözleşmede yedek parçaların geri alınmasına ilişkin özel hükümler bulunabilir.
Ayrıca distribütörün geçmişte sattığı ürünler bakımından satış sonrası hizmet yükümlülüklerinin devam edip etmediği de stokların tasfiyesini etkileyebilir.
Numune ve Demo Ürünleri Geri Verilmeli mi?
Numune veya demo ürünlerinin mülkiyetinin kime ait olduğu belirlenmelidir.
Üretici tarafından ücretsiz kullanım amacıyla verilmiş ürünler ile distribütörün bedelini ödeyerek satın aldığı demo ürünleri aynı değildir.
Sözleşme sona erdiğinde bu ürünler ayrı şekilde tasnif edilmelidir.
Distribütörlük Feshedildiğinde Marka Kullanımı Hemen Durdurulmalı mı?
Sözleşme sona erdiğinde distribütörün kendisini hâlen “yetkili distribütör” olarak tanıtması sorun oluşturabilir.
Ancak eldeki orijinal ürünlerin tasfiyesi ile distribütörlük sıfatının kullanılmaya devam edilmesi birbirinden farklı konulardır.
Distribütörün eski stokları satabilmesi, kendisini hâlen markanın güncel resmî distribütörü gibi göstermesine otomatik olarak izin vermez.
Stokların Geri Alınmaması Denkleştirme Tazminatı Doğurur mu?
Stok iadesi ile denkleştirme talebi birbirinden farklı hukuki meselelerdir.
Distribütörlük ilişkisinin özelliklerine göre bazı durumlarda denkleştirme talebinin gündeme gelip gelemeyeceği ayrıca değerlendirilir.
Distribütörün üreticiye yeni müşteriler kazandırması, üreticinin bu müşteri çevresinden sözleşme sonrasında önemli menfaat elde etmeye devam etmesi ve diğer kanuni koşullar bu değerlendirmede önemlidir.
Dolayısıyla “stoklar geri alınmadı” olgusu tek başına denkleştirme tazminatı hakkı oluşturmaz.
Distribütör Hem Stok Bedelini Hem Tazminat Talep Edebilir mi?
Somut olayın hukuki şartları oluşuyorsa farklı talep kalemlerinin birlikte ileri sürülmesi mümkün olabilir.
Ancak aynı zararın iki kez tazmin edilmesi mümkün değildir.
Bu nedenle stok zararı, mahrum kalınan kâr, yapılan yatırımlar, fesih zararları ve varsa denkleştirme talebi birbirinden ayrılarak hesaplanmalıdır.
Stok Bedeli Nasıl İspatlanır?
Stok bedelinin yalnızca distribütörün hazırladığı Excel tablosuyla ispatlanması yeterli olmayabilir.
Satın alma faturaları, ticari defterler, stok kayıtları, depo sayımları, ödeme belgeleri ve ürünlerin fiziksel mevcudiyeti birlikte değerlendirilebilir.
Özellikle yüksek tutarlı uyuşmazlıklarda fesih tarihindeki stokların doğru tespiti son derece önemlidir.
Fesih Sonrasında Stoklar Hemen Satılmalı mı?
Distribütörün zararını artırmama yükümlülüğü de uyuşmazlıkta tartışılabilir.
Ürünlerin hukuken ve fiilen satılabilmesi mümkün olduğu hâlde distribütörün yıllarca hiçbir işlem yapmadan stokları depoda bekletmesi zarar hesabını etkileyebilir.
Buna karşılık üretici satış yapılmasını engellemişse durum farklıdır.
Üreticinin “Stokları Satamazsın Ama Geri de Almam” Demesi Hukuka Uygun mu?
Bu tür bir yaklaşım özellikle ayrıntılı inceleme gerektirir.
Distribütör ürünlerin bedelini ödemiş, stok bulundurması üretici tarafından teşvik edilmiş veya zorunlu tutulmuş ve fesih sonrasında ürünleri satması da engellenmişse distribütörün ciddi zararı ortaya çıkabilir.
Sözleşme hükümlerinin ve üreticinin davranışlarının dürüstlük kuralına uygunluğu değerlendirilmelidir.
Stok Uyuşmazlığında En Önemli Deliller Nelerdir?
Distribütörlük sözleşmesi temel belgedir. Bunun yanında ek protokoller, satın alma faturaları, stok listeleri, depo kayıtları, satış hedefleri, sipariş yazışmaları, üreticinin stok artırma talepleri, fesih bildirimi ve fesih sonrasındaki yazışmalar birlikte incelenmelidir.
Özellikle fesihten hemen önce verilen yüksek miktarlı siparişlerin nasıl oluştuğunu gösteren e-postalar uyuşmazlıkta büyük önem taşıyabilir.
Distribütörlük Sona Erdiğinde İlk Olarak Ne Yapılmalı?
Öncelikle fesih tarihindeki stokların miktarı ve durumu kayıt altına alınmalıdır. Daha sonra distribütörlük sözleşmesinin stok iadesi, fesih, satış sonrası dönem, marka kullanımı ve tazminat hükümleri incelenmelidir.
Stokların hangi faturalarla satın alındığı, ne kadarının satılabilir olduğu, üreticinin stok tutulmasına ilişkin talimatları ve distribütörün fesih sonrasında satış yapmasının mümkün olup olmadığı belirlenmelidir.
Böylece yalnızca “stokları geri alın” talebi yerine hukuki ve mali dayanağı bulunan somut bir talep hazırlanabilir.
Distribütörlük Sona Erdiğinde Stokların Geri Alınması Zorunlu mu?
Distribütörlük sözleşmesinin sona ermesi, üretici veya tedarikçinin distribütörün elindeki bütün stokları her durumda otomatik olarak geri almak zorunda olduğu anlamına gelmez.
Öncelikle tarafların sözleşmesine bakılmalıdır. Açık bir geri alım hükmü bulunuyorsa hükmün kapsamı ve şartları esas alınır. Böyle bir düzenleme bulunmuyorsa ürünlerin nasıl satın alındığı, distribütörün stok tutmaya zorlanıp zorlanmadığı, sözleşmenin hangi tarafça ve hangi nedenle sona erdirildiği, fesih öncesinde olağan dışı sipariş verilip verilmediği ve distribütörün kalan ürünleri satmasına izin verilip verilmediği birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle üreticinin distribütörü yüksek stok almaya yönlendirmesi ve kısa süre sonra sözleşmeyi sona erdirmesi, ardından stokların satışını da engellemesi hâlinde uyuşmazlık yalnızca klasik bir “mal iadesi” meselesi olmaktan çıkabilir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, distribütörlük sözleşmesinin sona ermesinden kaynaklanan stok uyuşmazlıklarında yalnızca depoda kaç ürün kaldığının değil, bu stokların neden oluştuğunun, hangi sözleşmesel yükümlülük kapsamında satın alındığının ve fesih sonrasında ekonomik olarak satılıp satılamadığının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK ile Distribütörlük ve Stok Uyuşmazlıkları
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere Türkiye genelinde üretici, tedarikçi ve distribütörler arasında sözleşmenin sona ermesi sonrasında yüksek tutarlı stok uyuşmazlıkları ortaya çıkabilmektedir. Özellikle otomotiv, makine, teknoloji, medikal ürün, kozmetik, gıda ve endüstriyel ürün sektörlerinde elde kalan stokların değeri uyuşmazlığın ekonomik boyutunu ciddi ölçüde artırabilmektedir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, distribütörlük sözleşmelerinin feshi, stokların geri alınması, haksız fesih, tazminat, denkleştirme talepleri, münhasır distribütörlük, satış hedefleri ve sözleşme sonrası stok tasfiyesi uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Distribütörlük bitince üretici bütün stokları geri almak zorunda mı?
Her durumda hayır. Öncelikle distribütörlük sözleşmesindeki stok geri alım hükümleri incelenmelidir. Açık düzenleme bulunmaması hâlinde somut ilişkinin özellikleri değerlendirilir.
2. Sözleşmede stokların geri alınacağı yazıyorsa üretici bunu reddedebilir mi?
Sözleşmedeki şartlar gerçekleşmişse geri alım yükümlülüğü doğabilir. Ancak hangi ürünlerin kapsama girdiği ve geri alım bedeli ayrıca incelenmelidir.
3. Üretici beni yüksek miktarda stok almaya zorladıysa ne olur?
Minimum stok veya satın alma kotası nedeniyle oluşan stoklar, özellikle üretici kısa süre sonra sözleşmeyi feshetmişse uyuşmazlıkta önemli olabilir.
4. Üretici stokları geri almıyor ve satmama da izin vermiyorsa ne yapabilirim?
Sözleşme hükümleri, fesih koşulları, ürünlerin mülkiyeti ve üreticinin davranışları birlikte değerlendirilerek stok bedeli ve varsa zarar talepleri incelenebilir.
5. Fesihten hemen önce aldığım ürünleri iade edebilir miyim?
Otomatik bir iade hakkından söz edilemez. Ancak siparişin üreticinin yönlendirmesiyle verilmiş olması ve üreticinin fesih kararını o tarihte biliyor olması gibi durumlar önem taşıyabilir.
6. Yeni distribütör eski distribütörün stoklarını almak zorunda mı?
Kural olarak otomatik bir yükümlülük bulunmaz. Taraflar bu konuda ayrıca anlaşabilir.
7. Distribütörlük bittikten sonra elimdeki ürünleri satabilir miyim?
Sözleşmenin satış sonrası hükümleri, ürünlerin niteliği ve ilgili fikrî mülkiyet ve rekabet hukuku kuralları birlikte değerlendirilmelidir.
8. Satılamayan stoklar için tazminat talep edilebilir mi?
Feshin ve stok oluşumunun koşullarına göre stok zararı tazminat talebinin bir parçası olabilir. Gerçek zararın ayrıca ispatlanması gerekir.
9. Stok miktarını nasıl ispatlayabilirim?
Faturalar, ticari defterler, muhasebe kayıtları, depo sayımları ve fiziksel stok tespitleri birlikte kullanılabilir.
10. Distribütörlük feshedildiğinde stoklarla ilgili ilk işlem ne olmalı?
Fesih tarihindeki stok miktarı ve fiziksel durum kayıt altına alınmalı, satın alma faturaları ve sözleşmedeki stok hükümleri incelenmeli, fesih sonrası satış imkânı belirlenmelidir.
Uzman Hukuki Destek
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa ve Türkiye genelinde hizmet veren FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, distribütörlük sözleşmelerinin sona ermesinden kaynaklanan stok iadesi ve geri alım uyuşmazlıklarında profesyonel hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, distribütörlük sözleşmesinin feshi, satılamayan stokların geri alınması, minimum satın alma yükümlülükleri, haksız fesih nedeniyle zarar, denkleştirme talepleri ve distribütörlük sonrası stokların tasfiyesi konularında hukuki destek sunmaktadır.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Kule Plaza, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr




